İshalden Sonra Kabızlık
İshal Hakkında bilinmesi gereken tüm detaylar aşağıdaki makalemizde....
İshal
ishal
İshal; normal katılıktaki dışkının sulu veya yumuşak; sümüklü, kanlı
veya yağlı bir şekil alıp, sık sık tuvalete çıkmak ihtiyacını
doğurmasıdır. Bazen de ağrı yapar. İshal ve kabızlığın birbiri ardınca
sık sık görülmesi kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir durumdur.
İshale halk arasında amel ve sürgün; tıp dilinde ise diare denir.
İshalin nedenleri arasında; yiyeceklerin bozuk olması, veya yiyecek
çeşitlerinin değişikliği, üşütme, isteri, bağırsak hastalıkları, kolera,
dizanteri, tifo, nefrit, kalp, karaciğer veya akciğer hastalıkları
sayılabilir. Bu nedenle kısa sürede geçmeyen ishallerde mutlaka
doktora başvurmak gerekir. Neden ne olursa olsun tedavinin ilk şartı
sıkı bir perhizdir. Hastaya açık çay, maden suyu içirilir, yoğurt
yedirilir. Sütlü ve yağlı yiyecekler verilmez, peynir yedirilmez. Bol
limonlu pirinç çorbası ve patates püresi yedirilir. Her saat başı bir
elmayı yemesi tavsiye edilir.
İshalin % 100 Bitkisel tedavisi ve ürünler hakkında detaylı bilgi için tıklayın
logore ( söz ishali )
Kişinin çok fazla, tutarlı, mantıklı ve bolca konuşması. anus kaşıntısı
Anus (şerç); yani sindirim kanalının doğrubağırsak denilen son
kısmındaki çıkış deliği veya çevresinde (oturak yerinde) görülen
kaşıntıların nedeni çeşitlidir. Bunlar arasında; kılkurtları, sümüksü
akıntı, basur, çatlak, ishal veya kabızlık, egzama (mayasıl), sinir bozukluğu veya yeteri kadar temizliğe dikkat edilmemesi sayılabilir.
dizanteri
Bulaşıcı ve salgın bir hastalıktır. Hastada, ishal görülür.
Dışkısı kanlı ve sümüklüdür. İştahsızlık karın ağrısı ve ateş de vardır
Su veya besinlerle bulaşır. İki çeşit dizanteri vardır. Amipli Dizanteri
: Vücuda mikrop girmesinden 10-21 gün sonra hastalık belirtileri ortaya
çıkar. Hastada kanlı ishal, ateş, karın krampları, kilo kaybı,
ve halsizlik görülür. Basilli Dizanteri : Mikrobun vücuda girmesinden
2-7 gün sonra belirtileri ortaya çıkar. Hastalığın salgın halini
almasında kara sinekler başrolü oynar. Hastada; kanlı ve balgam
kıvamında ishal, karın ağrısı, halsizlik ve ateş görülür. Yapılacak ilk iş; hastayı, sağlamlardan ayırmaktır.
gıda zehirlenmeleri
Gıda zehirlenmeleri; çoğunlukla bayatlamış ve bozuk yiyecekler veya
bayat balık yedikten sonra görülür. Belirtileri : Hasta solumakta,
yutkunmakta güçlük çeker. Kaslarında ağrı ve kramplar vardır. Baş
dönmesi, halsizlik, mide ağrısı ve bulanık gördüğünden şikayet eder.
Bazı hastalarda kabızlık, bazılarında da ishal görülür. Yapılacak ilk iş, hastayı kusturmaktır. Gerekiyorsa sunni solunum da yapılır. Vakit kaybetmeden hastaneye götürülür.
ıleitis
İnce bağırsağın iltihaplanmasıdır. Hastada, karın ağrısı ve ishal görülür. Buna Crohn hastalığı da denir.
kalınbağırsak iltihabı
Daha ziyade bağırsakları zayıf olanlarda görülen bir hastalıktır. Bazen
iltihapla birlikte ülser de görülür. Buna tıp dilinde ülserli kolit
denir. Hastalık aniden başlayıp, hiç beklenmedik bir anda kaybolabilir.
Hastada aniden veya yavaş yavaş gelen ishal görülür. Dışkısı
kanlıdır. Hasta, karın ağrılarından şikayet eder, ateşi de yüksektir.
