|
|
|
| |
|
|
Renklerle Tedavi Genel
Renkler konusunda hepimizin en azından bir fikri veya söyleyecek bir sözü bulunur. İnsanların sevdikleri renkler vardır ve herkes renklerden sanıldığından daha çok etkilenir. Ancak pek az kişi bu konudan, yani renklerin psikolojik ve fiziksel etkileri konusundan haberdardır. Renkler hayatımızın bütün öğeleriyle çok güçlü köprüler kurmuşlardır ve hatta giderek kullandığımız dilin bile vazgeçilmez bir parçası haline gelmişlerdir. Nitekim fiziksel, duygusal ve ruhsal durumlarımızı tarif ederken, sık sık renklere başvururuz. Örneğin insanların birbirleriyle yaptıkları konuşmaları dikkatlice dinleyecek olursanız, renkleri sıradan bir kelime gibi rahatlıkla nasıl kullandıklarını hemen farkedebilirsiniz. İşte size günlük konuşmalarımızda sıkça başvurduğumuz deyimlerden birkaçı:
"Öfkeden kıpkırmızı kesilmek"
"Üzerine kara bulutların çökmesi"
"Karalar giymek"
"Mosmor olmak"
"Ak akçe kara gün içindir"
"Dünyayı tozpembe görmek"
İnsanların renkler konusunda ortak bir fikirleri yoktur, yani herkesin, her renge karşıyaklaşımı bir diğerinden farklı olacaktır. Sizin için özel bir anlam taşıyan veya diğer renklerden daha çekici gelen birkaç "kişiye özgü" yada "gözde" renginiz muhakkak vardır. Örneğin en sevdiğiniz renk yeşil, mavi, siyah veya kahverengi olabilir.Beğendiğiniz ve beğenmediğiniz renklerin bulunması çok doğaldır. Ancak böyle bir seçimin sebebi sizce ne olabilir? Rengin gerçekte ne olduğunu ve bizi her açıdan, ne kadar etkilediğini hiç düşündünüz mü? Ve eğer renkler fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal dünyamızı derinden etkileyebilirle gücüne sahiplerse, onları hayatımıza mutluluk getirmek için kullanabilir miyiz? Herkes tarafından merak edilen bu soruların cevaplarını, kitabınızın ilerideki bölümlerinde bulacaksınız. Merak ettiğiniz bu cevapların yanısıra, renklere değişik bir açıdan yaklaşmayı öğrendiğinizde, onlardan sağlığınızı düzeltmek ve mutluluğunuzu arttırmak için yararlanmanız da mümkün olacak.
Renklerin gizemli dünyası hakkında merak ettiğiniz sorulara kesin bir cevap verebilmek için, herşeyden önce ışık kavramını incelememiz gerekir. Işık en basit tanımıyla, şekli ve rengi oluşturan bir tür elektromanyetik enerjidir. Güneş tarafından çeşitli dalga boylarında üretilen bu enerji, nesnelerden yansıyıp gözümüz tarafından algılandığında ışığı görmüş oluruz. Aslında çevremizde bulunan ve görebildiğimiz her şey, ışığın yansımasıdır. Düşük frekanstaki ışıklar kırmızı, yüksek frekanstaki ışık dalgaları ise, mor renk olarak tanımlanırlar.Işık bir cisme çarpıp da, yansıma yapana kadar, hiç göze görünmez.Işık ışınlarının birbirleriyle karışması, emilmesi ve yansımasının değişik hız ve yoğunluklarda olması, her nesnenin molekül yapısına ve içindeki boya maddelerine bağlıdır.
