Tüm Kategoriler
CİNSEL ÜRÜNLER CİNSEL ÜRÜNLER
YEŞİLEX AFRODİZYAK YEŞİLEX AFRODİZYAK
YEŞİLEX ÜRÜNLERİ YEŞİLEX ÜRÜNLERİ
BİTKİSEL KAPSÜLLER BİTKİSEL KAPSÜLLER
BİTKİSEL İLAÇLAR BİTKİSEL İLAÇLAR
AKCİĞER HASTALIKLARI AKCİĞER HASTALIKLARI
AKDENİZ ATEŞİ AKDENİZ ATEŞİ
ALERJİ PROBLEMİ ALERJİ PROBLEMİ
ALKOLÜ BIRAKMA ALKOLÜ BIRAKMA
ALT ISLATMA ALT ISLATMA
ANAL FİSSÜR ANAL FİSSÜR
ANEMİ ANEMİ
ANKİLOZAN SPONDİLİT ANKİLOZAN SPONDİLİT
ANTİOKSİDANLAR ANTİOKSİDANLAR
ARTRİT ARTRİT
ASTİM ASTİM
AŞIRI TERLEME AŞIRI TERLEME
AYAK BAKIMI AYAK BAKIMI
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
BAL VE ARI ÜRÜNLERİ BAL VE ARI ÜRÜNLERİ
BALLI KARIŞIMLAR BALLI KARIŞIMLAR
BANYO ÜRÜNLERİ BANYO ÜRÜNLERİ
BASUR (HEMOROİT) BASUR (HEMOROİT)
BAŞ DÖNMESİ BAŞ DÖNMESİ
BEBEK VE ÇOCUK BEBEK VE ÇOCUK
BEHCET BEHCET
BEL FITIGI BEL FITIGI
BEL SOĞUKLUĞU BEL SOĞUKLUĞU
BEYİN HASTALIKLARI BEYİN HASTALIKLARI
BİTKİSEL ÇAYLAR BİTKİSEL ÇAYLAR
BİTKİSEL SULAR BİTKİSEL SULAR
BİTKİSEL YAĞLAR BİTKİSEL YAĞLAR
BOY UZATMA BOY UZATMA
BOYUN FITIĞI BOYUN FITIĞI
BÖBREK HASTALIKLARI BÖBREK HASTALIKLARI
BÖBREK TAŞI BÖBREK TAŞI
BÖBREK YETMEZLİĞİ BÖBREK YETMEZLİĞİ
BRONŞİT & SOLUNUM BRONŞİT & SOLUNUM
CİLT ÜRÜNLERİ CİLT ÜRÜNLERİ
CİNSEL SOĞUKLUK CİNSEL SOĞUKLUK
DAMAR TIKANIKLIĞI DAMAR TIKANIKLIĞI
DERİ HASTALIKLARI DERİ HASTALIKLARI
DİŞ VE AĞIZ BAKIMI DİŞ VE AĞIZ BAKIMI
EGZAMA EGZAMA
ERKEN BOŞALMA ERKEN BOŞALMA
FELÇ FELÇ
FİBROMİYALJİ FİBROMİYALJİ
GÖĞÜS BÜYÜTÜCÜ GÖĞÜS BÜYÜTÜCÜ
GÖZ SORUNLARI GÖZ SORUNLARI
GRİP GRİP
GUATR GUATR
GUT HASTALIĞI GUT HASTALIĞI
GÜL HASTALIĞI GÜL HASTALIĞI
HEPATİT B_C HEPATİT B_C
HİPERTROİT HİPERTROİT
HORMONAL BOZUKLUK HORMONAL BOZUKLUK
İŞTAH AÇICI İŞTAH AÇICI
İYİLEŞMEYEN YARALAR İYİLEŞMEYEN YARALAR
K.B.B.  HASTALIKLARI K.B.B. HASTALIKLARI
KADIN HASTALIKLARI KADIN HASTALIKLARI
KALP-DAMAR HAS. KALP-DAMAR HAS.
KANSER KANSER
KARACİĞER HAS. KARACİĞER HAS.
KAS & KEMİK EKLEM HAS. KAS & KEMİK EKLEM HAS.
KAS GEVŞETİCİ KAS GEVŞETİCİ
KAŞINTI KAŞINTI
KEMİK ERİMESİ KEMİK ERİMESİ
KIL DÖNMESİ KIL DÖNMESİ
KISIRLIK KISIRLIK
KİLO ALDIRICI KİLO ALDIRICI
KİREÇLENME KİREÇLENME
KOLESTEROL KOLESTEROL
KREMLER KREMLER
KRONİK YORGUNLUK KRONİK YORGUNLUK
KULAK ÇINLAMASI KULAK ÇINLAMASI
KURT DÖKÜCÜ KURT DÖKÜCÜ
LİKEN PLANUS LİKEN PLANUS
MACUNLAR MACUNLAR
MANTAR MANTAR
MENİSKÜS MENİSKÜS
MİDE & BAĞIRSAK HAS. MİDE & BAĞIRSAK HAS.
MİGREN MİGREN
ORUÇ VE SAĞLIK ORUÇ VE SAĞLIK
ÖDEM HASTALIĞI ÖDEM HASTALIĞI
ÖZEL SETLERİMİZ ÖZEL SETLERİMİZ
ÖZEL ÜRÜNLER ÖZEL ÜRÜNLER
PAKET BİTKİLER PAKET BİTKİLER
PROSTAT PROSTAT
PSİKOLOJİK RAH. PSİKOLOJİK RAH.
ROMATİZMA HAS. ROMATİZMA HAS.
SAÇ BAKIMI SAÇ BAKIMI
SAFRA KESESİ SAFRA KESESİ
SARA HASTALIĞI SARA HASTALIĞI
SEDEF SEDEF
SİGARA BIRAKMA SİGARA BIRAKMA
SİNÜZİT SİNÜZİT
SİSTİT SİSTİT
SİYATİK SİYATİK
SPERM ARTTİRICI SPERM ARTTİRICI
SPORCU DESTEK SPORCU DESTEK
STRES & DEPRESYON STRES & DEPRESYON
SÜT ARTTIRICI SÜT ARTTIRICI
ŞEKER HASTALIĞI ŞEKER HASTALIĞI
TÜY DÖKÜCÜ TÜY DÖKÜCÜ
UÇUK UÇUK
UNUTKANLIK UNUTKANLIK
UYKU SORUNLARI UYKU SORUNLARI
VARIKOSEL VARIKOSEL
VARİS HASTALIĞI VARİS HASTALIĞI
VİTAMİNLER VİTAMİNLER
VİTİLİGO VİTİLİGO
YANIK YANIK
YAŞLILIK YAŞLILIK
YORGUNLUK GİDERİCİ YORGUNLUK GİDERİCİ
YÜKSEK TANSİYON YÜKSEK TANSİYON
ZAYIFLAMA ÜRÜNLERİ ZAYIFLAMA ÜRÜNLERİ
ZİHİN AÇICI ZİHİN AÇICI
ZONA ZONA





