HİPERTROİT
NEDİR ?
Sanırım artık hipertiroidi Bush hastalığı olarak anmaya başla¬yacağız. Hem eski başkan Bush hem de karısı Barbara, başkanlık yaptığı sürece hipertiroitten muzdaripti. Hastalıklarına 1991 yılında teşhis kondu ve ilaçlarla kontrol altına alındı.
Bush ailesine bu teşhis konulduktan kısa bir süre sonra, hiper¬tiroit hastası genç bir hanım, kullandığı ilaçlann can sıkıcı yan etkilere yol açtığını ve bu yüzden de ilaçları kesmek istediğini söylemişti. Benden veritabanıma bir göz atıp bazı bitkisel alternatifler bulmamı rica ediyordu.
Onu bu durumun şakasının olmadığı konusunda uyardım. Her türlü hormon dengesizliği gibi, hipertiroit de standart dışı ilaçlar kullanılarak kendi kendine tedavi edilemeyecek kadar karmaşık bir hastalıktır ve bitkiler de genellikle bu standart dışı ilaçlar kategorisine girer. Genç hanım ben ne söylersem söyleyeyim ilaçları almayı bırakacağını ısrarla yineliyordu. Bu nedenle, en azından ona yardımcı olabilecek doğal alternatifler olup olmadığına bakabilirdim.
Literatür üzerinde yaptığım araştırmalar sonunda, en uygun seçeneğin kurtayağı olduğu sonucuna vardım. Aylar sonra, genç hanım bana ilaçlarım almayı bıraktığım ve içine bolca kurtayağı eklediği nane çayları içtiğini söyledi. Bir ay sonra tedavisi bitip ofisime uğradığında gözleri ışıl ışıl parlıyordu.
Check-up sonuçlarım henüz almıştı ve sonuçlara göre kanındaki tiroit-uyarıcı hormon seviyesi normal değerlerdeydi. Sonuç bir ay sonraki kontrolde de aynı çıkmıştı.
Açıkçası bu hanımın nasıl iyileştiğini bilmiyorum. Belki de kurtayağı işini iyi yapmıştı, fakat hiçbir hipertiroit hastasına ilaçlarını bir kenara bırakıp kurtayağı çayı içmeye başlamalarını kesinlikle önermem.
Bir tıp doktoru olmadığım için, hormon bozuklukları hakkında herşeyi bilmiyorum. Eğer hipertiroidiniz varsa, ne bir botaniste ne de bir herbaliste değil, doğruca doktorunuza gitmeniz gerektiğini ısrarla belirtmeliyim. Fakat bu vakada doğal bir alternatif hipertiroidi kontrol altına almada başarılı oldu.
Yüksek Troid
Hipertiroit vakalarında, vücutta dolaşan tiroit hormonunun kan seviyeleri normalin üstünde değerlere ulaşır. Bu hormon, gırtlaktaki Adem elmasının arka kısmında ve biraz daha aşağıda bulunan tiroit bezi tarafından salgılanır. Hipertiroit hastalığı, 1800lerin başlannda yaşamış olan ve semptomlarım ilk kez tanımlayan irlandalı doktor James Graves'in adıyla graves hastalığı olarak da bilinir. Graves'in tanımladığı semptomlar; tiroit bezinin büyümesi, gözlerde şişlik, çarpıntı, aşın terleme, bitkinlik, aşırı kilo kaybına neden olan metabolizma hızlanması ile huzursuzluk, sinirlilik ve adale spazmları gibi nörolojik bulgulardır. Vücutta dolaşan tiroit hormonunun seviyesini birkaç şey belirler: İyot seviyesi, hipofız bezlerinin salgıladığı tiroit-uya-ncı hormon seviyesi ve tiroit bezinin bizzat kendisidir. Tiroit-uyancı hormon seviyesi, aynı zamanda beynin bir bölümü olan hipotalamus tarafından ayarlanır.
Tüm bunları açıklarsak; tiroit-uyancı hormon seviyesi yükselirse, tiroit hormonu da denge sağlanıncaya kadar aynı şekilde yükselir. Eğer tiroit hatalı çalışmaya başlarsa, hormonu ayarlama girişimleri sistemi işleyemez hale getirir. Tiroit hastalıkları ingiltere'de, kadmlann yaklaşık % Tini, erkeklerin ise % 0.1'ini etkilemektedir, iki çeşit tiroit hastalığı vardır.
Hipertiroit (hiper, fazla demektir) ve hipotiroit (hipo, düşük demektir). Kadınlar, graves hastalığına erkeklerden dört kat daha fazla yatkındırlar (Aynı zamanda, tiroit tümörleri gelişme riski de erkeklerden iki kat daha fazladır). Hipertiroitin birkaç değişik türü vardır, fakat graves hastalığı diğerlerinden çok daha yaygındır. Bu bir otoimmün sorunu, yani bağışıklık sisteminin vücuda saldırmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Doktorlar graves hastalığını, tiroit hormonu üretimini engellemeye çalışarak tedavi ederler.Hipertroid