Astım
akciğerlerinizde meydana gelen kronik bir rahatsızlık olup, iki farklı
boyutu vardır:Detaylar için aşşağıdaki makaleyi okuyunuz..
Astım akciğerlerinizde meydana gelen kronik bir rahatsızlık olup, iki farklı boyutu vardır:
Daralma(Constriction)
Akciğerlerinizdeki hava yollarının etrafındaki kaslar beraberce kasılır
veya daralır. Bu daralmaya genel olarak “bronkokonstriksiyon” denir, ve
akciğerlerinizin nefes alıp vermesini zorlaştırabilir.
İltihaplanma(Inflammation)
Astım hastasıysanız, akciğerlerinizde bulunan hava yollarınız genelde
şişik ve rahatsızdır. Nöbet başladığı zaman daha da şişer ve
rahatsızlanır. Doktorunuz bu şişme ve rahatsızlıktan “iltihaplanma”
olarak bahsedebilir. İltihaplanma, ciğerlerinizden alıp verebildiğiniz
hava miktarında azalmaya sebep olabilir.
Daralma ve iltihaplanma; hırıltılı solunum, öksürük, göğüs
darlığı ve nefes darlığı gibi semptomlara yol açabilir. Ayrıca, tedavi
edilmediği takdirde, astım uzun vadede akciğer işlevlerinin kaybına da
sebep olabilmektedir.
Astımınız varsa ve herhangi bir tetikleyiciye maruz kalırsanız,
akciğerlerinize giden hava yolları her zamankinden daha çok şişerek
iltihaplanır ve nefes almanız zorlaşır. Hava yollarını çevreleyen
kasların daralması sonucu hava yolları da kasılır ve mukoza oluşması
nedeniyle “tıkanırlar”.
Astım semptomlarınızın alevlenmesine yol açan birtakım tetikleyiciler
vardır. Bunların arasında alerjiler, enfeksiyonlar ve eviniz veya
ofisinizde maruz kalabileceğiniz kuvvetli koku veya buharlar olabilir.
Herhangi bir tetikleyiciye maruz kalıp tepki verdiğiniz zaman, hava
yollarınız diğer tetikleyicilere karşı daha da hassaslaşır. Bundan
dolayı, astımınızı sürekli olarak kontrol altında tutmanız önemlidir.
Semptomlarınızın kuvvetli olmadığı zamanlarda bile hava yollarınız
iltihaplı kalabilir.
Belirtileri:
Astımınız kontrol altında olmadığı zamanlarda neler yaşıyorsunuz? Nefes
alırken ötme sesi mi çıkarıyorsunuz? Göğsünüzde darlık mı
hissediyorsunuz? Çoğu astımlı hasta aşağıdaki klasik semptomların bir
veya daha çoğunu yaşar:
Ötme Sesi - Nefes verirken çıkan ıslığa benzer ses.
Öksürük - Bir türlü kesilmeyen ve geceleri başlayan veya daha da kötüleşen bir öksürük
Göğüs Darlığı - Göğsünüzün çevresi halatla sıkılıyormuş gibi bir his
Nefes Darlığı - İncecik bir kamıştan nefes almaya çalışıyormuş, hatta
hiç nefes alamıyormuş gibi bir his. Özellikle nefes vermekte zorluk.
Yukarıda sayılan semptomlar doktorunuzun önerdiği tedavi planına
uymadığınız (hatta bazen uyduğunuzda bile) durumlarda oluşabilir.
Astımın temel gerçeği şudur: Astım hiç yakanızı bırakmayan sessiz ve
sinsi bir rahatsızlık olabilir. Semptomlarınız olmadığı zamanlarda bile
hava yollarınız daralmış ve iltihaplı olabilir. Bu yüzden de kendinizi
iyi hissediyor olsanız bile astımı sürekli olarak kontrol altında tutmak
büyük önem taşır. Tedavi edilmediği durumlarda, astımın uzun vadede
akciğer işlevi kaybına yol açtığını gösteren kanıtların sayısı
artmaktadır.
Astım tetikleyicileri:
Astım tetikleyicileri, çevrenizde bulunan ve astım semptomları veya
astım nöbeti yaşamanıza neden olabilecek şeylerdir. Astım
semptomlarınızı alevlendirebilecek çeşitli tetikleyiciler vardır ve
bunlar insandan insana farklılık gösterir. Siz tetikleyicilerinizi
belirleyip bunlardan uzak kalarak, rahatsızlık veren astım semptomlarını
önleyebilirsiniz. Tetikleyicilerinizi tanıyıp, belirleyip bunlardan
kaçınmak, astımınızı başarıyla kontrol altına alabilecek detaylı bir
eylem planının parçası olmalıdır. Astım tetikleyicilerinin tümünden
kurtulmak mümkün olmayabilir. Yine de, onları ev ve iş ortamınızda
olabildiğince kenidinizden uzak tutmalısınız. Bu sayede, çok daha az
astım semptomu veya nöbeti geçirerek daha sağlıklı bir yaşam
sürebilirsiniz.