Makale Ara :

Ödem Tedavisine Yardımcı Bitkisel Ürünlerimizi İncelemek İçin Tıklayınız


Akut Pulmoner Ödem

 

 

 

Akut pulmoner ödem nedir tedavisi nasıl yapılır hastalık kişinin hayatını nasıl etkiler merak ettiklerinizi bu yazıda okuyabilirsiniz...

 

 

 

Ödem tedavisinde kullanılan bitkilerden yapılmış % 100 Doğal ürünlerimizi görmek için buraya tıklayabilirsiniz... 

 

 

AKUT PULMONER ÖDEM

 

Kalp  hastalıklarının en tehlikeli, mortalitesi en yüksek klinik tablolarından birisi “akut pulmoner ödem” tablosudur. Bu klinik durum, tabloda da görüldüğü gibi değişik isimlerle adlandırılabilir. Klinik tablo ile, geri dönüşümlü veya dönüşümsüz bir safhada karşılaşılabilir. Tablonun çok kötü görülmesine rağmen, uygun tedavi yaklaşımı ile son derecede yüz güldürücü sonuçların alınabileceğinin bilinmesi ve bu nedenle de son derecede aktif, hızlı bir tanı ve tedavinin yapılmasıdır. Başarı ile yapılan bir tedavinin sonucunda  doktora gurur verecek bir hastalık tablosudur. Akut pulmoner  ödem  içinde olan bir hasta, doğru bir benzetme ile, adeta kendi kanı ile boğulan bir hastadır. Bu durumda  akciğer alveollerinden gaz değişimi olamaz, hipoksi, siyanoz ve buna bağlı belirtiler dikkati çeker. Boğulma tablosu içinde olan hastaya uzaktan bile  bakıldığında, sıkıntılı solunumu ve solunum sırasında kaba ralleri “fokurtu” şeklinde duyulabilir. Hipoksinin derinleşmesi, asidozun yerleşmesi, kan basıncının  zamnla düşmesi ve  şok tablosunun yerleşmesi ile hastalık geri dönülmez bir safhaya girebilir ve hasta kaybedilir.

