Tüm Kategoriler
CİNSEL ÜRÜNLER CİNSEL ÜRÜNLER
YEŞİLEX AFRODİZYAK YEŞİLEX AFRODİZYAK
YEŞİLEX ÜRÜNLERİ YEŞİLEX ÜRÜNLERİ
BİTKİSEL KAPSÜLLER BİTKİSEL KAPSÜLLER
BİTKİSEL İLAÇLAR BİTKİSEL İLAÇLAR
AKCİĞER HASTALIKLARI AKCİĞER HASTALIKLARI
AKDENİZ ATEŞİ AKDENİZ ATEŞİ
ALERJİ PROBLEMİ ALERJİ PROBLEMİ
ALKOLÜ BIRAKMA ALKOLÜ BIRAKMA
ALT ISLATMA ALT ISLATMA
ANAL FİSSÜR ANAL FİSSÜR
ANEMİ ANEMİ
ANKİLOZAN SPONDİLİT ANKİLOZAN SPONDİLİT
ANTİOKSİDANLAR ANTİOKSİDANLAR
ARTRİT ARTRİT
ASTİM ASTİM
AŞIRI TERLEME AŞIRI TERLEME
AYAK BAKIMI AYAK BAKIMI
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
BAL VE ARI ÜRÜNLERİ BAL VE ARI ÜRÜNLERİ
BALLI KARIŞIMLAR BALLI KARIŞIMLAR
BANYO ÜRÜNLERİ BANYO ÜRÜNLERİ
BASUR (HEMOROİT) BASUR (HEMOROİT)
BAŞ DÖNMESİ BAŞ DÖNMESİ
BEBEK VE ÇOCUK BEBEK VE ÇOCUK
BEHCET BEHCET
BEL FITIGI BEL FITIGI
BEL SOĞUKLUĞU BEL SOĞUKLUĞU
BEYİN HASTALIKLARI BEYİN HASTALIKLARI
BİTKİSEL ÇAYLAR BİTKİSEL ÇAYLAR
BİTKİSEL SULAR BİTKİSEL SULAR
BİTKİSEL YAĞLAR BİTKİSEL YAĞLAR
BOY UZATMA BOY UZATMA
BOYUN FITIĞI BOYUN FITIĞI
BÖBREK HASTALIKLARI BÖBREK HASTALIKLARI
BÖBREK TAŞI BÖBREK TAŞI
BÖBREK YETMEZLİĞİ BÖBREK YETMEZLİĞİ
BRONŞİT & SOLUNUM BRONŞİT & SOLUNUM
CİLT ÜRÜNLERİ CİLT ÜRÜNLERİ
CİNSEL SOĞUKLUK CİNSEL SOĞUKLUK
DAMAR TIKANIKLIĞI DAMAR TIKANIKLIĞI
DERİ HASTALIKLARI DERİ HASTALIKLARI
DİŞ VE AĞIZ BAKIMI DİŞ VE AĞIZ BAKIMI
EGZAMA EGZAMA
ERKEN BOŞALMA ERKEN BOŞALMA
FELÇ FELÇ
FİBROMİYALJİ FİBROMİYALJİ
GÖĞÜS BÜYÜTÜCÜ GÖĞÜS BÜYÜTÜCÜ
GÖZ SORUNLARI GÖZ SORUNLARI
GRİP GRİP
GUATR GUATR
GUT HASTALIĞI GUT HASTALIĞI
GÜL HASTALIĞI GÜL HASTALIĞI
HEPATİT B_C HEPATİT B_C
HİPERTROİT HİPERTROİT
HORMONAL BOZUKLUK HORMONAL BOZUKLUK