Sigara
Evinizde ve etrafınızda sigara içilmesine izin vermeyin, bilhassa yatak odası ve arabanızda. Dumanaltı alanlardan uzak durun.
Toz Böcekleri
Toz böcekleri, kumaş ve halılarda yaşayan, gözle görülmeyen hayvancıklardır.
Yatak ve yastığınızı toz geçirmeyen özel bir kılıfla kaplayın.
En az 5 yılda bir eski yastıklarınızı yenileri ile değiştirin.
Yatağınızdaki çarşaf ve yorganları her hafta sıcak suda yıkayın. Suyun
ısısı 55 dereceden yüksek olmalıdır (ev tozları bu ısıda ölür).
Yatağınızın tozlanmaması için, gündüzleri tüm yatağı kaplayan bir yatak örtüsü serin. Gece örtüyü başka bir odaya koyun.
Ev Hayvanları
Bazı insanlar tüylü hayvanların derilerinden dökülen maddeler veya
kurumuş tükürüğe karşı alerjik olabilmektedir. Eğer sizin için de durum
böyle ise;
Hayvanınız varsa ona yeni bir ev bulun veya baştan evinize sokmayın.
Bunu yapmak çok zor olabilir. Ama hayvanlara alerjiniz varsa, astımınızı
kontrol altına almanın en iyi yolu bu olacaktır.
Evinizde hayvan bulunmasına engel olamıyorsanız hiç olmazsa yatak
odanıza sokmayın ve yatak odasının kapısını sürekli kapalı tutun.
Yatak odanızdaki klima mazgallarına filtre taktırmayı deneyin.
Evinizdeki halıları ve varsa mobilyaların üzerine attığınız kumaşları
kaldırın. Bu mümkün değilse, hayvanı evde bunların olduğu odalara
sokmayın.
Hamamböcekleri
Astımı olan birçok kişi hamam böceklerinin kuru döküntü ve dışkılarına alerjiktir.
Yatak odanızda yiyecek bulundurmayın.
Yiyecek ve çöpü kapalı kutularda bulundurun (gıda maddelerini asla dışarıda bırakmayın).
Tuzaklar ve ilaçlar ile hamamböceklerini yokedin.
Hamam böceklerini öldürmek için sprey kullanıyorsanız, koku geçene kadar o odaya girmeyin.
Ev Küfü
Damlayan musluk, boru ve diğer su kaynaklarını onarın.
Küflü yüzeyleri çamaşır suyu içeren bir temizlik maddesi ile silin.
Küflenmiş banyo perdelerini yıkayın veya yenileyin.
Duman, Kuvvetli Kokular ve Spreyler
Mümkünse odunlu soba, kerosenli ısıtıcı kullanmayın ve şömine yakmayın.
Parfüm, talk pudrası, saç spreyi ve boya gibi kuvvetli koku ve spreylerden uzak durmaya çalışın.
Polen veya Açık Hava Küfleri
Alerji mevsimi süresince aşağıdakileri yapmaya çalışın:
Pencereleri kapalı tutun.
Mümkünse, öğlen ve öğleden sonra saatlerinde evde kalın ve pencereleri
kapalı tutun. Polen ve bazı küf tipleri bu saatlerde çok yoğundur.
Alerji mevsimi başlamadan önce astım tedavinizde herhangi bir ayarlama gerekip gerekmediği konusunda doktorunuza danışın.
Spor
Astımınız olsa da aktif bir yaşam sürebilirsiniz. Egzersiz, spor, oyun
veya yoğun çalışma gibi aktivitelerde bulunurken astım semptomları
yaşıyorsanız doktorunuzla görüşün.
Egzersiz yapmaya başlamadan önce semptomları önlemek amacıyla herhangi bir ilaç alma konusunda doktorunuza danışın.
Egzersize başlamadan önce 6 ila 10 dakika boyunca gerilerek veya yürüyerek ısının.
Hava kirliliği ve polen düzeylerinin (polene alerjiniz varsa) yüksek
olduğu zamanlarda açık havada çalışmayın veya başka bir aktivitede
bulunmayın.
