Kıl Dönmesi İçin İlaç
Kıl dönmesi için ilaç var mıdır kıl dönmesi nedir nasıl oluşur tedavisi nasıl yapılır ameliyatsız çözümü var mıdır
Kıl dönmesi için ilaç var mıdır kişinin hayatını nasıl etkiler ameliyatsız çözümü var mıdır merak ettiklerinizi bu yazıda okuyabilirsiniz...
Kıl dönmesi tedavisinde kullanılan % 100 Bitkisel ürünleri görmek için buraya tıklayabilirsiniz...
Kıl dönmesi, kılların kuyruk sokumu ve nadiren göbekte cilt altına geçip
yara, abse ve fistül oluşturmasıdır. Kıl dönmesi, yani DERMOİD KİST
veya PİLONİDAL SİNÜS, cilt altı kıl yuvası demektir. Sırt ve baştan
dökülen kılların kuyruk sokumundaki iki kaba et arasında, kıllı ve terli
oluğa takılıp sürtünmelerle oluğun en dibindeki ter bezi deliklerinden
vida gibi dönerek cilt altı yağ dokusu içine hissettirmeden girmesi,
labirentler açması, peşinden labirentlere giren bakterin de katkısı ile
etrafı iltihaplandırması; cerahatlı veya kanlı, pis kokulu akıntılar ve
abseler oluşturmasıdır. Sert büro koltuklarında ve bilgisayar başında,
özellikle kaykılık pozisyonda uzun süre oturanlarda veya uzun süre jip
sürenlerde veya uzun süre otobüs yolculukları yapanlarda daha sık olur.
Kıl dönmesi 16 ila 30 yaş arası kıllı ve gürbüz, genç erkeklerde,
nadiren de genç bayanlarda oluşur. Oluş şekline gelince; kıllar yılan
derisindeki gibi yivli veya pullu olup, dar ve sıkışık veya sürtünmeli
ortamlarda kıpırdandıkça tek yönde ilerler. Saç telini iki parmak ile
tutup hafifçe oğuşturunca bu hareketi açıkça görmek mümkündür. Benzer
şekilde iki kaba et arasındaki herhangi bir serbest kıl, sürtünme,
itelenme ve dönme mekaniği ile oluğun dibine doğru hareket eder.
Hiperkeratoz ve aşırı terleme nedeni ile genişlemiş bir ter bezi
ağzından deri içine girebilir, peşinden başka bir kıl geçebilir. Giderek
bu minik ağız, kılların minik zorlaması ile genişler, deri hücreleri
ter bezinin ve deliğin içine doğru yürür ve deliklerin iç yüzeyi cilt
epiteli ile döşenerek minik bir tünel oluşur ve peşpeşe kılların buraya
girmesi kolaylaşır. Uzun saç kılları bile girebilir. Bazan bir kaç kıl
girdikten sonra tünel girişi iyileşip kapanabilir. Ama tünel içindeki
kılların ve bakterilerin cilt altında derinlere doğru ilerlemesi ve
iltihaplanmalar devam eder. Günün birinde mutlaka abseleşme ve
fistülleşme olur. Fistül ağızlarının % 78 i oluğun sol kenarında ve % 82
si kıl giriş deliklerinin yukarı tarafında yer alır.
Kıl dönmesinde Kuyruk Sokumu Neden Tercih Nedeni?
Kuyruk sokumunu tercih nedeninde
1. teori; sırttan dökülen kılların kaba etler nedeni ile oluşan derin
olukta birikmesi; iki kaba etin birbirine veya oturulan zemine veya sert
ve dar giysilere sürtünmesi ile kılların yürüyebilmesi; kapalı ortam
nedeni ile oluktaki cildin incelmesi ve kolay delinip tahriş olması ve
sert kuyruk kemiğinin baskısı nedeni kılların daha da kolay
ilerlemesidir.
2. teori; insan vücuduna ana rahmindeyken cilt elbisesi, pelerin
şeklinde yukardan aşağıya giydirilir; cilt pelerinin fermuarı gibi
kuyruk sokumunda kapatılır. Kapanma sırasında bir kısım cilt dokusu kıl
olarak altta kalabilir. Kıllanma yaşına gelince bu bölgede kıllar
büyüyerek dermoid kist oluşturabilirler. Kıl dönmesinin bir başka
görüldüğü yer göbek çukurudur. Göbek çukuru derin ve kişi kıllı ise
akıntı ve apse olabilir. Buraya da kıllar yürüyerek pis kokulu
akıntılar, hatta nadiren, göbek etrafında veya karın içinde abse ve
fistüller oluşturabilir.
Kıl Dönmesinin Belirtileri Nelerdir?
