Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Damar Genişlemesi Bitkisel Tedavisi
Hastalığınız hakkında merak ettiklerinizi uzmanımıza sormak için tıklayın, hemen cevaplasın.

Damar genişlemesi bitkisel tedavisi, Ökseotu, sarmısak, alıç, hindiba, civanperçemi, atkestanesi, ıhlamur, kediotu kökü, biberiye, paprika, zencefil. Görüldüğü gibi bu bitkilerin bazıları kalbi güçlendirmede de kullanılan bitkilerdir. Ama ayrıca, damarları genişletici, yüzeysel kan dolaşımını uyarıcı ve idrar arttırıcı bitkilerin de kullanılması gerekir.

Damar Genişlemesi Bitkisel Tedavisi


Kan dolaşımına yararlı şifalı bitkiler: Kalbi güçlendirici bitkiler olduğu gibi, kan dolaşımını güçlendiren ve dengeleyen bitkiler de vardır. Bu bitkilerin önde gelenleri sırasıyla: Ökseotu, sarmısak, alıç, hindiba, civanperçemi, atkestanesi, ıhlamur, kediotu kökü, biberiye, paprika, zencefil. Görüldüğü gibi bu bitkilerin bazıları kalbi güçlendirmede de kullanılan bitkilerdir. Ama ayrıca, damarları genişletici, yüzeysel kan dolaşımını uyarıcı ve idrar arttırıcı bitkilerin de kullanılması gerekir. Bu çeşitliliğin nedeni, bedenin sınırlı bir bölgesindeki rahatsızlığın, beden bütünlüğü içindeki öteki sistemlerde oluşan bir dizi aksaklıklardan kaynaklanıyor olabileceği kuramına bağlıdır.

İdrar arttırıcı bitkiler (diuretika): Kan dolaşımı bozukluklarında, sistemde oluşan sıvı birikimlerini dışkılayabilmesi için bedene yardım edilmesi kaçınılmazdır. Eğer kalp zayıfsa ve bu nedenle kanın böbreklerden geçmesini sağlayamıyorsa veya toplardamar sistemi (özellikle bacaklardaki) güçsüzse, bedenin bazı bölgelerinde sıvı birikimi (ödem) oluşur. Bu durumda, hindiba, inci çiçeği, civanperçemi, fasulye kabuğu etkilidir ve uygundur. Kan dolaşımı rahatsızlıklarında kullanılabilen bu bitkilerin içinde, konuya en uygun olanı hindibadır. Kalbin gücünü arttırmak için herhangi bir idrar arttırıcı drog kullanıldığında, potasyum dengesi bozulabilir ve kalp rahatsızlığı bu yüzden önemli boyutlara ulaşabilir. Bu nedenle, tıbbi tedavilerde kullanılan idrar arttırıcıların yanı sıra potasyum da kullandırılır. Ama hindiba kullanımında bu tür sorunlar görülmez, çünkü hindiba zaten bol miktarda potasyum içerir. Sinir sistemini güçlendirici bitkiler (Neurotonic): Korku ve stres, tanımı olanaksız dolaşım sistemi aksaklıklarına (kardiyovasküler sistem) yol açabilir. Kişinin bedensel ve ruhsal özellikleri bu durumda başlıca etkenlerdir. Tüm kalp ve kan dolaşımı aksaklıklarında, rahatlatıcı ve sinir sistemini güçlendirici droglar mutlaka kullanılmalıdır. Çünkü bu tür rahatsızlıklar genellikle korku ve stresten kaynaklanabilir. Önerilebilecek bitkiler: kediotu kökü, arslankuyruğu, oğulotu, papatya, ıhlamur, yulaf, frenk kimyonu. Rahatsızlığın özelliklerine uygun bitki seçimi için, kitabın şifalı bitkiler bölümüne bakılmalıdır. Bilinçli kullanıldığında, şifalı bitkilerle tedavi bilimi(Fitoterapi), kan dolaşımı aksaklıklarına karşı kullanılabilecek pek çok olanak sunabilir.

