Tüm Kategoriler
BİTKİSEL ÜRÜNLER BİTKİSEL ÜRÜNLER

Şifalı Dualar


Hastalık, sıkıntı ve dertlerden "dua" ile kurtulmak için, Şifalı Dualar bölümümüzde, çeşitli kaynaklardan derlediğimiz en etkili duaları bir araya topladık.Bu güzel dualar ile tüm sıkıntılarınıza şifa bulmanız dileğiyle.

                                      
''Cenâb-ı Hak, duada fazla ısrar edenleri sever.”
                                                                              Hz.Muhammed (S.A.V)


OKUNMA SAYISI: 3986 


Alfabetik Sırayla Şifalı Dualar

A B C-Ç D E F G H I-İ K-L M N O-Ö P R S Ş T U-Ü V Y Z

Y
YAKINI ÖLEN KİMSENİN OKUYACAĞI DUA YASİN-İ ŞERİF'TE YİRMİ BEREKET OLDUĞUNA DAİR
YÜZYİRMİBİN SALAVAT GÜCÜNDE BİR SALAVAT YATARKEN VE KALKERKEN OKUNACAK DUALAR
YILDIZ KAYINCA OKUNACAK DUA YEDİYÜZ BİN DEFA SALAVATI ŞERİFE OKUMA DEĞERİNDE
YAĞMUR DUASI YEMEĞİ ÖNÜNE ÖNÜNE GETİRİLEN KİMSENİN OKUYACAĞI DUA
YANGIN GÖRÜLÜNCE YANGINA KARŞI OKUNACAK DUA YENİ DOĞAN ÇOCUĞUN KULAĞINA EZAN OKUMAK
YASİN SURESİ YENİ ELBİSE GİYEN BİRİNE YAPILACAK DUA
YASİN SURESİNDE SONRA OKUNACAK DUA YENİ ELBİSE VEYA AYYAKKABI GİYERKEN OKUNACAK DUA
YASİN SURESİNİ OKUYANAN KİMSEYE YİRMİ HAC SEVABI VERİLİR YETMİŞ BİN MELEK BİN SABAH SEVAP YAZAR
YASİN SURESİ OKUYANA KIYAMET GÜNÜ ŞEFAAT EDİLİR YETMİŞBİN SALAVAT GÜCÜNDE DİĞER BİR SALAVAT
YASİN SURESİNİN BAZI ESRARI HAKKINDA YETMİŞBİN SALVAT-I ŞERİFE GÜCÜNDE BİR SALAVAT
YASİN-İ ŞERİF YAZILIR DELİ OLANA SUYU İÇİRİLİRSE YOLCULUĞA ÇIKMAYI İSTEYENİN OKUYACAĞI DUA
YASİN-İ ŞERİF'İ ÖLMÜŞ KİMSENİN RUHU İÇİN OKUMAK YOLCUNUN BİR YERDE KONAKLAMASINDA OKUYACAĞI DUA
YASİN-İ ŞERİF'İ ÖLMEK ÜZERE BULUNAN KİMSEYE OKUMAK YOLCUNUN EVİNE GİRERKEN OKUYACAĞI DUA
YASİN-İ ŞERİF'İ CUMA GÜNLERİ OKUMANIN FAZİLETİNE DAİR YOLCUNUN MEMLEKETİNE DÖNÜŞÜNDE OKUYACAĞI DUA
YASİN-İ ŞERİF'İ HER GECE OKUMANIN FAZİLETİNE DAİR YOLCUNUN YOKUŞ ÇIKARKEN VE İNERKEN OKUYACAĞI DUA
YASİN-İ ŞERİF'İ OKUYANIN DUASI KABUL EDİLİR YUNUS A.S DUASI
YASİN-İ ŞERİF'İ YANLIZ ALLAH RIZASI İÇİN OKUMAK YUSUF A.S DUASI
YASİN-İ ŞERİF'İN FAZİLETİNE DAİR HADİS-İ ŞERİFLER YUSUF SURESİNİN FAZİLETİNE DAİR HADİS-İ ŞERİFLER
YASİN-İ ŞERİFİN MANASI
YASİN-İ ŞERİF DUASI 
YASİN-İ ŞERİFİN HAVVASI
YILANCIK VE GELİNCİK SANCILARI İÇİN  
YARIM BAŞ AĞRISI İÇİN DUA  
YENİ DOĞAN ÇOCUK İÇİN  
YAĞMUR SUYU   
YEMEK DUASI   
YATAK ÜZERİNE UZANIP UYUMAK İSTENDİĞİ ZAMAN  
YİYENİN VE İÇENİN ZİKİRLERİ  
   

 YAKINI ÖLEN KİMSENİN OKUYACAĞI DUA

 İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn. Allâhümme'cürnî fî musıybetî vahlüf lî hayran minhâ.

Resulü Ekrem (s.a.v.) buyurdu: "Sizden birinize bir musibet geldi mi, bu duayı okusun."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YÜZYİRMİBİN SALAVAT GÜCÜNDE BİR SALAVAT


Allâhümme sallı ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ muhammedinil fâtihi limâ uğlika vel hâtimi limâ sebeka ven nâsıril hakkı bil hakkı vel hâdî ilâ sırâtıkel müstekiymi sallellâhü aleyhi ve alâ âlihî ve ashâbihî hakka kadrihî ve mıkdârihil azıym.


"Allah'ım, kapalılıkları açan, geçmişe son veren, hakka hakikatla destek olan, mahlukatı senin doğru yoluna ileten Efendimiz Muhammed'e, onun âline ve ashabına onun yüce kadr ü kıymetince salat eyle, selam eyle ve onu mübarek kıl!"

* Yüzyirmi bin salavat-ı şerife gücünde olduğu mana aleminde Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından bildirilmiştir.

Hikmeti:
1- Bu salavat-ı şerife, okuyanı cehennem ateşinden korur.
2- Kırk gün okuyanın tevbesi kabul edilir. Günahları bağışlanır.
3- Cuma gecesi bin defa okuyan, Efendimiz ile görüşür.
4- Her gün yüz defa okumayı vird edinenin kalp gözü açılır. İlahi nurları müşahede eder.
5- Bir defa okuyan; insin, cinnin, meleklerin okumuş olduğu bütün zikir, teşbih ve duaları okumuş gibi ecre nail olur. Bütün savaşlara katılmış mücahidinin faziletini ihraz eder.
6- Kişinin maksadına ulaşması için bir iksirdir.
7- Bu salavat-ı şerife öyle bir hazinedir ki, ecir ve mükafatını, esrarını yerde ve göklerde bulunanlar yazmak isteseler yazamazlardı.
8- Bize gereken, çok yüce bir hazine olan bu  salavat-ı şerifenin faziletini idrak edip, hiç olmazsa  günün belirli saatlerinde bir kaç kere okumayı alışkanlık haline getirmektir. Bu sayede Allah'ın izni ile yüce makamlara ulaşmış oluruz

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YILDIZ KAYINCA OKUNACAK DUA

Mâşâellâhü lâ kuvvete illâ billâh.
İbni Mes'ud (r.a.) anlatıyor: "Yerinden kayan yıldıza bakmamak ve (bu duayı) okumakla emrolunduk.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YAĞMUR DUASI

Elhamdü lillâhi rabbil âlemîn. Er rahmânir rahıym. Mâliki yevmid din. Lâ ilahe illallâhü yefalü mâ yüriyd. Allâhümme entellâhü lâ ilahe illâ entel ğaniyytt ve nahnül fükarâü enzil aleynel ğayse vec'al mâ enzelte lenâ kuvveten ve belâğan ilâ hıyn.

"İnsanlar kuraklıktan Resulü Ekrem (s.a.v.)'e şikayette bulundular. Bunun üzerine Resulü Ekrem, minbere çıktı ve şöyle buyurdu: "Şüphesiz ki sizler yağmurun mevsiminde yağmadığından ve beldenizin kıtlığından şikayet ediyorsunuz. Muhakkak Allah Teala Zatı Ecelli Ala'sına dua etmeniz için size emir buyurdu. Sizin edeceğiniz duayı da kabul edeceğini vaad etti." dedi ve (yukarıdaki duayı) okudu."
Allah Teala Hazretleri de bu dua ve kılınan namaz hürmetine bereketli yağmurlar ihsan etti.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YANGIN GÖRÜLÜNCE YANGINA KARŞI OKUNACAK DUA

Allâhü ekber, Allâhü ekber, Lâ ilahe illallâhü vallAhü ekber, AllâhüI ekber ve lillâhil hamd.

Peygamberimiz (S.A.V) buyurdular:
Yangın gördüğünüz vakit (bunun gibi)tekbir getiriniz.Zira tekbir onu söndürür.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YASİN SURESİ

Bismillâhirrahmânirrahıym.
Yâsîn (1) Vel kur'ânil hakiym (2) İnneke le minel murseliyn (3) Alâ sıratın müstekıym (4) Tenziylel aziyzir rahıym (5)1 A tünzira kavmen mâ ün zira âbâühüm fehüm ğâfilûn (6) Le kad hakkal kavili alâ ekserinim fehüm lâ yü'minûn (7) İnnâ cealnâ fî a'nûkıhim ağlâlen fe hiye ilel ezkâni fehüm mukmehûn (8) Ve cealnâ min beyni eydîhim şedden ve min halfihim şedden fe ağşeynâhüm fehüm lâ yübsırûn (9) Ve sevâün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minûn (10) İnnemâ tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmâne bil ğayb, fe beşşirhü bi mağfiratin ve ecrin kerîm (11) İnnâ nahnü nuhyil mevta ve nektübü mâ kaddemû ve âsârahüm ve külle şey'in ahsaynâhü fî imâmin mübiyn. (*) Vadrib lehüm meselen ashâbel karyeh, iz câehel mürselûn (13) İz erselnâ ileyhimüsneyni fe kezzebûhümâ fe azzeznâ bi şalisin fe kâlû innâ ileyküm mürselûn (14) Kâlû mâ entüm illâ beşerim mislünâ ve mâ enzeler rahmânü min şey'in in entüm illâ tekzibûn(15) Kâlû rabbünâ ya'lemü innâ ileyküm le mürselûn(16) Ve mâ aleynâ illel belâğul mübîn (17) Kâlû innâ tetayyarnâ biküm lein lem tentehû le nercümenneküm ve le yemessenneküm minnâ azâbün eliym (18) Kâlû tâiruküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifûn (19) Ve câe min aksal medîneti racülün yes'â kale yâ kavmittebiul murseliyn (20) İttebiû men lâyes'elüküm ecran vehüm mühtedûn (21) Ve mâ liye lâ a'büdüllezî fetaranî ve ileyhi türceûn (22) E ettehızü min dûnihî âliheten in yüridnir rahmânü bi durrin lâ tuğni annî şefâatühüm şey'en ve lâ yünkızûn (23) İnnî izen le fî dalâlin mübîn (24) İnnî âmentii bi rabbiküm fesmeûn (25) Kıyledhulil cenneh, kale yâ leyte kavmî ya'lemûn (26) Bimâ ğafera lî rabbî ve cealenî minel mükramiyn (*) Ve mâ enzelnâ alâ kavmihî min ba'dihî min cündin mines semai ve mâ künnâ münziliyn (28) İn kânet illâ sayhaten vâhıdeten fe izâ hüm hâmidûn (29) Yâ hasraten alel ıbâd, mâ ye'tiyhim min rasûlin illâ kânû bihî yestehziûn (30) Elem yerav kem ehleknâ kablehüm minel kurûni ennehüm ileyhim lâ yarciûn(31) Ve in küllün lemmâ cemiy'un ledeynâ muhdarûn(32) Ve âyetül lehümül ardul meyteh, ahyeynâhâ ve ahracnâ minhâ habben feminhü ye'külûn (33) Ve cealnâ fiyhâ cennâtin min nahıylin vea'nâbin vefeccernâ fiyhâ minel uyun (34) Li ye'külû min semerini ve mâ amilethü eydiyhim, efelâ yeşkürûn (35) Sübhânellezî halekal ezvâce küllehâ mimmâ tünbitül erdu ve min enfüsihim ve mimmâ lâ ya'lemûn (36) Ve âyetün lehümül leyi, neslehu minhün nehâra fe izâ hüm muzlimûn (37) Veş şemsü tecrî li müstekarrin lehâ, zâlike takdiyrul aziyzil aliym (38) Vel kamera kaddernâhü mcnâzile hattâ âde kel urcûnil kadiym (39) Leşşemsü yenbeğıy lehâ en tüdrikel kamera velel leylü sâbikun nehâr, ve küllün fî felekin yesbehûn. (*) Ve âyetün lehüm ennâ hamelnâ zürriyyetehüm fil fülkil meşhûn (41) Ve halaknâ lehüm min mislihî mâ yarkebûn (42) Ve in neşe' nuğrıkhüm felâ sariyha lehüm velâ hüm yünkazûn (43) İllâ rahmeten minnâ ve metâan ilâ hıyn (44) Ve izâ kıyle lehümüttekû mâ beyne eydîküm ve mâ halfeküm lealleküm türhamûn (45) Ve mâ te'tiyhim min âyetin min âyâti rabbihim illâ kânû anhâ mu'ridıyn (46) Ve izâ kıyle lehüm enfikû mimmâ razekakümüilâhü kâlelleziyne keferû lilleziyne âmenû enut'ımü men lev yeşâüllâhü et'ameh, in entüm illâ fî dalâlin mübîn (47) Ve yekûlûne metâ hâzel va'dü in küntüm sâdikıyn (48) Mâ yenzurûne illâ sayhaten vâhıdeten te'huzühüm vehüm yehıssımûn (49) Felâ yestetıy'ûne tavsıyeten ve lâ ilâ ehlihim yarciûn (50) Ve nüfiha fis sûri fe izâ hüm minel ecdâsi ilâ rabbihim yensilûn (51) Kâlû yâ veylenâ men beasenâ min merkadinâ, hazâ mâ veader rahmânü ve sadekal mürselûn (52) İn kânet illâ sayhaten vâhıdeten feizâ hüm cemiy'un ledeynâ muhdarûn (53) Fel yevme lâ tuzlemü nefsün şey'en velâ tüczevne illâ mâ küntüm ta'melûn (*) İnne ashâbel cennetil yevme fî şuğulin fâkihûn (55) Hüm ve ezvâcühüm fî zılâlin alel erâiki müttekiûn (56) Lehüm fıyhâ fâkihetün ve lehüm mâ yeddeûn (57) Selâmün kavlen min rabbir rahıym (58) Vemtâzül yevme eyyühel mücrimûn (59) Elem a'hed ileyküm yâ benî âdeme en lâ ta'büdüş şeytân, innehû leküm adüvvün mübiyn (60) Ve enı'büdûnî, hazâ sırâtun müstekıym (61) Velekad edalle minküm cibillen kesiyrâ, efelem tekûnû ta'kılûn (62) Hâzihî cehennemülletî küntüm tûadûn (63) Islevhel yevme bimâ küntüm tekfurun (64) El yevme nahtimü alâ efvâhihim ve tükellimünâ eydiyhim ve teşhedü ercülühüm bimâ kânû yeksibûn (65) Velev neşâü le tamesnâ alâ a'yünihim festebekus sırata fe ennâ yübsırûn (66) Velev neşâü le mesahnâhüm alâ mekânetihim femestetâû mudiyyen ve lâ yarciûn (67)Ve men nüammirhü nünekkishü fil halk, efelâ ya'kılûn (68) Ve mâ allemnâhüş şı'ra ve mâ yenbeğıy leh, in hüve illâ zikrun ve kur'ânün mübiyn (69) Li yünzira men kâne hayyen ve yehıkkal kavlü alel kâfirin (*) Evelem yerav ennâ haleknâ lehüm mimmâ amilet eydiynâ en'âmen fehüm lehâ mâlikûn (71) Ve zellelnâhâ lehüm feminhâ rakûbühüm ve minhâ ye'külûn (72) Ve lehüm fiyhâ menâfıu ve meşârib, efelâ yeşkürûn (73) Vettehazû min dûnillâhi âliheten leallehüm yünsarûn (74) Lâ yestetıy'ûne nasrahüm ve hüm lehüm cündün muhdarûn (75) Felâ yahzünke kavlühüm, innâ na'lemü mâ yüsirrûne ve mâ yu'linûn (76) Evelem yeral inşâ nü ennâ haleknâhü min nutfetin fe izâ hüve hasıymün mübîn (77) Ve darabe lenâ meselen ve nesiye halkalı, kale men yuhyil ızâme ve hiye ramiym (78) Kul yuhyîhellezî enşeehâ evvele merrah, ve hüve bi külli halkın aliym (79) Ellezî ceale leküm mineş şeceril ahdari naran fe izâ entüm minhü tûkıdûn (80) Eveleysellezî halekas semâvâti vel arda bi kadirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym (81) İnnemâ emruhû izâ erâde şey'en en yekûle lehû kün fe yekûn (82) Fe sübhânellezî bi yedihî melckûtü külli şey'in ve ileyhi türceûn (*)