Örneğin koyu renkte görünen nesneler, parlak nesnelere oranla daha çok ışık emerler ve böylece göze daha az ışık yansıtırlar. Bu emilme "daha koyu ve doymuş renk" yanılsamasını yaratır. Açık renkli nesneler ise, daha çok ışık yansıtarak parlaklık ve yoğunluk yanılsamasına yol açarlar. İşte emme işlemindeki bu yansıma oranları, koyu ve parlak nesneler arasındaki farkı oluşturur. Parlak olarak algıladığımız objeler çok ışık yansıtırlar.Işığı oluşturan dalgaboylarının hızları, bir ortamdan ötekine geçerken değişiklikler gösterirler. Örneğin ışık, suyun içinde havadakine oranla daha yavaş hareket eder. Yarıya kadar suya batırılmış bir kalem, gözünüz tarafından kırık gibi algılanır, suyun içindeki bir parmak veya elde olduğundan daha büyük gözükür. Bunu sebebi, ışık dalgalarının havadan suya girmesiyle yavaşlayıp, bükülmeye maruz kalmalarıdır. Renk, ışığın ayrılmaz bir parçasıdır. Işık, değişik dalgaboylarına dönüştüğünde (emildiğinde veya kırıldığında) çeşitli renkler ortaya çıkar. Bu, tıpkı bir prizmayı güneş ışığına doğru tutmaya benzer. Güneş ışığı prizmaya bir yüzeyden girdiğinde, karşı yüzeyde bir gökkuşağı oluşur.
Işık suyun içinde, normal hızına oranla daha düşük bir hızda yol alır. Bu sebeple suyun içinde ışığı yansıtan nesneler, şekil değişikliğine uğramış gibi görünür. Ancak gökkuşağını oluşturan yedi renk, bütün renk spektrumunun (tayfının) sadece çok küçük bir bölümüdür. Gerçekte her rengin bir çok tonu ve çeşidi vardır.Her rengin kendine has bir emme ve yansıtma özelliği bulunur. Nesneler ise, gün ışığını oluşturan renkleri, kendi özelliklerine bağlı kalarak emer ve yansıtırlar.Güneş ışığı prizmaya girdikten sonra, gökkuşağının yedi rengine ayrışarak çevreye yayılır.Güneş ışığını oluşturan yedi rengin altısı, kumaş tarafından tutulur. Emilmeyen sarı ise, yansıyarak insan gözü tarafından algılanır.
Nitekim, sarı bir elbise, bütün ışığı emer ve sadece sarı rengi ayırıp, yansıtır. Böylece biz o elbiseyi sarı olarak görürüz.Tüm bunların tedavi olayı ile ne gibi bir ilgisi olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak renklerle tedavinin temelini tüm bu bilgiler oluşturur. Çünkü değişik frekanslardaki ışıklar (renkler) vücudun çeşitli bölgelerindeki enerjilerle bir iletişim halindedirler. Mesela, bazırenkler beynimizin sahip olduğu yüksek frekansları daha rahat etkileyebilirler. Çünkü söz konusu renkler, daha yüksek bir dalga frekansına sahiptirler. Bazı renkler ise, düşük frekanslıdır; dolayısıyla onların etkileşim içinde bulundukları vücut bölgeleri düşük enerji değerlerinde faaliyet gösterirler.Renklerle vücudun, birbirleriyle enerji alışverişinde bulunmalarını daha rahat kavrayabilmek için, vücudumuzu bir enerji sistemi olarak ele almamız gerekir. Çevremizdeki her şey çeşitli titreşimlerden oluşmuştur. Söz konusu titreşimler evrende her maddede bulunan moleküllerdeki atomları meydana getiren, elektron ve protonların hareketleri sonucunda ortaya çıkarlar. Titreşim, doğayı oluşturan kısaca varolan her öğede mevcuttur. Hayat belirtisi gösteren varlıkların sahip oldukları titreşimler, cansız nesnelerinkine oranla daha aktif, enerjik ve değişkendirler. Kısaca titreşimler; insanları, hayvanları, atmosferi ve nesneleri oluşturan yani evreni bir arada tutan bir oluşumdur.
