Bir kaç tedavi seçeneğiniz var,
Renal ekibiniz her zaman yanınızda ve doğru karar vermenize yardımcı olacaktır.
Yalnız değilsiniz...!
Böbreklerimiz
Böbreklerimiz, omurganın her iki yanında, karın boşluğu içerisinde ve
bel bölgesinin biraz yukarısında yer alırlar. Normalde her insanda iki
tane böbrek bulunur. Fakat sağlıklı tek bir böbrek de normal yaşam
sürdürmeye yeterlidir. Böbrekler şekil olarak fasulyeye benzerler.
Ağırlık ve yapı olarak çok küçük görünen bu organların vücudumuz için
önemi çok büyüktür.
Böbreklerimizin görevleri
- Metabolik ürünlerin vücuttan atılması
Böbreklerimizin en önemli görevi vücudumuzdaki zararlı ve atık maddeleri
( üre, kreatinin, ürik asit gibi ) süzerek vücuttan idrar yolu ile
atmaktır.
- Kan basıncının düzenlenmesi
Böbreklerimiz çeşitli hormonlar salgılar. Bunların birinin adı RENİN dir. Bu hormon yardımı ile tansiyonumuz düzenlenir.
- Sıvı dengesini ve kandaki pH düzenlenmesini sağlar
Vücudumuza gerekli olan bazı minerallerin, ( tuz, potasyum,
fosfor, magnezyum vb ) suyun, glikozun ve proteinlerin
dengede tutulmasını sağlarlar.
- Kan yapımını kontrol eder
Böbreklerimiz salgıladığı bir hormon olan ERİTROPOETİN ile kemik iliğini uyararak kan yapımına yardımcı olurlar.
- Kemik yapımını kontrol eder
Vücudumuza alınan D vitamininin kullanılmasını sağlıyarak kandaki
kalsiyum – fosfor seviyesini dengeler ve sağlıklı bir kemik yapısının
olmasına katkıda bulunurlar.
Böbreğin normal işlevlerini yerine getirememesidir.
İki türlü böbrek yetmezliği vardır.
Akut böbrek yetmezliği
Sağlıklı böbreğin çalışmasını engelleyen ani bir olay meydana gelmiştir.
Bu olaylar;
- Tansiyonun ani bir şekilde düşmesi
- Kazalar, büyük kanamalar
- Böbrek enfeksiyonları
- Zehirlenmeler
- İlaçlardan kaynaklanan allerjik olaylar
- Geçirilen büyük ameliyatlar
- İdrar yollarında oluşabilecek tıkanmalar
- Büyük yanıklar
Bu tür böbrek yetmezlikleri genellikle tamamen iyileşebilir, ancak
müdahale edilmediğinde ölümcül olabilir veya hasta kronik böbrek
yetmezliğine girebilir.
Kronik böbrek yetmezliği
Böbreklerin, görevlerini çeşitli nedenlerle ve geriye dönüşümsüz olarak yapamamasından dolayı, ortaya çıkan durumdur.
Uzun bir zaman sürecinde gerçekleşir ve genellikle iyileşmez.
Kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri
Kanda zararlı maddelerin birikmesi arttıkça;
- Halsizlik
- Bulantı, kusma
- İştahsızlık
- Vücutta su ve tuz birikmesi sonucu şişmeler ( ödem ) meydana gelir ve tansiyon yükselir
- Uyku hali, dalgınlık
- Kansızlık
- Ciltte renk değişikliği ve kaşıntı başlar
Böbrek yetmezliği erken dönemde fark edilirse ilaç ve diyet tedavisi
ile geciktirilebilir. Ancak, böbreklerimiz tamamen veya büyük ölçüde
çalışamaz hale geldiğinde, sadece ilaçla ve diyetle tedavi mümkün
olamamaktadır.
Bu durumda başka tedavi seçenekleri gerekir.
Bunlar;
1. Böbrek nakli
2. Diyaliz
a. Periton diyalizi
b. Hemodiyaliz
Hangi tedavi benim için uygundur?
Tedavi seçeneklerini doktorunuz ve hemşireniz ile konuşabilirsiniz. Aileniz ile beraber tedavi şekline karar verin.
