SPERM AZLIĞI
- Skrotum sıcaklığında artış
- Dar pantolon ve iç giyim
- Varikosel (testisi saran damarlarda varis) olgularının artışı
- Çevresel etkenler Çevre kirliliği
- Ağır metaller (kurşun, cıva, arsenik vb.)
- Oganik çözücüler
- Böcek ilaçları (DDT, PCB, DBCP vb.)
- Beslenme
- Doymuş yağların fazla tüketimi
- Meyve, sebze ve tam tahılların az tüketimi
- Besin liflerinin az tüketimi
- Sentetik östrojenlere fazla maruz kalma
Erkekte kısırlığı sperm yoğunluğu bazında teşhis ederken, sperm sayısında toplum genelinde bir azalma olduğunu, kısır olan ve olmayan erkeği birbirinden ayırdığı kabul edilen çizginin de, buna paralel olarak düşüş gösterdiğini önemle belirtmek gerekir.
Sperm sayısınca bu ayırıcı çizgi 40 milyon/ml'den 20 milyon/ml'ye, ardından 10 milyon/ml'ye ve 5 milyon/ml'ye düşmüştür. Bu değerlerde büyük ölçüde ayarlamaya gidilmesinin ana nedenlerinden biri, araştırmacıların sperm kalitesinin, miktardan daha önemli olduğunu öğrenmeleridir. Sağlıklı sperm oram yüksek değilse, sperm sayısının çok olması hiç bir anlam ifade etmez.
Spermlerin çoğunluğu anormal biçimde, tümüyle ya da göreceli olarak hareketsizse, sperm yoğunluğu normal olmasına rağmen o erkek kısır olabilir. Bunun aksine, sperm sayısının az olması her zaman o erkeğin kısır olduğu anlamına gelmez. Sperm sayısı oldukça az düzeylerdeki erkekler pek çok hamilelik denemesinde başarılı olmuştur.
Örneğin, fertilite kliniklerinde yapılan araştırmalarda, sperm sayısı 10 milyon/ml'nin altında olan çiftlerin yüzde elli ikisi; sperm sayısı 5 milyon/ml gibi düşük düzeylerde olan çiftlerin ise yüzde kırkı çocuk yapmayı başarmaktadır.
Bu kanıtlanmış sonuçlar nedeniyle sperm sayısı düşük düzeylerdeki erkeklerin geleneksel meni analizi sonuçlan, hamilelik olasılığını göz önünde bulundurarak dikkatle yorumlanmalıdır. Özellikle in vitro dölleme için çiftler incelenirken, daha kapsamlı işlevsel testler kullanılmalıdır.
Bu kanıtlanmış sonuçlar nedeniyle sperm sayısı düşük düzeylerdeki erkeklerin geleneksel meni analizi sonuçlan, hamilelik olasılığını göz önünde bulundurarak dikkatle yorumlanmalıdır.
Özellikle in vitro dölleme için çiftler incelenirken, daha kapsamlı işlevsel testler kullanılmalıdır.
SPERM AZLIĞININ NEDENLERİ
- Skrotum sıcaklığında artış
- Enfeksiyonlar, nezle, grip vb.
- Artan stres
- Uykusuzluk
- Aşırı alkol, tütün veya marihuana kullanımı
- Reçeteli birçok ilaç
- Radyasyona maruz kalma
- Çözücüler, böcek ilaçları ve diğer zehirlere maruz kalma v.b.
Yakın zamanlara kadar, spermin dölleme yeteneğinin tek kanıtı hamilelikti. Artık birçok işlev testi kullanılmaktadır.
İlişki sonrası testi, spermin ilişkiden sonra rahim ağzı mukusuna penetrasyon yeteneğini ölçer. Bu testin in vitro çeşitleri de vardır. En ümit vaat eden testlerden biri, insan sperminin uygun koşullar sağlandığında, hamster yumurtasına penetrasyon sağlayabilmesine dayanır.
