Hastalık, sıkıntı ve dertlerden "dua"
ile kurtulmak için,
Şifalı Dualar
bölümümüzde, çeşitli kaynaklardan derlediğimiz en etkili duaları
bir araya topladık.Bu
güzel dualar ile tüm
sıkıntılarınıza şifa bulmanız dileğiyle. “Cenâb-ı
Hak, duada fazla ısrar edenleri sever.”
Hz.Muhammed (S.A.V)
Bir cuma günü bu sureyi yazıp, üzerinde
taşıyan kimse her türlü felakete karşı kendisini himaye altına almış
olur.Bu sure hamile
bir kadın için yazılır ve bu yazım işi
arabir ayın ilk günlerinde
gerçekleştirilirse, doğacak çocuk zeki ve gürbüz olur.
Etiketler:şifalı
dualar,
şifa duaları, şifa duası,
sifali dualar, güzel dualar, etkili dualar,
tesirli dualar
Resulü Ekrem Aleyhisselam Efendimiz A'raf
suresini akşam namazında ikiye taksim ederek okurlardı."Rüyasında Sure-i
Araf'ı okuyana Allah tarafından bütün ilimler *Bu sure dünya ve ahiret
saadetini elde etmek için çokça okunmalıdır.
ıymi
min şerri ırkın ne'ârin ve min şerri harrin nâr.'
Peygamber Efendimiz çeşitli ağrılara ve sıtmaya karşı manevi tedavi
olarak bu duayı öğretirlerdi
'Rabbünallâhüllezî
fıs semai tekaddesesmüke, emruke fıs semai vel ardı kemâ rahmetüke fıs
semâ' fec'al rahmeteke fil ardığfir lenâ havbenâ ve hatâya n â ente
rabbüt tayyibine enzil rahmeten min rahmetike ve şifâen min şifâike alâ
hâzel veceı.
Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu:
"Sizden birine herhangi bir kimse veya kardeşi bir ağrıdan ötürü
şikayette bulunursa, bu duayı onun üzerine okusun, şifa bulur."
Etiketler:şifalı dualar,
şifa duaları, şifa duası,
sifali dualar, güzel dualar, etkili dualar,
tesirli dualar
Allâhümme a'tınî kitabî bi yemînî ve hâsibnî
hısâben yesîrâ.
Manası: Ey Allah'ım, amel defterimi sağımdan ver ve
hesabımı kolay eyle. * Sol kol yıkanırken: Allâhümme lâ tü'tınî kitabî bi şimalî ve lâ min
verâi zahrî. Manası: Ey Allah'ım, amel defterimi solumdan ve
arkamdan verme.
Başa mesh ederken:Allâhümme harrim şa'rî ve
beşerî alen nâr, ve ezıllenî tahte arşike yevme lâ zille illâ zıllük. Manası: Allah'ım, kıllarımı ve derimi cehenneme haram
kıl. Arşının gölgesinden başka gölge bulunmayan kıyamet gününde beni
Arşının gölgesinde gölgelendir.
Kulaklara mesh verilirken:
Allâhümmec'alnî minellezîne yestemiûnel kavle fe
yettebiûne ahseneh. Manası: Ey Allah'ım, sözü işitip de sözün en doğrusuna
tabi olanlardan eyle.
Ayaklar yıkanırken: Allâhümme sebbit kademeyye ales sırat.
Manası: Ey Allah'ım, ayaklarımı Sırat üstünden kaydırma.
Adem (a.s.) cennetten
çıkarılınca Rabbine şu şekilde duada bulundu:
Rabbena zalemnâ enfüsenâ ve in lem tağfir lenâ ve terhanınâ le
nekûnenne minel hâsiriyn.
"Ey Rabbimiz! Yazık ettik, bizi bağışlamaz, bizi esirgemezsen herhalde
maddi ve manevi en büyük zarara uğrayanlardan olacağız."
Allah Teala onun duasını kabul etti ve şöyle buyurdu:
"Adem Rabbinden kelimeler belleyip aldı. Ona yalvardı. O da tevbesini
kabul etti. "
"Sonra Rabbi yine onu (Adem'i) seçti de tevbesini kabul etti, ona doğru
yolu gösterdi. "
Bismillâhirrahmânirrahım.
Vel âdiyâti dabhâ. Fel mûriyâti kadhâ. Fel müğıyrâti subhâ. Fe eserne
bihî nak'â. Fe vesatne bihî cem'â. İnnel insâne li rabbihî lekenûd. Ve
innehû alâ zâlike le şehiyd. Ve innehû li hubbil hayri le şediyd. E fe
lâ ya'lemü izâ bu'sira mâ fil kubur. Ve hussıle mâ fıs sudur. İnne
rabbehüm bihim yevmeizin le habiyr.
Manası:
Andolsun o harıl harıl gazâ yolunda koşan atlara, o tırnakları ile
çakarak ateş çıkaranlara, sabahleyin baskın yapanlara, derken orada
ayakları ile toz koparanlara, kopardığı tozla bir topluluğun düşmanının
ortasına girenlere yani atlara ki, muhakkak insan Rabbine karşı çok
nankördür. Hiç şüphesiz Allah Teala buna hakkıyla şahiddir. Gerçek o,
insan mal sevgisinden dolayı pek katıdır. Hâlâ o, hakikati görüp
bilmeyecek mi, kabirlerin içindekiler eşilip çıkarıldığı zaman, göklerde
ne varsa onlar da derlenip toparlandığı zaman hakikat, o gün Rabbleri
onların her halinden elbette tamamıyla haberdardır. Fazileti:
* Resulü Ekrem (s.a.v.) buyurmuştur: "İzâ zülzilet... Kur'an'ın yarısına
muâdildir. Vel fıdiyât... Kur'an'ın yarısına denktir."
Kim bu mübarek sure-i celileyi yazar da üzerinde-taşırsa, Cenabı Ecelli
Alâ o kimseyi korktuklarından emin kılar, rızkı da kendisine kolaylıkla
verilir.
Her gün bu sureyi (3) üç defa okuyan nazardan korunur.br>
"Bu mübarek sure tekrar tekrar okunup ihtiva ettiği mesajlar ciddi bir
biçimde düşünülmelidir.
Rüyada ahireti
görmek isteyen kimse taze bir abdest alır. Yatsıdan sonra iki rekat
istihare namazı kılarak şöyle dua eder:
"Ya Rabbi! Bana ahireti göster, ölülerimi benimle konuştur. Kabir
aleminde kendi halim nasıldır ve benim müslümanlığımın derecesi nedir?
Bana göster, Allah'ım." diye dua eder.
Cenabı Hakk böyle dua edenlerin dualarını boşa çıkarmaz, ahiret alemini
gösterir. Buna istihare denir. İstihare; her şeyin hayırlısını Allah'tan
sormak ve istemektir. Bu ise kuvvetli bir sünnettir.
Allah'ın Rasulü bir hadisi şeriflerinde şöyle
buyuruyor:
"Bir kimse el-Ahkaf suresini baştan sona kadar okursa, Cenabı Hak o
kimseye dünyada olan bütün varlıkların adedinin on misli sevap verir.
Ayrıca on misli kadar günahını bağışlar. On misli kadar da derecesini
yükseltir."
