Kıl dönmesine hangi bölüm bakar kıl dönmesi nedir nasıl oluşur tedavisi nasıl yapılır ameliyatsız çözümü var mıdır
Kıl dönmesi tedavisinde kullanılan % 100 Bitkisel ürünleri görmek için buraya tıklayabilirsiniz...
Dermatoloji (Deri Hastalıkları) :
* Sıksık tekrar eden ağız içi yaraları
* Akne,
* Bel soğukluğu,
* Deri kanseri,
* Egzama,Allerjik deri hastalıkları,
* Mantar,
* Nasır,
* Saç dökülmesi,
* Vücudun herhangi bir yerinde renk değişikliği (ala)
* Siğil,
* Sivilce,
* Uçuk,
* Kaşıntı
* İyileşmeyen yada geç iyileşen deri yaraları
* Cilt lekesi
* Benler,çiller,doğum lekeleri,
* Tırnak bozuklukları,
* Ayak,koltuk altı terlemeleri,
* Kıl dönmesi,aşırı kıllanma,
* Sedef hastalığı,
* Zona.
PİLONİDAL SİNUS (KIL DÖNMESİ) HASTALIĞI VE NEDENLERİ NELERDİR?
Pilonidal sinüs, kuyruk sokumu bölgesinde cildin altında bir kavite
(boşluk, kist ) gelişimidir. Pilonidal'in literaratürdeki anlamı ''kıl
yuvasıdır''. Çünkü kavitede boşlukta, kist içinde sıklıkla kıl bulunur.
Bu boşluğun iltihabı sonucu kuyruk sokumu bölgesinde cildin altında
kronik infeksiyon meydana gelir. Sıklıkla kalçaların arasındaki derinin
kıllara verdiği reaksiyondan oluşur. Araştırmalar, orta hattaki kıl
follikülerinin cilt salgıları ya da kıllar ile tıkanması sonucu
hastalığın başladığını göstermektedir. Bu folliküllerin açılması
sonucunda infeksiyonun cilde yayılması ile oluşan bir hastalıktır. Bu
doğuştan olan bir durum değildir.
Kıl dönmesi hastalığı kuyruk sokumu bölgesinde görülür
KIL DÖNMESİ HASTALIĞINI KOLAYLAŞTIRAN FAKTÖRLER
1. Vücut kıllarının ve günlük dökülen kıl miktarının fazla olması,
2. Kalçalar arasındaki yarığın (natal kleftin) dar ve derin olması
sonucu kıllara uygulanan emme kuvvetinin artmasıyla dökülen kılların dar
ve derin olukta uzun süre beklemesi,
3. Derinin uzun süre nemli kalmasının kılların batmasını kolaylaştırması,
4. Kalçalar arasındaki yarıkta çatlak ya da nedbe dokusunun olması,
5. Uzun süre oturarak çalışmaya bağlı olarak burada biriken kılların
devamlı olarak bu bölgede yaralanmaya (travmaya) neden olması,
6. Kötü hijyen; uzun sure bu bölgenin yeterince temizlenmemesidir.
KİMLERİ ETKİLER ?
Hastalık kadınlara göre erkeklerde sık görülür ve sıklıkla ergenlik
dönemi ile 40 yaş arasında görülür. Şişmanlarda ve vücut kılları kalın
ve sert olanlarda sık görülür.
BELİRTİLER NELERDİR?
Bazı hastalarda hiçbir belirti vermeyebilir. Belirtiler küçük bir
çukurdan büyük ağrılı bir kitleye kadar değişebilir. Berrak, koyu renkli
ya da kanlı akıntı olabilir. Enfeksiyonla beraber kuyruk sokumu bölgesi
kırmızı, hassas hale gelebilir ve pürülan akıntı olabilir. Enfeksiyon
şiddetli olursa ateş, halsizlik ve bulantıya da yol açabilir.
Hastalık, bir çok değişik tablo ile karşımıza çıkabilir. Hastaların
tamamına yakınında, akut apse süreci diye tanımlayabileceğimiz ileri
derecede ağrı, ateş, hassasiyet ile seyreden bir atak olur. Sıklıkla
pürülan akıntı ve cerahat (irin) ile sonlanır. Apse dağıldıktan sonra
kendiliğinden ya da tıbbi müdahale sonucu bir çok hastada pilonidal
sinüs gelişir. Sinüs cildin yüzeyinin altında uzanan, yüzeye bir ya da
daha fazla küçük ağız yada kanalla açılan bir boşluktur. Bu sinüslerin
çok azı tedavisiz iyileşmesine rağmen hastaların çoğunun ameliyat olması
gerekir. Kronik hastalık, şişme, ağrı ve akıntı ile seyreden ataklara
neden olur. Bu durumu tedavi etmek için cerrahi tedavi her zaman
gereklidir.
