Tüm Kategoriler
CİNSEL ÜRÜNLER CİNSEL ÜRÜNLER
YEŞİLEX AFRODİZYAK YEŞİLEX AFRODİZYAK
YEŞİLEX ÜRÜNLERİ YEŞİLEX ÜRÜNLERİ
BİTKİSEL KAPSÜLLER BİTKİSEL KAPSÜLLER
BİTKİSEL İLAÇLAR BİTKİSEL İLAÇLAR
AKCİĞER HASTALIKLARI AKCİĞER HASTALIKLARI
AKDENİZ ATEŞİ AKDENİZ ATEŞİ
ALERJİ PROBLEMİ ALERJİ PROBLEMİ
ALKOLÜ BIRAKMA ALKOLÜ BIRAKMA
ALT ISLATMA ALT ISLATMA
ANAL FİSSÜR ANAL FİSSÜR
ANEMİ ANEMİ
ANKİLOZAN SPONDİLİT ANKİLOZAN SPONDİLİT
ANTİOKSİDANLAR ANTİOKSİDANLAR
ARTRİT ARTRİT
ASTİM ASTİM
AŞIRI TERLEME AŞIRI TERLEME
AYAK BAKIMI AYAK BAKIMI
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
BAL VE ARI ÜRÜNLERİ BAL VE ARI ÜRÜNLERİ
BALLI KARIŞIMLAR BALLI KARIŞIMLAR
BANYO ÜRÜNLERİ BANYO ÜRÜNLERİ
BASUR (HEMOROİT) BASUR (HEMOROİT)
BAŞ DÖNMESİ BAŞ DÖNMESİ
BEBEK VE ÇOCUK BEBEK VE ÇOCUK
BEHCET BEHCET
BEL FITIGI BEL FITIGI
BEL SOĞUKLUĞU BEL SOĞUKLUĞU
BEYİN HASTALIKLARI BEYİN HASTALIKLARI
BİTKİSEL ÇAYLAR BİTKİSEL ÇAYLAR
BİTKİSEL SULAR BİTKİSEL SULAR
BİTKİSEL YAĞLAR BİTKİSEL YAĞLAR
BOY UZATMA BOY UZATMA
BOYUN FITIĞI BOYUN FITIĞI
BÖBREK HASTALIKLARI BÖBREK HASTALIKLARI
BÖBREK TAŞI BÖBREK TAŞI
BÖBREK YETMEZLİĞİ BÖBREK YETMEZLİĞİ
BRONŞİT & SOLUNUM BRONŞİT & SOLUNUM
CİLT ÜRÜNLERİ CİLT ÜRÜNLERİ
CİNSEL SOĞUKLUK CİNSEL SOĞUKLUK
DAMAR TIKANIKLIĞI DAMAR TIKANIKLIĞI
DERİ HASTALIKLARI DERİ HASTALIKLARI
DİŞ VE AĞIZ BAKIMI DİŞ VE AĞIZ BAKIMI
EGZAMA EGZAMA
ERKEN BOŞALMA ERKEN BOŞALMA
FELÇ FELÇ
FİBROMİYALJİ FİBROMİYALJİ
GÖĞÜS BÜYÜTÜCÜ GÖĞÜS BÜYÜTÜCÜ
GÖZ SORUNLARI GÖZ SORUNLARI
GRİP GRİP
GUATR GUATR
GUT HASTALIĞI GUT HASTALIĞI
GÜL HASTALIĞI GÜL HASTALIĞI
HEPATİT B_C HEPATİT B_C
HİPERTROİT HİPERTROİT
HORMONAL BOZUKLUK HORMONAL BOZUKLUK
İŞTAH AÇICI İŞTAH AÇICI
İYİLEŞMEYEN YARALAR İYİLEŞMEYEN YARALAR
K.B.B.  HASTALIKLARI K.B.B. HASTALIKLARI
KADIN HASTALIKLARI KADIN HASTALIKLARI
KALP-DAMAR HAS. KALP-DAMAR HAS.
KANSER KANSER
KARACİĞER HAS. KARACİĞER HAS.
KAS & KEMİK EKLEM HAS. KAS & KEMİK EKLEM HAS.
KAS GEVŞETİCİ KAS GEVŞETİCİ
KAŞINTI KAŞINTI
KEMİK ERİMESİ KEMİK ERİMESİ
KIL DÖNMESİ KIL DÖNMESİ
KISIRLIK KISIRLIK
KİLO ALDIRICI KİLO ALDIRICI
KİREÇLENME KİREÇLENME
KOLESTEROL KOLESTEROL
KREMLER KREMLER
KRONİK YORGUNLUK KRONİK YORGUNLUK
KULAK ÇINLAMASI KULAK ÇINLAMASI
KURT DÖKÜCÜ KURT DÖKÜCÜ
LİKEN PLANUS LİKEN PLANUS
MACUNLAR MACUNLAR
MANTAR MANTAR
MENİSKÜS MENİSKÜS
MİDE & BAĞIRSAK HAS. MİDE & BAĞIRSAK HAS.
MİGREN MİGREN
ORUÇ VE SAĞLIK ORUÇ VE SAĞLIK
ÖDEM HASTALIĞI ÖDEM HASTALIĞI
ÖZEL SETLERİMİZ ÖZEL SETLERİMİZ
ÖZEL ÜRÜNLER ÖZEL ÜRÜNLER
PAKET BİTKİLER PAKET BİTKİLER
PROSTAT PROSTAT
PSİKOLOJİK RAH. PSİKOLOJİK RAH.
ROMATİZMA HAS. ROMATİZMA HAS.
SAÇ BAKIMI SAÇ BAKIMI
SAFRA KESESİ SAFRA KESESİ
SARA HASTALIĞI SARA HASTALIĞI
SEDEF SEDEF
SİGARA BIRAKMA SİGARA BIRAKMA
SİNÜZİT SİNÜZİT
SİSTİT SİSTİT
SİYATİK SİYATİK
SPERM ARTTİRICI SPERM ARTTİRICI
SPORCU DESTEK SPORCU DESTEK
STRES & DEPRESYON STRES & DEPRESYON
SÜT ARTTIRICI SÜT ARTTIRICI
ŞEKER HASTALIĞI ŞEKER HASTALIĞI
TÜY DÖKÜCÜ TÜY DÖKÜCÜ
UÇUK UÇUK
UNUTKANLIK UNUTKANLIK
UYKU SORUNLARI UYKU SORUNLARI
VARIKOSEL VARIKOSEL
VARİS HASTALIĞI VARİS HASTALIĞI
VİTAMİNLER VİTAMİNLER
VİTİLİGO VİTİLİGO
YANIK YANIK
YAŞLILIK YAŞLILIK
YORGUNLUK GİDERİCİ YORGUNLUK GİDERİCİ
YÜKSEK TANSİYON YÜKSEK TANSİYON
ZAYIFLAMA ÜRÜNLERİ ZAYIFLAMA ÜRÜNLERİ
ZİHİN AÇICI ZİHİN AÇICI
ZONA ZONA