* Bir kimse bu sureyi bir kağıt üzerine yazıp, sağlam bir sargı
içerisine aldıktan sonra boğazına takarsa, cinnilerin şerrine karşı
korunmuş olur. Gerek uykuda iken, gerekse uyanık bulunurken her şeye
karşı himaye altında bulunur. Bir kimse, bu surenin yazılmışını başına
giydiği şeyin altına koyup, başında taşırsa, Cenabı Hakk o kimseyi
hırsız, dolandırıcı ve bunlara benzer sahte insanların şerrinden korur.
Bu kimse böyle yapmakla kendisini hem insanlara hem de cinnilere karşı
himaye altında bulundurur.
şifalı
dualar,
şifa duaları, şifa duası,
sifali dualar, güzel dualar, etkili dualar,
tesirli dualar
Resulü Ekrem (s.a.v.) buyurdu:
"Her kim akşam namazından sonra günahı icap ettirir bir kelime
konuşmadan altı rekat namaz evvabin kılarsa, Allah katında on iki
senelik ibadet yerine geçer."
Diğer rivayette:
"Günahı denizlerin köpüğü kadar olsa affolunur."
ALLAHU TEALANIN DUA ETMEMİZİ
EMRETTİĞİ AYETİ KERİME
"Rabbinize yalvararak ve gizlice dua edin. Çünkü
Allah Teala haddi aşanları sevmez."
"Korku ve ümit halinde Rabbinize dua ediniz. Şüphesiz ki, muhsinlere
Allah'ın rahmeti yakındır."
"Çaresiz kalan kimse dua ettiği vakit onun duasını kabul eden, feryada
geldiği belayı gideren ve sizi yeryüzünde her şeye hakim kılan kimdir?
Allah ile beraber başka bir ilah var mıdır? Siz ne kadar az
düşünüyorsunuz?" "Habibim! Kullarım sana benden sorarlarsa
muhakkak ki ben çok yakınımdır. Bana duada bulunanların duasını kabul
ederim."
* Hadis-i kudside Allah Teala buyuruyor: "Bana dua etmeyene gazab
ederim." "Kulum beni nasıl tanırsa ona öyle muamele
ederim. Kulum bana dua edince onunla beraberim,"
Bismillâhirrahmânirrahıym.
Âmener rasûlü bi mâ ünzile ileyhi min rabbihî vel mü'minûn. Küllün âmene
billahi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusülih. Lâ nüferriku beyne ehadin
min rusülih. Ve kâlû semı'nâ ve eta'nâ ğufrâneke rabbenâ ve ileykel
masıyr. Lâ yükellifullâhü nefsen illâ vüs'ahâ, lehâ mâ kesebet ve aleyhâ
mektesebet. Rabbenâ lâ tüâhıznâ in nesiynâ ev ahta'nâ. Rabbenâ ve lâ
tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alelleziyne min kablinâ. Rabbenâ ve
lâ tühammilnâ mâ lâ takate lenâ bih, va'fü annâ, vağfir lenâ, verhamnâ.
Ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfiriyn.
Manası:
O Peygamber de kendisine Rabbinden indirilene iman etti. Mü'minler de
(onlardan) her biri Allah'a, O'nun meleklerine, kitaplarına,
peygamberlerine inandı. "O'nun (Allah'ın) peygamberlerinden hiçbirini
diğerlerinin arasından ayırmayız (hepsine inanırız), dinledik (kabul
ettik; emrine) itaat ettik. Ey Rabbimiz, mağfiretini (isteriz). Son
varışımız ancak Sana'dır." dediler. Allah hiç kimseye gücünün
yeteceğinden başkasını yüklemez. Herkesin kazandığı hayır kendi
faydasına, yaptığı şer kendi zararınadır. "Ey Rabbimiz, unuttuk, yahut
yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme. Ey Rabbimiz, bizden evvelki
ümmetlere yüklediğin gibi üstümüze ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz,
takat getiremeyeceğimizi bize taşıtma. Bizden sadır olan günahları sil,
bağışla. Bizi yarlığa, bizi esirge. Sen Mevlamız'sın bizim. Artık
kafirler güruhuna karşı da bize yardım et.
Fazileti:
Bu ayet-i kerimeler hakkında Resulü Ekrem (s.a.v.) buyuruyor ki:
"Allah Teala cennet hazinelerinden olan iki ayeti bana indirdi. Allah
(c.c.) mahlukatı yaratmazdan ikibin sene evvel o iki ayeti kudret eli
ile yazdı. Kim o iki ayeti yatsıdan sonra okursa gece ibadetinden ona
kafi gelir."
"Kim Sure-i Bakara'nın son iki ayetini geceleyin okursa, onlar ona gece
namazı kılmak yerine kifayet eder."
"Cenabı Ecelli Ala, Sure-i Bakara'yı iki ayetle bitirdi ve bunları bana
arşın altındaki bir hazineden verdi. Bunları öğreniniz. Kadınlarınıza,
oğullarınıza öğretiniz. Çünkü bunlar hem salattır, hem Kur'an'dır."
"Sure-i Bakara'nın sonundaki ayetler bana arşın altındaki hazinelerden
verildi. Onlar benden evvel hiçbir nebiye verilmemişti. "
* Bu ayet-i kerimelerin okunmasına gerek gece ve gerek gündüz olsun,
devam edilmelidir.başkaları konuşamazlar. O da doğruyu söyler.
İşte bu, hak gündür. Artık dileyen Rabbıne doğru bir yol edinir.Biz,
sizi yakın bir azabla uyardık. O gün, kişi ellerininsunduğuna bakacak. Ve kafir: "Keski ben toprak
olsaydım." diyecektir.
Bu sure, Mekke döneminde inmiştir. Kırk ayettir. Nebe'haber demektir.
Sure kıyamet haberlerini ihtiva ettiği için bu ad verilmiştir.
Rahman ve Rahıym olan Allah'ın adıyla...
Birbirlerini hangi şeyden koruyorlar?
Büyük haberden mi?
Ki onlar onda ayrılığa düşmüşlerdir. (Kimiona inanmış, kimi de
inanmamıştır.)
Hayır! Anlayacaklar!
Yine hayır, onlar gerçeği anlayacaklar!
Biz, yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?
Dağları da birer kazık.
Ve sizi çift çift yarattık.
Uykunuzu dinlenme kıldık.
Geceyi bir örtü kıldık.
Gündüzü geçimlik kazanma vakti kıldık.
Üstünüzde yedi sağlam gök bina ettik.
Pırıl pırıl parlayan bir kandil astık.
Sıkışan bulutlardan şarıl şakıl su indirdik.
Ki onlarla bitkiler ve taneler çıkaralım,
Ve sarmaş dolaş bahçeler yetiştirelim,
Muhakkak ki hüküm günü, belirlenmiş bir
vakittir.
O gün sura üflenir, bölük bölük gelirsiniz.
Gök açılmış, kapı kapı olmuştur.
Dağlar yürütülür, serap haline gelir.
Şüphesiz ki cehennem, bir gözetleme yeridir.
Azgınların varacağı yerdir.
Orada çağlar boyu kalacaklardır.
Orada ne bir serinlik, ne de içecek bir şey tatmazlar.
Sadece kaynar su ve irin içerler.
