Tüm Kategoriler
CİNSEL ÜRÜNLER CİNSEL ÜRÜNLER
YEŞİLEX AFRODİZYAK YEŞİLEX AFRODİZYAK
YEŞİLEX ÜRÜNLERİ YEŞİLEX ÜRÜNLERİ
BİTKİSEL KAPSÜLLER BİTKİSEL KAPSÜLLER
BİTKİSEL İLAÇLAR BİTKİSEL İLAÇLAR
AKCİĞER HASTALIKLARI AKCİĞER HASTALIKLARI
AKDENİZ ATEŞİ AKDENİZ ATEŞİ
ALERJİ PROBLEMİ ALERJİ PROBLEMİ
ALKOLÜ BIRAKMA ALKOLÜ BIRAKMA
ALT ISLATMA ALT ISLATMA
ANAL FİSSÜR ANAL FİSSÜR
ANEMİ ANEMİ
ANKİLOZAN SPONDİLİT ANKİLOZAN SPONDİLİT
ANTİOKSİDANLAR ANTİOKSİDANLAR
ARTRİT ARTRİT
ASTİM ASTİM
AŞIRI TERLEME AŞIRI TERLEME
AYAK BAKIMI AYAK BAKIMI
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
BAL VE ARI ÜRÜNLERİ BAL VE ARI ÜRÜNLERİ
BALLI KARIŞIMLAR BALLI KARIŞIMLAR
BANYO ÜRÜNLERİ BANYO ÜRÜNLERİ
BASUR (HEMOROİT) BASUR (HEMOROİT)
BAŞ DÖNMESİ BAŞ DÖNMESİ
BEBEK VE ÇOCUK BEBEK VE ÇOCUK
BEHCET BEHCET
BEL FITIGI BEL FITIGI
BEL SOĞUKLUĞU BEL SOĞUKLUĞU
BEYİN HASTALIKLARI BEYİN HASTALIKLARI
BİTKİSEL ÇAYLAR BİTKİSEL ÇAYLAR
BİTKİSEL SULAR BİTKİSEL SULAR
BİTKİSEL YAĞLAR BİTKİSEL YAĞLAR
BOY UZATMA BOY UZATMA
BOYUN FITIĞI BOYUN FITIĞI
BÖBREK HASTALIKLARI BÖBREK HASTALIKLARI
BÖBREK TAŞI BÖBREK TAŞI
BÖBREK YETMEZLİĞİ BÖBREK YETMEZLİĞİ
BRONŞİT & SOLUNUM BRONŞİT & SOLUNUM
CİLT ÜRÜNLERİ CİLT ÜRÜNLERİ
CİNSEL SOĞUKLUK CİNSEL SOĞUKLUK
DAMAR TIKANIKLIĞI DAMAR TIKANIKLIĞI
DERİ HASTALIKLARI DERİ HASTALIKLARI
DİŞ VE AĞIZ BAKIMI DİŞ VE AĞIZ BAKIMI
EGZAMA EGZAMA
ERKEN BOŞALMA ERKEN BOŞALMA
FELÇ FELÇ
FİBROMİYALJİ FİBROMİYALJİ
GÖĞÜS BÜYÜTÜCÜ GÖĞÜS BÜYÜTÜCÜ
GÖZ SORUNLARI GÖZ SORUNLARI
GRİP GRİP
GUATR GUATR
GUT HASTALIĞI GUT HASTALIĞI
GÜL HASTALIĞI GÜL HASTALIĞI
HEPATİT B_C HEPATİT B_C
HİPERTROİT HİPERTROİT
HORMONAL BOZUKLUK HORMONAL BOZUKLUK
İŞTAH AÇICI İŞTAH AÇICI
İYİLEŞMEYEN YARALAR İYİLEŞMEYEN YARALAR
K.B.B.  HASTALIKLARI K.B.B. HASTALIKLARI
KADIN HASTALIKLARI KADIN HASTALIKLARI
KALP-DAMAR HAS. KALP-DAMAR HAS.
KANSER KANSER
KARACİĞER HAS. KARACİĞER HAS.
KAS & KEMİK EKLEM HAS. KAS & KEMİK EKLEM HAS.
KAS GEVŞETİCİ KAS GEVŞETİCİ
KAŞINTI KAŞINTI
KEMİK ERİMESİ KEMİK ERİMESİ
KIL DÖNMESİ KIL DÖNMESİ
KISIRLIK KISIRLIK
KİLO ALDIRICI KİLO ALDIRICI
KİREÇLENME KİREÇLENME
KOLESTEROL KOLESTEROL
KREMLER KREMLER
KRONİK YORGUNLUK KRONİK YORGUNLUK
KULAK ÇINLAMASI KULAK ÇINLAMASI
KURT DÖKÜCÜ KURT DÖKÜCÜ
LİKEN PLANUS LİKEN PLANUS
MACUNLAR MACUNLAR
MANTAR MANTAR
MENİSKÜS MENİSKÜS
MİDE & BAĞIRSAK HAS. MİDE & BAĞIRSAK HAS.
MİGREN MİGREN
ORUÇ VE SAĞLIK ORUÇ VE SAĞLIK
ÖDEM HASTALIĞI ÖDEM HASTALIĞI
ÖZEL SETLERİMİZ ÖZEL SETLERİMİZ
ÖZEL ÜRÜNLER ÖZEL ÜRÜNLER
PAKET BİTKİLER PAKET BİTKİLER
PROSTAT PROSTAT
PSİKOLOJİK RAH. PSİKOLOJİK RAH.
ROMATİZMA HAS. ROMATİZMA HAS.
SAÇ BAKIMI SAÇ BAKIMI
SAFRA KESESİ SAFRA KESESİ
SARA HASTALIĞI SARA HASTALIĞI
SEDEF SEDEF
SİGARA BIRAKMA SİGARA BIRAKMA
SİNÜZİT SİNÜZİT
SİSTİT SİSTİT
SİYATİK SİYATİK
SPERM ARTTİRICI SPERM ARTTİRICI
SPORCU DESTEK SPORCU DESTEK
STRES & DEPRESYON STRES & DEPRESYON
SÜT ARTTIRICI SÜT ARTTIRICI
ŞEKER HASTALIĞI ŞEKER HASTALIĞI
TÜY DÖKÜCÜ TÜY DÖKÜCÜ
UÇUK UÇUK
UNUTKANLIK UNUTKANLIK
UYKU SORUNLARI UYKU SORUNLARI
VARIKOSEL VARIKOSEL
VARİS HASTALIĞI VARİS HASTALIĞI
VİTAMİNLER VİTAMİNLER
VİTİLİGO VİTİLİGO
YANIK YANIK
YAŞLILIK YAŞLILIK
YORGUNLUK GİDERİCİ YORGUNLUK GİDERİCİ
YÜKSEK TANSİYON YÜKSEK TANSİYON
ZAYIFLAMA ÜRÜNLERİ ZAYIFLAMA ÜRÜNLERİ
ZİHİN AÇICI ZİHİN AÇICI
ZONA ZONA





