Oruç Tutmanın Yararları
Oruç Tutmanın Yararları Hakkında Genel Bilgiler
Oruç tutmanın yararları hakkında bilmek istedikleriniz ve daha fazlası için aşşağıdaki makaleye bakabilirsiniz..
Allah'ın her
emrinde olduğu gibi oruçta da birçok hikmetler ve bizim için pek çok
faydalar olduğu bilinen bir gerçektir. Orucu Allah rızası için tutmakla
beraber, bunları da gözönünde bulundurarak değerlendirmek durumundayız.
Orucun başlıca faydaları şunlardır:
Oruç Kötülüklerden Korur
Kur'an-ı Kerimde orucun farz kılındığını bildiren ayetin sonundaki "ta
ki korunasınız" ifadesi orucun hikmetine dikkatimizi çekmektedir.
Allah Tealâ, her derde bir deva, her hastalığa bir ilaç verdiği gibi
kötülüklere karşı da korunma vasıtaları vermiştir. İşte orucun bir
özelliği de bizi kötülüklerden koruyan bir ibadet oluşudur.
Nitekim Peygamberimiz orucun bu özelliğini hepimizin kolayca
anlayabileceği şekilde güzel bir benzetme ile açıklayarak şöyle
buyurmuştur:
"Oruç bir kalkandır, o halde oruçlu kötü söz söylemesin. Kendisi ile
çekişip kavga etmek isteyen kimseye iki defa, "ben oruçluyum" desin."
Bilindiği gibi kalkan, savaşlarda kişiyi düşmanın kılıcından koruyan bir
vasıta idi. Kalkan, sahibini düşmandan koruduğu gibi oruç da aynı
şekilde kişiyi kötülüklerden ve günah işlemekten korur. Oruçlu, kötülüğü
başlatan kişi olmayacağı gibi, kendisine fena söz söyleyen ve kavga
etmek isteyenlerin bu davranışlarına karşılık: "Ben oruçluyum, ben
oruçluyum" diyerek nefsine hakim olacak ve kendisini kavganın içine
çekmek isteyenlere uymayacaktır. Böylece oruç, bir kalkan gibi kişiyi
kötülüklerden korumuş olacaktır.
Oruç, kişiyi sadece kötülüklerden korumakla kalmayacak, onu cehennem
ateşinden de koruyacaktır. Çünkü, insanı cehenneme sürükleyen
kötülüklerdir, bunlardan uzaklaşan cehennemden de uzaklaşmış demektir.
Her kötülüğün başı, Allah'ı unutmak ve sorumluluk duygusunu
kaybetmektir. Halbuki oruç, bize daima Allah'ı hatırlatır, sorumluluk
duygusunu geliştirir. Bir ay boyunca devam eden bu manevî eğitim sonucu
Allah korkusu kalblere iyice yerleşir,bunun olumlu tesiri ile de insan
davranışlarını kontrol altına alarak her türlü kötülükten uzaklaşmış
olur.
Oruç Ahlâkımızı Güzelleştirir
Oruç, belirli bir süre basit bir aç kalma olayı değildir. Onu sadece bu
yönüyle değerlendirmek son derece yanlış olur. Oruç, köklü bir irade
terbiyesi, insanı kötü alışkanlıklardan temizleyen, çirkin
davranışlardan uzaklaştıran ve iyi huylar kazandıran bir ahlâk
eğitimidir.
Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyuruyor: "Her kim yalan söylemeyi ve
yalanla iş görmeyi bırakmazsa Allah onun yemesini, içmesini bırakmasına
değer vermez."
Bu hadis-i şerifte orucun yüksek hedefi açıkça gösterilmiş, oruç tuttuğu
halde kötü huyları terketmeyenlerin oruçlarına Cenab-ı Hakk'ın değer
vermeyeceği bildirilmiştir.
Konunun önemi hakkında peygamberimiz diğer bir hadis-i şerifinde biraz daha açıklık getirerek buyuruyor ki:
"Çok oruç tutanlar var ki onlara tuttukları oruçlardan sadece açlık ve
susuzluk kalır. Çok gece ibadet edenler vardır ki onlara da bundan kalan
sadece uykusuzluktur."
Bu kimseler, helâl olan şeylerden uzaklaştıkları halde, esas
uzaklaşmaları gereken haramlardan uzaklaşmadıkları için ibadetlerinden
bekledikleri karşılığı bulamayacaklardır.
Görülüyor ki orucun asıl gayesi, insanı kötülüklerden uzaklaştırarak
olgunlaştırmak, ahlâk ve fazilet sahibi olmasını sağlamaktır.
