Kimler oruç tutmaz? Sorusuna yanıt olarak; kimlerin oruç tutmasında sakınca olduğu hakkında bilmek istedikleriniz ve daha fazlası için aşşağıdaki makaleye bakabilirsiniz..
Ramazan ayında
Oruç tutmanın bütün Müslümanlara Farz olduğunu hepimiz biliyoruzdur ama
bazı durumlarda oruç tutmayabiliriz. Peki o zaman Ramazanda kimler oruç
tutmaz;
Sonsuz merhamet sahibi Rabb’imiz, bütün sene boyunca serbest bıraktığı
kullarını bir aylık oruç ibadetiyle mükellef kılmış, hem sıhhatlerini
kazanmaları hem de sahip oldukları nimetlerin farkına varmaları için
günahların affına sebep olacak bir aylık irade imtihanına bizleri tabi
tutmuştur.
Bu irade imtihanında oruçlarını tutanlar çok şey kazanırlar, hiçbir şey
kaybetmezler. Tutmayanlar ise hiçbir şey kazanmaz, ama ahiretleri adına
çok şey kaybederler. Bunun için nefse ve şeytana uymayanlar Ramazan-ı
şerifin şanına ait hürmeti çiğnemeyerek herkesle birlikte oruç tutarlar,
yine herkesle birlikte bayram yaparlar. Bir aylık irade imtihanından
yüz akıyla çıkarlar..
Bununla beraber Rabb’imiz yine de kullarının oruç tutamayacak derecede
olan özür sahiplerini ayırır, onlara oruçlarını ileride mazeretleri
geçince tutma izni de verir. Böylece oruç tutamayacak durumda olan
mazeretliler de zorlanmazlar, oruç tutacak imkana kavuşuncaya kadar
oruçlarını tehir edebilirler.
-Kimlerdir Ramazan ayında herkes oruçlu iken oruçlarını sonra tutma
iznine sahip olanlar? Bu izin sahiplerini kısaca şöyle sıralamak
mümkündür:
1- En başta oruç tutacak güce erişmemiş çocuklar: Bunlar ergenlik yaşına
ulaşmadıkça oruç tutmakla yükümlü olmazlar. Tutarlarsa sevabı, onları
alıştıranlara da şamil olur. Ergenlik yaşının son sınırı on beş yaş
denmişse de, esas yükümlülük, kızlarda özel hal, erkek çocuklarda da
ihtilam olma halinin başlamasıyla kesinleşir.
2- Yaşlanmış, kötürüm halindeki ihtiyarlar: Oruç tutacak kuvvete sahip
olmayan bu yaşlıların halsizlikleri oruç tutmaları halinde daha da
artacak, zor durumda kalacaklarsa tutmazlar. Bunların maddi imkanı
müsait olanları, tutamadıkları her oruç başına yoksula birer (fitre
miktarı) fidye verirler. Oruçlarını böyle tutmuş sayılırlar. Bunu
veremeyecek durumda olanlardan ise Rabb’imiz onu da istemez, bağışlar,
borçlu da kalmazlar..
3- Yaşlı değil, fakat hasta olanlar: Oruç tutacak olurlarsa hastalıkları
fazlalaşacak, sıhhatleri daha da bozulacak.. Bunlar da sıhhatine
kavuşunca tutmaya niyet ederek beklerler..
4- Hamile hanımlar: Taşıdıkları bebeklerine bir zarar geleceğini
düşünüyorlarsa doğumdan sonraki müsait devrede tutmayı niyet ederek
oruçlarını tehir ederler.
5- Doğum yapmış, çocuk emzirmekte olan anneler: Oruçlu iken sütün
azalacağını, emen çocuğun, ya da annenin zarar göreceğini düşünüyorlarsa
oruçlarını tehir eder, sonra tutarlar.
6- Her ay belli günlerdeki özel halleri başlamış bulunanlar: Bunlar da
oruçlarını bu halleri başlayınca bırakırlar; bitince başlarlar. Bu
özürlerini başlatmamak için önceden ilaç almaya mecbur değiller. Çünkü
oruç tutamadıkları günlerinde de Rabb’imizin emrine itaat ettikleri için
oruçlarını tehir etmekteler. Yani isyan yok yine emre itaat var.
7- Seferde olanlar: Oruç günlerinde doksan kilometreden az olmayan
yolculuğa çıkmış bulunanlar tutarlarsa sevaplısını tercih etmiş olurlar,
yolculuk sebebiyle tutmazlarsa izinden istifade etmiş olurlar, vebale
girmiş olmazlar. Çünkü Rabb’imiz kulları için zorluk değil kolaylık
murad etmekte, güçlerinin yeteceğini emretmiş bulunmaktadır.
Demek ki, mazereti olanların oruç tutamayışlarında bir vebal söz konusu
olmamaktadır. Ancak özürlü olmadıkları halde kulluk görevlerini yerine
getirmeyenlerin sorumluluklarının da ağır olacağına işaret olunmakta,
mazeretsiz alenen oruç yiyene, ‘aleni günahkar’ adı verilmekte,
aflarının da kolay olmayacağına dikkat çekilerek, baştan iyi düşünmeleri
ikazına muhatap olmaktalar..
Ramazan ayında takviye olarak kullanacağınız %100 bitkisel ürünleri görmek için tıklayın..