Lenfoma kanseri için neler yapılmalı? Sorusuna yanıt olarak lenfoma tedavisi için şifalı bitkiler ve lenfoma tedavisi hakkında faydalanacağınız bilgiler bu makalede yer almaktadır...
Her lenfoma hastası için tedavi kendine özgündür. Çünkü hastalığın
evresine, hücre tipine, hastanın yaşına, hastanın tedaviyi kaldırıp
kaldıramayacağına ve lenfoma tipinin hızlı yada yavaş seyirli oluşuna
göre doktor tedavinin şeklini ve verilecek ilaçları belirler.
Hodgkin dışı lenfomanın tedavisi ilaçlarla (kemoterapi), ışın
tedavisiyle (radyoterapi) veya ikisi birlikte olarak yapılmaktadır.
Ayrıca hastadan kök hücre toplanarak yüksek doz kemoterapi sonrası bu
kök hücreleri tekrar hastaya verme işlemi (yüksek doz kemoterapi ve
otolog periferik kök hücre transplantasyonu), biyolojik ilaçlarlai ve
cerrahi olarak da tedavi edilebilmektedir. Bazen yavaş seyirli
lenfomalarda hastaya tedavi verilmez ve hasta belli aralarla doktor
tarafından kontrol edilerek izlenir. Hastanın tedavisine karar veren
uzmanlar tıbbi onkolog ve radyasyon onkoloğu olmaktadır.
TEDAVİ YAN ETKİLERİ NELERDİR ?
Tedavi sırasında kullanılan ilaçları tipine ve dozuna göre bazı
istenmeyen etkiler olabilmektedir. Bunlara yan etkiler denir. Burada sık
görülenler belirtilecektir. Ancak siz bu tedaviler sırasında fark
ettiklerinizi doktorunuza bildirerek bunlarında değerlendirilmesini ve
bunlar için yapılabilecek tedavileri öğreneceksiniz.
Hodgkin dışı lenfoma tedavisinde kullanılan ilaçların bulantı ve kusma
yan etkisi genellikle hafif ve kısa süreli olmaktadır. Saç dökülmesi
bazı tedavilerde hafif bazılarında tamamen dökülme tarzındadır. Ancak
tedavi bittikten sonra 6 ay içerisinde genellikle eskisi kadar güzel
saçlarınızın geri geleceği bilinmelidir. Kemoterapi sırasında kan
hücrelerinin üretim yeri olan kemikiliği de tedaviden etkilenmektedir.
Bu karşımıza kırmızı küreciklerin azalması (anemi), beyaz kürelerimizin
azalması (lökopeni), enfeksiyonlarla savaşan beyaz küreler içinde önemli
bir grup olan nötrofillerin azalması (nötropeni) ve kanama olmasını
önleyen trombosit denilen küçük kan hücrelerinin azalması
(trombositopeni) olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu kan hücrelerindeki
azalma, doktorunuz tarafından belli aralarla yapılan kan sayımları ile
izlenecek ve gerekli görülen kan ürünleri başkasından elde edilerek size
verilecektir. Kemoterapi böbrek ve karaciğer işlevlerini etkileyebilir ;
bu durum gerekli kan tetkikleri ile izlenir. Hastalarda iştahsızlık,
damak tat alımında değişiklik, cilt ve tırnaklarda renk koyulaşması,
geçici yada kalıcı fertilite(üreyebilirlik) değişiklikleri
olabilmektedir. Burada bildirilmiş olan yan etkiler her hastada mutlaka
olacak belirtiler olarak düşünülmemelidir.
Radyoterapiye bağlı yan etkiler, ışın yapılan bölge ve verilen doza göre
değişkenlik gösterir. Genellikle hastalarda radyoterapinin ilerleyen
günlerinde yorgunluk hali gelişmektedir. Hastaya dinlenmesi, yapabildiği
kadar hareket etmesi önerilir. Radyaterapi yapılan alanlarda kıl ve saç
kaybı, kızarma, kuruluk, duyarlılık ve kaşıntı, cilt koyulaşması sık
görülen yanetkilerdir. Boyun ve göğüs bölge radyoterapisi sonrası
boğazda kuruluk ve yutma güçlüğü olmaktadır. Karın bölgesine yapılan
radyoterapilerde bulantı, kusma, ishal ve idrar şikayetleri ortaya
çıkabilmektedir. Kan hücreleri etkilenebileceğinden kan sayımları ile
yakın takip edilir.
Ateş yükselmesi ve beklenmeyen kanamalar olduğunda takip eden doktorun hastalar tarafından uyarılması gerekir.
Biyolojik tedaviler aşı tarzında (interferon) uygulanır. Bunların yan
etkileri soğuk algınlığı bulgularını andırır. Kırıklık, yorgunluk,
titreme, ateş, kas ve eklem ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma ve
ishal olabilir.
Yüksek doz kemoterapi ve periferik kök hücre transplantasyonunda yan
etkiler normal dozda kemoterapi tedavisinden daha fazladır. Hastalar
kanama, infeksiyon organ yanetkileri açısından yakın takibe alınır.
Kanser tedavisinde kullanılan bitkilerden hazırlanmış % 100 Doğal ürünlerimizi görmek için buraya tıklayabilirsiniz...