Yaptıklarına uygun bir ceza olarak.
Çünkü onlar bir hesap günü olduğunu ummuyorlardı.
Bizim ayetlerimizi yalanladıkça
yalanlamışlardı.
Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.
Şimdi azabı tadın. Artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız.
Şüphesiz ki Allah'ın yasak kıldığı şeylerden sakınanlar için kurtuluş
vardır.
Bahçeler ve bağlar;
Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar;
Ve dolu kâseler vardır.
Orada yalan ve boş söz işitmezler.
Rabbından bir mükafat ve bağış olarak;
Göklerin, yerin ve ikisi arasında
bulunanların Rabbi Rahmân'dan ki, O'na hitapta
bulunmaya kimse muktedir olamaz.
O gün, Ruh ve melekler saf halinde
duracaklardır. Rahmân'ın izin verdiklerinden
başkaları konuşamazlar. O da doğruyu söyler.
İşte bu, hak gündür. Artık dileyen Rabbına doğru bir yol edinir.
Biz, sizi yakın bir azabla uyardık. O gün, kişi ellerinin sunduğuna
bakacak. Ve kafir: "Keski ben toprak olsaydım." diyecektir
Peygamberimiz (s.a.v.) bu surenin
fazileti hakkında şöyle buyuruyorlar:
"İkindi namazından sonra bu sureyi okuyan kimsenin Allah (c.c.) azabım
hafifletir." "Nebe' suresini baştan sona kadar okuyan
kimseye Cenabı Hakk cennette şarâb-ı tahûr (cennet şarabı) ikram
edecektir."
Bu sureyi herhangi bir şeyin üzerine okuyup, o şeyi bir yere emanet
etmek, çalınıp kaybolmaması için her şeye kafidir.
Her sıkıntının yok olması için bu sure okunmalıdır. Neticede ferahlık
görülecektir.
Etiketler:şifalı dualar,
şifa duaları, şifa duası,
sifali dualar, güzel dualar,
etkili dualar,
tesirli dualar,en güzel dualar
Resulü Ekrem şöyle buyurmuşlardır:
"Ana ve babasına karşı gelen evlada, Allah tarafından şöyle nida edilir:
"Sen dilediğin kadar ibadet yap. Onlara asi olduğun müddetçe ben seni
katiyyen affetmiyeceğim."
Baba ve anasına iyilik edip onların rızasını alana da, Allah Teala şöyle
nida eder:
"Sen de istediğini yap. Değil mi ki sen onlara iyilikte bulunuyorsun.
Ben de seni affedeceğim."
Hazreti Peygamber buyuruyor: "Kur'an'ı okuyup da onunla amel etmeyen,
onu okumamış sayılır, ana ve babasına sert gözle bakan onlara iyilik
yapmamış olur. İşte ne benim, ne de onların birbirimizle hiç alakası
yoktur."
Yine Efendimiz Aleyhisselam buyurdu:
"Ana babasına iyilik eden kimse istediğini yapsın, katiyyen cehenneme
girmeyecektir. Onlara isyan eden de istediği kadar ibadet yapsın. O da
cennete girmeyecektir."
Efendimiz (s.a.v.) buyurdu:
"Hiç bir evlad yoktur ki, babasına merhamet ile baksın da Allah Teala
onun her bakışına karşılık, kabul olunmuş bir hac sevabı vermesin."
Bunun üzerine Efendimiz'e sordular:
"Her gün yüz defa baksa da mı?"
"Evet, Allah daha çoğunu ve güzelini vermeye kadirdir."
Efendimiz buyurdu:
"Baba ve anasının kabrini ziyaret eden kimseye Allah Teala kabul olunmuş
bir hac sevabı verir. Ana ve babasının kabirlerini çok ziyaret edenlerin
kabirlerini de, melekler ziyaret ederler."
Efendimizin şu hadisini iyi dinle kardeşim! "Baba ve anasına karşı
gelene Allah lanet etsin."
Başka bir hadiste de Efendimiz şöyle buyurdu: "Baba ve anasına duada
bulunmayanın rızkı kesilir."
Bir gün Cebrail Aleyhisselam, Efendimiz
Aleyhisselam'ın huzuruna gelmişti. Hazreti Peygamber (s.a.v.) onun
yüzünde tebessümlü ve müjdeleyici bir hal
görmüştü. Daha önce onu böyle hiç görmemişti.
Cebrail Aleyhisselam:
Ya Muhammed, Allah'ın selamı üzerine olsun, dedi. Hazreti Peygamber
(s.a.v.)
Ey Cebrail! Allah'ın selamı senin de üzerine olsun, karşılığını verince
Cebrail (a.s.):
Ya Muhammed! Allah beni sana öyle büyük bir hediye ile gönderdi ki,
senden önce bu hediye kimseye gönderilmedi. Bu ancak sana ikram edildi,
dedi. Efendimiz (s.a.v.):
- Nedir o hediye, ey Cebrail? diye sordu. Cebrail (a.s.):
- Sana gönderilen o hediyeler, Arş-ı A'zam'ın hazinelerindendir. Ey
Allah'ın Resulü! Sen de onları oku! buyurdu.
Dua budur: Yà men azheral cernile ve seteral kabiyha yà men
lem ytiàhiz bil ceri reti ve lem yehtukìs setra, yà aziymel afvi, yà
husnet teca viizi, yà vàsial magfirati ve yà bàsital yedeyni bir rahmeh,
yà mìintehà kulli sekvà ve yà sàhibe kulli necvà, yà kerìmes safhi ve yà
aziymel menni ve yà mubdien niami kablestihkàkihà, yà rabbàhu ve yà
seyyidàhu ve yà emelàhu ve yà gàyete ragbetàhu, es'eluke en là tesviye
halkì bin nàr. Allâhümme innî estevdiuke dînî fahfazhü aleyye fi hayatî
ve ba'de vefatı. Allâhümme innî üceddidül îmâne tecdîden bi kavli lâ
ilahe illallah, muhammedün resûlüllâh.
"Bu duayı sabah-akşam okuyanlar son nefeslerinde imanlarını şeytanın
şerrinden korumuş olurlar."
Etiketler:şifalı dualar,
şifa duaları, şifa duası,
sifali dualar, güzel dualar, etkili dualar,
tesirli dualar
Ca'fer el-Huldî
(rahimehullah)'dan: Ebul Hasan'a veda ederken dedim ki:
Bana bir azık ver!
- Bir şey kaybettiğin zaman yahut birisiyle buluşmak istediğinde şöyle
dua et:
Rabbim, kalbime genişlik ver, işimi kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz ki
sözümü iyice anlıyabilsinler. Kalemi ele alınca şu dua okunur:
Yâ hayyü yâ kayyûmü bi rahmetike esteğıysü.
Manası: Ey Hayy ve Kayyûm yüce Rabbim! Rahmetinle
Sen'den yardım istiyorum. Girdiğim bu imtihanda beni muvaffak eyle.
İmtihana girerken Allah'a güvenip, bu dualar samimiyetle okunursa,
Allah'ın izni ile muvaffakiyet elde edilir.
Lâ ilahe illallâhü vahdehû
lâ şeriyke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü bi yedihil hay ru ve hüve alâ
külli şey'in kadiyr.