Makale Ara :

                               Damar Tıkanıklığı Rahatsızlığının Tedavisine Yardımcı Ürünlerimiz İçin Tıklayınız...

 


Beyinde Damar Tıkanıklığı Tedavisi

 

Beyinde damar tıkanıklığı tedavisi nasıl yapılır hastalıktan korunma yolları nelerdir beyin damar tıkanıklığında kullanılan bitkiler hangileridir

 

Beyindeki damar tıkanıklığının tedavisi mümkün müdür hastalığın kişiye etkileri nelerdir tedaviye yardımcı bitkiler hangileridir merak ettiklerinizi bu yazıda okuyabilirsiniz

 

 

Beyin damar tıkanıklığı tedavisinde kullanılan % 100 bitkisel ürünleri görmek için buraya tıklayabilirsiniz...

 

 

İNCELEMELER

 

Anjiyografi ile yapılan radyolojik ince­lemede beynin damar ağı görüntülene­rek damar sertliği, damar keçeleşmesi, tıkanma vb değişimler saptanabilir. Ta­nıya çok yardımcı olan bir başka ince­leme yöntemi de bilgisayarlı tomogra­fidir. Bu yöntem özellikle beyindeki kanama ve doku Ölümü alanlarının be­lirlenmesinde kullanılır. Elektroensefa-logram ve sintigrafi ile hem lezyonun yeri, hem de hastalığın gidişi hakkında geniş bilgi sağlanabilir. Gene son yıl­larda geliştirilen magnetik rezonans, tanıda çok önemli veriler sağlayan bir yöntemdir. Kanamalı olgularda belden beyin-omurilik sıvısı çekilerek (lomber ponksiyonu) sıvıda kanın varlığı saptanabilir. Ama bu yöntem olası tehlikele­ri nedeniyle ancak tam için zorunlu du­rumlarda uygulanmalıdır.

