Kan kanseri tedavisi nedir nasıl bir hastalıktır sebepleri ve belirtileri nelerdir kanser tedavisinde hangi yöntemler kullanılır kamser için bitkisel çözüm var mıdır merak ettiklerinizi bu yazıda okuyabilirsiniz...
Kanser Tedavisi İçin Bitkilerden Yapılan %100 Doğal Ürünleri Görmek İçin Buraya Tıklayabilirsiniz...
TEDAVİ
Hastalığın teşhisinden itibaren acilen kemoterapiye başlanmalıdır ve hedef normal kan hücrelerinin üretiminin düzenlenmesi ve hastanın remisyon edilmesi olmalıdır. Tedavide hangi ilaçların kullanılacağını ise hastanın yaşı, kanda bulunan lösemi hücrelerinin sayısı ve tipi belirler. ALL hastalarına kemoterapötik ilaçlar genellikle omurilik çevresine enjeksiyon yoluyla verilir.
Lösemi hücrelerinin çoğalmasını engelleyerek öldürmesi amaçlanan bu tedavi şekli ne yazık ki sağlıklı hücrelerin de ölümüne yol açar. Bu nedenle ALL hastalarında bulantı halsizlik yüksek enfeksiyon riski gibi yan etkiler de görülmektedir. Kemoterapi bir çok ALL hastasında normal kan hücrelerinin üretimini eski haline getirir ve mikroskobik incelemelerde lösemi hücresine rastlanmaz. Bu durumda hasta remisyonda demektir. Çocuklarda bu dönem uzun süreli olmasına rağmen yetişkinlerde genellikle ALL geri döner. Bu durumda daha fazla kemoterapi ya da kök hücre transplantasyonu düşünülür.
Hematopoetik kök hücre transplantasyonu: Kök hücreler üç tip kan hücresine eritrosit (kırmızı kan hücresi), lökosit (beyaz kan hücresi) ve trombosit (kan pulcuğu) dönüşecek olan olgunlaşmamış hücrelerdir. Yakın bir zamana kadar kök hücre nakilleri kemik iliği nakli olarak bilinmekteydi. Sebebi ise kemik iliğinin bu tip hastalıkların tedavisinde kullanılan tek kök hücre kaynağı olmasıydı. Şu anki nakillerde ise kök hücreler, kemik iliğinin dışında kordon kanı ve periferik kandan elde edilmektedirler. iki tip kök hücre transplantasyonu söz konusudur ve her ikisi de ALL tedavisinde kullanılmaktadır.
1-Otolog kök hücre transplantasyonunda hastanın kendi kök hücreleri kullanılmaktadır.
2- Allojenik kök hücre nakillerinde ise bir vericiden alınan kök hücreleri kullanılmaktadır.
Otolog kök hücre nakillerinde hastanın kemik iliğinden kök hücreler toplanır ve dondurulur. Üst dozlarda kemoterapi ve radyoterapiden sonra kök hücreler hastaya geri verilir. Her ne kadar bazı ALL hastalarında otolog nakil yapılsa da allojenik nakiller genellikle tercih edilmektedir çünkü otolog nakil sonrası relaps görülme sıklığı yüksektir. Otolog nakillerde allojenik kök hücre nakillerinin ciddi bir yan etkisi olan GvHH önlenebilmektedir. Allojenik kök hücre nakillerinde hasta için akrabalar ya da akraba dışı vericiler kullanılır. Akrabalar genellikle hastanın kardeşleridir. Nakil düşünülen hasta için doktorun yapacağı ilk iş hasta ve ailesinin doku tiplemesini yapmaktır. Eğer akrabalardan herhangi birinde hasta ile uyum görülmez ise hastanın doktoru kemik iliği bankasına ve banka aracılığı ile dünya kemik iliği bankasına uygun verici için baş vurmak zorundadır. GvHH, hastanın yeniden yapılanan bağışıklık sistemi vericiden alınan kök hücreler tarafından oluşturulan hastanın vücuduna saldırır. iki tip GvHH vardır. Akut GvHH semptomların hemen nakil sonrasında görüldüğü tiptir. Semptomların yavaşça oluştuğu ve yıllar boyunca geçmediği tip ise kronik GvHH olarak isimlendirilir. GvHH oluşması durumunda doktorlar ilaç tedavisine gidebilirler fakat GvHH bazı durumlarda nakil sonrası ölüme yol açabilir.
