Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Hastalığınız ile ilgili sormak istediğiniz soruyu tıbbi ve aromatik bitkiler uzmanlarımıza buradan sorabilirsiniz.

Sorduğunuz sorunun cevabını uzmanlarımız en kısa sürede size dönerek cevaplayacaktır.
Uzmana Sor
Çocuğun Oyuncakları
Çocuğun Oyuncakları
Hastalığınız İle İlgili Uzmanımıza Soru Sormak İçin Tıklayın
Çocuğun Oyuncakları :

Çocuğun yaşamında, en az oyun kadar önemli bir yer işgal eden oyuncaklar. Özenle ve dikkatle seçilmelidir. Oyuncak, çocuğun zihinsel ve ruhsal gelişimi için, üstün bir gereçtir. Oyuncağa ilgi duymayan, hiçbir sağlıklı çocuk yoktur. Çocuk belli bir yaşa kadar, evrensel olduğu gibi, oyuncakları da evrenseldir. Tipi, modeli, şekli ve yapısı her ne olursa olsun, oyuncaklar çocuklar için evrensel bir materyal olmaktan hiçbir zaman uzak değildir. Dünyama neresinde ve hangi ülkeden, hangi etnik kökenden ve hangi kültürden olursa olsun, dört ila altı yaş grubu bir çocuğun, üç tekerlekli bir bisiklete hayır demesi düşünülemez. Bununla birlikte çocuk, oniks yaşından sonra, belli özelliklere ve kültürel alışkanlıklarla bezeli oyuncaklarına daha fazla ilgi gösterir ve hemen her şeyde Olduğu gibi, oyuncak konusunda da, seçici olmaya başlayabilir.

Oyuncaklara alaka, çocuğun yaş ve cinsiyetiyle yakından ilgilidir. Çocuk, altı yaş grubunda, hemen her oyuncakla ilgilenir. Faydalıyı zararlıyı ayırt edebilecek olgunlukta olmadığı için, bazen oyuncak olmayan ama dikkatini çeken hemen her nesneyi oyuncak olarak yorumlayabilir. Ailenin otomobili, çocuk için, büyükçe bir oyuncaktan başka, hiçbir anlam ifade etmeyebilir. Ama onun oyuncak otomobili, her zaman oyuncaktır. Çocuğun oyuncak olmayan, gerçek nesneleri oyuncak olarak algılaması ve bunlardan zarar görmemesi için, ona gerçek nesnelerin modellerinden oyuncaklar seçip, gerçek nesne ve oyuncaklar arasındaki farklılık, açıkça öğretilmelidir.

Bebekler genelde, ilk oyuncaklarıyla, bir çıngırakla tanışırlar, Çıngırak bebeğin, belki de anne göğsünden sonra tanıdığı, bu gezegene ait ilk eşyadır, Sonraki gün ve haftalarda, bebeğin pek önemli bir oyuncağı olmaz. Ta ki, bebeklik aylarının sonuna doğru. Bebeğin, altı ila sekizinci aylanda, ayıcıklar ve yumuşak silikonlardan yapılmış hayvan figürlerinden müteşekkil oyuncaksan olabilir. Şayet bebeğiniz için, böyle yumuşak silikondan yapılmış oyuncak temin edemezseniz, onun için çaput kuklalar yapmanız hiç de zor bir iş değildir. Oyuncaklar çocuğa bedensel zararlar verebilecek, ağır, kesici, delici, parlayarak yanıcı, güzel veya fena koku yayıcı özelliklerde olmamalıdır.

Ağır oyuncaklar, çocuğun elinden düştüğünde, çocuğun ayağına zarar verebilir. Oyuncağın koku yayanı, çocuğun devamlı surette aynı oyuncakla oynamasına ve bir başka yerde o oyuncaktan çıkan kokuyu aldığın da, çocuğun o aynı kokuyu neşreden oyuncaktan istemesine neden olur ki, bu durumda, çocuğun arzusunu yerine getirmek zorunda kalabilirsiniz. Çocuk, yaşına uygun oyuncaklarla oynarsalıdır. Oyuncak çocuğun hem yaşına, cinsiyetine ve hem de zekâmsa hitap etmelidir. Çocuk için, oyuncağın pahalısı faydalı, ucuzu makbul değil, şeklinde bir mantık yoktur. Her pahalı oyuncak, çocuk için faydalı değildir.

