Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Şişmanlık
Yeşilex Afrodizyak (10 Kapsül)
79,00 TL
Ürün Fiyatı

6396
Adet Satıldı

İncele
Hemen Al
Şişmanlık

Şişmanlık vücutta aşırı yağ toplaması sonucu vücut ağırlığının artması demektir. Muhtelif ideal kilo cetvelleri vardır. Kilonun ideal kiloyu % 10 geçmesi halinde şişmanlık sınırına gelinmiş demektir. Alınan enerjinin harcanandan arta kalanı yağ depolarında birikir. Bu birikim özellikle deri altında olur.

Normal şartlarda organizmaya yetecek kadar yemek yenir. Böylelikle senelerce aynı kilolarda kalınır. Gelişen teknoloji, otomobil, apartman hayatı, asansör, telefon ve televizyon gibi konfor vasıtalarının kullanımı arttıkça enerji sarf edilmesi azalır. İşlerimizi çoğunlukla bir düğmeye basarak yapıyoruz. En yakın mesafelere bile yürümeyip araçlarımızla gidiyoruz. Buna karşılık enerji alımımızı arttırıyoruz. Enerji alımı artıp, harcamamız azalınca şişmanlık kapımızı çalıyor.

Şişmanlığın çeşitli sebepleri var. Bunların hepsinde ortak mekanizma; kötü ve aşırı beslenme diyebiliriz. Şişmanlığın başlıca sebeplerini şu şekilde sıralayabiliriz:

• Harcadığımızdan çok enerji almamız

• Kötü beslenme alışkanlıkları

• Ailevi yatkınlık (Genetik)

Hormon hastalıkları; tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi)

• Beyindeki iştah merkezinin bozulması sonucu doyma hissinin kaybolması ve buna bağlı aşırı yeme

• Gebelik

• Hareketsizlik,

• Psikolojik rahatsızlıklar

• Sigarayı bırakma

• Bazı ilaçlar

• Ailenin beslenme tarzı, gelenek ve görenekler

• Aşırı alkol tüketimi: Alkol, şişmanlık, ailevi problemler ve trafik kazalarının önemli bir sebebidir.

Enerji alımı artıp, harcamamız azalınca şişmanlık kapımızı çalıyor.

Dünya Şişmanlıyor

Şişmanlık, bütün dünyada önemli bir sağlık sorunu. Uzmanlar Avrupa'da aşırı şişmanlığın "sinsi salgın" haline geldiğini ifade ediyorlar. Şişmanlıkla beraber şeker, tansiyon, kalp ve damar hastalıklarında da büyük artış gözleniyor. Araştırmaya göre Avrupa ülkelerinde aşırı şişmanlık oranlarını şöyle sıralayabiliriz:

Kadınlar;

Rusya %27,5,

Çek Cumhuriyeti % 20,5,

İngiltere % 20

Almanya % 19,3,

Fransa %10,5,

Hollanda %9,3,

Danimarka % 9.

Erkekler;

Finlandiya % 19

Belçika % 12,1

İskoçya % 15,9

İspanya %11,5

Almanya % 17,2

İngiltere % 17

Fransa % 9,6

Hollanda % 9

Şişmanlık ABD'de büyük bir sorun. Amerikan Milli Kalp, Akciğer ve Kalp Enstitüsü tarafından yapılan bir çalışmaya göre de Amerikalıların % 55'i kilolu. 1960'lı yıllarda nüfusun % 13'ü aşırı şişmanken bugün bu oran % 22,5'e çıkmıştır. Yetkililer buna sebep olarak Amerikan halkının daha fazla yediğini ve daha az hareket ettiğini söylüyorlar. Günümüzde şişmanlık hızla yayılıyor. 19.yy.da oburca beslenen zengin ve üst tabaka insanlarının sorunu olan şişmanlık, şimdi daha çok alt gelir gruplarının sorunu haline gelmiştir. Bunun sebebi şeker ve fabrikasyon gıdaların aşırı tüketimidir.

Geçmişte insanlar doğal gıdalarla beslenirdi. Margarin değil, tereyağı ve zeytinyağı: gibi tabi yağlar az miktarda tüketilirdi. Ekmek işlenmemiş (tam) tahıl ve undan yapılırdı. Herkes kendi bahçesinde yetiştirdi~i hormonsuz sebze ve meyvelerden yerdi.

Arılar balı şekerden değil tabiattaki çiçeklerden yaparlardı. Kuru kayısı, kuru fındık, ceviz gibi lifli ve doymamış Yağ içeren gıdalar bolca yenirdi. Beyaz un ve şekerden yapılmış tatlılar pek bilinmezdi. Evler bahçeli ve genişti. En yakın mesafelere bile arabayla değil yürüyerek giderlerdi. Trafik, iş stresi, geçim derdi, yoğun çalışma temposu olmadığı için, yemeklerini ayaküstü atıştırarak değil huzurlu bir ortamda oturarak yerlerdi. Bu yüzdende şişmanlık pek görülmezdi.

