|

Ramazan Ayının Faziletleri
Ramazan ayının faziletleri,ramazan ayının fazileti hakkında bilgiler
aşağıdaki makalemizde yer almaktadır.Ramazan ayının faziletleri hakkında
bilgi sahibi olmak için aşağıdaki makalemize göz atmanızı öneririz.
Allah’u Tealanın bizlere nasip etmesiyle, tekrar mübarek Ramazan ayına
kavuştuk. Bu mübarek ayın faziletini, değerini ve Müslümanların bu ayda
neleri yapması gerektiğinden bahsedeceğiz. Bu ayın önemini bizlere
Peygamber efendimiz (sav) şu hadisi ile gösteriyor:
“Eğer kullar Ramazan ayındaki üstünlükleri bilselerdi bütün senenin Ramazan olmasını isterlerdi.“ (Tabarani)
Ramazan ayı on bir ayın sultanı olup, insanlığın karanlıktan aydınlığa,
alçaklıktan yükselişe ve delaletten hidayete götüren Kur’an’ın
indirildiği aydır. Allah’u Teala şöyle buyurmaktadır:
“Ramazan ayı insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden
ayırmanın açık deliller olarak Kur’an’ın indirildiği aydır.” (Bakara
185)
Ramazan ayı bereket ve rahmet, hataların silindiği ve duaların kabul olduğu aydır.
Resul (sav) şöyle buyurdu:“Ramazan ayı size bir bereket ayı olarak
gelmiştir. Allah’u Teala bu ayda rahmetiyle sizi o kuşatır. Bu ayda
rahmet indirir, hataları siler, duaları kabul eder. Allah’u Teala bu
ayda hayır hususundaki yarışlarınıza bakar ve meleklere karşı sizinle
iftihar eder. Allah’a karşı hayır ortaya koyunuz. Çünkü bedbaht kişi, bu
ayda Allah’ın rahmetinden mahrum olan kişidir.” (Tabarani)
Diğer bir hadiste:“Beş vakit namazla cuma, diğer cumaya kadar, Ramazan
ayı diğer Ramazana kadar büyük günahlardan kaçınıldığı müddetçe küçük
günahları örterler.” (Müslim)
Ebu Hureyre (ra)’dan Resul (sav) buyurdu ki:
“Her kim inanarak ve karşılığını sırf Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa onun geçmiş günahları bağışlanır.”
Ramazan ayı cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının
kapatıldığı, cennetin süslendiği, cennetin ve Hurilerin insanları
beklediği aydır.
Ebu Hureyre (ra)’dan Resul (sav) şöyle buyurdu:
“Ramazan ayı girdiği zaman, cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kilitlenir. Şeytanlar zincire vurulur.”
Diğer bir hadiste:“Ramazanın ilk gecesi olduğu zaman, Cehennem kapıları
kapanır, onun hiç bir kapısı açılmaz. Cennet kapıları açılır, o
kapılardan hiç biri kapanmaz. Münadi şöyle seslenir: Ey hayır isteyen
gel, koş! Ey şer isteyen, (kötülüklere karşı) kendini tut! O ayda
Allah’ın cehennemden azatlıları vardır. Bu, Ramazan bitinceye dek her
gece vaki olur.” (Tirmizi)
İbni Abbas (ra) dan: Resul (sav) şöyle buyurdu: “Cennet seneden seneye,
Ramazan ayı için süslenir. Ve şöyle der: -Allah’ım bizim için bu ayda
kullarından bizde kalacak insanlar kıl! Hurilerde şöyle dua ederler:
-Allah’ım! Kullarından bu ayda bize kocalar ihsan eyle. Kim bu ayda
kendini muhafaza edipte içki içmezse, iftira ve buhranla bir mümini
rahatsız etmezse, hata ve günahlardan sakınırsa, Allah ona her gece, yüz
tane huri verir, ayrıca ona altın gümüş, yakut ve zebercedden bir köşk
yapar. Bütün dünya bir araya getirilip de o köşke konsa, bir keçi
bağlanacak kadar yer işgal ederdi. Kimde ramazan ayında içki içer, bir
mümine iftira eder yada bir günah ve hata işlerse, bir senelik amelini
iptal eder. Onun için Ramazan ayına karşı dikkatli olun zira o, Allah’ın
ayıdır.”
Ramazan ayında tutulan orucun, mükafatının kat kat fazla olacağını ve bu
ayda, bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesinin olduğunu, gösteren
hadisler şunlardır. Ebu Hureyre (ra)’dan rivayette Resul (sav) diyor ki;
“Adem oğlunun bütün amellerine karşılık verilecek sevap on mislinden
yedi yüz misline kadar katlanır. Allah’u Teala buyurdu ki: Oruç
müstesna! Oruç benim içindir, onun karşılığını ancak ben vereceğim.