 

Akut Pulmoner Ödem (APÖ), esas olarak sol kalp pompa yetersizliği nedeni ile oluşmakla birlikte, olayının geçtiği alan olan alveolo-kapiller membranın yapısı ve  elemanlarının da  rolü vardır. Bu yapı içinde 4 ana unsurun anatomik ve fonksiyonel özellikleri önemlidir. Ve her bir yapıya ait değişiklikler ve işlevsel bozukluklar, APÖ oluşumunda veya düzelmede ek katkı sağlar

 

Patogenetik olarak genel anlamda bakıldığında,

1- Kardiyak sebepli pulmoner venöz yatakta ve daha sonra arteriyrel yatakta basınç artması : pulmoner venöz ve arteriyerl hipertansiyon

2- Plazma onkotik basınç düşmesi sonucu plazmanın damar içinde tutulamayıp intertisyel alana kayması (örmeğin hipoalbuminemi sebebi ile)

3- Alveolo-Kapiller membran geçirgenlik artışı sonucu, yine plazmanın damar dışına, intertisyum ve alveollerin içine sızması,

4- Normal fizyolojik bir olay olarak, intertisyuma gaz değişimi için sızmış olan plazma ve şekilli elemanların, Lenfatik drenaj azalması veya drenaj kapasitesinin aşılması sebebi ile ductus torsikus yolu ile tekrar sistemik dolaşıma verilemeyip intertisyumda kalması ve alveollere sızması

5- Ve bu faktörelrin kombinasyonu ile APÖ oluşur.

 

APÖ oluş mekanizması, bir bakıma genel ödem oluş mekanizmalarına benzer.  Damar içi hidrostatik basınç artışı ve/veya sıvıyı damar içine çeken veya tutan onkotik basınç azalması ve bu mekanizmaların damr içi ve  damar dışında değişimine ait normal fizyolojik mekanizmalarda değişiklikler pulmoner alanda ödem oluşmasının temel belirleyicileridir. Bu olay aniden ortaya çıkarsa (akut), APÖ de birden ortaya çıkar. Damar içinde hidrostatik basıncı arttıran hadiseler içinde kalp yetersizliği veya mitral kapak hastalığı gibi pulmoner venler, kapiller dolaşım ve geriye doğru pulmoner arterde basınç yükselmesine yol açan değişik patolojiler en sık raslanan mekanizmalardır. Diğer taraftan damar sıvının tutulmasını sağlayan proteinlere bağlı onkotik basınç düşmesi, intertisyel alanda onkotik basınç artışı ki sıvının intertisyumda tutulmasını sağlar, mekanizmalardan  ender olarak karşımıza çıkar. Yani, damar içi ve damar dışında  hidrostatik ve onkotik basınç değişiklikleri temel faktördür.

 

Kardiyak sebepli olmayan, sadece alveolo-kapiller membran geçirgenliğinin artmasına bağlı olarak akciğer intertisyumu ve alveollerde ödeme yol açan APÖ tabloları da vardır. Bunlar, genellikle daha az sıklıkta görülür ve her iki akciğeri yaygın olarak tutmaz. Pnömoniler, zehirli gazların tahrişleri, toksik maddeler, akut radyasyon etkisi gibi nedenler, alveolo-kapiller membran geçirgenliğini arttırarak APÖ kliniğine sebep olabilirler.