İŞTAH AÇICI İŞTAH AÇICI
İYİLEŞMEYEN YARALAR İYİLEŞMEYEN YARALAR
K.B.B.  HASTALIKLARI K.B.B. HASTALIKLARI
KADIN HASTALIKLARI KADIN HASTALIKLARI
KALP-DAMAR HAS. KALP-DAMAR HAS.
KANSER KANSER
KARACİĞER HAS. KARACİĞER HAS.
KAS & KEMİK EKLEM HAS. KAS & KEMİK EKLEM HAS.
KAS GEVŞETİCİ KAS GEVŞETİCİ
KAŞINTI KAŞINTI
KEMİK ERİMESİ KEMİK ERİMESİ
KIL DÖNMESİ KIL DÖNMESİ
KISIRLIK KISIRLIK
KİLO ALDIRICI KİLO ALDIRICI
KİREÇLENME KİREÇLENME
KOLESTEROL KOLESTEROL
KREMLER KREMLER
KRONİK YORGUNLUK KRONİK YORGUNLUK
KULAK ÇINLAMASI KULAK ÇINLAMASI
KURT DÖKÜCÜ KURT DÖKÜCÜ
LİKEN PLANUS LİKEN PLANUS
MACUNLAR MACUNLAR
MANTAR MANTAR
MENİSKÜS MENİSKÜS
MİDE & BAĞIRSAK HAS. MİDE & BAĞIRSAK HAS.
MİGREN MİGREN
ORUÇ VE SAĞLIK ORUÇ VE SAĞLIK
ÖDEM HASTALIĞI ÖDEM HASTALIĞI
ÖZEL SETLERİMİZ ÖZEL SETLERİMİZ
ÖZEL ÜRÜNLER ÖZEL ÜRÜNLER
PAKET BİTKİLER PAKET BİTKİLER
PROSTAT PROSTAT
PSİKOLOJİK RAH. PSİKOLOJİK RAH.
ROMATİZMA HAS. ROMATİZMA HAS.
SAÇ BAKIMI SAÇ BAKIMI
SAFRA KESESİ SAFRA KESESİ
SARA HASTALIĞI SARA HASTALIĞI
SEDEF SEDEF
SİGARA BIRAKMA SİGARA BIRAKMA
SİNÜZİT SİNÜZİT
SİSTİT SİSTİT
SİYATİK SİYATİK
SPERM ARTTİRICI SPERM ARTTİRICI
SPORCU DESTEK SPORCU DESTEK
STRES & DEPRESYON STRES & DEPRESYON
SÜT ARTTIRICI SÜT ARTTIRICI
ŞEKER HASTALIĞI ŞEKER HASTALIĞI
TÜY DÖKÜCÜ TÜY DÖKÜCÜ
UÇUK UÇUK
UNUTKANLIK UNUTKANLIK
UYKU SORUNLARI UYKU SORUNLARI
VARIKOSEL VARIKOSEL
VARİS HASTALIĞI VARİS HASTALIĞI
VİTAMİNLER VİTAMİNLER
VİTİLİGO VİTİLİGO
YANIK YANIK
YAŞLILIK YAŞLILIK
YORGUNLUK GİDERİCİ YORGUNLUK GİDERİCİ
YÜKSEK TANSİYON YÜKSEK TANSİYON
ZAYIFLAMA ÜRÜNLERİ ZAYIFLAMA ÜRÜNLERİ
ZİHİN AÇICI ZİHİN AÇICI
ZONA ZONA