Çocuk için oyuncak hamuru bile zamanı geldiğinde, fevkalade faydalı bir materyaldir. Çocuğunuzun bahçe oyununda mevsim şartlana göre, onun çamurla oynamasını teşvik ediniz. Anneler, dışanca oyun için çıkan çocuklana, onların üstlerini kirletmemeleri için, sıkı tembihlerde bulunduğu gibi çamur, kum veya toprakla oynamalarını da yasaklarlar. Bırakınız, çocuk hem çamur, kum ve hem de toprakla, istediği gibi oynasın, çimlerde yuvarlansın, tırmanrnak istiyorsa ağaçlara tırmansın.

Siz yapabiliyorsanız, onun oyununa ortak olup, zararlı bir harekette bulunmasını önleyiniz. Çocukların doğayla güreşmelerini katiyen öğütleyemeyiz. Çocuklar doğanın küçük aynntılanyla sadece oynamalıdırlar. Bir Yaz yağmuru sonrasında, tarla kenarından akıp gelen, su akıntısı önüne bir set kurup, çocuğun burada ilkel bir su değirmeni yapması, küçük bir patatesin ortasından bir çubuk geçirip, patatese paralel birkaç kanat yapıp, biriktirdiği suyu, küçük bir oluktan, bu çarkın kenanna akıtması, sonra da, minik develerini hayranlıkla izlemesinin keyfini yaşaması, onun ruhunda nasıl bir coşku meydana getirebileceğini, hiç tahmin edebiliyor musunuz? Kışın kar yağdığında. çocukların sevincine diyecek yoktur. Onlar için çevrenin her zamankinden farklı bir görünüme bürünmesi, her yerin beyaza boyanmasından daha çok, kardan adam yapmak, bir iki metre de olsa kayabilmek, kartopu oynamak, küçük muziplikler yapmak, yazın plaja gitmek kadar keyif vericidir.

Kartopu oynamak, küçümsenmemelidir. Kartopu çocuk ruhiyatı için önemli bir aktivitedir. Kartopu bir oyundur ve bu oyun, çocuk için, dilediği kadar kan, eli içinde top haline getirip, birbirine atmak esasına dayanır. Çocuklar kartopu oynarlarken onları gözlemlemek, kan elleri içinde nasıl sıkıştın yor, bunu ne kadar süratli yapabiliyor, onun fiziki gelişimini izlemek için ve kendi içinden fışkıran, nasıl bir hırsla kartopunu rakibine fırlatıyor, bütün bunlar, çocuğunuzun içinde biriken, öfkenin nasıl dışanca yansıdığı hakkında, size muazzam fikirler verir. Ama aileler, mevsim şartlandın olumsuzluklarından, haklı olarak çocuklarını korumak isterler. Bu haklı durum, çocuğun kartopu oynamasını engellememelidir. Çok az bir zaman için de olsa, çocuk kartopu oynamalıdır.

Onun için bu birkaç dakikalık macera uzun bir kış eğlencesidir. Çocuk ve fauna fevkalade yakın arkadaşlıklar kurarlar. Bu güzel bir fenomendir. Ancak hiçbir zaman hayvanlar çocukların oyuncaksan olmamalıdır. Şu afacanın yaptığı kadar da samimi bir arkadaşlık asla olmamalıdır. Çocuk, paylaşımcıdır. O paylaşırcı yönünü, insan türünden bir arkadaşla tatmin edemediğinde, haklı olarak bunu hayvan türünden bir arkadaşla gidermekten geri duramaz. Bugünkü şehir yaşamı, çocukların hayvanlarla olan münasebetlerine, kısıtlı hayat şartlan gereği, yüksek bir set çekmişe. Şu acı gerçek tüm çıplaklığıyla bize sınamaktadır ki, çocukların çoğu ve gençlerinde büyük bir bölümü, etini yiyerek büyüdüğü hayvanların pek çoğunu, canlı olarak görmemiştir. Onlar, bir kuzuyu kucaklamanın keyfini yaşamadıksan gibi, ellerinden bir tut em otu bile onlara sunamamışlardır. Bu bahtsızlık tabiatın diğer alanlarında da farklı değildir. Şu gerçek hiçbir zaman Unutulmamalıdır ki, tabiatı gereği gibi yaşamayan kimseye, tabiatı sevdirmek mümkün değildir. Bugün tabiatın tüm nimetlerinden, şehir insanı, kırsal kesim insanından daha çok istifade etmekte ve tabiatı dev endüstrilerde onlar tüketmektedir. Ne yazık ki, bu insan güruhsan da, tabiatı ne tanıyor, ne da tabiatın korunması için yeterli girişimlerde bulunabiliyorlar.