Manası: Bir olan şeriki bulunmayan Allah'tan başka
hiçbir ilah yoktur. Mülk O'nun, hamd O'na mahsustur. Hayr O'nunyed-i
kudretindedir.
Her şeye gücü yetendir.
* Arefe günü yüz defa ihlas suresi ve yüz defa salavat-ı şerife ile
birlikte bu dua okunursa Cenabı Hakk meleklerine şöyle buyurur:
"Ey meleklerim, bu kulum beni zikretti, ihlası okudu. Ondan sonra da
Peygamberime salavat-ı şerife getirdi. Ben bu kuluma ne iyilik yapsam
azdır. Hatta bu kulum hacları kabul olunmayanlar için "ya Rabbi,
haclarını kabul buyur." dese onu da kabul ederim."
Yukarıda söylenen şeyleri arefe günü sabahleyin erkenden okumalıdır.
Aksi halde şeytan unutturup insanın okumasına mani olur.
Bismillâhirrahmânirrahıym.
Kulhüvallâhü ehad. Allâhüs samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekûn
lehû küfüven ehad. Lâ ilahe i Ha İlâ hü vahdehû lâ şeriy ke leh, lehül
mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadiyr. Allâhümme salli
alâ muhammedin ve enzilhül muk'adel mükarrabe ındeke yevmel kıyâmeh
(100 defa)Cenabı Peygamber Efendimiz bunların fazileti hakkında:
"Her kim arefe günleri bunları yapacak olursa Cenabı Hakk meleklerine:
"Ey meleklerim, benim kulumun yaptığı bu ibadetine karşılık olarak ne
yapsam azdır. Bu kulum, haclan kabul olunmayanlar hakkında: "Ya Rabbi
onların haclannı kabul et." dese, onu da kabul ederim, buyurmuştur."
Bismillâhirrahmânirrahıym.
Vel asr. İnnel insâne le fî husr. İllelleziyne âmenû ve amilüs sâlihâti
ve tevâsav bil hakkı ve tevâsav bis sabr.
Manası:
Andolsun asra ki, muhakkak insan kat'i bir ziyandadır. Ancak iman
edenlerle güzel, güzel amel ve hareketlerde bulunanlar, bir de birbirine
hakkı tavsiye, sabrı tavsiye edenler böyle değil. Onlar ziyandan
müstesnadır.
* Sevgili Peygamberimiz'in ashabından iki zat birbirlerine kavuşunca,
biri diğerine Asr suresini okumadan ve sonra da selam vermeden
ayrılmazlardı.
* Şiddetli ateş yapan bir hastalığa yakalanan
kimseye Asr suresi okunursa, şifa bulur. Bir kimse bu sureyi dört ayrı
kağıda yazıp, her birisini korunmasını istediği yerin dört ayrı köşesine
yerleştirirse, Cenabı Hakk o yeri her türlü felakete karşı himaye eder.
Allâhümme ehillehû aleynâ
bil emni vel îmâni ves selâmeti vel islâm. Rabbî ve rabbükellâhü hilâle
ruşdin ve hayr.
Manası: Allah'ım! Doğan bu hilali bizlere hayırlı,
bereketli, imanımızı ve ibadetimizi devamlı ve selamette kıl. Ey hilal!
Senin de benim de Rabbimiz Allah'tır. Hayırlı ve uğurlu ol.
"Şerri giderip matluba vâsıl olmaktan aciz
kalırsanız, Ayet'el-Kürsi'yi okumaya devam ediniz." İmam-ı Bûni diyor
ki:
"Aklın ve fehmin ziyadeleşmesi için Ayet'el-Kürsi suya (50) defa
okunarak içilirse, Allah Teala aklı ve fehmi ziyadeleştirir."
Resulü Ekrem buyuruyorlar Manası:
*O'ndan başka ilah olmayan Allah, Hayy ve Kayyûm'dur. Ezeli ve ebedidir.
O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde olan şeyler O'nundur.
İzni olmaksızın O'nun yanında şefaat eden yoktur. Halkın önünde ve
arkasında olanı (istikbal ve maziyi) bilir. İnsanlar O'nun ilminden,
O'nun istediğinden başkasını ihata etmezler. Kürsi'si semaları ve yeri
içine alır. Onların hıfzı O'nu yormaz. O, pek yüksek ve pek büyüktür.
İmam-ı Gazâlî,
İmam-ı Kuteybe'den, o da Benî Ka'b'dan bir kişiden hikaye eder, der ki:
Hurma satmak için Basra'da bir yere gittim. Kiralamak için bir ev
buldum. İçerisinde örümcekler yuva yapmıştı. Bu evi sahibinden kiralamak
için istedim. Evin sahibi, bu evde ifrit denilen kafir bircinni vardır.
Her gireni helak eder ve öldürür, dedi. Nihayet Allah (c.c.) beni o
cinniden muhafaza eder dedim. Evi kiraladım.
Gece oldu, bir de baktım ki, simsiyah ateş gibi bir mahluk üzerime doğru
gelmeye başladı. Ben de Ayet'el-Küsi'yi okumaya başladım. Ben okudukça,
o da benimle birlikte kelime kelime okuyordu. Ben (ve lâ yeûdühû
hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azıym) dedim.
Benimle birlikte okuyamadı. Ben bu kelimelere devam ettim. O karanlık ve
cinni yok oldu. Ben de bir köşede uyudum. Sabahleyin baktım ki cinninin
olduğu yerde, yanmış parça ve küller... O vakit kulağıma gaibden bir ses
geldi. Dedi ki: "Sen büyük bir cinni kafiri yaktın. " Ne ile yaktığımı
sorduğumda (ve lâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel
aliyyül azıym.) tekrar tekrar okumakla cinni kafirini yaktın.
Şeyhü'l-Ekber, Arif-i billâh, Muhyiddin Arabî (k.s.)
Ayet'el-Kürsi'nin esrarı hakkında şöyle buyurmuşlardır:
"Her kim Ayet'el-Kürsi'yi gece ve gündüz içerisinde bin defa okur ve
buna kırk gün devam ederse (ara vermeden) Allah'a yemin ederim, Allah'a
yemin ederim, Büyük Allah'a yemin ederim, Kur'an-ı Azimüşşan'a yemin
ederim, Keriym olan Resulü'ne yemin ederim ki, o kimsenin ruhaniyeti
inkişaf edip kalb gözü açılır. Melekler o kimseyi ziyaret etmeye
gelirler. O kimsenin her muradı hasıl olur."
Hacı Osman Efendi (rahmetüllâhi aleyh) Hazretleri hayatta iken bazı
kimselere bu evradı vermişlerdi. Hakikaten halisane okuyanların kalb
gözleri açılmıştır. Ben kendilerine dedim ki: "Bunların kalb gözleri
açılır mı?" Cevaben Hacı Osman Efendi Hazretleri: "Muhyiddin Arabi
Hazretleri yalan söyler mi? İşte bunu o söylüyor." demişlerdi.
