Ayak ağrıları veya herhangi bi ayak rahatsızlığı için uygulanabilenecek cerrahi müdahele hakkında bilgi için aşağıdaki makalemizi okuyabilirsiniz.
Diyabetik ayak: cerrahi tedavisi
Diabetes Mellitusun alt ekstremitede en sık görülen komplikasyonlarından biriside diyabetik ayak yaralarıdır. Diyabet hastalarının %15 inin hastalıklarının seyri içinde en az bir diyabetik ayak yarası olacaktır. Bazı çalışmalar yıllık kümülatif insidensinin %2-3 oranında olduğunu bildirmektedir. Nöropati, deformite, yüksek plantar basınç, kötü kan şekeri kontrolü, diyabet süresi ve yaş gibi faktörler diyabetik ayak yarası gelişiminde etkilidirler. Çoğu diyabetik ülserasyon polikinik izlemiyle tedavi edilebilirken infekte ve /veya iskemik ayak ülserleri diyabete bağlı hospitalizasyonların önemli bir oranını tutar. Ne yazık ki günümüz koşullarında bile bu yaralar nedeniyle hastaların %14-20 sinde çeşitli düzeylerden ekstremite ampütasyonları uygulanmak zorunda kalınır. Bu yüzden diyabetik ayak ülserleri üstesinden gelinmesi gereken önemli bir sorun halini alır.
Diyabetik ayak yaraları ve sekellerinin tanı tedavisinde amaç, hastayı olabildiğince hareketli (ambulatuar) halde tutmak, toplumun üretken bir üyesi haline en kısa zamanda getirilmesini sağlamak olmalıdır. Bu herhangi bir zaman diliminde takım ruhu ile çalışan birden fazla uzmanlık alanının işbirliği ve çabasının gerektirir.
Birincil hedefler
Ekstremite kaybının önlenmesi
Yaşam kalitesinin korunması
Amaçlar
Uygun izlem ve muayene
Hastanın eğitimi
Yara oluşumu ve rekürrensinin önlenmesi
Diyabetik ayak yarasının erken tanısı ve tedavisi, olmalıdır.
Ülserasyon risk faktörleri
Diyabetik ayak yarasının çok yönlü doğası birçok çalışma ile ortaya konulmuştur. Bu risk faktörleri arasında periferik nöropati, vasküler hastalık, kısıtlı eklem hareketliliği, ayak defromiteleri, anormal ayak tabanı basınçları, kontrolsüz kan şekeri, diyabetin süresi, yaş, minör travma (uygun olmayan ayakkabı dahil), ülserasyon veya amputasyon öyküsü, bozuk görme keskinliği sayılabilir. Diyabetik ülserlerinin %45-60 ı yalnız nöropatik, %45 ise hem nöropatik hem iskemiktir.
Nöropati sonucu oluşan ayak deformitesi, anormal ayak biyomekaniği daha önceden de var olan deformiteler veya geçirilmiş cerrahi ayakta tabanında basınç artmalarına yol açar. Bu bölgeler yara açısından riskli bölgelerdir. Ayak deformitesine bağlı olarak oluşan yüksek ayak tabanı basınçları koruyucu duyu algısı yokluğunda nasır, bül ve ülsere yol açar..
Periferik duysal nöropati varlığında minör travma ülser oluşumunda etkili olan diğer bir önemli etmendir. Tekrarlayan bu travma sonrasında genellikle metatars başları altında nasır gelişimi olur ki bunlarda ayak ülserine predispozan faktörlerdir.
Ayak rahatsızlıklarını tedavi edici bitkisel ürünlerimizi sitemizden bulabilmek için tıklayınız.