Kıl dönmesi tedavi yöntemleri nasıl uygulanır en etkili yöntem hangisidir merak ettiklerinizi bu yazıda okuyabilirsiniz...
Kıl dönmesi daha çok 15-25 yaş gurubunda görülen bir hastalıktır
Üretkenlik yaşı olması sebebiyle bu gurup hastaların zaman kaybı
önemlidir.
Okula veya dersaneye giden yada aktif olarak çalışan birinin 15-30 gün
evde yatması ciddi bir sorun olmaktadır.Bu durumu çözmeye çalışan çağdaş
tedavi kurumları, değişik tedavi seçenekleri uygulayabilmektedir.
Bunların en yaygın bilineni gümüş (gümüş nitrat – nitrat de argant )
tedavisi ve fenol ( phenol – kristalize formik asit – kristalize fenol )
tedavisidir.
Bu tedavi yöntemleri ilk uygulandığı dönemlerde giriş deliği alınmadığı
için daha sık tekrarlamaktaydı ve bu konuda statükocu doktorların
eleştirisini almaktaydı.
Son zamanlarda uygulayıcı sayısının artışıyla birlikte uygulamaya
yenilikler eklenmektedir.Hasta sayısının fazlalığı sayesinde değişik
yöntemlerin en etkilisi kliniğimizde uygulanmaktadır.
Klinik olarak geliştirdiğimiz yöntemin farkları şu şekilde
özetlenebilir;Klasik ameliyatlarda asıl hastalıklı alan olan sinüsü
çıkarmak için cilt 12-25 cm kesilir oluşan açıklık ya açık bırakılır
yada çeşitli şekillerde dikilir.Uyguladığımız yöntemdeyse aynı sinüsü
cildi 1-1,5 cm kestiğimiz delikten çıkarıp oluşan 1 cm – 1.5 cm açıklığı
gizli dikişlerle kapatıyoruz.
Bu sayede hasta tedaviden 10 dakika sonra arabasını sürerek işine
dönebiliyor.Cilt altında kıl kırıntısı veya başka yabancı cisim kalma
ihtimali varsa oluşan boşluk kristalize fenolle yıkanır.
Yöntemin üstünlükleri şu şekilde sıralanabilir
İş gücü kaybı yoktur.Klasik ameliyat sonrası 15 gün yüz üstü toplam 1-2
ay istirahat önerilirken bu yöntemde kişi aynı gün işine dönebilir*Ağrı
olmaz.
Açık ameliyatta gerginlik sebebiyle ciddi ağrı olurken bu yöntemde ağrı kesici almayı gerektirmeyecek düzeyde ağrı olabilir.
Yara bakımı pansuman gerekmez.Kapalı ameliyatta 15 gün pansuman (açık
ameliyatta 2-5 ay) ve yara bakımı gerekirken yöntemimizle tedavi
ettiğimiz kişiler 48 saat sonra normal banyolarını yaparlar.*Tekrar
ihtimali düşüktür.Klasik ameliyatlarda % 5 – 40 arasında değişen tekrar
ihtimali yöntemimizin ilk uygulamasında % 10 civarıdır,aynı kolaylıkla
uyguladığımız 2.seans sonrası toplam tekrar oranı % 2-3 civarına
düşmektedir.
Narkoz ve narkoz riski yok.1-2 cm lik alanın lokal anestezi ile uyuşturulması yeterli olmaktadır.
İltihap riski;
yaralama alanı küçük olduğu için normal ameliyata oranla çok daha düşüktür.
Yara izi:
Arka planda kaldığı için önemsenmeyebilir ama bayanlarda Z plasti (flap
yöntemlerinin tümü) ameliyatlarından sonra her bir bacağı 8-14 cm
uzunluğunda Z harfi şeklinde büyük bir iz kalır.
Kıl dönmesi tedavisinde kullanılan % 100 Bitkisel ürünleri görmek için buraya tıklayabilirsiniz...