Akut Myeloid Lösemi (AML)
Kalıtsal bir hastalık olmayan AML bulaşıcı da değildir. Bu hastalık kemik iliğindeki olgunlaşmamış hücrelerde bir sorun meydana çıktığında oluşur. Hastalığın tam nedeni bilinmemekle birlikte benzen veya radyasyona maruz kalma gibi çevresel koşullarla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Her yaş grubunda görülebilen bir hastalık olan AML erginlerde daha sık olarak karşımıza çıkmaktadır.
Semptomlar:
Vücudun yeterli sayıda sağlıklı kan hücresi üretememesinden kaynaklanan bir hastalık olan AML kemik iliğinin çok sayıda blast üretmesi olayıdır. Blastların granülositlere dönüşmesi gerekirken bu gerçekleşmez. Bu esnada kemik iliği yeterli sayıda normal eritrosit, lökosit ve trombosit üretemez. Trombosit eksikliğinden kaynaklanan diş eti ve burun kanamaları ciltte sık sık çürükler meydana gelmesi, deride kızarıklıklar, lökosit eksikliğinden kaynaklanan hafif ateş, kemik ve eklemlerde ağrılar, sık sık enfeksiyonal rahatsızlıklara maruz kalmak, eritrosit eksikliğinden kaynaklanan nefes darlığı, solgun görünüm gibi semptomlar görülür.
Teşhis:
Bu hastalığın kesin teşhisi ancak kan testleri sonucu ortaya çıkabilir. Çünkü bazı hastalarda yukarıdaki belirtilerden hiç birine rastlanmaması söz konusu olabilmektedir. Hastadan alınan kan ve kemik iliği örnekleri mikroskop altında incelendiğinde kesin teşhisin konması söz konusudur. Lösemi hücrelerinin şekli incelenerek AML alt tipleri belirlenebilir. Bu alt tiplerin bilinmesi, hangi tedavi yönteminin seçileceğine dair ışık tutar.
Tedavi:
ilaçla Tedavi (Kemoterapi):
Hastalığın teşhisinden itibaren acilen kemoterapi uygulaması başlatılmalıdır. Bu lösemi hücrelerinin öldürülmesinde kullanılan bir tedavi yöntemidir. Kemoterapide ilk basamak indüksiyon tedavisi olarak düşünülür. Amaç normal kan hücrelerinin üretimini onarma ve hastada remisyon elde edilmesidir. Maalesef kemoterapi sağlıklı hücrelerin de ölümüne yol açar. Bu nedenle AML hastalarında bulantı, yüksek enfeksiyon, halsizlik gibi olumsuz yan etkiler görülebilmektedir.
Genelde bir çok hastada indüksiyon terapisi kan hücrelerinin üretimini 15-20 gün içerisinde eski haline getirir ve mikroskobik incelemede lösemi hücresine rastlanmaz. Bu durumda hasta remisyonda demektir. Hasta bu konuma geldikten sonra uzun süreli tedavi seçenekleri düşünülmelidir. Bu seçenekler kök hücre transplantasyonu ya da daha ileri kemoterapi tedavisini içermektedir.
Hematopoetik Kök Hücre Transplantasyonu:
Hematopoetik kök hücre nakliyle AML hastalarının kemik iliklerine sağlıklık kan hücreleri üreten hücreler aktarılabilmektedir. Olgunlaşmamış kök hücreler eritrosite (kırmızı kan hücresi), lökosite (beyaz kan hücresi) ve trombosite (kan pulcuğu) dönüşeceklerdir. Bu nakillerde kaynak olarak periferik kan, kemik iliği ve kordon kanı kullanılmaktadır. Nakil öncesi kemoterapi veya radyasyon terapisinde bulunulması gerekmektedir. iki tür kök hücre transplantasyonu söz konusudur.
1- Allojenik kök hücre nakillerinde bir vericiden alınan kök hücreler kullanılmaktadır.
2- Otolog kök hücre nakillerinde hastanın kendi kök hücreleri kullanılmaktadır.
Her şeye rağmen klasik tıpta AML'nin maalesef kalıcı tedavisi yoktur.