İslâm bilginleri orucun üç mertebesi olduğunu bildirmişlerdir:
Birincisi; imsaktan akşama kadar yemekten, içmekten ve cinsel arzulardan
sakınmak suretiyle tutulan oruçtur. Bu oruç, şartları yerine
getirildiği için sahihtir. Ancak bunun gayesine ulaşması için oruçlunun
ikinci basamağa yükselmesi lâzımdır.
İkincisi; birinci maddedekilerle birlikte, kulak, göz, dil, el, ayak ve
diğer organları günahlardan uzaklaştırmak suretiyle tutulan oruçtur.
Makbul olan oruç budur. Çünkü bu, organlar üzerinde olumlu etkisini
gösteren ve sahibine ahlâkî faziletler kazandırarak gayesine ulaşan
oruçtur.
Üçüncüsü; birinci ve ikinci maddedekilerle beraber gönlünde Allah'tan
başkasına yer vermemek, kalbini Allah'tan başka şeylerle meşgul etmemek
suretiyle tutulan oruçtur. Oruçta ulaşılan en yüksek derece budur.
Peygamberlerin ve Allah'ın veli kullarının tuttuğu oruç budur.
Oruçlu, önce helâl olan yiyecek içecek ve cinsel arzularından geçici bir
süre uzak kalarak iradesine hakim olmayı öğrenir. Bu irade terbiyesi
ile organlarının her türlü kötülükten uzaklaşmasını sağlayan mü'min,
nihayet kalbini de kötü duygulardan arındırarak âdeta melekleşir. Maddî
bağlardan, fani ihtiraslardan uzaklaştıkça kulluğun zirvesine ulaşır ve
Allah'a yaklaşır.
Oruç İnsanı Sağlıklı Yapar
Orucun, ruh ve beden üzerinde olumlu etkileri ve vücut sağlığı
bakımından faydalı sonuçları tıbben de kanıtlanmış bir gerçektir. Pek
çok hikmetleri olan oruç emrinin bu yönüne de Peygamber Efendimiz
dikkatimizi çekerek şöyle buyurmuştur:
"Oruç tutunuz ki sağlıklı olasınız."
Peygamberimizin bu evrensel mesajının taşıdığı mânâ, çağlara ışık
tutmakta, dinimizin emirlerindeki sır ve hikmetler zaman geçtikte daha
iyi anlaşılmaktadır.
Burada sözü, konunun uzmanı olan tıp doktorlarına bırakarak orucun
sağlık yönünden faydalarını bir kere de uzmanlarından dinleyelim:
"Sağlam insanlara orucun hiç bir zararı yoktur. Aksine "Oruç tutunuz,
sıhhat bulursunuz" hadis-i şerifinde işaret buyurulduğu veçhile, vücûda
faydası vardır. 8-16 saat sindirim cihazının, karaciğerin dinlenmesi
kendi kendini toparlaması büyük bir faydadır."
"Oruç normal sıhhatli olan insanlar için çok faydalı bir perhiz teşkil
eder. Az yemek ve itidal ile yaşamak sonucu oruç tutanlar genellikle
Ramazanda bir kaç kilo zayıflarlar. Bu suretle 11 ay zarfında vücutta
depo edilen zararlı yağlar erimiş olur. Bu ise asrımızda herkese tavsiye
edilen en mühim sağlık kuralıdır. Çünkü şişmanlık şeker hastalığına pek
yakındır. Ayrıca damar sertliği, kalb hastalığı, tansiyon yüksekliği ve
buna bağlı pek çok hastalığa müsait bir zemin hazırlar. Demek oluyor ki
oruç, bütün bu dertlerden insanı koruyucu bir etki yapar."
Bu gerçeği, sadece bizim bilim adamlarımız değil, konuyu inceleyen yabancı bilim adamları da dile getirmektedir:
1940 Nobel Tıp ödülünü kazanan ünlü bilim adamı, Dr. Alexis Carrel
(Aleksi Karel) "L'Hamme, Cet İnconnu" adlı eserinde: "Oruç sırasında
organizmalarda depo edilmiş besin maddelerinin harcandığını, sonradan
bunların yerine yenilerinin geldiğini, böylece bütün vücutta bir
yenilenme olduğunu ve orucun sağlık bakımından çok yararlı olduğunu."
söyler.
Orucun faydaları sadece bedenimizle ilgili değildir. Onun ruhumuzda ve
sinir sistemi üzerindeki olumlu etkileri ve bu ibadetten oruçlunun
duyduğu iç huzuru, pek çok manevî rahatsızlığı tedavî ederek kişiye
güçlü bir moral kazandırır.