İnsan bedeni, bir çok değişik enerji alanına bölünmüştür. Bedenimizi çepeçevre saran bu enerji alanları, vücudumuz ve onun hayatî fonksiyonlarıyla sıkı sıkıya bağlıdır. Vücudunuzu bulut gibi saran bu enerjik alanı, ışık (renk), elektrik, ısı, ses, manyetik ve elektromanyetik etkiler ile sürekli bir etkileşim içinde bulunur ve bunları bilimsel olarak ölçmek de mümkündür.Modern metafizik faaliyetleriyle uğraşanların görevlerinden biri de, şifa çalışmaları sırasında söz konusu enerjilerden hangisinin, ne yoğunlukta ve hangi kombinasyonda daha faydalı olacağını bulmaktır.
Bedenimiz içindeki tüm organlar, dokular ve sistemler benzer titreşimlere sahip atomlardan oluşmuştur. Ve eğer vücudumuz rahatsız edici bir maddeyle karşılaşırsa (örneğin bozuk gıda), normal titreşim kalıbında bir takım aksamalar meydana gelir. Bu da kendisini sindirim sistemindeki bir rahatsızlık olarak belli eder. Bu gibi durumlarda, vücut esas titreşim tarzına dönmek için bir yardıma ihtiyaç duyar. Sorunlu bölgede geçici dengeyi sağlamak için vücudumuzun rahatsızlanan bölgelerine "titreşim ilaçları" göndermek gerekir.
Bu "titreşim ilâçları" vücudun enerji sistemiyle karşılıklı bir etkileşime girer. Böylece bedenin fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal açıdan tam bir ahenge ve sağlığa kavuşması sağlanır. Doğru enerji çeşidini, doğru oranda ayarlayıpkullanmanız halinde, hastalığı yok etmemek mümkün değildir. Rahatsızlığınızıortadan kaldırınca, vücudunuzdaki toksinlerden (mikropların ürettiği zehirlerden) ve hayat faaliyetlerinizi kısıtlayan olumsuzluklardan kurtulmanız çok daha kolay olacaktır. Birtakım enerjilerin bedeninize girmesine izin vermekle, sahip olduğunuz enerji akışını hızlandırmış olursunuz. Vücut için gerekli olan "enerji ilaçlarının en etkili olanları; sesler, aromalar (koku ve tad birlikteliği), çiçekler ve değerli taş esansları, kristaller, taşlar, düşünceler ve tabii ki RENKLER'dir!
|
|

DÖRT ALEMİN TÜM RENKLERİ
Daha önce de belirttiğimiz gibi, insan sağlığı sadece fiziksel açıdan ele alınmamalıdır. Zihinsel, duygusal ve ruhsal durumlarımız da sağlığımız üzerinde önemli bir yere sahiptirler.İnsan zihni, bizi çevreleyen içinde sahip olduğumuz ve tüm boyutlarla bağlantılı halindedir. Bilinçaltımızın farklı kademeleri sadece fiziksel fonksiyonlarımızı etkilemekle kalmaz, ayrıca bilincimizin kapılarını değişik boyutlara ve düzlemlere de açarlar. Böylece zihinsel, duygusal ve ruhsal durumumuz, fiziksel ifadelerimizle bir bütünlük oluşturur. Bütünsel tedavi yöntemlerini uygulayan kişilerin olayların ardındaki metafiziksel sebepleri araştırmalarının sebebi de budur.
Bedenimizin ve ruhumuzun bütünüyle sağlıklı olabilmesi için, ruhsal ve duygusal yönlerimizi ve fiziksel yanımızla bir bütün olarak değerlendirmeniz gerekir. Bu bütünlüğü sağlamanın tek yolu da, renk terapisi tekniklerini uygulamaktan geçer.Kitabın bir önceki bölümünde bilinçaltı kademelerini harekete geçirmenin yolları anlatılmış ve anahtar olarak da, her kademe için sadece tek bir temel renk verilmişti. Bu renk bize, bilinçaltımızın yaratıcı kapılarını açarak, farklı tedavi şekilleriyle karşılaşmamızısağlar.
