MS semtomlarini presipite eden en önemli faktörler, enfeksiyon, travma
ve gebeliktir. Fakat yapilan bazi çalismalarda bunlarin hiç birinin de
yeni atak gelisimini kolaylastirdigi gösterilememistir. Çesitli diger
serilerde ise üst solunum yolu veya 4gastrointestinal viral
enfeksiyonlarin %5-50 oraninda alevlenmeye yol açtigi bildirilmistir.
Gebelik, risk faktörü olarak belirlense bile bu dönemde alevlenme görülmez, fakat postpartum 3 ay riskli bir dönemdir.
Kadinlarin %43′ünde menstruasyondan önceki günlerde semptomlar alevlenmektedir.
Travma ile ilgili olarak da çeliskili sonuçlar elde edilmektedir. Bir
çalismada özellikle travmanin oldugu ekstremitede MS atak bulgulari’nin
ortaya çiktigi savunulurken, diger bazi çalismalarda böyle bir iliski
saptanamamistir.
Asilar’ in MS atagini provoke edip etmedigi de tartisilan önemli
konulardan biridir. Bu konu ile ilgili çeliskili sonuçlar mevcuttur.
Asilar içerisinde özellikle hepatit B ve tetanoz asilari pek tavsiye
edilmez. Burada hastanin meslegini de göz önünde bulundurarak, arti ve
eksileri degerlendirerek sözü geçen asilara karar vermek gerekir.
Stres Günümüzde pek çok hastaligin olusumunda stresin önemli bir payinin
oldugunu bilmekteyiz. MS de de stres önemli bir risk faktörüdür.
Remisyondaki MS hastalari strese maruz kaldiklarinda akut atak
geçirebilmektedirler.
Yorgunluk ve uykusuzluk MS semptomlari arasinda zaten oldukça sik olarak
görülen yorgunlugun daha çok santral orijinli oldugu bilinmektedir.
Hastalara günlük yasantilarinda çok yorulmamalari asiri egzersizden
kaçinmalari ve uykusuz
kalmamalari önerilir.
1. Günlük olarak tükettiğiniz protein miktarını azaltın; günlük
kalori gereksiniminizin %10 unu proteinlerden temin edin. Hayvansal
proteinler yerine mümkün olduğunca bitkisel proteinler tüketin
(mercimek, soya gibi).
2. Süt ve süt ürünlerini azaltın, bunların yerine diğer kalsiyum kaynaklarını kullanın.
3. Mümkün olduğunca suni gübreler kullanılmadan ve mevsiminde
üretilen (sera olmayan) meyveler yiyin. Ekmek ve benzeri yiyeceklerin
hammaddelerinin de bu şekilde üretilmiş olmasına özen gösterin.
4. Poliunsature (çok zincirli doymamış) bitkisel yağları,
margarinleri, tüm hidrojenize yağları, kısacası tüm yağları diyetinizden
çıkarın. SADECE SAF ZEYTİN YAĞI KULLANIN (mümkünse doğrudan bahçesinde
zeytin üreten ve bundan yağ elde edenlerden alın).
5. Omega-3-yağ asitlerini düzenli olarak tüketin (balık, keten tohumu yağı, kenevir yağı).
6. Daha çok sebze ve meyve tüketin.
7. Zencefil ve zerdeçal ı düzenli olarak yiyin.