TEDAVİ

 

Damar kökenli beyin hastalığı genellik­le acil girişim gerektiren bir durumdur. İlkyardım uygulaması oldukça kolay­dır: Hasta yan yatar bir duruma getiri­lip solunumun rahatlaması sağlanır. Gömlek yakası, kemer vb gevşetilerek alna ve yüze soğuk kompres uygulanır. Hasta kusuyorsa, kusmuğun soluk bo­rusuna kaçması önlenmelidir. Çırpınma nöbeti olan hastaların dillerini ısırmala-n, dişler araşma sağlam ama sert olma­yan bir cisim konarak önlenebilir. Ayn-ca bu durumdaki hastalar, kendilerini yaralamamalan için yakın gözetimde tutulmalıdır.
Hasta hastaneye yatırıldıktan sonra, tedavi tanıya göre belirlenir. Hastalık nedeni geçici iskemi (kanlanma eksikli­ği) nöbeti olduğunda, tedavinin amacı beyinde ileri derecede doku yıkımını önlemek olmalıdır. Tedavide öncelikle pıhtılaşma önleyici ilaçlar kullanılır. Ayrıca tehlikedeki beyin dokularının kanlanması cerrahi girişim ile yeniden düzenlenir. Bu tedavi yaklaşımlarının hangisinin önce uygulanacağı her olgu­da değişebilir. Damar sertliği, şeker hastalığı, kan basmcı yüksekliği gibi tehlike etkenlerinin yaygm olarak gö­rüldüğü yaşlı hastalara günde 0,5 gr asetilsali silik asit (aspirin) ağız yoluyla verilir. Beyin dokusunda oksijen yeter­sizliği olduğunda pıhtılaşma önleyici ilaçlar kullanılır. Felç kanamaya bağlı ise bu ilaçlar kesinlikle verilmemelidir.Asetilsalisilik asit ya da pıhtılaşma ıleyici ilaçlarla yapılan tedavinin esas ıacı pıhtı oluşumunu önlemektir. Felçten sorumlu olan damar tıkanıklığı­nın yeri ve niteliği radyolojik incele­meyle belirlenerek cerrahi tedavi plan­lanabilir. İç şahdamarmın (karotis atar­damarı) kafatası dışı bölümünün tıkan­dığı ya da bir darlığın geliştiği olgular­da cerrahi girişimle pıhtının çıkarılması son derece olumlu sonuçlar vermekte­dir. Şahdamarmın kafatası içi bölümü­nün tıkanıklıklarında ise, pıhtıya ulaşıl­ması güç ya da olanaksız olduğundan yüzeyel şakak atardamarı (arteria tem-poralîs superficialis), orta beyin atarda­marına (arteria cerebri media) bağlanır. İleri derecede ayrıntılı damar cerrahisi yöntemlerinin uygulanmasını gerekti­ren bu ameliyatlar ancak geniş mikro-cerrahi olanaklara sahip büyük merkez­lerde gerçekleştirilebilir. Tüm vücudu tutan felçlerde tedavi olanakları geniş değildir. Yatalak hastanın yatış durumu sık sık değiştirilerek zatürree ya da ya­tak (dekubitus) ülseri (hastanın vücudu­nun yatağa değen yüzeyinde sürekli yatma sonucu gelişen yaralar) oluşumu önlenmeye çalışılır. Hastanın hareket ettirilmesi kol ve bacaklann işlevlerini belli bir ölçüde de olsa yeniden kazan­masına yardımcı olabilir. Bu hastalar burundan mideye sokulan tüp ya da da­mar yolundan verilen serum ile beslen­melidir. Gerekirse idrar sonda ile alınır ve soluk borusunda açılan bir delik ile rahat solunum sağlanır. Hastanın huzur­suz olduğu üum: ilarda sakinleştirici ilaçlar yararlıdır. Felç gelişiminden 2-3 gün sonra salisilîk asit tedavisine ve radyolojik incelemelere başlanır. Beyin kanamalarında uygulanan cerrahi teda­vi hastanın yaşamını kurtaran ancak ge­nellikle sinir sisteminin bütünlüğünü korumada başarısız kalan bir yöntem­dir. Bazı beyin kanaması olgularında hastalar rehabilitasyon ile felci büyük ölçüde yenerek kendi kendine yetebilir duruma gelirler. Çoğunlukla anevriz­maya (damarlarda balonlaşma), anjiyo-ma (damar tümörü) ve atardamar-toplardamar oluşum bozukluklarına (AVM) bağlı olarak gelişen örümceksi-zar altı (subaraknoit) kanamalarda cerrahi girişim, büyük tehlikeleri olsa da, olumlu sonuçlar verir. Bu cerrahi giri-. şim hastanın bilinç durumuna göre he men (erken cerrahi) ya da birkaç hafta sonra (geç cerrahi) yapılabilir.