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YASİN SURESİNDE SONRA OKUNACAK DUA

Ey vücudu ile mevcut, âsârı ile meşhud olan Varlığının ezelde bidayeti, ebedde nihayeti bulunmayan ulu Allah!... Yâ Rab, yalnız sana kulluk ediyor, sadece senden yardım diliyoruz. Dergâhına el açan bu kullarını, iman ve Kur'an'dan ayırma yâ Rabbü... Sayısız nimetler içinde bulunuyor, Seni, gönlümüze koyduğun nurla tanıyoruz. Bizi, bu nurdan mahrum bırakma yâ Rabbü... Sayılı nefeslerin biteceğini, ömür kandilinin söneceğini biliyor; şu âleme, inanmış olarak geldik, aynı imanla huzuruna dönmek istiyoruz. Kabul eyle yâ Rabbil... Divanıma açılan elleri boş çevirmem buyuruyor, dünya dolusu günahla gelseniz bağışlanmak için bana niyaz etseniz sizi bağışlarım diye ilan ediyorsun yâ Rab... Cân ügönülden bağışlanmak, rahmetinden payımızı almak istiyoruz. Bu lütfü bizden esirgeme yâ Rabbil... Zâtına lâyık ameller yapamadık. Kulluğumuzda sayısız kusurlar işledik. Rahmete açılan kapının, bu kapı olduğunu öğrendik. Huzuruna bu sebepLe niyaza geldik. Bu kapıdan bizi boş döndürme yâ Rabbil... Af kapısının, tevbe edenlere açık olduğunu ilan ediyor, muhtaç olan kullarım, dergâhımdan kovulmaz. " huyuruyorsun, eli boş geldiğimizi görüyor, muhtaç olduğumuzu biliyorsun yâ Rab!... Ellerimizi semaya uzatmıyor, saray-ı lâ mekânına açıyoruz. Şu makamda, Sen'den af bekliyoruz. Reddetme yâ Rabbü... Yâ Rabbi! "Şayet kitabıma kulak vermez, habibimi dinlemezseniz, kısas yaparım. Yavrularınızla sizden intikam alırım. Sonra ah eder de inim inim inlersiniz. Ne yaptım da başıma bu haller geldi dersiniz. Zalimleşerek sizi hiç dinlemeyen öz be öz çocuklarınıza "böyle hayırsız çıkacağını bilsem acaba sana hiç bakar mıydım? Hakaret yağan şu ağzına meme tutar mıydım? " diyerek feryat edersiniz. Sonra ıslah için çok dua edersiniz. Lakin, Mevlâ'dan hüsn-i kabul görmezsiniz. " buyuruyorsun. Bize bu kısas yapılıyor. Evlatlarımız kimseyi dinlemiyor. Bir bardak suya bile onlara sözümüz geçmiyor. "İhtiyar mısın be adam. Kalk da suyunu kendin al" deniyor yâ Rab!... Gerçekten emirlerine kulak vermedik. Sonunda bu ağır cezaya mahkum edildik. Lakin bu cezanın şu anda bitmesini, yavrularımızın doğru yola gitmesini niyaz ediyoruz. Bu arzumuzu kabul eyle yâ Rabbü... Senden başka gayesi olmayan, gece gündüz secde-i Rahman'dan ayrılmayan, yaptığı suçlar için can ü gönülden ağlayan bu kullarını affet de öyle gönder yâ Rabbü Okuduğumuz sure-i şeriflerden, çektiğimiz kelime-i tevhid ve teşbihlerden hasıl olan manayı, Mevlâmızın davetine uyarak erişilmez makamlara yücelen, Kâb-ı Kavseyn'de cemâl-i iİlâhi'yi gören,ümmetine büyük müjdelerle dönen aziz nebinin tertemiz ruhuna arzediyor, kendisinden şefaat talep ediyoruz. Kabul eyle yâ Rabbi! Adem Aleyhisselam ile başlayan, onunla habibin arasında kalan peygamberân-ı izamı da haberdar eyle yâ Rabbi! Hatibinin hanım/arıyla, çocuklarının onun asrında yaşayıp da ondan feyz alanların cümlesine, dualarımızı duyur yâ Rabbi! Bu âleme mü'min getirdin, divanına kâfir olarak dönderme yâ Rabbi! Defter-i amalimizde bulunan ibadet varlığımızı, öz elinle yaktığın iman çerağımızı şeytan aleyhi! la'neye söndürtme yâ Rabbi! Özellikle, okuyanların ölmüşlerini rahmet deryalarına daldır yâ Rabbi! Ana babalarının kabirlerini ziyaretgah-ı Rahmet-i Rahman eyle yâ Rabbi! Cümlesini kevser ırmağında yıkanan "Gir cennetime ey kulum..." hitabına muhatap olan kullarından eyle yâ Rabbi! Onları kabir âleminin azabından, mahşer meydanında gazabından, muhafaza eyle yâ Rabbi! Şu anda burada bulunan cemaati sırat üzerinde, selâmete erenlerden, habibinle birlikte, cennete girenlerden evle yâ Rabbi! Bunların da ana ve babalarını, ahi ret âleminde bulunan yakınlarını bu ziyafet-i Kur'aniyyeden hissedar eyle yâ Rabbi! Kıyamet denen gün tecelli edince, binbir ayak bir pabuca girmiş, Alem-i Nâr bütün heybe tiyle karşımıza dikilmiş, "İnnehâ termiy bi şerarin kel kasr" ayet-i celilesinin hükmü yerine gelmiş, yani cehennem apartmanlar misali ateş gülleleriyle günahkarlar üzerine hücuma geçmiş, azgınlaşan alem-i nâr "Ve tekûlü hel min meziyd" diyerek haykırıyor. "Alevimde yanacak başka günahkâr yok mu? " diye feryâd ediyor. Ağustos ayında hararetinden kaçtığımız "aman, nasıl da yakıyor" diyerek sığınacak bir gölgelik aradığımız, güneş bütün şiddetiyle üzerimize yaklaşmış, vücudumuzu tava içindeki yağ gibi eritmeye başlamış, bedendeki etler eriyerek ayak uçlarımızda toplanmış, işte o zaman, "Vemtâzül yevme eyyühel mücrimûn" sadası ortalığa yayılmış, "ey dünyada benim isteklerime uymayanlar, Habibimin getirdiklerine inanmayanlar!.. İşte böyle olanlar bugün onun civarından ayrılsın. Çevresinde sadece bana inananlar kalsın " Hitab-ı ilâhisi kulakları çınlatmış yâ Rab! O anda cümlemizi, " Yâ eyyetühen nefsül mutmeinneh" fermanına muhatap olan Habibinle birlikte cennet-i âlâyı bu lan kullarından eyle yâ Rabbi! Gözlerimiz perdelendiği, şu güzel dünya görünmez hale geldiği zaman gözlerimiz cennet-i âlâ, cemâl-i Muhammed Mustafa'ya nazır ve hayran, sağımızda hazreti Kur'an, göğsümüzde sağlam iman, fikrimizde havf-ı Yezdan, dilimiz Kelime-i Tevhid'i bitirdiği an bunun nihayetinde çene kapamayı, bu güzel cümle ile huzura varmayı cümlemize nasib ü müyesser eyle yâ Rabbi! Yaptıkları amellerle haşhaşa olanları, kabirlerinde nâm u nişanı kalmayanları,yavruları tarafından unutulmuş olanları da dualarımız sebebiyle rahmetinle yıkanan, günahlarından tümüyle kurtulan kullarından eyle yâ Rabbi! Dertlerine deva bekliyenlere, hastahane köşelerinde inleyenlere, Şâfî isminden şifalar ihsan eyle yâ Rabbi! Gönüllerimizden ihtirasları at, bizi sevdiklerinin arasına kat yâ Rabbi! Oturduğumuz yerlerden kalkmadan, şu topluluk buradan dağılmadan dilek ve dualarımızı kabul eyle yâ Rabbi! Bizi ihlasta zirveye ulaştır. Hac görevlerimizi hayırlısıyla yaptır yâ Rabbi! Namazdan niyazdan uzak kalan, fenalık yapmaktan zevk alan kullarını da ıslah eyle yâ Rabbi! Yavrularını terk ederek kaçanları, yuvalarından ayrı yaşayanları lütfunla geri döndür yâ Rabbi! Bizi daima Sırat-ı Müstekıymin sadakat caddesinde koştur. Cümlemizi bağışla da gönüllerimizi coştur yâ Rabbi! Okuduğumuz Yasin-i Şerifin kabul olması, dualarımızın ana babalarımıza duyurulması, milletimizin birlik ve beraberlikten ayrılmaması ve ALLAH rızası için el-FATIHA!....

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


 YASİN SURESİNİ OKUYANAN KİMSEYE YİRMİ HAC SEVABI VERİLİR

Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu:
 "Sure-i Yâsin'i okuyan kimseye yirmi nafile hac sevabı verilir"
"Her şeyin bir kalbi vardır. Kur'an'ın kalbi ise Sure-i Yâsin'dir. Yâsin'i bir defa okuyan kimseye içinde Yasin bulunmayan on hatim sevabı verilir."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


 YASİN SURESİ OKUYANA KIYAMET GÜNÜ ŞEFAAT EDİLİR

Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu:
"Kur'an'da bir sure vardır. Allah Teala katında ona aziz diye isim verilmiştir. O'nu okuyan ise Allah Teala yanında şerif diye çağırılır. O'nu okuyan kıyamet günü Rabia ve Mudar kabilelerinden daha çokları hakkında şefaat eder. O, Sure-i Yâsin'dir."
* "Muhakkak ki Kur'an'da bir sure vardır. Kendisini çok okuyana şefaat eder. Dinleyen ise mağfiret olunur. Dikkat edin o, Sure-i Yâsin'dir. Sure-i Yâsin'e Tevrat'ta muimme denilir." Muimmenin ne demek olduğu sorulduğunda Resulü Ekrem şöyle buyurdu:
"Sahibine dünya ve ahiret hayrını umumileştirir, ondan ahiret korkularını giderir. Ve her hayırlı işini gaza eder. Kim onu okursa yirmi nafile hac stvabı verilir. Kim onu dinlerse sanki Allah yolunda bin dinar sadaka vermiş gibi ecre nail olur. Kim onu yazar da suyunu içerse içinden her çeşit hastalığı çıkarır. İçine bin tane nur, bin yakin, bin rahmet, bin refet, bin hidayet girer. Ondan bütün hastalıklar ve sıkıntılar çıkarılır."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


 YASİN SURESİNİN BAZI ESRARI HAKKINDA

Bismillâhirrahmânirrahıym.
Bismillâhillezî lâ ilahe illâ hüvel hayyül kayyûm. Bismillâhillezî lâ ilahe illâ hüve zül celâli vel ikram. Bismillâhillezî lâ yadurru measmihî şey'ün fil ardı ve lâ fis semâ', ve hüves semiy'ul aliym. Allâhümme innî eûzü bike min şerri...
(Burada zalim kimsenin ismi söylenir. ) duasını okur da ondan sonra zalimin yanına girerse, muhakkak surette onun şerrinden emin olur.