Hipnoz Genel

Her seyden önce Hipnozun uyku olmadığını bilmekte fayda mülahaza ediyorum. Her ne kadar hipnosis Yunanca da uyku anlamına gelse de (hatta Yunan mitolojisinde uyku tanrısının adı olsa da) yapılan elektrofizyolojik incelemeler hipnoz anı ile uyku halinin tamamen farklı durumlar olduğunu göstermiştir. Uykuda görülen yavaş beyin dalgalarının yerine hipnoz sırasında kişinin beyin aktivitelerinin uyanıklığa denk olduğu görülmüştür. Hipnoz kelimesi ilk kez İngiliz hekim Braid tarafından kullanılmıştır.

Hipnozun mazisi çok eskilere dayanmakla birlikte bilimsel mahfillere girmesi F A Mesmer tarafından sağlanmıştır. 18. Yüzyılın son çeyreğinde bazı nörotik hastaların tedavisinde hipnozu kullanan Mesmer hem çok popüler olmuş hem de bir çok hasım kazanmış, kendisi şarlatanlıkla suçlanmıştır. Zira her devirde olduğu gibi o devirde de insanlar doğa üstü güçlere ve bu güçlere sahip olan insanlara çok inanmışlar ve onlardan medet ummuşlardır. Bunu çok iyi kullanan Mesmer hipnoz seanslarına adeta mistik bir hava katarak etkinligini artırmıştır.