Doktora başvurmak şarttır. Bu arada istirahat etmek ve bol vitaminli
gıdalar almak gerekir. Alkol, fazla miktarda meşrubat ve süt içilmez.
Çekirdek gibi kabuklu şeyler yenmez.
kansızlık
Tıp dilinde anemi denilen kansızlık, kandaki kırmızı hücrelerin veya
hemoglobin denilen kırmızı maddelerin ya da her ikisinin de azalmasıdır.
En önemli nedeni yeteri kadar beslenememektir. Ayrıca, müzmin basur
kanamaları, aybaşı kanamalarının haddinden fazla olması, doğuştan olan
bazı hastalıklar, romatizma, lösemi ve kanserde de görülür. Kansızlığın
tipik belirtileri şöyle özetlenebilir. Yüzde solgunluk, nefes darlığı,
çarpıntı, halsizlik, ve ayak bileklerinde şişkinlik görülür. Hastanın
burnu sık sık kanar, dilinde acılık vardır. İştahsızlık ishal ve bazen de kusma görülür. Tedavinin ilk şartı, istirahat, temiz hava ve kan yapıcı gıdalar yemektir.
karın ağrısı
Karın boşluğunda bulunan mide, bağırsaklar, karaciğer, safra kesesi,
pankreas, dalak, böbrekler, idrar torbası ve kadınlarda yumurtalık veya
rahimde görülen herhangi bir rahatsızlık, karnın çeşitli yerlerinde
ağrılara yol açar. Bu nedenle karın ağrılarının nedenleri pek çoktur.
Karın ağrıları, hastalığın yerine ve özelliğine göre ya aniden ya da
yavaş yavaş başlar. Ağrı ile birlikte bulantı, kusma, ishal, ve
ateş de görülebilir. Kısa sürede geçmeyen karın ağrılarında, mutlaka bir
doktora başvurmak gerekir. Doktora danışmadan ilaç, müshil almak çok
tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
kramp
Kaslarda, şiddetli bir ağrı ile beraber istek dışı meydana gelen
kasılmalara kramp denir. Çoğunlukla yorgunluk, fazla terleme ve ishalden sonra görülür. Atardamar hastalıkarından kaynaklanan kramplarda mutlaka bir doktora başvurmak gerekir.
öksürük
Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir
rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan öksürüktür 3 grupta
toplanır. - Kuru öksürük Nezle, boğaz iltihabı, bademcik iltihabı, fazla
sigara içmek, sindirim bozuklukları, gastrit, ishal, kabızlık,
bağırsak solucanları, kalp hastalıkları ve ses tellerinin
hastalanmasından kaynaklanan öksürükler balgamsızdır, yani kuru
öksürüktür. - Nöbet şeklinde gelen öksürükBu çeşit öksürük, boğmaca veya
ciğer şişmesi; gırtlak veya hava borusunun tahriş olması, veya astımdan
kaynaklanır. Bu çeşit öksürükte pek az balgam görülür. - Balgamlı
öksürük Bu çeşit öksürük, sık sık tekrarlar. Hastada hırıltı vardır.
Balgam çıkarır ve nefesini dışarı vermekte zorluk çeker. Balgamlı
öksürük; Bronşit, astım, sinüs iltihabı, müzmin sinüzit, kalp
hastalıkları veya tüberküloz'un bir işareti olabilir. Öksürük, nasıl
olursa olsun, ihmal edilmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir
hastalıktır
raşitizm
Çocuklarda görülen bir çeşit kemik hastalığıdır. Nedeni, yeteri kadar D
vitamini almamaktır. Çoğunlukla yeteri kadar güneş görmeyen, sıhhi
olmayan, rutubetli, karanlık ve basık tavanlı evlerde yaşayan, yeteri
kadar süt içmeyen ve haddinden fazla miktarda unlu gıdalarla beslenen
çocuklarda görülür. Hastalık genellikle 2 yaşında ortaya çıkar. Çocukta
huysuzluk ve devamlı terleme görülür, iştahı azdır. Bazıları kabızlık
çeker, bazıları da ishal olurlar. Adaleleri gevşektir. Derileri
soluk ve kansızdır. Dişleri geç çıkar ve erken çürür. Ayakta durmayı ve
yürümeyi geç öğrenir. Bacak kemikleri çarpıktır. Düztabanlık görülür.
