Kanserden korunmak.Kanser nedir nasıl bir hastalıktır sebepleri ve belirtileri nelerdir kanser tedavisinde hangi yöntemler kullanılır kamser için bitkisel çözüm var mıdır merak ettiklerinizi bu yazıda okuyabilirsiniz...
KANSER TEDAVİSİ VE ENERJİ
* İnsanın sağlıklı yaşayabilmesi ve hastalıkları ile mücadele edebilmesi için gerekli olan ihtiyaç enerjidir.
* Enerjiyi elde etmenin yolu bitkiler ve tüketilebilir gıdalardır.
* Yüksek oranda enerji elde etmenin yolu ise bitkisel ekstraktlardır.
* İyileştirebilme gücü ise doğru ekstrakt kombinasyonları ile ortaya çıkar.
* Özellikle kanser hastaları için çok gerekli olan yüksek enerji ihtiyacı XP Tonis SLS ve XP Tonis H-D ile kombine edildi.
* Bu 2 ürünün bitkiler ile gelinebilecek tedavilerin en uç nokta olduğu kabul edilebilir.
* Kanser hastalığınında kendi özünde bir enerji olduğu kabul edilirse bu
(kötü karakterli bir enerji) demektir. Ve sayısal hücre yapısı azda
olsa çok dirençli ve yıkıcı özelliğe sahip bir kötü enerjidir. Böyle
kötü karakterli bir enerji ile mücadele edebilmenin yolu iyi ve güçlü
bir enerji kalkanı oluşturmaktan geçer.
Bitkisel Tedavi
Ozon Tedavi
DMSO Tedavi
Ağrı Tedavi
Ultra Viole
ESG 3. dakikada chakup
Bitkisel Tedaviler
Ozon Tedavisi
Dmso Tedavisi
Ağrı Tedavisi
Ultra Viyole
3 Dk Chack Up
Kanser tedavisinde kullanılan bitkilerden hazırlanmış % 100 Doğal ürünlerimizi görmek için buraya tıklayabilirsiniz...
Kanserden nasıl korunuruz?
KANSER DENEN İLLETTEN KORUNMAK İÇİN BESLENMENİZİ DÜZENLEYİN!
Kanser; belirli bir doku veya organdaki hasarlı hücrelerin kontrolsüz
bir biçimde üreyerek bir kitle veya tümör oluşturmasıdır. Kanser
çağımızın en sık rastlanan hastalıklarından biridir.
Beslenme şekli kanser oluşmasında önemli faktörlerden biridir. Beslenme
kanser oluşmasına etki ettiği gibi, kanser de kişinin beslenme durumunu
etkilemektedir. Kanserin beslenme ile ilgisi %10-70 oranları arasında
olup, %35 oranı kabul edilmektedir.
Besinler ekiminden başlamak üzere soframıza gelinceye kadar pek çok
aşamadan geçerler. Bu aşamalarda besinlerin çeşitli fiziksel, kimyasal
vb. değişikliklere maruz kalmaları, yabancı maddelerle kontamine
(bulaşmaları) olmaları vb. besinin kalitesini etkilediği kadar o besinin
sağlığı bozucu hale gelmesini de etkileyebilir. Organizmada yeni hücre
oluşumunda, besinlerin kalite ve miktarı büyük önem taşır. Organizmanın
temel taşı olan hücrede oluşacak herhangi bir bozukluk zamanla
etkinliğini artırarak dokulara, organlara ve tüm organizmaya yayılır. Bu
nedenle sağlığın korunmasında ve hastalıkların oluşmasını önlemede
temel olan bireyin dengeli, yeterli ve sağlıklı bir şekilde
beslenmesidir.
ŞİŞMANLIK VE KANSER:
Gereğinden fazla alınan fazla kaloriler, bilinçsiz beslenme ve bir de
buna hareketsizlik eklendiğinde vücutta fazla yağ birikerek şişmanlığa
neden olur. Son yıllarda yapılan bir çok araştırma göstermiştir ki;
şişman bireylerde meme kanseri, kalın barsak, rektum ve kan kanserleri
normal kilolu bireylere nazaran daha fazla görülmektedir. Bunun da en
önemli nedeni yağlı besinlerin fazla tüketilmesine karşın vitamin ve
minerallerce zengin olan sebze ve meyve tüketiminin daha az
olmasıdır.Yağlı besinlerin aşırı alınması vücuda kanser yapıcı
maddelerin de alımının artmasına neden olur.