Soğuk Algınlığı ve Enfeksiyonlar
Soğuk algınlığı ve enfeksiyonlar astımınızı tetikliyorsa, kendinizi
hasta hissettiğiniz zamanlarda nasıl bir tedavi planı uygulamanız
gerektiği konusunda doktorunuz ile görüşün. Ayrıca aşağıdakileri
deneyebilirisiniz:
Grip aşısı olun.
Bol bol dinlenin, dengeli beslenin, düzenli olarak egzersiz yapın, bol
sıvı tüketin, ve soğuk algınlığı olanlardan uzak durarak sağlıklı
kalmaya çalışın.
Hava
Soğuk ve rüzgarlı günlerde ağız ve burnunuzu bir atkıyla kapatın.
Polen ve küf alerjiniz varsa, polen ve küf düzeylerinin yüksek olduğu
günlerde sokağa çıkmamaya çalışın (hava raporlarını takip edin).
Diğer Tetikleyiciler
Sülfitli gıdalardan uzak durun: Örneğin, astım semptomlarına neden
oluyorsa, bira veya şarap içmeyin, karides, kuru meyve, veya işlenmiş
patates yemeyin.
Alerjik Astım
Alerjik astım, polenler veya hayvan dışkısı gibi alerjenlere karşı
alerjik bir tepki olarak tetiklenir. Bu tip astım hastalarının kendileri
veya ailelerinde alerji (örneğin, saman nezlesi) ve/veya egzema
(kaşıntılı, kızartılı ve su toplaması gibi sonuçlar doğuran bir cilt
problemi) geçmişi vardır.
Mevsimsel Astım
Alerjik astımın bir şekli olan mevsimsel astım, havaya polen bırakan
ağaçlar, çimen ve çiçekler tarafından tetiklenebilir. Örneğin, bazı
insanların astımı ilkbaharda bitkiler çiçek açarken daha kötü olur. Bazı
insanlar ise yazın son dönemleri ve sonbaharın başlarında yapraklar küf
tuttuğunda daha çok sorun yaşar.
Alerjik Olmayan Astım
Bazı astım hastalarının nöbetleri alerji kökenli olmaz. Bu kişilerin
semptomları ve hava yollarında oluşan değişiklikler alerjik astımı
olanlarla aynı olsa da, astımlarını tetikleyen şey alerji değildir.
Ancak, astımı olan birçok kişi gibi, tütün dumanı, tahta dumanı, oda
deodorantları, çam kokuları, taze boya, ev ve temizlik ürünleri,
mutfaktan gelen kokular, iş yerinde bulunan kimyasallar, parfümler ve
hava kirliliği gibi havadan solunan bir veya daha fazla alerjik olmayan
rahatsız edici madde yüzünden astım nöbeti geçirebilirler. Nezle veya
grip gibi sıradan solunum enfeksiyonları veya sinüs enfeksiyonu da
semptomların ortaya çıkmasına neden olabilir. Egzersiz, soğuk hava, hava
sıcaklığında ani değişimler, ve hatta gastroözofageal reflü bile
alerjik kökenli olmayan astım hastalarının semptomlarını tetikleyebilir.
Spor/Egzersiz Kökenli Astım
Egzersiz kökenli astım, egzersiz veya benzeri fiziksel aktivitelerden
tetiklenen astım semptomları anlamına gelir. Bu semptomlar genelde
egzersiz esnasında veya hemen sonrasında fark edilir. Bu tip astım
hastalarının kışın açık havada spor yapmaları özellikle yanlıştır.
Gece Astımı
Astımı olan her kişide olabilir. Gecenin ortasında, genellikle saat 2
ila 4 arasında kötüleşen astım semptomlarına bu ad verilir.
Astım semptomlarının gece daha da kötüleşmesine neden olan şeyler
arasında sinüs enfeksiyonları ve ev tozları, veya hayvan döküntülerinin
neden olduğu burun akıntıları da sayılabilir. Vücut saatinizin de burada
bir rolü olabilir. Vücudunuzun astımla savaşmak için ürettiği adrenalin
ve steroid gibi maddeler sabah saat 4 ve 8 arasında en düşük
düzeydedirler. Bunun sonucunda, astım semptomlarının bu saatlerde
nüksetmesi daha kolaydır.
Astım tedavisinde kullanılan ilaçların iki türü vardır:
Tüm hastalarda yakınmalar başladığı anda hemen alınacak şikayet
giderici (rahatlatıcı) ilaçlar (kısa ve uzun etkili bronkodilatörler).
