Çocuklarda Boy Uzaması İçin
" Çocuklarda boy uzaması için gerekenler hakkında bilgiler. "
Çocuklarda boy uzaması için boy uzatma tedavisine yardımcı bitkisel kürler ve %100 bitkisel olan ürünler hakkında bilgiler bu makalede yer almaktadır. Çocuklarda boy uzaması için gerekli olan bitkisel kürler hakkında açıklamaları bu makalede inceleyebilirsiniz...
Boy uzatma tedavisine yardımcı ve %100 Bitkisel Olan Ürünlerimizi Görmek İçin Tıklayınız....
Büyümenin evreleri
Büyüme anne karnında (intrauterin yaşamda) başlayıp ergenlik çağının
sonunda erişkin boya ulaşılması ile tamamlanan bir süreçtir. Büyüme
sürecinde bebekve çocukların büyüme hızları sabit olmayıp dönemlere göre
farklılıklar göstermektedir. Bu nedenle büyümeyi değerlendirirken
aşağıda belirtilen bu evrelerin gözönüne alınması gereklidir.
1. Doğum öncesi (intrauterin-anne karnındaki) büyüme dönemi
2. Doğum sonrası büyüme dönemi
a- Süt çocukluğu ve erken çocukluk dönemi
b- Geç çocukluk dönemi
c- Ergenlik dönemi
Doğum öncesi (İntrauterin) büyüme
Anne karnındaki dönemde çocuğun büyümesi üzerine etki eden faktörler
çocuğun doğum boyunu ve ağırlığını etkilediği gibi bazen doğumdan
sonraki büyümesini de etkiler.Zamanında (38-40 haftalık bir gebeliği
takiben) doğansağlıklı bir yenidoğan bebeğin ağırlığı ortalama 3200
gram, boyu ise 50 cm civarındadır. Zamanında doğan bir bebeğin doğum
ağırlığı 2500 gramın altında ise bu bebekler düşük doğum ağırlıklı veya
(intrauterin büyüme geriliği olan) bebek olarak değerlendirilir.
Zamanından önce doğan (prematüre) bebeklerde ise intrauterin büyümenin
normal olup olmadığı bebeğin normal zamanından ne kadar erken doğduğuna
bağlı olarak değişir. Bebeğin doğum haftasına göre örneğin 35 haftalık
olarak doğmuş bir bebeğin doğum ağırlığı 2200 gram (yani 2500 gramın
altında) olsa bile doğum haftasına göre normaldir ve intrauterin bir
büyüme geriliğinden söz edilemez. Bir başka deyişle bu çocuğun vücut
ağırlığı erken doğmuş olması nedeniyle düşüktür ama anne karnında
geçirdiği sürede alması gerektiği kadar kilo almıştır.
İntrauterin yaşamdaki büyüme üzerine etkili olan faktörler iki grupta toplanabilir. Bunlar;
1. Bebeğe ait faktörler
2. Anneye ait faktörler’dir
Bebeğe ait faktörler arasında kromozomal bozukluklar, bebeğin anne
karnında iken yakalandığı doğumsal enfeksiyonlar (Toxoplazma,
Kızamıkçık, ve benzeri viral hastalıklar) sayılabilir. Örneğin X
kromozomlarından birisinin eksik olması durumunda (Turner sendromu)
diğer bütün faktörler normal olduğu halde intrauterin büyüme yetersizdir
ve bu çocukların doğum ağırlığı 2800 gram civarında yani ortalamanın
altındadır.
Bebeğin anne karnındaki beslenmesi plasenta (eş) denen organ aracılığı
ile olduğundan intrauterin dönemdeki büyüme için sağlıklı ve iyi
fonksiyon gören bir plasenta şarttır. Plasentanın yapısındaki
yetersizlikler bebeğin düşük doğum ağırlıklı olmasına neden olurlar.
Anneye ait nedenler arasında ise annenin hipertansiyon ve benzeri kronik
hastalıkları, kötü beslenme ve sigara alışkanlığı önemlidir.Bu
durumların varlığında bebeğin doğum ağırlığı düşüktür. Öte yandan annede
diyabet (şeker) hastalığı var ise bebek iri doğar. Bu nedenle iri bebek
doğuran annelerde gizli diyabet yönünden tetkik yapılması gereklidir.
