Tüm Kategoriler
BİTKİSEL ÜRÜNLER BİTKİSEL ÜRÜNLER
 

Safra Kesesi Hastalıkları Hakkında

Safra Kesesi Hastalıkları  hakkında bilgiler.Tanımı, türleri, nedenleri, belirtileri, teşhisi ve geleneksel tedavi yöntemleri.

Safra Kesesi Bitkilerle Tedavisi

Safra Kesesi Hastalıkları  ; tedavi eden bitkiler, kullanım şekilleri, çeşitleri ve bilgileri.


Safra Kesesi

GENEL BAKIŞ

    Safra kesesi karaciğerin alt yüzüne yerleşmiş, ortalama 50 ml hacminde,başlıca görevi safrayı depolayıp konsantre etmek olan bir organımızdır.Normal kişilerde günlük yaklaşık 500 ile 1100 ml safra salgılanır.Safra karaciğer tarafından salgılanır ve safranın salgılanması sinirsel ve hormonal mekanizmalar ile kontrol edilir.

    Safranın yapısında safra tuzları,safra pigmentleri,yağ,kolesterol ve protein bulunmaktadır.Safradaki yağların esasını da kolesterol ve fosfolipidler teşkil eder. Safranın rengi içerdiği bilurubin diglukoronat pigmentine bağlıdır.Bu pigment kan proteini olan hemoglobin yıkılması sonucu ortaya çıkar.


Safra Kesesi

FONKSİYONLARI

SAFRA KESESİNİN FONKSİYONLARI

1- Görevi safra depolama ve konsantre etmektir.

2- Na, Cl ve suyu selektif absorbe eder.

3- Safra tuzlarının, pigmentlerinin ve kollesterolun yoğunluğu karaciğerden gelen safranın 10 katıdır.

4- Mukozası vücutta absorbsiyon kapasitesi en yüksek olan organımızdır.

5- Bu hızlı absorbsiyon sayesinde safra yolları içindeki basınç dengelenir ve artması engellenir.

6- Saatlik yaklaşık 20 ml mukus sekrete eder.Bu mukus safra kesesinin mukozasını koruyucu etkiye sahiptir.

7- Üretilen mukus aynı zamanda safranın safra kesesinden atılmasını kolaylaştırır.

 
SAFRA TAŞLARI

Safra taşları akut ve kronik iltihabi safra kesesi hastalıklarının en önemli nedenidir.Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde sıklığı oldukça fazladır.Ülkemizde gerçek sıklığı bilinmemekle birlikte genel cerrahi kliniklerinde en çok yapılan ameliyatlar safra taşları ve meydana getirdikleri komplikasyonlarla ilişkili ameliyatlardır.Safra taşlarının görülme sıklığı yaşla birlikte artar.Ayrıca kadınlarda,çok doğurmuşlarda,şişmanlarda,açık tenli olanlarda daha fazla görülür.

Safra taşları kabaca kolesterol içeren,pigment içeren ve mikst taşlar olarak sınıflandırılırlar.Kolesterol taşları safra taşlarının %10’unu içerir,pigment taşarı ise %30 oranında görülürler.Fakat bu sınıflandırmaya sığmayan pek çok safra taşı olgusunun olduğu bilinmektedir.Safra taşının oluşumundaki esas mekanizma ise kolesterolün konsantre olması,safra akışkanlığının azalması ve taş için bir çekirdeğin bulunup kolesterolün bu çekirdek üzerine çökmesidir.Bu çekirdeği oluşturan maddeler ise bakteriler,safra pigmentleri,mukus,hücre debrisleri,kalsiyum tuzları ve parazit yumurtalarıdır.

Safra taşlarının varlığında safra kesesi kanalının tıkanması sonucu safra kesesi hidropsu,safra kesesi iltihabı,kesenin delinmesi sonucu kese etrafında abse ve buna bağlı karın içi iltihabı,safra taşlarının ana safra kanalına düşmesi sonucu sarılık,safra yollarının iltihabi ve bakteriyel bir hastalığı olan kolanjit,karaciğer absesi ve pankreas kanalının tıkanması sonucu pankreatit görülebilir.Bazen safra taşları ince barsağa geçerek barsak tıkanıklıklarına da yol açabilirler.Yine %0.5’in altında safra taşları safra kesesi kanserine yol açabilirler.