VİTAMİNLER VE KANSER:
Genelde vitaminlerin hücre yapısını bir çok dış etkenden koruduğu ve
kanser oluşumunu önlediği bilinmektedir. Özellikle bazı vitaminlerin
riski yüksek kişiler tarafından ihtiyaçlarından biraz daha fazla
alınmaları önerilmektedir.
A Vitamini
Genellikle sarı ve yeşil sebze ve meyvelerde karotenler bulunur.( A vit.
Öncü maddesi) . Hayvansal gıdalarda ise karaciğer, süt ve yumurta
sarısında da A vitamini zengin olarak bulunur. Bir çok kanser türünde ek
olarak verilen A vitaminin kanser yapan maddelerin etkinliğini
azalttıklarını ve buna bağlı olarak kanseri önlediklerini belirtmek
mümkündür.
C Vitamini:
Taze sebze ve meyvelerde bol bulunan antioksidan özellikte bir
vitamindir. Özellikle solunum ve yemek borusu, mide ve kalın barsak
kanserlerinin önlenmesinde önemli rolü bulunmaktadır. Özellikle sigara
içenlerde günlük C vitamini ihtiyacı 2-3 kat artmaktadır.
E Vitamini:
Başta bitkisel yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, tam taneli tahıllar,
fındık ceviz gibi kuru kabuklu meyveler ve kurubaklagillerde zengin
olarak bulunurlar. Yağların oksitlenmesini önleyerek vücutta kanser
yapıcı bileşenlerin birikimini önlemeye yardımcı olurlar.
KANSERE YAKALANMA RİSKİNİ AZALTMAK İÇİN BESLENME REHBERİ...
NELER YEMELİYİZ? NASIL YEMELİYİZ? NE KADAR YEMELİYİZ? NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
Kimi insanlar için yemek için yaşarlar, canlarının istediğini
bilinçsizce ve doğru mu yanlış mı diye sorgulamadan ve biraz da zevk
için yerler. Ancak günün birinde bu kişiler hiçbir şey yiyemez hale
gelebilirler.Genellikle 35-40 lı yaşlardan sonra bu umursamaz yeme
davranışlarının cezası önlerine kronik hastalıklar olarak çıkabilir.
Kanser de birden oluşan hastalıklardan değildir. Beslenme ile doğrudan
ilişkili olan sindirim sistemi organlarının kanserleri ve bir çok kanser
türü olumsuz yemek yeme alışkanlığının uzun süre devam etmesi ve
hücrelerin yenilenmeyip aşırı yaıpranmasına bağlı olarak ortaya
çıkarlar.
Bu nedenle aşağıdaki önemli uyarıları hayatınıza ne kadar çabuk adapte
ederseniz o kadar kendinizi hastalıklara karşı savunmuş olursunuz.
• Her gün en az 5-7 porsiyon sebze veya meyve tüketmeliyiz. Bunun da
yarısını çiğ olarak tercih etmemiz gerekir. 1 porsiyon meyve ortalama 1
küçük avuç dolusu meyvadır. Sebze tüketirken özellikle renklerine dikkat
edin, bir gün kırmızı sebze, ertesi gün beyaz sebze diğer gün turuncu
sebze tüketmeye yani çeşitliliğe önem verin.
Yeşil sebzelere ise günde en az 1 kez sofralarda yer verilmelidir.
• İdeal kilomuzu korumak ve fazla kanserojen madde almamak adına
hayvansal yağlardan, katı yağlardan ve yanmış kızarmış besinlerden
mutlak suretle uzak durmalıyız.
• Yiyecekleri hazırlarken kızartma, kavurma, tütsüleme yerine ızgara,
fırında, buğulama, haşlama gibi pişirme yöntemleri kullanılmalıdır.
• Günlük tuz tüketimi azaltılmalı, sofraya tuzluk getirilmemeli ve günlük tuz tüketimi
5-6 gramı geçmemelidir. Turşu ve salamura gibi fazla tuzlu yiyecekler az miktarda tüketilmelidir.
• Tam taneli tahılların, kurubaklagillerin tüketimi arttırılmalıdır.
Ekmek olarak tam buğday ekmeği, köy ekmeği geleneksel köy ekmeği tercih
edilebilir. Tatlı olarak aşure benzeri tahılları dengeli olarak
barındıran sağlıklı tatlılar tüketilebilir.
• Günlük 25-30 gram posa tüketilmelidir. ( Sebze ve meyveler, tahıllar posadan zengin besinlerdir.)
• Besinleri saklama ,hazırlama ve pişirme şekilleri besin değerinin
korunması ve özellikle etken maddelerinin vücuda girene kadar
yapılarının bozulmaması için çok önemlidir. Bu nedenle sebze yemekleri
az suda veya kendi suyu ile pişirilmeli ve hemen tüketilmelidir.
Besinler kızartma, kavurma ve direkt ateşte pişirme yöntemi yerine
haşlama, ızgara ve buğulama yöntemiyle pişirilmelidir.
• Haftada 3 gün en az 30 dakika yürüyüş,yüzme,bisiklet,step vb.egzersizler yapılmalı ve ömür boyu sürdürülmelidir.
KANSER OLUŞUMUNU ARTTIRAN BESİNLER
Yaşlı koyun, sığır, keçi ve tavuk etleri
Domuz eti, domuz pastırması
Hamburger
Sade etten yapılan köfteler
Sucuk, Salam, Sosis vb şarküteri ürünleri
Tereyağı, içyağı
Yağda kızartılmış besinler
Tuzlanmış besinler
Tütsülenmiş besinler
Nitrit ve Nitrat eklenmiş besinler (salam, sucuk, sosis vb)
Doğrudan ateşte pişmiş kebaplar
Uygun ısıda depolanmamış hayvansal gıdalar
Küflenmiş, bozulmuş besinler
Ambalajı bozulmuş, bombeleşmiş konserveler
Saflaştırılmış (rafine )gıdalar (şeker, un vb)
İçeriği bilinmeyen, şüpheli, ambalajlanmamış her türlü besin
Karbonat, soda vb katkı maddeleri eklenerek pişirilmiş besinler (örnek: kuru fasulye’ye pişerken karbonat atılmamalıdır.)
KANSER OLUŞUMUNU AZALTAN BESİNLER
Yumurta, Balık
Yağsız peynir, çökelek
Tahıllar , kepekli ekmek, çavdar ekmeği,
tam tahıl ekmekleri, kurubaklagiller, soya
Kuru yemişler (ceviz, fındık vb)
Yoğurt, Süt
Sebzeler
Soğan (kuru, yeşil), sarımsak (kuru, yeşil)
Lahana(kırmızı, beyaz, kara), havuç, ıspanak
Marul, kıvırcık,salatalık, asma yaprağı, pazı
Karnabahar, pırasa, şalgam, turp, maydanoz
Tere, nane, roka, biber, taze-kuru fasülye
Bezelye,bakla,mantar, patlıcan, enginar
Kabak, domates, pancar, bamya
Yenilen her türlü sebzeler ve yabani otlar
Meyveler
Portakal, greyfurt, limon, kuşburnu,
Böğürtlen, kızılcık, elma, armut, ayva, erik
Kiraz, vişne, çilek, kavun, karpuz, üzüm, incir,nar, dut, muz, kivi, hurma ve diğerleri
Antioksidanlar
Son yıllarda kanser araştırmalarında sebze ve meyvelerdeki besin ögesi
olmayan bazı maddelerin kanserin önlenmesinde önemli rol oynadığı
kanıtlanmıştır. Bu çalışma sonuçlarından bazı örnekler;
Domateste bulunan likopen prostat kanserini önlemede çok etkilidir.
Lahana’da bulunan izosiyanatlar meme ve kolon kanserini önlemede etkilidir.
Soya fasulyesinde bulunan fitoöstörojenler rahim ve meme kanserini önlemede etkilidir.
Brokoli, buğday, enginar,……
Yüzlerce bilim adamı çağın illeti kanseri yenmek için binlerce besin
üzerinde araştırma yapmış ve özellikle sebze ve meyvelere renk veren
maddelerin kanser üzerinde etkili olduğu sonucuna varmışlardır.
BURADA ÖNEMLİ OLAN SAĞLIKLI VE DENGELİ BİR BESLENME BİÇİMİYLE BESİN
ÇEŞİTLİLİĞİNİN SAĞLANMASIDIR. Her gün lahana yenmesi veya mevsimi
dışında bamya bulunamayacağı düşünülürse tek bir besinin fanatiği olmak
doğru bir davranış biçimi değildir.