Oruçlu kişi, nefsani arzularını ve yemesini benim için terk eder. Oruçlu
kişi için iki türlü ferahlık vardır: Biri iftar anındaki ferahlık,
diğeri Rabbine kavuştuğu zamanki ferahlıktır. Oruçlunun ağız kokusu
Allah katında misk kokusundan daha hoştur.” (Müslim)
Utbe bin Abdullah (ra)’dan, Resul (sav) buyurdu ki; “Kim Allah yolunda
farz orucu olarak bir gün oruç tutarsa Allah, onu cehennemden yerler ve
gökler arasındaki mesafe kadar uzaklaştırır. Kim de bir gün nafile
olarak oruç tutarsa, Allah cehennemi ondan gökle yer arası kadar mesafe
ile uzaklaştırır.” (Tabarani)
Allah’u Teala kadir gecesiyle alakalı şöyle buyurdu;
”Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.” (Kadir 2)
Resulullah (sav) şöyle söylüyor;
“Kadir gecesi Ramazanın son on gecesidir. Kim ki bu gecede ecir
dileyerek ibadet için kıyam ederse Allah, onun önceki ve sonraki
günahlarını affeder.” (Müslim)
Görüldüğü gibi Allah ve Resulü, bu Mübarek Ramazan ayının bizler için ne
kadar faziletli, bereketli ve rahmet dolu bir ay olduğunu gösteriyor.
Bu mübarek ayın faziletlerinden faydalanabilmek için, ümmetin bu aydaki
durumunun ve bizlerin neler yapmamız gerektiğini bilmemiz gerekir.
Bugünkü Müslümanların Ramazan ayını nasıl karşıladıklarını ve
geçirdiklerine bakarsak, içler acısı bir durumda olduklarını görürüz. Ne
yazık ki kimilerine Ramazan ayı bir rol oynamayıp, kendileri için
Ramazan orucunun geçerli olmadığını zannetmektedirler. Kimileride oruç
ve teravih ibadetlerini adet ve gelenek olarak görüp, orucu perhiz için
ve teravih namazlarını da spor niyetiyle kılıp, Müslüman gözükmekte.
Ümmete ve yaşadıkları devletlere baktığımızda şunları görebiliriz: Ümmet
hala zulüm, eziyet ve yok edilmekle karşı karşıya kalıp kendisine bu
mübarek ayda rahat ve huzur verilmiyor, küfrün istilasından ve
baskısından kurtulamıyor.
Ümmetin yaşadığı devletler ise, hem Müslüman gözüküp aynı zamanda küfür
fikirleri ve kültürünü aşılamaya çalışıyor, Ramazan ayı başladığında
Gazete ve Televizyon kanallarında İslami (onların anladığı ve vermek
istediği) konulara yer ayırdıkları gibi, Ramazan programı adı altında
eğlenceli dans ve müzik programları ile donatıp, yanı sıra Ramazan
tombalası düzenliyorlar. Müslümanların Ramazan ayına aynı günde başlayıp
aynı günde beraber Ramazan bayramını yapmalarını engelliyorlar.
Bütün bunlar Müslümanları bir çatı altında toplayacak, Ramazanın
bereketinden ve faziletinden faydalanacak aynı günde oruca başlayıp aynı
günde bayram yaptıracak, bu ayda da İslamı, cihad vasıtasıyla aleme
yayacak, bir İslam Devletinin bulunmadığından kaynaklanmaktadır.
Tarihe baktığımızda Müslümanlar izzetli, şerefli ve huzurlu bir hayat
sürdürdükleri devletleri vardı. Onlar bu çatı altında cihatlar yapıp
İslamı aleme taşıdılar ve onunla korundular. Hatta Ramazan ayı, onların
dünya işlerini ve cihatlarını aksattırmadı, aksine daha da bir aşk ve
şevkle yaptılar. Bazı örnekler verecek olursak: Şirk ve putçuluğun
mağlup olduğu, Ebu Cehil’in öldürüldüğü ve Tevhidin galip geldiği Bedir
günü (Büyük Bedir Savaşı) hicretin ikinci yılının Ramazan ayının yirmi
yedinci cuma günü vuku bulmuştur.
Kâbenin etrafındaki putların yıkıldığı ve putçuluğun imha edildiği Mekke’nin fethi Ramazan ayının onuncu gününde vuku bulmuştur.