Anneye ve plasentaya ait nedenlerle oluşan doğum öncesi büyüme
geriliklerinde, doğumdan sonraki koşullar elverişli ise (normal beslenme
ve sağlık koşullarında) bu bebeklerin çoğu iyi bir büyüme göstererek
yaşıtları ile aradaki farkı iki yaşına kadar kapatırlar. Buna büyümeyi
yakalama denir. Bu durum prematüre bebekler için de geçerlidir. Ancak,
bebeğe ait nedenlerle oluşan doğum öncesi intrauterin büyüme
geriliklerinde ise bu fark kapanmaz ve bu çocukların boy ve gelişimleri
yaşıtlarına göre hep geridir.
Genel olarak doğum öncesi büyüme geriliği ile dünyaya gelen bebeklerin %
15’i çocukluk ve erişkin yaşamda da kısa boylu olarak kalırlar. Doğum
öncesi dönemde büyümeye etki eden faktörlerin bir kısmını kontrol etmek
elimizde değildir. Ancak hamilelik süresince annenin iyi ve dengeli
beslenmesi, sigara ve benzeri alışkanlıklardan uzak durması, varsa
sistemik hastalıklarının tedavisi, fiziksel ve psikososyal streslerden
mümkün olduğunca uzak olması, doğum aralıklarının yakın olmaması
sağlanmalıdır.
Doğumdan sonraki büyüme süreci ise üç ana evrede incelenebilir ve bu üç evrede büyüme hızları birbirinden farklıdır.
1. Süt çocukluğu ve erken çocukluk dönemi
2. Geç çocukluk dönemi
3. Ergenlik dönemi
İlk dönem süt çocukluğu dönemidir. Bu dönem doğumdan sonraki büyümenin
en hızlı olduğu dönemdir. Doğumda ortalama 3.2 kg olan vücut ağırlığı ,
çocuk 12 aylık olduğunda üç katına yani yaklaşık 9-11 kg’a ulaşır. Yine
doğumda ortalama 50 cm olan boy 12 aylık bir bebekte yaklaşık 75cm’e
ulaşır. Yani bu dönemde yıllık uzama hızı 25 cm’dir. Yaşamın ikinci
yılında bu hız yarıya iner (yaklaşık 12 cm/yıl) Daha sonra azalmaya
devam ederek 4 yaşından itibaren yılda 5-6 cm’e iner. İkinci dönem olan
geç çocukluk döneminde (4 yaşından sonra ergenliğin başlamasına kadar
geçen süre) büyüme hızı nispeten sabittir ve yılda 5-6 cm olarak
gerçekleşir. Bu dönemdeki bir çocuk yılda 4’cm den az uzuyor ise mutlaka
bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Üçüncü dönem ise ergenlik dönemidir. Ergenlik dönemi çocukluktan
erişkinliğe geçilen bir süreçtir. Bu süreç içerisinde çocuklarda önemli
bedensel ve ruhsal değişiklikler meydana gelir. Ergenlik kızlarda
ortalama 3 yıl erkeklerde 4-5 yıl devam eden bir süreçtir. Genel olarak
ergenliğin ilk belirtisi kız çocuklarında göğüslerde büyüme, erkek
çocuklarda ise testislerde büyümenin başlamasıdır.
Daha sonra tüylenme ve diğer bulgular ortaya çıkar ve nihayet kızlarda
adet görme, erkeklerde ise sperm üretimi başlar ve ergenlikten
erişkinliğe geçilir.
Ergenliğin ilk bulgularının başlamasından tamamlanmasına kadar geçen süre 2-5 yıl arasındadır.
Ergenlik dönemi hipofiz bezinden salgılanan hormonların etkisiyle başlar
ve cinsiyet hormonlarının (kızlarda estrojen, erkeklerde testosteron)
düzeyindeki artış sonucu o cinse özgü fiziksel özelliklerin ortaya
çıkmasını sağlar.
Ergenlik döneminde boy uzamasında hızlanma olur ve bu dönemin sonunda epifizler kapanarak büyüme durur.
Ergenlik döneminde büyüme hızı önce artarak yılda 7-9 cm’e kadar çıkar.