Ama bu tür rahatsızlıkların doktor kontrolünde tedavi edilmesi gereği kesinlikle unutulmamalıdır! Bazı hastalıkların özelliklerini gözden geçirirken, her insanın kendine özgü bir yapıya sahip olduğunu da unutmamalıyız. İnsan, bir ders kitabı değildir! Kalp yetmezliği: Tıp bilimi, kalp rahatsızlıklarını pek çok bölüme ayırmıştır, ama şifalı bitkilerle tedavide bu ayrıma gerek yoktur; çünkü biz burada, özellikle kalbi güçlendiren bitkilerle ilgileneceğiz. Kalbin güçlenebilmesi için, aşağıdaki bitki karışımının uzun süre kullanılması gerekir: Alıç 2 ölçek, arslankuyruğu 2 ölçek, inci çiçeği 1 ölçek 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki karışımı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 10-15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak çay, aç karnına veya öğün aralarında, tatlandırılmadan içilir. Aynı zamanda, potasyum alımına da özen gösterilmelidir; örneğin domates ve üzüm. Eğer bedende sıvı toplanması varsa, karışıma 1 ölçek hindiba eklemek gerekir. Gerginlik ve korku halleri görüldüğünde, bitki karışımı, 1 ölçek oğulotu ve 1 ölçek ıhlamurla zenginleştirilir. Bu karışımın çayı da günde 3 bardak içilir ve bu dozajın arttırılmasında sakınca yoktur. Eğer yine de gerginlik ve koru halleri sürüyorsa, ıhlamur yerine, 1 ölçek kediotu kökü eklenebilir. Kalp çarpıntısı (Palpitasyon): Kalp çarpıntıları, ille de bir organ bozukluğundan kaynaklanmaz. Menopoz, alerji, korku ve Cinsel heyecanlar da kalp çarpıntısına yol açabilir. Öncelikle bu nedenlerle ilgili çözüm yolları aranması doğru olur. Ama bu çözüm yollarının yanı sıra, kalbe hiçbir biçimde zarar vermeden kalp atımını normalleştirebilecek çok etkili bazı şifalı bitkilerden yararlanılabilir. Bu bitkilerin başlıcaları: kediotu kökü, arslankuyruğu, ökseotu ve oğulotu.

Stres ve korkudan kaynaklanan kalp çarpıntısı (sinirsel taşikardi) sıklıkla görülen bir rahatsızlıktır. Aşağıdaki bitki karışımı kısa sürede rahatlatacaktır: Arslankuyruğu 2 ölçek, ökseotu 1 ölçek, kediotu kökü 1 ölçek Bu çay günde 3 bardak veya daha fazla içilebilir. Eğer yüksek kan basıncı belirtileri veya kalp problemleri varsa, karışıma 2 ölçek alıç eklemek gerekecektir. Angina pectoris göğüs anginası): Göğüs, boyun, kol ve bazen sırta vurabilen, boğulma ve tıkanıklık duygusu ile ortaya çıkan angina pectoris, koroner kan akımındaki bozukluklarda ortaya çıkar. Kalbin kendisi için gerekli olan kan oranında azalma olduğunda, kalp dokuları için yaşamsal önem taşıyan oksijende de azalma başlar. Angina pectoris, organik bozuklukların dışında, genelde fiziksel zorlanmalardan veya duygusal stresten kaynaklanır. Bu rahatsızlık, uzun süreli bir program uygulanarak başarıyla tedavi edilebilir. Tedavinin hedefi, oksijen içerikli daha fazla kanın koroner damarlardan geçerek kalbe ulaşmasını sağlamaktır. İki aşamalı bir tedavidir bu. Başlangıçta, daha fazla kanın akışının sağlanabilmesi için koroner damarların genişlemesi hedef alınır, ikinci ve uzun süreli aşamada ise, öteki olası engeller ortadan kaldırılır. Disiplinli olarak uzun süre kullanıldığında, Alıç bu iki konuda da başarılı olabilir. Aşağıdaki bitki karışımı, olumlu etkiyi daha da arttıracaktır, çünkü damar duvarlarını kolesterol birikintilerinden temizler ve ilerideki olası birikintilerin oluşmasını önler. Alıç 3 ölçek, aslankuyruğu 2 ölçek, ıhlamur 2 ölçek, inci çiçeği 1 ölçek 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki karışımı, 1 su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 10-15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak çay, aç karnına veya öğün aralarında, tatlandırılmadan içilir.