Yüzde on ila yüzde yüz arasındaki penetrasyon erkeğin üretken olduğunu kanıtlarken, yüzde onun altındaki penetrasyon, kısırlık göstergesi olarak belirlenmiştir. Hamster yumurtasına penetrasyon testinin, olguların yüzde altmış altısında fertilité hakkında doğru verilere ulaştığı kabul edilmiştir.
Geleneksel meni analizinde bu oran yaklaşık yüzde otuzdur.
Kısırlığın teşhisinde bir diğer önemli test antisperm antikorları saptamaktır. Bu antikorlar erkek tarafından üretildiği zaman, genellikle spermin kuyruğuna saldırır ve böylece spermin rahim ağzı mukusunda ilerleme yeteneğini köreltir.
Bunun aksine, antisperm antikorlar kadın tarafından üretilmişse, tipik olarak spermin basma yönelir.
Meni analizinde antisperm antikorlar saptanmışsa, bu genellikle erkek üreme kanalında geçmişte veya halen var olan bir enfeksiyonun işaretidir.
SPERM AZLIĞI TÜRLERİ
Tıkayıcı tip
Burada erkeğin yumurtalıklarında (testis) sperm hücre yapımı olmasına rağmen hücreleri ileten kanallarda tıkanıklık olması nedeniyle (daha önce geçirilmiş iltihabi bir hastalık gibi) sperm hücreleri dışarı çıkamaz. Bu hastalarda enjektör ve iğne yardımı ile sperm kanallarından hücre alınır. (tesa, mesa, pesa)
Hücre yapımının olmaması
Burada ise sperm hücresini yapımı ya hiç olmamakta, ya da hücre olgunlaşması tamamlanamadığı olgun sperm hücresi bulunmamaktadır.
Bu tip azospermi pek çok nedenden olabilir:
Ör: İnmemiş testis, genetik kaynaklı gibi. Bu hastalarda testislerden iğne yardımı ile hücre aranır (tesa). Eğer hücre bulunamazsa testislerden biyopsi ile çok küçük parçalar alınır ve hücre aranır (tese, mikrotese)
Her iki azospermi tipinin ayırıcı tanısında
- Sperm analizi
- Erkeğin muayenesi
- Erkeğin hormon tetkiklerinin
- Erkeğin genetik tetkikinin yapılması gerekir.
Tıkayıcı tipte olan azospermi de hücre bulunma şansı hemen hemen kesindir ve başarı şansı yüksektir, Hücre yapımının olmadığı veya çok az olduğu ikinci tipte hücre bulunma şansı %30-50 dir. Eğer hücre bulunamazsa en az 6 ay ara ile biyopsi tekrar edilebilir.
Bazı durumlarda, azospermi tanısı konulanlarda nadir de olsa tekrar yapılan menide yapılan sperm analizinde çok az sayıda canlı hücre bulunabiliyor. Bu nedenle, hastaların her zaman dikkatli değerlendirilmesi gereklidir.
İmmotil sperm: (%100 Hareketsiz)
Erkeğin menisinde hareketli sperm hücrelerinin olmayışıdır. Burada hücrelerin kuyruk yapısında bir anormallik söz konusudur. Hücre sayısı değişik olabilir. Burada, iki durum söz konusudur:
- Hücrelerin hepsi ölüdür.
- Hücrelerin bir kısmı canlıdır fakat hareket yeteneğini kaybetmiştir.
Bunun için canlılık testi yapılır. Bu test sonucuna göre uygun vakalarda tüp bebek yaplır. Eğer canlı hücre yoksa erkeğin testislerinden biyopsi ile sperm hücresi aranır.
Oligospermi: (Sayı)
Sperm hücrelerinin sayı olarak azlığını ifade eder. Eğer, sperm hücre sayısı 20 milyon/ml den az ise oligospermi tanısı konur.
Astenospermi: (Az Hareketlilik)
Sperm hücrelerinin hareket azlığını ifade eder.
