Çiftlerin aralarında yaşanan cinsl
soğukluk hakkında şunu söyleyebiliriz. Kadınlarda ve erkeklerde
cinsel soğukluğu pek çok nedene etkin olmaktadır. Bu nedenlerin oluşturduğu
cinsel problemlemler yani
cinsel isteksizlik veya
cinsel soğukluk ikisi aynı kavramdır.
Cinsel soğukluğun birçok ruhsal, fiziksel, ilişkisel, toplumsal , çevresel nedeni olabilir. Kadınlardaki en sık nedeni yetişmedeki cinselliğe dair baskı ve beklentilerdir. Ruhsal nedenlerin başında cinsellikle ilgili bilinçdışı korkular gelir. Kronik stres, kaygı ve depresyon hali de
cinsel isteksizliğe neden olur. Hormon düzeyi değişmeleri, uzun süre
cinsel ilişki olmayışı, kişinin ya da eşinin önemli bir bedensel rahatsızlığı
cinsel isteği azaltabilir. Kişinin dış görünümünü ve beden algısını değiştiren ameliyatlar
cinsel soğukluğa neden olabilir.
Cinsel arzuda azalma bazen de bozulmakta olan bir ilişkinin belirtisi ya da eşe yönelik düşmanca duyguların dolaylı bir ifadesidir. Eş
cinsel korkular da
cinsel soğukluğun nedeni olabilir.
1-Fiziksel Faktörler:Yaşlanma ve menopoz, cinsellikten uzun süre uzak kalmak, kullanılan bazı ilaçlar, alkolizm, böbrek, karaciğer ve kalp yetmezliği, tiroid hastalıkları, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalıklar, multipl skleroz, Parkinson gibi nörolojik problemler, ameliyatla rahmin alınması, hormonal dengesizlikler, doğumdan sonraki lohusalık ve emzirme dönemleri,
cinsel organlarının yapı ve fonksiyonlarının bilinmemesi, rahim ağzı enfeksiyonları, vajinal mantar, trikomonas gibi vajen enfeksiyonları, vajen akıntıları, yaşa bağlı hormonal yetersizlikten kaynaklanan kuruluk, ameliyat sonrası meydana gelmiş yapışıklıklar gibi
cinsel hayatı etkileyecek jinekolojik rahatsızlıklar, ilişkide ağrı hissetmedir.
2-Psikolojik Faktörler: Vaginismus, aşırı stres, eşler arasındaki geçimsizlikler ve çatışmalar, homoseksüellik, evlilikle ilgili problemler, beden şekli ile ilgili kaygılar, bıkkınlık,
cinsel travmalar, tecavüz, ailede birinin ölümü, çocuk doğumu, taşınma gibi önemli yaşam olayları, ilişkiye gerekli özenin gösterilmemesi,
cinsel ilişki ile bazı olumsuz anıların yerleşmesi,
cinsel ilişkide bulunmanın bir suç veya günah olarak algılanması, anksiyete ve depresyondur.
Nedenleri toparlayacak olursak, bir kısmı erkeklerin sebep olduğu, bir kısmı kadınların kendilerinden gelen ve bir kısmı da çevre ile ilgili nedenlerdir. Kadınların yaklaşık %1'de gerçekten fiziksel bir problem vardır.Geri kalan %99'luk kesimin problemi tamamen psikolojiktir.
Tedavi
Tedavi, neden olan faktörün ortaya konmasından sonra mümkündür. Tedavinin amacı eşler arasında bir uyum oluşturulması ve aralarındaki bozulan iletişimin yeniden düzenlenmesidir. Eğer eşlerden birinde belirgin düzeyde
cinsel istek azlığı varsa istek düzeyini arttırmaya çalışmak gerekir. Bazen de eşlerden birinde aşırı isteklilik ve talepler varsa dengeyi sağlamak açısından bu istek ve talepleri azaltmak gerekebilir. Bu nedenle tedaviye “çift” olarak hastalar kabul edilmelidir. Herhangi bir organik hastalık saptanamamışsa isteksizliğin nedeni psikolojiktir. Bu durumda çiftlerin birlikte psikiyatrik yardım alması gerekmektedir:
- *Psikoterapi,
- *Aile terapisi,
- *Bedensel egzersizler,
- *Cinsel egzersizler,
- *Cinsel hayatta kısa ayrılıklardan sonra bir araya gelme, eğitim amaçlı erotik videolar seyretme, kıyafet değişikliği, tavırlardaki bir değişiklik, mekan değişikliği gibi küçük değişiklikler ve fanteziler yapılması vb. cinsel yaşama yeniliklerin kazandırılması,
- *İlaç tedavisi: Testosteron hormonu, viagra, antidepresan ilaçlar, feromonlar ve Opti-S'xtiva yani kadınlar için yulaftan yapılma viagra benzeri bitkisel afrodizyaklar.