Daha sonra ise ergenlik döneminin sonlarına doğru kemiklerdeki büyüme
plaklarının giderek kapanmasıyla birlikte yeniden yavaşlar ve bir süre
sonra tamamen durur.
Böylece erişkin boyuna ulaşılmış olur. Ergenliğin başlamasından
tamamlanmasına kadar geçen süreç içinde toplam boy uzaması kızlarda
20-25 erkeklerde 25-30 cm kadardır.
Kızlarda boyca uzama atağı erkeklerden 2 yıl önce başlar ve boyca uzama
hızı doruğuna da iki yıl önce erişilir. Ortalama olarak kızlar 14,
erkekler 16 yaşında erişkin hayattaki boylarının %96’sına ulaşmışlardır.
Ergenlik dönemine normalden önce giren veya ergenliği çok hızlı
ilerleyerek çabuk tamamlanan çocukların erişkin boyu beklenenden düşük
kalır. Ergenliğe erken giren çocukların boyları o anda yaşıtlarına göre
uzun olduğu için genellikle bu problem aile tarafından fark edilmez.
Ancak bu çocukların kemik yaşı hızlı ilerlediği için büyüme erken
sonlanır ve neticede erişkin boyu kısa kalır.
1. Genetik faktörler
Hiç kuşku yok ki genetik faktörler kişinin fiziksel büyümesini
belirleyen en önemli etmenlerdendir. Irklar arasındaki, örneğin bir
İsveçli ile bir Japon arasındaki, boy farkını genetik faktörler
belirlemektedir. Büyüme için gerekli koşullar ne kadar iyi sağlanırsa
sağlansın bir Japon bir İsveçli’nin boyuna ulaşmamaktadır. Bu örneğe
benzer şekilde, aynı ırktaki farklı ailelerde de boylar birbirinden
farklı olabilmektedir. Genetik potansiyel farklılığı, bu ailelerdeki boy
değişimlerini de önemli ölçüde açıklamaktadır. Bu nedenle çocuğun boy
ve büyümesini değerlendirirken genetik (ırksal ve ailesel) potansiyeli
göz önüne alınmalıdır. Bu amaçla anne-babanın boylarını göz önüne alan
bir formül ilehedef boy hesaplanır ve çocuğun boy eğrisinin hedef boydan
ne kadar sapma gösterdiği belirlenir.
Çocuğun doğumdaki boyutu genetik faktörlerden etkilenmekle birlikte
doğumdaki boyutlar ve doğumdan sonraki ilk iki yıl içindeki büyüme esas
olarak anne ve plasentaya ait faktörlere ve beslenme durumuna bağlıdır.
Genetik faktörlerin etkisi daha sonra belirginleşmeye başlar ve
genellikle 2 yaşından itibaren çocuğun boyu anne-baba boyu üzerinden
hesaplanan hedef boy ile uyumlu olan eğri üzerine yerleşir. Bu nedenle
genetik potansiyellerine göre küçük doğan bebekler genellikle doğumdan
Doğumdan sonraki dönemde büyümeye etki eden faktörler Doğumdan sonraki
dönemde büyümeye etki eden faktörler18 aya kadar büyüme grafiği üzerinde
eğri atlayarak hedef boylarının bulunduğu eğriye yerleşirler. Genetik
potansiyellerine göre büyük doğanlar ise sıklıkla 3-6 aydan itibaren
eğri üzerinde düşerek 18. ay civarında potansiyellerine uygun yeni
eğriye yerleşirler. Bu süreçten sonra bebeğin büyümesini etkileyen
faktörlerde (beslenme, hormonal durum, genel vücut sağlığı) bir
anormallik yok ise çocuğun büyümesi artık aynı eğri üzerinde istikrarlı
bir şekilde devam eder.
Bu hususlar göz önüne alınarak yaşamın ilk iki yılında büyüme eğrisinde
iki basamaktan fazla, 2 yaşından sonra ise bir basamaktan fazla düşüşler
aksi kanıtlanana kadar patolojik kabul edilir ve buna yol açan
nedenlerin doktor tarafından irdelenmesi gerekir.