Selâmün kavlen min rabbir rahıym.
* Bu ayeti kerimeyi kim beş defa yazar da üzerinde taşırsa, geceleyin ve gündüzleyin gelecek bütün serlerden muhafaza olunur.
* Veba istilası zamanında bu ayeti yirmi sekiz defa okuyan kimse o musibetten emin olur.
* Mühim bir işin kolaylıkla halledilmesi için Sure-i Yasin dört defa okunur. Ara vermeden arka arkaya okunur. Bundan sonra şu dua dört defa okunur:

Sübhânel müneffisi an külli medyun. Sübhânel müferrici an külli mahzun. Sübhâne men ceale hazâinehû beynel kâfi ven nûn. Sübhâne men izâ erâde şey'en en yekûle lehû kün fe yekûn. Yâ müferricü ferric. Yâ müferricü ferric. Yâ müferricü ferric. Yâ müferricü ferric. Ferric annî hemmî ve gam mî fercen acilen gayra Acilin bi rahmetike yâ erhamer râhımiyn.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


 YASİN-İ ŞERİF YAZILIR DELİ OLANA SUYU İÇİRİLİRSE

* Sure-i Yasin yazılır da mecnun, meczup ve bunların başkalarına üç günden on güne kadar içirilirse, Allah Teala, Yasin hürmetine onlara şifa ihsan eder.
* Kim hastalıkları, illetleri ve ağrıları için Sure-i Yasin ile birlikte Fâtiha'yı, Muavvizeteynleri ve Ayet'el-Kürsi'yi misk ve safranla yazar da yazıyı yağmur suyu ile imha edip "şifa niyeti ile içiyorum" diyerek içerse hiç şüphe yoktur ki Allah Teala ona şifa verir.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


 YASİN-İ ŞERİF'İ ÖLMÜŞ KİMSENİN RUHU İÇİN OKUMAK

Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu:
"Üzerine Sure-i Yasin okunan mevtanın azabı hafifler."
"Her kim her cuma günü annesinin, babasının veya bunlardan birinin kabrini ziyaret eder de başucunda Sure-i Yâsin'i okursa okuduğu her harfi adedince onlar mağfiret edilir."
"Kabristana giren kimse oradaki mevtaların üzerine Sure-i Yâsin'i okursa, Allah Teala okunan Yasin hürmetine onların azabını hafifletir. Okuyan kimseye de harflerinin adedi kadar ecir verilir."
"Ölmek üzere bulunan bir hastanın yanında
Sure-i Yasin okunursa, okunan Yâsin'in her harfi için onar melek nazil olur. O üç bin harftir. Nazil olan melekler o kimsenin önüne saf saf olup onun için istiğfar ederler. Sekarattaki bir mü'minin yanında Sure-i Yasin okunursa, cennet-i rıdvan'da cennet serabından içirmedikçe Azrail (a.s.) onun ruhunu almaz."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


 YASİN-İ ŞERİF'İ ÖLMEK ÜZERE BULUNAN KİMSEYE OKUMAK

"Sure-i Yâsin'i ölmek üzere bulunan kimsenin üzerine okuyun."
"Sure-i Yasin ölümü yaklaşan hastanın yanında okunursa Allah Teala onun can vermesini hafifletir."
"Ölmek üzere bulunan kimsenin başucunda Sure-i Yasin okunursa Allah Teala ona ruhunu teslim etmesinde kolaylık verir."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


 YASİN-İ ŞERİF'İ CUMA GÜNLERİ OKUMANIN FAZİLETİNE DAİR

Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu:
"Cuma geceleri Sure-i Yâsin'i okuyan kimse, mağfireti ilâhiyyeye nail olduğu halde sabahlar."
"Cuma gecesi iki rekat namaz kılan, birinci rekatta Sure-i Yâsin'i, ikinci rekatta Sure-i Mülk'ü okuyan kimseye, her bir harfi için nur verilir. O nur kıyamet günü önünden gider. Amel defterini önünden alır. Cehennemden uzak olduğuna dair kendisine bir beraat yazılır. Ehli beytinden yetmiş kimseye şefaat eder. Dikkat edin, bunda şüphe eden münafık olur."
"Kim Sure-i Yâsin'i ve Sure-i Duhân'ı cuma geceleri okursa, mağfiret olunduğu halde sabahlar."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YASİN-İ ŞERİF'İ HER GECE OKUMANIN FAZİLETİNE DAİR

Resulü Ekrem (s.a.v.) buyurdu:
"Her gece Sure-i Yâsin'i okuyan kimse muhakkak surette şehit olarak ölür."
"Allah Teala'nın rızası için geceleyin Yâsin'i okuyan kimse affolunur."
"Sure-i Yâsin'i geceleri okuyan kimseye Kur'an'ı yedi defa okumuş gibi ecir verilir. "

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


 YASİN-İ ŞERİF'İ OKUYANIN DUASI KABUL EDİLİR

Cenabı Peygamber (s.a.v.) buyurdu:
"Her kim Sure-i Yâsin'i, "iz câehel mürselûn"
ayetine kadar okur da bu ayetin sonunda dua ederse
duası kabul olunur."
"Yasin" kelime-i şerifi yedi, yirmibir veya kırk bir defa tekrarlanarak okunursa, okuyan kimsenin onun tesirini görmesinde hiç şek ve şüphe yoktur. Muhakkak Cenabı Ecelli ve Alâ lütfü ve keremi ile o kimsenin hacetini ihsan eder.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


 YASİN-İ ŞERİF'İ YANLIZ ALLAH RIZASI İÇİN OKUMAK

Resulü Ekrem (s.a.v.) buyurdu.
"Sure-i Yasin, Kur'an'ın kalbidir. Ancak onu Allah Teala'nın rızasını talep ederek ve ahireti isteyerek okuyan mağfiret olunur. Onu ölmüşlerinize okuyunuz."
"Ümmetimden her müslümanın kalbinde Sure-i Yasin bulunmasını severim."
"Geceleri Allah Teala'nın rızası için Sure-i Yâsin'i okuyan kimsenin kul hakkından başka bütün günahları affedilir."
"Bana ve ümmetime Sure-i Yasin, Ayet'el-Kürsi ve İhlâs surelerini ikram eden Rabbime hamd ederim."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YASİN-İ ŞERİF'İN FAZİLETİNE DAİR HADİS-İ ŞERİFLER

Resulü Ekrem (s.a.v.) Sure-i Yasin hakkında şöyle buyuruyor:
"Yasin, Kur'an'ın kalbidir. Muhakkak o, bütün dertlere şifadır."
"Geceleri Yâsin'i okumak, sanki Kur'an'ı yedi defa hatmetmek gibidir."
"Yasin ne niyet için okunursa, o şey meydana gelir."
* Sabah ve akşamları okunması daha tesirlidir. Kırk bir Yasin ne niyet için okunursa, okuyan kimsenin muradı derhal hasıl olur. Bu kırk bir Yasin yedi güne bölünerek sabah namazlarından sonra okunursa daha tesirli olur.
* Yasin suresi, kendisini okumayı vird haline getiren bir kimseye dünya ve ahiret için hayırlı olan her şeyi ikram eder. Dünya ile ilgili bütün sıkıntıları bu sureyi okumakla yok olur.

 

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


 YASİN-İ ŞERİFİN MANASI

Mekke döneminde inmiştir. 83 ayettir.
Rahman ve Rahıym olan Allah'ın adıyla...
(1) Yasin.
(2) O hikmet dolu Kur'an'a yemin ederim ki,
(3) Habibim sen, hiç şüphesiz Hakk tarafından gönderilen peygamberlerdensin.
(4) Dosdoğru bir yol üzerindesin.
(5) Bu Kur'an yegâne galib, çok esirgeyici Allah'ın indirdiği bir kitaptır.
(6) Bunun hikmeti de yakın ataları azab ile korkutulmamış, bu yüzden kendileri gaflet içinde kalmış olan bir kavmi onunla korkutmandır.
(7) Andolsun ki bunların çoğunun üzerine o söz hak olmuştur. Artık bunlar iman etmezler
(8) Hakikat, biz onların boyunlarına öyle kelepçeler geçirdik ki bunlar çenelerine kadar dayandı. Şimdi onlar, kafaları ve burunları yukarı kaldırılmış haldedirler.
(9) Biz hem önlerinden bir sed, hem arkalarından bir sed çektik. Böylece onları sarıverdik. Artık görmezler.
(10) Onları azab ile ha korkutmuşsunuz, ha korkutmamışsınız onlarca birdir, iman etmezler.
(11) Sen ancak o zikre uyan ve çok esirgeyici Allah'a görmeden, büyük saygı gösteren kimseleri inzar edeceksin. İşte sen onları hem mağfiretle, hem çok şerefli mükafatla müjdele.
(12) Hakikat, ölüleri biz diriltiriz biz. Önden gönderdikleri şeyleri ve bıraktıkları eserleri de biz yazarız. Zaten biz her şeyi apaçık bir kitapda yazıp saymışızdır.
(13) Onlara o şehir yaranını misal getir. Hani oraya elçiler gelmişti.
(14) Biz o zaman kendilerine iki elçigöndermiştik de onları tekzib etmişlerdi. Biz de bir üçüncü ile bunları takviye etmişdik de "Hakikat, biz
size gönderilmiş elçileriz." demişlerdi.
(15) Onlar: "Siz, dediler, bizim gibi insandan başka kimseler değilsiniz . Hem Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz yalan söyler kimselerden başkası değilsiniz."
(16) Elçiler şöyle dediler: "Rabbimiz biliyor ki hakikaten size gönderilmiş elçileriz."
(17) "Bizim üzerimize düşen vazife apaçık tebliğden başkası değildir."
(18) Dediler: "Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzlandık. Eğer vazgeçmezseniz, andolsun, sizi mutlak taşlarız. Bizden size muhakkak acıklı bir işkence de dokunur."
(19) Onlar da dediler ki: "Sizin uğursuzluğunuz, kendi beraberinizdedir. Size nasihat edilseniz de, öyle mi? Hayır, siz haddi aşıp taşanlar güruhusunuz."
(20)O şehrin en uç kenarından koşarak bir adam geldi: "Ey kavmim, uyun o gönderilmiş olanlara." dedi.
(21) "Uyun, sizden hiçbir ücret istemeyen o kimselere. Onlar hidayete ermiş zatlardır."
(22) "Ben, beni yaratana neden kulluk etmeyecek misim? Siz hepiniz ancak O'na döndürülüp götürüleceksiniz."
(23) "Ben, O'ndan başka tanrılar edinir miyim? Eğer o çok esirgeyici Allah bana bir zarar yapmak dilerse onların iddia ettiğiniz şefaati bana hiçbir şeyle faide vermez. Onlar beni asla kurtaramazlar."
(24) Şüphesiz ben o takdirde mutlak apaçık bir sapıklık içindeyim demektir."
(25) "Gerçek, ben Rabbinize iman ettim. İşte bunu benden duyun."
(26) Ona: "Gir cennete" denildi. O da: "Ne olurdu" dedi, "kavmim bilselerdi."
(27) "Rabbimin beni yarlığadığını, beni
cennetle ikram edilenlerden kıldığını."
(28) Ondan sonra kavmin üzerine gökden hiçbir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
(29) Onların yalanlanması yahut ukubeti bir tek sayhadan başka bir şeyle değildi. Artık hemen sönüp gidiverenler oldular.
(30) Ey kulların üzerine çöken büyük hasret ve nedamet, hazır ol! Çünkü onlar kendilerine herhangi bir peygamber ve elçi gelmeye dursun, ille onunla alay ederlerdi.
(31) Kendilerinden evvel nice nesilleri helak ettiğimizi, bunlann bir daha onlara dönmez ümmetler olduklarını müşrikler görür gibi bilmediler mi?
(32) Onların hepsi de, muhakkak, toptan bizim huzurumuza getirilmiştir, getirileceklerdir.
(33) Ölü toprak -ki biz onu canlandırdık. İçinden taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar-onlar için bir ibret, bir delildir.
(34) Biz orada hurmalıklardan, üzüm
bağlarından nice bostanlar yaptık. İçlerinde
pınarlardan nicesini fışkırttık.
(35) Allah'ın yarattığı mahsulden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Hala şükretmeyecekler mi?
(36) Yerin bitirmekte olduğu şeylerden, insanların kendilerinden ve daha bilemeyecekleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ın şanı ne kadar yücedir, münezzehtir.
(37) Gece de onlar için bir ayettir. Biz. ondan gündüzü sıyırıp çıkarırız. Bir de bakarlar ki karanlığa girmişlerdir onlar.
(38) Güneş de ilahi bir ayettir ki kendi karargahında, mahrekinde aleddevam seyr ve cereyan etmektedir. Bu, mutlak galip, her şeyi hakkıyla bilenAllah'ın takdiridir.
(39) Ay'a gelince: O eski hurma salkımının eğri çöpü gibi bir hale dönmüştür, döner.
(40) Ne güneşin aya erişip çatması, ne de gecenin gündüzü geçmiş olması gerekmez. Ecramdan hepsi de ayrı ayrı birer felekte yüzerler.
(41) Onlar için bir ayet ve ibret de bizim, onların zürriyetlerini o dopdolu gemilerde taşımış olmamızdır.
(42) Ve kendilerine bunun gibi binecekleri nice şeyleri yaratmış bulunmamızdır.
(43) Eğer dilersek onları suda boğarız. O surette kendileri için bir kurtarıcı da yoktur, onlar kurtarılamazlar da.
(44) Meğer ki bizden bir esirgeme ve daha bir zamana kadar yaşatma mukadder ola.
(45) Onlara: "Önünüzdekinden de,
arkanızdakinden de sakının. Ta ki esirgenesiniz."
denildiği zaman yüz çevirdiler.
(46) Onlara Rablerinin ayetlerinden herhangi bir ayet gelmeye dursun, ille ondan yüz çeviricidirler.
(47) Onlara: "Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden hayra harcayın." denilince o küfredenler, iman edenlere şöyle dediler:
"Allah'ın, dileseydi, yedireceği kimseye biz mi yedirecek misiz? Siz apaçık bir sapıklıkta bulunanlardan başkaları değilsiniz."
(48) "Siz doğru söyleyenlersiniz, bu tehdidin
tahakkuku ne zaman, söyleyin?" derler.
(49) Onlar birbiriyle itişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek sayhadan başkasınıgözetmezler.
(50) İşte o vakit ailelerine dahi dönecek halde değildirler.
(51) Sur'a üfürülmüştür. Artık bakarsın ki onlar kabirlerinden kalkıp Rablerine doğru koşup gidiyorlar.
(52) O zaman şöyle demişlerdir: "Eyvah bize, uyuduğumuz yerden bizi kim kaldırdı? Bu diriliş çok esirgeyici Allah'ın va'd ettiği şey. Gönderilen peygamberler meğer doğru söylemişler."
(53) Bu, bir tek sayhadan başkası değildir. Artık onlar toptan ve derhal izharen önümüze getirilmişlerdir.
(54) İşte bu gün kimseye hiçbir şeyle haksızlık edilmez. Siz de yapar olduğunuzdan başkasıyla mukabele görmezsiniz.
(55) Şüphe yok ki bu gün cennet yaranı mesrur-u handan bir zevk ve eğlence içindedirler.
(56) Kendileri de, zevceleri de cennet gölgelerindedirler. Tahtlarının üstüne kurulup dayanmışlardır.
(57) Orada taze yemişler, onların temenni edecekleri her şey onlarındır.
(58) Çok esirgeyici Rabblerinden bir selam vardır.
(59) "Ey günahkarlar, bu gün siz bir tarafa ayrılın!"
(60-61) Ey ademoğulları, "Şeytana tapmayın. Çünkü o, sizin için Rabbinizden ayıran bir düşmandır.Bana ibadet edin. İşte dosdoğru yol budur" diye size emretmedim mi?" buyuracaktır.
(62) Andolsun ki şeytan sizden bir çok halkı saptırmışdı. O vakit neye akıl etmiyordunuz?
(63) İşte bu, öteden beri tehdit edilegeldiğiniz Cehennemdir.
(64) Küfür ve inkarda ısrar edişinize mukabil girin oraya.
(65) O gün ağızlarının üstüne mühür basarız. Ne irtikab ediyor idiyseler bize elleri söyler, ayakları ve diğer uzuvları da şahitlik eder.
(66) Eğer dileseydik onları gözlerinin üzerinden silme kör yapardık da yolda koşuşup didişip kalırlardı. Artık nasıl göreceklerdir?
(67) Yine dileseydik onları oldukları yerde suratlarını değiştirip bambaşka çirkin bir mahiyette getirirdik de ne ileri gitmeye ne geri dönüp gelmeye güçleri yetmezdi.
(68) Kime uzun ömür veriyorsak onun yaratılışını baş aşağı ediyoruz. Buna da akılları ermiyor mu?
(69) Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yakışmaz da. Onun getirdiği kitap bir öğütten ve hükümleri açıklayan bir Kur'an'dan başkası değildir.
(70) Diri olan kimseleri uyarsın ve kâfirler cezayı hak etsinler diye.
(71) Şunu görmediler mi ki, biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden bir takımdavarlar yaratmışız da, onlara sahip bulunuyorlar.
(72) Biz onları kendilerine müsahhar kıldık. İşte binecekleri bunlardan, yiyecekleri bunlardandır.
(73) Bunlarda kendileri için daha nice menfaatler ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmezler mi?
(74) Onlar Allah'ı bırakıp güya kendileri yardıma mazhar edilecekleri ümidiyle başka mabudlar edindiler.
(75) Ki bunlar onlara asla yardım edemezler. Bilakis kendileri bunlar için hazırlanmış bir sürü avaredir.
(76) O halde Habibim, onların lafı seni üzmesin. Şüphe yok ki biz onların neler gizlemekte olduklarını, neler açıklayageldiklerini biliyoruz.
(77) İnsan, kendisini bir nutfeden yarattığımızı görür gibi bilmedi mi ki şimdi o, açıktan açığa müfrit bir düşman kesilmektedir.
(78) O, kendi yaratılışım unutarak bize bir misal getirdi. "Bu çürümüş kemiklere kim can verecekmiş?" dedi.
(79) Habibim de ki. "Onları ilk defa yaratan d iri İtecektir. O, her yaratmayı hakkıyla bilendir."
(80) O, yemyeşil bir ağaçtan sizin için bir ateş çıkarandır. İşte bakın ateşi ondan çakıp alıyorsunuz.
(81) Gökleri ve yeri yaratan Allah, onlar gibisini yaratmaya kadir değil midir? Elbette kadirdir. O, bütün kainatı yaratandır. Her şeyi hakkıyla bilendir.
(82) O'nun emri bir şeyi dilediği zaman, ona ancak "0l" demesi yeter. O da oluverir.
(83) Demek her şeyin mülkü, tasarrufu ve kudreti kendi elinde bulunan Allah'ın şanı ne kadar yücedir, münezzehtir. Siz ancak O'na döndürülüp götürüleceksiniz.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


