Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Hastalığınız ile ilgili sormak istediğiniz soruyu tıbbi ve aromatik bitkiler uzmanlarımıza buradan sorabilirsiniz.

Sorduğunuz sorunun cevabını uzmanlarımız en kısa sürede size dönerek cevaplayacaktır.
Uzmana Sor
Çocuğun Anneden Bağımsız Ruhsal Gelişimi
 Çocuğun Anneden Bağımsız Ruhsal Gelişimi
Hastalığınız İle İlgili Uzmanımıza Soru Sormak İçin Tıklayın
Çocuğun Anneden Bağımsız Ruhsal Gelişimi :

Çocuk, anneden bağımsız olarak, öncelikle geniş manada aile içinde sosyalleşir. Büyükanneler, büyükbabalar ve yakın akrabalarla misafirler, çocuğun sosyal psikolojisinin ilk beslenme kaynaklarıdır. Çocuk, annesinden kaynaklanan ruhsal gerginlikleri, bu çevresinin kendisine olan pozitif ilgi ve alakasıyla gevşetmek ister. Bunun için çocuk, misafire ve ev dışı şahsiyetlerin simasına, seri bir şekilde yönelmiş olur. Bu konuda çocuğu bir suya benzetebiliriz. O su ki, taşkın bir şekilde ovaları dolaşan ve kendi yatağını kendisi oluşturan bir sudur. Çocuğun ruh dünyası da, kendi

Yolunu kendisi çizen taşkın bir nehir gibidir. 0, kendi doğasına uyarladığı hemen her yöne yönelebilir. Tıpkı su gibi! Tabii çocuğun bu durumunu yadırgamamak lazımdır. Bazen de çocuk, anneden aldığı ruhsal gerilimin, telafisini Habil alakasında arar. Günün gerilim ve stresiyle evine dönen babayı, öncelikle annenin ruhsal gerilimi karşıladığında, babanın çocuğunun yüklendiği ruhsal gerilimi tam manasıyla gevşetebilecek enerjisi zaten kalmamıştır. Bu durumda çocuk, aralamak istediği kapıların açılmadığını görüp açık bulduğu herhangi bir kapıdan kendisini içeri atmakta bir an için bile tereddüt etmeyecektir. çünkü o henüz çocukturJundan ötürü, babaanneye düşkün, anneanneye düşkün, büyük babalara, dayı, hala ve teyzeye düşkün bir çocuk modeli, işte böylesi yaklaşımlar sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu yakın akrabaların yokluğunda ise çocuk, bu kez kendi kendine oluşturduğu dar bir ruh dünyasının tek kişilik kahramanı olmak durumundadır. Bu tek 'kişilik kahraman ise, hemen her vaziyetten görevler çıkartıp, yetişme yıllananda kendisini ilgilendirsin veya Ilgilerıdirmesin her ilgili veya ilgisiz kimseye meylederek, mensup olabileceği potansiyellerin akıntısında sürüklenmeye başlar.

çocuğun ruhi gelişiminin anneden tam olarak bağımsız bir şekilde seyredip olgunlaşması bir açıdan da mümkün değildir. Çocuk, anneyle ve ilgili anne dışı ruhsallıklardan etkilenebildiği kadar etkilenip, bunların arasından çıkabilecek herhangi bir yola zaman içinde girip çıkabilir. Çocuk, bu giriş çıkışlarla, ruhsal açıdan dengesiz bir varlık olarak gelişir. İşte, çocuğun bazı ruhsal bozukluk ve hastalıklannın oluştuğu dönem bu dönemlerdir. Çünkü onun bilinci bu dönemlerde yapılanmaktadır. Anne, bu dönemi iyi görmek ve bilmek durumundadır. Anne, çocuğunun ruhsal yapısını, ezberlediği bir kitap gibi okumayı bilmeye memurdur. Çocuğunun neden, nasıl, kimden ve ne zamanlarda etkilendiğini okuyamayan anne, çocuğuyla olan diyalogunu yeterince geliştirememiş biridir.

Bu durumlarda anne, çocuğunun iç yapışım tekrar gözden geçirip, bununla birlikte de kendi ruh sağlığını düzenleyip, tekrar ve mümkün olan en kısa zamanda, çocuğuna bir daha olumlu mesajlar yükleyerek eğilmelidir. Anne aile içinde aynı zamanda, ailenin ruh sağlığını da koruyan bir koruyucu sağlık görevlisidir. 0, nasıl eşinin ruhsal gerilimlerini bertaraf etmek için türlü çarelere başvurmasını biliyorsa, ayın zamanda, çocuğunun da ruh sağlığını korumak için tedbirler düşünmeyi ve bundan da seri bir şekilde uygulamaya almayı bilmelidir.

Çocuğunda fark ettiği birtakım olumsuz ruhsal gelişimleri, çocuğu babanın kucağına itercesine "çocukla ilgilen, sorundan var" diyerek haletme yoluna gitmemelidir. Bu davranış, basit ve sıradan bir kolaycılıktan başka bir şey değildir; Baba, çocuğunun ruhsallığı hakkında nüfuzkâr bir etkinin sahibi değildir. Hiçbir baba, hiçbir zaman, bir anne gibi çocuğun ruh sağlığına nüfuz edemez. Aslında bunu hemen her anne bilir, fakat genellikle sorunlarla inceden inceye ilgilenmektense, çocuğunu babanın ilgisine salıp, böylece kolay bir yola sapmayı tercih ederler. Sorumlu ve sorunsuz bir annenin çocuğunun ruhsal gelişimini gözlemleyip şekillendirirken, öncelikle bilmesi ve yapması gereken iki nokta vardır. Bunların birincisi, çocuğun eğitiminden ve gelişiminden anne birinci derecede sorumludur. İkincisi ise; sorumluluğunu idrak edip gereğini yerine getirmektir. Anne bu bilinci kuşanıp, bunun gereklerini yerine getirmediğinde ise, karşılaştığı sonuçtan memnun olmadığında, bir sorumlu veya bir suçlu bulmak için etrafına bakındığında. öncelikle babayı görecek ve olumsuzlukların tüm sorumlusu olarak, kendisine ve çocuğuna babayı göstermekten kaçınmayacaktır. Bu duruma ise, aile terbiyesi literatürüne son yıllarda sokulmaya çalışılmış bir terimle "baba ilgisizliği" sözüyle de tam koyacaktır. Şunu kesinlikle bilmek lazımdır ki, hiçbir zaman hiçbir baba, çocuğuna karşı ilgisiz değildir. Çocuğuna karşı ilgisiz baba yoktur, ilgisizleştirilmiş baba ise çoktur. Mamafih, babanın ilgisi de hiçbir zaman bir anne ilgisi olamaz. İlgi alanları tartışması arasından şaşkın bir şekilde geçmek zorunda kalan çocuk, anne ve baba haricindeki herhangi bir ilgileye tabii olarak ilgi duyacaktır. Bu durum; çocuğun aileden kendi kendisini soyutladığı bir noktadır.

Bunun için; sorumluluğunu idrak edememiş bir anne, çocuğuyla birlikte, ruhsal marazlar sahibi bir doğum yaptığım da bilmek durumundadır.

En Çok Bu Yazılar Okunuyor
Sizin İçin En Son Bunları Yazdık
Yorumlar Konuya Yorum Yapın

Konu ile ilgili düşüncelerinizi paylaşın.

Çocuğun

Anneden

Bağımsız

Ruhsal

Gelişimi