Cinsel isteksizlik tanısının net olarak yapılamamış olmasından dolayı ne sıklıkla
cinsel isteksizlik yaşandığını kesın olarak söylemek mümkün değildir. Çeşitli çalışmalarda görülme sıklığı %5 ila %25 arasında bildirilmiştir. Özellikle her gün alkol kullananlarda, yaşlılarda, genel sağlık durumu kötü olanlarda, iş veya özel hayatında stres yaşayanlarda, hayatında bir kez bile olsa homoseksüel ilişki yaşayanlarda ve
cinsel istismara uğramış olanlarda
cinsel isteksizlik daha sık olarak görülmektedir.
Cinsel isteksizlik tanısı koymak klinisyen için oldukça zordur. Genellikle tanı hastanın
cinsel isteğinde kendisinin fark ettiği değişikliklere dayanılarak konulur. Bu değişiklikler
cinsel ilişki sıklığında, seksüel fantazilerde, cinsellik odaklı düşüncelerde ve
cinsel ilişki başlatmada azalma olarak görülür
Erkekteki
cinsel isteksizlik tedavi edilebilir bir bozukluktur.
Cinsel isteksizlik tedavisi ilk olarak eşlik eden sorunların giderilmesi ile başlar. Takiben
cinsel isteksizliğin organik sorunlarına eğilinilir ve eş zamanlı olarak bir seksüel tıpla ilgili psikolog / psikiyetrist tarafından psikolojik değerlendirme ve destek
tedavisi sağlanır.
Erkeklerde düşük libidonun ve
cinsel isteksizliğin tedavisinde testosteronlar zenginleştirilir. Testosteron
tedavisi testosteron seviyesini arttırır, ki bu da
cinsel isteği yeniden oluşturur. Bu tedavin bunun dışında osteropozun ( kemik erimesinin) önlenmesi ve kemik iliğinin güçlendirilmesi gibi başka avantajlar da vardır. Ayrıca bundan başka kas kuvvetinin arttırılması ve kalp hastalıkları riskinin düşürülmesinden bahsedilmelidir. Fakat bu tedavi uygun görüldüğü takdirde ve sadece üroloji uzmanı tarafından uygulanır , çünkü bir çok risk ve tehlike içerebilmektedir. Riskler arasında, testosteronun prostat kanserinin artışını hızlandırabileceği gelmektedir. Yani testosteron prostat kanserine neden olmaz, aksine artış hızını yükseltebilir.
Erkekte
cinsel isteksizlik tedavisinde ortak çalışma tedavi başarısını çok yükseltmektedir