Makale Ara :

                               Damar Tıkanıklığı Rahatsızlığının Tedavisine Yardımcı Ürünlerimiz İçin Tıklayınız...

 


Kalp Damar Tıkanıklığı Belirtileri

 

Kalp damar tıkanıklığı belirtileri nelerdir kalp damar tıkanıklığı olanlar nelere dikkat etmelidir

 

 

Kalp damar tıkanıklığı belirtileri nelerdir teşhisi ve tedavisi nasıl yapılır tedaviye yardımcı bitkiler nelerdir merak ettiklerinizi bu yazıda bulabilirsiniz.. 

 

Kalp- damar hastalıkları dünyadaki ölüm sebeplerinin en başında geliyor. Bu nedenle, son yıllarda hem kalp damar hastalıklarının tanısının konulmasında hem de tedavide oldukça hızlı ilerlemeler kaydedildi. İlaç tedavisinden damarların balonla açılmasına, stent takılmasından koroner by-pass ameliyatlarına kadar tüm bu yöntemler kalp-damar hastalarının yaşam kalitesini artırıyor...

 

Kalp damar hastalıklarının tedavisinde kullanılan % 100 Bitkisel ürünleri görmek için buraya tıklayabilirsiniz...

 

 

Kalp Damar Tıkanıklığının Belirtileri – Damar Tıkanıklığı Nasıl Anlaşılır?

Kalbi besleyen ince damarların içinden dakikada 250 cc kan geçer. Efor esnasında bu damarlardan geçen kan miktarı üç katına çıkar. Bu damar içinde meydana gelebilecek bir daralma ya da tıkanma çok tehlikelidir. Çünkü damar içinden geçmesi gereken 250 cc kan bir anda gitmeyecek ve o adale bundan  yoksun kalmış olacak. Böyle bir durumda olabilecek hastalıklar spazm, daralma ve tıkanma olarak sınıflandırılır.


Damardan geçmesi gereken 250 cc’lik kan darlık sebebiyle bir anda 100 cc’ye düşerse ve hasta o sırada efor yapıyorsa kalp, kan ve oksijen eksikliği sebebiyle zor bir duruma girer. Bu durum  göğse, kola, çeneye, boyuna bir ağrı biçiminde kendini gösterir. Kalbin kendisi doğrudan ağrımaz.


Damar tıkanmaya başladığında vücut bir uyarı vermez. Tıkandığında ise kalp krizi başlar. Hasta herhangi bir şikayeti olmadan da kalp krizi geçirebilir. Damarda oluşan darlıklar bazen hiç belirti vermeyebilir. Örneğin bir damarda % 80’lik bir daralma meydana gelmiş olabilir. Ancak bu damarı onun karşısındaki damar yan dallarla beslerse hastanın hiçbir yakınması olmaz. Fakat bu durum o damarın hiç tıkanmayacağı anlamına da gelmez. Tansiyon düşüklüğü, basit bir spazm, kanın koyulaşması, ritim bozukluğu sırasında tıkalı damarın üzerine bir pıhtı oturur ve kalp krizi oluşur. Veya damarda  %80 darlık oluşturan plak bir yüksek tansiyon sıkıntısı nedeniyle yırtılır ve içindeki yağlar dolaşıma girer ve damarın tıkanmasına yol açar.

 

Kalp damar hastalıklarında kime, hangi tedavi yöntemi?


Kalp ve damar hastalıklarında tanı nasıl konuyor, kimler risk altında, yenidoğanda ve yetişkinlerde görülen kalp rahatsızlıkları neler? Hangi durumlarda hastaya stent takılıyor, hangi durumlarda ameliyat kaçınılmaz oluyor? Tüm bu soruları Bursa Acıbadem Hastanesi Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi doktorlarına sorduk…

Kalp damar hastalıkları dünyadaki ölüm sebeplerinin en başında geliyor. Erkek ve kadında farklı olmak üzere ölümlerin yaklaşık yüzde 60’ı kalp damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Bu nedenle, son yıllarda bu alanda oldukça hızlı ilerlemeler kaydedildi. Ani kalp krizlerinde damarın açılması, uzun vadeli tıkalı damarların açılması ya da  açılan damarların idamesine yönelik tedaviler bu gelişmelerden sadece bazıları.

Kalp damar hastalıkları deyince akla, uzun dönemde ateroskleroza bağlı kalbin koroner damarlarında darlık ve tıkanıklıklar akla geliyor. Bunların çeşitli aşamaları var. Önce plakla başlayan hastalık, daha sonra giderek yavaş yavaş daralma ve yıllar içerisinde ani tıkanma ya da uzun vadeli yavaş tıkanma şeklinde ilerliyor.