AKUT KOLESİSTİT

Akut kolesisit,safra kesesinin bakteriyel veya kimyasal bir iltihabıdır.Olguların %95’inde olaya safra taşları da eşlik eder.Böyle olunca Akut Taşlı Kolesistit olarak adlandırılır.%5 olguda ise taş yoktur.Bunlara da Akut Taşsız Kolesistit denir. Akut taşlı kolesistit, 50 yaşına kadar kadınlarda erkeklerden üç misli fazla görülürken 50 yaş sonrası 1.5 misli fazla görülür.Akut kolesistit oluşmasında başlıca rol oynan faktörler;safra kesesi kanalının tıkanması,kanlanmanın azalması ve enfeksiyondur.Safra kesesinde bulunan taş veya taşlar safra kesesinde bir iltihab meydana getirirler.Bu iltihaba bağlı olarak ödem gelişir.Ödem neticesi safra kesesi kanalında tıkanıklık oluşur.Tıkanıklık oluşunca safranın barsağa akımı engellenir.Safra kesesi şişer.Ödem daha da artar.Nihayetinde kan damarları ve lenfatik damarlar ödeme bağlı olarak tıkanırlar.Sonuçta safra kesesinde kanlanma azalması görülür.

BELİRTİ VE BULGULAR

Klinik olarak akut kolesistitin en önemli belirtisi sıklıkla yemeklerden sonra olan ağrıdır.Önceleri aralıklı olarak tekrarlayan ağrı zamanla devamlı olmaya başlar.Buna safra kesesi kolik ağrısı denir. Olay ilerledikçe ağrı daha da şiddetlenir.Ağrı karın sağ üst kadranında veya üst karın bölgesinda veya her iki yerde de olabilir.Ağrı bele ve sağ kürek kemiğine yayılabildiği gibi diyafram da etkilenirse sağ omuz ağrısı da olabilir.%60-80 hastada kusma ve bulantı da görülebilir.

Ateş ve nabız yüksekliği tipik olarak bulunur.%10 hastada sarılık bulunur.%85 hastada kanda iltihabi hücre artışı bulunur.İltihabi hücre artışı yaşlı hastalarda bulunmayabilir.

TANI

Bugün ultrasonografi daha önce kullanılan metodların yerini almıştır.Ultrasonografi akut taşlı kolesistit tanısında en güvenilir yöntemdir.Uygulaması çok kolay ve çok ucuz bir yöntemdir.Safra kesesi içnde taş olup olmadığı,safra kesesinin duvarının kalınlığı,safra kesesini boyutları ve kesenin delinip delinmediği ultrasonografi ile tespit edilebilir.Ultrasonografi dışında bilgisayarlı tomografi,sintigrafi ve kolesistokolanjiografiler de diğer tanı yöntemleridir.

TEDAVİ
Akut Kolesistitin tedavisi cerrahidir.Ameliyat zamanlaması erken ve geç cerrahi şeklinde olabilir.Tanı konulur konulmaz hastaya antibiyotik tedavisi başlanır.Optimal koşullar sağlanınca da ameliyat yapılır.Geç cerrahi prosedürde ise hastanın ameliyatı altı hafta ertelenir.Bu sürede hastanın antibiyotik tedavisine devam edilir.

Yapılan ameliyat safra kesesinin alınmasıdır (kolesistektomi).Günümüzde hem açık hem de kapalı yöntemle bu ameliyat yapılabilmektedir. Açık (konvansiyonel) yöntemde ya karın orta hat kesisi yada sağ kaburga altı kesisi yapılarak bu ameliyat gerçekleştirilir. Son yıllarda popüler olan yeni bir teknik ise kapalı (laparoskopik) ameliyattır.Bunda hastanın karnına dört adet ufak delik (0.5-1cm) açılarak bu ameliyat yapılır.Kapalı ameliyat birçok yönden açık yönteme göre avantajlıdır.Ameliyat sonrası dönemde daha az ağrı olur.Hasta erken beslenmeye başlar (aynı gün). 24-48 saatte hastalar taburcu olabilirler ve erken evrede işlerine dönebilirler. Fakat kapalı başlanan bazı ameliyatlarda açık yönteme dönme riski de mevcuttur.

Safra Kesesi

YOLLARI VE HASTALIKLARI

Safra yolları Karaciğer tarafından üretilen safra salgısını Safra kesesine ve oradan da onikiparmak barsağına aktarmakla görevlidir. Bu kanalın onikiparmak barsağına açıldığı yerde, kanal ağzının açılıp kapanmasını sağlayan bir halkası olan oddi sfinkter’i (büzücü kası) bulunur.

Oddi sfinkteri genellikle kapalı olup, safra onikiparmak barsağına akmaz. Ancak yemeklerden 30-90 dakika sonra açılır, kese kasılır ve hazım için lazım olan safra barsağa akmaya başlar.

Karaciğer içerisinde hücresel düzeyde başlayıp komşu safra yolları ile birleşerek tek bir kanal halini alır. İki kısımdan oluşur.

 Karaciğer içerisindeki bölüm intrahepatik safra yolu , Karaciğer dışındaki bölümde ekstrahepatik safra yolu olarak isimlendirilir.