Kuyruk sokumunda veya anüsün arka yukarı tarafında az hassas küçük
şişlikler kaşıntı, akıntı veya akıntısız , kıllı, kılsız, milimetrik
delikler ve bazan de abse oluşmasıdır. Muayene ve tetkiklerde içi
iltihabi granülasyon dokusu ve kıl dolu kese ve fisütller ve olayı çepe
çevre sınırlayan ve kılların daha derinlere gitmesini önemli ölçüde
önleyen kalın fibrotik kılıf görülür. Abselerin hacmi 1 cc den 100 cc ye
kadar değişir ve kendini lokal ısı ve ağrı, sistemik ateş ve halsizlik
ile belli eder.
Kıl Dönmesi Doğuştan Olabilir Mi?
Son yıllardaki araştırmalar, 16 yıllık tecrübemiz ve histopatolojik
incelemeler hastalığın doğuştan değil sonradan kazanıldığını
göstermektedir. Tedavi ve takiplerini yaptığımız 1000 den fazla hastanın
hiç birinde kıl ve iltihabi tahriş ile oluşan granülasyon dokusu
dışında farklı dokuya örneğin kıl ve ter üreten follikül ve ter
bezlerine, müstakil deri dokusuna rastlanmamıştır. Bu bulgular
hastalığın doğuştan olmadığını gösterir. Ancak kuyruk sokumunda,
doğuştan kalan çukur ve delikler varsa bunlar kıllanma dönemi gelince az
da olsa risk teşkil eder.
Tedavi Edilmezse Ne Gibi Sorunlar Gelişebilir?
Kuyruk sokumunda abse ve akıntılar eksik olmaz. İkide bir ağrılı abseler
nüks eder. Hastalık sağa sola genişler, bölge köstebek yuvasına
dönüşür. Yani; dermal epitel denilen deri hücreleri, kılları peşinden
kıl kesesinin ve deliklerin içine girip yeni yeni tüneller veya
labirentler oluşturur; daha çok yatay, nadiren dikey yönde, çok yönlü
olarak deri dokusu içinde ilerler. Labirentler içine giren kıl sayısı
da, tahriş de artar; hastalık durmadan genişler, pek çok delikten zuhur
eden pis kokulu akıntılar dayanılmaz olur. Yıllarca süren kronik,
iltihabi akıntılar, nihayette, epidermoid kanser geliştirebilir. Veya
hastalık, nadiren de olsa derinleşerek kalın bağırsak, rektum ve mesane
içine ilerleyebilir, hatta mesane kanserine dahi yol açabilir. Haliyle
bu durumda tedavi zorlaşır ve olaya multidisipliner yaklaşmak gerekir.
Kıl Dönmesi Nasıl Tedavi Edilir?
Bu güne değin fazla uygulanmış olan tedavi şekli cerrahidir. Cerrahi
tedavi şeklileri çoktur ve hemen hepsinde sağlam çevre doku ile birlikte
hastalıklı dokular genişçe çıkarılır, yara açık bırakılarak aylar süren
pansuman ile kapanbası beklenir. Ya da yara çeşitli tekniklerle
kapatılır. Kapalı yöntemlerden Limberg in tarif ettiği, derin olduğu
düzleyici flep rotasyonu, en radikal yöntemdir. Ancak 2 - 3 günü
hastanede olmak üzere 5 ila 10 gün yatak istirahati, iki gün süreli
hemovak dren geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi on gün yüz üstü
yatılması ve üzerine oturulmaması, bir hafta su değdirilmemesi ve
operasyon sırasında en ufak bir kıvrım gamze veya oluk bırakılmaması
gerekir. Değilse nüks riski %10 u bulur. Bu nedenle alternatif yöntem
araştırmaları devam etmiş ve Fenol ile oldukça etkili tedaviler
yapılmıştır.
KIL DÖNMESİNDE ALTERNATİF TEDAVİ: GÜMÜŞ NİTRAT ve FENOL
Kıl dönmesinde alternatif tedavi olarak tarafımızdan geliştirilen
sklerotik ve litik bir kimyasal ajan olan fenol ve ondan daha güçlü olan
gümüş nitrat uygulamalarımız klasik cerrahi yöntemlere göre çok daha
etkili olmuştur. Bu yöntemde eritilen gümüş nitrat aynen veya fenol,
fistül ağızlarından veya foliküllerden içeriye verilir. Kılların
yuvalandığı piyojenik granülasyon dokuları ve diğer patalojik dokular;
ilaç etkisi ile hızla erir ve gri bulamaç halinde dışarıya akar. Mikro
enstrümantasyonla labirentler ve fistüllerin içi temizlenir. Fistül
girişleri gerekirse eksize edilir ve tekrar kıl girmemesi için sütüre
edilir. Bu işlemler 15 dakikada tamamlanır. Hastalığın çok ilerlediği
bazı hastalarda gerekirse labirentler kısmen veya tamamen açılır,
kılların ilerde sorun çıkartabileceği gamzemsi çukurluklar ve kıvrımlar
varsa küçük plastik ve estetik müdahale ile düzeltilir. Ama eskiden beri
mevcut ve pilonidal sinüs oluşturmamış geniş çukurlara müdahale tavsiye
edilmez. İşlem bitince labirentler antibiyotikli pomatla doldurulur ve
hasta evine gönderilir. Günlük pansuman ve temizlik ve 1 hafta sonunda
kontrole gelmesi öğütlenir. İyi kürete edilmiş labirentler genellile 1
haftada iyileşir. Ancak tavanı açılmış labirentelerin ve sinüslerin
tamamen kapanması pansuman yardımı ile 2 ila 3 haftayı bulur. Bu sürenin
illa da kısaltılması isteniyorsa, fistüllerin fibrotik duvarları, lokal
anestezi altında, kürete veya eksize edildikten sonra sütüre edilir. Bu
durumda işlem süresi 30 dakikayı bulur.