Ancak hayat ağacını oluşturan on ayrı kademeyi harekete geçirmek için başka renkler de vardır. Eski zamanlardan beri süregelen alışkanlıklardan Ötürü, hayat ağacı dört ayrı âlem olarak ele alınmıştır. Bu dört âlemin her biri fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal dünyalarımıza karşılıktır. "Dört Âlem" başlıklı şekil, bunun işleyişini göstermektedir. Bu şekilde bilinçaltımızın değişik kademelerinden farklı düzlemlere ve enerjilere geçişin yolunu görebiliriz.
Bu zincirleme olayın nasıl gerçekleştiği, şekil 35'de daha ayrıntılı olarak sunulmuştur. Burada on kademeden her birinin dört âlemde de faaliyet gösterebildiğini izliyoruz. Her âlemin kendi içinde yer alan kademeler insanı; fiziksel, ruhsal, duygusal ve zihinsel açılardan etki altına alırlar. Örneğin Malkuth ismi verilen bilinçaltı kademesi, kendi içinde dört ayrı boyuta sahiptir. Aynı durum, geri kalan dokuz kademe için de geçerlidir.
Her kademeyle bağlantılı olan dört adet de renk mevcuttur. Bu dört rengi, fiziksel durumumuzu etkilemek için olduğu kadar, rahatsızlıklarımızın metafiziksel sebeplerini (yani, zihinsel, duygusal ve ruhsal dengesizlikleri) ortadan kaldırmak için de kullanabilirsiniz. Bu şekilde bütünsel bir tedavi yöntemini de uygulamış oluruz.
Önceki bölümde bilinçaltı kademelerimiz tarafından etkilenen vücut fonksiyonları üzerinde durmuştuk. Bilinçaltımızda fiziksel rahatsızlıklara yol açan birçok sebep gizli olabilir. Ayrıca bunların çoğu da fiziksel değildir. Bedenimizde fiziksel kökenli işleyiş aksaklıklarına sebebiyet veren duygusal, zihinsel ve ruhsal dengesizlikleri işte bu bölüm içerisinde ayrıntılı olarak ele alacağız. Ayrıca bu tür olumsuz etkenleri ortadan kaldırmanın yollarını da, daha sonra açıklanacak olan renk listesi sayesinde öğreneceğiz.Biraz sonra göreceğiniz listede, her kademenin içinde yer alan dört ayrı boyut verilmiştir. Bu boyutlarla birlikte uygun renkleri de kullanırsak, fiziksel hastalıklarımızın üstesinden gelmek mümkün olabilir.
Daha sonra ise, bilinçaltımızın on kademesini etkileyen ve fiziksel olmayan sebebler üzerinde duracağız.
Örneğin geçen bölümde bilinçaltının Yesod isimli kademesinin, âdet görmeyi etkilediğini söylemiştik. Buna göre âdet kanamaları sancılı olarak gerçekleşen kadınların, fiziksel olmayan bazı sebebler üzerinde durmaları da gerekmektedir.
Eğer sorununuz için herhangi bir sebep belirleyemiyorsanız tedavi için bütün renk listesini kullanmanız gerekir. Böylece her kademenizi dengelemiş ve ayarlamış olursunuz.
Rahatsızlığı oluşturan fiziksel olmayan sebepleri belirlemişseniz, bunun hangi fiziksel bölgelerde rahatsızlıklara yol açabileceğini ortaya çıkarmalısınız. Sonra, kademenize uygun olan renkleri kullanarak, sağlığınızı kazanabilir ve daha sonra da yeniden bozulmasını engelleyebilirsiniz.
