Kronik bronşit sessiz başlayıp yavaş bir ilerleme göstererek yıllar boyu süren ve sonunda ağır solunum yetmezliğine yol açan bir hastalıktır...Detaylar için aşşağıdaki metni okuyunuz..
Bronşit
hastalığı genellikle soğuk mevsimlerde sıklıkla karşımıza çıkan viral
kaynaklı iltihaplı bir hastalıktır.Genellikle antibiotik tedavisi ile
veya bazı bitkisel reçetelerle tedavi edilir.
Bronşit,
büyük bronşları, yani soluk borusundan dallanarak akciğerlere yayılan
hava borularım örten mukoza dokusunun akut ya da kronik iltihabıdır.
iltihap bronşiyol denen küçük bronşlarda oluşursa bronşiolit adıyla
anılır.
KRONİK BRONŞİT
Kronik bronşit sessiz başlayıp yavaş bir ilerleme göstererek yıllar
boyu süren ve sonunda ağır solunum yetmezliğine yol açan bir
hastalıktır, iki yıldan uzun bir süre zaman zaman yinelemelerle aylarca
süren öksürük ve balgam yakınmaları olan bir hastaya, verem gibi aynı
belirtileri veren başka bir hastalık olasılığı elendikten sonra kronik
bronşit tanışı konabilir.
Nedenleri
Kronik bronşitin nedenleri tam ve açık biçimde ortaya konamamıştır.
Doğrudan hastalık nedeni değilse de hazırlayıcı üç önemli etken olarak
sigara dumanı, hava kirliliği ve solunum yolları enfeksiyonları
gösterilebilir. Bu etkenler yalnız kronik bronşite değil, yatkınlığı
olan kişilerde başka koşullarla birleşerek solunum yolu hastalıklarına
da yol açmaktadır. Doğumdan başlayarak var olan kişisel yatkınlığın pek
önemli olmadığı, hastalığın gelişmesinde kötü sağlık koşullannın ve kötü
alışkanlıkların belirleyici olduğu kabul edilmektedir.
Sigara dumanı ve hava kirliliği bronş ağacında mukus yapımım artıran
en önemli etkenlerdir. Bunlara bir enfeksiyonun da eklenmesiyle bronş
mu-kozasının hastalanması kolaylaşır.
Hava kirliliğine yol açan gaz ve tozların özellikle sanayi
bölgelerinde oldukça belirleyici etkisi vardır. Amonyak, aseton, asetik
asit, hidroklorik asit, hidroflüorik asit, metal buharları, hidrojen
sülfür ve kükürt dioksit son derece zararlıdır.
Hava kirliliğinin önemini belirleme-ye yönelik istatistik incelemeler,
kronik bronşit olgulannın ve bu hastalıktan ölüm oranının artışı ile
mevsimlik sis yoğunluğunun özellikle de havadaki kükürt dioksit ve sisle
karışık duman (smog) yoğunluğunun artışı arasında çok yakın bir ilişki
olduğunu göstermiştir.
Belirtileri
Hastalığın en önemli belirti si kuru ya da balgamlı öksürüktür. Ama
balgam yutağa gelince dışarı atılmak yerine yutula-bilir. Ateş
genellikle hafiftir. Solunum zorlaşmıştır ve solunum sorunları ön
plandadır. Nefes darlığı, fiziksel güç harcama durumunda hastanın
hareketlerim kısıtlayacak ölçüde artabilir. Nefes darlığının nedenim
anlamak için kronik bronşite bağlı olarak akciğerlerde ortaya çıkan
değişiklikleri bilmek gerekir. Bronşların hava geçişini sağlayan iç
boşluğu, bir yandan eksüda ve mukoza salgısının artarak birikmesi, öte
yandan bronş duvarının damarlardan sızan sıvı nedeniyle şişerek
kalınlaşması sonucun-da önemli ölçüde daralmıştır. Hastalık sırasında
bronş duvarındaki esnek liflerin yerini sert bağdoku lifleri alır. Bu
nedenle esnekliği azalan bronşlar solunum sırasında yeterince
genişleyemez. Bütün bu değişiklikler solunum hareketlerine karşı direnen
bir güç oluşturur. Akciğer-lere giren hava akımı aşın ölçüde sınırlanır
ve ancak dinlenme sırasındaki gereksinimi karşılayabilir.
Vücudun oksijen gereksinimini artıran kas hareketleri sırasında
bütün dengeler altüst olur. Nefes darlığı, yani son derece zorlukla
sürdürülen yetersiz solunum gözlenir. Hasta dinlenmek zorunda kalır.
Nefes darlığı nedeniyle karşılanamayan hızlı soluma gereksinimi,
akciğerlerin daha çok kanı oksijenlendirebil-mek için daha hızlı
çalışmak zorunda kalmasmın sonucudur. Fiziksel güç har-candığında
dokularda oksijen gereksinimi ve karbon dioksit üretimi artar.
Bron-şitli hastanın akciğerleri, kana yeterli oksijen sağlayabilecek
durumda değildir. Sonuçta dolaşımdaki kanda oksijen miktarı azalır.
Oksijen açığım kapatmak için solunum hareketleri daha sık ve derindir.
Hasta sıkıntıyla hava gereksinimi duyar, yani nefes darlığından yakınır.