Günümüz Türkiye’sinde hipnoz hak ettigi yeri yavas yavas tedavilerde almakla birlikte su-i istimale açık bir saha olarak halen bakirligini korumaktadır. Bunun nedenini ilerleyen satırlarda daha iyi anlayacaksınız.

Hipnozu şu an en çok uygulayanlar sahne illüzyonistleri ve medyumlardır. Bunun yanında Psikiyatristler ve Diş hekimleri de hipnozu pratiklerine almaya başlamışlardır. Ancak yinede bazı kötü niyetli kişiler hipnozu sanki başlı başına bir tedavi edici metodmuş gibi lanse etmekte ve bu yolla hastaları kullanmakta ve onlara zarar vermektedirler. Aslında hipnoz psikiyatrik hastalıkların psikoterapisine yardımcı bir metod olarak kullanılabilir. Hipnoz altında verilmesi gereken telkinler ve diğer psikoterapötik yollar izlenmezse sadece hipnoz yapılmış olması hastalığı tedavi etmez. Bunu şu örnekle daha iyi açıklayabiliriz: Bir cerrahın ve bir kasabın eline neşter verdiğinizi varsayın. Cerrah yaptığı müdahalede nasıl anatomik katları tekrar birleştirmeye uygun keser. Oysa kasap sonrasını düşünmeden neşteri çeker ve tamiri güç yaralar bırakır. İnsanın ruhsal yapısını bilmeyen hastalığın sebepleri konusu üzerinde ihtisası olmayan birinin ruhsal hastalıkları tedavi etmeye kalkması kasabın ameliyat yapmasına benzer ki kişinin ruh sağlığı üzerinde onulmaz yaralar bırakabilir.

Hipnoz günlük stres ve sıkıntılar,sigara alışkanlığından kurtulmak,şişmanlık ve yeme bozuklukları, uyku bozuklukları, konsantrasyon problemleri, fobiler(korkular), cinsel problemler,psikosomatik rahatsızlıklar, dissosiyatif bozukluklar ve diğer psikiyatrik rahatsızlıkların tedavisinde yardımcı araç olarak kullanilabilir.

Ancak hipnozun tek kullanım yeri psikiyatrik hastalıklar değildir. Diş hekimleri anestezide kullanabilirler. Hatta genel cerrahide bile anestezik ajan kullanmadan yalnızca hipnozla yapılan büyük operasyonlar bildirilmiştir.

Ülkemizde hipnozun uzun yıllar ihmale uğramış olmasını materyalist yaklaşımın psikiyatristler arasında çok yaygın olmasına bağlıyorum. Hipnoz altında geçekleşen bazı fenomenleri yalnız madde ile açıklamak mümkün görünmemektedir. Ayrıca psikiyatri pratiğinde biyolojik yaklaşımın ön planda tutulmuş olması da bunda bir etken olabilir. Herkesin kolayca hipnotize olmaması da bunda bir diğer etkendir.

Hipnozun kullanımı bir kenara bırakıldığında en çok merak edilen birkaç soruyu da şöylece özetlemek isterim.

Hipnoz olan kişi, bir daha uyanamazsa ne olur ?:Hipnoz tamamen telkinle oluşturulan bir durumdur ve yine telkinle normale döndürülebilir. Şimdiye kadar yapılmış milyonlarca hipnoz denemesinde ve konu ile alakalı yazılarda uyanamama diye bir şeyle karşılaşmadım. Bu tamamen fantastik bir durum olup bazı filmlerdeki sahnelerden kaynaklandığını düşünmekteyim. Kişiye verilen telkinin bitmesinden sonra kişiyi hipnotize eden uyandırmasa bile trans yüzeyelleşir ve kişi bir süre sonra kendiliğinden uyanır. En kötü ihtimalle hipnoz edenin kişiyi uyandıramadan öldüğünü varsaysak bile hipnoz olan kişi bir süre sonra normal uykuya geçerek uyanır. Kaldı ki aşırı gürültüler, ani ısı değişiklikleri gibi fizik şartlardaki değişimler kişinin transtan çıkmasına neden olur.