Normal fizyolojik bir mekanizma olarak, intertisyuma sızan  sıvı, lenfatik dernaj ve duktus torasikus aracılığı ile toplanıp sistemik dolaşıma geri verilir. Lenfatik drenajda sorun olduğunda; drenaj kapasitesinin üstünde sıvı transüdasyonu olduğunda veya lenfatik yollar bloke olduğunda da intertisyel sıvı artışı ve APÖ görülebilir.

 

Çok daha ender olarak da, çeşitli mekanizmaların birlikte olması durumlarında ve patogenezleri çok net bilinmeyen durumlarda da APÖ kliniği gelişebilir. Bu tabloların prognozları da kötü değildir zaten.

 

APÖ’in daha önceden çizilen tablosu yerleşmeden önce  çeşitli safhalardan geçer.  Önce, kapillerlerden intertisyuma  transüdasyon olur veya inmterisyumdan sıvı  kapillerlere geri çekilemez veya lenfatik drenaj yeterince olamaz. Önce gevşek dokularda, daha sonra da  sıvı artışı oldukça sert doku aralıklarında sıvı birikimi olur. Bu safhalarda sadece hafif derece kuru raller ve taşipne olur. Sıvı bu bölgelerden taşıp alveol membranlarında  alveoler boşluğa sızmaya başladıkça taşipne artar, tahriş öksürüğü başlar ve nefes darlığı daha belirgin olur. Alveollerin iyice dolması ile solunum ralleri dışarıdan aletsiz bile duyulur hal alır, taşipne arta, öksürük artar, köpüklü ve pembe  balgam dikkat çeker. Hipoksinin ağırlık derecesine göre de siyanoz, oryantasyon bozukluğu, şuur kaybı, aşırı katekolamin deşarjının belirtileri tabloya hakim olur.

 

Hastalıklar olarak  APÖ sebeplerini gözden geçirdiğimizde, kardiyak pompa yetersizliğinin en sık neden olduğunu görürüz. Özellikle akut miyokard infarktüsü (AMİ) seyrinde hem erken dönemde, hem de geç dönemde, primer olarak kontraktilite yetersizliğinden veya AMİ komplikasyonu olarak gelişen akut mitral yetersizliği gibi komplikasyonlardan dolayı APÖ gelişimi klasik örneklerdir. Kontraktilite (sistolik fonksiyon)  normal olduğu halde, diyastolik fonksiyon bozukluğuna bağlı olarak da APÖ tablosu görülür. Bunun tipik örneği hipertansif APÖ ve  yaşlı hastalarda görülen aşırı sol ventrikül hipertrofisine bağlı APÖ tablolarıdır. Akut miyokarditler, hızlı ventrikül  cevaplı taşiaritmiler, aşırı sıvı, kan yüklenmewsine bağlı olarak da APÖ tabloları gelişebilir.

 

Mevcut bir kalp hastalığı zemininde de APÖ gelişebilir. Mevcut hastalığın dekompanse olmasının sebepleri arasında, hastanın ilaçlarını kullanmaması, hemodinamik dengeyi bozan faktörler, tekraralayan iskemi ve enfarktüsler vs. sayılabilir.

 

Konumuz açısından  asıl önemli olan kardiyojenik APÖ dir. Tanıda çok tipik bir klinik görünüm mevcuttur. Hastalar  şiddetli bir nefes darlığı, hava açlığı ve taşipne  tablosu içindedir. Hasta boğulma hissi sebebi ile sırt üstü yatamaz. Öksürük, siyanoz, köpüklü balgam yanında, dinlemekle  taşikardi, gürültülü tablo içinde duyulabilirse galo ritmi mevcuttur. Akciğerlerin dinlenmesi ile  bazallerde hafif derecede  yaş yallerden, yaygın olarak duyulan çok kaba  rallere kadar değişen staz bulguları vardır. Kan basıncı yüksek normal veya kardiyojenik şok tablosu yerleşince çok düşük olabilir.  Radyolojik tetkik ile APÖ çok kolay tanınır. Akciğerlerde kelebek gölgesi tarzında hiler dolgunluk, demarkasyon hatlarının kaybolması, akciğer havalanmasının azalması sebebi ile buzlu cam görünümü karakteristik bulgulardır. Benzer klinik görünümü olan astım bronşiyaleden ayırmada da dinleme bulguları yanında, radyolojik görünüm çok yaralı olur. Nevarki, APÖ’in erken safhasında zengin klinik görünüme rağmen radyolojik bulguların biraz gecikerek ortaya çıkması (ayrıca iyileşme safhasında klinik bulguların normalleşmesine rağmen radyolojik görünümün daha kötü olması) unutulmamalıdır. Hipoksinin objektif olarak saptanmasında kan gazlarına bakılması, erken dönemde hiperventilasyona bağlı hipokapni ve respiratuar alkaloz, daha sonra hiperkapni ve metabolik asidozun saptanması, hastalığın  bulunduğu safha bakımından da bilgi verici olur. Kardiyak performansın değerlendirilmesi, hastanın gerçek hemodinamik durumunun saptanması ve  tedavinin düzenlenmesi konusunda hemodinamik parametrelerin ölçülerek takibi  yaralı ve gereklidir. Hemodinamik parametreler ile kalp içi basınçların, kalp debisinin, vasküler direncin ölçülmesi, sıvı dengesinin saptanması bakımında  önemli bilgiler verir.