KIL DÖNMESİ HASTALIĞI VE KANSER GELİŞİMİ
Pilonidal sinüste kanser gelişme riski oldukça düşüktür ancak çok uzun
süre tedavisiz kalan hastalarda çok nadir olarak kanser gelişebilir.
Kanser gelişen olgularda tekrarlayan infeksiyon atakları ve kronik
irritasyona bağlı yassı hücreli (squamöz hücreli) kanser gelişebilir. Bu
kanserin özelliği yanık ve nedbe dokusu üzerinde gelişen kanserlere
benzer.
KIL DÖNMESİ HASTALIĞI NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Tedavi, hastalığın durumuna bağlıdır.
Akut Apse Gelişimine Neden Olan Kıl Dönmesi Hastalığı:
Akut apse varlığında, bir insizyon (kesi) yapılıp, pürülan materyalin,
(irin - cerahatın) boşaltılması sağlanmalıdır. Bu durumda iltihap ve
ağrının gerilemesi ile tedavi edilir. Bu işlem apsenin büyüklüğüne ve
hastanın tercihine göre ameliyathanede genel anestezi ile veya
poliklinikte lokal anestezi ile de yapılabilir. Küçük bir kesi ile
cerahatin (püy) boşaltılması sağlanır. İşlemden sonra bu bölge her gün
banyo yapılarak veya duş ile temizlenir. Amaç buradaki cerahat, kıl ve
doku artıklarının temizlenmesidir.
Kronik Kıl Dönmesi Hastalığı ve Konservatif Tedavi:
Tekrarlayan infeksiyon atakları, akıntıya neden olan olgularda genelde
ameliyat önerilmektedir. Bazı kliniklerde ameliyat dışı konservatif
(tutucu) yöntemler uygulanmaktadır.
Sklerozan Madde Enjeksiyonu:
Bu yöntemde sinüs ağzı genişletilerek içerisindeki tüm kıllar
temizlenir. Daha sonra sağlıklı cilt korunarak 2-3 cc %80 lik fenol
sinüs içine verilir. İşlem gerektiğinde aralıklı olarak tekrarlanabilir.
Bu işlem poliklinik koşullarında rahatlıkla yapılabilir.
Diğer yöntemler :
Fenolden başka kavitenin koterize edilmesi, kriyoterapi, gümüş nitrat ve %80-90'lık alkol de bu amaçla kullanılabilir.
Her iki yöntemin tedavideki başarısı sınırlıdır. Pek tercih edilen yöntemler değildir.
Kronik Kıl Dönmesi Hastalığı ve Cerrahi Tedavi:
Tekrarlayan enfeksiyon atakları veya devamlı akıntı olan vakalarda
ameliyat düşünülmelidir. Aşağıda daha ayrıntılı olarak anlatılan
ameliyatlarda özet olarak kıl kisti kavitesinin (kist, sinüs) bir bütün
olarak çıkarılması veya üzerinin tamamen açılması gerekmektedir. (resim
2) Bu bölge açık bırakılabileceği gibi, başka yerden kaydırılan deri
(fleple) ile kapatılma yapılabilir. Her hastanın durumuna uygun yöntemi
doktor hastasıyla tartışır ve doğru ameliyatın seçilmesine yardımcı
olur.
Cerrahi Yöntemler:
1- Kıl Kistlerinin (Pilonidal Sinüsün) Açılması (Kistotomi): Sadece kıl
kistlerinin oluşturduğu boşluğun tavanı açılarak içerisi temizlenir. Kıl
kistlerinin arka duvarı (sinüs iç duvarı) çıkarılmaz. Sık sık pansuman
yapılarak kıl kistlerinin oluşturduğu boşluk diğer adı ile sinüs
boşluğunun kendiliğinden dolması beklenir. Lokal anestezi ile
yapılabilir. İyileşme süresi ortalama 3-5 haftadır. Eşlik eden
infeksiyon varsa antibiyotik verilir. Nüks oranı; %7-16 arasında
değişir.
2- Kıl Kistlerinin Açılması ve Kist Kenarının Cilde Dikilmesi
(Marsupializasyon): Sadece kıl kistlerinin oluşturduğu boşluğun tavanı
açılarak içerisi temizlenir. Kıl kistlerinin arka duvarı (sinüs iç
duvarı) çıkarılmaz. Bu şekilde kıl kistlerinin (pilondal sinüs kistinin)
tabanı kalacak şekilde çıkarılmış olur. Yara kenarları geride kalan
kistin tabanına dikilir . Böylece geride kalan boşluk küçültülmüş olur.
Bu yöntemde hastaların günlük pansumanların yapılması ve bu sırada ölü
dokular ve yaraya dökülen kılların titizlikle temizlenmesi gerekir.