Tedavi
Alınması gereken ilk önlem sigaranın bırakılmasıdır. Kronik
bronşitin geliş-mesinde sigaranın baş sorumlu olduğu genel olarak kabul
edilen bir gerçektir. Uzun süre sigara içen bir hasta sigarayı
bıraktığında ya da azalttığında özellikle sabah yataktan kalkınca
yaşanan sıkıntılı öksürük nöbetleri ve çıkarılan balgamın kısa sürede
ortadan kalktığı, solunumun kolaylaştığı ve genel sağlık durumunun hızla
düzeldiği gözlenir. Böylece sigaranın kronik bronşit gelişimindeki
etkisi, sigara bırakıldığında gözlenen sonuçlara bakılarak kolayca
kanıtlanabilir.
Hava kirliliği önemli bir sorundur. Çoğu zaman bireysel çözümlerin
ötesi-ne taşmakla birlikte, kirli havayı solumaktan özenle kaçınmak
gerekir.
Solunum sisteminin hava kiriiliğine de bağlı olarak gelişen kronik
hastalık-lanndan ölüm oranı son derece yüksektir. Bu durum sanayi
merkezleri ve büyük şehirlerden elde edilen istatistik verilerde açık
biçimde ortaya çıkar. Bu verilere göre kronik solunum sistemi
hastalıklarından ölüm, kalp damar has-talıklanndan ölüm oranının
ardından ikinci sırayı almaktadır. Bu nedenle kronik bronşit
hastalarının havanın kirli olduğu yerlerden uzak durması yaşamsal bir
önem taşır. Bu hastalar yılm belirli zamanlarım, özellikle kış aylannda
sis görülmeyen, nem oranı düşük, yumuşak ve ılıman bir havası olan
bölgelerde geçirmeye özen göstermelidirler.
Bronşitin yinelenme ve kronikleşme eğilimi gösterdiği hastaların, tozlu
ya da zararlı gazlara açık bir ortamda çalışıyorlarsa, meslek
değiştirmeleri gerekebilir.
Daha önce de belirtildiği gibi kronik bronşitin ilerlemesine ya da
giderek kötüleşmesine neden olan enfeksiyonlar da önemlidir. Enfeksiyon
etkeni olan bakteri ve virüslerin solunum yollanna girişi engellenemez;
ama kış aylarında görülen salgın hastalıklarda bulaşmaya karşı genel
önlemler alınabilir. Öte yandan mikropların gelişmesine uygun bir
ortamın oluşması da engellenebilir.
Kış aylannda yaygın olarak görülen akut bronşit olgulannda yatakta
dinlen-meye özen göstetirimeli, iyileşme dönemi evde geçirilmelidir.
Böylece hem soğuktan ve ani sıcaklık değişimlerinden korunma sağlanır,
hem de solunum yolları için son derece zararlı olan sis ve kirli dumanın
solunması önlenir.
Aşrıya kaçmamak koşuluyla hastanın bulunduğu ortam iyi ısıtılmalı,
nem oranı yeterli olmalıdır. Bu nedenle radyatör ya da sobaların üstünde
su bulundurulmalıdır. Kronik bronşitli hastaların tedavisinde
kullanılan ilaçlar hastanın ve hastalığın durumuna göre seçilir. Her
şeyden önce balgamın akışkanlığım artırıcı ve yoğunluğunu azaltıcı
ilaçlar kullanılır. Bronş mukozasındaki iltihap için iltihap giderici
ilaçlara başvurulur. Ayrıca hem bronşit sonucu gelişen daralmayı
önlemek, hem de salgılanan balgamın daha kolay atılabilmesini sağlamak
için bronş genişletici ilaçlar kullanılmalıdır.
Doğrudan solunum yoluna uygulanan ilaçlar ve solunum alıştırmaları kronik bronşitte çok yararlı olmaktadır.
Solunum tedavisi uygun bir alet ile çeşitli ilaçların aerosol olarak
püskürtülmesi biçiminde uygulanır. Bu yöntemle antibiyotik, balgam
söktürücü, bronş genişletici ve iltihap giderici ilaçlar
verilebilir.İlacın doğrudan solunum yoluna verilmesi, sindirim
sisteminden ve kandan geçerek zararlı etkiler yaratmasını engeller. Bu
yöntemle ilaç, etkilenmesi istenen dokuya doğrudan
ulaştırılabilir.Solunum alıştırmalannın tedaviden çok, koruyucu etkileri
vardır. Bu yolla hastaya nasıl daha iyi soluk alıp verebileceği
öğretilir.Antibiyotik tedavisi yıllarca son derece gelişigüzel
uygulanmıştır. Özellikle kış aylannda koruyucu antibiyotik tedavileri
bile yapılıyordu. Artık günümüzde bu yaklaşım geçerliliğim yitirmiştir.
Antibiyotik tedavisi yalnızca ateş, öksürük ve aşın balgam çıkarma gibi
enfeksiyon belirtilerinin alevlendiği durumlarda uygulanır. Bu uygulama
için sorumlu bakterileri ve doğru antibiyotiği saptamak amacıyla balgam
kültürü alınmalı, antibiyogram yapılmalıdır. Böylece hastalık etkenine
karşı etkili olan antibiyotik belirlenebilir
Bronşit hastalığının bitkisel tedavisi hakkında detaylı bilgi almak ve bitkisel reçetelere ulaşmak linke tıklayabilirsiniz. .