Bu sayfada bulunan makalemizde sizleri aydınlatmak amaçlı
mide bandı ameliyatı ve nasıl gerçekleştiği hakkında bilgiler sunuyoruz.
Mide bandı ameliyatı ile ulaşmak istediğiniz eski kilonuza kavuşabilirsiniz.
Aşağıda anlatılan teknik uygulama tıp dışındaki kişiler için anlaşılması zor olabilir. Bu ameliyatı düşünen kişilerin hekimlerinden anlaşılır ve daha basit ifadeler içerecek şekilde yöntemi anlatmalarını istemesi daha doğru olacaktır ***
Bu gün için kullanılan farklı firmalara ait
Mide Band ları (Kelepçe) bulunmaktadır [Lap-Band (ABD), Swidish Band (ABD), MID Band (Fransa), Heliogast (Fransa), A.M.I. Soft Band (Avusturya) vd.). Ancak bunların hepsinin dizayn ve işleyiş mekanizmaları birbirine benzemekle birlikte ABD’de FDA onayı olan 2
mide bandı yalnızca kullanılmaktadır (Lap-Band ve Swidish Band).
Diğer laparoskopik cerrahi uygulamalarında olduğu gibi, şişmanlık cerrahisinde de karın içine karbondioksit (CO2) verilerek batının şişmesi sağlanır. Amaçlanan basınç miktarı 13-15 mm Hg’dır.
Mide nazogastrik sonda ile aspire edildikten sonra, karın içi laparoskopi kamerası ile genel bir eksplorasyondan (kontrolden) geçirilerek diğer organların durumu kontrol edilir.
Mide Kelepçesi uygulamasında ilk önce midenin sol gastrofrenik ligaman bölgesinde minimal bir diseksiyon ile açıklık sağlanır.
Mide küçük kurvatur bölgesinden hapatogastrik ligaman açılarak işleme devam edilir. Açılan açıklıktan pars felicida tekniği kullanılarak, sağ hiatusun alt bölgesinden midenin arkasının diseksiyonu için ufak bir açıklık sağlanır.
Midenin arka bölümünün dönülmesi için genellikle gold finger denilen özel bir laparoskopik alet kullanılır (bazı cerrahlar kullanmıyor), böylelikle daha güvenli bir şekilde midenin arka bölgesinden ilerlenerek sol gastrofrenik ligamanın diseke edilmiş bölgesinden gold finger aletinin ucu çıkartılır.
Mide Kelepçesi batın içine bir alet yardımı ile gönderilir. Batın (karın) içine sokulmuş olan band, büyük kurvatur tarafından alınıp küçük kurvatur tarafından çıkarılır ve band
mide üzerinde kilitlenir. Böylelikle kelepçe
mide etrafına takılmış olur. Takılan badın üst kısmında yaklaşık 15-20 cc lik bir
mide hacmi kalmasına dikkat edilmelidir. Bazı cerrahlar bunun için ağız yoluyla gönderilen özel bir alet yardımıyla bu genişliği ayarlamaktadırlar.
Mide Kelepçesi konulduktan sonra
bandın üzerinden midenin seröz (en üst) tabakasına konulan sütürler (dikişler) ile
bandın yukarı ve aşağıya kayması önlenir. Bunun için midenin ön yüzüne konulan üç veya dört dikiş yeterlidir. Dikişler konulurken
bandın şişirilen bölümünün dikişlerden zarar görmemesine özellikle dikkat edilmelidir.
Mide Kelepçesi yerleştirilip, dikişler konulduktan sonra rezervuar ile aradaki bağlantıyı sağlayan silikon tüp dışarı çıkarılır.
Bandın özel iğnesi ile tüpün ve
bandın içindeki hava aspire edilir. Rezervuar hastanın sol karın bölgesinde rektus kası apenevrozunun üstüne koyularak tespit edilir ve rezervuarın ucundaki bölüm ile bant dan gelen tüp birleştirilir.
Son olarak ameliyata son vermeden önce kanama kontrolü yapılır, batın içindeki CO2 boşaltılır ve işleme sonverilir. Hastaya ameliyattan 24 saat sonra üst gastrointestinal sistem pasaj grafisi çekilir ve herhangi bir kaçak olup olmadığı test edilerek hasta taburcu edilebilir.