Malkuth
Hırs, açgözlülük ve tembellik Malkuth'u etkisine alan ve fiziksel olmayan sebeblerdir. Malkuth'un bağlı olduğu vücut bölgeleri (ki bunlar daha önceki bölümde açıklanmıştır) tüm bunlardan etkilenerek, rahatsızlık belirtileri gösterebilirler. Fiziksel faaliyet eksikliği ve umursamazlık da, bedenimizin olumsuz yönde etkilenmesine yol açabilir.
Yesod
Yesod tarafından yönlendirilen fiziksel beden faaliyetleri de, fiziksel olmayan etkenler sebebiyle bir takım aksamalara uğrayabilirler. Egoistlik, tembellik ve duygusal alandaki dengesizlikler, Yesod tarafından yönetilen vücut bölgelerini rahatsız edebilir. Ayrıca kişide güven ve özgürlük duygusunun olmaması veya kaybolması, bu bilinçaltı kademesiyle biraz ilgilenilmesi gerektiğini gösteren belirtilerdir.
Hod
Hod tarafından yönlendirilen vücut fonksiyonları, yalan ve haysiyetsizlik gibi fiziksel olmayan sebeblerden etkilenebilirler. Bunlardan başka sabırsızlık, eleştiricilik ve çekingenlik de aynı olumsuz etkiyi ortaya çıkarır. Kişinin yeterince açık olamaması ve duygularını ifade edememesi, bu bilinçaltı kademesinin sağlıksız olduğunu gösterir.
Netzach
Aşırı duygusallık veya cinsel istek, Netzach tarafından yönlendirilen vücut bölgelerini olumsuz olarak etkiler. Kıskançlık, bencillik veya paraya karşı aşırı hassasiyet de bu kademenin dengesizliğe uğradığını gösteren belirtilerdir. Netzach'daki dengesizliğin bir başka belirtisi ise, antisosyal davranışlar ve duygusal kontrol eksikliğidir.
Tipharet
Merhametsizlik, kızgınlık ve güvensizlik Tiphareth'in etkilediği vücut bölgelerinde hastalığa yol açabilirler. Olaylara karamsar bir bakış açısıyla yaklaşan kişilerin bilinçaltında, tedaviye muhtaç dengesizlikler var demektir.
Geburah
Sebebsiz bir korku hali ve olaylara karşı kaba kuvvet kullanma isteği, Geburah'ın etkilediği vücut bölgelerinde dengesiz faaliyetlere sebep olur. Teslimiyet, çekingenlik ve tehditçilik gibi garip davranışlar ise, Geburah'da belirgin bir dengesizliğin olduğunu gösterir. Ayrıca kendine güven eksikliği duyan kişilerin, renk listesini kullanarak, bir an önce terapiye başlamaları gerekir.
Chesed
İkiyüzlülük, cimrilik, kendini beğenmişlik ve aşırı tutuculuk, bilinçaltının Chesed kademesinde yoğun bir dengesizliğin bulunduğunu gösterir. Chesed tarafından yönlendirilen vücut bölgelerinde aksaklıklara yol açabilecek başka sebepler de, kişilerin aşırı melânkolik olması veya bir teslimiyet içerisinde bulunması gibi durumlardır.
Binah
Gelecek endişesi veya karanlık korkusu, Binah tarafından etkilenen vücut bölgelerinde hastalığa yol açabilirler. Sabır, özgüven ve terbiye eksikliği ise, Binah'ın dengesiz olduğunu ve renk terapisine ihtiyaç duyduğunu gösterir.
Chokmah
Chokmah'ın etkisinden bulunan vücut bölgeleri de, fiziksel olmayan sebeblerin olumsuz etkilerine açıktır. Örneğin gelecek hakkında çok plan kuran kişilerin, Chokmah kademesinde bir dengesizlik var demektir. Ayrıca karar verme güçlüğü çeken ve ağır davranışlar sergileyen kişilerin de, uygun bir terapi uygulamaları gerekir.