   YASİN-İ ŞERİF'TE YİRMİ BEREKET OLDUĞUNA DAİR

Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor: "Yâ Ali, Sure-i Yâsin'e devam et. Muhakkak onda yirmi bereket vardır:
1- Aç okursa doyar.
2- Susuz okursa suya kanar.
3- Çıplak okursa giydirilir.
4- Bekar okursa evlendirilir.
5- Korkan okursa korktuğundan emin olur.
6- Hasta okursa iyileşir.
7- Hapiste olan, kurtulur.
8- Misafir okursa, yolculuğunda yardım edilir.
9- Bir şey kaybeden okursa, kaybettiği şeyi bulur.
10- Sıkıntı ve kederli kimse okursa, sıkıntı ve
kederden kurtulur."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YATARKEN VE KALKERKEN OKUNACAK DUALAR


Elhamdü lillâhillezî ahyânâ ba'de mâ emâtenâ ve ileyhin nüşûr.


Manası: Hamd, öldükten sonra bizi dirilten Allah'a mahsustur. Toplanılacak yer O'nun huzurudur.
"Peygamber Efendimiz (s.a.v.), uyandıkları vakit bu duayı okurlardı."

Elhamdü lülâhillezî radde aleyye ruhî ve âfânî fi cesedi ve ezine lî bi zikrih.

Manası: Hamd, ruhumu, bana geri verip uyandıran, vücuduma afiyet veren ve Zatı Eceli i Ala'sını zikr için bana izin veren Allah'a mahsustur.

Allah Resulü (s.a.v.):
Lâ ilahe illallâhü vahdehû lâ şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadiyr.
Manası: Allah'tan başka ibadete layık hiçbir ilahyoktur. Ancak, Allah vardır. O tektir. Eşi ve ortağı yoktur. Mülk O'nundur. Hamd O'na aittir. O her şeye kadirdir.
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz:
"Bir kul uyandığı vakit bu teşbihi okursa Allah Teala o kulunu, günahı denizlerin köpüğü kadar olsa affeder." buyurmuşlardır.

Elhamdü lillâhillezî halekan nevme vel yekazalı. Elhamdü lillâhillezî beasenî salimen seviyyâ. Eşhedü enmıllâhe yuhyil mevta ve hüve alâ külli şey'in kadiyr.

Manası: Hamd, uykuyu ve uyanıklığı yaratan Allah'a mahsustur. Hamd, azalar yerli yerinde beni salim olarak uyandıran Allah'a mahsustur. Ben şehadet ederim ki, muhakkak Allah Teala ölüleri diriltir ve O her şeye kadirdir.

Allah Resulü (s.a.v.) buyuruyor:
"Bir kimse uyandığı vakit bu hamdi okursa, Allah Teala: "Kulum doğru söyledi." buyurur."

Bismikellâhümme ahyâ ve emûtü.

Manası: Allah'ım! Sen'in ismini anarak öleceğim ve yine senin ismini anarak dirileceğim.
* "Resulü Ekrem Efendimiz yatağına girince (bu duayı) okurlardı."
İhlas Suresi. Felak Suresi. Nâs Suresi.
* "Peygamber Efendimiz (s.a.v.) her gece yatağına geldiğinde bu sureleri okur ve ellerini toplayarak onlara üflerdi. Sonra mübarek elleri ile başından başlayarak yüzünü ve vücudunun ön tarafını ve diğer erişebileceği yerleri mesheder ve bunu üç defa tekrarlardı."
* Resulü Ekrem (s.a.v.) buyurdu: "Yatağına gelince Ayet'el-Kürsi'yi oku. Cenabı
Hakk tarafından vazifelendirilen bir melek sabaha kadar, şeytanın şerrinden seni muhafaza eder."
* "Kim geceleyin Sure-i Bakara'nın son iki ayetini (Amener resulü...) okursa, bu iki ayet sabaha kadar onun (bütün felaketlerden) muhafaza olunmasına yeter."
* "Kul yâ eyyühel kâfirim...u oku, sonra uyu. Muhakkak ki o şirkten uzak olmana sebep olur."

Eûzü bi kelimâtillâhit tâmmâti min şerri mâ halak.

* "Bir kimse Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e gelerek: "Ey Allah'ın Rasulü, gece ısırıldım. Bunun ızdırabından sabaha kadar uyuyamadım." dedi.
Resulü Ekrem (s.av):
"Sen ısıran şey neydi?" O kimse: "Akrepti." dedi. Resulü Ekrem: "Sen yatacağın vakit (bu duayı) okusaydın sana Allah Teala'nın dilemesi ile hiçbir şey zarar vermezdi."

"Resulü Ekrem, adamın birine, yatacağı vakit Sure-i Haşr'i okumasını tavsiye etti ve buyurdu ki:
"Eğer ölürsen şehit olarak ölürsün veya cennet ehlinden olursun."

"Herhangi bir müslüman yatağına geldiği vakit Allah'ın kitabından bir sure okursa, Allah Teala onun için bir melek vazifelendirir, uyanana kadar zarar verici hiçbir mahluku ona yaklaştırmaz."

Lâ ilahe illallâhü vahdehû lâ şeriyke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadiyr. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azıym. Sübhânellâhi vel hamdü lillâhi ve lâ ilahe illallâhü vallâhü ekber.
Resulü Ekrem (s.a.v.) buyurdu:
"Yatağına gelince bu zikri okuyan kimsenin günahı denizlerin köpüğü kadar olsa affolunur."

Elhamdü lillâhillezî alâ fe kahera ve betane fe cebera ve meleke fe kadder. Elhamdü lillâhillezî yuhyî ve yümîtü ve hüve alâ külli şey'in kadiyr.

Resulü Ekrem (s.av.):
"Kim yatacağı vakit bu hamdi okursa annesinden doğmuş gibi günahı mağfiret olunur." buyurmuştur.

Elhamdü lillâhillezî kefânî ve âvânî vel hamdü lillâhillezî at'amenî ve sekânî vel hamdü lillâhillezî menne aleyye fe efdal.

Allah Resulü (s.a.v.) buyuruyor:
"Bir kimse yatacağı vakit bu hamdi okursa, bütün mahlukatın hamdi kadar Allah Teala'ya hamd etmiş olur."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


   YEDİYÜZ BİN DEFA SALAVATI ŞERİFE OKUMA DEĞERİNDE

Allâhümme salli alâ seyyidinâ muhammedin adede mâ fî ılmillâhi salâten dâimeten bi devâmi mülkillâh.
"Allah'ım, Efendimiz Muhammed'e senin ilminde bulunanlar sayısınca ve mülkün devam ettiği sürece salat ve selam eyle!"
* Bu salavat-ı şerifeyi bir defa okumak, yedi yüz bin salavat-ı şerife okuma fazilet ve değerindedir.
* Cuma günleri biner defa okuyan, iki cihan saadetini elde eder.
* Peygamber (s.a.v.)'e salat ü selam getirmek, aynı zamanda cennette onunla buluşup sohbet etmeyi sağlar.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YEMEĞİ ÖNÜNE ÖNÜNE GETİRİLEN KİMSENİN OKUYACAĞI DUA

Allâhümme bârik lenâ fiymâ rezaktenâ ve kınâ azâben nâr. Bismillah.

Manası: Allah'ım, rızkıma bereket ver ve bizi cehennem azabından koru. Allah'ın adı ile her işime başlarım.

* "Peygamber Efendimiz (s.a.v.), yemek önüne konulduğu vakit bu duayı okurlardı."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YENİ DOĞAN ÇOCUĞUN KULAĞINA EZAN OKUMAK

Resulü Ekrem (s.a.v.) buyurdu:
"Kimin çocuğu olur da sağ kulağına ezan okur, sol kulağına da kamet getirirse ümmü sıbyan hastalığından emin olur."


  YENİ ELBİSE GİYEN BİRİNE YAPILACAK DUA

İlbes cedîden ve ış hamiden ve müt şehiyden seıydâ.

Manası:
Yeni giy, afiyet içinde yaşa, şehit ve said olarak öl.

Peygamberimiz (s.a.v.), Ömer (r.a.)'ın üzerinde bir elbise gördü ve ona buyurdu ki:
"Bu elbise yeni mi, yoksa yıkanmış mıdır?"

Ömer (r.a.): "Yıkanmıştır." deyince Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu duayı okudular.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


   YENİ ELBİSE VEYA AYYAKKABI GİYERKEN OKUNACAK DUA

Allâhümme lekel hamdü ente kesevtenîhi es'elüke hayrahû ve hayra mâ sunia lehû ve eûzü bike min şerrihî ve şerri mâ sunia leh.

Manası: Ey Allah'ım, hamd sana mahsustur. Bu elbiseyi bana sen giydirdin. Bu elbisenin hayrını ve bu elbise niçin yapılmışsa onun da hayrını senden isterim. Bu elbisenin şerrinden ve niçin yapılmışsa onun da şerrinden sana sığınırım.
"Peygamber (s.a.v.) Efendimiz yeni elbise giydikleri vakit, ona sarık yahut gömlek veya rida diye isim verirler, sonra da bu duayı okurlardı."
Elhamdü lillâhillezî kesânî mâ tivârî bihî avratî ve etecemmelü bihî fî hayatî.

Manası: Avret yerimi kapattığım ve hayatımda onunla süslendiğim elbiseyi bana giydiren Allah'ıma hamd ederim.
Allah Resulü (s.a.v.) buyuruyor:
"Kim yeni elbise giydiği vakit bu duayı okur, eskilerini tasadduk ederse, o kimsenin hayatı da mematı da Allah (c.c.)'ın yolundadır ve o kimse Allah'ın muhafazası ve rahmeti içindedir."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


    YETMİŞ BİN MELEK BİN SABAH SEVAP YAZAR

Cezallâhü annâ muhammeden mâ hüve ehlüh.
"Allah Teala Muhammed'i bizim adımıza mükafatlandırsın ki o zaten buna ehildir!"
*Efendimiz (s.a.v.):
"Kim bu salavatı bir defa okursa yetmiş bin yazıcı melek bin sabah sevabını yazmaktan yorulurlar." buyurdu.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


    YETMİŞBİN SALAVAT GÜCÜNDE DİĞER BİR SALAVAT

Allâhümme salli alâ efdali ıbâdike min halkıke ve safvetike min enbiyâikez zâtil mükemmeleh. Ver rahmeti! murseletil müfaddaleh. Seyyidinâ ve nebiyyinâ muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve vârisîhi ve hızbihî ecmeıyn. Mil'es semâvâti ve mil'el eradıyn. Küllemâ zekerakez zâkirûn. Ve küllemâ ğafele an zikrihil ğâfilûn.