Kadınlar, doğurganlık yaşları içinde çeşitli hormonlar tarafından, özellikle östrojen tarafından kalp damar hastalıklarından korunuyorlar. Ancak gerek normal gerek cerrahi menopoz sonrası östrojenin azalmasıyla bu koruma azalıyor. Kalp damar hastalıkları oranları ileri yaştaki kadınlar ve erkekler arasında eşitleniyor. Özellikle ailesinde erken ölüm, kolesterol yüksekliği, sigara içme alışkanlığı olan kadınlarda ileri yaştaki erkeklerden daha fazla kalp damar hastalılarına yakalanma riski var.

İlk adım tanı koyma


Kalp damar hastalıklarının çocuklarda ve erişkinlerde görülen kalp hastalıkları olmak üzere ikiye ayrıldığını belirten Acıbadem Hastanesi Bursa Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Çiçek, bu hastalığın her iki türünü de şöyle anlatıyor: “Çocuklarda görülen kalp hastalıkları daha çok doğumsal dediğimiz kalp hastalıklarıdır. Bunlar fizyolojik ve anatomik bozukluğa göre yaşamın çok erken dönemlerinde bebek doğar doğmaz ortaya çıkabilen hastalıklar ya da daha ileri safhalarda ortaya çıkan hastalıklar. Erişkinlerde görülen kalp hastalıkları ise daha çok sonradan edinilen hastalıklardır. Bunlarda da en büyük bölümü damar sertliği dediğimiz ateroskleroza bağlı kalpteki koroner damarları tıkayıcı hastalıklar ve bunun belirtileri oluşturur.”

Peki hastalık ne zaman ortaya çıkıyor ve insanlar ne zaman bu hastalıktan şikayet etmeye başlıyor? Acıbadem Hastanesi Bursa Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mahmut Çakmak, hastaların göğsünde ağrı hissetmeye, nefes darlığı yaşamaya ve en önemlisi bu yüzden işini ve sosyal yaşantısını aksatmaya başladığı zaman hastalığının farkına vardığını ve o zaman doktora başvurduğunu belirtiyor.

 “Bir hasta çeşitli şikayetlerle doktora geldiğinde, ilk aşama tanı koyma oluyor. Tanı koyma aşamasında, yaklaşık 150 yıllık bir icat olan elektrokardiografi çekiyoruz. Ancak elektrokardiografiyle istirahat halinde yani kalp krizi durumu haricinde pek bulgu saptayamıyoruz. Dolayısıyla daha ileri teknik olan eforlu EKG yani eforlu elektrokardiografiyi kullanıyoruz. Eforlu EKG, hastayı yormak suretiyle kalp hızını ve kalbin enerji tüketimini artırarak, eğer damarlarda bir problem varsa bunu ortaya çıkarma amaçlı yapılan bir test. Bunun farklı türleri var. Yürüyüş bandıyla olanlar ya da miyokardial sintigrafi dediğimiz testler. Bunların hepsi kalbin damarlarına dair bilgi veren testlerdir. Ekokardiografi denen kalbin yapısal bileşenlerine yönelik yaptığımız bir test daha var. Bu testle de kalp damar hastalıklarıyla ilgili indirekt sonuçlara ulaşabiliyoruz. Mesela kalp krizi geçirmiş bir hastanın kalbin bir tarafının daha az kasıldığını görebiliyoruz. Bu da bize o tarafta darlık olabileceğini düşündürdüğü için başka testler yapma ihtiyacı duyuyoruz. Stres-ekokardiografi dediğimiz yöntemle de ilaç yardımıyla kalbi gerçek stres durumunda gibi yorarak duvar hareketlerini ve kaslarını inceliyoruz” diye özetliyor Dr. Çakmak tanı testlerini.

Bütün bu tanı testlerinden sonra daha ileri bir yöntem olan koroner anjiografiye geliyor sıra. Koroner anjiografi, kalbin damarlarını görüntülemeye yarayan bir yöntem. Bu testle, kalbin damarlarının içerisine, opak denen bir boya maddesi verilerek, kalbin neresinde, kaç yerinde, kaç damarında, yüzde kaç tıkanma ya da daralma olup olmadığı gözlemlenebiliyor. Bu testin sonucuna göre hastanın hastalık tablosu ortaya çıkıyor. Hastalık tespit edildikten sonraki adım ise hangi tedavi yönteminin uygulanacağına karar vermek. Uzmanlara göre bu, işin en önemli bölümü.

