Lenf bezleri kanseri nedir nasıl bir hastalıktır kanser tedavisi nasıl yapılır kanserden kurtulma yolları var mıdır merak ettiklerinizi bu yazımızda okuyabilirsiniz...
Kanser tedavisinde kullanılan bitkilerden hazırlanmış % 100 Doğal ürünlerimizi görmek için buraya tıklayabilirsiniz...
LENF BEZİ KANSERİ NEDİR ?
Vücudumuzda "lenf" adı verilen renksiz sıvıyı taşıyan çok küçük damarlardan oluşmuş bir ağ vardır.
Bu ağa "lenfatik sistem" denir. Lenf sıvısı içinde, vücudumuzdaki
enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı savaşan lenfosit adlı beyaz kan
hücreleri (akyuvarlar) bulunur.
Vücudumuzdaki bu geniş ağın bağlantı noktaları bezelye büyüklüğündeki
lenf düğümleridir. Lenf düğümleri koltukaltında, ensede, kasıkta,
göğüste ve karında yoğunlaşmıştır. Lenf düğümleri, lenf sıvısını filtre
ederek bağışıklık yanıtının oluşmasını sağlar. Dalak, timüs bezi,
bademcikler ve kemik iliği de lenfatik sisteme dahil olan organlardır.
Yani lenfoma, “lenf sisteminden” kaynaklanan kanserlerin ortak adıdır.
Lenfoma çok çeşitli alt tiplerden oluşan, çok farklı davranış
özellikleri gösterebilen bir hastalıklar topluluğudur.
Meme kanseri öncelikle lenf damarları ile koltuk altındaki lenf
bezlerine sıçrar. İleri evrelerde kanserin meme dışında başka organlara
sıçramasına metastaz yapma denir. Meme kanseri en çok kemik, akciğer ve
karaciğere metastaz yapar. Metastatik hastalığı olanlarda hastalığın
sıçradığı organa göre şikayetler ortaya çıkar. Örneğin kemiğe
sıçramışsa, kemik ağrısı, kemik kırıkları meydana gelebilir. Beyine
sıçramışsa felç, görme bozukluğu, baş ağrısı, baş dönmesi gibi
şikayetler gelişebilir.
LENF BEZİ KANSERİNİN NEDENLERİ NELERDİR ?
Kesin olarak bilinmemektedir. Virüs gibi enfeksiyona neden olan bir
mikroorganizmayı düşündüren bazı dolaylı kanıtlar ileri sürülmüştür.
Lenf kanseri, lenfoma da diğer kanser nedenleri gibi, genetik yapısı
(tohum) ile oynanmış hormonlu sebze ve meyvelerin tüketimi, kozmetik ve
temizlikte kullanılan kimyasallar (parfüm, deterjan, şampuan vb.) ve
modernleşme ile birlikte gelen sanayileşme (fabrika, egzoz) gibi
faktörler ile antijen (yabancı) maddelerin gelişmiş organizma olan insan
bedenine girmesi sonucu oluşmaktadır.
LENF BEZİ KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR ?
• Lenf düğümlerindeki büyümeye bağlı olarak ensede, koltukaltında ve kasıkta ele gelen yaygın, ağrısız, yüzeysel şişlikler
• Vücut genelinde şiddetli kaşıntı
• Ateş, titreme, gece terlemesi
• Sürekli halsizlik hissi, kilo kaybı, iştah kaybı
• Sürekli öksürme, nefes darlığı, göğüste rahatsızlık hissi
• Karaciğer ve dalakta büyüme
• Enfeksiyonlara karşı duyarlılığın artması
LENF BEZİ KANSERİNİN TESHİS YÖNTEMLERİ
Şüpheli vakalarda aşağıdaki yöntemlerle tanıya gidilmeye çalışılır.
• Kan hücrelerinin çeşitli yöntemlerle incelenmesi
• Kemik iliği örneği alınması
• Kemik iliği biyopsisi
• İmmünolojik araştırmalar yapılması ve serumdaki immünglobulinlerin incelenmesi
• Radyolojik incelemeler: Akciğer ve iskelet sistemi filmleri, İVP,
bipedal lenfanjiografi, ultrason ve bilgisayarlı tomografi (BT)
• Karın içi organların ameliyatla incelenmesi ve organ biyopsileri alınması
2 Tür Lenf Bezi Kanseri Vardır ;
*HODGKİN DIŞI LENFOMALAR ( non-hodgkin lenfoma )
* HODGKİN LENFOMA
1.HODGKİN DIŞI LENFOMALAR
BELİRTİLERi NELERDİR ?