2. Beslenme
Normal büyüme için ve genetik boy potansiyelinin en iyi şekilde
kullanılabilmesi için çocuğun yaşına uygun kalori alması ve dengeli
beslenmesi son derece önemlidir. Özellikle büyümenin hızlı olduğu ilk
iki yıl içindeki beslenme bozuklukları, kronik kusma, kronik ishal veya
yanlış ve yetersiz beslenme, büyümenin geri kalmasına neden olan en
önemli faktörlerdendir.
3. Hormonal faktörler
İnsan vücudundaki salgı bezlerinden büyüme ve gelişmeyi ve diğer pek çok
yaşamsal işlevleri düzenleyen hormonlar salgılanmaktadır.Büyümeyi
düzenleyen hormonların başında beyindeki hipofiz bezinden salgılanan
Growth hormon (büyüme hormonu) gelmektedir. Büyüme hormonu ve bunun
etkisiyle vücutta üretilen bazı büyüme faktörleri, kemik uçlarında,
büyüme plağındaki kıkırdak hücrelerinin bölünmesini ve çoğalmasını
sağlayarak normal boy uzamasını temin ederler.
Ayrıca tiroid hormonları gerek hücrelerdeki metabolik faaliyetleri
düzenleyerek, gerekse kemik olgunlaşması üzerine etki ederek büyümeyi
destekleyen önemli hormonlardır.
Cinsiyet hormonları (kızlarda estrojen, erkeklerde testosteron) ise
özellikle ergenlik çağında gözlediğimiz hızlı büyümeyi uyaran temel
hormonlardır.
Bütün bu hormonların eksikliğinde de büyümede yavaşlama, durma ve boy kısalığı görülür.
4. Genel sağlık durumu
Normal büyüme için vücuttaki tüm organ sistemlerinin sağlıklı olması
şarttır. Çocuklarda görülebilen doğumsal kalp hastalıkları, solunum
sistemi hastalıkları (astım, kistik fibrozis) ve kansızlık (anemi)
durumlarında dokulara yeterli oksijen gitmediği için ve vücudun enerji
gereksinimi arttığı için büyüme geri kalabilir. Yine kronik böbrek
hastalıkları, nörolojik hastalıklarda da gerek yetersiz beslenme gerekse
bu hastalıklara ait diğer faktörler nedeniyle büyüme geriliği
görülür.Aşırı kusmaya neden olan hastalıklarda veya bağırsaklardan
gıdaların emilimini engelleyen hastalıklarda (örneğin Çölyak hastalığı)
da yeterli kalori alınamayacağı için büyüme geriliği gelişecektir.
Hastalıkların yanı sıra bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan
ilaçlar da uzun süreli ve yüksek dozlarda kullanıldığında yan etki
olarak büyümeyi olumsuz etkileyebilmektedir. Özellikle kortizon ve
türevleri, kemoterapide kullanılan bazı ilaçlar, dikkat eksikliği
tedavisinde kullanılan metilfenidat gibi ilaçlar bunlar arasında
sayılabilir.
5. Psikososyal ortam
Normal büyüme için çocuğun psikososyal ortamı da son derece önemlidir.
Özellikle anne veya babanın psikolojik rahatsızlıkları var ise veya aile
içi ortam, ayrılma ve benzeri süreçler nedeniyle stresli ise, veya
çocuk bakım kurumlarında yaşayan çocuklarda büyüme geriliği görüldüğü
iyi bilinen bir olgudur. Bu durumun merkezi sinir sistemi ve hipofiz
bezi etkileşimi ile ilgili olduğu ve bu çocuklarda büyüme hormonunun
yetersiz salgılandığı gösterilmiştir. Bu çocuklar yeterince ilgi ve
şefkat alabilecekleri bir ortama yerleştirildiklerinde hem büyümenin
hızlandığı hem de büyüme hormonu salgısının düzeldiği gösterilmiştir. .
Büyüme bozukluklarının erken saptanması için en iyi yöntem çocuğun boy
ve ağırlığının büyüme izlem grafikleri üzerine işaretlenmesidir . Her
çocuğun, izleyen doktor veya ailesinde bir büyüme grafiği bulunmalıdır
(Büyüme grafikleri için Bkz. sayfa 46-49).
Boy ölçümü için stadiometre adı verilen ölçüm düzeneği kullanılır.