"Oruçta asıl sinir sistemi tam bir rahatlama içindedir. Bir ibadeti
yerine getirme mutluluğu bizdeki gerginliklerin, huzursuzlukların hemen
hemen tümünü yok eder. Günümüzün en önemli iç sorunlarından olan
stresler böylece büyük ölçüde kalkar."
Oruç Nimetlerin Kıymetini Öğretir
Nimet elde iken değeri gereği gibi bilinemez. İnsan sahip olduğu
nimetlerin değerini ancak bunlar elden çıktıktan sonra anlayabilir.
Fakat iş işten geçtiği için artık bunun yararı olmaz.
Oruç tutmakla bir süre nimetlerden uzak kalan kimse bunların değerini
daha iyi anlar. Sahip olduğu nimetlerden bir süre uzak kalmak insana,
onları daha iyi korumasını, israf etmemesini ve nimetleri kendisine
veren Allah'a daha çok şükretmesini öğretir. Nimetlere şükür ise onların
çoğalmasına vesile olur.
Allah Tealâ şöyle buyuruyor:
"Andolsun, şükrederseniz elbette (nimetimi) artırırım."
Oruçlu Sabırlı Olmayı Öğrenir
Sabır, başarıya ulaşmanın en önemli şartlarından biridir. Sahip olduğu
helâl şeylere oruçlu olduğu için el sürmeyen kimse; iradesine hakim
olmuş, nefsini zorluklara alıştırarak terbiye etmiş ve üstün bir meziyet
kazanmış olur.
Böyle bir insan hayatta karşısına çıkabilecek sıkıntılar karşısında
sarsılmaz, bunlara kolaylıkla sabreder ve güçlükleri yenerek başarıya
ulaşır. Acılı ve üzüntülü durumlar karşısında sabır ve tahammül
göstererek soğukkanlılığını korur.
Orucun askerlik ve yurt savunması bakımından da ayrı bir önemi vardır.
Savaş zamanlarında cephedeki asker, yiyecek ve içecek bulamadığı zaman
açlığa ve susuzluğa katlanmak zorunda kalabilir. oruç tutmaya alışmış
olanlar, böyle zorluklara daha kolay dayanırlar.
Orucun Sosyal Faydaları
Orucun fert bakımından pek çok faydaları yanında toplumun huzuruna da sağladığı çok önemli faydaları vardır.
Oruç, insanın şefkat ve merhamet duygularını geliştirerek bunun topluma sevgi ve yardım şeklinde yansımasını sağlar.
Hayatında açlık nedir bilmeyen bir insan yoksulların çektiği açlık ve
sıkıntıyı gereği gibi anlayabilir mi? "Bir eli yağda, bir eli balda"
olan varlıklı bir kimse yoksulların çektiği ızdırabı yüreğinde duyabilir
mi?
Elbetteki, gereği gibi duyamaz.
Fakat oruç tutan kimse açlığın ne demek olduğunu bizzat tatmış
olduğundan yokluk içinde kıvranan fakirlerin, kimsesizlerin çektikleri
sıkıntıları içinde duyarak şefkat ve acıma duyguları gelişir. Bunun
sonucu olarak da fakirlere yardım elini uzatarak sıkıntılarını giderir,
toplumun huzur ve mutluluğuna katkıda bulunur.
Dinimiz, bütün müslümanları tek bir vücut gibi kabul etmiş,
müslümanların birbirlerinin dertleri ile ilgilenmelerini istemiştir.
Peygamberimizin, "Yanıbaşında komşusu aç olduğu halde tok yaşayan, olgun
mü'min değildir"anlamındaki sözü, konunun önemini açık bir şekilde
ortaya koymaktadır.
Bizim için en güzel örnek olan sevgili Peygamberimiz insanların en cömerdi idi.
Ramazan ayında cömertliği doruk noktasına ulaşır, elinde ne varsa yoksullara dağıtırdı.
Peygamberimizin saygı değer eşi Hz. Aişe diyor ki: "Allah'ın Rasûlü üç
gün peşpeşe karnını doyurmamıştır. İsteseydi doyururdu. Lâkin o,
yoksulları doyurup kendisi aç kalmayı tercih ederdi."
Onun ahlâk ve fazilet dolu yaşayışını örnek alan müslümanlarda da aynı davranışları görüyoruz.
Hz. Ömer'in halifeliği zamanında dokuz ay süren bir kıtlık olmuştu.
Ömer, "ihtiyaç sahipleri bize gelsin" diye halka duyuru yapmış; kendisi
de, müslümanlar bolluğa kavuşuncaya kadar ekmekle beraber zeytin
yağından başka katık yemeyeceğine yemin etmişti.
Ramazan ayında takviye olarak kullanacağınız %100 bitkisel ürünleri görmek için tıklayın..