Deniz, kum veya güneş banyoları, kış aylarında da, haftada 3 kere ılık
banyo yaptırmak yaralıdır.
sarılık
Safranın kana karışıp, bütün dokuları hatta göz aklarını bile sarıya
boyaması ile ortaya çıkan bir hastalık belirtisidir. Tıp dilinde ikter
denilen sarılığın üç çeşidi vardır. - Hemolitik sarılıkKandaki
alyuvarların tahrip olması sonucu safra, kana karışır. Hastanın idrar
rengi normal, büyük tuvaleti ise koyudur. - Hepatik sarılık : Bir
virüsün neden olduğu karaciğer iltihabıdır. Karaciğer hücreleri şişer ve
safra yolları tıkanır. Belirtileri, yavaş yavaş görülür. Hastada ateş,
iştahsızlık, ishal ve kusma vardır. En çok görülen sarılık çeşidi
budur. - Obstrüktif sarılık : Nedeni, safra kanallarının tıkanmış
olmasıdır. Ortak belirtileri ise şunlardır. Hastalığın neden olduğu sarı
renk, önce göz aklarında görülür. Sonra yüz, boyun, gövde, kol ve
bacaklara kadar yayılır. İdrarın rengi sarı ile koyu kahverengi arasında
değişir. Ciltte de kaşıntı vardır. Büyük abdest, kil renginde ve fena
kokuludur. Tedavinin ilk şartı, yatak istirahatidir. Sıkı bir perhiz
uygulanır.
şeker hastalığı
Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu bir
hastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki şeker miktarını
kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu
görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğere depo edilir.
Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram şeker vardır. Bu miktar
yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama kadar yükselir. Kandaki şeker
miktarı hastalığın durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir. Şeker
durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra Normal kimselerde 80 mg. 140 mg.
Orta derecede 130 mg. 190 mg. Ağır derecede 160 mg. 215 mg. 2 çeşit
şeker hastalığı vardır. - Şekersiz Diabet : Hipofiz bezinin arka
tarafından salgılanan antidiüretik hormonun yetmezliği sonucu ortaya
çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes insipidus denir. -
Şekerli Diabet :Pankreasın salgıladığı insülin yetmezliği sonucu ortaya
çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes mellitus denir.
Şeker hastalığını doğuran nedenler dengesiz beslenme, şişmanlık veya
sinir bozukluğudur. Bazı kimselerde de irsiyet önemli bir rol oynar.
Hastalığın başlangıcında çok yemek ve su içmek ihtiyacı vardır. İdrar
miktarı da artar. Kadınların idrar yapma yerlerinde kaşıntı vardır.
Ayrıca devamlı yorgunluk hali görülür. İleri safhada devamlı baş ağrısı,
el ve ayak titremeleri, iştahsızlık, aseton kokusuna benzer nefes
kokusu, ter kokusu, adele krampları, hafıza zayıflığı, kısmi veya tam
felç, iyileşmeyen yaralar ve uykuda sayıklama görülür. Şeker hastalığı
tedavi edilmezse sonuç damar sertliği, kalp yetmezliği, göğüs anjini,
görme zayıflığı, katarakt, karaciğer hastalıkları, siroz olabilir. İki
çeşit şeker koması vardır. - Diabetik Koma daha
ziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni, insülin verme zamanını
geçirmek, gerektiğinden az miktarda insülin vermek, bağırsak iltihabı,
bademcik iltihabı, grip veya iyileşmeyen yaralardır. - Şeker Eksikliği
Koması : Tıp dilinde hipoglisemi adı verilen bu çeşit koma, terleme,
titreme, çırpınma huzursuzluk, şiddetli açlık, ve aşırı duygusallıkla
başlar. Nedeni, fazla miktarda insülin vermek veya çok miktarda
karbonhidratlı yiyeceklerle beslenmektir. Şeker hastaları haftada en az
iki kere ılık banyo yapmalıdır ve sonra da vücutlarının her tarafını
ılık bir havlu ile ovmalıdır. Kabız veya ishal olmamalıdırlar.
