|

Astım Öksürüğü
" Astım öksürüğü ve bitkisel tedavi yöntemleri hakkında bilgiler. "
Astım öksürüğü ve bitkisel tedavi yöntemleri hakkında bilgiler bu makalede yer almaktadır. Astım öksürüğü ve bitkisel tedavi yöntemleri ile ilgili tüm açıklamaları bu makalede inceleyebilirsiniz...
Astım nedir?
Astım kronik bir havayolu hastalığıdır. Astımda, hava yollarında daralma
ve hava yollarının duyarlılığında artma oluşur. Bu durum sürekli
değildir, alevlenmeler ve düzelmelerle seyreder. Düzelme bazen
tedaviyle, bazen de kendiliğinden gerçekleşir. Ülkemizde yapılan
araştırmalar sonucunda çocukların yaklaşık yüzde 5-8, erişkinlerin de
yaklaşık yüzde
2-4’ünde astım hastalığı olduğu tahmin ediliyor. Bu oran, şehirler ve sahil kesiminde daha da artar.
Astım kimlerde görülür?
Astım tüm yaş gruplarında görülebilen bir hastalıktır. Görülme sıklığı
açısından kadınlar ve erkekler arasında farklılık yoktur. Astım
hastalarının çoğunda ilk belirtiler çocukluk döneminde ortaya çıkar. Bu
dönemde astım tanısı konulan hastaların bir kısmı, erişkin dönemde
tamamen iyileşebilir, ya da hastalık devam edebilir. Belirtiler
kaybolup, sonra ileri yaşlarda tekrar ortaya çıkabilir. Astımlı
hastaların az bir kısmında ise belirtiler yaşlılık döneminde ilk defa
ortaya çıkabilir.
Astımı ortaya çıkaran etkenler nelerdir?
Astımlı hastaların, herhangi bir neden yokken ya da bazı uyaranlarla
karşılaştıklarında şikayetleri oluşabilir. Özellikle egzersiz yapma,
soğuk hava, parfüm ve sigara dumanı astım krizini başlatabilir. Alerjik
kişilerde alerjenlerle karşılaşma, polenler, ev tozları ve özellikle
hayvanların tüylerinde yerleşen küçük canlılar nedeniyle atak
başlayabilir. Solunum yolları enfeksiyonları, özellikle sinüzit, astım
belirtilerinin şiddetlenmesine neden olabilir. Bazı ilaçlar da astım
belirtilerinin ortaya çıkmasına yol açabilir. Bu nedenle astım
hastalarının ilaç kullanmadan önce doktorlarına danışmaları gerekir.
Psikolojik faktörler astım belirtilerini ortaya çıkartabilir. Kadınların
adet dönemlerinde astımlarının şiddetlendiği gözlemlendi. Gebelikte
astım şiddeti azalabilir, bazı kişilerde ise artabilir. Astım tanısı
olan gebeler bu dönemde her ay düzenli olarak kontrole gitmeli ve
doktorun önerilerine sıkı bir biçimde uymalıdırlar. Gebelikte astımın
tedavi edilmemesi bebekte oksijen azlığına, bebeğin az kiloda doğması ve
düşüklere neden olabilir.
Astımın belirtileri nelerdir?
Astımın en sık görülen belirtisi nefes darlığıdır. Nefes darlığı
herhangi bir neden yokken, bazen de parfüm, sigara dumanı, yemek
kokuları gibi kokularla, soğuk, egzersiz ve alerjenle karşılaşıldığında
aniden başlar. Gece sabaha karşı olan, uykudan uyandıran nefes darlığı
tipiktir. Bronş genişletici ilaçlar kullanıldığında nefes darlığının
geçtiği görülür. Nefes darlığı özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında
görülür. Nefes darlığının ilerlemesiyle birlikte konuşmada güçlük ve
cümleleri tamamlayamama sorunu görülebilir. İleri durumlarda ağız
çevresinde ve tırnak yataklarında morarma ve soğukluk oluşur. Astımda
dışarıdan da duyulabilen ıslık sesine benzeyen hırıltılı solunum vardır.
Ayrıca göğüste baskı tarzında rahatsız edici bir his olabilir. Astımda
en sık görülen şikayetlerden birisi de öksürüktür. Öksürük bazen astımın
tek belirtisi olabilir. Astımdaki öksürük inatçı ve kuru bir
öksürüktür. Bazen, öksürüğe koyu kıvamda az miktarda bir balgam eşlik
edebilir. Beraberinde boğazda kaşıntı hissi olabilir. Ancak öksürüğün
astım dışında da pek çok nedeni vardır. Özellikle sinüzit ve mideden
yemek borusuna geri kaçış (gastroözofajiyal reflü hastalığı) gibi
durumlarda da bu tarz öksürük görüldüğünden, astım testleri yapılmadan
tanı konulmamalıdır. Bunlara ek olarak 38 derecenin üzerinde ateş
görülebilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında zaman geçirilmeden doktora
başvurulmalıdır.