Ekmeğini yediği buğdayı, ancak resimlerden tanıyabilen bir toplumun geleceğinden emin olamayız. Çocuğun ev oyuncaksan ya onun fiziki gelişimine veya zihinsel gelişimine katkıda bulunmalıdır. Çocuğun, hem fiziki gelişimine, hem zihinsel gelişimine ve hem de, duygusal gelişimine katkıda bulunabilen, oyuncak türleri, en mükemmel oyuncaklardır. Bunlann yerini herhangi bir obje tutamaz. Topaç, yo ve benzeri oyuncaklar, çocuğun ne fiziki gelişimi ve ne de ruhsal gelişimi için, herhangi önemi olan oyuncaklar değildir. Ancak, çocuk bunlarla da oynamalıdır.

Burada şunu vurgulamak gerekir ki, çocukların oyuncaksan arasında, faydalı ve faydasız ayımı yapmaktan öte, faydalı ve zararlı ayımı yapmak daha isabetlidir. Çocuğa pek faydası olmasa da, çocuğu "bir faydası 01maz!" diye, oyuncaktan men etmek yanlıştır. Faydalanamayacağı oyuncakla, çocuk doğası gereği zaten fazla ilgilenmez. Faydalı veya faydasız, çocuk oyuncak kültüründen geri kalmamalıdır. Evet, oyuncak kültürü çocuk için önemlidir.

Çocuğun ev oyuncaksan arasında, onu pratik yaşama hazırlayacak alışkanlıksan edinmekte faydalı olacak oyuncakların seçilmesi önemlidir Çocuk, pratik yaşamında, mutlaka bir klavye kullanacağı düşünülmelidir. Bunun için, oyuncaksan arasına, klavye konusunda onu eğitebilecek oyuncak bir klavye koyabilirsiniz. Hem böylelikle, bilgisayarınızın, daktilo veya orgunuzun klavyesini onun meraklı eylemlerinden korumuş olursunuz.

Çocuk zaman içinde, trafikte yaya olarak da olsa, bir yer alacaktır. Bunun için, onun trafik kurallannın, yayalara ait bilgisine önemle ihtiyacı vardır. Neden trafik kurallannı empoze edebilen bir oyuncak grubu olmasın? Elbette ki, trafik kurallarının yayalara ait bölümü, oyuncaklardan öğrenilmez. Mamafih, oyuncaklar bir bilginin, temel öğretim seti de değildir. Bilindiği gibi onlar, sadece oyuncaktır. Empoze ettikleri bibiler ancak, basit ve temel bilgiler için, alıştırmalardan ibaret olabilir. Çocuk oyuncaklanyla, kırmızı, san ve yeşil ışığın ne ifade atiğini, dört ila beş yaşlananda fevkalade anlayıp, idrak edebilir. Kırmızı bir yuvarlak veya kırmızı bir altıgen yazısını resim olarak algılar ve bunun içerdiği manayı ezberleyebilir.

