|

Kemik İliği Biyopsisi
Kemik iliği biyopsisi,hakkında bilgilerin yer aldığı makalemiz aşağıda yer almaktadır.Kemik iliği biyopsisi hakkında bilgiye sahip olmak istiyorsanız aşağıdaki makelemize göz atmanızı tavsiye ederiz.
Kemik Erimesi Hastalığının Tedavisine Yardımcı Bitkisel Ürünlerimizin Olduğu Sayfaya Ulaşmak İçin Tıklayınız..
Birçok kan hastalığının saptanmasında önemli rol oynayan bu incelemede, özel bir iğne yardımıyla göğüs kemiğinin iliğinden örnek alınır.
Uzun kemikler sert ve yoğun kıvamlı bir dış bölüm ile bunun içinde yer(alan ve süngersi görünümlü bir iç bölümden oluşur. Süngersi kemiğin büyük bir bölümünde kemik iliği vardır. Kemik iliği biyopsisi sırasında süngersi yapıdaki iç bölüme iğneyle ulaşılarak buradaki kemik iliğinden bir parça alınır. Alyuvarlar, akyuvarlar ve trombositler gibi kan hücreleri kemik iliğinde yapılır ve olgunlaşır. Bu nedenle, çeşitli kan hastalıklarının tanısında kemik iliği incelemesinin önemli bir yeri vardır. Bu yöntemle bazı kansızlık nedenleri, lösemiler ve lenf sistemi hastalıkları saptanabilir ya da ayırt edilebilir.
Akut miyeloit lösemili bir hastanın kemik iliği görüntüsü. Sitoplazmada Azur II boyasıyla kırmızıya boyanmış tanecikler içeren, biçimleri bozulmuş ve tümü birbirine çok benzeyen hücrelere dikkat ediniz.
NASIL YAPILIR?
Kemik iliği biyopsisi oldukça kolayca uygulanabilen bir incelemedir. Çok kısa zamanda tamamlanan işlem sırasında hasta yalnız orta şiddette ve dayanılabi-lir bir ağn duyar. Biyopsi yaparken oldukça sağlam ve iç içe geçmiş metal bir iğne kullanılır, iğnenin derine girmesini engellemek için dışmda bir halka vardır. Kemiğe girildikten sonra içteki kılavuz iğne çıkarılır. İğnenin batırılacağı yer hastanın yaşına ve işlemi gerçekleştiren hekimin beceri ve deneyimine göre değişir. Akut lenfositer lösemili bir hastanın kemik iliği görüntüsü. Kemik iliğini, sitoplazmalannda hiç tanecik bulunmayan, biçim bozukluğu gösteren ve hepsi birbirine çok benzeyen hücreler yoğun olarak doldurmuştur (atipik yani “anormal biçimli” lenfositler). Erişkinlerde kemik iliği biyopsisi için seçilen bölgeler göğüs kemiği ve leğen kemiğinin ön-üst çıkıntılarıdır; bununla birlikte, bazı durumlarda, omurların dikensi çıkıntılarından, kaburga kemiklerinden ya da ilik içeren herhangi bir kemikten de yararlanılabilir. Bir yaşın altındaki çocuklarda kaval kemiğinin ön yüzü yeğlenirken, daha büyük çocuklarda kalça kemiğinin ön-üst çıkıntısı ya da birinci ya da ikinci bel omurunun dikensi çıkıntıları kullanılır. Tüm kurallara uyulursa omurilik zedelenmesi gibi bir terslik ortaya çıkmaz. İğne kemiğin derinliğine kadar sokulursa bazı yapılar zarar görebilir. Bu tehlike özellikle göğüs kemiği ponksiyonu yapılırken belirebilir. Göğüs kemiği ponksiyonunda ikinci kaburgalar arası aralıktan girilir. Bu alanın eninin erişkinlerde yaklaşık 1 cm olduğu ve altında en büyük atardamar olan aortun bulunduğu unutulmamalıdır. Bununla birlikte, göğüs kemiği, en kolay girilen ve kemik iliği açısından da en zengin kemik olduğundan her zaman yeğlenir, işleme başlamadan önce hasta uygun konuma getirilir: Göğüs kemiği ponksiyonu yapılacaksa sırtüstü, kalça kemiği ponksiyonu yapılacaksa yan tarafına yatırılır.
İğne sokulurken temizlik kurallarına titizlikle uyulmalıdır. İşlemin yapılacağı alandaki kıllar tıraş edildikten sonra bu bölge dezenfektan madde ile temizlenir. Bunun ardından, bölge deri ve derialtına verilen lidokain ya da prokain gibi bir yerel anestezik madde ile uyuşturulur. Anestezik maddenin etkisini göstermesi için birkaç dakika beklendikten sonra iğnenin gireceği alandaki deri biraz kesilir. Göğüs kemiğine girilecekse buradaki deri İnce olduğundan bu işleme gerek yoktur; iğne deriden, derial-tmdan, kemik zarından ve kemiğin dış bölümünden geçirildikten sonra hafif bir döndürme hareketiyle kemik iliğine sokulur. İğnenin kemik iliğine girdiği, zorlamanın aniden ortadan kalkması ile anla§ıhr. İğnenin İşındaki halka bir düzeyden sonra iğnenin daha ileri gitmesi-ne.engel olur.
İğnenin içindeki kılavuz iğne çekilir; kemiğin içinde kalan iğnenin ucuna 10-20 mi kapasitesinde bir şırınga yerleştirilerek 0,2-0,5 mi kadar sıvı çekilir. Hasta bütün işlem boyunca yalnız kanın şırıngaya çekildiği bu anda ağrı duyarsa da birkaç saniye içinde ağn diner. İlik çekildikten sonra iğne hemen çıkarılır. Bu sırada oluşabilecek kanamaları engellemek için bölgeye kısa bir süre basınç uygulanır. Kanamanın durması ve pıhtılaşma mekanizması lösemi ya da benzeri bir nedenle bozulmuşsa basınç uygulaması en az 10-15 dakika sürdürülmelidir.
Bazen de şırıngaya hiçbir şey gelmeyebilir. Bu da genellikle iğnenin iliğe girmediğini gösterir. Bu aşamada iğne 1-2 mm daha itilerek işlem yinelenebilirse de, böyle bir uygulama risk taşıdığı için iğneyi’ çıkartıp başka bir yerden yeniden sokmak gerekebilir
|
|