Ölçümün güvenilir olması için standart yönteme dikkat edilerek yapılması
gereklidir. Ölçüm ayakkabısız olarak ve varsa saç tokaları
çıkartıldıktan sonra yapılır. Ölçüm yapılırken başın arkadaki en
çıkıntılı noktası, omuzlar, kalça ve topukların dikey düzlem ile temasta
olmasına ve ayakların bitişik olmasına dikkat edilmelidir.
İki yaşa kadar olan çocuklarda ise boy yatarak ölçülür. Yatarak ölçümde
de baş tahtası sabit, ayak tahtası hareketli olan özel bir düzenek
kullanılır. İki yaşından büyük çocuklarda boy ölçümü hasta ayakta
dururken yapılır.
Bebek büyüme eğrilerinde (0-36 ay) boy yatar pozisyonda, çocuk büyüme
eğrilerinde (0-17 yaş) ise ayakta ölçülerek hesaplanmıştır.
Yatarak ölçülen boy ayakta ölçülenden 2 cm daha uzun olduğundan ölçüm
hangi pozisyonda yapılmış ise ilgili grafik üzerinde değerlendirilir.
Çocukların yaşa göre ortalama boyları ve uzama hızları şu şekildedir:
Yenidoğan : Ortalama 50 cm doğar.
İlk yıl içindeki uzama hızı
İlk 3 ay : 8 cm
İkinci 3 ay : 8 cm
Üçüncü 3 ay : 4 cm
Dördüncü 3 ay : 4 cm
Böylece 1 yaşında: Ortalama 75 cm’e ulaşır.
Daha sonra
1-2 yaş arası : 10-12 cm uzar
2-4 yaş arası : Yılda 7 cm uzar
4 yaşında ortalama doğum boyunun 2 katına ulaşır.
4 yaşından - ergenliğin ilk belirtilerinin başlamasına kadar geçen sürede : Yılda 5-6 cm
Ergenlik dönemi : Yılda 7-12 cm uzar.
Ağırlık
Ağırlık çocuk tamamen soyulduktan sonra elektronik veya standart terazi
ile ölçülür. Ölçüm yapılmadan önce mutlaka tartının ayarı kontrol
edilmelidir. Tek başına ayakta durabilen çocuklar ayakta, bebekler ve
diğer çocuklar bebek tartısı ile ölçülmelidir. Bebeklerin ölçümleri
yapılırken bezleri çıkartılmalı veya ölçüm yapıldıktan sonra bez
tartılarak ölçülen ağırlıktan çıkartılmalıdır.
Çocukların kilo takibi şu şekildedir:
Yenidoğan ortalama 3200 gr ağırlığındadır.
İlk 10 gün ortalama %5-6 fizyolojik kilo kaybı olur. Bu normaldir ancak 10. günden itibaren kilo alımı yeniden başlamalıdır.
Kilo alımı:
- İlk 6 ay : günde 20-30 gr
- 6-12 ay arası : günde 15-20 gr
- 1-2 yaş arası : yılda 2-2,5 kg
- Bebek 4-5. ayında doğum kilosunun iki katına; 12. ayında ise üç katına ulaşır.
Boy ve ağırlığı çocuğun önceki ölçümleri ile karşılaştırırken ölçümlerin
aynı tartı veya boy ölçüm aletinde ve uygun teknik ile aynı kişi
tarafından yapılması tercih edilir.
Farklı aletlerde yapılmış ölçümlerin karşılaştırılması bazen hatalı
yorumlara yol açabilmektedir. Ayrıca çocuğun büyüme hızlarını
değerlendirirken büyümenin değerlendirilmesinde tek ölçümden çok
birbirini izleyen ardışık ölçümlerin takibi daha değerlidir. Böylece
sadece çocuğun hangi eğri üzerinde yer aldığı değil aynı zamanda hangi
hız ile büyüdüğü de saptanmış olur. Hastanın ait olduğu büyüme kanalı
eğrisinde büyümesi, yukarı veya aşağıya büyük dalgalanmalar göstermemesi
önemlidir.