REHABİLİTASYON

 

Felç olgularmda akut dönem sonrasın­da, hastaya eski hareket yeteneklerini yeniden kazandırmak amacıyla çalış­malara gecikmeden başlanmalıdır. Özellikle vücudun bir yansını tutan felçlerde hastaların önemli bir bölümü eski hareket yeteneklerini büyük oranda kazanabilirler.Yarım felç görülen olgularda, hastalığın ilk günlerinde, hastanın genel du-i rumuna göre düzenlenen ve adım adım ilerleyen bir rehabilitasyon programına başlanır. Erken dönemde başlanan rehabilitasyonun yeni embolilere ya da kan basıncı yükselmesine neden olacağı en­dişesi son derece yersizdir.
Eski felç olgularında da rehabilitas­yon denenmelidir. Bir süre sonra özel­likle bacaklarda eski hareket yeteneği­nin şaşırtıcı bir biçimde yeniden kazanıldığı görülecektir. İyileşme, yedek si-i nir hücrelerinin (nisanlar beyin hücrele­rinin yalnızca küçük bir bölümünü kul­lanırlar) ölü hücrelerin yerini almasıyla gerçekleşir. Canlılığım yitirmiş beyin sinir hücrelerinin kendini yenilemesi olanaklı değildir.
Eskiden felçli hastaların hareket ye­teneklerini yeniden kazanabilmeleri için yalnızca elektrik uyaranları ve ma­saj uygulanır, ama çok başarılı sonuçlar alınamazdı.Felcin bacakları tuttuğu hastalarda bacaklar doğru duruşa getirilerek, bu durumda tutulmalıdır. Bu yapılmadı­ğında bacaklar normal dışı bir konumda kalacağından tedavi güçleşir. Daha son­ra pasif hareketlerle eklemlerin sertleş­mesi ve bacaklann “hareket belleğini” yitirmesi önlenir.Bu aşamada tedavi programı bireysel olarak, yani her hastanın durumuna göre hazırlandığından tedavi karmaşık bir hal alır. Kural olarak basit hareket­lerden zora doğru gidilir: Hasta önce yatakta, sonra yatak kenarında ve te­kerlekli sandalyede oturtulur. Sonraki aşamada ayakta durma alıştırmalarına geçilir. Daha sonra hastanın, Önceleri düz bir yerde ayna önünde ve duvara tutunarak yürümesi, ardından birkaç basamak inip çıkmaya başlaması sağla­nır.Aynı genel rehabilitasyon programı kollar için de geçerlidir. Ama yapısı da­ha karmaşık olan el hareketlerinin reha­bilitasyonu özel bir program gerektirir. Çalışma yaşamına geri dönme, evde ve toplumsal ortamda kendine yetme bütü­nüyle rehabilitasyon programının başa­rısına bağlıdır. Başarılı bir sonuç için tedaviyi uygulayanların çabalarının ya­nı sıra hastanın da katılımı gerekir. He­kim ve teknik yardımcıları hasta üzerin­de değil, hasta ile birlikte çalışma anla­yışı taşımalıdır. Hastalar gerekirse eg­zersizleri her gün tek başlarına da sür­dürebilirler. Organ hareketlerinde belli bir düzeye ulaşıldıktan sonra tedavi ev­de devam edebilir.
Felçli hastalar konuşma yeteneğini yeniden kazanmada oldukça güçlük çe­kerler. Konuşma rehabilitasyonuna er­ken başlanması gerekir. Özel ilgi, uz­manlık, sabır, kararlılık ve uzun alıştır­malar gerektiren bu tedavi oldukça ba­şarılı sonuçlar verebilir. Yaşlılar da da­hil olmak üzere hastaların çoğu birkaç yüz kelimeden oluşan bir sözcük dağar­cığı geliştirerek günlük yaşamları için gerekli iletişimi kurabilirler.
Felçli hastaların rehabilitasyonu uz­manlaşmış merkezlerde yapılmalıdır. İstatistikler, felç geçiren hastaların yüz­de 90 oranında aile ortamında kendileri­ne yettiğini, yüzde 30 oranında da üret­ken iş yaşamma geri dönebildiğini gös­terir. Bu nedenle yarım felçli hastalan yazgılarına terk etmek yanlış bir tutum­dur.