Ama, olası bir kalp krizi
ağrısını bu çayla geçiştirmeye kalkışılmamalıdır! Eğer kan basıncı yüksekse, karışıma 1 ölçek de Ökseotu karıştırılmalıdır. Angina pectoris tedavisi sırasında, kişinin tüm sağlık sorunları göz önünde bulundurulmalıdır. Sinir sisteminin durumu incelenmeli ve gerekli tedaviler uygulanmalıdır. Ayrıca, sindirim sisteminin de konu ile yakından ilişkisi olabilir. Kronik Kabızlık kalbi ayrıca yoracağı için, öncelikle tedavi edilmesi gerekir. Konunun başlangıcında değindiğimiz, olası önlemleri almak, özellikle beslenmede kontrol ve stresin bünyeye etkisinin tanımlanması çok önemlidir. Rahatsızlık kontrol altına alınana kadarki süre boyunca, ağır fiziksel zorlanmalardan kaçınılmalıdır. Aksi halde, şifalı bitki tedavisine karşın bir enfarktüs krizi hiç de küçük bir olasılık sayılmayabilir. Damar sertliği (Arteriyoskleroz): Damar duvarında bağdoku artışına ya da kalsiyum tuzlarının birikmesine bağlı olarak, bir atardamarın sertleşmesi anlamına gelir. Bu oluşum, kan akımının beden hücrelerine ulaşmasını engelleme eğilimi gösteren kireçlenmelerle başlar. Daha sonraları, kolesterol ve yağ da bu kireçlenmelerin üzerinde birikme eğilimi gösterir. Bu oluşum, atardamarların harabiyetini hızlandırır ve önemli sorunlara yol açabilecek rahatsızlıkları başlatır. Atheroma olarak adlandırılan bu birikintiler genellikle aort’da, kalbi ve beyni besleyen damarlarda oluşur. Arteriyoskleroz, batılı ülkelerdeki ölüm nedenlerinin en başta gelenlerinden biridir ve bu durum, doğrudan, yanlış bir yaşam biçiminin ürünüdür. Eğer yaşam biçimimizi zorunluluklara göre uyarlayabilirsek, beden sağlığımız için pek çok şey yapabiliriz. Bu konuda, beslenme, stres ve hareketsizlik kadar, sigara ve alkol kullanımı da önemli etkenlerdendir. Tedavi hakkındaki ayrıntılar, “Dolaşım sistemi hastalıklarına karşı önlemler” bölümünden alınabilir. Ayrıca, bu rahatsızlığa karşı pek çok bitkiden de yararlanılabilir. Öncelikle ıhlamur, damar sertliğine karşı başarıyla kullanılabilir. Uzun süreli kullanımlar, kolesterol yığılmalarını önler ve oluşmuş olan yığılmaların temizlenmesinde organizmaya yardımcı olur. Aynı etki, sarmısak tüketimiyle de sağlanabilir. Ayrıca kullanılabilecek bitkiler, alıç, ökseotu, civanperçemi, genellikle damar sertliğine eşlik eden yüksek kan basıncına karşı da etkilidirler. Bu nedenle, yüksek kan basıncına karşı önerilen bitki karışımı, damar sertliğine karşı da kullanılabilir, ama Ihlamur oranının 3 ölçeğe çıkarılması yararlı olur.