"Allah'ım! Kullarının en faziletlisi ve peygamberlerin seçkini, mükemmel şahsiyete sahip, tercih edilip gönderilmiş Rahmet Peygamberi Efendimiz, Peygamberimiz Muhammed'e, onun âline, ashabına, varislerine ve topyekün taraftarlarına seni zikredenler zikrettikleri ve senden gafil olanlar gaflet ettikleri sürece, yerler ve gökler dolusu salat eyle. * Bu salavat-ı şerifeyi bir defa okumak yetmiş bin salavat okuma gücünde mana ve ehemmiyeti çok yüce bir salavat-ı şerifedir.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


   YETMİŞBİN SALVAT-I ŞERİFE GÜCÜNDE BİR SALAVAT

Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âlihî adede kemâlillâhi ve kemâ yeliyku bi kemâlih.

"Allah'ıml Efendimiz Muhammed'e ve âline nezdindeki kemalât adedince ve onun kemalâtına yakışır bir tarzda salat ve selam eyle. "
* Bir anda yetmiş bin salavat getirmiş gibi fazilete nail olmak isteyen bu salavat-ı şerifeyi bir defa okusun.
Çokça salavat-ı şerife getirmek insanı dünya ve ahirette zengin eder.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


   YOLCULUĞA ÇIKMAYI İSTEYENİN OKUYACAĞI DUA

Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz buyurdu:
 "Sefere çıkmayı murad eden kimse, ailesinin yanında kılacağı iki rekat namazdan daha hayırlı bir halife bırakmamıştır."
Kılınan bu namazın birinci rekatında Fatiha'dan sonra Sure-i Kâfirun'u, ikinci rekatında Sure-i İhlâs'ı okumak müstehaptır. Namazı kılan kimse evinden çıkmadan Ayet'el-Kürsi'yi okursa, evine dönene kadar hiçbir şey ona zarar veremez.
Sure-i Kureyş'i okumak dahi müstehaptır.Aynı zamanda evine dönene kadar Cenabı Hakk'ın muhafazası altındadır.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YOLCUNUN BİR YERDE KONAKLAMASINDA OKUYACAĞI DUA

Eûzü bi kelimâtillâhit tâmmâti min şerri mâ halak.

Manası: Mahlukatın şerrinden, Cenabı Ecelli Ala'nın esma-i ilahiyyesi ile Zat-ı Ecelli Ala'sına sığınırım.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu:
"Bir yerde konaklayan kimse (bu duayı) okursa oradan ayrılana kadar hiçbir mahluk ona zarar veremez."

Yâ erdu rabbî ve rabbükillâh, eûzü billahi min şerriki ve min şerri mâ fîki ve şerri mâ hulika fîki ve şerri mâ yedibbü aleyki ve eûzü bike min şerri esedin ve esvedin ve minel hayyeti vel akrabi ve min sâkinil beledi ve min vâlidin ve mâ veled.

Manası: Ey arz! Benim de senin de Rabbimiz Allah'tır. Senin ve senin içinde olanların şerrinden, senin içinde yaratılan şeylerin şerrinden ve senin üzerinde dolaşanların şerrinden Allah'a sığınırım. Arslanların, yılanların, akreplerin, cinlerin, iblisin ve şeytanların şerrinden Zatı Ecelli Ala'ya sığınırım.

* "Resulü Ekrem Efendimiz seferde olup da bir yerde geceledikleri vakit (bu duayı) okurlardı."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YOLCUNUN EVİNE GİRERKEN OKUYACAĞI DUA

Tevben tevben li rabbinâ evben lâ yüğâdiru havbâ.
Manası: Ya Rabbi! Zat-ı Ecelli Ala'ndan tevbemizi kabul etmeni diliyoruz. O, (tevbe edende) hiç günah bırakmaz. Rabbimiz'in inayeti ile seferden döndük.
''Resulü Kibriya Efendimiz seferden dönüp de evine girdiği vakit(bu duayı)okurlardı''

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YOLCUNUN MEMLEKETİNE DÖNÜŞÜNDE OKUYACAĞI DUA

Ayibûne tâibûne âbidûne li rabbinâ hâmidûn.
Manası:
Günahlarımıza tevbe ederek, Rabbimize ibadet ederek ve Zat-ı Ecelli Ala'sına tevbe ettiğimiz halde seferden dönüyoruz. "
Enes (r.a.) anlatıyor:
"Resulü Ekrem (s.a.v.) ile bir seferden dönmüştük. Medine-i Münevvere'yi görünce, Resulü Ekrem (bu duayı) okuya okuya Medine-i Münevvere'ye geldik."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


   YOLCUNUN YOKUŞ ÇIKARKEN VE İNERKEN OKUYACAĞI DUA

Ashabı kiram diyorlar ki:
Biz yukarı çıkarken tekbir getirir,inerken tespih ederdik.

Lâ ilahe illallâhü vahdehû lâ şeriyke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadiyr, âyibûne tâibûne âbidûne sâcidûne li rabbinâ hâmidûne sadekallâhü va'dehû ve nasara abdehû ve hezemel ahzâbe vahdeh.

Manası:
Bir olan Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O'nun şeriki yoktur. Mülk O'nundur. Hamd O'na mahsustur. O her şeye kadirdir. (Allah Teala'ya) tevbe ibadet ve secde ettiğimiz halde (seferden) dönüyoruz. Rabbimize hamd ederiz. Allah va'dini yerine getirdi, kuluna yardım etti. O, düşmanları kudreti ile helak edip perişan etti.

Fazileti:

* Resulü Ekrem Efendimiz (s.a.v.) hacdan, umreden veya savaştan dönerlerken, her ne zamanyokuş yukarı çıktıklarında üç defa tekbir getirir, sonra bu duayı okurlardı.
Bir kimse: "Ya Resulellah, ben sefere çıkmak istiyorum. Bana nasihat et" dedi.

Resulü Ekrem (s.a.v.) ona buyurdu ki:
"Her halinde Allah Teala'dan kork ve her yüksek yere çıktığında tekbire devam et."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


   YUNUS A.S DUASI

Lâ ilahe illâ ente sübhâneke innî küntü minez zâlimiyn.

"Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Hakikaten ben zalimlerden oldum. "

Cenabı Ecelli Alâ onun duasını kabul etti ve şöyle buyurdu:
"Biz de onun duasını kabul ettik, kendisini gamdan selamete erdirdik. İşte biz iman edenleri böyle kurtarırız. "

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YUSUF A.S DUASI

Yusuf (a.s.) Allah Teala'ya şöyle niyazda bulunmuştu:
Rabbim! Zindan bana bunların davet edegeldikleri şeyi irtikap etmekten daha sevgilidir. Eğer sen bunların tuzaklarını benden döndürmezsen belki onlara meyleder, cahillerden olurum. "
Allah Teala Yusuf (a.s.)'ın yaptığı bu duayı kabul etti ve:
"Rabbi onun (Yusuf un) duasını kabul etti ve onların tuzaklarını kendisinden savdı. "

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


   YUSUF SURESİNİN FAZİLETİNE DAİR HADİS-İ ŞERİFLER

"Sure-i Yusufu hizmetçilerinize öğretiniz. Muhakkak onu hangi müslüman okursa, yahut evladlarına, ehline veya hizmetçilerine öğretirse, Allah Teala onun sekerat-ı mevtini kolaylaştırır ve ona o kadar iman kuvveti verir ki, o kişi hiçbir müslümana karşı hased etmez."

* Bir kimse Yusuf Suresi'nin tamamını bir kağıt üzerine yazar, daha sonra içilecek bir su içerisine bırakır ve bu sudan içer ve Cenabı Hakk'tan bir dilekte bulunursa, dileği red olunmayıp bi iznillâh kendisine verilir.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YASİN-İ ŞERİF DUASI

Elhamdulillahi rabbil âlemin. Vel âkibetü lil mütte-kîn vessalâtü vesselâmu alâ seyyidina muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecmeîne ya rahman.Allahümme inni es'elüke sabren cemilen ve kalben selimen ve lisanen zâkiren ve duâen müstecâ-ben ve kitaben yeminen ve rızkan halâlen ve naimen mukimen ve cenneten ve hariren ve nadraten ve sürura. Ya kadiye'l-hâcât, yâ mucibed-deavâti. Ya kaşi-fe'd durri ve'l-beliyyât. Ya âlime's-sırrı ve'l-hafiyyati ikdi haceti fi hazihi's-sâati'lmubâreketi bi hürmeti yasin ve'l-kurani'l-hakim feiza kadâ emren feinnema vekulü lehu kün feyekune fesübbane'l lezi biyedihi melekutu külli şey'in ve ileyhi turceun.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


    YASİN-İ ŞERİFİN HAVVASI

Formül: Her kim ki Yasini şerifi 7 kerre 7 şekere okuyup her mübinde şekerlere üfleyerek kalbinin celbini istediğin kişinin ismini ve anne ismini beraber zikreder ise, Yasini şerifin okuması bittikten sonra o şekerleri karşı tarafa yedirir ise, ol kimsenin muhabbeti sana artar.
Formül: Yine bir terkipde eserin biri şöyle tarif etmektedir: 7 kere 7 şekere Yasini şerifi okumaya başlaya,

1.mübine gelince yine tekrar başa döne 2. Mübine kadar okumaya davam ada, 2. mübine gelince tekrar başa döne yine 3. mübine gelince yine tekrar başa döne, 4.cü mübine gelince tekrar başa döne 5. mübine gelince tekrar başa döne 6. mübine gelince tekrar başa döne 7. mübine gelince bu defa yasini şerifi bitirmiş olur. Okumuş olduğu şekerleri yine karşı tarafa yedire aşırı bir muhabbet elde etmiş olur.
Formül: Her kim ki 4 adet kesme şekere her birine birer Yasin-i şerif okuyup her mubin gelince şekere üfleye. Bu 4 adet şeker ol kimsenin evinin dört tarafına gömülür.
Formül: Bir Hassası da şöyledir: 1 adet veya bir kaç adet kesme şekere Yasin-i şerifi okur iken her mübinde 1 Lev enzelna okur, ol kimseye yedirirsin gayet kuvvetlidir. Kaflet olunmaya.
Formül: Diğer bir hassası da Yasin-i şerifin her mü-bininde 1 Ayetel Kürsi okunur, 7 sefer o ev dolaşılır ve böylece o ev bağlanmış olur.
Formül: Yine bir hassası da şöyledir: Bahtı bağlanmış evlenme kısmeti çıkmayan kızların veya erkeklerin kısmeti bir cami önünden 7 adet taş alınır, 7 ayrı sudan su alarak 7 Yasin-i şerifi okuyup taşları suya koyup, ısıtıp kız veya erkek banyo yapar ise bahtı açılır. Bu suyu ayak değmeyen bir yere serpiniz. Yalınız bu terkip her mübinde 41 defa "Verafa'nahu mekanen aliyya" okuyup suya üfleye.
Formül: Biraz toprak alarak ol toprağa 400 defa "Ve-cealna min beyni eydihim şedden ve min halfihim şedden feağşeynahûm fe hum lâ yubsırun". ayetini okuyup düşman tarafına atar ise düşman şerrinden kurtulmuş olur.
Bu ayeti kerime ile karşı tarafa yapılması gereken zulüm sakıncalıdır. Bu ayeti kerimede 400'ü aşkın muhabbetle ilgili formül bulunmaktadır.
 Formül: 2 adet kesme şekere sureyi Yasinin son iki ayeti olan "İnnema emruhu iza erada şey'en enyekule lehu künfeyekün. Fe sübhanellezi bi yedihi melekütü küllü şeyin ve ileyhi turceûn". Bu âyeti 7 defa kesme şekere okuyup matlubuna yedirir isen mahabbeti artar.
Peygamber efendimiz (s.a.v.) Yasini şerif Kur'anı Kerimin kalbidir." buyurmaktadır. Bunu söylemesindeki hikmetler gizlidir ve gizli tutulmuştur. Zira bununla her iş olur. Hüddamlısından icazet alınması şarttır. Her yılda bir kere Resulullahı rüyasında görenden bu izin alınır ise yeterlidir.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


     SOKAK VE PAZARA ÇIKAN KİMSENİN OKUYACAĞI DUA

Lâ ilahe illallâhü vahdehû lâ şeriyke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümiy tü ve hüve hayyün lâ yemûtü bi yedihil hayru ve hüve alâ külli şey'in kadiyr.

Resulü Ekrem (s.a.v.) buyurdu:
"Kim sokak veya pazara çıktığı vakit bu zikri okursa, Allah Teala onun için bir milyon sevap yazar, bir milyon günahını bağışlar, affeder ve bir milyon derecesini yükseltir." (Cennette de onun için bir köşk bina edilir.)

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


   SU İÇTİKTEN SONRA OKUNACAK DUA


Elhamdü lillâhillezî at'amenî fe eşbeanî ve sekânî fe ervânî.


Manası:
Bana rızık verip doyuran, içirip suya kandıran Allah Teala'ya hamd ederim.

Resulü Ekrem (s.a.v.) buyurdu:
"Kim yemek yer, doyarsa, su içer de kanarsa ve bu duayı okursa günahlarından annesinden doğduğu gibi kurtulur."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


   YILANCIK VE GELİNCİK SANCILARI İÇİN

10 İstiğfar, 10 salavat okunduktan sonra, eline kara i saplı bir bıçak alarak kesen tarafını ağzına yaklaştırır ve üzerine üç Ayetel-Kürsi okuyup bıçağa ve hastaya nefes ettikten sonra bıçağın ucu ile ağrı olan yere bir daire ya-pılıp bıçağın yüzü ile ağrı olan yer sıvazlanır. Sonra yine bıçak ağıza yaklaştırılıp üzerine üç kere Surei Haşrın sonu okunup hem hastaya, hem bıçağa nefes eder ve evvelce yapıldığı gibi bıçağın yüzü ile ağrı olan mahal enine boyuna mesih edilir. Üçüncü defa yine bıçak ağıza yaklaştırılıp üç ihlas, üç Muavezeteyin okunup, evvelki , seferlerde yapılanlar tekrarlanır. Dördüncü kere bıçağa üç defa Surei Bakaranın sonunu, yedi Fatiha ve şifa ayetlerini okuyup hastaya ve bıçağa üfledikten sonra evvel yapışığı gibi bıçakla ağrıyan yer ileri geri mesih edilir, okunanlar Hazreti Peygamber Efendimizin Ravza-i mutahharalarına dört halifesine ,ehli beytine ve Karani hazretlerinin ruhuna hediye olunur. Bu ameliye üç defa tekrarlanır.


