Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi hakkında bilmek istedikleriniz ve daha fazlasını görmek için aşşağıdaki makaleye göz atabilirsiniz...
Bağışıklık Sistemimiz Neden Güçsüz Kalır?
Stres
Kişinin tehdit ve baskı unsurları karşısında duyduğu endişe ve gerginlik
olarak tanımlanabilen stres fiziksel ve duygusal olarak iki ana
başlıkta toplanabilir.
Fiziksel strese neden olan etkenler ise;
UV ışınları
Kötü beslenme
Alkol
Uykusuzluk
Stres iki şekilde de organizma için zararlıdır. İkisinin de birbirine dönüşümü mümkündür.
Stres belirli bir düzeyi aştığı zaman vücutta belli başlı bazı hormonal
sistemleri bunun yanında da bağışıklık sistemini zayıflatır.
Uzun süreli kronik stres bağışıklık siztemini zayıflatarak sağlığımız tehdit eden durumlara neden olur. Bu durumlar;
Vücudun infeksiyonlara karşı direncini azaltır.
Üst solunum yolu infeksiyonlarına yakalanma riskini 3-5 misli artırır.
Kanser ve ülserin görülme sıklığında artışa neden olur.
Baş, omuz ve sırt ağrılarına neden olabilir.
Kalp krizi riskini artırır.
Kronik yorgunluk sendromuna neden olabilir.
Metabolizmayı bozarak yaşlanma sürecini hızlandırabilir.
Stresten en çok etkilenen meslekler ise;
Polisler
Askerler
Öğretmenler
Doktorlar
Taksi-Otobüs Şöförleri
Call-Center Çalışanları
Borsacılar (Dealer/Broker)
Hava Trafik Kontrolörleri
Öğrenciler
Diğer Etkenler
Oksijen
Herkesin hayatta kalmak için ihtiyacı olduğu oksijenin sağlığımıza
zararlı olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz? Evet, aslında oksijenin iki
yüzü vardır. Kötü olan yüzü ve iyi olan yüzü. Oksijen kullanan her
canlı, "serbest radikaller" olarak bilinen şeyleri üretir. Serbest
radikaller, hücreler oksijen tüketirken oluşurlar. yani serbest
radikaller değişen oksijen molekülleridir
Serbest radikaller yaşam için gereklidir. Elektron taransferi enerji
üretimi ve pek çok diğer metabolik işlevde temel oluşturur. Bu serbest
radikaller kontrolsüz bırakılırlarsa, bağışıklık sistemimize zarar verme
ve kronik hastalıklar gelişme riski ortaya çıkabilir. Bilim adamları
1954'lerden beri serbest radikallerin yaşlanma ve dejeneratif
hastalıklara neden olduğunu bilmektedirler.
Serbest radikaller, yaşadığımız her dakika oluşur ve büyük ölçüde
vücudun kendi anti-oksidan ordusunun kontrolünde tutulmaktadır.
UV Radyasyonu
Bağışıklık sistemi, UV ışınları gibi çevresel faktörlerden kaynaklanan
değişimlerden zarar görür. Bilim adamları, güneş yanıklarının insanlarda
güneşe maruz kaldıktan sonra 24 saat ve daha fazla süre içerisinde
kandaki beyaz kan hücrelerinin hastalıkla savaşım fonksiyonunda bir
azalma görüldüğünü belirtmişlerdir. UV radyasyonuna sürekli maruz kalma
vücudun bağışıklık sistemini etkileyen zararlara neden olabilir. Hafif
güneş yanıkları insanlarda ki bütün cilt tiplerinin bağışıklık
fonksiyonlarını baskı altına alabilir.
Yüksek gerilim hatlarının yaydığı radyasyon da insan sağlığını olumsuz
yönde etkiliyebilmektedir. Bu etkileşim, insanın bağışıklık sistemi
bozup, hastalıkların başlamasına yol açabilmektedir. Yüksek gerilim
altında yerleşik insanlar, başta kanser olmak üzere birçok hastalığın
kapısını aralayan radyasyondan korunmak için buralardan
uzaklaştırılmalı, daha güvenli başka bölgelere taşınmalıdır.