KORUNMA

 

Daha 18. yüzyıl tıbbında felcin genel olarak kısa boyunlu, kırmızı yüzlü, ka­nama eğilimi olan ve kan basıncı yük­sek kimselerde görüldüğü belirlenmişti. Felcin kan basıncı yüksekliği (yüksek tansiyon) ve şişmanlıkla yakın ilişkisi olduğu düşüncesi yaygm olsa da, tüm kan basıncı yüksek ve şişman kişilerin felç adayı olduğunu söylemek abartılı olur.Öte yandan kan basmcı düşüklüğü de (düşük tansiyon) felce yol açabilir. Bu nedenle kan basıncmı düşürücü ilaç­ların doktor denetiminde alınması zo­runludur.
Önemli bir nokta da felç oluşumun­da kalıtsal etkenlerin belirleyiciliğidir. Kan basıncı yükseldiğinde kalıtsal et­kenler oldukça önemlidir (organik bo­zukluklara bağlı olmayan ve “esansiyel kan basmcı yüksekliği” adı verilen tab­lo); ama bunların tek başına felç nedeni olduğunu söyleyemeyiz. Bu nedenle felcin kalıtsal olduğu söylenemez. Yal­nızca, felci kolaylaştıran kan basmcı yüksekliği, damar sertliği gibi etkenle­rin kalıtsal yanı olduğu söylenebilir. Yapısal etkenlerin felç oluşumundaki öneminin yanı sıra çevre koşullarını da göz ardı etmemek gerekir.Öte yandan kan basıncı yüksek ki­şilerde felç oranının çok yüksek olma­dığı da bir gerçektir. Dolayısıyla hastalıktan en çok kimlerin etkilendiği sorusunun yanıtı kolaylıkla verilemez. Şişman kişilerde ve menopoz döne­minde görülen ya da başka nedenler­den kaynaklanan kan basmcı yüksekli­ği tipleriyle felç arasında doğrudan bir ilişki kurulamaz. Kan basıncı yüksekli­ği esas olarak tedavi edilebilen hasta­lıktır. Günümüzde kan basıncını düşü­ren etkili ilaçlar kullanılmaktadır. Ge­ne de kan basıncını yükselten ani sı­caklık değişiklikleri, uzun süre güneşte kalma, aşın güç harcama, uzun süreli kas çalışması, fazla yemek yeme,«alkol ve sigara kullanımı, heyecanlanma, uzun süreli bunaltı, dışa vurulan ya da saklanan öfke gibi etkenlerden korun­mak gerekir.Hastaların çoğu bedensel ve ruhsal olarak yorucu işlerde çalışmaktadır. Gergin iş ortamından uzaklaşmanın fel­ci önleyebildiği kesin olsaydı tedavi çok daha kolay olurdu. Ama ne yazık ki, böyle bir kesinlik yoktur. Gene de, iş ortamındaki gerilimlerden korunma ve daha sakin bir yaşam her zaman yardımcı olur.

 

 

 

 