"Eûzü billahi ve kudretihi min şerri mâ ecidü ühâ-ziru."
"Hissetmekte olduğum ve sığınıp, sakınmaya çalıştığım şeyin şerrinden Allah'a ve O'nun kudretine sığınıyorum." 7 kere;

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


   YARIM BAŞ AĞRISI İÇİN DUA

Aşağıdaki yazılan ayeti kerimeleri temiz ve bir kağıda yazıp veya yazdırıp üzerinde taşıyan kimse kısa zamanda yarım baş ağrısında kurtulur.
Yazılacak ayetler:
Bismillahirrahmanirrahim. Ve lev tera izil mücrimu-ne nakisu rüüsihim inde Rabbihim. Rabbena ebsar-na ve semi'na ferci'na na'mel salihan inna mükinun. Ve la havle ve la kuvvete illa billahil Aliyyil Azim.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YENİ DOĞAN ÇOCUK İÇİN

Her kim ki yeni doğan çocuğa Beled Suresini temiz bir varak üzerine misk ve zafiran ile yazar bunu suya bırakır. Çocuğun yedi kırkı yapılırken son durulamasını bu su ile yapar ise ol çocuk çok güzelleşir, yüzü nurlu olur. Hayat boyu cin musallat olmaz, hiç bir hastalık sirayet etmez, vücudu ve yüzü nurlu olur. Maddi ve manevi yüksek mertebeye nail olur.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


   YAĞMUR SUYU 

Rivayet olunmuştur: Peygamberimiz Efendimiz hazretle-rinden sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem buyurdu: Her kim kl yağmur suyunu alsa, dahi o suyun üzerine yedi kere Fatiha ve yedi kere Âyetül-Kürsî ve yedi kere: "Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ve yedi kere: "Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerîke leh lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümitü ve hüve alâ külli şey'in kadir" ve yedi kere: "Sübnahallahi velhamdü lillâhi velâ ilahe illallahu vallahu ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil azim" ve yedi kere: "Allahümme salli alâ seyyidinâ Mu-hammedin adede safi ilmillâh salâvatün dâimetün bide-vâmi mülkillâh" ve o suyun üzerine üfürse yedi gün o sudan içse, o Allah hakkı için ki benim nefsim yed-i kudre-tindedir, o suyu içen kimsenin teninde ve canında ve bütün damarlarında hiçbir sıkıntı eseri kalmaz.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YEMEK DUASI 

Amin,Euzubillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanırrahim. Yarabbi sofra nûr belâ dur cümlemizi kıl mağfur şefeat ya Resul Hazır bulunan cemaattan ve bu haneden geçmişlerin ruhu şerifleri için Allah rızası için hak celle ve alâ hazretlerinin rızai bari için Fatiha.

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YATAK ÜZERİNE UZANIP UYUMAK İSTENDİĞİ ZAMAN OKUNACAK DUALAR

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde akıl sahihlerine şüphesiz deliller vardır. Onlar ayakta iken, otururken, yanlan üstüne yatarken Allah'ı zikreder ve anarlar."
Huzeyfe ve Ebu Zer radıyallahu anhüma'dan rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem yatağa girdiği zaman şöyle söylerdi: Bismikellâhümme ahyâ ve emûtü. "[Allahım! isminle dirilir ve onunla ölürüm]"*272)
Ali radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem ona ve Fatıma radıyallahu anha'ya şöyle buyurdu: "Yatağa girdiğiniz zaman otuzüç defa tekbir, otuzüç defa teşbih ve otuzüç defa hamd ediniz."*273) Bir rivayette "Otuzdört defa teşbih", bir rivayette de "Otuzdört defa tekbir" diye geçer. Ali şöyle dedi: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'den duyduğumdan beri bunları bırakmadım. Ona:
- Sıffin harbi gecesinde de mi? diye sorulmuş ve o:
- Hayır, o gecede dahi, demiştir."
Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Biriniz yatağına, döndüğü zaman onu, peştemalının eteği ile silksin. Çünkü, kendisinden sonra oraya ne gelip yerleştiğini bilmez. Sonra şöyle desin:

Bismike Rabbî vadza'tü cenbî ve bike erfe'uhu in emsekte nefsî fer-hamhâ, ve in erselteha fahfazhâ bimâ tahfezu bihi ıbadekes saalihıyn.

"[Rabbim! Senin isminle yanımı bıraktım ve seninle onu kaldıracağım. Ruhumu tutarsan ona merhamet et, onu bırakırsan salih kullarını hıfzettiğin şekilde onu koru.]"<274>
Aişe radıyallahu anha'dan şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, yatağa girdiği zaman "muavvizat" (İhlas, Felâk ve Nâs sûreleri)ni okur, ellerine üfler ve elleriyle vücudunu sı-vazlardı."(275)
Aişe radıyallahu anha'dan rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem her gece yatağa girdiği zaman ellerini birleştirir, sonra içlerine üfleyerek "İhlâs, Felâk ve Nâs" sûrelerini okur, sonra da başından, yüzünden ve ön kısmından başlayarak elleriyle, yapabildiği kadar vücudun usıvazlardı. Bunu üç defa yapardı."(276)
ükbe ibn-i Amr radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim, (Bakara) sûresinin sonundaki iki ayeti gece içinde okursa onlar kendisine kafidir."(277) Alimler bu son kelimenin manasında ihtilaf ettiler. Bazıları, "Onu, o gece afetlerden korumak için kafidir." dedi, bazıları da, "Bunlar, gece kalkıp ibadet etmenin yerini tutar." dedi. Ben de: Bu iki mana da ha-disde kasdedilmiş olabilir, derim.
Bera' İbn-i Âzib radıyallahu anh'den, şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem bana:
- Yatağa girmek istediğin zaman namaz abdestini al, sora sağ yanın üzerine uzan ve şöyle söyle:

Allahümme eslemtü nefsî ileyke vefevvaztü emrî ileyke ve elce'tü zahrî ileyke, rağbeten ve rahbeten ileyke lâ melce e velâ mencâ minke illâ ileyke, amentü bikitabikellezî enzelte ve nebiyyikellezî erselte.
"[Allahım! Kendimi sana teslim ettim. İşimi sana havale ettim. Senden ümid ederek ve korkarak sırtımı sana dayandırdım. Senden sığınmak ve sakınmak ancak sana yöneliştedir. İndirdiğin kitabına ve gönderdiğin peygamberine iman ettim.]" Bundan sonra ölürsen İslâmiyet üzerine ölürsün. Bu sözler günlük son konuşman olsun."
Ebu Hüreyre radıyallahu anhh'den, şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem beni, ramazan zekatını muhafaza etmekle görevlendirdi. Bir ara birisi geldi ve (oradaki) taamı avuçlamaya başladı." Ebu Hüreyre hadisi anlatarak sonunda şöyle dedi: "Ve adam bana dedi ki: "Yatağına girdiğin zaman Ayetü'l-Kür-si'yi oku. Seninle beraber Allah'dan bir koruyucu olacak ve sabaha kadar şeytan sana yaklaşmayacaktır." Bu hâdiseyi Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'e anlatınca bana:
- O yalancı olduğu halde sana doğru söylemiş. O şeytandır, buyurdu."
Mü'minlerin annesi Hafza radıyallahu anha'dan rivayetimize göre» "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, uyumak istediği zaman sağ elini yanağının altına koyar ve üç defa:
Allahümme kınî azâbeke yevme teb'asü ıbâdek. "[Allahım! Kullarını hasredeceğin gün, beni azabından koru.]" derdi."(280>



Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, yatağa girdiği zaman şöyle söylerdi:

Allahümme rabbessemâvati ve rabbel arzı ve rabbel arşil azıym, rabbenâ ve rabbe külli şey'in fâlikal habbi ven neva, münezzillet Tevrâti ve İncili vei Kur'ân, Eûzü bike min şerri külli zi şerrin ente âhizün binâ-sıyatihi. Entel «vvelü feleyse kableke şey'ün, ve entel âhıru feleyse ba'deke şey'ün. Ve entezzâhiru feleyse fevkake şey'ün, ve entel batınü feleyse düneke şey'ün ikdi anneddeyne ve ağninâ minel fakri.

"[Allahım! Ey göklerin Rabbı, yerin Rabbı, büyük Arş'ın Rabbı, bizim Rabbımız ve herşeyin Rabbı! Ey tane ve çekirdekleri yaran, Tevrat, İncil ve Kur'ân'ı indiren! Alnından tuttuğun her şerlinin şerrinden sana sığınırım. Sen en öncesin ve senden evvel bir şey yoktur. Sen en sonrasın ve senden sonra bir şey yoktur. Sen açıksın ve üstünde bir şey yoktur. Sen gizlisin ve senden daha gizli bir şey yoktur. Bizden borcu öde ve bizi fakirlikten kurtar.

Ali radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, yatağa girerken şöyle derdi:


Allahümme innî eûzü bivechikel kerîmi ve kelimâtikettâmmeti min şerri mâ ente âhizün binâsıyetihi. Allahümme ente tekşifül mağrame vel me'seme. Allahümme lâ yühzemü cündüke velâ yahle-fü va'düke velâ yenfeu zel ceddi minkel ceddü. Sübhanekellâhümme vebihamdik.

"(Allahım! Alnından tuttuğun şeylerin şerrinden, kerem sahibi zatına ve tam olan kelimelerine sığınırım. Allahım! Borcu ve günahı sen def edersin. Allahım! Askerin yenilmez, va'dinin aksi yapılmaz ve sahibine itibarı, senin yanında fayda vermez. Seni teşbih ederim Allahım! Ve sana hamd ederim.]"*282)
Enes radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, yatağa girdiği zaman şöyle derdi:

Elhamdülillahillezî et'amenâ ve sekaana ve kefânâ ve âvâna, fe-kem mimmen lâ kâfiye lehü velâ mü'viye.
"[Bizi yediren ve içiren, bize kafi gelen ve bizi barındıran Allah'a hamd olsun. Niceleri vardır ki, onların, ne işlerini üzerine alan ve ne de onları barındıran vardır.]"<283)
Ebü'l Ezheri radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, gece yatağa girerken şöyle söylerdi:

Bismillah! vada'tü cenbî, Allahümmağfir zenbî ve ahsi şeytanî, ve fükke rihanî, vec'alnî finnediyyil a'lâ.

"[Allah'ın ismiyle yanımı bıraktım. Allah'ım! Günahlarımı affet, şeytanı benden kov, rehinlerimizi çöz ve beni yüksek melek topluluğuna ulaştır.)
Nevfel El-Eş'caî radıyallahu anh'den, şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, bana:
- El-Kâfirûn sûresini oku ve bitirince uyu. Çünkü o (sûre) şirkten berattır. buyurdu."<285)
İbn-i Abbas radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
- Size, sizi Allah'a ortak tutmaktan kurtaracak kelimeyi öğreteyim mi? Uyuduğunuz zaman (El-Kâfirun) sûresini okuyunuz, buyurdu. "(286>
İrbad ibn-i Sâriye radıyalluha anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, uykudan evvel teşbih ile başlayan sûreleri okurdu."'287)
Aişe radıyallahu anha'dan rivayetimize, göre "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, (Beni İsrail ve Zümer) sûrelerini okumadıkça uyumazdı. "(288)
İbn-i Ömer radıyallahu anhüma'dan rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, yatağa girdiği zaman şöyle derdi:


Elhamdülillahillezî kefânî ve âvânî ve et'amenî ve sekaanî velle-zîmenne aleyye fe efzale, vellezi a'tani fe eczele. Elhamdülillahi alâ külli hâlin. Allahümme rabbe külli şey'in ve melikehu ve ilahe külli şey'in eûzü bike minennâr.

"(Bana kâfi gelen, beni barındıran beni yediren ve içiren, üzerine minnet eden ve bunda fazleden, bana veren ve bunu çoğaltan Allah'a hamd olsun. Her hal için Allah'a hamd olsun. Allahım! Ey her şeyin Rabbı, meliki ve her şeyin ilahı! Ateşten sana sığınırım.]"(289)
Ebu Said El-Hudrî radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim yatağa girdiği zaman üç defa:


Estağfirullahellezî lâ ilahe illâ hüvel hayyül kayyûmu ve etûbü ileyh.
"(Devamlı var olan ve ondan başkası kendisiyle varlıkta duran ve ondan başka ilâh bulunmayan Allah'dan mağfiret dilerim.)" dese Allah teâlâ onun günahlarını, deniz köpükleri kadar, yıldız sayısı kadar, Alic çölünün kumlan kadar, dünya günlerinin sayısı kadar da olsa af-feder.


Sahih bir isnad ile, Eşlem kabilesinden olan bir sahabiden, şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in yanında oturmaktaydım. Ashabından bir adam geldi ve:
- Ya Rasulallah! Bu gece ısırıldım ve sabaha kadar uyuyamadım, dedi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
- Neydi? dedi. Adam:
- Akrep, dedi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
- Fakat sen akşamladığın zaman:

Eûzü bikelimâtlllâhittâmmâti min şerri mâ halak
.
"(Yaratıklarının şerrinden Allah'ın tam olan kelimelerine sığınırım.]" deseydin İnşaallahu Teâlâ bir şey sana zarar vermezdi, buyur-du."
Enes radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem bir adama, yatacağı zaman "Haşr" sûresini okumasını tavsiye etti ve: "Ölsen şehid olarak ölürsün" dedi."
İbn-i Ömer radıyallahu anh'den rivayetimize göre, kendisi bir adama, yuyacağı zaman şu duayı okumasını emretti.


Allahümme ente halakte nefst ve ente tetevveffaha leke memâtü-ha ve mahyâha in ahyeyteha fahzazha ve in emettehâ fağfir lehâ. Allahümme innî es'elükel afiyete.