Kötü Beslenme
Beslenme vücudun direncine ve mikroplara etki edebilmektedir. Fazla
yorgunluk, travmalar, yanıklar vb vücutta protein yıkımına ve böylece
direncin azalmasına neden olur. Protein ve enerji bakımından yetersiz ve
kötü beslenme durumlarında bağışıklık sisteminde görevli yapıların
vücudumuzu savunma gücü zayıflar.
Beslenme yetersizliği özellikle çocuklukta hastalıklara yakalanma ve
ölümde büyük rol oynamaktadır. Eksik beslenme enfeksiyonlara ve bunların
komplikasyonlarına zemin hazırlamaktadır. Oluşan enfeksiyon da
beslenmeyi bozar ve bağışıklığı azaltabilir.
Alkol
Alkol keyif verici bir madde olarak günlük yaşantımızda yer almaktadır.
Alkolün, özellikle kronik alkol alışkanlığının, organizmanın immun
savunması üzerinde olumsuz etkiler yaptığı kanıtlanmıştır.
Uykusuzluk
Uyku sırasında vücudumuz ve beynimiz dinlenirken bağışıklık sistemi
dinlenmez. Aksine işgalci organizmalara karşı hazırlık yapar. Eğer iyi
dinlenilmezse bağışıklık sistemi bozulabilir.
Yukarıda saydığımız etkenlerin dışında bazı ilaç tedavileri, yorgunluk,
aşırı spor yapma, mevsimsel ve hormonal değişikliklerde immun
sistemimizi zayıflatan faktörlerdendir.
Güçlü Bir Bağışıklık Sisteminin Önemi Nedir?
Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak bize aşağıdaki avantajları sağlayacaktır:
Enfeksiyonların şiddetini azaltacaktır. Böylelikle özellikle savunma
hücreleri henüz tam gelişmeyen bebeklerin, mikrop taşıyan diğer
çocuklarla temasın fazla olduğu okul çağındaki çocukların, ve bağışıklık
azalmaya başladığı için yaşlıların enfeksiyon hastalıklarına yakalanma
riskini azaltacaktır.
Soğuk algınlığı, nezle ve diğer enfeksiyonlara yakalanma olasılığını azaltacaktır.
Kanser hücrelerinin yok edilmesini en yüksek seviyeye çıkaracaktır.
Canlılığı azaltan toksik kimyasalların birikmesini önleyerek enerji düzeylerini artıracaktır.
Vücudu çevredeki radyasyon ve kirlerden koruyacaktır.
Yaşlanma sürecini yavaşlatacaktır.
Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir?
Sağlıklı bir bağışıklık sistemi kendimizi iyi hissetmemizi, iyi
görünmemizi ve enerjimizi daha iyi kullanmamızı sağlar. Bizi
enfeksiyonlardan, kanserlerden ve çevresel zararlardan korur. Ayrıca
yanık ya da ameliyat sonrası iyileşmede de sağlıklı bir bağışıklık
sistemi gerekir.
Hayatımızda immun sistemizi zayıflatan faktörlerden kaçınmaya çalışmak
örneğin bizi strese sokan faktörlerden olabildiğince uzakta kalmak,
hayata ve olaylara pozitif bir bakış açısıyla yaklaşmak, alkol ve sigara
tüketiminden uzak kalmak, dengeli ve düzenli beslenmek, spor yapmak
bağışıklık sistemimize verebileceğimiz destekler arasındadır. Ama zaman
zaman bu destekler de yetersiz kalır ve dışardan bağışıklık sistemimizi
güçlendirici yardımlar (takviyeler) da almak durumunda kalabiliriz.
Sağlıklı Beslenme
Spor
Doğal Immunostimulanlar
Vitamin ve Mineraller
Bitkisel Ürünler
Omega-3 Yağ Asitleri
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ KUVVETLENDİRMEYE YARDIMCI %100 BİTKİSEL ÜRÜNLERİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN..