Ayak altında siğillerin oluşma sebepleri ve tedavi yolları hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki makalemizi okuyabilirsiniz.
En çok 10 ile 20
yaşlar arası kişilerde olmak üzere, her yaşta sıkça rastlanan
siğillerin viral kökenli olduklarından herhangi bir tedavi yapılmadığı
sürece büyüyebileceğine dikkat çeken Çal, "El sıkışma, öpüşme, dokunma,
aynı havluyu kullanmayla da bu virüs başkalarına aktarılabilir. Siğiller
cildimizin farklı yerlerine yerleşip farklı görünüm ve yayılma
özelliklerine sahip olabilirler. Klasik siğiller, ayak tabanı ve cinsel
bölgelere yerleşen siğillerdir. Özellikle el tırnakları çevresindeki,
avuç içleri ve ayak tabanlarındaki siğiller, uzun süreli ve inatçıdır.
Tıraş bölgelerinde ortaya çıkan siğiller kötü görünümü ve tıraşın
etkisiyle çoğalma riski olduğu için önemsenmektedir. Ayak tabanındaki
siğiller ise, terleme dolayısıyla oluşan pişik ve vücut ağırlığının
oluşturduğu basınç dolayısıyla yayılıp, yürümeyi engelleyecek kadar ağrı
yapabilir. Erişkinlerde cinsel bölgelere yerleşen siğiller, karşılıklı
ve sürekli olarak bulaşma döngüsünden dolayı, aile hayatını olumsuz
yönde etkilemekte ve kişisel hijyenin yeterince yapılamaması durumunda,
kötü kokular ve mikropların yerleşimi için ideal ortam oluşturmaktadır"
diye konuştu.
Siğillerin tedavisinin mümkün olmakla beraber yine de her zaman
tatminkar sonuç veremeyebileceğini anlatan Çal, "Tedavi seçiminde
siğilin büyüklüğü, yerleşim yeri ve hasta uyumu göz önüne alınır.
Dondurma, yakma, bazı kimyasal maddelerin direkt uygulanması ve cerrahi
çıkarım, tedavi seçenekleridir. En çok tercih edilen tedavi yöntemi ise
uygun büyüklükteki siğillere uygulanan ve en az iz bırakma riski olan
dondurma işlemidir. Bu yöntem, 2-3 haftalık aralıklarla ortalama 2 ila 4
seans uygulanmakla, sonuç alınabilen ve diğer tedavi seçeneklerine göre
daha avantajlı bir tedavi seçeneğidir" şeklinde konuştu.
Ayak siğillerini tedavi edici bitkisel ürünlerimizi sitemizden bulabilmek için tıklayınız.