Çocuğun boy ve ağırlığı ilk yıl içinde her ay, ikinci yıl içinde 3 ayda
bir daha sonra ise her 6 ayda bir değerlendirilmelidir. Büyüme
değerlendirmesinde amaç, periodik aralıklarla yapılarak normalden sapma
gösterenlerin erken dönemde belirlenerek kolay, ekonomik ve başarılı bir
şekilde tedavilerinin sağlanmasıdır. Zamanında değerlendirme, hem altta
yatabilecek sistemik, hormonal veya beslenme sorunlarının erken tanısı
hem de tedavinin başarısı için önemlidir.
Baş çevresi
Baş çevresinin büyümesi çocuğun beyin gelişimi hakkında fikir verir.
Yaşamın ilk iki yılı beyin gelişiminin en hızlı olduğu dönemdir. Doğumda
ortalama 35 cm olan baş çevresi ilk yıl içinde ayda ortalama 1 cm
artarak bir yaşında 47 cm’ye ulaşır. (Ortalama 12 cm artış). İkinci yıl
içinde ise tüm yıl boyunca sadece 2.5 cm civarında bir artış olur.
İkinci yılın sonunda artık erişkin baş büyüklüğünün yaklaşık % 85 i
kazanılmış olur. Baş çevresi de boy ve ağırlık gibi standart eğriler
üzerinden değerlendirilerek çocuğun baş çevresinin yaşa göre büyük,
küçük veya normal olduğu söylenir. Beyin gelişimini bozan hastalıklarda
veya kafa kemiklerinin erken kapanmasına yol açan hastalıklarda baş
çevresi normalden küçüktür. Kafa içinde basınç artışına yol açan
durumlarda ise baş çevresi normalden büyüktür.
Bebeklerin başında ön ve arkada henüz kemikleşmemiş küçük alanlar
vardır. Bunlara fontanel (bıngıldak) denir. Ön fontanel yaklaşık 2 cm
genişlik ve yüksekliktedir. Arka fontanel ise daha küçüktür. Arka
fontanel genellikle 6-8 hafta içinde kapanır. Ön fontanel sıklıkla 9- 12
. aylar arasında kemikleşir ve 18. ayda çocukların %90’nında kapalıdır.
Bebeğin rutin kontrolleri sırasında fontanelleri de mutlaka kontrol
edilmelidir. Fontanellerin çok büyük olması ve geç kapanması hipotiroidi
ve raşitizm gibi hastalıklarda görülür.
Vücut oranları
Büyüme ile birlikte vücut oranları da değişim gösterir. Vücut
oranlarının değerlendirilmesinde üst/alt segment oranı ve kulaç uzunluğu
ile boy arasındaki uzunluk farkı gibi ölçümlerden yararlanılır. Doğumda
baş ve gövde büyükken yaş ilerledikçe, özellikle ergenlik döneminde
bacaklar daha fazla uzar. Gelişme geriliği olan bir çocukta vücut
oranlarının saptanması önem taşır. Bunun için üst ve alt segment
uzunlukları ölçülür ve yaşa göre normal olup olmadığı değerlendirilir.
Büyüme geriliğine yol açan hastalıkların bazılarında hem bacak hem gövde
uzaması aynı derecede etkilenir. Bu çocuklarda boy kısadır ancak vücut
oranları bozulmamıştır, yani hem bacak hem de gövdenin uzaması aynı
oranda etkilenmiştir (orantılı boy kısalığı).
Bazı hastalıklarda yalnızca bacakların uzaması olumsuz etkilenirken
(örnek akondroplazi ve benzeri bazı kemik gelişim bozuklukları) bazı
hastalıklarda ise yalnızca gövde büyümesi etkilenir (örnek skolyoz adı
verilen omurga eğriliği)
Kulaç uzunluğu da vücut oranlarını değerlendirmede kullanılan diğer bir
kriterdir. Doğumda boy uzunluğu, kulaç uzunluğundan daha fazla iken bu
oran yaşla giderek azalır ve erişkinde kulaç boydan daha uzun hale
gelir.
Etiketler ; boy
uzatma, boy uzatıcı, boy uzatmak, boy uzaması, boy uzatmak, boy uzatmak
için egzersizler, yöntemler, ilaç, bitkiler, kürler, besinler,
hareketler, yolları, uzatmanın, uzatan, uzaması, uzatmak, uzatma,
uzamasının,