Tromboz ve flebit Damar iltihabı: Damar sertliğinde ayrıca, yığılmalardan bir parçanın veya bir kan pıhtısının sistemde dolaşmaya başlaması tehlikesi de söz konusudur. Her ikisi de bir damarın tıkanmasına yol açabilir ve tıkanan damarın kanla beslediği bölge oksijen alamamaya başlar. Trombozun tehlikelilik oranı, tıkanmanın bedenin hangi bölgesinde oluştuğuna bağlıdır. Önemli olmayabilir, ama ölümcül de olabilir. Kan pıhtılarının oluşumuna yol açabilecek bir ortamın gelişmemesi için, trombozun mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Damar sertliğine karşı önerilen önlemler uygulanmalı, sağlıklı bir kan dolaşımı sağlanmasında yardımcı olabilecek şifalı bitkilerden yararlanılmalıdır. Bacak toplardamar duvarının iltihabının bilimsel adı flebittir. Lokal iltihaplanmalara ve ağrılara karşı bitkisel losyonlarla yapılan kompresler etkinlik açısından önde gelir. Dıştan yapılan bu tedavilerde kullanılabilecek bitkiler: Aynısafa, atkestenesi, alıç, lahana yaprağı. Kullanım biçimlerini şifalı bitkiler bölümünde bulabilirsiniz. Ayrıca, eczanelerden temin edilebilen “Arnika pomadı” çok yararlıdır. Enzim preparatları, kan dolaşımını destekler, şişkinlikleri azaltır ve iltihabik tepkilerin sakinleşmesini sağlar. -Sigara içilmemelidir. Nikotin, kanın akışkanlık özelliklerinde değişimlere yol açar. -Her türlü sıcaklık zararlıdır. Bacakları güneşe göstermemek gerekir. -Bacak bacak üstüne atılmamalıdır. -Yürümek, koşmak, bisiklete binmek ve yüzmek yararlıdır.

Sülük kullanmak rahatlatıcı olabilir. Bir uzmanın kontrolünde denenmelidir. -Soğuk su bacak duşları rahatlatır. Sağ ayağın dışından kasığa doğru ve içten tekrar ayağa doğru inilir. Sol bacakta da aynı işlem uygulanır. İki bacağa ikişer kere, günde 2-3 kez uygulanır. Varis (Varicosis) Belirli bir bölgedeki toplardamarların düzensiz biçimde genişlemesi, uzaması ve kıvrımlar yapmasıyla oluşur. Hareketsizlik, fazla kilo, gebelik gibi nedenlerle bacaklardaki kan dolaşımının olumsuz etkilendiği durumlar veya bacak bacak üstüne atarak oturmak, varis oluşumunda önemli etkenlerdendir. Varis bedenin her bölümünde görülebilir ama, en çok bacaklarda oluşur. Çünkü kalp, bacak kaslarının pompalayıcı yardımı olmaksızın kanın tümünü bacaklardan geri çekemez. Bacak kasları ise, bu destekleyici görevi ancak kullanıldıklarında, zorlandıklarında yerine getirebilirler. Ölçülü olmak kaydıyla, hareketlilik gereklidir. Ayrıca, yerçekimi etkisine karşı koymak için, uzun süreli oturmalarda bacakları yükseğe kaldırmak gerekir. Fitoterapi, bu hastalığın tedavisi için de yeterli olanaklar sunmaktadır, ama bitkilerin tedavi edici gücü, beden hareketleri ile de desteklenmelidir. Beslenmede taze sebze ve meyve ön planda tutulmalıdır. Kabızlıktan kaçınılmalıdır. Beslenme zincirine, B vitamini kompleksleri, C ve E vitaminleri eklenmelidir. Kullanılan şifalı bitkilerin, yüzeysel kan dolaşımını etkileyerek, bacaklardaki kan akımını desteklemelerine özen gösterilmelidir. Bu görev için kullanılabilecek bitkiler: Atkestanesi, alıç, zencefil, civanperçemi, acı biber(paprika). Ayaklarda ve bacaklarda ödem oluştuğunda, öncelikle hindiba ve civanperçemi çayı kullanılmalıdır. Aşağıdaki karışım, problemi çok yönlü olarak ele alabilir: Atkestanesi 3 ölçek, alıç 3 ölçek, civanperçemi 2 ölçek, zencefil 1 ölçek. Bu çaydan günde üç kere, aç karnına veya öğün aralarında birer bardak içilir. Lenf Sistemi: Bedende bağışıklık, savunma ve lenf sıvısını taşıma işlevlerini yerine getiren sistemdir. İki temel yapısal bileşenden oluşur: Değişik çaplardaki lenf damarları ve lenf dokusu.