Perhiz yapmalıdırlar. Erken yatıp erken kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve
diş sağlığına aşırı özen göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve
açık havada yürüyüşü ihmal etmemelidirler.
tifo
Mikrobik ve bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın mikrobu çomak
şeklindedir. Tifo basili adı verilen bu mikrop, çoğunlukla tifolu
hastaların dışkılarında veya idrarlarında, kanlarında, tükürüklerinde
veya vücutlarında görülen deri döküntülerinde bulunur. Tifo salgınına,
lağım suları karışmış içme suları veya lağım suları ile mikroplanmış
yiyecek maddeleri neden olur. Salgın daha ziyade yaz ve sonbahar
aylarında görülür. Hastalık, mikrop vücuda girdikten yaklaşık 7-15 gün
sonra ortaya çıkar. Hastalığın ilk günlerinde yorgunluk ve baş ağrıları
görülür. Fakat hasta yatmak ihtiyacını hissetmez. Birkaç gün sonra ateş
yavaş yavaş yükselmeye başlar. İştahsızlık, baş ağrısı, burun kanaması,
bronşit, mide ve bağırsak bozuklukları ile birlikte ishal
görülür. İlk belirtilerin ortaya çıkmasını takip eden birkaç gün içinde
ateşi daha da yükselir. Göğsünde karnında ve sırtında pire ısırığına
benzeyen kırmızı lekeler belirir. Bu günler içinde tansiyon düşer, nabız
da yavaşlar. Hastalığın üçüncü haftasında karın gerginleşir ve şişer.
Dışkı ise yumuşaklaşır, bağırsak kanamaları görülebilir. Bademcikler
iltihaplanmış, hasta zayıflamıştır. Üçüncü haftanın sonlarından
itibaren, ateş düşmeye ve diğer belirtiler kaybolmaya başlar. Tifo
kalbi, beyni, böbrekleri, akciğerleri, karaciğeri, göz ve kulak
sinirlerini etkiler. Bu nedenle iyi tedavi şarttır. Hastaya süt, yoğurt,
ayran, hoşaf, meyva suları, limonata, portakal suyu, yumurta sarısı,
yumurtalı çorbalar, iki kere çekilmiş etten yapılmış köfteler, sebze ve
meyve püreleri verilir. Çok su içirilir.
İshal için Şifalı Bitkiler
Linklerimizi üyelerimiz görebilir Uslanmam üyeliği için tıklayın. > Linklerimizi üyelerimiz görebilir Uslanmam üyeliği için tıklayın., Linklerimizi üyelerimiz görebilir Uslanmam üyeliği için tıklayın., Linklerimizi üyelerimiz görebilir Uslanmam üyeliği için tıklayın., Linklerimizi üyelerimiz görebilir Uslanmam üyeliği için tıklayın., Linklerimizi üyelerimiz görebilir Uslanmam üyeliği için tıklayın.
ahlat (yabanarmudu )
Meyveleri ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarinda, filizi ezilip yaraya sürülür.
anason
Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi
giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı arttırır. Öte
yandan kusmayı ve ishali keser.
böğürtlen
Dikenli ve çalı görünümünde bir bitki. Ekilmemis yerlerde, çit, yol ve
hendek kenarlarında çok bulunur.Meyva birçok meyvanın oluşturduğu
bileşik küre biçimindedir. Kullanılan kısımları yaprakları ve çiçek
tomurcuklarıdır. Yapraklar çiçek açmadan toplanır, gölgede kurutulur.
Yapraklarda tanen ve organik asitler ihtiva eder. Hafif kabız edici
özelliği olmakla beraber; diş etleri, bademcik ve boğaz iltihaplarinda, ishal ve basurda kullanılmaktadır.
funda ( süpürge otu)
Bâzı türlerinin dalları ipek böcekçiliğinde askı olarak kullanılır.
Dalları çalı süpürgesi yapımında, ayrıca yakacak olarak kullanılır.
Genel olarak idrar yolları taşlarına karşı idrar söktürücü olarak
kullanılır. Funda ayrıca, ishal ve böbrek taşları tedavisinde
kullanılır. Zeytinyağı ile hazırlanan merhemi çıban ve egzamada
faydalıdır. Zayıflamak için de kullanıldığı bilinmektedir.
hayıt
İdrar söktürür. Sancıları keser. Aybaşı kanamalarını düzenler. Anne sütünü artırır. Hazımsızlığı giderir. Karın ağrısı ve ishali keser. Ayak şişlerini indirir. Akrep ve arı sokmalarında kullanılır.
kaynanadili
Dizanteri ve ishali giderir.
nergis
Kusturucu ve ishal etkilidir. Kurutulmuş çiçekleri yatıştırıcı , müshil ve ateş düşürücü olarak çay hâlinde kullanlır