Lenf kanseri belirtisi hakkında bilgiler bu makalede yer almaktadır.Kanser belirtileri ile ilgili tüm açıklamaları ve mide kanser tedavisine yardımcı bitkisel ürünlerimizi görmek için tıklayınız......
Kanser tedavisinde kullanılan bitkilerden hazırlanmış % 100 Doğal ürünlerimizi görmek için buraya tıklayabilirsiniz...
Lenf Kanseri Lenfoma Belirtileri Tedavisi
Lenfoma , onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha
kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha
fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır. Lenf sisteminden köken alan
habis bir hastalıktır. Lenfoma öncelikle 2 gruba ayrılır. Hastaların az
bir kısmı Hodgkin Hastalığı denilen lenfoma türüne sahiptir. Çoğunluk,
Hodgkin dışı (Nonhodgkin) denilen lenfoma grubunda yer alır ve hastaya
sadece lenfoma deniliyorsa genellikle bu grup kastedilmektedir.
Lymph Node Illustration
LENFATİK, İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞMAKTADIR
Lenfatik, immun sistem , vücudun enfeksiyonlara karşı mücadele etmesini
sağlayan sistemin içinde yer alır. Lenfatik sistemde lenf bezeleri
denilen boyun, koltuk altı, kasık bölgelerimizde normalde erişkinlerde
genellikle ele gelmeyen küçük yapılar vardır. Ayrıca lenfatik sisteme
dahil olan organlar vardır. Bunlar bademcikler, dalak, karaciğer, kemik
iliği ve göğüs boşluğumuzda bulunan ve çocuklukta aktif olan bir organ
timusdur. Ayrıca mide, ince barsak ve cildimiz katmanları arasında bu
lenfatik yapılar yer almaktadır. Hastalık , yukarda bulunan lenfatik
yapılardaki normal hücrelerin yerinde anormal şekil, yada hızlı bölünme
özellikleri olan hücrelerin ortaya çıkması ile gelişmektedir. Bu
hücreler ayrıca dalağa, karaciğer ve kemik iliğine yayılma özelliği
gösterebilmektedir.
HODGKİN DIŞI LENFOMALAR VE BELİRTİLERi NELERDİR ?
En sık görülen belirti boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerindeki lenf
bezelerinin ağrısız şişerek ele gelmesidir. Hastalarda diğer bulunabilen
belirtiler ise söyledir; sebebi tam açıklanamayan ateş, kilo kaybı,
gece terlemesi, halsizlik, ciltte kaşıntı…. Bu şikayetler, grip gibi
başka hastalıkların seyrinde de görülebilir. Bu nedenle bu tür bulguları
olan hastalarda lenfoma teşhisini ancak doktor koyabilir.
TEŞHİS NASIL KONUR ?
Lenfoma olasılığı düşünülen hastada kesin tanı konulabilmesi için
büyüyen lenf bezinin tümünün çıkartılması ya da her hangi bir organda
yerleşmiş ise parça alınması ilk işlemdir. Yapılan bu işleme biyopsi
denir. Elde edilen dokuların patolog tarafından çeşitli işlemlere tabi
tutularak mikroskop altında incelenmesiyle tanı konur.
Hodgkin dışı lenfoma için çok farklı sınıflamalar vardır. Patolog
tarafından hangi tipi olduğu tanı raporunda verilir. Bu tiplerin önemi;
hangi tedavi seçeneğinin hasta için uygun olacağını göstermesidir.
Doktor hangi tedavi seçeneğini uygulayacağına patoloji raporunda
belirtilen tiplemeye göre karar verir.
GELİŞİMİ NEDİR VE NASIL YAPILIR ?
Evreleme hastalığın yaygınlığının belirlenmesi işlemidir. Hastada lenf
bölgeleri taranmalıdır. Hastanın el ile saptanabilecek boyun, koltuk
altı, kasık vb bölgelerindeki lenf bezlerine muayene sırasında bakılır.
Elle saptanamıyan diğer bölgelerinde ise basit direkt röntgen grafileri,
ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT) yada magnetik rezonans
görüntüleme (MRG) gibi çeşitli görüntüleme yöntemleri kullanılır.
Görüntüleme yöntemleri ile genellikle boyun, göğüs (toraks), karın
(abdomen) ve alt karının (pelvis) bölgeleri incelenir. Ayrıca kemik
iliği biyopsisi yapılarak kemik iliğinde yayılım olup olmadığı
araştırılır.
TEDAVİSİ ?
Her lenfoma hastası için tedavi kendine özgündür. Çünkü hastalığın
evresine, hücre tipine, hastanın yaşına, hastanın tedaviyi kaldırıp
kaldıramayacağına ve lenfoma tipinin hızlı yada yavaş seyirli oluşuna
göre doktor tedavinin şeklini ve verilecek ilaçları belirler.
Hodgkin dışı lenfomanın tedavisi ilaçlarla (kemoterapi), ışın
tedavisiyle (radyoterapi) veya ikisi birlikte olarak yapılmaktadır.
Ayrıca hastadan kök hücre toplanarak yüksek doz kemoterapi sonrası bu
kök hücreleri tekrar hastaya verme işlemi (yüksek doz kemoterapi ve
otolog periferik kök hücre transplantasyonu), biyolojik ilaçlarlai ve
cerrahi olarak da tedavi edilebilmektedir. Bazen yavaş seyirli
lenfomalarda hastaya tedavi verilmez ve hasta belli aralarla doktor
tarafından kontrol edilerek izlenir. Hastanın tedavisine karar veren
uzmanlar tıbbi onkolog ve radyasyon onkoloğu olmaktadır.