Hastaların çoğunda gerekli olan, yeni krizlerin gelmesini önleyen
havayolları çeperlerindeki iltihabı tedavi eden koruyucu ilaçlar
(anti-enflamatuarlar).
ASTIM VE BRONŞİT TEDAVİSİNDE ALTERNATİF TIP YÖNTEMLERİ
Akciğerlerde bulunan hava boruları (Bronş) iltihaplanmayla oluşan
koyu sıvı (Balgam) ile kaplanıp daraldığında astım belirtileri meydana
gelir. Hava boruları daraldığı için nefes alma zorlaşır ve hışırtılı
solunuma neden olur. Yeterli hava alınamadığı için nefes darlığı
hissedilir, ciltte ve dudaklarda morarma meydana gelir.
Üst üste iki yıl, her yıl en az 3 ay süren iltihaplanmaya astım ( Kronik bronşit, asthma bronchiale) adı verilmektedir.
Astımda mikrop öldürücü olarak karaturp, balgam söktürücü ve kramp
giderici olarak meyan kökü kullanılır. Bu uygulamalar rahatlama sağlar
ve destek niteliğindedir. Esas tedavi çörekotu ve sarımsağın birlikte
kullanılmasıyla bağışıklık sistemi güçlendirilerek sağlanır, çörekotu en
az bir yıl, sarımsak 3 ay süreyle kullanılmalıdır. Hastalığı üzüntü ve
stres tetikliyorsa 3 ay süreyle sakinleştirici bitkilerin ( Kediotu
kökü, şerbetçiotu çiçeği, lavanta ve bunların karışımı) desteği
sağlanmalıdır.
Karaturp: Kökünün kabukları soyulur, uygun bir araçla suyu
çıkarılır, günde 50-100 ml suyu içilir. 4-6 hafta süreyle kullanılır,
birkaç gün ara verilerek süre uzatılabilir.
Meyan kökü: Öğütülmüş bir çay kaşığı kök fincana konur, üzerine 150
ml kaynar su ilave edilir, 10 dakika demlenir, süzülür. Günde 3 defa
yemeklerden sonra içilir. 4 haftalık kullanımdan sonra ara verilerek
tekrar kullanılabilir. Meyan kökü kullanılırken idrar artırıcı, isal
yapıcı ve potasyum kaybına neden olan ilaçlar kullanılmamalıdır. Uzun
süreli kullanımlarda potasyum kaybı yönünden hekim kontrolü şarttır.
Sarımsak: Günde 4 gr sarımsak ( Diş), bir defada 1 gr olmak üzere
4 defada yenir. Sarımsak havanda dövüldükten sonra, 4-5 dakika havanda
bekletilir, yoğurda veya yemeğe katılarak yenir.
Sarımsak kokusunu bastırmak için maydanoz yenir, kakule çiğnenir, naneli
sakız veya şeker kullanılır. Eşinize kokuyorsa yemesini öneriniz.
Çörekotu: Günde toplam olarak 15 gr çörekotu yenir. Bu miktar 2
veya 3 e bölünerek yemeklerden 30 dakika önce öğütülüp, az suyla yenir.
Rendelenmiş bir elma veya armuda öğütülmüş çörekotu katılarak da
yenebilir. Şeker hastası olmayanlar, pratik olması açısından haftalık
kullanım miktarını öğütüp bekletmeden tahin-pekmeze karıştırarak
yiyebilirler. Dişleri sağlam olanlar çiğneyerek yerlerse diş eti bakımı
da yapılmış olur.Öğütülmüş olarak hazır satılan çörekotu alınmamalıdır,
çok zararlıdır.
Not: Çörekotu hamilelik döneminde yenmemelidir. Doğuma bir hafta
kala başlanıp emzirme süresince yenirse anne ve çocuk sağlığı açısından
çok faydalıdır.
Çörekotu yeterli miktarda omega-3 ihtiva eder, ilave olarak omega-3 takviyeli gıdalar yenmemelidir.
Çörekotu, "ölümden başka her derde deva" olarak bilinen bir bitki.
Hele hangi hastalığa karşı nasıl kullanılacağı bilinirse daha kolay
netice alınabiliyor. Radyoloji uzmanı Dr. Mehmet Kılınç, bronşiyal astım
kaynaklı alerjik rahatsızlığını taze öğütülmüş çörekotu tüketerek
atlatmış. Astım hastası olan ağabeyi de bu yöntemle rahatlarken, 4 ve 8
yaşındaki çocukları da günlük daha az miktarda çörekotu kullanıyor
Bu hastalıkla ilgili üretilen %100 bitkisel ürünleri görmek için tıklayın....