Safra kesesi kanser , belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir konu hakkında tüm merak ettikleriniz ve daha detaylı bilgiler bu makalemizde yer almaktadır...
SAFRA KESESİ KANSERİ NEDİR ?
Nadir karşılaşılan ama agresif seyir gösteren kanser türüdür. Kadınlarda
erkeklerden daha sık görülür. Hastalar çoğunlukla 65 yaş üstüdür.
Çoğunlukla hastalar ileri evrelerde doktora başvurmaktadır.
Karın ağrısı, sağ üst kadranda, sarılık en sık yakınma sebepleridir.
SAFRA KESESİ KANSERİNİN NEDENLERİ Ve BELİRTİLERİ NELERDİR ?
Safra kesesi, kastan yapılmış armut biçiminde bir torbadır ve
karaciğerin altında bulunur. Biri büyük diğeri küçük iki abdan meydana
gelen karaciğerin yaptığı safra, her lofedan çıkan birer kanala
dökülürler. Bu iki kanal daha sonra birleşirler ve tok kanal olarak
aşağıya on iki parmak bağırsağa varmadan yan tarafa bir kol verir ve bu
kol safra kesesine gider. Böylece az ve fakat devamlı olarak karaciğer
tarafından yapılan safra bu kese veya torba içinde birikir. Yediğimiz
yemekler mideden on iki parmak, bağırsağa geçerken sinirler safra
kesesinin sıkışmasını sağlar. Safra kesesi sıkışınca içinde birikmiş
safra on iki parmak bağırsaktan geçen yiyeceklerin üzerine akar.
Şu halde, safra kesesinin görevi, karaciğerin çıkardığı safrayı geçici
olarak depolamaktır. Onsuz da yaşam normal sürebilir. Safra kesesi
bazen iltihaplanır veya safra içinde bulunan tuzlar kümelenerek bir
büyük veya bir kaç orta taşlar meydana getirirler. On iki parmak
bağırsaktan gelerek yukarı keseye çıkan çeşitli mikroplar safra
kesesinin iltihaplanmasına sebep olurlar. Safra kesesinin ilthaplanması
veya içinde taşlar meydana geldiğinde bu kese ameliyatla çıkarılır.
Bu takdirde safra artık depolanamaz ve karaciğer tarafından yapıldıkça on iki parmak bağırsağa akar.
Belirtiler genellikle daha önce geçirilmiş bir safrakesesi hastalığına
(safrakesesi taşı ya da iltihabı) bağlı olarak ortaya çıkar. Hastalığın
başlangıç evresinde aldatıcı bir gidiş görülebilir (iştahsızlık,
bulantı, kusma, kilo kaybı). Karnın sağ üst bölgesinde, arkaya doğru
yayılan ve geceleri artan ağrı oldukça tipik bir belirtdir. Hastalığın
gidişi süresince şiddetim artırır. Olguların yüzde 60'ında giderek
ilerleyen ve inatçı bir sarılık ortaya çıkar; bunun yanı sıra hemen her
zaman kaşıntı görülür. Sabit bir bulgu olmamasına karşın karaciğer
büyümesine oldukça sık rastlanır (yüzde 20-70). Tabii bu belirtilerin
derecesi hastalığın ne zaman başlamış ve ne kadar yayılmış olmasına
bağlıdır.
Safra kesesi kanserinin ilk ve en sık görülen belirtisi sarılıktır.
Burada bir hususu belirtmek gerekir ki her görülen sarılık kötü bir
hastalığın başladığı anlamına gelmez.
Zira, sarılık aslında bir hastalık olmayıp bir belirtidir. Aynen baş ağrısı gibi.
SAFRA KESESİ KANSERİ TEŞHİSİ ;
Teşhis’ te en önemli yeri röntgen alır. Sonra kan ve idrar tahlilleri
gelir. Safra kesesi kanserinden korunmak için Safra kesesinin
iltihaplanması veya röntgen de taş görülmesi halinde herhangi bir
komplikasyon ve sonunda kötü bir ortama dönüşmeden, safra kesesi
ameliyatla alınmalıdır .Genellikle hastalık (yani kanser) belirtilerini
gösterip kanser teşhisi konduğu vakit çok zaman kayıp edilmiş olur.
Diğer açıdan, safra kesesinin bir komplikasyon meydana getirmeden
zamanında çıkarılması, hastanın yaşantısını fazla etkilemez.
SAFRA KESESİ KANSERİ EVRELERİ Ve KLASİK TIPTA TEDAVİ YÖNTEMLERİ :
Tanı aşamasında olguların yüzde 65'in den çoğunda karaciğere doğrudan bir yayılma görülür.
Safra kesesi kanserinin Erken evresinde yayılma ana safra kanalına,
mideye, onikiparmak bağırsağına, ince bağırsağa ve kalın bağırsağa
doğru bir yol izleyebilir. Tümör lenf dolaşımıyla onikiparmak
bağırsağına ve karın zarı arkasındaki lenf düğümlerine sıçrar. Akciğer,
kemik, böbreküstü bezi gibi uzak bölgelere yayılma karaciğer ve kapı
toplardamarlarından kan aracılığıyla olur.
En sık görülen komplikasyonlar safrakesesinin suyla dolması, akut
kesesinin irinle dolması, safrakesesi içine kanamalar, safrakesesi ile
mide ya da onikiparmakbağırsağı arasında oluşan fistüller,
kalınbağırsakta metastazlardır. Beklenen Gidişi (Prognoz)
Safrakesesi kanseri genellikle kötü ve umutsuz bir gidiş izler.
Tedavisi cerrahidir. Cerrahinin şeklide hastalığın evresine göre
belirlenir. Basit kolesistektimiden, karaciğerin segmentlerini,
pankreası, duodenumu da içine alan radikal veya genişletilmiş
kolesistektomi kadar uzanan bir cerrahi işleme tabi olunur.
Kemoterapi ve radyoterapiye cevap vermez. Son evresinde yakalanmış ise;
artık bu noktada cerrahinin de bir anlamı yoktur. Sadece palyatif tedavi
uygulanır. Ağrılarını dindirmek, safrada birikmiş safrayı drene etmek
gibi…
Köklü bir ameliyatın uygulandığı olgularda beş yıl yaşam süresi yüzde 5'i geçmez. İyileşme çok seyrek görülür.
Kanser tedavisinde kullanılan bitkilerden hazırlanmış % 100 Doğal ürünlerimizi görmek için buraya tıklayabilirsiniz...