"[Allahım! Nefsimi sen yarattın ve onu sen vefat ettirirsin. Onun ölümü ve hayatı, senin elinde ve senin içindir. Canlandıracaksan onu koru ve öldüreceksen onu affet. Allahım! Senden afiyet isterim]" Ve
İbn-i Ömer: "Bunu, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'den işittim." dedi.(293)
Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Ebu Bekir -Sıddıyk radıyallahu anh:
Ya Rasulallah! Bana, sabahladığım ve akşamladığım zaman söyleyeceğim bazı kelimeler emret, dedi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve : "Sabahladığın, akşamladığın ve yatağa girdiğin zaman şöyle •öyle, buyurdu:
Allahümme fâtırassemâvati vel arzı âlimel ğaybi veşşehâdeti rabbe külle şey'in ve melikehu eşhedü en lâ ilahe illâ ente eûzü bike min şerri nefsî ve şerrişşeytani ve şirkini.
"(Allahım! Ey gökleri ve yeri yaratan! Ey gizli ve açığı bilen! Ey şeyin Rabbı ve Meliki! Senden başka ilah bulunmadığına şahidlik ederim. Nefsimin şerrinden, şeytanın şer ve şirkinden sana sığınırım.]"
Şeddad ibn-i Evs radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Herhangi bir müslü-man yatağa girdiği zaman Allah Teâlâ'nın kitabından bir sûre okursa Allah Teâlâ ona, uyanıncaya kadar, bir şeyin kendisine zarar vermesini önleyici bir melek vekil eder."(295)
Câbir radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Adam yatağına girdiği sırada ona bir melek ve bir şeytan -birbirini geçmek için acele ederek- gelirler. Melek: "Allahım! Onu günlük hayatını hayır ile sonuçlandır" der, şeytan da: "Kötülük ile sonuçlandır" der. Adam, Allah Teâlâ'yı zikreder ve öyle uyursa gece içinde melek onu muhafaza eder."

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..


  YİYENİN VE İÇENİN ZİKİRLERİ

YEMEĞİ ÖNÜNE KONULANIN OKUYACAĞI DUA

Abdullah ibn-i Amr radıyallahu anhüma'dan rivayetimize göre: "Taamı önüne konulduğu zaman Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle derdi:
Allahümme bârik lenâ fimâ razaktenâ ve kınâ azâbennâr, bismillah.
"[Allahım! Bize verdiğin rızka bereket ver ve bizi ateş azabından koru. Allanın ismiyle.]"'1)


YEMEĞİ TAKDİM EDERKEN MİSAFİRLERİNE: "YİYİNİZ" VEYA BUNA BENZER BİR ŞEY SÖYLEMENİN MÜSTEHAB OLDUĞU HAKKINDA

Bil ki, yemeği takdim ederken yemek sahibinin, misafirlerine "Bismillah", "yiyiniz", "Essalat" gibi yemeğe başlama iznini açıkça ifade eden bir söz söylemesi müstehabdır. Fakat, bu vacib değildir, yemeği önlerine bırakmak kâfidir ve sözlü izin şart olmadan konuklar bundan sonra yemeğe başlayabilirler. Bazı ashabımız ise, sözlü iznin şart olduğunu söylediler. Fakat, doğrusu birinci görüştür. Sahih hadislerde gelen sözlü izin ifadeleri ise, bunun müstehab olduğu manasına alınmıştır.



YEMEK YERKEN VE İÇERKEN BESMELE ÇEKME HAKKINDA

Ömer ibn-i Ebi Seleme radıyallahu anhüma'dan şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem bana: "Allah'ın ismini söyle ve sağ elinle ye!" buyurdu."'
Aişe radıyallahu anha'dan rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Biriniz yemek yediği zaman başlar-
ken Allah Teâlâ'nın ismini zikretsin. Başta bunu yapmayı unutursa hatırladığı zaman: Bismillâhi evvelehû ve âhirahu
"[Evvelinde ve sonunda Allah'ın ismiyle)" desin."*3)
Cabir radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Adam evine geldiğinde, girerken ve yerken Allah Teâlâ'yı zikrederse şeytan (diğer şeytanlara):
- Size ne barınmak ne yemek vardır, der. Adam evine geldiğinde, girerken Allah Teâlâ'yı zikretmezse şeytan:
- Barınmayı kazandınız, der. Adam yerken de Allah Teâlâ'yı zikretmezse o:
- Barınmayı da yemeği de kazandınız, der."<4)
Ebu Talha ve Ümmü Selim'in Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sel-lem'i yemeğe davet etmeleriyle ilgili ve Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in mucizelerinden açık bir mucizeyi ihtiva eden bir hadisi Enes'den rivayet ettik. Enes şöyle dedi: "Sonra Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
- On kişiye izin ver, buyurdu. İzin verildi ve onlar girdiler. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, onlara:
- Yiyiniz ve Allah Teâlâ'nın ismini söyleyiniz, buyurdu. Onlar yediler ve Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, kendisini misafir etmek üzere ev sahibi tarafından hazırlanan bir kişilik sofradan seksen kişiye böylece yemek yedirdi."'5)
Huzeyfe radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber yemeğe oturduğumuzza-man o elini koymadıkça biz ellerimizi uzatmazdık. Bir defasında onunla birlikte bir yemekte bulunduk. Bir cariye geldi, sanki itiliyordu. Elini yemeğe koymak istedi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem elinden tuttu. Sonra bir bedevi geldi. O da o türlü, sanki itiliyordu. Elini yemeğe koymak istedi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, elinden tuttu. Ondan sonra: "Allah'ın ismi söylenmeyince şeytan yemeği kendine helal sayar. Yemeği kendine helal etmek için bu cariyeyi getirdi. Fakat elinden tuttum. Sonra aynı maksadla bu Arabiyi getirdi. Onu da tuttum. Varlığım elinde olan (Allah'a) yemin ederim, şeytanın eli onların elleriyle birlikte elimin içindedir." buyurdu. Sonra Allah'ın ismini söyledi ve yedi."<6)
Sahabi ürneyye ibn-i Mahşi radıyallahu anh'den şöyle dediğini ri-vayetettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, oturuyordu ve bir adam da yemek yiyordu. Yemeğinden bir lokma kalıncaya kadar besmele söylememişti. Onu ağzına kaldırınca "Evvelinde ve sonunda Allah'ın ismiyle" dedi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem güldü ve: "Şeytan durmadan adamla yiyordu ve sonunda o Allah'ın ismini zikredince şeytan yediğini kustu buyurdu."'7) Bu hadis, adamın besmele getirmediğine ve Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in ancak sonunda fark ettiğine hamledilmektedir. Çünkü, daha evvelden bunu bilseydi onun besmeleyi terk etmesine sükut etmezdi.

Aişe radıyallahu anha'dan şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah

sallallahu aleyhi ve seilem, altı sahabisiyle yemek yiyordu. O sırada bir bedevi geldi ve ortadaki yemeği iki lokmada bitirdi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem: "Bu adam besmele çekseydi yemek hepsine kâfi gelecekti." buyurdu.*8)
Cabir radıyallahu anh'den rivayet ettiğimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem: "Kim yemek üzerinde besmele çekmeyi unutursa çekildiği zaman İhlâs sûresini okusun." buyurdu.'9)
Yemeğin başında besmele çekmenin müstehab olduğunda alimler icma ettiler. Bu, bilerek unutarak, mecbur edilerek veya başka bir nedenle aciz kalarak terk edildiği takdirde yemeğin ortasında yapmak mümkün olursa geçen hadis gereğince besmele çekmek ve ha-disde ifade edildiği gibi (Evvelinde ve sonunda Allah'ın ismiyle) demek müstehabdır. Su içerken, süt, bal, çorba ve diğer meşrubatı içerken besmele çekmek, zikrettiğimiz bütün hükümleri ile yemekte besmele çekmek gibidir. Ashabımız ve daha başka alimler: "Diğerlerine besmele çekmeyi hatırlatmak ve bunda kendisine uymalarını sağlamak için besmeleyi yüksek sesle söylemenin müstehab olduğunu" söylediler. Allah daha iyi bilir.
Besmelenin sıfatı ve kifayet eden mikdarı, bu konuda öğrenilmesi gereken en mühim hususlardandır. Bil ki, efdal olan:
Bismillahirrahmanirrahıym. "[Merhamet eden ve acıyan Allah'ın ismiyle]" demektir. Yalnız:
Bismillah "[Allah'ın ismiyle]" denilse bu da kâfidir ve sünnet hasıl olur. Besmele çekmekte cenabet, hayızlı ve başkaları müsavidir. Yiyenlerden heririnin besmele çekmesi gerekir; fakat, yalnız birisinin çekmesi diğerleri için de kifayet eder. Şafiî radıyallahu anh böyle söyledi. "Tabakat" kitabımda Şafiî'nin hal tercemesi bölümünde bunu alimlerden bir cemaatin de söylediğini zikrettim. Besmele çekmek, selâma cevap vermek ve aksırana dua etmek gibidir. Onlarda da cemaatten birinin söylemesi yetişir.
YEMEK VE İÇECEĞİ AYIPLAMAK HAKKINDA
Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Ra-»ulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, yemeği hiç ayıplamadı. Hoşlanır-la yer, hoşlanmazsa bırakırdı."*10) Müslim'in bir rivayeti de şöyledir:
"Hoşlanmazsa susardı."
Sahabi Hülb radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: Bir
adamın:
- Bazı yemeklerden sakınırım, demesi üzerine Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, ona:
- Kalbinde, seni hristiyanlara benzetecek hisler dönüp dolaşmasın,
buyurdu."*1»)


Halid ibn-i Velid radıyallahu anh'den Keler hadisinde rivayetimize göre, "Kızartılmış keleri Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'e takdim ettiler. Yemek için elini uzatınca "O sürüngendir Ya Rasulallah" dediler. Bunun üzerine elini çekti. Halid:
- Keler haram mıdır Ya Rasulallah? dedi. Rasulüllah sallallahu
aleyhi ve sellem:
- Hayır. Fakat o kavmimin toprağında bulunmadığı için iştihamın olmadığını hissediyorum, buyurdu."


YEMEK YİYENİN YEDİĞİNİ ÖVMESİ HAKKINDA

Câbir radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, ailesinden ekmek ile yiyecek bir katık istedi.
- Bizde yalnız sirke vardır, dediler. Onu istedi. Ve yediği zaman bir taraftan da: "Sirke ne iyi katıktır, sirke ne iyi katıktır" diyordu."O3)

YEMEKTE HAZIR OLAN ORUÇLUNUN, ÖRÜCÜNÜ AÇMADIĞI ZAMAN SÖYLEYECEKLERİ HAKKINDA

Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Biriniz davet edildiği zaman icabet etsin. Oruçlu ise dua etsin, değilse yesin."(>4) İbn-i Sünnî'nin ve daha başkalarının rivayeti şöyledir: ".. İftarlı ise yesin, oruçlu ise ona bereketle dua etsin."

DAVET EDİLMEYEN BİRİSİ PEŞİNE TAKILIP BERABERİNDE GİTTİĞİ ZAMAN DAVET EDİLENİN SÖYLEYECEKLERİ

Ebu Mes'ud El-Ensarî radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Bir adam, hazırladığı beş kişilik yemeğe Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'i davet etti. Kendilerine (davet edilmeyen) bir adam da katıldı. Kapıya vardıkları zaman Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
- Bu adam peşimize takıldı. İstersen ona izin verirsin, istemezsen dönsün, dedi. Ev sahibi:
-Hayır, Ya Rasulallah! İzin veririm, dedi."(15)
YEMEK EDEB VE KAİDELERİNİ BİLMEYENE ÖĞÜT VERMEK VE ONLARI ÖĞRETMEK HAKKINDA
Ömer ibn-i Seleme radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Çocukken, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in evinde büyütüldüm. Elim, tabağın içinde dolaşıyordu. Yemek yerken Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, bana:
- Yavrum! Allah'ın ismini söyle. Sağ elinle ye ve kendi tarafından al, buyurdu."('6) Ve sahih bir rivayet de şöyledir: "Bir defasında Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte yemek yedim. Tabağın her tarafından yiyordum. Bunun üzerine Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
- Kendi tarafından ye! buyurdu."
Cebele ibn-i Suhaym radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "(Emevilere karşı hilafetini ilan eden) İbn-i Zübeyr'in tarafın-daydık. Bir sene kıtlığa uğradık. Bize yiyecek veriliyordu. Biz yerken Abdullah ibn-i Ömer radıyallahu anhüma yanımızdan geçiyordu ve:
- Bir lokmada iki hurma yemeyiniz; çünkü Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, bunu nehyetti. Meğer ki adam (din) kardeşinden izin almış olsun, diyordu."(17>
Seleme ibn-i Ekva' radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in yanında bir adam sol eliyle yemek yiyordu. Ona:
- Sağ elinle ye! buyurdu. Adam:
- Edemiyorum, dedi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem: -Edemiyesin. Yapmasına mani olan yalnız tekebbürüdür, buyurdu.
Ondan sonra adam elini ağzına kaldıramadı."*18)


YEMEK ÜZERİNDE KONUŞMANIN MÜSTEHAB OLDUĞU HAKKINDA

Yemek medhi bölümünde gördüğümüz Cabir hadisi burada da söz konusudur.
İmam Ebu Hamid El-Gazalî "El-İhyâ" da şöyle söyledi: "Yemek üzerinde iyi şeyler konuşmak ve salih kimselerin yemek ve diğer hususlarda ilgili hallerini anlatmak, yemek edeb ve kaidelerindendir."
YEDİĞİ HALDE DOYMAYAN KİMSENİN YAPACAĞI VE SÖYLEYECEKLERİ

Vahşi ibn-i Harb radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulül-lah sallallahu aleyhi ve sellem'in ashabı:
- Ya Rasulallah! Yiyoruz, fakat doymuyoruz dediler. Rasulüllah sal-lallahu aleyhi ve sellem:
- O halde ayrı ayrı yiyorsunuz, buyurdu.
- Evet, dediler. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
- Birlikte yiyiniz ve Allah'ın ismini zikrediniz, yemeğiniz bereket-lendirilecektir, buyurdu."('9)

BİR HASTALIKLI İLE BERABER YEMEK YİYENİN SÖYLEYECEKLERİ

Câbir radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, bir cüzzamlının elinden tutarak kendi eliyle beraber tabağa uzattı ve ona:
- Allah'ın ismiyle ve O'na güvenerek, O'na tevekkül ederek ye,
buyurdu."*20'
EV SAHİBİNİN, YEMEKTEN EL ÇEKTİĞİ ZAMAN MİSAFİRİNE VE ONUN DURUMUNDA OLANA:

Bil ki bu müstehabdır. Az da olsa ihtiyaçları kaldığı halde çekildiklerini zannettiği kimselere, hatta karısına da bunu yapması müstehabdır.
Buna delil olarak gösterilecek naslardan bir tanesi, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in açık mucizelerini ihtiva eden uzun bir ha-disde Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den yaptığımız rivayettir. Buna göre, "Ebu Hüreyre şiddetle acıkınca yol üzerinde oturdu. Ve kendisini misafirliğe götürmelerini tariz ederek, bu ümidle, yanından geçenlere bazı ayetlerin manalarını sordu... Sonra Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, onları getirmesi için onu suffa ehline gönderdi. Ebu Hüreyre onları getirdi ve Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem hepsini bir kadeh süt ile doyurdu." Hadisi söyleyen Ebu Hüreyre şöyle devam etti: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem bana:
- Ben ve sen kaldık, dedi.
- Doğru söyledin Ya Rasulallah! dedim.
- Otur ve iç! dedi. Oturdum ve içtim.
- İç! dedi. Tekrar içtim. Ve ben:
- Hayır. Seni hak peygamber olarak gönderene (Allah'a) yemin ederim, fazlasına yer bulamıyorum, deyinceye kadar bana hep:
- İç! dedi. Sonra:
- Bana ver! dedi. Kadehi kendisine verdim. Allah Teâlâ'ya hamd etti, besmele getirdi ve kalanı içti."(21)


YEMEKTEN ÇEKİLİNCE OKUNACAK DUALAR


Ebu Ümâme radıyallahu anh'den rivayetimize göre: "Rasulüllah saliallahu aleyhi ve sellem, sofrasını kaldırdığı zaman:

Elhamdülillâhi kesîran tayyiben mübâraken fîhi gayra mekfiyyin velâ müveddeın velâ müstağnen anhü rabbenâ.
"[Allah'a çok, temiz ve bereketli hamd olsun. Rabbımız! Karşılık verilemeyen, terk edilemeyen ve müstağni olunamayansın] derdi." (22) Bir rivayette de şöyledir: "Sofrasını kaldırdığı zaman:

Elhamdüliilahillezî kefânâ ve ervânâ gayra mekfiyyin velâ mekfûrin.