Pek çok tedavi seçeneği var


Prof. Dr. Sertaç Çiçek, tedavi yöntemlerinin temel olarak iki ana başlık altında toplandığını söylüyor: “Tıkayıcı damar hastalıkları dediğimiz kalp damarlarında oluşan koroner damar hastalıklarının tedavisi girişimsel tedavi yöntemleri ve cerrahi tedavi yöntemleri olarak iki ana gruba ayrılıyor. Bu iki seçeneğin dışında bir de ilaç tedavisi seçeneği bulunuyor. Koroner arterlerdeki damar tıkanıklığının derecesine ve yerlerine göre, bulunduğu damar sayısına göre hastalara balon ve stent uygulanırken, daha fazla damarı tıkayan kalp fonksiyonu bozukluğu hastalıklarında koroner arter bypass cerrahisi yöntemini hastalara öneriyoruz.”

Farklı durumlar için farklı tedavi yöntemleri bulunuyor. Bu seçeneklerden birincisi, bütün testlerde darlık ya da tıkanıklık görünüyor ya da bundan şüpheleniliyor olmasına rağmen, damarların tamamen normal çıkması. Bu durum çok düşük bir oranda olsa da yine de görüldüğü vakalar var.  “Bu, kalbin ana damarlarında darlık olmasa da, bilimsel bir hipoteze bağlı olarak kalbin mikrovasküler alanında aterosklerozun olduğunu ya da bu durumun spazma bağlı olduğu gösteren bir tablodur. Aslında sebebi tam olarak anlaşılamayan bir durum anlamına geliyor. Bu tür hastalara sadece ilaç tedavisi yapıyoruz” diyor Dr. Çakmak.

İkinci seçenek kalp damarlarında bir veya birkaç yerde çeşitli plaklar veya küçük darlıklar oluşsa da bunların tıbbi olarak girişimsel açıdan bir şey yapılamayacak yerlerde olmaları ya da girişimsel bir işlemin yapılmasına gerek olmaması ihtimali. Hastanın damarlarında yüzde 70’in üzerinde bir darlık görülmüyorsa girişimsel bir işleme gerek duyulmuyor. Bazı hastalarda ise, darlık görülen damarları çok uçta olduğu için balon ve stent uygulamalarından  yarar görmeyecekleri düşünülerek girişimsel işlemler uygun görülmüyor. Bu durumda ise uzun vadeli ilaç tedavisi uygulanıyor. İlaç tedavisinin hastalar üzerindeki başarısı oldukça yüksek.

Girişimsel tedavi yöntemleri: stent ve balon


Üçüncü seçenek ise birkaç damarda çeşitli darlıkların ortaya çıkması ve hastanın uygunluğuna göre çeşitli tekniklerle bu damarları açma yöntemlerinin uygulanması. Ameliyattan önceki son aşama olarak adlandırılan bu aşamada pek çok tedavi seçeneği olduğunu belirten Dr. Çakmak, hangi damar açma tekniğinin kullanılacağına lezyonun (hasarın) kaynağına göre karar verdiklerini söyleyerek şöyle devam ediyor:

“En çok kullanılan yöntem, damarı balonla açarak stent yerleştirme yöntemidir. Eğer çok kireçlenmiş bir damar yapısı varsa, damarda uzun bir hasar varsa o zaman başka yöntemleri deniyoruz. Damarın içini tıraşlayıcı bir sistemle, önce damarda bir açıklık sağlayıp sonra stent takma işlemini gerçekleştiriyoruz. Ancak bu sistemin sonuçları klasik yöntemden daha iyi değil çünkü uzun vadede, yeniden tıkanma ihtimali biraz daha fazla.”