Alternatif Tedavide Tam Başarı Şansı Nedir?
Her işte olduğu gibi başarı, dataylarda gizlidir. İşin püf noktalarını
iyi bilmek, titizlik yakın ilgi, hasta ve hekim işbirliği başarıyı
belirleyen başlıca faktörlerdir. Sadece labirentleri kıldan arındırmak
yetmez. Yeni kıl girişimlerine yol açacak mikro girişleri, en küçük
şüphe arzeden gamzeleri potansiyel çukurları gidermek şarttır. Kurallara
uyulursa, başarı tamdır.
Nüks İhtimali Nedir?
Kıl dönmesinin alternatif tedavisinde, kurallara uyulduğu takdirde, nüks
(tekrarlama) ihtimali sadece % 3 - 5 tir. Sebebi de gözden kaçabilecek
bazı mikroskobik kıl girişlerinin kalabilmesi veya hijyenik bakım kusuru
sonucu oluşabilecek yeni kıl giriş delikleridir. Çaresi dikkat ve
hijyenik bakımdır. Nüks halinde metodu değiştirmeye gerek yoktur. Hatta
verilen eğitim sayesinde henüz başlangıç halinde iken yakalanacağı için
çözüm daha basit ve sonuç kesindir.
Nüksü Önlemek için Hastanın Uyması Gereken Kurallar ve Hijyenik Bakım Nedir?
Hijyenik bakım, ince sıhhi temizlik demektir; şöyle ki; 1 - Hekimin
önerdiği şekilde, hastalar temizlik ve pansumanlara riayet etmeli. Yara
veya kıl giriş delikleri iyileştikten sonra, kuyruk sokumu oluğu hergün
taharetlenirken yıkanıp silinerek boşta gezen kıllar temizlenmeli. 2 -
Kuyruk sokumu sabah akşam giyinirken el ile 3 - 5 saniye fırçalanıp kıl,
hav, yün ne varsa uzaklaştırılmalı 3 - Çok kıllı olanlar, 30 yaşına
kadar kuyruk sokumu oluğunu, haftada bir kez kıl dökücü krem ile veya
cımbızla temizlemeli, kaba etlerini genişçe traş ettirmeli. Otuz
yaşından sonra, kuyruk sokumu cildi nispeten daha az terler ve kurur,
giderek sertleşip kalınlaşır ve delinme riski kalkar. İster ameliyatla
ister ilaçla tedavi olsun tedavi sonrası hijyenik bakım tedavisinin uzun
süreli başarı şansını doğrudan etkiler.
Alternatif Tedavilerin Yan Etkileri Nelerdir?
Fenol ve gümüş nitrat; labirent dışında kaçırılmadığı sürece hiç bir yan
etki oluşturmaz. Kaçırıldığında birkaç gün içinde aynı yerde
enflamasyon, ağrı ve akıntı yaparsa da tedavisi lokal anestezi altında
debridmanla sağlanır. İlaç hiç bir zaman damar içine verilmediği için
sistemik etki oluşturmaz; dokulardan damar içine geçiş veya emilim
olmaz; harici yan etki olmaz.
Kıl Dönmesinde Alternatif Tedavinin Avantajları Nelerdir?
1- Narkoz, yani genel anestezi gerektirmeyen, az invaziv, konservatif ve pratik bir küçük operasyondur.
2- Hastanede veya evde yatmayı veya istirahati; tahlil ve tetkik gibi
bir ön hazırlık gerektirmeyen, günübirlik uygulanabilen bir tedavidir.
3- Nüks ihtimali çok düşük olup nüksetse bile aynı yöntemle, hem de çok
daha kolay bir şekilde tedavisi kesinliğe kavuşturulabilir.
4- Müdahale iz bırakmaz ve çok iyi estetik sağlar, anatomi bozulmaz.
5- Hastaların bu alternatif müdahale için hekime, yarımşar saatten birer
gün arayla 2 veya 3 kez uğraması yeterlidir; işten ve yolculuktan
alıkoymaz.