TEDAVİ YAN ETKİLERİ NELERDİR ?
Tedavi sırasında kullanılan ilaçları tipine ve dozuna göre bazı
istenmeyen etkiler olabilmektedir. Bunlara yan etkiler denir. Burada sık
görülenler belirtilecektir. Ancak siz bu tedaviler sırasında fark
ettiklerinizi doktorunuza bildirerek bunlarında değerlendirilmesini ve
bunlar için yapılabilecek tedavileri öğreneceksiniz.
Hodgkin dışı lenfoma tedavisinde kullanılan ilaçların bulantı ve kusma
yan etkisi genellikle hafif ve kısa süreli olmaktadır. Saç dökülmesi
bazı tedavilerde hafif bazılarında tamamen dökülme tarzındadır. Ancak
tedavi bittikten sonra 6 ay içerisinde genellikle eskisi kadar güzel
saçlarınızın geri geleceği bilinmelidir. Kemoterapi sırasında kan
hücrelerinin üretim yeri olan kemikiliği de tedaviden etkilenmektedir.
Bu karşımıza kırmızı küreciklerin azalması (anemi), beyaz kürelerimizin
azalması (lökopeni), enfeksiyonlarla savaşan beyaz küreler içinde önemli
bir grup olan nötrofillerin azalması (nötropeni) ve kanama olmasını
önleyen trombosit denilen küçük kan hücrelerinin azalması
(trombositopeni) olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu kan hücrelerindeki
azalma, doktorunuz tarafından belli aralarla yapılan kan sayımları ile
izlenecek ve gerekli görülen kan ürünleri başkasından elde edilerek size
verilecektir. Kemoterapi böbrek ve karaciğer işlevlerini etkileyebilir ;
bu durum gerekli kan tetkikleri ile izlenir. Hastalarda iştahsızlık,
damak tat alımında değişiklik, cilt ve tırnaklarda renk koyulaşması,
geçici yada kalıcı fertilite(üreyebilirlik) değişiklikleri
olabilmektedir. Burada bildirilmiş olan yan etkiler her hastada mutlaka
olacak belirtiler olarak düşünülmemelidir.
Radyoterapiye bağlı yan etkiler, ışın yapılan bölge ve verilen doza göre
değişkenlik gösterir. Genellikle hastalarda radyoterapinin ilerleyen
günlerinde yorgunluk hali gelişmektedir. Hastaya dinlenmesi, yapabildiği
kadar hareket etmesi önerilir. Radyaterapi yapılan alanlarda kıl ve saç
kaybı, kızarma, kuruluk, duyarlılık ve kaşıntı, cilt koyulaşması sık
görülen yanetkilerdir. Boyun ve göğüs bölge radyoterapisi sonrası
boğazda kuruluk ve yutma güçlüğü olmaktadır. Karın bölgesine yapılan
radyoterapilerde bulantı, kusma, ishal ve idrar şikayetleri ortaya
çıkabilmektedir. Kan hücreleri etkilenebileceğinden kan sayımları ile
yakın takip edilir.
Ateş yükselmesi ve beklenmeyen kanamalar olduğunda takip eden doktorun hastalar tarafından uyarılması gerekir.
Biyolojik tedaviler aşı tarzında (interferon) uygulanır. Bunların yan
etkileri soğuk algınlığı bulgularını andırır. Kırıklık, yorgunluk,
titreme, ateş, kas ve eklem ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma ve
ishal olabilir.
Yüksek doz kemoterapi ve periferik kök hücre transplantasyonunda yan
etkiler normal dozda kemoterapi tedavisinden daha fazladır. Hastalar
kanama, infeksiyon organ yanetkileri açısından yakın takibe alınır.
HODGKİN HASTALIĞI
Lenfomalar içinde yer alan bir alt gruptur. Diğer lenfomalara hodgkin
dışı lenfomalar denir. Hodgkin hastalığı lenfomaların yaklaşık dörtte
birini ,yani oldukça azını oluşturmaktadır. Vücudumuzdaki lenf
organlarından köken alır, genellikle tek veya birkaç adet lenf bezesinin
büyümesi hasta tarafından fark edilen ilk olaydır.
RİSK ELEMENTLERİ NELERDİR?
Hastalığın sebebi tam olarak bilinmemektedir. Bulaşıcı değidir.
Kardeşlerinde hodgkin hastalığı olanların bu hastalığa yakalanma riski
daha fazladır. Ebstein Barr adlı virusun hastalığa yakalanmayı
arttırdığı düşünülmektedir. Hastalar genellikle 15 ile 34 yaşları
arasındaki genç erişkinlerdir.
HASTALIĞIN BELİRTİLERİ TEŞHİS VE TEDAVİLERİ
Hodgkin hastalığının belirtileri, tanısı, evrelemesi ve tedavisi
(kemoterapi ve radyoterapi) ve yan etkileri Hodgkin dışı lenfoma ile
benzerdir (bakınız lenfoma).
Ancak tedavide kullanılan ilaç ve şemalar, veriliş zamanları farklıdır.
Hastalığın genel seyri hodgkin dışı lenfomalara nazaran daha iyidir.
Hastaların büyük çoğunluğu uygun tedaviyle iyileşmektedir.