* Ayet'el-Kürsi'nin esrarı hakkında bazı veli ve alimlerin sözleri
şunlardır:
Muhyiddin Arabi, Sa'düddiyn Teftazânî, İmam-ı Bûnî demişlerdir ki:
" Bir kimse Ayet'el-Kürsi'yi harflerinin adedi kadar (170) defa veya
mürsellerin (salevâtüllâhi aleyhim) adedi kadar (313) defa okursa, o
kişiye göklerde ve yerdeki mahlukatın cümlesi itaat edip her şeyden
muhafaza ederler. Düşmanları ne eli ve ne de dili ile hiçbir zarar ve
ziyan veremezler." buyurmuşlardır.
* Esrar-ı Müfide kitabından alınmıştır: - Bir kimse her gün
Ayet'el-Kürsi'yi on sekiz defa okursa, Allah (c.c.), o kulunun kalbini
tevhid nuruyla ihya eder. Kalbini ledünnî ve hikmet ilmi ile doldurur.
Rızkına bolluk verir. Kadrini yüce kılar. Mehabetinden herkes korkar.
Hz. Ömer (r.a.)
buyuruyor:
"Bir kimse sabahleyin yatağından kalktığında, Ayet'el-Kürsi'yi birer
defa okursa, her okuyuşunda önüne, arkasına, sağına, soluna, altına,
üstüne, içine sekizinci ile de kendini halka içine alırsa, o gün kimseye
hiç bir kimse zarar veremez. Evinin önünde kıyamet kopsa, haberi olmaz.
Maddi ve manevi ne kadar kuvvete sahip olduğunu kendisi müşahede
edecektir."
"Ayet'el-Kürsi, İsm-i Azam'dır."
* İmam-ı Ebû Yusuf, Ayet'el-Kürsi'nin esrarı hakkında (40) hadis-i şerif
toplayarak buyurmuşlardır ki:
"Bu ayet-i şerife bir çok sırları ve faydaları kendinde toplamaktadır.
Künhüne Cenab-ı Ecelli Ala'dan başka kimse vakıf olamaz..."
Yâ
mukallibel kulûbi vel ebsâr, sebbit kulûbenâ alâ diynik.
Manası: Ey kalpleri ve gözleri yed-i kudreti ile değiştiren Allah'ım!
Kalplerimizi dinin (İslam) üzere sabit kıl.
* "Peygamber Efendimiz, akşam namazının farzından sonra iki rekat sünnet
kılar ve bu duayı okurlardı."
Lâ ilahe illallâhü vahdehû lâ şerike leh, lehül
mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve alâ külli şey'in kadiyr.
Resulü Ekrem (s.a.v.) buyurdu:
"Her kim (bu zikri) akşam namazından sonra on defa okursa, Allah Teala o
kimse için silahlı melekler gönderir, onu şeytanların şerrinden sabaha
kadar korurlar. Aynı zamanda Allah Teala onun için cenneti icab ettiren
on sevap yazar, cehennemi icab ettiren on günahını affeder ve on köleyi
de hürriyete kavuşturmuş kadar ecre nail olur."
Innâ lillâhi ve innâ ileyhi
râciûn, ve innâ ilâ rabbinâ le münkalibûn. Allâhümmektübhü ındeke fil
muhsinîn, vec'al kitâbehû fi ılliyyîn, vahiüfhü fi ehlihî fil ğâbirîn,
ve lâ tahrimnâ ecrahû ve lâ teftinnâ ba'deh.
Resulü Ekrem (s.a.v.) buyurdu: "Ölüm insanı korkutur, sizden birinize
kardeşinin ölüm haberi gelirse bu duayı okusun."
Resulü Ekrem buyurdu: "Sizden
biriniz aksırdığınız vakit; "Elhamdü lillâh"
derse arkadaşı da ona "Yerhamükellâh"
-Allah sana rahmet etsin, acısın- diye mukabelede bulunsun. Aksıran da "Yehdîkümüllâhü
ve yuslihu bâleküm" -Allah Teala sizi hidayette kılsın ve
kalbinizi ıslah etsin- diye cevap versin.
Bismillâhirrahmânirrahıym.
Kulillâhümme mâlikel mülki tü'til mülke men teşâü ve tenziul mülke
mimmen teşâü ve tüızzü men teşâü ve tüzillü men teşâü bi yedikel hayr,
inneke alâ külli şey'in kadiyr.
Manası:
De ki: "Ey mülkün sahibi Allahım! Dilediğine mülk verirsin, dilediğinden
de mülkü çeker alırsın ve dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil
edersin. Hayır yalnız senin elindedir. Muhakkak ki sen her şeye
kadirsin."
Fazileti:
"Al-i İmran'daki bu ayet ism-i azamdır. Onunla dua edildiği vakit kabul
edilir."
"Bir kimse bu ayeti kerimeyi sonuna kadar okumayı adet haline getirirse,
o kimse mülk ve saltanat sahibi ise Cenabı Hakk, o kimsenin mülk ve
saltanatını her türlü tasalluttan korur. İşleri düzene girer. Mülk ve
saltanat sahibi değilse, o kimseye mülk ve saltanat verir. Verdiği o
mülk ve saltanatı da her türlü düşmanlıklardan korur."
"Al-i İmran'ı okuyan kimseye kıyamet günü Sırat üstünde, okuduğu her bir
ayetin karşılığında emniyet verilir."
"Bir kimse Al-i İmran Suresi'ni cuma günü okursa, güneş batana kadar
Allah Teala o kimseye rahmeti ile tecelli eder, melekler ise mağfiretini
isterler."
Ahmed Deyrebi Hazretleri bu ayetler hakkında şöyle
diyor: "Bu ayeti kerimeleri misk ve safrandan yapılmış mürekkeple kağıt
üzerine yazarak üzerinde taşıyan kimseden korku, endişe sıkıntı ve
üzüntü Allah'ın izni ile şifa bulur. Bu ayeti kerimelerin maddi ve
manevi hastalıkların şifası hususunda büyük tesiri vardır.
Faydalanmak isteyen kimse bu ayeti kerimeleri temiz bir kap içine
yazarak yağmur veya kaynak suyu ile kap içindeki yazıyı siler ve yedi
gün sabahları aç karnına bu sudan içer, elleri ve yüzüne bu sudan biraz
sürerek:
"Ey Rabbim! Bu ayeti kerimelerin hürmetine bana acil şifalar ihsan eyle"
diyerek ilahi divâna sığınırsa Allah'ın izni ile şifaya kavuşur."sonra,
humma ve buna benzer ateşli hastalığa yakalanmış bir kimseye içirilirse,
ateşi düşer ve hastalığı şifa bulur.
Yalnız Allah Teala'nın Zatı'na mahsus olan bu
ism-i şerif, İsm-i A'zam'dır.
Allah ismi şerifi, Kur'an'da (2360) yerde geçmektedir. Esma-i Hüsna'nın
tamamı bu ismi celilin içindedir. İsm-i celillerin sultanıdır.
Hastalıklarda:
Bu ism-i celil bir kaba (66) adet yazılır ve su ile imha edilerek
içilirse Allah'ın izni ile hasta şifaya kavuşur.
Cinnin bağlanması:
Cin musallat olan kimsenin kurtulması için Allah ism-i cehlinin
harfleri, hastanın parmaklarına yazılmalıdır.