Çocuğun zihinsel gelişimi için, üçtaş, dokuztaş dama ve bilhassa bütün dünyanın hemen her yerinde oynanan aydın kişiden tercih ettiği tarihi bir oyun olan, satranç önemli bir oyundur. Sağlıklı bir çocuk, bu oyundan beş yaşından sonra taklit yoluyla öğrenebilir, yedi yaşından sonra da, ustalıkla oynayabilir. Bu taktik oyundan, çocuğun sorun çözme yeteneğini ve analitik zekâsını, olumlu olarak etkilediği gibi, yenmekten aldığı keyifle, kazanmanın lezzetini, bazen de yenilmenin verdiği mahcubiyetle, kaybetmenin anlık üzüntüsünü yaşayarak, her zaman her istediğinin olmayacağını bilip, idrak eder. Zaten bu tür oyunların birinci gayesi de budur.

Bu oyunlar sürükleyici ve tutkulu oyunlar olduğundan, çocuk zamanın kontrolünü elden bırakmada, bu oyunlarla hoşça vakit geçirmelidir. Zarlarla ve iskambil kâğıtlanıla oynanan oyunlar, domino gibi belli semboller yüklenmiş taşlarla oynanan oyunlar, hangi yaş grubundan olursa olsun, çocuk ve gençler için, uygun oyunlar değildir. Bu tür oyunların, ne kontrolü oynayanlardadır, ne de oyunun gidişatına oynayanlar istedikleri gibi yön verme imkânlarına sahiptir. Bu tür ev oyundan içinde, oyunun gidişatına yön verebilme imkânı ve taktik geliştirebilme şansı, sadece satranç, üçtaş, dokuztaş ve diğer taş oyunlannda vardır.

Tavla gibi zar oyunlarında, oyunun gidişatını oyuncu değil, atılan zarın, kaça kaç gelmesi belirler. İskambil kâğıdı ve domino gibi, diğer taşlarla oynanan oyunlar da öyledir. Dolayısıyla, oyunun gidişatından memnun olmayan taraf, sıklıkla mızıkçılık yapıp, nahoş hadiselerin yaşanmasına neden olmaktadır. Çocuklar ise, mızıkçılık yapmaya en uygun bünyelerin sahibidir. Onlar arasındaki tartışma, kısa sürede kavgaya, kavgalarda husumete dönüşebilmektedir. Dart ev oyundan içinde en tehlikeli olanlanndandır. Bu oyun genellikle kardeş yaralanmalannda ve oyunun işlevsel yapınsa bağlı olarak, atılan okun, kardeşin maş kısmına ve gözüne isabetiyle geliştiği yaygın olarak bilinmektedir. Hattı zatında dart, bir çocuk oyunu olmayıp, Amerikalıkların, erişkin eğlencesi ve Stres denetimi olarak kullandıksan bir gereçtir

Çocukta atıcılık merakı varsa ve dart türü bir oyun oynamaya meyilliyse, onun bu yeteneğini geliştirmek için, açık alanda uygulanabilecek, aletli veya aletsiz, değişik dart türleri vardır. Dolayısıyla bu türlerden birini edinip, çocuğunuza, açık alanda uygulatabilirsiniz. Atıcılık sporunun hemen her yaş grubuna hitap eden kısımlanın olduğu da unutulmamalıdır. Evde dart çocuk için, tehlikeli oyun gereçleri grubundandır. İp, boş poşet ve deodorant kutulan, ister boş olsun, isterse de olmasın, evdeki tehlikeli oyun gereçlerindendir. Çocuk için ip, ister çocuk yalnız başına oynasın, isterse de bir başka çocukla oynasın, fevkalade tehlikelidir. Boş poşeti, kardeşinin başına geçirip, oyun çıkartırken, kardeşinin boğulmasına neden olan çocuk vakıadan az değildir.