"[İhtiyacımızı karşılayan, bizi boyurup kandıran, karşılık verilemeyen ve nimeti inkar edilmeyen Allah'a hamd olsun.] derdi."
Enes radıyallahu anh'den rivayetimize göre, Rasulüllah saliallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah Teâlâ, yediğinde, bundan dolayı O'na hamd eden ve içtiğinde de bundan dolayı O'na hamd eden kulundan razı oIur."<23)
Ebu Said el-Hudri radıyallahu anh'den rivayetimize göre: "Rasulüllah saliallahu aleyhi ve sellem, yemekten çekildiği zaman:


Elhamdüliilahillezî et'amenâ ve sekanâ ve cea'alenâ müslimîn. "[Bizi yediren ve içiren ve bizi müslüman eden Allah'a hamd olsun] derdi."

Allahümme at'amte ve sekayte ve ağneyte ve akneyte ve hedeyte ve ahsente felekel hamdü alâ mâ a'tayte.
"(Allahım! Yedirdin, içirdin, zengin ettin, razı ettin, hidayet ettin ve iyilik ettin. Verdiklerin üzerine sana hamd olsun] dediğini işitiyordum."^)
Abdullah ibn-i Amr radıyallahu anhüma'dan rivayetimize göre, "Rasulüllah , yemeği bırakınca şöyle derdi:



Elhamdülillahillezî menne aleynâ ve hedânâ vellezî aşbe'anâ ve ervânâ ve küllel ıhsâni atânâ.

"(üzerimize minnet eden, bize hidayet veren, bizi doyuran, bizi kandıran ve bize her iyiliği ihsan eden Allah'a hamd olsun.]"(28)
İbn-i Abbas radıyallahu anhüma'dan rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Biriniz bir taam yediği zaman" İbn-i Sünni'nin rivayetine göre de: "Allah, kime bir taam yedirirse:



Allahümme bârik lenâ fîhi ve at'ımnâ hayran minhü "[Allahım! Onu bizim için bereketlendir ve bize ondan iyisini yedir] desin Allah, kime bir süt içirirse:

(27) Nesaî ve İbn-i Sünnî.
(28) Ibn-ı Sünni.
(29) Ebu Davud. Tirmizi ve İbn-i Sünnî.

Allahümme bârik lenâ fîhi ve zidnâ minhü. "[Allahım! Onu bizim için bereketlendir ve bize ondan arttır] desin. Çünkü, sütten başka bir şey hem yiyecek, hem içecek yerine geçmez."<29)
Zaif bir isnadla İbn-i Mes'ud radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, bir kaptan içtiği zaman üç kere nefes alır, her defasında Allah Teâlâ'ya hamd eder, »onunda da O'na şükrederdi."'30)
DAVETLİ VE MİSAFİRİN, YEMEKTEN SONRA TAAM SAHİBİNE EDECEKLERİ DUALAR

Sahabi Abdullah ibn-i Büsr radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, babama misafir oldu. Ona yemek ve tulum içinde süt takdim ettik. Onlardan yiyip içti. Sonra hurma getirildi. Ondan yiyor ve birleştirdiği şehadet parmağı ile (orta) büyük parmağı arasında çekirdekleri atıyordu. Sonra bir meşrubat (içecek) getirildi. Ondan içti ve sağ tarafındakine verdi. Babam:
- Bize dua et, dedi.

Allahümme bârik lehüm fimâ razaktehüm vağfir lehüm verham-hüm.
"(Allahım! onlara verdiğin rızkı bereketlendir. Onları affet ve onlara merhamet et] diyerek dua etti."
Salih bir isnadla Enes radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, Sa'd ibn-i übade(nin evine) geldi. Sa'd (ona) ekmek ve zeytin yağı takdim etti. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, yedi sonra:



Eftara ındekümüs sâimûne ve ekele ta'âmekümül ebrâru ve sallet aleykümül melâiketü.

"(Oruçlular, sizde iftar ettiler, iyi kimseler, yemeğinizi yediler ve melekler, size istiğfar ettiler] dedi."(32>
Abdullah ibn-i Zübeyr radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem Sa'd ibn-i Muaz'da iftar etti ve: "Sizde oruçlular oruçlarını açtılar..." dedi."<33> Ben de: Bu iki hadis, Sa'd ibn-i (Jbade ve Sa'd ibn-i Muaz ile ilgili olarak cereyan eden iki ayrı hadisenin ifadeleridir, derim.
Bir adamdan, Cabir radıyallahu anh'ın şöyle dediğini rivayet ettik: "Ebu Heysem ibn-i Teyhan, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem için bir yemek hazırlayarak onu ve ashabını davet etti. Yemekten çekilince Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, ashabına:
- Kardeşinize karşılık veriniz, buyurdu:
- Ya Rasulallah! Bu nasıl olur? dediler. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
- Bir adamın evine girdikleri, yemeğini yedikleri ve suyunu içtikleri zaman misafirlerin, kendisine dua etmeleri ona karşılık vermeleridir, buyurdu."*3*)

İNSANIN, KENDİSİNE SU SÜT VE BENZERİ BİR ŞEY İÇİRENE EDECEĞİ DUALAR

Mikdad radıyallahu anh'den uzun ve meşhur olan hadisinde şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, başını
semaya doğru kaldırdı ve: Allahümmeat'ım men et'amenî veskı men sekaanî.
"[Allahım! Bana yediren kimseye yedir ve bana içirene içir]" dedi.<35>
Amr ibn-i Hamık radıyallahu anh'den rivayetimize göre, "Kendisi, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'e süt içirdi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
vAllahümme emtihü bişebâbih. "[Allahım! Onu gen çliğinden faydalandır]" diyerek dua etti. Bu duanın bereketiyle, o •tksen yaşlarına vardığı halde kendinde beyaz bir kıl görmedi."*36)
Amr ibn-i Ahtab radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem su istedi. Ona tahta kadehte %u getirdim. İçinde bir kıl vardı, onu da çıkardım. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem: ÜJ^İJİ Allahümme cemmilhü. "[Allahım! O'nu güzelleştir]" diyerek dua etti." Ravi: "Doksan üç yaşında iken Amr'ı saçı, sakalı siyah olarak gördüm" dedi."<37)
MİSAFİR BESLEYENE DUA ETMEK VE ONU TEŞVİK ETMEK HAKKINDA
Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'e, misafir etmesi için bir adam geldi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in yanında onu ağırlayacak bir şey yoktu. Onun için (ashabına):
- Bunu misafirliğe kabul edecek birisi yok mu? Allah ona merhamet etsin, buyurdu. Ensar'dan bir adam kalktı ve onu aldı, götürdü.. .
MİSAFİRİNE İKRAM EDEN KİMSEYİ ÖVMEK HAKKINDA

Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem'e bir adam geldi. Yorgun ve aç olduğunu söyledi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, bir hanımına haber önderdi. O: "Seni hak ile gönderen (Allah) a yemin ederim, yanımda sudan başka bir şey yoktur." diye cevap verdi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, bir başka hanımına haber gönderdi. O da aynı şeyi söyledi ve bundan sonra haber gönderdiği bütün hanımları aynı cevabı verdiler. Bunun üzerine Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem (ashabına):
- Bunu bu gece kim ağırlayacak? Allah ona merhamet etsin, dedi. Ensardan bir adam kalktı ve:
- Ben Ya Rasulallah! dedi. Sonra misafiri alıp evine gitti. Karısına:
- Bir şey var mı? diye sordu. Karısı:
- Hayır. Çocukların yiyeceğinden fazla bir şey yoktur, dedi. Adam:
- Çocukları oyalayıp uyut, sonra o yemeğe başlayınca bizim de yediğimizi ona vehmettirmek için kalk, ışığı söndür, dedi. Onlar böyle oturdular ve misafir yedi. Adam ertesi sabah kendisine gidince Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem ona:
- Allah, bu gece misafirinize yaptığınızdan hoşlandı ve: "Kendileri zaruret içinde olsalar bile onlan kendilerinden önce tutar ve kendi nefislerine tercih ederler"^39) ayetini indirdi, buyurdu."(40>
Ben derim ki, bu hadis, çocukların zaruret derecesinde yemeğe muhtaç olmadıktan manasında kabul edilir. Çünkü, genel olarak çocuklar tok da olsalar birinin yemek yediğini görünce kendileri de yemek isterler. Koca ve karının yaptıkları ise, muhtaç oldukları yemeği misafire yedirerek onu kendi nefislerine tercih etmelerindendir. Allah daha iyi bilir.

İNSANIN, MİSAFİRİNİ HOŞ KARŞILAMASI, KENDİSİNE MİSAFİR OLDÜGÜ İÇİN SEVİNMESİ VE ONA Bü İMKANI VERDİĞİ İÇİN ALLAH TE-ÂLÂ'YA HAMD VE SENA ETMESİNİN MÜSTEHAB OLDUĞU HAKKINDA

Bir çok yollarla Ebu Hüreyre ve Ebu Şurayh radıyallahu anhü-ma'dan rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden, misafirine ikram etsin.'
Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den şöyle dediğini rivayet ettik: "Bir defasında Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem, evden çıktı. Ummadığı bu vakitte Ebu Bekir ve Ömer radıyallahu anhüma'yı gördü. Onlara:
- Sizi evinizden çıkaran nedir? diye sordu.
- Açlık Ya Rasulallah! dediler. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
- Varlığım elinde olan (Allah)a yemin ederim, beni çıkaran da, bu sizi çıkarandır, benimle gelin! dedi. Ensar'dan birine geldiler. Kendisi evde yoktu. Karısı onları görünce:
- Merhaba ve ehlen (hoş geldiniz) dedi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem:
- Filan nerde? dedi. Kadın:
- Bize tatlı su getirmeye gitti, dedi. Bu sırada Ensarî olan zat geldi. Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem ve iki arkadaşına bakarak:
- Allah'a hamd olsun. Bugün, misafirleri benimkinden daha kıymetli olan kimse yoktur, dedi..."<42)

YEMEKTEN ÇEKİLDİKTEN SONRA SÖYLENECEKLER


Aişe radıyallahu anha'dan rivayetimize göre, Rasulüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Yediğinizi Allah Teâlâ'yı zikrederek ve namaz kılarak eritiniz ve yediğiniz gibi uyumayınız. Aksi takdirde kalbleriniz katılaşır. "

Yorum Yaz                                                                                                                                              Şifalı Dualar Yukarı..

 
 
 
 
 

YORUMLARINIZ

hadisler için Allah ebeden razı olsun.ayetlerin sure adını ve ayet numarasını verirseniz daha çok istifade ederiz inşaallah.hadisleri cemaatada okumak istiyorum.hadislerin kaynağınıda bildirmem gerekiyor.Allah hayırlı hizmetlerinizi devam ettirsin inşaAllah.

Ekleyen:serap uçar | 25:03:11

Selam

S.A elvela bu güzel siteyi yapanada emeği geçenden'de ALLAH'razı olsn devamını dilerim

Ekleyen:Ercan | 24:03:11

baş ağrısı

allahın selam ve bereketi üzerinze olsun

Ekleyen:murat koç | 24:03:11

hastalıgım için

sayın hocam nete gezinirken buldum sizin sitenizi .çok begendim biraz okumaya çalıştım bu kitabınız satılıyomu milmiyorum da.hocam benim sürekli okunmam lazım bunu biliyorum his ediyorum ve nasıl yapıcamıda bilmiyorum çok zor durumdayım bunuda biliyorum .sitenie girdim okudum duvaları inanın içim açıldı ALLAH RAZI OLSUNKİ SİZDEN DERİM BEN

Ekleyen:inci göker | 24:03:11

1 ay önce okumuştum gerçekten işe yarıyomuş

Ekleyen:deniz sarı mehmet | 17:03:11

1 [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31]

   

Yorum Ekle
















 
     
   
YORUMLARINIZ YÖNETİCİMİZ TARAFINDAN ONAYLANDIKTAN SONRA YAYINLANACAKTIR...

Etiketler:şifalı dualar, şifa duaları, şifa duası, sifali dualar, güzel dualar, etkili dualar, tesirli dualar
 

Müşteri Hizmetleri | Garanti ve İade Şartları | Teslimat Şartları | Gizlilik Taahhüdü ve Güvenlik Politikası | İletişim | Ana Sayfa

                                                                                                                                                                                     Copyright © 2009 Şifa Market | www.sifamarket.com
                                                                                                                                                                                                                                      0224 224 55 92 (pbx)