 

Soldaki teleröntgenogramda akciğer havalanmasının normal olduğu, sağdakinde ise alveoler ödem sebebi ile buzlu cam görünümü mevcuttur. Burada akciğer ödeminin sebebi hipertansiyondur. Ventrikül büyüklüğünün normal olması da diyastolik yetersizliğe bağlı APÖ i desteklemektedir. İmkanlar olduğunda ekokardiyografik inceleme de sistolik ve diyastolik fonksiyonları gösterme bakımından çok faydalıdır. EKG’de APÖ e özgü bulgu yoktur. Fakat hastaların bir bölümünde, APÖ sebebi AMİ olabilir. AMİ EKG bulgusunun saptanması tanı bakımından önemlidir.

 

Süratli ve doğru yapılan bir tedavi ile, mortalitesi yüksek olan bu klinik tabloda  başarılı sonuç almak mümkündür. Kuşkususz altta yatan kardiyak problemin  ciddiyeti prognozu tayin eden temel faktördür.

Hastayın pozisyonunu daha iyi oksijenasyon sağlayacak şekilde ayarlamak gerekir. Yani, hiç olmazsa apikal bölgelerdeki alveollerin içini boşaltabilmek için, hastayı oturu pozisyona getirmek gerekir. Zaten şuuru açık olan  hastalar yatamaz, oturmak zorunda  kalırlar. Hastalara  dakikada 8-10 litrelik debi ile nazal veye maske ile oksijen inhalasyonu yapılmalıdır. Hipoksi derecesine göre hastalar mekanik ventilatöre bağlanabilir ve bu yolla hipoksinin tedavisi daha güvenli olur. APÖ tedavisinde ilk akla gelen ilaç morfin sülfat olmalıdır. Morfin verilmesinin amacı, solunum merkezinin kısmen inhibisyonu ile (hipoksiye duyarlılığının azaltılması) dakikada solunum sayısını düşürmek ve  bu yolla taşipneyi azaltıf,  daha effektif bir  ventilasyon sağlamaktır. Ayrıca morfinin yapmış olduğu sedasyon, anksiyete ve ölüm korkusunu ve beraberinde katakolamin deşarjını da azaltır. Morfinin bir diğer olumlu etkisi de  “preload” u azaltarak  kalbin yükünü azaltmasıdır. Görüldüğü gibi, APÖ tedavisinde morfin 4  mekanizma ile yararlı olmaktadır. Morfin sülfat 3-5 mg İV yapılır ve gerekirse tekrarlanabilir. Akçiğerlerde birikmiş olan sıvı azaltmanın bir yolu, akciğerlere  gelen  kanı azaltmak, yani musluğu kısmaktır. Bu da kalbe gelen yükü (preload) azaltmaktan geçer. Bu amaçla ilaçların yanında, mekanik yöntemler de etkilidir. Ekstremitelerden venöz dönüşü azaltmak için, arteriyel dolaşımı bozmayacak kadar sıkıca  turnike tatbiki etkili bir yöntemdir. Hastalardan  çok eskilerde yapıldığı gibi kan alarak kalba dönen  venöz kanı azaltmak bile  birmiktar yararlı olur. Modern tedavide bu amaçla hızlı etkili diüretikler, İV nitrogliserin bu amaca ulaşmayı  sağlamaktadır. İV  furosemid 1-2 ampul verilerek, idrar miktarı ve kan basıncı takibi ile, gerekirse tekrarlanabilir.

