Bronşit hastalığı akciğeri sarmalayan bronş kanallarının iltihaplanması neticesinde ortaya çıkar.Tedavi edilmediği takdirde kronik bazı hastalıklara sebep olabilir...Detaylı bilgi edinmek için makalemizi okuyabilirsiniz..
Bronşit,
büyük bronşları, yani soluk borusundan dallanarak akciğerlere yayılan
hava borularım örten mukoza dokusunun akut ya da kronik iltihabıdır.
iltihap bronşiyol denen küçük bronşlarda oluşursa bronşiolit adıyla
anılır.
AKUT BRONŞİT
Akut bronşit sıradan bir hastalık olarak kabul edilir ve soğuk
algınlığının ardından gelişir. Çok yaygındır. Hastalık etkeni genellikle
üst solunum yollarında önceden bulunan ve sık rastlanan virüslerdir.
Başlangıçtaki virüs enfeksiyonu-na daha sonra eklenen bakteri
enfeksiyonu bile fazla önemli değildir. Gelişen bu komplikasyon yaygın
kullanılan birkaç antibiyotikle kolayca denetim altına alınabilir.
HASTALIĞIN TEDAVİSİ
Akut bronşitin etkeni genellikle virüstür ve bu durumda antibiyotik
tedavisi-nin yaran yoktur. Ama virüs enfeksi-yonuna bakteri enfeksiyonu
eklenirse antibiyotik kullanmak gerekir. Bu nedenle virüslerin etken
olduğu düşünülse bile. akut bronşitli hastalara olası bakteri
enfeksiyonuna karşı antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Ayrıca bronş
salgılannın akışkanlığım artıran balgam yumuşatıcı (mukolitik) ilaçlar
verilerek balgamın atılması sağlanmalıdır. Ateş yükseldiğinde yaygın
biçimde kullanılan diğer düşürücülere başvurulur.
Daha önce bahsedildiği gibi öksürük aşırı miktarda artan bronş
salgısının temizlenmesi için gerekli bir savunma mekanizması
oluşturur.Öksürük ilaçları ancak çok gerektiğinde kullanılmalıdır.
KRONİK BRONŞİT
Kronik bronşit sessiz başlayıp yavaş bir ilerleme göstererek yıllar
boyu süren ve sonunda ağır solunum yetmezliğine yol açan bir
hastalıktır, iki yıldan uzun bir süre zaman zaman yinelemelerle aylarca
süren öksürük ve balgam yakınmaları olan bir hastaya, verem gibi aynı
belirtileri veren başka bir hastalık olasılığı elendikten sonra kronik
bronşit tanışı konabilir.
Tedavi
Alınması gereken ilk önlem sigaranın bırakılmasıdır. Kronik bronşitin
geliş-mesinde sigaranın baş sorumlu olduğu genel olarak kabul edilen
bir gerçektir. Uzun süre sigara içen bir hasta sigarayı bıraktığında ya
da azalttığında özellikle sabah yataktan kalkınca yaşanan sıkıntılı
öksürük nöbetleri ve çıkarılan balgamın kısa sürede ortadan kalktığı,
solunumun kolaylaştığı ve genel sağlık durumunun hızla düzeldiği
gözlenir. Böylece sigaranın kronik bronşit gelişimindeki etkisi, sigara
bırakıldığında gözlenen sonuçlara bakılarak kolayca kanıtlanabilir.
Hava kirliliği önemli bir sorundur. Çoğu zaman bireysel çözümlerin
ötesi-ne taşmakla birlikte, kirli havayı solumaktan özenle kaçınmak
gerekir.
Solunum sisteminin hava kiriiliğine de bağlı olarak gelişen kronik
hastalık-lanndan ölüm oranı son derece yüksektir. Bu durum sanayi
merkezleri ve büyük şehirlerden elde edilen istatistik verilerde açık
biçimde ortaya çıkar. Bu verilere göre kronik solunum sistemi
hastalıklarından ölüm, kalp damar has-talıklanndan ölüm oranının
ardından ikinci sırayı almaktadır. Bu nedenle kronik bronşit
hastalarının havanın kirli olduğu yerlerden uzak durması yaşamsal bir
önem taşır. Bu hastalar yılm belirli zamanlarım, özellikle kış aylannda
sis görülmeyen, nem oranı düşük, yumuşak ve ılıman bir havası olan
bölgelerde geçirmeye özen göstermelidirler.
Bronşitin yinelenme ve kronikleşme eğilimi gösterdiği hastaların,
tozlu ya da zararlı gazlara açık bir ortamda çalışıyorlarsa, meslek
değiştirmeleri gerekebilir.
Daha önce de belirtildiği gibi kronik bronşitin ilerlemesine ya da
giderek kötüleşmesine neden olan enfeksiyonlar da önemlidir. Enfeksiyon
etkeni olan bakteri ve virüslerin solunum yollanna girişi engellenemez;
ama kış aylarında görülen salgın hastalıklarda bulaşmaya karşı genel
önlemler alınabilir. Öte yandan mikropların gelişmesine uygun bir
ortamın oluşması da engellenebilir.
Kış aylannda yaygın olarak görülen akut bronşit olgulannda yatakta
dinlen-meye özen göstetirimeli, iyileşme dönemi evde geçirilmelidir.
Böylece hem soğuktan ve ani sıcaklık değişimlerinden korunma sağlanır,
hem de solunum yolları için son derece zararlı olan sis ve kirli dumanın
solunması önlenir.