Böbrek transplantasyonu
Yeni bir böbreğin, vücuda cerrahi operasyonla takılması demektir.
Nakledilen böbrek normal böbrekten daha aşağıda bir seviyede
yerleştirilir ve çalışmaya başlaması için bir kaç hafta geçmesi
gerekebilir. Bu sure içerisinde diyaliz tedavisine devam edilebilir.
Yeni transplantasyon yapılmış böbrek nasıl takip edilir?
Her gün ilaçlarınızı düzenli olarak alınız. Doktorunuzla
kararlaştırdığınız kontrollere düzenli olarak gidiniz. Diyetinizi takip
ediniz. Doktorunuzun önerilerini uygulayınız. Transplantasyondan sonra
özellikle ilk 3 ay sağlık problemlerinize dikkat ediniz. Kilo almamaya
gayret ediniz.
Transplantasyonun dezavantajları
Bir verici için beklemek. Büyük bir operasyon geçirme riski. Yeni
böbreğin vücut tarafından kabul görmemesi. Devamlı ilaç kullanma
zorunluluğu ve kullanılan ilaçların yan etkileri. Vücudun savunma
mekanizmasının zayıflaması. Vücut görünüşünde değişiklik olması.
Transplantasyonun avantajları
Nakil edilmiş böbrek sağlıklı böbrek gibi çalışır. Hasta kendini özgür ve sağlıklı hisseder. Az diyet kısıtlaması gerekir.
DİYALİZ
Diyaliz nedir?
Diyaliz, vücuttaki fazla suyu ve atık maddeleri filter ederek vücuttan atılmasını sağlayan yöntemdir.
2 çeşit diyaliz vardır;
- Hemodiyaliz
- Periton diyalizi
Hemodiyaliz nedir?
Böbreğin çalışmadığı hallerde, suni böbrek makinaları kullanarak
vücuttaki fazla su ve atık maddelerin vücuttan atılma yöntemidir.
Hemodiyaliz işleminde, iki iğne yardımı ile kan makinaya gider, bir
filtreden geçer, temizlenir ve damara geri döner.
Hemodiyalizin dezavantajları
- Hastaneye bağlı olmak
- Hastanenin programına uymak
- Makineye bağlı uzun sure kalmak
- Her tedavide damara iki iğne ile girmek
- Her tedaviden sonra kendini bitkin hissetmek
- Tedavi sırasında tansiyonda ani değişikliklerin olabilmesi
- Tedavi aralarında vücutta toksik maddelerin birikmesi
- Kısıtlı diyet ve sıvı alımı
- Vasküler girişin devamlı açık olması
Periton diyalizi
Periton, karın boşluğunda bulunan, karın duvarını ve organları saran bir
zardır. Periton diyalizi, karın boşluğuna küçük bir ameliyat ile
yerleştirilen, ince, yumuşak, silikondan yapılmış kalıcı bir tüp (
kateter ) aracılığı ile yapılır.
Periton diyalizi 2 şekilde uygulanır;
1. SAPD ( Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi )
2. APD ( Aletli Periton Diyalizi )
SAPD ( Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi )
Hastanın vücut yapısı ve ağırlığına gore 1000 – 2500 ml kadar özel
hazırlanmış periton diyalizi solusyonu karın boşluğuna verilir.
Vücuda verilen solusyon 4-6-8 saat kadar karın boşluğunda kaldıktan sonra yeni solusyonla değiştirilir.
Bu zaman sürecinde kanda bulunan üre, kreatinin gibi atık maddeler ve
vücutta bulunan fazla sıvı, diyaliz solusyonuna geçer. Karın boşluğuna
diyeliz sıvısının verilmesi ve boşaltılması, yer çekimi ile
gerçekleştirilir.
Bu işleme “Diyaliz torba değiştirme işlemi” denir.
Diyaliz işlemi hasta tarafından 3-4-5 kez yapılır.
Bu şekilde uygulanan periton diyalizine SAPD ( Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi ) denir.