Kether
Kişinin kendisi hakkında çok olumsuz düşünmesi, hayal gücü eksikliği ve yeniliklere karşı tutucu davranışlar, Kether'deki bir dengesizliğin belirtisidir. Ayrıca utangaçlık ve yanlış anlaşılma korkusu içinde bulunan kişilerin de, söz konusu kademeyle ilgilenmeleri gerekmektedir.
Dörtlü Renk Listesi İle Uygulanan Tedavi Yöntemleri
Her kademe için dört ayrı renkle birlikte çalışmak, tek renkli çalışmalardan daha karmaşık bir durum oluşturur. Herşeyden önce bazı renk kombinasyonlarına uygun slaytlar yapmak ve gereken renkteki mumları bulmak çok zor olur. Ancak tüm bunlar sizi yıldırmamalıdır, çünkü bu uygulamalar sonucunda başarı elde etme yüzdesi, oldukça yüksektir.
Şimdi anlatılacak olan yöntemlerden en faydalı sonucu elde etmek için, önce vücudunuzun fiziksel renk ihtiyaçlarıyla ilgilenmelisiniz. Daha sonra ise duygusal, zihinsel ve ruhsal ihtiyaçlarınızı yönlendirmeniz gerekir.
Hayat ağacınızın öncelikle hangi kademesiyle ilgilenmeniz gerektiğini anlamak için, fiziksel semptomları (yani, rahatsızlıkların dışa vurumunu) göz önünde bulundurmalısınız. Ardından da uygulamak üzere şu tekniklerden birini seçmelisiniz:
Dört Boyutla Nefes Alma
Terapiyi kendi üzerinizde uygularken izleyeceğiniz en iyi yollardan biri, renk solumasıdır. Bilinçaltınızın tedaviye muhtaç olan kademesini ortaya koyduktan sonra, tüm boyutlarda size faydalı olacak olan dört rengi belirleyin.
Her rengi 35 dakika soluduktan sonra, bunu fiziksel, zihinsel, ruhsal ve yıldızlarla ilgili dünyanız üzerinde de uygulayın.
Renk Projeksiyonu
Ellerimizi kullanarak renk projeksiyonu işlemini gerçekleştirmenin mümkün olduğunu daha önce açıklamıştık. Bu teknik, başkaları üzerinde uygulandığı zaman oldukça etkili sonuçlar vermektedir.Tedavi edeceğiniz kişinin arkası size dönük bir biçimde ve gözlerini kapatarak oturmasını sağlayın. Sonra ellerinizi onun taç (üst chakra) bölgesinin 56 cm üzerine getirin. Eğer arzu ederseniz, ellerinizi onun kafasının tam üzerine de koyabilirsiniz.Daha sonra kendinizi serbest bırakarak, ritmik bir biçimde nefes alıpvermeye başlayın. Havayı içinize çektikçe, bedeninizin size gerekli olan renk enerjisiyle dolduğunu ve bunu hastaya yansıtarak vermeye hazır olduğunuzu hissedin.
Soluk almaya devam ederken, bedeninizden dışarıya verdiğiniz hava, enerjiye dönüşerek karşınızdaki kişinin üst chakrasına nüfuz edecektir. Bu işlemi 35 dakika boyunca sürdürerek, hastanın belirgin bir dengeye kavuşmasını sağlayın.
Üst (taç) chakra bölgesi için gerçekleştirdiğiniz bu enerji aktarımını, bir kez de kişinin fiziksel, zihinsel ve ruhsal durumuna yönelerek uygulayın. Böylece tedavi seansınıza bütünsel bir anlayış getirmiş ve hastayı, fiziksel olduğu kadar metafiziksel açıdan da tedavi etmiş olursunuz.