Günümüzde artık oldukça sık kullanılan stentler, çıplak ve ilaç kaplı stentler olarak iki gruba ayrılıyor. Stentlerin kullanımı gittikçe yaygınlaşsa da sonradan getirdiği çeşitli sorunlar hala tam olarak giderilmiş değil. En büyük sorun yeniden tıkanma ihtimali. Klasik bir çıplak stentte, yani ilaç kaplı olmayan stentte bu oran oldukça yüksek. Çıplak stentlerle 1 yılda tıkanma ihtimali yaklaşık yüzde 30 ile 35 civarında. İlaç kaplı stentlerde ise yeniden tıkanma oranı 5-6 kat daha düşük.

İlaç kaplı stentler çıktıktan sonra cerrahiyle stent yerleştirme arasındaki oran da birbirine yaklaşıyor. Stent yerleştirme oranı artarken, uygulamanın sonuçları da iyileşmeye başlıyor. Stentin bir amacı da ameliyatı geciktirmek ve hastaya mümkün olduğu kadar ameliyatsız bir yaşam sürdürmesini sağlamak. Stent, ameliyatı ortadan kaldıran değil ama geciktiren bir yöntem.

1 yıl içerisinde tıkanmanın başlamadığı stentli damarlar, teorik olarak sağlıklı bir damar gibi değerlendiriliyor. O yüzden ilk 6 ay ve 1 yıl stent uygulamalarında oldukça önemli. İlaç kaplı stentler hayat boyu değil sadece 30 ile 60 gün arası bir sürede ilaç salgılıyor. İlaç kaplı stentlerin salgıladığı ilaçlar aslında bilinen kanser ilaçları. Kanser ilaçlarının özelliği fazla olan hücreyi öldürme veya hücrelerin çoğalmasını engellemek. Bu ilaçlar, damar içerisindeki hücre çoğalmasını engellediği için aterosklerozun başlamasını da engelleyeceği düşünülüyor.

Koroner arter by-pass ameliyatları


Dördüncü tedavi seçeneği ise ameliyat. Ameliyata, birden çok damarda tıkanıklık ve darlık olan hastalar gönderiliyor. Ayrıca kalbi besleyen ana damardaki lezyonlarda da hastayı ameliyata gönderme yaklaşımı hakim. Yapılan çalışmalarla, diyabetik hastalarda cerrahi tedavinin stentlemeye göre daha iyi sonuçlar verdiği görülmüş. İnce damar yapısı olan hastalar için de yeniden tekrar oranı yüksek olduğu için ameliyat ön planda bulunuyor. Damarı tam tıkalı olan ve girişimsel kardiyoloji teknikleriyle damar geçilemeyecek kadar kireçli olan hastalarda da cerrahi tedavi öncelikli olarak düşünülüyor.

Öncelikle kardiyologların değerlendirmesi sonrası hastaya koroner anjiyo uygulandığını belirten Prof. Dr. Çiçek, koroner anjiyonun kalp damarlarının anatomik yapısını ve oradaki darlıkların derecelerini değerlendirme konusunda oldukça faydalı olduğunu vurguluyor. Ana karar ise bundan sonra veriliyor. Hasta uygun bir vakaysa koroner arter by-pass ameliyatı hastaya önerilerek uygulanıyor. Koroner by-pass ameliyatları kalp cerrahisinde en sık uygulanan ameliyatlar. Erişkin kalp cerrahisinde uygulanan açık kalp ameliyatlarının yaklaşık yüzde 65 ile 70’ini koroner arter by-pass ameliyatları oluşturuyor.

Koroner by-pass’ta iki farklı yöntem


Koroner bypass ameliyatlarının iki farklı yöntemle yapıldığını belirten Prof. Dr. Çiçek, bu yöntemleri şöyle özetliyor: “Birincisi klasik yöntem dediğimiz açık kalp ameliyatı. Hastanın dolaşım ve solunum fonksiyonlarının ameliyat esnasında geçici olarak kalp akciğer makinesine bağlandığı ameliyatlar. Yani hastanın kalbini durdurarak yapılan koroner bypass ameliyatları. İkinci yöntem ise, hastayı hiçbir şekilde kalp akciğer makinesine bağlamadan, hastanın kalp fonksiyonları ve dolaşım fonksiyonları işlerken yani hastanın kalbi çalışırken yapılan ameliyatlar.”