Deodorant kutuları, her ne kadar boşalmış olsalar da, zamanla kutunun içindeki itici gazlar tekrar birikip, yoğunlaşarak, çocuğun elinde tehlikeli bir araca dönüşebiliyor. Bunun için, çakmak gibi, ip, poşet ve deodorant kutusu gibi ev gereçlerini, çocukların uzanamayacağı yerlerde saklamak şarttır. Çocuk fayda ve zararın ne olduğunu bilecek yaşta bile olsa, ona ve çevresine zararlı olabilecek nesneler, çocuktan uzaklaştırılmalıdır. Ev kazalannın ve telafisi mümkün olmayan büyük felaketlerin çoğu, küçük ihmaller sonucu meydana gelmektedir. Bir de çocuklar, annelerinin çekmecelerini ve dikiş kutulandı karıştırmaya bayılırlar. Bu durumda da anneleri, çocuğun iğneyle oynaması yerine, onun düğmelerle oynamasını tercih eder ve önüne rengârenk düğmelerle dolu, düğme kutusunu getirip, cömertçe koyar, Düğme gibi nesnelerle oynayabilmesi için çocuk, en az oniks yaşında olmalıdır, Zaten çocuk oniks yaşında da, her ne kadar rengârenk de olsa, düğme gibi nesnelerle oynamayı tercih etmez, Bundan ötürü, çocuğun düğme gibi nesnelerle oynamasına asla rıza göstermemelidir. Çünkü düğme gibi nesnelere ilgi gösteren çocuk, yaş itibarıyla, düğmenin yutulmayacağını bilemez, Bilse bile, bunu bir tehlike olarak algılayamaz.

Algılayabilse bile, "bir şey olmaz!" farizasıyla ağzına koyduğu düğmeyi, biraz sonra yuttuğunu anlar. Şayet, korkup ailesine de durumu açıklayamazsa, sorun daha da büyüyebilir. Anımsayacak olursanız, biraz önce, dışarı oyunlarının önemi üzerinde durmuş, çocuğun gelişimi için, dışarı oyunlarının şart olduğunu, çocuğun bu isteğine, anlayış ve sabır gösterilmesi gerektiğini vurgulamaya çalışmıştık. Çocuklar sıklıkla ev oyunlarından ve oyuncaklarından bıkıp, usandıklarını söylerler. Üretken olma arzusu çocuğun bu şikâyetini haklı kılar. Her insanın içinde var olan üretme arzusu, çocuğun içinde de vardır ve o da bir şeyler üretmek ister. Ona sorarsanız, o her şeyin en mükemmelini yapabilir, ah bir fırsat verilse!

Çocuk oyuncaklarıyla oynayıp, kendi s anısındaki âlemden usandığında, onu resim yapmaya yöneltebilirsiniz. Renklerle uğraşmak, karışık ve tuhaf, anlaşılmaz figürler de oluştursa o muhteşem bir ressamdır ve harika resimler yapabilir! Hele siz ona bu fırsatı bir veriniz! Önüne koyduğunuz, kâğıt veya tuvalinden başka bir yerleri boyamaması için, ona biraz göz kulak olmanız yeterlidir. Çocuk renklerle ilgilenmekten hiçbir zaman usanmaz. Yeter ki o renklerle neler yapılabileceğini bir kere kavramış olsun. Hemen her yaşta çocuğun, renklerle yaşabileceği pek çok şey vardır. Bunu her zaman yapamazsanız bile, çocuğunuzu zaman, açık alana götürüp, dışarı oyunlarını oynaması için ona fırsat veriniz. Bunun faydalarını önceden arz etmiştik. Ülkemizde çok yaygın olmasa da, hem meraklıları ve hem de oynayanlarına rastlamak mümkün olan, Badminton ve Frisbee oyunları, çocuğunuz için ilginç gelebilir. İlginç gelmekle birlikte, bu oyunlarda, bedensel hareket yoğunluğu olduğundan, çocuğunuz birikmiş enerjisini, oradan oraya koşarak, bedeninden atıp, akşama iyi bir öğün ve deliksiz bir Uyku çeker.

Çocuklara, geleneksel oyunlar ve folklor oyunları da, zaman içinde öğretilmeli, böylelikle ananevi oyunlarımızın yaşatılması temin edilmelidir. Dışarı oyunları arasında, uçurtma, seksek, birdirbir, çelik çomak, nal mıh oyunları da, çocuklar arasında yaşatılabilecek geleneksel oyunlarımızdandır.

En Çok Bu Yazılar Okunuyor
Sizin İçin En Son Bunları Yazdık
Yorumlar Konuya Yorum Yapın

Konu ile ilgili düşüncelerinizi paylaşın.

Çocuğun

Oyuncakları