Amerikan tarzı beslenme yani ayaküstü fabrikasyon gıdalar yemenin şişmanlattığı ve ciddi sağlık sorunları ortaya çıkardığı bilinen bir gerçek.

Günümüz insanı fabrikasyon gıdayla besleniyor. Bolca yağ tüketiyor, teknoloji yüzünden hareketsiz, atıştırarak acele ile yiyor. Sanki "yaşamak için değil, yemek için yaşıyor". Bol alkol tüketiliyor. TV karşısında saatlerce oturuyor ve durmadan yiyor. İnsanlar adeta bir zevk makinesi haline geldi ve şişmanlıyoruz...

Hanımlar Daha Şişman

Hanımlar erkeklere göre daha şişman. Bunun pek çok sebebi var.

Başlıcalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

• Hamilelik döneminde ortalama 12-15 kg. alınır. Bunun sebebi beslenme düzeninin değişmesi, hareketsizlik ve hormonsal etkilerin farklılaşmasıdır.

• Dişilik hormonunun (östrojen) şişmanlatıcı özelliği vardır.

• Bedensel faaliyetlerde erkeklere göre daha az aktiftirler.

• Günlerde pasta, börek, kek gibi gıdaların aşırı yenmesi.

Çocuklarda Şişmanlık

Dünyada Beslenme:

Normalin altında kilolu çocukların oranı:

Bangladeş % 56

Hindistan % 53

Etiyopya % 48

Nijerya % 39

Endonezya % 34

Normalin üstünde kilolu erişkinlerin oranı:

ABD % 55

Rusya % 54

İngiltere % 51

Almanya % 50

Kolombiya % 43

Brezilya % 31

Şişmanlık sadece yetişkinlerin değil, tüm dünyada çocuklarımızın da başta gelen sorunlarından biri olmuştur. ABD 'de yapılan araştırmalarda, 6-17 yaş grubundaki çocuklarda normalden fazla kilolu olanların sayısının 11 Milyon olduğu tespit edilmiştir. Yetişkinler arasında uygulanan diyetlerle şişman insanların sayısı, 30 yıl içinde % 15 azalmışken; çocuklarda % 54 artış meydana gelmiştir. Şişman çocukların, Kolesterol oranlarının, tansiyonlarının ve kalp atışlarının normalin üzerinde olduğu görülmüştür.

Uzmanlar, çocukların şişmanlamasında temel sebep olarak televizyonu görmektedirler. Haftada ortalama 25 saat televizyon seyreden çocuklar bu saatler içinde, çoğunlukla farkına varmadan, şekeri, yağ ve kalori miktarı yüksek, tatlı cips, hamburger, sosisli sandviç gibi yiyecekler tüketmektedirler.

Florida' da çalışan çocuk doktoru John Monaco şöyle diyor: "Son 20-30 yılda öyle bir kültür oldu ki, doğru dürüst beslenmek yerine, bize ne kolay gelirse onu yiyoruz. Gittikçe daha çok, daha çok yiyoruz. Ama bu yediğimiz şeyler gerçek besin değil. Kimyasal maddelerle, koruyucularla, besin değeri olmayan katkı öğeleriyle dolu şeyler."

Bir başka faktör de, fiziksel aktivite eksikliği: "Çocuklar zamanlarının büyük kısmını televizyon, bilgisayar ve atari oyunlarıyla geçiriyorlar. Hâlbuki organize spor faaliyetleri için, bugün eskiye göre çok daha fazla imkân var. Eskiden çocuklar bisiklete biner, kovalamaca oynar, koşturup dururlardı. Günümüzün çocuklarını da aktiviteye yöneltmeliyiz."

Dr. Monaco, sözlerine şunu da ekliyor "Yoğun işlerimizi bahane edip çocuklarımızla ilgilenmeyen bizler de suçluyuz."

Hangi Çocuklar Şişmandır?

Çocuk, kendi yaş ve boy ortalamasından % 20 daha ağır ise şişman sayılır. Beş yaşından küçük çocuklarda şişkin, yuvarlak bir karın, tombul yanaklı yüz gayet normaldir. Bu sebeple, bu çocuklarda henüz şişmanlıktan bahsedilmez.

Çocuklardaki şişmanlığın temel sebebi, yanlış beslenme alışkanlıkları ve anne babanın fazla beslenmesidir. Çünkü kendisi aşırı beslenen aileler çocuklarındaki kilo problemini genellikle görmezler. Stres ve can sıkıntısı, büyüklerde olduğu gibi çocuklarda da kilo almaya sebep olabilir. Ayrıca, kalıtsal özellikler ve hormonal bozukluklar da şişmanlığın sebeplerindendir. Bunların tespit edilmesi için birtakım tetkikler yapılması gerekir.

Şişmanlığın Temelleri Bebeklikte Atılır

Erişkin yaş grubunda şişman olanların %80'inin ergenlik yıllarında da şişman olduğunu ve benzer şekilde ergenlik yaş grubunda şişman olanların, erken çocukluk yıllarında da böyle olduğunu yapılan araştırmalar ortaya koymaktadır.