:Hipnoz tamamen telkinle oluşturulan bir durumdur ve yine telkinle normale döndürülebilir. Şimdiye kadar yapılmış milyonlarca hipnoz denemesinde ve konu ile alakalı yazılarda uyanamama diye bir şeyle karşılaşmadım. Bu tamamen fantastik bir durum olup bazı filmlerdeki sahnelerden kaynaklandığını düşünmekteyim. Kişiye verilen telkinin bitmesinden sonra kişiyi hipnotize eden uyandırmasa bile trans yüzeyelleşir ve kişi bir süre sonra kendiliğinden uyanır. En kötü ihtimalle hipnoz edenin kişiyi uyandıramadan öldüğünü varsaysak bile hipnoz olan kişi bir süre sonra normal uykuya geçerek uyanır. Kaldı ki aşırı gürültüler, ani ısı değişiklikleri gibi fizik şartlardaki değişimler kişinin transtan çıkmasına neden olur.

: Hipnoz olmak üzere olan kişilerin en çok korktukları kirli çamaşirlarinin ortaya dökülmesidir. Ancak şunu bilmekte fayda vardır. Narko analiz ( İlaçla hipnoz oluşturup yapılır) dışında kişi sonradan pişman olacağı yada kişiliğine uygun olmayan bir şeyi ne söyler ne de yapar. Bu konuda hipnozitör ısrarcı davranırsa trans yüzeyelleşir ve bir süre sonrada kişi kendiliğinden transtan çıkar. Bu tür durumlar ancak filmlerde olur. “Gözlerime bak ve uyu” da filmlerden çıkıp gelmiş bir sözdür ve gerçeklerle bağdaşmaz.Sırlarımı hipnoz altında söyler miyim ?

: Hipnoz olmak üzere olan kişilerin en çok korktukları kirli çamaşirlarinin ortaya dökülmesidir. Ancak şunu bilmekte fayda vardır. Narko analiz ( İlaçla hipnoz oluşturup yapılır) dışında kişi sonradan pişman olacağı yada kişiliğine uygun olmayan bir şeyi ne söyler ne de yapar. Bu konuda hipnozitör ısrarcı davranırsa trans yüzeyelleşir ve bir süre sonrada kişi kendiliğinden transtan çıkar. Bu tür durumlar ancak filmlerde olur. “Gözlerime bak ve uyu” da filmlerden çıkıp gelmiş bir sözdür ve gerçeklerle bağdaşmaz.Sırlarımı hipnoz altında söyler miyim ?

: Demans hastaları, geri zekalılar, çok yaşlanmış dikkatini bir noktada toplayamayanlar, ciddi akıl hastaları ve küçük çocuklar dışında hemen herkes hipnotize olabilir.Herkes hipnoz olabilir mi ?

: Demans hastaları, geri zekalılar, çok yaşlanmış dikkatini bir noktada toplayamayanlar, ciddi akıl hastaları ve küçük çocuklar dışında hemen herkes hipnotize olabilir.Herkes hipnoz olabilir mi ?

Evet . Şartları yerine getirdikten sonra herkes hipnoz yapabilir. Ama bazı insanlar bunu daha kolay gerçekleştirirler. Hipnoz olmaya istekli bir kişi , hakikaten hipnoz yapmak isteyen birisi tarafından kolaylıkla transa sokulabilir ama sonrası ne olur bilemem. Dolayısıyla hekimlerin dışındaki insanların bu işle uğraşması tamiri güç durumlara sebep olabilir. Hele ruhsal sorunların tedavisinde Psikiyatristlerin dışında insanların hipnozu kullanmasının kasabın ameliyat yapmasından hiçbir farkı olmadığını hatırlatmak isterim. İşi ehline yani cerraha vermek gerektiği gibi hipnozu ve ruhsal sorunların tedavisini psikiyatristlere bırakmakta fayda vardır diye düşünüyorumHerkes hipnoz yapabilir mi?