 

Genel anlamda vazodilatatörler de hem “preload”, hem de “afterload”  azaltmak için APÖ tedavisinde kullanılmalıdırlar. Ön planda venöz yatakta vazodilatasyon yapan nitrogliserin tercihen İV olarak veya ağızdan emilerek verilir. İV yolu kullanmak, dozu ayarlamak bakımından daha güvenlidir. Ön planda arteriyel vazodilatasyon yapan nitroprussid de, özellikle hipertansiyonun ön planda olduğu durumlarda, kan basıncı monitorize edilerek kullanılabilir. Bu yolla kalbin yenmek zorunda olduğu yük (afterload, periferik arteriyel direnç) azaldığı için, kalp debisi daha artar, miyokardin oksijen  gereksinimi ve tüketimi azalır.

Kalp hastalıklarının tedavisinde çok eski bir yeri olan ve halen çok yaygın olarak kullanılan dijitalis glikozitleri, özellikle  atriyal fibrilasyon ve hızlı ventrikül cevabı varsa en önde seçilmesi gereken ilaçtır. Kontraktiliteyi arttırıcı etki beklentisi, bu tabloda olan bir hastada (aşırı katekolamin deşarjına bağlı maksimum kontraktilite durumu) daha geri plandadır. Katekolamin depolarının  tükendiği, hipotansiyon, preşok, oligüri tablosu içinde olan  hastalara dışarıdan katekolamin; dopamin ve/veya dobutamin verilmelidir. APÖ tablosuna girilmesi, bazen aritmi, enfeksiyon, kan kaybı gibi sekonder nedenlere bağlı olabilir. Tedavi de  bu faktörlerin düzeltilmesi ile olur. Akut miyokard infarktüsüne bağlı APÖ de, tıkalı koroner arteri balon anjiyoplasti ve stent  imlantasyonu ile açmak en radikal çözümdür. Eğer, AMİ ne bağlı veya başka sebepli mekanik sorunlar varsa (akut MY, VSD, AY vs.. gibi), en kısa  sürede cerrahi tedavi imkanları da kullanılmalıdır.

 