Bu yüzden süt çocukluğu döneminde, şişmanlığın en önemli koruyucusu olan anne sütü ile beslenmeden vazgeçmemelidir. Bebek 6 aylıkken ek gıdalara başlanmalıdır.

Çocuğun şişmanlığını anlamanın bir yolu da, kol ve bacaklarının üst kısımlarını kontrol etmektir. Bu kısımlarda yağ boğumları varsa, büyük bir ihtimalle kilo problemi de vardır.

Çocuklardaki Şişmanlığı Mahzurları

Daha küçük yaşlarda biçimsiz bir vücuda sahip olmak, sadece fiziksel değil, psikolojik bazı olumsuzluklara da sebep olur.

Çocuğun Okuldaki başarısı düşebilir, kabiliyetleri körelebilir. Yapılan araştırmalar, vücudu şeklen düzgün ve sağlıklı olan kişilerin olumlu kişilik özelliklerini güçlendirdiğini, daha sistematik düşündüklerini, problem çözmede daha başarılı olduklarını ortaya koymuştur.

Çocuklardaki şişmanlığı önlemek için Anne-Babalara düşen görevler

Çocuklarının kilo alarak hem fiziksel hem de ruhsal yapılarının bozulmasını istemeyen anne babaların şu hususlara dikkat etmeleri gerekir.

Çocuk beslenmesinde kahvaltının önemi büyüktür. Güne iyi bir kahvaltı ile başlayan çocukların Okulda daha başarılı oldukları ve abur cubura rağbet etmedikleri tespit edilmiştir. Kahvaltıda taze meyve suyu veya süt, peynir, yumurta, kepeği alınmamış ekmek yemesi çok faydalıdır. Hızlı yemek, alınan miktarı etkileyeceğinden dolayı, çocuğu daha erken kaldırarak ona rahat kahvaltı edeceği süre verilmelidir.

Çocuğumuzun kilo kaybetmesi için özel bir rejim uygulamak doğru değildir. Kilolarını birkaç yıl koruyabilirlerse, boyları uzayacağı için vücutlarındaki fazla yağlardan kurtulmuş olacaklardır. Çocuklarımızın kilo almasının en önemli sebebi abur cubura olan düşkünlükleridir. Bu tür şeylerden uzak durmalarını sağlamak için, bunları evde bulundurmamamız gerekir.

Cips, çikolatalı süt, dondurma gibi yiyecekler yerine, meyve, taze meyve suyu, yoğurt, fındık, ceviz gibi şeyler yemelerini sağlayalım.

Kilolarını kontrol edebilmek için, haftada en az bir kere tartalım.

Kola, hamburger, şekerlemeler, cipsler, kutu meyve suları, kurabiye, pasta, kek gibi gıdalardan uzak durmalarını sağlayalım.

. Akşam yemeğini, hafif ve olabildiğince erken bir saatte (mesela 18.00) yemelerini sağlamalıyız.

Televizyon seyrettikleri odada abur cubur yerine taze meyveler bulunduralım.

Yemek yerken onlarla birlikte oturun ve güzel şeylerden bahsedin. Yemek yerken başka şeylerle meşgul olmak da farkında olmadan fazla yemeye sebep olabilir. Buna dikkat etmek gerekir.

Anne-baba yemek konusunda çocuklarına örnek olmalıdır. Kendileri tatlı, çikolata, dondurma yerken çocuğuna bunları yasaklamak etkili bir yöntem değildir. Tüm ailenin kilolu olan ferde destek olması gerekir. Ailece yapılan yürüyüşler çok faydalıdır.

Çocuklar tabaklarındaki yemeği bitirmek için zorlanmamalıdır. Tabakta yemek bırakmasını istemiyorsak fazla yemek koymamalıyız.

Çocuğumuz yemek yerken sigara içmeyelim.

Yiyeceği bir ödül veya teselli aracı olarak görmeyelim. Bu tür davranışlar, zamanla yer eder ve doğru beslenme alışkanlığı kazanmasına engel olur.

Yiyecekleri, kızartma yerine, ızgara veya haşlama şeklinde pişirelim.

Bebeklere muhakkak anne sütü verelim. Araştırmalar, bebekliklerinde anne sütü ile beslenenlerin mamayla beslenenlere oranla, şişmanlık tehlikesiyle daha az karşılaştıklarını göstermektedir.

Çocuklarımızı bol harekete teşvik edelim, birlikte oyun oynayalım; bir spor dalıyla aktif olarak ilgilenmelerini sağlayalım.

Şişman çocukların karşılaştığı başka bir sorun da fiziki yapıları dolayısıyla diğer arkadaşları tarafından dışlanmalarıdır. "Şişko" denerek oyuna alınmamaları, daha az arkadaşa sahip olmalarına, bu da yalnızlık ve hayal kırıklığına uğramalarına sebep olur. Tüm bu sıkıntılarını gidermek için aşırı yemeğe sarılmaları da hadisenin ayrı bir yönüdür.

En Çok Bu Yazılar Okunuyor
Sizin İçin En Son Bunları Yazdık
Yorumlar Konuya Yorum Yapın

Konu ile ilgili düşüncelerinizi paylaşın.

Şişmanlık