Twitter Share  



Untitled Document
Beyinde Damar Tıkanıklığı Tedavisi ile ilgili Tüm başlıklar
Damar Tıkanıklığı Bitkisel TedaviŞifalı Bitkiler Damar TıkanıklığıDamar Tıkanıklığı ve Çeşitleri Genel
Damar TıkanıklığıDamar Tıkanıklığı BelirtisiDamar Tıkanıklığı Belirtileri
Damar Tıkanıklığının BelirtileriDamar Tıkanması BelirtileriBeyin Damar Tıkanıklığı
Beyinde Damar TıkanıklığıBeyin Damar TıkanmasıKalpte Damar Tıkanıklığı
Kalp Damar TıkanıklığıKalp Ve Damar TıkanıklığıDamar Tıkanıklığı Tedavisi
Beyne Giden Damar TıkanıklığıBeyin Damar Tıkanıklığı BelirtileriBeyinde Damar Tıkanıklığı Belirtileri
Kalp Damar Tıkanıklığı BelirtileriBacakta Damar TıkanıklığıAyak Damar Tıkanıklığı
Ayakta Damar TıkanıklığıDamar Tıkanıklığına Bitkisel ÇözümDamar Tıkanıklığı Bitkisel Çözüm
Beyin Damar Tıkanıklığı TedavisiBeyinde Damar Tıkanıklığı TedavisiDamar Tıkanması
Bacakta Damar Tıkanıklığı BelirtileriBacak Damar TıkanıklığıAyak Damar Tıkanıklığı Belirtileri
Bacak Damar Tıkanıklığı BelirtileriKılcal Damar TıkanıklığıAyakta Damar Tıkanıklığı Belirtileri
Damar Tıkanıklığı İçin Şifalı BitkilerŞifalı Bitkiler Damar TıkanıklığıBoyunda Damar Tıkanıklığı
Boyun Damar TıkanıklığıDamar Tıkanıklığına Şifalı BitkilerToplar Damar Tıkanıklığı
Damar Tıkanıklığı Bitkisel TedaviDamar Tıkanıklığı NedirAyak Damar Tıkanıklığı Tedavisi
Damar Tıkanıklığı Nasıl AnlaşılırBeyinde Kılcal Damar TıkanmasıBeyinde Kılcal Damar Tıkanıklığı
Beyindeki Kılcal Damar TıkanıklığıBacak Damar Tıkanıklığı TedavisiBoyun Damar Tıkanıklığı Belirtileri
Damar Tıkanıklığı Belirtileri NelerdirDamar Tıkanıklığına Ne İyi GelirKalp Damar Tıkanıklığı İçin Şifalı Bitkiler
Beyin Damar Tıkanıklığı AmeliyatıDamar Tıkanıklığında Kullanılan BitkilerDamar Tıkanıklığında Sülük Tedavisi
Damar Tıkanıklığında BeslenmeDamar Tıkanıklığında Kullanılan İlaçlarDamar Tıkanıklığını Açan Bitkiler
Damar Tıkanıklığını Önlemek İçinDamar Tıkanıklığını Açan İlaçlarDamar Tıkanıklığını Açan Şifalı Bitkiler
Damar Tıkanıklığının NedenleriDamar Tıkanıklığının Bitkisel TedavisiDamar Tıkanıklığının Sebepleri
Damar Tıkanıklığının TedavisiDamar Tıkanıklığının Tıptaki Karşılığı nedirDamar Tıkanıklığının Belirtileri Nelerdir
Damar Tıkanıklığına İyi Gelen BitkilerDamar Tıkanıklığına Bitkisel TedaviDamar Tıkanıklığına İyi Gelen Bitki
Damar Tıkanıklığına SonDamar Tıkanıklığına ÇözümDamar Tıkanıklığına Sebep Olan Etmenler
Damar Tıkanıklığına Faydalı BitkilerDamar Tıkanmasına Ne İyi GelirDamar Tıkanmasının Belirtileri
Kalp Damar TedavisiDamar Tıkanıklığı TedaviDamar Tıkanıklığı Bitkisel Tedavi
Damar Tıkanıklığı Bitkisel TedavisiDamar Açıcı İlaçlarDamar Açan Bitkiler
Tıkalı Damarlara Bitkisel Çözüm

    


Afrodizyaklar | Müşteri Hizmetleri | Garanti ve İade Şartları | Teslimat Şartları | Gizlilik Taahhüdü ve Güvenlik Politikası | Yardım | İletişim | Ana Sayfa  

Copyright © 2009 Şifa Market | www.sifamarket.com

 0224 224 55 92 (pbx)

 
Bu sitedeki açıklamalar sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir. Ürünler ilaç değildir, tıp ve sağlık profesyonellerinin tavsiye ettiği ilaçlar ile eşdeğer değildir. Ürün bilgileri ambalajlardaki açıklamalardan ve üreticilerin tanıtım broşürlerinden alınmıştır. Üreticilerin ürünleri hakkında verdiği bilgilerden ve yazım hatalarından kaynaklanan sorunlardan ve şikayetlerden sifamarket.com sorumlu değildir. Ürünlerin kullanımı ve sağlık sorunlarınız için öncelikle bir sağlık uzmanına, hekime, eczacıya danışınız.