Bu yöntemlere karar verirken hastanın yaşı, genel durumu, yan hastalıklarının olup olmadığı ve koroner arter hastalığının anatomik yapısı en önemli faktörler. Çalışan kalp ameliyatları genellikle ileri yaş grubunda, kronik böbrek yetmezliği, ileri derecede periferik arter hastalığı, beyne giden boyundaki damarların tıkanıklığı, ileri derecede akciğer problemi ve malinitesi olan gruplarda eğer hastanın anatomisi de uygunsa tercih ediliyor. Ameliyat sonrası damarların tamamen açık kalma ihtimali, hastaya, bağlanan damara, kalp yapısına, hastanın yaşam şekline, sigara içip içmemesine, beslenmesi ve çevresel faktörlere göre değişiyor. Bypass ameliyatları, alınıp kullanılan damara göre de ikiye ayrılıyor. Birisi toplardamar (bacaktan) alınarak yapılan diğeri ise atardamar (sağ ya da sol ön meme arterinden) alınarak yapılan ameliyatlar. Atardamar alınarak yapılan ameliyatlarda 10 yıllık açıklık ihtimali yaklaşık yüzde 85 ile 90 arası değişiyor. Bacaktan alınan toplardamarla yapılan ameliyatlarda ise bu oran yüzde 50 civarı. Diğer yüzde 50’lik oran 10 sene içerisinde yeniden tıkanıyor.

Tedavide diğer seçenekler


Cerrahinin riski yüksek olduğu için yapılamadığı, kalbin kasılım gücünün zayıf olduğu, miyokardın zayıf olduğu hastaların sayısı da oldukça yüksek. Kalp yetmezliği grubuna giren bu hastalar için de geliştirilen yeni invaziv teknikler var. “Henüz Türkiye’de çok yaygın değil bu teknikler. Miyokarda yani kalbin kasına küçük delikler açılarak yeni damar oluşumunu indüklemek amaçlı kullanılan teknikler bunlar” diye özetliyor Dr. Çakmak.

Tedavinin bir başka spektrumu da yavaş yavaş gelişmeye başlayan genetik tedavi yöntemleri. En son aşamada, eğer tüm bu yöntemlere rağmen bir şey yapılamıyorsa, hastada kalp yetmezliği varsa ve yaşı da genç ise o zaman uygulanacak en son tedavi seçeneği kalbin değişimi yani kalp plantasyonu oluyor.
 