Cinnin yakılması:
Cin musallat olan kimsenin kurtulması için Allah ism-i cehlinin harfleri
tek tek mavi bir bez üzerine yazılır. Bu bez yakılarak hastaya
koklatılırsa, hastaya musallat olan cin, yanarak helak olur. Hasta da
şifaya kavuşur.
Şeytandan korunma:
Şeytanın tasallutundan korunmak için Allah ismi bir kaba yazılır. Bu
yazı, su ile imha edilerek hastanın üzerine serpilirse şeytan helak
olur. Sara hastalığında da bu yöntem kullanılmalıdır.
"O öyle bir Allah'tır ki, O'ndan başka ibadet edilecek hiçbir ilah
yoktur. "
Sırları:
Kim her gün devamlı olarak "Yâ Allah, yâ Hû" diye (lOOO)'er defa okursa
Cenabı Hakk onu kemali yakıyn ile rızıklandırır.
***
Kim cuma namazından önce abdestli olduğu halde tenha bir yerde "Yâ
Allâhül mahmûdü fî külli fiâlih" diye (200) kere okursa umduğunu
kolaylıkla elde eder. Hekimlerin tedavisinden ümit kestikleri hastalar
okursa eceli gelmemişse şifaya kavuşurlar.
Allah
Cenabı Hakk'ın en yüce ismi olan bu mübarek isim, Allah Teala'nın Celal
ve Cemal gibi bütün isimlerini kapsamaktadır. Bu mübarek isim, ancak
Cenabı Hakk'ın Zafına mahsustur. O'ndan başka hiç bir varlık bu isimle
anılmamış ve anılamaz da. Kâmil insanlar, Cenabı Hakk'ı "Allah, Allah,
Allah..." diye bu isimle zikretmişlerdir. Çünkü bu mübarek isim, İsm-i
A'zam'dır. (99) ismi şerifin kutbu ve en büyüğüdür. "Allah" diye
zikreden, Allah'ı bütün
isimleri ile, "er-Rahmân" diye zikreden yalnız rahmet
sıfatı ile anmış olur. Diğer isimler de böyledir.
Bu mübarek ism-i şerifin özellikleri:
1. Bu mübarek ism-i şerifi insanlardan uzak bir
yerde zikretmeye abdestli olarak devam eden kula,
meleklere mahsus alemlerin kapıları açılır. Oradan
Ceberut alemini seyretmeye başlar.
Devamlı olarak "Allah, Allah..." diye zikredenin maneviyatı güçlenir,
Rabbani nurlar ile nurlanır. (lOOO)'er defa okuyan kimse yakıyn makamını
elde eder.
Cuma namazından önce sakin bir yerde oturup:
"Yâ Allah, yâ Hû" diyerek (100) defa zikreden kimse istediği şeye nail
olur. (1000) defa okuyanın imanı kuvvetlenir. Düşmanları heybetinden
yüzüne bakamazlar.
4. Bu mübarek ism-i şerif ile dua edenin duası
kabul olunur. Nefsine musallat olan şeytan yakılır.
Bütün varlıkların istifade kaynağı bu ismin sahibi Zat'ı Ecelli ve
Ala'dır. O'ndan başkası yok olmaya mahkumdur. Bize gereken ise O'ndan
başkasından yüz çevirmektir. O'ndan başkasından korkmamaktır. Çünkü O:
"Eğer mü'minseniz Benden korkun, insanlardan korkmayın " ferman-ı
ilahisinin sahibidir.
Allâhümmağfir lî verhamnî
ve elhıknî bir refîkıl a'Iâ.
Manası: Allah'ım, bana mağfiret kıl ve bana acı. Beni
arkadaşlarım olan peygamberlerin makamına ulaştır.
Hazreti Aişe (r.a.) anlatıyor:
"Resulü Ekrem ölüm anında bana dayandı, bu duayı okuyordu."
Yâ hayyü yâ kayyûmtt yâ
bediy'as semâvâti vel erdi yâ zel celâli vel ikram, yâ Allah, lâ ilahe
illâ ente es'elüke en tuhyiye kalbi bi nûri ma'rifetike yâ erhamer
râhımiyn.
Manası:
Ey ölmeyen, diri ve kayyum olan Rabbim! Ey yerleri ve gökleri en güzel
bir biçimde yoktan var eden Rabbim! Ey Celal ve ikram sahibi Rabbim! Ey
senden başka gerçek bir mabud olmayan Rabbim! Senden marifet nurunla ölü
kalbimi canlı tutmanı istiyorum. Ey merhametli olanların en
merhametlisi!
Hikmeti:
"Allah Teala, bu duayı her gün imsaktan sonra kırk defa okuyan kulunun
kalbini diri tutar. Kalbini iman nuru ile diriltir. Son nefesinde
Allah'a iman ile kavuşmasına vesile olur."
İbni Abbas (r.a.)'ın yanında birinin ayağı
uyuşmuştu, İbni Abbas (r.a.) ona: "İnsanlardan en çok sevdiğin kişiyi
düşün dedi.O adam da ''Muhammed A.S'' dedi ve ayağının uyuşukluğu geçti.
Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz buyuruyorlar: "Her
kim, evinden çıkarken Ayet'el-Kürsi'yi okursa, evine varıncaya kadar
Allah (c.c.)'ın taht-ı himayesindedir. Ayet'el-Kürsi okunan eve otuz gün
şeytanlar giremez. Kırk gün sihirbaz erkek ve kadınlar giremezler."
"Ya Ali, Ayet'el-Kürsi'yi çocuklarına, zevcelerine, komşularına öğret.
Bundan daha büyük bir ayet nazil olmadı. Bir kimse yatacağı vakit
Ayet'el-Kürsi'yi okursa, Allah (c.c.) kendi nefsini, komşusunu,
komşusunun komşusunu, evinin etrafında bulunan evleri her türlü
fenalıktan emin kılar. Sözlerin efendisi Kur'an'dır. Kur'an'ın efendisi
Sure-i Bakara'dır. Sure-i Bakara'nın efendisi Ayet'el-Kürsi'dir."
"Bir mü'min evinden çıkacağında, yahut düşmanlarından korktuğunda
veyahut yırtıcı hayvanlardan korktuğunda Ayet'el-Kürsi'yi okursa, Allah
Teala o kimseye yetmiş bin melaike gönderir. Onun için istiğfar ederler
ve korktuğu şeyden emin kılar, muhafaza ederler."
"Her kim evinden dışarıya çıktığında Ayet'el-Kürsi'yi okursa, Cenabı
Hakk o kimse için yetmiş bin melaike vazifelendirir, onun için istiğfar
ederler. Evine dönerken Ayet'el-Kürsi'yi okursa Cenabı Ecelli ve Ala o
kulundan fakirliği kaldırır."
Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri'nin öğrettiği dualar okunmazsa
insanın imanını alırlar."
"Her kim farz namazlarından sonra Ayet'el-Kürsi'yi
okursa, diğer namaza kadar Cenab-ı Ecelli ve Ala'nın taht-ı
himayesindedir."
"Her kim farz namazlarından sonra Ayet'el-Kürsi'yi okursa, ölüm
olmasaydı, doğrudan doğruya Cennete giderdi." buyurmuşlardır.
Ebû Ümâme (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulüllah (s.a.v.)