En sık görülen belirti boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerindeki lenf
bezelerinin ağrısız şişerek ele gelmesidir. Hastalarda diğer bulunabilen
belirtiler ise söyledir; sebebi tam açıklanamayan ateş, kilo kaybı,
gece terlemesi, halsizlik, ciltte kaşıntı...
Bu şikayetler, grip gibi başka hastalıkların seyrinde de görülebilir. Bu
nedenle bu tür bulguları olan hastalarda lenfoma teşhisini ancak doktor
koyabilir.
TANI NASIL KONUR ?
Lenfoma olasılığı düşünülen hastada kesin tanı konulabilmesi için
büyüyen lenf bezinin tümünün çıkartılması ya da her hangi bir organda
yerleşmiş ise parça alınması ilk işlemdir.
Yapılan bu işleme biyopsi denir. Elde edilen dokuların patolog
tarafından çeşitli işlemlere tabi tutularak mikroskop altında
incelenmesiyle tanı konur.
Hodgkin dışı lenfoma için çok farklı sınıflamalar vardır. Patolog tarafından hangi tipi olduğu tanı raporunda verilir.
Bu tiplerin önemi; hangi tedavi seçeneğinin hasta için uygun olacağını
göstermesidir. Doktor hangi tedavi seçeneğini uygulayacağına patoloji
raporunda belirtilen tiplemeye göre karar verir.
EVRELEME NEDİR ve NASIL YAPILIR ?
Evreleme hastalığın yaygınlığının belirlenmesi işlemidir. Hastada lenf
bölgeleri taranmalıdır. Hastanın el ile saptanabilecek boyun, koltuk
altı, kasık vb bölgelerindeki lenf bezlerine muayene sırasında bakılır.
Elle saptanamıyan diğer bölgelerinde ise ;
*basit direkt röntgen grafileri,
*ultrasonografi,
*bilgisayarlı tomografi (BT) yada
*magnetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi çeşitli görüntüleme yöntemleri kullanılır.
Görüntüleme yöntemleri ile genellikle boyun, göğüs (toraks), karın
(abdomen) ve alt karının (pelvis) bölgeleri incelenir. Ayrıca kemik
iliği biyopsisi yapılarak kemik iliğinde yayılım olup olmadığı
araştırılır.
Evre 1 : kanser bir lenf düğümü bölgesiyle sınırlıdır
Evre 2 : kanser 2 farklı lenf düğümü bölgesindedir. Ama bu bölge
diyafram altı veya diyafram üstü olmak üzere bir bölgede sınırlıdır.
Evre 3 : kanser hem diyafram altında hemde diyafram üstündeyse fakat başka organlara sıçramamışsa bu 3. evre kabul edilir.
Evre 4 : en ileri evredir. Sadece lenf düğümlerini değil, aynı zamanda
vücudumuzun öncelikli kemik iliği ve karaciğeri sonrasında da diğer
organları etkiler.
NASIL TEDAVİ EDİLİR ?
Her lenfoma hastası için tedavi kendine özgündür. Çünkü hastalığın
evresine, hücre tipine, hastanın yaşına, hastanın tedaviyi kaldırıp
kaldıramayacağına ve lenfoma tipinin hızlı yada yavaş seyirli oluşuna
göre doktor tedavinin şeklini ve verilecek ilaçları belirler.
Hodgkin dışı lenfomanın tedavisi ilaçlarla (kemoterapi), ışın
tedavisiyle (radyoterapi) veya ikisi birlikte olarak yapılmaktadır.
Ayrıca hastadan kök hücre toplanarak yüksek doz kemoterapi sonrası bu
kök hücreleri tekrar hastaya verme işlemi (yüksek doz kemoterapi ve
otolog periferik kök hücre transplantasyonu), biyolojik ilaçlarlai ve
cerrahi olarak da tedavi edilebilmektedir. Bazen yavaş seyirli
lenfomalarda hastaya tedavi verilmez ve hasta belli aralarla doktor
tarafından kontrol edilerek izlenir..
Bu durumda kanser lenf bezlerine sıçramamıştır. Tedavide meme koruyucu
yöntemle lenf bezlerinin alınmasından sonra radyasyon tedavisi
uygulanır. Desteklemek için kemoterapi ve/veya hormonoterapi eklenir.
Bir diğer uygulama da mastektomi yönetmidir. Bu yöntemde kanserli göğüs
alınarak koltuk altı lenf bezleri çıkarılır.
TEDAVİNİN YAN ETKİLERİ NELERDİR ?
Tedavi sırasında kullanılan ilaçları tipine ve dozuna göre bazı
istenmeyen etkiler olabilmektedir. Bunlara yan etkiler denir. Burada sık
görülenler belirtilecektir. Ancak siz bu tedaviler sırasında fark
ettiklerinizi doktorunuza bildirerek bunlarında değerlendirilmesini ve
bunlar için yapılabilecek tedavileri öğreneceksiniz.