Twitter Share  



Untitled Document
Kalp Damar Tıkanıklığı Belirtileri ile ilgili Tüm başlıklar
Damar Tıkanıklığı Bitkisel TedaviŞifalı Bitkiler Damar TıkanıklığıDamar Tıkanıklığı ve Çeşitleri Genel
Damar TıkanıklığıDamar Tıkanıklığı BelirtisiDamar Tıkanıklığı Belirtileri
Damar Tıkanıklığının BelirtileriDamar Tıkanması BelirtileriBeyin Damar Tıkanıklığı
Beyinde Damar TıkanıklığıBeyin Damar TıkanmasıKalpte Damar Tıkanıklığı
Kalp Damar TıkanıklığıKalp Ve Damar TıkanıklığıDamar Tıkanıklığı Tedavisi
Beyne Giden Damar TıkanıklığıBeyin Damar Tıkanıklığı BelirtileriBeyinde Damar Tıkanıklığı Belirtileri
Kalp Damar Tıkanıklığı BelirtileriBacakta Damar TıkanıklığıAyak Damar Tıkanıklığı
Ayakta Damar TıkanıklığıDamar Tıkanıklığına Bitkisel ÇözümDamar Tıkanıklığı Bitkisel Çözüm
Beyin Damar Tıkanıklığı TedavisiBeyinde Damar Tıkanıklığı TedavisiDamar Tıkanması
Bacakta Damar Tıkanıklığı BelirtileriBacak Damar TıkanıklığıAyak Damar Tıkanıklığı Belirtileri
Bacak Damar Tıkanıklığı BelirtileriKılcal Damar TıkanıklığıAyakta Damar Tıkanıklığı Belirtileri
Damar Tıkanıklığı İçin Şifalı BitkilerŞifalı Bitkiler Damar TıkanıklığıBoyunda Damar Tıkanıklığı
Boyun Damar TıkanıklığıDamar Tıkanıklığına Şifalı BitkilerToplar Damar Tıkanıklığı
Damar Tıkanıklığı Bitkisel TedaviDamar Tıkanıklığı NedirAyak Damar Tıkanıklığı Tedavisi
Damar Tıkanıklığı Nasıl AnlaşılırBeyinde Kılcal Damar TıkanmasıBeyinde Kılcal Damar Tıkanıklığı
Beyindeki Kılcal Damar TıkanıklığıBacak Damar Tıkanıklığı TedavisiBoyun Damar Tıkanıklığı Belirtileri
Damar Tıkanıklığı Belirtileri NelerdirDamar Tıkanıklığına Ne İyi GelirKalp Damar Tıkanıklığı İçin Şifalı Bitkiler
Beyin Damar Tıkanıklığı AmeliyatıDamar Tıkanıklığında Kullanılan BitkilerDamar Tıkanıklığında Sülük Tedavisi
Damar Tıkanıklığında BeslenmeDamar Tıkanıklığında Kullanılan İlaçlarDamar Tıkanıklığını Açan Bitkiler
Damar Tıkanıklığını Önlemek İçinDamar Tıkanıklığını Açan İlaçlarDamar Tıkanıklığını Açan Şifalı Bitkiler
Damar Tıkanıklığının NedenleriDamar Tıkanıklığının Bitkisel TedavisiDamar Tıkanıklığının Sebepleri
Damar Tıkanıklığının TedavisiDamar Tıkanıklığının Tıptaki Karşılığı nedirDamar Tıkanıklığının Belirtileri Nelerdir
Damar Tıkanıklığına İyi Gelen BitkilerDamar Tıkanıklığına Bitkisel TedaviDamar Tıkanıklığına İyi Gelen Bitki
Damar Tıkanıklığına SonDamar Tıkanıklığına ÇözümDamar Tıkanıklığına Sebep Olan Etmenler
Damar Tıkanıklığına Faydalı BitkilerDamar Tıkanmasına Ne İyi GelirDamar Tıkanmasının Belirtileri
Kalp Damar TedavisiDamar Tıkanıklığı TedaviDamar Tıkanıklığı Bitkisel Tedavi
Damar Tıkanıklığı Bitkisel TedavisiDamar Açıcı İlaçlarDamar Açan Bitkiler
Tıkalı Damarlara Bitkisel Çözüm

    


Afrodizyaklar | Müşteri Hizmetleri | Garanti ve İade Şartları | Teslimat Şartları | Gizlilik Taahhüdü ve Güvenlik Politikası | Yardım | İletişim | Ana Sayfa  

Copyright © 2009 Şifa Market | www.sifamarket.com

 0224 224 55 92 (pbx)

 
Bu sitedeki açıklamalar sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir. Ürünler ilaç değildir, tıp ve sağlık profesyonellerinin tavsiye ettiği ilaçlar ile eşdeğer değildir. Ürün bilgileri ambalajlardaki açıklamalardan ve üreticilerin tanıtım broşürlerinden alınmıştır. Üreticilerin ürünleri hakkında verdiği bilgilerden ve yazım hatalarından kaynaklanan sorunlardan ve şikayetlerden sifamarket.com sorumlu değildir. Ürünlerin kullanımı ve sağlık sorunlarınız için öncelikle bir sağlık uzmanına, hekime, eczacıya danışınız.