Efendimiz buyurdular ki:
"Bir mü'min, beş vakit namazın arkasından Ayet'el-Kürsi'yi okursa,
Cenab-ı Hak harp meydanında şehit olan nebilerinin canını aldığı gibi,
bu mü'minin canını da kendi yed-i kudretiyle alacaktır."
* Eğer bir kimse, Ayet'el-Kürsi'yi sabah ve akşam okumaya devam ederse
kıyamet günü melaikeler: "Yâ Rabbi, bu kulun ölmedi, biz bunu dünyada
görmedik" diyeceklerdir.
* Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyuruyor: "Yatağınıza yattığınız zaman
Kürsî ayetini
okuyunuz. Zira orada kaldığınız müddetçe koruyucunuz bizzat Allahü
Teala'dır. Sabaha kadar o yatağın çevresine şeytan yaklaşamaz.
Hazreti Ali'den rivayet edilmiştir: "Bedir
savaşında Resulüllah (s.a.v)'m yanına gittim. Baktım ki, secdeye varmış:
"Yâ Hayyü, yâ Kayyûm" diye devamlı bu esmaları zikrediyordu. Başka bir
şey ilave etmiyordu. Böylece yanından ayrıldım. Kafirlerle savaşa
gittim. Bir süre sonra Resulüllah (s.a.v.)'ın yanına döndüm. Yine aynı
zikre devam ediyordu. Savaş esnasında devamlı Resulüllah'ın yanına gidip
geldim. Savaş bitene kadar bu zikre devam ettiğini gördüm. Allah (c.c.)
onun bu zikri sayesinde zaferi bize müyesser kıldı." İbn-i Abbas
(r.a.)'dan:
* Allah (c.c.)'ın en büyük isimleri, (Yâ Hayyü, yâ Kayyûm/dur.
Bedir savaşında Resulüllah (s.a. v.) Efendimiz'in savaş bitinceye kadar
devamlı olarak, Cenabı Ecelli ve Ala'nın bu ism-i âlileri ile
zikretmesi, bu isimlerin büyüklüğünü te'yid etmiştir. "Eğer Cenabı
Ecelli ve Ala'nın bunlardan daha büyük ism-i âlisi olsaydı, savaş anında
onlarla zikrederdi." buyurmuşlardır.
* Allahü Teala sıkıntı anında Ayet el-Kürsi'yi okuyanın yardımına koşar.
Gece yarısı kıbleye karşı (170) defa okuyan kimsenin Allahü Teala dilek
ve hacetlerini gerçekleştirir.semâvâti vel ardı yâ zel celâli vel
ikram." ve ( yâ Rabbi, bu ayeti kerime ve içindeki esmâ-i ilâhinin
hürmetine bu zalimin dilini bağla, ağzını kilitle, hakkımda iyilikten
başka bir şey konuşmasın) der de zalimin yanına girerse, Cenab-ı Ecelli
ve Alâ o zalimi dilsiz kılar. Allah (c.c.)'ın izni ile ondan zarar
gelmez.
Kalp ağrısında, nefes tutulmasında, ciğer ve karın ağrılarında
Ayet'el-Kürsi'yi, temiz bir tabağa üç defa yazar, temiz su ile yazıyı
imha eder de içeceği vakit hangi dert için içiyorsa, mesela karın
ağrısından emin olmak için şifa niyeti ile içiyorum der içerse, Cenab-ı
Ecelli Alâ, Ayet'el-
Kürsi hürmetine o kimseyi o dertten şifaya kavuşturur.
Bir kimse Cuma günü ikindiden sonra Ayet'el-Kürsi'yi ıssız bir yerde
(17) defa okursa, daha evvel kendinde bulunmayan haller meydana gelir. O
anda dua etse, duası kabul olunur.
Ayet'el-Kürsi namazdan evvel okunursa, huzurla
kılınır. Şeytan vesvese veremez. Ve yaklaşamaz. Ayet'el-Kürsi'yi
okuyanı, Allah (c.c.) cümle kaza ve belalardan, tehlikelerden, şeytanın
şerrinden muhafaza eder. Şeytanın yetmiş türlü tuzağı vardır.
Hazreti Ali (r.a.)'den rivayet olunmuştur.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:
"Allah (c.c), Kürsi'yi inciden yaratmıştır. Büyüklüğünü Cenab-ı Ecelli
Alâ'dan başka kimse idrak edemez."
Diğer hadis-i şerifte:
"Yedi kat sema ve yedi kat yerler Kürsi'nin yanında, sahra ortasında bir
halka mesabesindedir."
İbni Mâce'nin rivayetine göre:
"Güneşin nuru, Kürsi'nin nurunun yetmiş cüz'ünden bir cüzdür. Kürsi'nin
nuru ise Arş'ın nurunun yetmiş cüz'ünden bir cüzdür. Hamele-i Arş (Arş'ı
yüklenen melekler) ile Hamele-i Kürsi (Kürsi'yi yüklenen melekler)
arasında yüz kırk tane hicab vardır. Bunların yetmişi nurdan, yetmişi
karanlıktandır. Her hicabın arası, beşyüz senelik mesafedir. Eğer Arş-ı
A'zam'la Kürsi'nin arasındaki hicablar olmasaydı, Kürsi'deki melekler
Arş'ın nurundan yanarlardı." buyurmuşlardır.
Yedi kat sema ve yedi kat yerler, Arş'ın yanında kaybolur. Lâ teşbih
Arş-ı A'zam, Cenab-ı Ecelli Alâ'nın sarayı gibidir. Emri oradan verir.
Emr-i İlâhî Kürsi'nin üzerine indiği an, mermer üzerine düşen ağır altın
zincirin ses çıkardığı gibi ses çıkarır. Kürsi'deki melekler, Cenab-ı
Ecelli Ala'nın bu emrinin azametinden, ve bu sesin şiddetinden
bayılırlar. Ayıldıklarında Arş'taki meleklere sorarlar:
"Rabbimiz ne emir buyurdu? "
Onlar cevaben:
"Hakkı ve doğruyu emir buyurdu." derler.
Cenab-ı Ecelli Alâ'nın emr-i ilâhisi oradan Sidre-i Müntehâ'ya, buradan
yedinci kat semaya gelir. Böylelikle Cenab-ı Ecelli Alâ'nın emr-i
ilâhisi bütün semalardan geçerek dünyaya iner.
* Evliyaların büyüklerinden olan İmam-ı Şârânî (k.s.), emr-i ilâhinin bu
şekilde nüzul etmesinin sebeb-i hikmetini şöyle anlatır:
"Eğer Cenab-ı Ecelli Alâ'nın emr-i ilâhisi, semalara uğramadan vasıtasız
olarak dünyaya ve insanlara gelseydi, hitab-ı ilahinin azametinin
şiddetinden hepsi erirdi..."
* Muhyiddin Arabi (k.s.) buyuruyorlar ki: "Allah (c.c.)'ın emr-i ilahisi
beş yerden iner:
1.) Kalem-i A 'lâ: Buradan farzlar iner.
2.) Levh-i Mahfuz: Buradan menduplar iner.
3.) Arş: Buradan haramlar iner.
4.) Kürsi: Buradan mekruhlar iner.
