Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Kucuk Tansiyon
Hastalığınız hakkında merak ettiklerinizi uzmanımıza sormak için tıklayın, hemen cevaplasın.
Savaşa hayır! Barışa evet!  Slogan olmuş çığlıklar, kulağa hoş ve akla uygun ama ne var ki; çatışan zıtları ile var oluşun özüdür savaş. Ezenin ezilene, zenginin yoksula, karanlığın aydınlığa, gericinin aydına saldırısı ne kadar haksız ve kötü olsa da bunların tam tersine dönmesi, o kadar haklı ve onurludur. Yaşamın her alanı için bu, böyledir. Yani haksız savaşlar kadar haklı savaşlar da vardır... Barış için savaşmak da denir buna. Asıl olan bu ayrıma ulaşmaktır.

Ölçüyü kaçırmadan, kendini bilerek, kötülükten kaçar iken başka bir kötülüğün kucağına düşmeden; “Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşamak” için savaşmak lazım. Hani hipertansiyon ile savaşırken hipotansiyona teslim olmadığımız gibi.

Kan basıncımızın normal değerleri altında oluşuna hipotansiyon adını veriyoruz. Bilindiği üzere kan basıncımız, iki rakamla telaffuz edilir. Misal; 120/80 mmHg, 140/90 mmHg vb. gibi… İlk rakam yüksek basıncımıza ait olandır(120 ve 140 örnekleri). İkinci rakam ise düşük basıncımıza işaret eder(80 ve 90 örnekleri). İşte hipotansiyon; yüksek basıncımızın 90 mmHg altına inmesi ve bunu, yarattığı rahatsızlıkla hissettirmesidir. Hipotansiyon ile oluşan rahatsızlık duygusu önemlidir. Çünkü kan basıncı 90 mm Hg ve altında olmasına rağmen hiçbir yakınması olmadan yaşamını idame ettiren sağlıklı kişiler de olabilir. Sporcular ve aktif bedensel çalışma içinde olanlar, bunlar içinde en sık rastladığımız örneklerdir.

“Çabuk yoruluyorum, iş yapmak istemiyorum. Gücüm kalmadı ki…”

“İş yerinde kafamı kaldıramıyorum. Sanki başımda bir ton yük… Ne işime ne de bana söylenenlere konsantre olamıyorum.”

“Şu ellerime ve ayaklarıma bir dokun bak! Buz gibi. Sanki bu yetmezmiş gibi bir de gözlerimin önünde noktalar uçuşmaz mı?”

“Başım ağrıyor. Gitmediğim doktor kalmadı. Kulaklarımın uğultusu ise çektiklerimin cabası...”

Tansiyon düşüklüğü yani hipotansiyon dediğimiz durumlarda dile getirilen başlıca yakınmalardır bunlar. Ne var ki bu tür yakınmalar, tansiyon düşüklüğüne masumiyet atfederek sorgulandığı zaman, aslından uzaklaştıran akıntıya kapılmak mümkündür. Böyle olunca da kesin tanı gecikebilir.

90/60 mmHg altındaki basınçlarda hayati organlarımız olan beyin, böbrek ve kalbimize yeterince kan gitmez. Yeterince kanlanamayan bu organlarımızda beslenme bozukluğu ortaya çıkar. Beyin yeterince kanlanamayınca baş ağrısı, bilinç bulanması ve Depresyon oluşur. Kalbe yeterince kan gitmeyince kalp ağrısı, çarpıntı, hatta Kalp Yetmezliği ortaya çıkabilir. Böbrekler ise yeterince kanlanmadığında idrar çıkışı azalır ve kanımızda başta üre olmak üzere atılması gereken zehirli maddeler birikmeye başlar. İşte bu nedenlerle hipotansiyon, hiç de yabana atılacak ya da hafife alınacak bir olay değildir. Tersine üzerine gidilmesi ve dikkatle izlenmesi gereken bir durumdur.

Kadınlarda daha sık
Hipotansiyon, yüz kişiden iki kişide görülen bir durumdur. Kadınlarda erkeklerden biraz daha sıktır. İleri yaşlarda bazı hastalıklar ve kullanılan ilaçlar nedeniyle görülme sıklığı artmaktadır.

Hipotansiyon, bazı kişilerde oturduğu yerden ayağa kalktığı zaman ortaya çıkar. Bu tür tansiyon düşmesine ortostatik hipotansiyon adını vermekteyiz. Böyle sorunu olanların oturup kalkarken son derece yavaş ve temkinli olmaları gerekmektedir.

Kimilerinde ise yürüyüş ya da koşu esnasında tansiyon düşmesi olabilir.

Örneklerini sunduğum bu tür hipotansiyonlar, hiçbir nedene bağlı olmayan, ailesel ve kişisel özelliklerden kaynaklanan durumlardır. Zayıf, hassas ve Spor yapmayan genç kadınlarda daha sık görülmektedir. Yorgunluk ve üzüntü, rahatsızlığın ortaya çıkışını hızlandırmaktadır.

Herhangi bir hastalık esnası ya da sonrasında veya ilaç kullanımında ortaya çıkan hipotansiyonlar da vardır. Bunlar az görülse de ciddi sonuçlara yol açabilirler. Bu tür hastalıkları ve neden olan ilaçları tanımak önemlidir.

Elbette herkesin kan basıncı kendinedir. Bugün erKek ve kadın erişkinlerde normal kan basıncı 120/80 mmHg altında kabul edilmektedir. Ancak, kan basıncı sürekli 150’lerde seyreden birinin ani olarak 100 mmHg düzeylerine inmesi de hipotansiyondur. Bu ayrıma dikkat edilmeli, daha fazla düşmemesi için gerekli önlemler alınmalıdır.

Yorgunluk uyarıdır


Hipotansiyon nedeniyle halsizlik ve yorgunluk, en sık dile getirilen yakınmalardır. Bunu baş ağrısı, kulaklarında uğultu, oturduğu yerden ayağa kalkarken sendeleme ya da kısa süreli baş dönmesi,  çarpıntı ve göğsünde sıkışma yakınmaları izler. Önü alınmadığı takdirde ruhsal davranışları etkiler, depresyona neden olabilir.

Ani tansiyon düşmeleri önemlidir. Ani tansiyon düşmelerinde bayılma, bilinç bulanması hatta koma görülebilir. Bu gibi durumlarda hasta sırt üstü yatırılmalı ve ayakları yükseltilmelidir. Bilinci açık ise tuzlu ayran içirilmelidir. Düşük tansiyonun devamı halinde mutlaka hastaneye nakledilmelidir.

Bu Makaleler İlginizi Çekebilir
Bunlar İlginizi Çekebilir
Yorumlar Konuya Yorum Yapın

Konu ile ilgili düşüncelerinizi paylaşın.

Diğer Makaleler

Kucuk

Tansiyon