|

Metastatik akciğer kanseri.Kanser nedir nasıl bir hastalıktır sebepleri ve belirtileri nelerdir kanser tedavisinde hangi yöntemler kullanılır kamser için bitkisel çözüm var mıdır merak ettiklerinizi bu yazıda okuyabilirsiniz....
Kanser tedavisinde kullanılan bitkilerden hazırlanmış % 100 Doğal ürünlerimizi görmek için buraya tıklayabilirsiniz...
Habis tümörler yalnızca bulundukları doku ve organa zarar vermekle
kalmazlar, yakınlarındaki organ ve dokulara da ayılabilir ve zarar
verebilirler. Ayrıca kanserli hücreler bulundukları bölgelerden kan ya
da lenf damarları yoluyla bedenin başka bölgelerine taşınabilir, orada
yerleşebilir. İşte kanserli hücrelerin bulundukları doku dışında
doğrudan ya da kan-lenf damarlarıyla başka bölgelere sıçramalarına
"metastaz" (yayılma) denir.
Birkaç istisna ile çoğu kanser hücre tipi, bulunduğu tümörden dış
etkiyle ya da kendiliğinden ayrılarak, lenf sistemine ya da dolaşım
sistemine karışabilir (glioma ve bazal hücre karsinoma türleri metastaz
yapmaz). Ayrılan kanser hücresi vücut içinde dolaşırken herhangi
sağlıklı bir dokuda kendini sabitleyip, burada gelişmesine devam
edebilir. Kanser başladığı doku ya da organdan bedenin bir başka
bölümüne bu şekilde sıçradığında, burada da aynı tipte anormal hücreler
gelişir ve ilk tümörle aynı adı taşımaya devam eder: Örneğin eğer
akciğer kanseri beyine yayılım gösterdiyse buradaki hücreler esasta
akciğer kanseri hücreleridir; beyinde oluşan tümör "beyin kanseri" değil
"metastatik (ya da ikincil) akciğer kanseri" olarak adlandırılır.
Metastatik kanserin oluşumu
Metastatik kanserler, gerçek kanser vakalarından sonra sıkça görülür.
Tümör alındıktan sonra, ameliyatta gözden kaçan tek bir hücre düşük
ihtimalle de olsa metastaz başlatabilir. Genellikle, adrenal bezlerde,
karaciğerde, beyin ve kemiklerde metastatik tümörler sıkça görülür.
Metastatik tümör, genellikle gerçek tümöre bağlı olarak belli bir
organ/organ grubunda ortaya çıkar. Örneğin, prostat kanseri genellikle
kemiklere metastaz yaparken; gırtlak kanseri kadınlarda yumurtalık
kanserine dönüşebilir. Bu durum ilk defa Stephen Paget tarafından
1889'da bulunmuş ve "Seed and Soil" teorisi adını almıştır. Bu teorinin
temelinde, kanser hücresinin dolaşım sistemi içinde uzun süre sağ
kalamaması ve ancak ilk oluştuğu dokuya benzer bir dokuda çoğalabilmesi
yatar. Örnek olarak, süt yapımı ile görevli göğüsteki hücrelerin
görevleri dolayısıyla zarları üzerinde oldukça fazla sayıda kalsiyum
pompası bulunur. Eş görevli kemik hücrelerinde de bu pompalar, kemiğe
kalsiyum iyonları depolar. Bu bağlamda kansere dönüşen bir göğüsteki
salgı hücresi, kendisine en uygun ortama, yani kemiklere, metastaz
yapar.
Kanser hücrelerinin bağlı olduğu tümörden ayrılması bir bakıma
moleküler bir "zincirlerini koparma" reaksiyonudur. Tüm sağlıklı ve
kansere dönüşmüş hücreler birbirine hücre-dışı ağı proteinleri
(extracellular matrix -ECM-) ile sıkıca bağlıdır. Metastatik hücreler bu
bağı bir şekilde kırarak ayrılmayı başarırlar.
Metastatik hücreler diğer gerçek kanserler gibi, gelişirken kendi
altyapılarını hazırlarlar. Bu bağlamda, tümör etrafında kan damarları
oluşumunu başlatarak büyüme için gerekli besini sağlarlar. Bu damar
oluşturma işlemi angiyojen (angiogenesis) olarak adlandırılır. Kanser
araştırmalarında bu kavram üzerinde oldukça yoğun çalışmalar
bulunmaktadır. Angiyojen indirgeme (angiogenesis inhibition) adı verilen
teknikte, bu damar oluşumu engellenerek, tümörün besinsiz kalması
amaçlanmaktadır.
Bazı vakalarda, metastatik kanser tespit edilse bile, bunun kaynağı
olan birincil tümör bulunmayabilir. Bu durum "bilinmeye birincil tümör"
(unknown primary tumor -UPT-) olarak adlandırılır ve tüm kanser
vakalarının yaklaşık %3'ünde görülür. Basit gözlemler ile birincil
kanser tespit edilemezse (kanlı kusma-akciğer, kanlı idrar-muhtemelen
idrar torbası) gelişmiş görüntüleme teknikleri de bir sonuç
vermeyebilir. Bazı durumlarda da birincil tümör metastatik kanserden
sonra tespit edilebilir. Immunohistokimya biliminin metastaz tanımlamada
büyük katkısı olsa da bu konudaki yardımı oldukça kısıtlıdır. Çok nadir
vakalarda, metastatik tümörün kaynağı birincil tümör, hasta öldükten
sonra bile bulunmayabilir.
Metastatik kanserin tedavisi
Metastatik kanser tedavisi, normal kanser tedavilerinde çok farklı
değildir. Tedavi için, kemoterapi, radyo cerrahi, radyasyon terapisi,
hormon terapisi, cerrahi, lazer-immunoterapi kullanılır. Uygulanacak
teknik, metastatik kanserin büyüklüğüne, birincil tümöre, metastazın
yerine, hastanın yaşına ve sağlık durumuna göre seçilir. Bu teknikler
%100 tedavi sağlamaktan ziyade, var olan kanserin
gelişmesini/yayılmasını önler.
|
|