Burada:
- Hızlı ileri hareketli (hiperaktif) (a)
- Yavaş hareketli (b)
- Yerinde hareketli (c)
- Hareketsiz (d)
Şeklinde bir sınıflandırma vardır. Tedavinin planlanmasında özellikle Hiperaktif olanlar önemlidir.
Teratospermi: (Şekil farklılıkları)
İnsan sperm hücrelerinin kendine has “iğ” şeklinde bir baş yapısı vardır. Bazen sperm başı değişik şekillerde olur. Her normal sperm analizinde bazı hücrelerin “anormal şekilli” şeklinde yazıldığı görülür ve belli bir yüzde ile ifade edilir. Eğer, anormal şekilli sperm hücrelerinin oranı hemen hemen % 100 ise teratospermiden bahsedilir. Bu tanı bazen hastalarda kaygılara yol açmaktadır. Sanki bu hücrelerle tüp bebek yapılırsa ve gebelik oluşursa bebeğin anormal olmasından korkulmaktadır. Halbuki, bu tip hücreler doğal yollardan kadının yumurtasını dölleyemezler; ancak, tüp bebek uygulamasında kullanılabilirler.
SPERM SAYISINI VE KALİTESİNİ ETKİLEYEN NEDENLER
Sperm yapımı ve olgunlaşmasına ait problemler, erkek kısırlığı nedenleri arasında en geniş grubu oluşturur.
Sperm hücreleri, yeterli sayı, şekil veya hareket özelliklerinde olmamaları nedeniyle yumurtayı döllemeyebilirler.
Spermatogenez (sperm yapım ve olgunlaşması) üzerine olumsuz etkisi olan birkaç faktör vardır.
•Bazı enfeksiyon hastalıkları üreme organlarını etkileyerek testislerde sperm yapımını bozabilirler.
Ergenlik çağından sonra geçirilen kabakulak hastalığının %25 oranında infertiliteye sebep olması en iyi bilinen örnektir.
•Hormonal eksiklikler: Sperm yapımını sağlayan FSH ve LH hormonlarındaki düzensizlikler en sık görülen şeklidir.
•İmmünolojik bozukluklar: Bazı erkekler, kendi spermlerine karşı antikorlar oluşturarak, sperm hareketlerinin bozulmasına veya aglütinasyonlara (spermlerin başlarından veya kuyruklarından yapışarak hareket yeteneğini kaybetmesi) neden olabilirler.
•Varikosel:Testisler skrotum adı verilen torba yapıları içinde bulunurlar. Skrotumdaki venlerin varisleşmesi (varikosel) de sperm kalitesini bozabilir. Varikosel, erkek hastalarda %21-41 oranında görülür.
Benzer bir durum bacaklarda damarların genişlemesi ile olan varislere benzer. Testiste olduğunda varikosel adını alır. İleri derecelerde ağrıya neden olabilir.
•Çevresel faktörler ve hayat tarzı sperm kalitesini etkileyebilir. Çalışma ortamındaki uçucu gazlar (boya, mobilya, akü sanayi), radyasyona maruz kalma ve bazı kanser tedavileri de geçici veya kalıcı olarak sperm yapımını durdurabilir.
•Genetik olarak bazı erkeklerin Y kromozomunda bulunan gen değişiklikleri, sperm hücrelerinin azlığı veya yokluğuna neden olabilir.
Sperm kanallarında tıkanıklıklar
Sperm kanallarındaki tıkanıklıklar, spermin geçişine kısmen veya tamamen (oligospermi, azospermi) engel olabilir.
Bu durum doğuştan olabileceği gibi daha sonra oluşan enfeksiyonlara ve ameliyat yan etkilerine bağlı olarak da ortaya çıkabilir.
Cinsel ilişkiye ait problemler
Empotans (sertleşme problemleri) veya erken boşalma, bu grupta yer alan sebeplerdir.