Damar sistemi,
dokular arası sıvıyı toplardamarlara iletir. İlk bakışta bu basit bir taşıma işi olarak görülebilir, ama gerçekte yaşamsal önemi olan bir işlevdir. Hücreler, dokular, organlar, kısaca bedenin tümü bu işlev sayesinde tüm zararlılardan arındırılır. Bu nedenle, tüm bedensel görevler, lenf sıvısının normal akışının sürmesine bağlıdır ve lenf sistemi tedavisinde, bedenin bir bütün olarak görülmesi gerekir. Sistemin ikinci önemli görevini ise lenf düğümleri(bezleri) üstlenir. Bu görev, yabancı mikroorganizmaların yok edilmesidir. Lenf bezi büyümesi (adenopati), lenf bezlerinin bulunduğu, boyunun iki yanında, koltuk altları civarında, göğüslerde ve kasıklarda görülür. Yoğurtotu ve aynısafa bitkileri, lenf sistemini temizleyici özelliklere sahiptir. Ayrıca, eczanelerde Echinacin tabletleri ve tentürleri satılan, Kuzey Amerika kökenli Echinacea angustifolia adlı bitki de lenf sistemi rahatsızlıklarında başarıyla kullanılabilir. Lenf sistemi ile ilgili bir kuşku olduğunda bile, sistemi temizleyebilecek bir diyet uygulamak gerekir. Bu konudaki en başarılı ve önemli ilaç, taze meyvedir. Sisteme dinlenme süresi verebilmek için, belirli bir süreçte, aşağıdaki besin maddelerinin tüketimini en aza indirmek veya kesmek gerekir: -Kırmızı et -Yağlı ve kızartılmış gıdalar -Peynir, tereyağı, kaymak, süt -Sirke ve turşular -Alkol -Şeker ve şekerli gıdalar -Gıda endüstrisinin kullandığı tüm yapay maddeler Eğer bu besin maddelerinden kaçınırsak, bedenimize yardım etmiş oluruz. Ama bir olumlu adım daha atıp, doğru beslenme yoluyla onu temizleyebiliriz. Taze sebze ve meyve, tükettiğimiz besinlerin temelini oluşturmalıdır; hatta belirli bir süre boyunca yalnızca meyve ve tahıl ürünleri tüketilerek, çok yararlı bir beden temizliği gerçekleştirmek olasıdır. Bir süre sonra, beslenme programı giderek çeşitlendirilebilir. Aşağıdaki liste, çok doğru bir seçim olabilir: -Taze meyve. Özellikle portakal, üzüm ve elma. -Taze yeşil sebze. -Beyaz et ve beyaz balık (eğer istek varsa)

Bu Makaleler İlginizi Çekebilir
Bunlar İlginizi Çekebilir
Yorumlar Konuya Yorum Yapın
  • Ahmet Gülmerhabalar sayın hocam ben 48 yasındayım ve kızım ıcın bu hastalıga bıtkısel tedavı aarıyorum bır kac urununuz oldugunu gordum sızın bana onerebılecegınız ve faydalarını da dıle getırecegınız bır urun mevcutmudur. hayırlı ramazanlar.
  • Diğer Makaleler

    Damar

    Genişlemesi

    Bitkisel

    Tedavisi