Astım tanısı nasıl konulur?
Astımdan şüphe edilen hastada öncelikle “solunum fonksiyon testi”
denilen üfleme testi yapılır. Bu testle hastada hava yolu daralması
varsa ortaya çıkabilir. Test sırasında hava akımında sınırlanma
belirlenmişse, bronş genişletici ilaçlarla test tekrarlanır. Bu
ilaçlarla hava akımında düzelme ve hava yollarında genişleme olursa
astım olduğu düşünülür. Astımdaki hava yolu darlığı sürekli olmadığından
test yapıldığı sırada sonuç tamamen normal olabilir. Bu tür hastalarda
hava yollarını uyaran çeşitli ilaçlar kullanılarak test tekrarlanır.
Hastanın ilk muayenesi sırasında akciğer grafisi yapılması gerekir. Atak
sırasında çekilen grafilerde astımla ilgili bulguların görülme
olasılığı yüksektir. Alerji hikayesi olan hastalara alerji testleri
yapılır. Bu testlerde kişinin hayvan, polenler, ev tozu, hamam böceği ve
mantarlara alerjisi varsa belirlenir. Alerjik astımı olan kişilerde bu
testin önemi büyüktür. Sonuca göre gerekli öneriler verilir ve hastanın
alerjenden uzak kalması sağlanır.
Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar nelerdir?
Astımda tedavinin amacı, astım ataklarının önlenmesi, hastanın normal
yaşam aktivitelerini sürdürebilmesi ve astım belirtileri olmadan
yaşamını devam ettirmesidir. Astımlı hastalarda kortizonlu ilaçlar ve
bronş genişleticiler kullanılır. Kortizonlu ilaçlar alerjik durumu
baskılayarak etki eder. Ağız yoluyla alınan tablet ve damardan alınan
enjeksiyon formları yanında, direk hava yollarına etki eden sprey
formları da vardır. Sprey seklinde olan kortizonlu ilaçlar, doğrudan
hava yollarına etki ettiği için kan dolaşımına daha az geçer ve yan
etkisi azdır. Astım tedavisi ilgili doktor tarafından takip edilmelidir.
Hasta tedavisini doktorun önerileri doğrultusunda düzenli almalı,
hekimin önerisi olmaksızın kesmemeli ya da değiştirmemelidir.
Astımdan korunmanın yolları var mıdır?
Astımda ailesel yatkınlığın olduğu düşünülür. Bu nedenle astımdan tam
olarak korunmak mümkün değildir. Ancak astım hastaları bazı noktalara
dikkat ederek atak sayısı ve şiddetini azaltabilirler. Çevre şartlarının
kontrol altına alınması da bu konuda yardımcı olur. Özellikle alerjik
astımda saptanan alerjenlerden uzak kalınmalıdır. Hava kirliliğinin
arttığı dönemlerde, polenlerin yoğun olduğu ilkbahar ve sonbahar
dönemlerinde dış ortamlarda bulunulmamalıdır. Sigara içmekten
kaçınılmalıdır. Özellikle sigara içilen evlerdeki çocuklarda astım
hastalığı görülme sıklığı ve şiddeti artar. Bu nedenle anne ve
babaların, çocukların olduğu ortamda sigara içmemeleri gerekir. Astım
hastaları evde hayvan beslememelidirler. Evde beslenen hayvanların
tüyleri alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Solunum yolları
enfeksiyonlarına karşı dikkatli olunmalıdır. Havalandırması iyi olmayan,
nem oranı yüksek ve kalabalık binalarda önceden tanısı konulmamış astım
hastası ortaya çıkabilir ya da var olan astımın şiddetinde artış
olabilir. Bu tür sağlıklı olmayan yerlerden olabildiğince uzak
durulmalıdır.
Acil durumlar
Astımlı hastalar belirli aralıklarla kontrollerine gitmeli, ilaçlarını
düzenli olarak kullanmalı, hastalıklarını alevlendiren durum ve
ortamlardan uzak durmalıdırlar. Tüm bu önlemlere rağmen bu hastalarda
yine de astım atağı oluşabilir. Kontrol altında bulunan ve belirti
vermeyen bir astım hastasında, üst ve alt solunum yolları
enfeksiyonları, mideden yemek borusuna kaçan salgılar, bazı ilaçlar ve
alerjenlerle temasla atak başlayabilir.
|
|