Tebük savaşı ve İslamın Yemene yayılması bu ayda olmuştur. Endülüs Tarık
b. Ziyad tarafından 19 Temmuz 711 senesinde fethedilmiştir.
Görüldüğü gibi tarih bizim için bir ibrettir. Müslümanlar Ramazan ayını
bir vesile kılarak kendisine çeki düzen verip, bu Mübarek ayın
bereketinden ve faziletinden faydalanması ve karşılığını Allah’tan
umması gerekir. Çünkü Allah’u Teala Müslümanlara bir fırsat vererek, bu
mübarek ayı bereket, rahmet ve mağfiret dolu kılmıştır. Neden bizleri
yoktan yaratanın sözünü tutup, onun uyarısını dinlemiyoruz. Neden ümmeti
bu durumdan kurtarıp, Allah’u Tealanın istediği hale ümmetin
dönüşmesine yardımcı olmuyoruz ve neden Allah’ın bu ayda sonuna kadar
açmış olduğu cennet kapılarından bizleri girdirecek amelleri işlemiyoruz
neden? Gelin Kur’an’a ve sünnete sımsıkı sarılalım. Çünkü, Kur’an bu
ayda indirilmiş ve eğriyi doğrudan ayırt etmiş, beşeri nizamların
yanlışlığını gösterip düzen sahibinin ancak Allah’u Tealanın olduğunu
bizlere göstermiştir. Rabbimiz bu ayda inen Kur’an’la bizlere doğru yolu
gösterip, bizim için hiç bir mazeret bırakmamıştır. Allah’u Teala En’am
suresinde şöyle buyurmaktadır;
“Yahut "Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda
olurduk" demeyesiniz diye (Kur'an'ı indirdik). İşte size de Rabbinizden
açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Kim, Allah'ın âyetlerini
yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalimdir! Âyetlerimizden yüz
çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle
cezalandıracağız.” (En’am 157)
Bizlere Kur’an ulaştığına göre, doğru yolu göstermiş ve ona göre amel etmemizi Allah’u Teala bizden istemektedir.
Son olarak, sevgili Peygamberimizin Şaban ayının son gününde Sahabelere
yaptığı konuşmayı hatırlatarak yazımızı bitirmek istiyoruz. Selman’dan
rivayet edildiğine göre, Resul (sav) şöyle buyurdu:
“Ey insanlar! Büyük ve Mübarek bir ay sizi gölgesi altına almıştır. Bu
öyle bir aydır ki, bu ayda bin geceden daha hayırlı bir gece
bulunmaktadır. Öyle bir aydır ki, Allah bu ayda oruç tutmayı farz kıldı,
gecelerinde kalkıp ibadet etmeyi nafile kıldı. Bu ayda her kim hayır
hasletlerinden biri ile Allah’a yaklaşırsa Ramazan ayı dışında farz
ibadet yapmış gibi sevap kazanır. Bu ayda her kim farz bir ibadeti
yerine getirirse Ramazan ayı dışında yetmiş farz yerine getirmiş gibi
sevap kazanır.”
”Ramazan ayı sabır ayıdır. Sabrın da sevabı cennettir. Ramazan ayı
Allah’ın Kullarını gözetme ayıdır, mü’minin rızkının arttırıldığı aydır.
Bu ayda her kim bir oruçluya iftar verirse günahları mağfiret olunur,
kendiside cehennem ateşinden azad olur, oruçlu kişinin sevabından hiç
bir şey eksilmediği halde onun tuttuğu orucun sevabı kadar sevap da
kendisine yazılır.”
Sahabeler dediler ki: -Ya Resulullah! bizim her birimiz oruçluya iftar
yemeği verecek güçte değildir. Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Allah
bu sevabı bir hurma ile yahut bir yudum su yahut bir miktar süt ile
iftar verenlere de verecektir. Bu ayda dört şeyi çok yapın: İkisi ile
Rabbinizi razı edersiniz, İkisine ise sizin ihtiyacınız vardır.
Rabbinizi razı kılacağınız iki şey şunlardır: Allah’’tan başka bir ilah
bulunmadığına şehadet etmek, Allah’a karşı istiğfarda bulunmak.
İhtiyacınız olan iki şeyde şunlardır: Allah’’tan cenneti isteyin.
cehennemden ona sığınırsınız. Her kim oruçluya su verirse Allah Teala
ona benim havuzumdan su içirecektir ki, cennete girinceye kadar bir daha
susamayacaktır.”
Rabbimizden bu mübarek Ramazan ayını Ümmeti Muhammede hayırlı kılıp, bu kötü durumdan bizleri kurtarmasını niyaz ederiz. (Amin)
|
|