Hodgkin dışı lenfoma tedavisinde kullanılan ilaçların bulantı ve kusma
yan etkisi genellikle hafif ve kısa süreli olmaktadır. Saç dökülmesi
bazı tedavilerde hafif bazılarında tamamen dökülme tarzındadır. Ancak
tedavi bittikten sonra 6 ay içerisinde genellikle eskisi kadar güzel
saçlarınızın geri geleceği bilinmelidir. Kemoterapi sırasında kan
hücrelerinin üretim yeri olan kemikiliği de tedaviden etkilenmektedir.
Bu karşımıza kırmızı küreciklerin azalması (anemi), beyaz kürelerimizin
azalması (lökopeni), enfeksiyonlarla savaşan beyaz küreler içinde önemli
bir grup olan nötrofillerin azalması (nötropeni) ve kanama olmasını
önleyen trombosit denilen küçük kan hücrelerinin azalması
(trombositopeni) olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu kan hücrelerindeki
azalma, doktorunuz tarafından belli aralarla yapılan kan sayımları ile
izlenecek ve gerekli görülen kan ürünleri başkasından elde edilerek size
verilecektir. Kemoterapi böbrek ve karaciğer işlevlerini etkileyebilir ;
bu durum gerekli kan tetkikleri ile izlenir. Hastalarda iştahsızlık,
damak tat alımında değişiklik, cilt ve tırnaklarda renk koyulaşması,
geçici yada kalıcı fertilite(üreyebilirlik) değişiklikleri
olabilmektedir. Burada bildirilmiş olan yan etkiler her hastada mutlaka
olacak belirtiler olarak düşünülmemelidir.
Radyoterapiye bağlı yan etkiler, ışın yapılan bölge ve verilen doza göre
değişkenlik gösterir. Genellikle hastalarda radyoterapinin ilerleyen
günlerinde yorgunluk hali gelişmektedir. Hastaya dinlenmesi, yapabildiği
kadar hareket etmesi önerilir. Radyaterapi yapılan alanlarda kıl ve saç
kaybı, kızarma, kuruluk, duyarlılık ve kaşıntı, cilt koyulaşması sık
görülen yanetkilerdir. Boyun ve göğüs bölge radyoterapisi sonrası
boğazda kuruluk ve yutma güçlüğü olmaktadır. Karın bölgesine yapılan
radyoterapilerde bulantı, kusma, ishal ve idrar şikayetleri ortaya
çıkabilmektedir. Kan hücreleri etkilenebileceğinden kan sayımları ile
yakın takip edilir.
Ateş yükselmesi ve beklenmeyen kanamalar olduğunda takip eden doktorun hastalar tarafından uyarılması gerekir.
Biyolojik tedaviler aşı tarzında (interferon) uygulanır. Bunların yan
etkileri soğuk algınlığı bulgularını andırır. Kırıklık, yorgunluk,
titreme, ateş, kas ve eklem ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma ve
ishal olabilir.
Yüksek doz kemoterapi ve periferik kök hücre transplantasyonunda yan
etkiler normal dozda kemoterapi tedavisinden daha fazladır. Hastalar
kanama, infeksiyon organ yan etkileri açısından yakın takibe alınır.
2. HODGKİN LENFOMA
Lenfomalar içinde yer alan bir alt gruptur. Diğer lenfomalara hodgkin
dışı lenfomalar denir. Hodgkin hastalığı lenfomaların yaklaşık dörtte
birini ,yani oldukça azını oluşturmaktadır. Vücudumuzdaki lenf
organlarından köken alır, genellikle tek veya birkaç adet lenf bezesinin
büyümesi hasta tarafından fark edilen ilk olaydır.
RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?
Hastalığın sebebi tam olarak bilinmemektedir. Bulaşıcı değidir.
Kardeşlerinde hodgkin hastalığı olanların bu hastalığa yakalanma riski
daha fazladır. Ebstein Barr adlı virusun hastalığa yakalanmayı
arttırdığı düşünülmektedir. Hastalar genellikle 15 ile 34 yaşları
arasındaki genç erişkinlerdir.
HASTALIĞIN BELİRTİLERİ TANISI VE TEDAVİSİ
Hodgkin hastalığının belirtileri, tanısı, evrelemesi ve tedavisi
(kemoterapi ve radyoterapi) ve yan etkileri Hodgkin dışı lenfoma ile
benzerdir (bakınız lenfoma).
Ancak tedavide kullanılan ilaç ve şemalar, veriliş zamanları farklıdır.
Hastalığın genel seyri hodgkin dışı lenfomalara nazaran daha iyidir.