Twitter Share  



Untitled Document
Akut Pulmoner Ödem ile ilgili Tüm başlıklar
ÖdemÖdem TedavisiÖdem Nedir
Ödem TedaviÖdem Nedir TedavisiÖdem Söktürücü
Ödem SöktürücülerÖdem Nasıl AtılırVücutta Ödem
Vücuttaki ÖdemLenf ÖdemAyak Ödem
Beyinde ÖdemÖdem OluşmasıÖdem Söktürücü Bitkiler
Ödem Söktürücü BitkiBacak ÖdemAyakta Ödem
Bacakta ÖdemAyaklarda ÖdemHamilelikte Ödem
Ödem OluşumuGebelikte ÖdemAyak Bileğinde Ödem
Bacaklarda ÖdemÖdem AtmakBeyindeki Ödem
Hamilelik ÖdemÖdem Neden OlurÖdem Neden Oluşur
Dizde ÖdemÖdem AtıcıÖdem Belirtileri
Ödem Atmak İçinDizdeki ÖdemÖdem Nedenleri
Ödem SebepleriÖdem SökücüLenf Ödem Tedavisi
Ödem İlacıÖdem SökücülerÖdem Giderici
Bacaktaki ÖdemBacaklardaki ÖdemÖdem İlaçları
Ayaklardaki ÖdemÖdem Söktürücü ÇayBilekte Ödem
Pulmoner ÖdemÖdem Sökücü BitkilerÖdem Atıcı Bitkiler
Ödem Nasıl GeçerÖdem Ne DemekÖdem Bitkisel Tedavi
Ödem ÇözücülerÖdem AttırıcıAkciğerde Ödem
Ses Tellerinde ÖdemÖdem Hastalığıİbrahim Saraçoğlu Ödem
Boğazda ÖdemBitkisel Ödem TedavisiBeyinde Ödem Oluşması
Ödem Söktürücü ÇaylarLenf Ödem CihazıKemikte Ödem
Ödem Söktürücü İlaçPretibial ÖdemÖdem Söktürücü İlaçlar
Ahmet Maranki ÖdemÖdem Atıcı ÇayÖdem Giderici Bitkiler
Ayakta Ödem OluşmasıAyaklarda Ödem OluşmasıDiz Kapağında Ödem
Kolda ÖdemDizde Ödem TedavisiDoğum Sonrası Ödem
Periorbital ÖdemÖdem Atan BitkilerGözde Ödem Oluşması
Bacakta Ödem OluşmasıGözde Ödem TedavisiMemede Ödem
Omuzda ÖdemÖdem Attıran BitkilerBeyinde Ödem Belirtileri
Adet Dönemi ÖdemHiperemik Ödem NedirKalçada Ödem
Kaslarda ÖdemLenf Ödem ÇorabıÖdem Attırıcı Bitkiler
Gode Bırakan ÖdemGözde Ödem NedirÖdem Kremi
Gözlerde ÖdemÖdem Giderici İlaçlarÖdem Sökücü Çaylar
Ödem Giderici İlaçDizde Ödem OluşmasıÖdem Atmanın Yolları
Pulmoner Ödem TedavisiSünnet Sonrası ÖdemÖdem Çeşitleri
Ödem Atıcı ÇaylarÖdem Nasıl AnlaşılırDirsekte Ödem
Alerjik ÖdemGöz Arkasında ÖdemÖdem İçin İlaç
Boğazda Ödem OluşmasıParmakta ÖdemGözdeki Ödem
Topukta ÖdemPeniste ÖdemCiğerde Ödem
Kasıkta ÖdemÖdem Atıcı İlaçlarDarbeye Bağlı Ödem
Eklemlerde ÖdemSerebral ÖdemKolda Ödem Oluşması
Ödem Atıcı YiyeceklerLohusalıkta ÖdemÖdem Söktürücü Otlar
Akciğerde Ödem OluşmasıAkut Pulmoner ÖdemÖdem Yapan Yiyecekler
Dizde Oluşan ÖdemÖdem Giderici YiyeceklerÖdem Giderici Besinler
Anjiyonörotik Ödem NedirÖdem Sökücü İlaçlarÖdem Giderici Çaylar
Kulakta Ödem OluşmasıOmurilikte ÖdemGöz Sinirlerinde Ödem
Liposuction Sonrası ÖdemBelde Ödem OluşmasıBurunda Ödem Oluşması
Anazarka ÖdemOmuzda Ödem OluşmasıÖdem Söktüren Bitkiler
Boğazda Ödem NedirKalça Kemiğinde ÖdemÖdem Söken Bitkiler
Ödem Giderici KremÖdem DereceleriÖdem Söktürücü Tarifler
Vücutta Ödem BelirtileriPretibial Ödem NedirÖdem Attırıcı Çaylar
Omuzda Ödem TedavisiÖdem Tedavi YöntemleriPretibial Ödem Nedenleri
Ödem Azaltıcı BitkilerKemikte Ödem OluşmasıÖdem Dağıtıcı İlaçlar
Ödem Çözen BitkilerKemik Ödemi TedavisiÖdem Ve Tedavisi
Ödem Ve Tedavisi NedirDizde Ödem TedavisiÖdem Atıcı İlaçlar

    


Afrodizyaklar | Müşteri Hizmetleri | Garanti ve İade Şartları | Teslimat Şartları | Gizlilik Taahhüdü ve Güvenlik Politikası | Yardım | İletişim | Ana Sayfa  

Copyright © 2009 Şifa Market | www.sifamarket.com

 0224 224 55 92 (pbx)

 
Bu sitedeki açıklamalar sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir. Ürünler ilaç değildir, tıp ve sağlık profesyonellerinin tavsiye ettiği ilaçlar ile eşdeğer değildir. Ürün bilgileri ambalajlardaki açıklamalardan ve üreticilerin tanıtım broşürlerinden alınmıştır. Üreticilerin ürünleri hakkında verdiği bilgilerden ve yazım hatalarından kaynaklanan sorunlardan ve şikayetlerden sifamarket.com sorumlu değildir. Ürünlerin kullanımı ve sağlık sorunlarınız için öncelikle bir sağlık uzmanına, hekime, eczacıya danışınız.