Evet . Şartları yerine getirdikten sonra herkes hipnoz yapabilir. Ama bazı insanlar bunu daha kolay gerçekleştirirler. Hipnoz olmaya istekli bir kişi , hakikaten hipnoz yapmak isteyen birisi tarafından kolaylıkla transa sokulabilir ama sonrası ne olur bilemem. Dolayısıyla hekimlerin dışındaki insanların bu işle uğraşması tamiri güç durumlara sebep olabilir. Hele ruhsal sorunların tedavisinde Psikiyatristlerin dışında insanların hipnozu kullanmasının kasabın ameliyat yapmasından hiçbir farkı olmadığını hatırlatmak isterim. İşi ehline yani cerraha vermek gerektiği gibi hipnozu ve ruhsal sorunların tedavisini psikiyatristlere bırakmakta fayda vardır diye düşünüyorumHerkes hipnoz yapabilir mi?

HİPNOZ

Hipnoz
Tanım.
Hipnoz, hipnozcunun, bir başka kimseyi transa benzer bir durumda etki ve kontrolüne alma halidir. Halkın inanışlarının tersine, hipnoza dayanıklı kimse yoktur. Genelde fazla zeki olmayan, kolay etki altında kalan kişilerin daha kolay hipnozite edildiği düşünülmekteyso de, gerçekte zeki insanlar hipnoza daha yatkındır. İstekli denekler, şüpheci ve isteksizlere nazaran daha kolay hipnotize edi-lebilirler.

Arkaplan
Tarihsel olarak hipnoz, onu gerginlik ve histerik durumları tedavide kullanan Yunanlılara kadar dayanır. Günümüzde de bu gibi durumlar hipnoz ile tedavi edilebilmektedir. Eski Galyahlar hipnoza «sihirli uyku» adını verir ve onu siğil ile büyüye maruz kalmış kişilerin tedavisinde kullanırlardı. Fakat 1760 yıllarına kadar hipnoz Avrupa'da halk tarafından pek bilinmiyordu. Hipnozun kitlelere yayılmasını temin eden kişi onu tedavi vasıtası olarak kullanmanın yanısıra bir gösteri haline de getirmiş olan Fransız Anton Mesmer'dir. Kolay hipnozite edilebilen kişileri halk önünde istediği gibi hareket ettirerek gösteri-
 

ler yapan Mesmer, hipnoza -hayvan manyetizması- adını veriyor ve bütün hastalıkların bu hayvan manyetizmasının dengesinin bozulmasından kaynaklandığına inanıyordu. Bu gösteriye yönelik metodunu uygulayarak Mesmer bir çalı hastasında çarpıcı gelişmeler elde ettiyse de, aslında bu hastaların psikosomatik rahatsızlıkları vardı ve büyük bir Ihtimalle etki altında kalma ve halkın ortasındaki gösterilerin sihirli havasının etkisiyle tedavi olmuşlardı. O günlerde bilim adamları Mesmer'in metodunda faydalı bir şey göremediler ve gösterilerinin tıbbi ve bilimsel olarak gayrı mesleki' olmaları dolayısıyla onu ciddiye almadılar, hipnozu da bir şarlatanlık olarak gördüler. Geleneksel tıp çevreleri i900'lü yıllara kadar hipnozu ihmal etti. 19. yüzyılda Manchester'li bir cerrah olan James Braid, ilk defa olarak hipnoz kelimesini kullandı (Yunanca hypnos=uyku) ve ondan tıbbi olarak büyük ameliyatlarda dahi yararlandı. Bu kısa süreli ilgiden sonra, tıp çevreleri sadece mesmerizm'i ve onun çağrışımlarım hatırladı ve bu teknikte pek fazla bir ilerleme görülmedi.
Bu yüzyılın başlarında İngiliz Tıp Birliği konunun modern tıpta yerinin olup olmadığı konusunda bir araştırma yaptı, fakat eldeki veriler pek umut verici değildi. Olay Londra'daki Üniversite Hastanesinde o günün seçkin bir hipnotizmacısı olan bir profesörün istifasına kadar var-dı.

Nedir?