APD ( Aletli Periton Diyalizi )
Evde makina aracılığı ile uygulanan periton diyalizi işlemine APD (
Aletli Periton Diyalizi ) denir. Bu tedavi biçiminde, hasta yatmadan
once set ve solusyon torbalarını kendisi periton diyaliz makinasına
yerleştirir ve makinayı proglamlanmış şekilde çalıştırır. Hasta uyurken
gece boyunca ( 8 – 10 saat ), makina karın boşluğuna diyaliz sıvısını
verir, bekletir ve boşaltır.
Periton diyalizini nasıl öğrenebilirim?
Diyaliz ünitesine ilk geldiğinizde, Periton diyalizine yeni başlayan bir
hasta olarak 1-2 haftalık bir eğitim göreceksiniz. Bu eğitimle periton
diyaliz hemşireniz size tedavinin nasıl yapılması gerektiğini ve
sağlığınızı nasıl koruyabileceğinizi öğretecek.
Periton diyaliz kateteri nedir?
Yumuşak, ince, ucu kıvrık ve vücuda uyumlu, silikondan yapılmış bir
borudur. Ufak bir operasyonla takılır ve karın boşluğuyla bağlantı
sağlanır. Bu kateter sayesinde, hasta, temiz solusyonu kendi kendine
değiştirebilir.
Kateterin vücuda yerleştirilmesi
Kateterin periton boşluğuna yerleştirilmesi anestezi altında yapılır ve
hasta herhangi bir acı duymaz. Takılan diyaliz kateterinin yerine uyum
için 3-4 hafta sure geçmesi gereklidir.
Karnımda sıvı olunca rahatsız olacakmıyım?
Periton diyalizi değişimi rahatsız edici, acı veren veya hareketleri engelleyen bir işlem dğildir.
Seyahat edebilecekmiyim?
Periton diyalizi uygulanan hastalar için seyahat kesinlikle problem
değildir. Seyahatin uzun veya kısa olması hiç farketmez. Size yardımcı
olan hemşirenizi bilgilendirdiğiniz takdirde, periton diyalizi için
gerekli olan tüm malzeme, Fresenius Medikal Hizmetleri tarafından
kaldığınız yere gönderilecektir. Periton diyalizi tüm dünyada
uygulandığından diyaliz merkezleri arasında bağlantı her zaman
kurulabilir ve bir sorun ortaya çıktığında anında yardım edilebilir. Bu
nedenle hastalar seyahatlerde dosyalarını yanlarında bulundurmalıdır.
Egsersiz ve spor yapabilecek miyim?
Kateterin takılmasını izleyen günlerde fiziksel egsersizler minimum
düzeyde tutulmalıdır. Böylece kateter karın duvarına sorunsuz bir
şekilde adapte olur. Daha sonra düzenli fiziksel egsersizler, özellikle
karın kaslarını kuvvetlendirmek açısından önemlidir.
Bisiklete binmek, yürüyüş, balık tutmak, golf veya masa tenisi rahatlıkla yapabilirsiniz.
Periton diyalizinin avantajları
- Hasta, periton diyalizi hemşiresi tarafından eğitimi verildikten
sonra tedavisini kendi başına yapabilir, hastaneye bağımlılığı azalır
- Gıda ve sıvı alımı daha serbesttir
- Tansiyon kontrolü daha iyi sağlanabilmektedir
- Hemodiyalizde olduğu gibi kan kaybı görülmez
- Eğitimi basit ve süresi kısadır
- Kalp ve damar sistemine yüklenme az olduğundan, özellikle yaşlı hastalarda ve çocuklarda tercih edilen bir tedavi şeklidir
- Periton diyalizi, hastanın günlük yaşantısına devamını sağlar ( okul, iş, seyahat, tatil )
Periton diyalizinin dezavantajları
- SAPD ( Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi ) de günde 3-4-5 değişim yapması gerekir
- Enfeksiyon riski vardır
a. Katetere bağlı enfeksiyonlar
b. Peritonit ( karın içi zarının iltihabı )
- Protein kaybı olabilmektedir
- Hastanın karnında sürekli kateter kalmaktadır
- APD tedavisinde gece boyunca makina çalışmaktadır