Aşrıya kaçmamak koşuluyla hastanın bulunduğu ortam iyi ısıtılmalı,
nem oranı yeterli olmalıdır. Bu nedenle radyatör ya da sobaların üstünde
su bulundurulmalıdır. Kronik bronşitli hastaların tedavisinde
kullanılan ilaçlar hastanın ve hastalığın durumuna göre seçilir. Her
şeyden önce balgamın akışkanlığım artırıcı ve yoğunluğunu azaltıcı
ilaçlar kullanılır. Bronş mukozasındaki iltihap için iltihap giderici
ilaçlara başvurulur. Ayrıca hem bronşit sonucu gelişen daralmayı
önlemek, hem de salgılanan balgamın daha kolay atılabilmesini sağlamak
için bronş genişletici ilaçlar kullanılmalıdır.
Doğrudan solunum yoluna uygulanan ilaçlar ve solunum alıştırmaları kronik bronşitte çok yararlı olmaktadır.
Solunum tedavisi uygun bir alet ile çeşitli ilaçların aerosol olarak
püskürtülmesi biçiminde uygulanır. Bu yöntemle antibiyotik, balgam
söktürücü, bronş genişletici ve iltihap giderici ilaçlar
verilebilir.İlacın doğrudan solunum yoluna verilmesi, sindirim
sisteminden ve kandan geçerek zararlı etkiler yaratmasını engeller. Bu
yöntemle ilaç, etkilenmesi istenen dokuya doğrudan
ulaştırılabilir.Solunum alıştırmalannın tedaviden çok, koruyucu etkileri
vardır. Bu yolla hastaya nasıl daha iyi soluk alıp verebileceği
öğretilir.Antibiyotik tedavisi yıllarca son derece gelişigüzel
uygulanmıştır. Özellikle kış aylannda koruyucu antibiyotik tedavileri
bile yapılıyordu. Artık günümüzde bu yaklaşım geçerliliğim yitirmiştir.
Antibiyotik tedavisi yalnızca ateş, öksürük ve aşın balgam çıkarma gibi
enfeksiyon belirtilerinin alevlendiği durumlarda uygulanır. Bu uygulama
için sorumlu bakterileri ve doğru antibiyotiği saptamak amacıyla balgam
kültürü alınmalı, antibiyogram yapılmalıdır. Böylece hastalık etkenine
karşı etkili olan antibiyotik belirlenebilir.
Pratik Bitkisel Formüller
- 1 litre kaynamış suyun içine kazayağı bitkisinin çiçek ve yaprakları,
taze çam sürgünü, yer sarmaşığı, ebegümeci, okaliptüs yaprağı, andız
otu, kekik, gülhatmi çiçeği ve yapraklarından 1 tutam konulur. 10 dakika
demlenip, süzülen çaydan günde 4 bardak balla tatlandırılarak içilmesi
tavsiye edilir.
- 1 bardak kaynar suya, 5-6 gram ufalanmış ebegümeci konulup, 10 dakika demlenir. Bu çaydan günde 2 fincan tüketilmesi önerilir.
- 1 bardak kaynar suya,
5 gram ufalanmış defneyaprağı, 10 gram kurutulmuş ve ince doğranmış
portakal kabuğu konulur. 10-15 dakika bekletilen karışımdan günde 2
fincan balla tatlandırılıp içilmesi önerilir.
-Hafif kavrulmuş çörekotu toz haline getirilip, 1 çay kaşığına yarım çay
kaşığı bal karıştırılarak günde 3 defa tüketilmesi önerilir.
- 1 bardak suya, 3 gram kekik konulup, 10 dakika bekletilir. Bu karışımdan günde 3 fincan içilmesi önerilir.
- Sabun otunun içerdiği kimyasalların diğer kimyasalların etkilerini
artırdığı gibi, ağrı kesici ve anti inflamatuar etkileri olduğu tespit
edilmiştir. Sabun otu çayı yapmak için her 250 gram kaynamış suya, bir
çay kaşığı kurutulmuş bitki ilave edilir. Bu karışım ılık olarak
içilmesi tavsiye edilir.
- 250 gram suya 2 çay kaşığı kurutulmuş ısırgan otu yaprağı konulup
kaynatılır. Ilıklaşan çayın bal ve şekerle tatlandırarak içilmesi
önerilir.
- Sarımsak, antiviral ve anti bakteriyel kimyasallarla dolu olduğu için
bronşit, soğuk algınlığı, grip gibi rahatsızlıkların tedavisinde
yardımcı gıda takviyesi olarak kullanılan önemli bir besin kaynağıdır.
Nefesinizin sarımsak kokmasını en aza indirmek için, birkaç dal maydanoz
yiyebilirsiniz.
- Hatmi çiçeğinin ailesi güçlü solunum yolu yumuşatıcılarıdır. Hatmi
çiçeği ise özellikle etkilidir çünkü bitkinin sakinleştirici kökleri
aynı zamanda anti inflamatuar etkiye sahiptir. Bronşit, soğuk algınlığı,
öksürük ve boğaz ağrılarının tedavisinde kullanılır.
-Meyankökü çayı boğazı yumuşattığı için boğaz ağrısı, öksürük ve astım
vakalarında sıkça tavsiye edilir. Meyan kökü çayının günde üç fincana
kadar kullanılması tavsiye edilir.
- Ebegümeci, meyankökü, sinirli ot ve hindiba eşit oranda ince kıyılarak
karıştırılır. 1-2 tatlı kaşığı dolusu hazırlanan karışım, 1 bardak
kaynar suyla haşlanır, 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Bu çaydan
günde 3 fincan, balla tatlandırılarak içilmesi önerilir
Bronşit tedavisinde kullanılan bitkisel kürlere ulaşmak için tıklayın....