Hipnoz uyku hali değildir. Sadece ruhi ve zihinsel durumdaki değişmedir. Elektroansefalografi (EEG) kullanılan modern araştırmalarda elde edilen beyin ritm örnekleri hipnotize edilmiş bir kişinin uyku ile uyanıklık arasında olduğunu göstermektedir. Bu sihirli bir durum değildir. Sadece hipnotize eden kişinin sesindeki inandırıcı ve güven verici halin şuur değişimine sebep olmasıdır. Denekler kendilerine söylenen şeylerin gerçekleşeceğine inanır hale gelirler. Kendilerini kaybetmekten daha az korktukları için kadınlar hipnoza daha elverişlidirler.
Halk genellikle iyi bir denek olup olmayacaklarım nasıl anlayabileceklerini sorar. Bunu öğrenmek çok kolaydır. Eğer kendinizi okuduğunuz bir kitaba veya seyrettiğiniz bir televizyon programına fazlasıyla kaptınyorsanız bu sizin iyi bir denek olabileceğinizi gösterir.
Öncü hipnozculardan biri, kolayca konsantre olabilen kişilerin, zihinleri hareketli ve ioru-sormaya yönelik kişilerden daha kolay hipnotize edebildiklerini ileri sürmektedir. Ona göre şüpheci olmak da hipnoza girmeyi engelleyici bir faktör değildir.

Nasıl Uygulanır?

Kullanım amacına göre uygulanan metodlar değişse bile genellikle hipnozcunun (tıbbi bir eğitimden geçmiş veya geçmemiş olabilir) hastayla yavaş, kontrollü ve inandırıcı bir şekilde konuşması esastır. İşlemin dikkati dağıtan birşeyin bulunmadığı bir odada yapılması faydalı olmakla birlikte, panayırların gürültülü ortamında da hipnoz yapılabilir. Bazı hipnozcular hastalarının herhangi bir nesneye konsantre olmalarını ister, bazıları ışık, diğerleri dönen bir tekerlek kullanırlar. Hastalarından sadece birşey hayal etmelerini isteyenler de vardır. Tanıdığım bir hipnozcu hekim hastasına kendisini korkutan veya tedirgin eden bir şey olup olmadığını soruyor, daha sonra da bir bahçede saman nezlesine yakalamp devamlı aksıran ve gözlerinden yaşlar boşanan bir adamı düşünmesini istiyordu.
Bu tür transa sokma metodlan, temelde göz kaslarının yorulması ve neticede kontrol dışında kapanması fikrine dayanmaktadır, Daha sonra terapist, denekle tek düze bir ses tonuyla konuşur ve trans kademelerine geçmesini sağlar. Deneklerin % 10 kadarı kolaylıkla ve tam bir başarıyla hipnotize edilebilir, hatta derin trans haline sokulup Mesmer'in çok eğlendiği hareketleri yapabilecek duruma ge-
tirilebilir. Bazı hipnozcular başka yöntemler kullanmayıp sadece konuşmayla yetinirler.

İlk aşamalarda denek gözlerini kapar ve gevşer. İkinci aşama, deneğin söylenen bazı basit hareketleri (elini kal-dırmak gibi), yaptığı hafif trans devresidir. Üçüncü ve dör-düncü aşamalar daha derindir ve denek hipnoz sonrası telkinleri de yerine getirebilir. Bu aşamada acı hissetme tamamıyla ortadan kalkar. Bu da hipnoz altında ameliyatı mümkün kılar. Ampütasyonlar gibi büyük çaplı cerrahi müdahaleler de hipnoz altında uygulanabilir. Deneği trans halinden çıkarmak, transa sokmaktan daha kolaydır. Hip-nozcunun telkinde bulunduğu Celimi cebime soktuğum za-man ayağa kalk' gibi) derin trans halinde, denek işaret verildiği an ayağa kalkar. Buradaki önemli husus, denek ayağa kalktığı zaman, bu hareketinin mantıklı açıklamasını yapmış olmasıdır. Sonunda hasta gene transa sokulur ve hipnoz sonrası telkin kaldırılır. Bu aşamada hipnozcunun hastasını uyandığında tamamen normal ve gevşemiş olacağına inandırması gerekir. Hastayı derin transa sokmak uzun zaman alabilir. Bunun için tecrübeli hipnoterapistler, derin transa çabuk geçebilmeleri için bazı işaretler öğretirler.
Günümüzde, televizyonda ve tıbbi toplantılarda çok seyrek de olsa yapılan gösteriler dışında, hipnozun eğlence ve gösteri amacıyla kullanımı ortadan kalkmıştır. Örneğin, tıbbi bir toplantıda yapılan böyle bir gösteride, normalde elini içinde otuz saniyeden fazla tutamayacağı kadar soğuk su dolu bir kapta denek hipnoz altında, elini yarım saatten fazla tutabilmişti. Çünkü hipnozcu ona suyun ılık olduğu telkinini yapmıştı. Bu deneyin en ilgi çeken özelliği ise, hipnoz altında iken kişinin kanındaki kortizol (vücudun karşı kimyasal tepkisi) seviyesinin yükselme-miş olmasıdır. Oysa kişi uyanık haldeyken eh buzlu suya sokulduğunda kortizol seviyesi yükselmişti. Bu örnek, zihnin vücud üzerinde hayal edemeyeceğimiz kadar derin bir denetiminin olduğunu göstermektedir.