5.) Sidretü'l-Müntehâ. Buradan Cenab-ı Ecelli Alâ'nın helal ve mubah
gibi emirleri iner... "
Allah Resulü buyurdu:
"Bir Ayet'el-Kürsi'yi okumak, bin ayet okumaya bedeldir."
Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz, Ka'b (r.a.)'a:
"Yâ Ebâ Münzirl Kur'an-ı Kerim'in ayetleri içinde hangisi daha büyüktür?
" buyurduklarında, "Allah (c.c.) ve Resulü daha iyi bilir." dedi.
Resulüllah (s.a.v.) bir daha sorduklarında, Allâhü lâ ilahe illâ hüvel
hayyül kayyûm'u okudu. Bunun üzerine Resulüllah (s.a.v), mübarek
ellerini Ka'b (r.a.)'ın göğsüne koydular."Bu ilim, sana afiyet olsun..."
buyurdular.
Yine bir hadis-i şerifte:
"Bir mü'min Ayet'el-Kürsi'yi okursa, Cenab-ı Ecelli ve Alâ, ervah-ı
mü'minînin kabirlerini nurlandırır, genişletir. Okuyana da büyük ecirler
verilir. Her harfi için bir melek yaratılır. Okuyan kimse için kıyamete
kadar istiğfar ederler..." buyurmuşlardır.
Resulüllah (s.a.v) Efendimiz:
"Muhakkak Ayet'el-Kürsi'nin lisanı vardır. Birmü'min Ayet'el-Kürsi'yi
okuduğunda o, Arş-ı Alâ'nın altında secdeye kapanır. Kendisini okuyanın
Rabbül âlemîn'den affolunmasını ister..." buyurmuşlardır. Bir hadis-i
şerifte:
"Ayet'el-Kürsi'de yedi kale kuvveti
vardır... " buyurmuşlardır.
Samimi bir niyet ile bir kere Ayet'el-Kürsi okunursa, iç içe yedi tane
kale içine girmiş gibi manevi kuvvet kazanılacağı Resulüllah (s.a.v.)
Efendimiz'in bu hadisi şeriflerinden anlaşılmıştır. Daha fazla okuyanın
durumunu buna göre kıyas etmelidir. Bu ayeti kerimenin hikmet azamet ve
esrarından dolayıdır ki, Cenabı Fahri Alem (s.a.v.)'e yetmiş bin
melaike-i kiramla nazil olmuştur.
Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz buyuruyorlar ki: "Kur'an'da en büyük ayet;
Ayet'el-Kürsi'dir. Bir kimse onu okursa, Allah (c.c.) ona bir melek
gönderir. Ertesi günü okuduğu saate kadar o kimsenin hasenatını yazar,
seyyiâtını mahveder..."
Eğer
bir kimse Ayet'el-Kürsi'yi yazıp üzerinde taşırsa, Allah (c.c.)'ın izni
ile türlü âfât ve musibetlerden emin olur. Gece gezen şeytan ve
cinnîlerin şerrinden muhafaza olunur
Resulü Ekrem, ashabına:
"Yatağına geldiğin vakit Ayet'el-Kürsi'yi oku. Muhakkak ki Allah Teala
sana bir melek müekkel kılar. Sabaha kadar seni şeytanın şerrinden
muhafaza eder." buyurmuşlardır.
* Korkulu bir mekanda bulunan veya kötülük ve zulümlerinden çekindiği
kimseler arasında olan kişi (21) defa Ayet el-Kürsî'yi okursa, Allah
(a.c.) onların şerrinden, okuyan kulunu muhafaza eder.
Lâilahe illallâhü vahdehû lâ şeriyke leh, lehül
mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümiytü ve hüve hayyün lâ yemûtü bi
yedihil hayru ve hüve alâ külli şey'in kadiyr.
Resulü Ekrem (s.a.v.) buyurdu:
"Kim sokak veya pazara çıktığı vakit bu zikri okursa, Allah Teala onun
için bir milyon sevap yazar, bir milyon günahını bağışlar, affeder ve
bir milyon derecesini yükseltir." (Cennette de onun için bir köşk bina
edilir.)
Etiketler:şifalı dualar,
şifa duaları, şifa duası,
sifali dualar, güzel dualar,
etkili dualar,
tesirli dualar
Elhamdü lillâh. Allâhümme
kemâ hassente halkıy fe hassin hulükî.
Manası: El hamdü lillâh, (İlahi) yaratılışımı güzel yaptığın gibi
ahlakımı da güzel yap, Allah'ım.
* "Peygamber Efendimiz (s.a.v.) aynaya baktıkları vakit (bu duayı)
okurlardı."
*Ataullah el-İskenderî Hazretleri "Hikem" kitabında çok güzel
yazmıştır:
Bismillâhirrahmânirrahıym. Kul hüvallâhü ehad.
Allâhüs samed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekûn lehû küfüven ehad.
Sübhânellâhi ve bi hamdihî adede halkını ve ridâe nefsihî ve zinete
arşihî ve midâde kelimâtih.
"Eğer ecelin yaklaşmış, ömrün azalmışsa bunları okursan az vakitte çok
sevap kazanırsın."
Abdullah ibn-i
Mes'ud (r.a.)'dan rivayet edilmiştir:
* Resulüllah'ın ashabından bir sahabi, bir cirmi ile karşılaştı. Cinni
ile kavgaya başladılar. Sahabi, cinniye galip gelerek yere vurdu. Cinni
o sahabiye dedi ki:
"Ben seni bilekleri ince, cüssesi küçük, zayıf bir insan olarak
görüyorum. Seninle ikinci defa olarak bir kavga daha edeceğiz. Eğer
ikinci defa olarak da beni mağlup edersen, sana menfaati ve faydası olan
bir şey öğreteceğim."
Kavgaya tutuşuyorlar, yine sahabi galip gelince, cinni ona:
"Sen Ayet'el-Kürsi'yi okur musun? " Sahabe: "Evet, okuyorum." buyurdu.
Cinni: "Ayet'el-Kürsi okunan eve şeytan giremez. Dayak
yiyen eşeğin dayaktan kaçtığı gibi şeytan da sabaha
kadar o evden kaçar." demiştir.
hadisler için Allah ebeden razı olsun.ayetlerin sure adını ve ayet numarasını verirseniz daha çok istifade ederiz inşaallah.hadisleri cemaatada okumak istiyorum.hadislerin kaynağınıda bildirmem gerekiyor.Allah hayırlı hizmetlerinizi devam ettirsin inşaAllah.
Ekleyen:serap uçar | 25:03:11
Selam
S.A elvela bu güzel siteyi yapanada emeği geçenden'de ALLAH'razı olsn devamını dilerim
Ekleyen:Ercan | 24:03:11
baş ağrısı
allahın selam ve bereketi üzerinze olsun
Ekleyen:murat koç | 24:03:11
hastalıgım için
sayın hocam nete gezinirken buldum sizin sitenizi .çok begendim biraz okumaya çalıştım bu kitabınız satılıyomu milmiyorum da.hocam benim sürekli okunmam lazım bunu biliyorum his ediyorum ve nasıl yapıcamıda bilmiyorum çok zor durumdayım bunuda biliyorum .sitenie girdim okudum duvaları inanın içim açıldı ALLAH RAZI OLSUNKİ SİZDEN DERİM BEN