Mum Terapisinin Boyutlar Üzerinde Uygulanması Mum terapisi yöntemlerini Kabala üzerinde uygulamak mümkündür. Ancak bu gibi bir durumda mumların hangi renkte olması gerektiğini ortaya çıkarmak daha zordur, çünkü birden fazla renkten oluşmuş bir mum bulmak neredeyse imkânsızdır.Bu durumda, sağlığınıza hâkim olan rengi kullanmanız ve diğerlerini mecburen kenara itmeniz gerekir. Söz gelimi, Malkuth kademesinin fiziksel boyuttaki rengi, siyah üzerine parlak sarı çizgilerdir. Böyle bir mum bulmak güç olduğu için sarı mum kullanmak en doğrusudur.
İhtiyacınız olan mumları sağladıktan sonra, rahat bir konumda yere oturun veya uzanın. Fiziksel ihtiyaçlarınızı karşılayacak olan mumu karşınıza, ruhsal boyut mumunu arkanıza ve yıldız/burç zihinsel tedavi mumlarını da iki yanınıza yerleştirin.
Tedavi seansına önce, fiziksel ihtiyaç mumunu yakarak başlayın. Mumu yaktıktan sonra, bulunduğunuz mekânın o renk enerjisiyle dolduğunu ve bunun bedeninize nüfuz ettiğini hissedin. Daha sonra duygusal dünyanıza hitap eden mumu yakarak, aynı şeyleri hissetmeye çalışın. Üçüncü olarak zihinsel ihtiyaç mumunu yakarak, o alandaki rahatsızlığınızın yok olduğunu ve yerine ihtiyaç duyduğunuz dengenin geldiğini görmeye çalışın. Son olarak ruhsal boyutunuza hâkim olan mumu yakın ve tüm sisteminizi güçlendirin.
Bu yöntemden en etkili sonucu alabilmek için, her mum üzerinde 35 dakika boyunca yoğunlaşmalısınız. Mumlarla yürütülen bu çalışma, ilk etkisini yaklaşık üç seansdan sonra göstermektedir. Ancak tekrar seanslarının arasında, en az 12 saatlik bir sürenin geçmeşini beklemelisiniz.
Hayat Ağacının Uyandırılması
Bu yöntemin tam anlamıyla uygulanması biraz zaman alır. Hayat Ağacının Uyandırılması Yöntemi'ni zihinde canlandırma ve ritmik soluk alma yardımıyla kendi üzerinizde olduğu kadar, başkaları üzerinde de uygulayabilirsiniz.Tedavi edeceğiniz kişinin sırtüstü uzanmasını sağlayın. Ardından kendi içinizdeki enerjiyi yoğunlaştırmak amacıyla, ritmik soluk almaya başlayın. Terapiye ellerinizi hastanın taç bölgesine, yani hayat ağacının Kether isimli kademesine yerleştirerek başlayın. İçinizdeki enerjinin elleriniz vasıtasıyla bu bölgeden hastanın içine doğru aktarıldığını hissedin. Ardından aynı işlemi, dört boyut için gereken renkleri kullanarak tekrarlayın.Kether için gereken işlemleri yaptıktan sonra, yüzün sol tarafına yönelin Chokmah kademesiyle ilgilenmeye başlayın. Daha sonra aynı çalışmayı, sırasıyla tüm kademeler üzerinde tek tek uygulayın.Bütün kademelere enerji aktarmak suretiyle, bedendeki enerji akışını hızlandırmış ve bilinçaltı kademelerini canlandırmış olursunuz.İşlemi dört kez peşpeşe tekrarlayın. Önce kademeleri fiziksel boyut rengine maruz bırakın. Sonra aynısını sırasıyla duygusal, zihinsel ve ruhsal boyuttaki renk ihtiyaçları için tekrarlayın.Bu şekilde karşınızdaki kişinin dengelerini kurarken, aynı zamanda kendi içinizdeki hayat ağacını da canlandırmış olursunuz. Böylece rahatsızlıklara ve hastalıklara karşı daha dayanıklı bir hale gelir ve her bakımdan dengeli bir içsel sisteme kavuşursunuz.
|
|

|
 |
Untitled Document
|
|
|
|
Dört Alemin Tüm Renkleri ile ilgili Tüm başlıklar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
|