Hipnotize edilmiş deneklerin telkin ile geçmişe götü-rülmesi hipnozun gücünü gösteren diğer bir örnektir. Bir hipnozcu, hipnotize edeceği kişiyi çocukluk evresine, hatta bebekliğine götürebilir. O kişi o zamanlarda geçen olayları bütün detaylarıyla anlatır. Hatta bazen onlar geçmişe götürüldüklerinde tıpkı çocuk gibi konuşurlar. Bu durumu çarpıcı bir şekilde gösteren bir deney şöyledir: Normalde ayak tabam uyarıldığında, altı aydan büyüklerde ayak parmaklan aşağı iner, altı aydan küçük bebeklerde yukarı çıkar. Oysa hipnozla bebeklik devresine götürülen deneklerde bu refleks değişir ve büyük parmaklar aşağı ineceği yerde yukarı kalkar.


Hipnozla deneklere, normalde kesinlikle yapamayacağı şeyleri yaptırmak da mümkündür. Önde gelen hipnoterapistlerden birisi şöyle demektedir. -Hastalar hipnoz altında iken olağandışı, alışılmamış şeyler yapacaklarım zan-neder ve bu durumdan endişelenirler. Oysa biz artık hastalara böyle anlamsız ve faydasız şeyler yaptırmıyoruz. Günümüzde hipnoterapi sadece bir tedavi metodudur ve tıbbi teşhis konulmasında, ameliyat ve ilaç tedavisine ek olarak kullanılmaktadır.
Bahsettiklerimizin bir çoğu inanılmaz gelse bile, ilaçların sonuç vermediği birçok durumda etkili olması sebebiyle hipnoz tıp çevrelerince de kabul görmektedir.


Nerelerde kullanılır?

Hipnoz günümüzde üç alanda kullanılmaktadır. Birincisi, gösteri ve eğlence amacıyla kullanımı ki, bu, hipnozun istismar edilmesidir. Profesyonel hipnozcular izleyiciler kar-şısında, oldukça eğlenceli gösteriler yaparlar. 1953'de çıkan bir kanun, 21 yaşının altındakilerin bu tür gösterilerde kul-lanılmasını yasaklamışlar. Sık olmasa bile bu gösteriler es-nasında, deneğin kontrolden çıkması veya uyandırılmaması sonucunda kazalar olabilir. Hipnozun diğer bir kullanımı geçmiş olayların hatırlatılmasında görülüyor. Amerika'da polis, tanıkların başlarından geçenleri veya gördüklerini detaylı olarak anlatmaları için hipnozdan faydalanır.
Anksiyete, histeri, astım, uykusuzluk ve birçok fobiler, -ayrıca sigara, alkol, uyuşturucu alışkanlıkları hipnoz yoluyla tedavi edilebilmektedir. Bir

hipnoterapist şöyle diyor : •Hastalarımı, kendi kendilerini hipnoz edebilecek şekilde eğitmeye çalışırım. Haftada bir kez olmak üzere 6-8 hafta tedavi ettikten sonra, hastalarıma kendi kendilerini tran-sa sokmayı öğretiyorum. Bu yöntemle örneğin astım tedavisinde çok olumlu neticeler aldım. Astım nöbeti geldiği zaman hastalarımı telkin vasıtasıyla, nefes alıp vermelerini düzenleyebiliyor ve şikayetinden kurtarabiliyorum »
Sadece hipnozu "tedavi metodu olarak kullanan doktor sayısı çok azdır. Çoğunluğu, hipnozu olağan tedavilerine, özellikle ameliyat vs ilaca ek olarak kullanırlar. Sıradan hipnoterapistlere başvurmak sakıncalıdır. Çünkü genellikle tedaviye teşhisi tam olarak belirlemeden başlarlar ve nerede durmaları gerektiğini iyi belirleyemezler. Bu yüzden hipnozu diğer tıbbi yöntemlere ek olarak kullanan doktorlara gitmek emniyetli bir yoldur.