İyileşme süresi yaklaşık 4-6 haftadır. Nüks oranı %1-6 arasında değişir.
3- Kıl Kistlerinin Cerrahi Olarak Çıkarılması ve Yaranın Açık
Bırakılması: Tüm kıl kistlerinin ağızlarını (sinüs ağızlarını) içine
alacak şekilde yapılan bir eliptik kesi ile kıl kistleri sakral kemik
üzerindeki fasiaya kadar tamamen çıkarılır. Yara açık bırakılır. Sık sık
pansuman yapılarak ameliyatla oluşturulan boşluğun vücud tarafından
doldurulması beklenir. Genel veya bölgesel anestezi ile yapılabilir.
İyileşme süresi ortalama 4-7 haftadır. Nüks oranı %1-7 arasında değişir.
4- Kıl Kistlerinin Cerrahi Olarak Çıkarılması ve Yaranın Primer
Kapatılması: Kıl kistleri (sinüsler) tamamen çıkarıldıktan sonra yara
yerine 1 adet kapalı emici dren konularak yara dudakları karşı karşıya
gelecek şekilde dikişlerle kapatılır. Bu yöntemde pansumana gerek olmaz.
İyileşme süresi genellikle 2 haftadır. Nüks oranı % 6-22 arasında
değişir.
5- Kıl Kistlerinin Cerrahi Olarak Çıkarılması ve Yaranın Flep ile
Kapatılması: Kıl kistleri (sinüsler) tamamen çıkarıldıktan sonra yara
yerine 1 adet kapalı emici dren konularak geride kalan boşluğu çevrede
dokulardan oluşturulan greftler ile kapatmak oldukça etkili bir
yöntemdir. Bunlara flep çevirme ameliyatları denir. Flep yönteminin pek
çok avantajı vardır. Kıl kistleri ve bu kistlerin ağızları (sinüs, sinüs
ağzı), enflamasyona uğramış olan cilt geniş olarak çıkarılabilmekte ve
geride kalan boşluk sağlam dokularla gerilimsiz olarak
kapatılabilmektedir. Ayrıca dikiş hattının vücud orta hattında olması
önlenebilmektedir (vücud orta hattındaki yaralar geç iyileşmektedir).
Buna ek olarak hastalığın oluşmasını kolaylaştıran kalçalar arasındaki
dar ve derin yarık kaydırılan flep ile ortadan kaldırılmış olur.
Değişik flep yöntemleri vardır. Hangi tipte flep uygulanacağına kıl
kistlerinn yerleşimi (sinüsün şekli), komplike olup olmaması ve geride
kalacak olan boşluğun şekline göre karar verilir. Fleplerin nüks
oranları %0-5 arasında değişmektedir.
KIL DÖNMESİ HASTALIĞI NEDEN NÜKSETMEKTEDİR?
İyileşme dokusunun (skar dokusunun) orta hatta olması, enfeksiyon,
kılların yeterince temizlenmemesi, kılların yeniden yara yerine girmesi
veya batması yarada iyileşme sürecinde ölü boşlukları kalmasıdır.
Sonuç olarak, kıl dönmesi hastalığının tedavisinde ameliyatı yapan
doktorun titiz çalışmasının yanında hastanın da hijyenik şartlara uyması
gerekir. Hangi ameliyat yapılırsa yapılsın bu bölge düzenli olarak
kıllardan temizlenmeli, her gün banyo yapılarak vücut kıllardan
arındırılmalıdır.
CERRAHİ SONRASI TEDAVİ NASILDIR?
Yara kapatıldı ise (primer veya flep ameliyatları) deri tamamıyla iyileşinceye kadar kuru ve temiz tutulmalıdır.
Yara açık bırakıldı ise yarada oluşan sekresyonları salgıları ve
akıntıları uzaklaştırmak ve yaranın alttan yukarı doğru iyileşmesini
sağlamak için pansuman yapılması gereklidir. Bu dönemde ve iyileşme
sonrasında kalça derisi temiz ve kılsız tutulmalıdır. Bu durum 30-35
yaşında kadar 2 ya da 3 haftada bir traş yapılarak ya da kıl dökücü
kremler kullanarak sağlanmalıdır. 30-35 yaş sonrası kıllar zayıf ve ince
hale gelmekte ve kalçalar arası derinlik azalmaktadır.
HASTALIK TEKRARLAR MI ?
Ameliyat sonrası tercih edilen ameliyata ve hastaya ait faktörlere bağlı
olarak değişen oranlarda hastalığın tekrarlaması söz konusu olabilir.
Bunu önlemek için kılların temizlenmesine dikkat edilmelidir. Kılları
temizlemek için kıl dökücü kremler veya traş önemlidir.