Hipnoz en yaygın olarak ameliyat ve diş çekimi öncesi anestezide, doğum ağrılarının kontrolünde ve sigara bırakılmasında kullanılmaktadır.
Bazı diş hekimleri hipnozu hastalarının korkularını gidermek ve ağrıyı azaltmakta kullanılır. Modern anestezi daha emin ve çabuk olduğu için, hipnoz birkaç operasyon dışında ameliyatlarda kullanılmamaktadır.

Batı'da akciğer kanseri en önemli ölüm nedenlerindendir. Bu yüzden hipnozun sigara bırakmaya olumlu etkisi dikkate alınmalıdır. Resmi istatistikler, sigara içmeyi bir yıl bırakan bir kişiyi bu alışkanlıktan tamamen kurtulmuş saymaktadır. Kuzey İngiltere'de yapılan televizyon hipnozu sonucunda, deneklerden % 44'ü sigarayı tamamen bırakmış, yüzde 44'ü azaltmıştır. Sadece yüzde 12'si hiç et-kilenmemiştir. Bu denemede hipnoz tedavisi süresi üç aydı, tam süre eğer bir yıla çıkabilirse, gelecekte televizyon vasıtasıyla hipnoz bu sorunu çözebilecektir.
öyleyse hipnozun geleceği nasıl olacaktır? İlaçla yapılan hipnoz muhtemelen en kabul edilebilir hipnozdur. İngiliz Tıp ve Dış Hipnozu Birliği bini aşkın üyeye sahiptir ve ülkenin en önde gelen tıp kurumlarından birinde periyodik olarak toplantılar düzenlemekte ve göz alıcı araştırmalar yönetmektedir.

Hipnoterapistler arasında araştırılmak ve bağımsız bilimsel incelemelerde bulunulması yönünde bir arzu da vardır. Usta .ellerde hipnoz konusunda tehlikeli bir durum söz-konusu değildir ve doktor ve hastaların yan etkileri olmayan pek çok ilaç tedavisiyle giderek birbirinden uzaklaştığı bir tıp çağına doğru yol almaktayız.


Yığınla psikolojik ve fiziksel anormallikler için hipnoz tedavisi güvenli, acil ve kabul edilebilir bir tedavi sunmaktadır. İyi bir çıkış ve yalpalayarak ilerleyen bir tarihten sonra hipnoz bu noktaya ulaşmıştır.
 


 


Twitter Share  



Untitled Document
Hipnoz Nedir? ile ilgili Tüm başlıklar
Hipnoz ve Hipno Terapi Nedir?Hipnoz Nasıl Yapılır?Hipnoz Nasıl İyileştirir?
Hipnoz Nedir?Hipnoz Genel

    


Afrodizyaklar | Müşteri Hizmetleri | Garanti ve İade Şartları | Teslimat Şartları | Gizlilik Taahhüdü ve Güvenlik Politikası | Yardım | İletişim | Ana Sayfa  

Copyright © 2009 Şifa Market | www.sifamarket.com

 0224 224 55 92 (pbx)

 
Bu sitedeki açıklamalar sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir. Ürünler ilaç değildir, tıp ve sağlık profesyonellerinin tavsiye ettiği ilaçlar ile eşdeğer değildir. Ürün bilgileri ambalajlardaki açıklamalardan ve üreticilerin tanıtım broşürlerinden alınmıştır. Üreticilerin ürünleri hakkında verdiği bilgilerden ve yazım hatalarından kaynaklanan sorunlardan ve şikayetlerden sifamarket.com sorumlu değildir. Ürünlerin kullanımı ve sağlık sorunlarınız için öncelikle bir sağlık uzmanına, hekime, eczacıya danışınız.