Karaciğer içerisinde sağ ve sol safra yolları birleştikten sonra ortak hepatik kanal adını alır. Karaciğer dışında 1-4cm uzanır. Ortak safra yoluna burada safra kesesi açılır.

Safra kesesi ortak safra yoluna sistik kanal denilen yapı ile birleşir. Bu noktadan itibaren ortak safra yoluna Koledok ismi verilir.


SAFRA YOLLARININ FİZYOLOJİSİ

Safra yollarının başlıca görevi karaciğerden duodenuma safra akışının sağlanmasıdır.Safra karaciğerde sürekli olarak sentezlenir. Açlık durumunda koledok alt uçta bulunan oddi sfinkteri kasılıdır. Karaciğerde üretilen safra onikiparmak barsağına geçemez. Safra kesesine yönlenir ve orada konsantre edilip depolanır. Yemeklerden 30-90 dk sonra , özellikle yağlı yiyecekler, salgılanan hormonlar sayesinde safra kesesi kasılıp oddi sfinkteri açılır. Depodaki safra onikiparmak barsağındaki yiyeceklerle karışır ve sindirim başlar.

SAFRA YOLU HASTALIKLARI TANI ARAÇLARI

Düz Karın grafisi: Safra taşlarının ortalama %15 radyoopaktır. Direk grafilerde görülür.

Oral Kolesistografi: Ağız yolu ile verilen kontrast madde barsaklardan emilip karaciğerde metabolize olduktan sonra safra ile birlikte atılır. Bu tetkik ile sadece safra kesesi değerlendirilir. Eğer safra kesesi dolmuyorsa tamamen taşla dolu olabilir yada sistik kanal tıkanmıştır.

İntravenöz Kolanjiografi: Bu tetkik ile de daha çok safra yolları değerlendirilir. Kontrast madde damardan verilir.

Perkutan Transhepatik kolanjiografi: Bir iğne yardımı ile cilt ve karaciğer kapsülü geçilip intra hepatik safra yollarına kontrast madde verilip tıkanıklık olup olmadığı, Tıkanıklık varsa seviysi, taş varlığı ve safra yollarının anatomisi hakkında bilgi edinilir.

Endoskopik Retrograd Kolanjiopankreatografi (ERCP): Bu tetkikle endoskop ile onikiparmak barsağının 2. kısmına açılan koledok kanüle edilip kontrast madde verilip pankreatik kanal , safra yolları hakkında bilgi edinilir. Koledokta safra taşı varlığında taş ERCP ile çıkartılabilir. Tümöral oluşum varsa biopsi alınabilir. Tümöral oluşumuna bağlı tıkanıklık varsa stent konulup safra akışı sağlanabilir.

Ultrasonografi: Safra kesesi taşlarının tanınmasındaki %98 lere ulaşan başarı safra yolları içinde geçerlidir. Ultrasonografi ile Safra yolu genişlikleri, Safra yolu içerisindeki taş varlığı ve karaciğer içerisindeki safra yollarının durumu yüksek doğruluk oranları ile değerlendirilebilmektedir. Safra yolu hastaklıklarında ilk başvuruması gereken tanı yöntemidir.

Bilgisayarlı Tomografi:Yukarıda tanımlanan görüntüleme yöntemleri ile kıyaslandığında tek başına başarı oranı daha düşüktür. Tümöral bir yapıya bağlı bir tıkanıklık varsa bu oluşumları göstermede başarısı daha yüksektir.

MR-MR Kolanjiografi: Safra yollarını ve hastalıklarını değerlendirmede ileri düzey bir tetkik aracıdır. Safra yolları dilatasyonları, tıkanıkları tümöral oluşumları değerlendirmede kullanılabilmektedir.

İntra Operatif Kolanjiografi- T-Tüp kolanjiografi: Ameliyat esnasında sistik kanala yerleştirilen kateterden verilen kontrast madde veya Koledoka açılıp yerleştirilen T tüp ile verilen kontrast madde ile safra yollarının değerlendirilmesidir.

İntra Operatif Koledokoskopi: Ameliyat sırasında koledokun açılıp kanalın fleksibl veya rijid bir endoskop ile değerlendirilmesi işlemidir. Safra yolları endoskopik olarak değerlendirilmektedir. Bu işlem laporoskopik cerrahi sırasında da uygulanabilmektedir.

SAFRA YOLLARI DOĞUMSAL HASTALIKLARI

DOĞUMSAL BİLİER ATREZİ: Safra yolları ve safra kesesinin anne karnındaki gelişim sırasında atrezik kalmasıdır. Genellikle hayatın ilk aylarında tanınır. Kesin tanı karaciğer iğne biopsisi ile konulabilir.Hastaların çoğunun ameliyat olması gereklidir.Bu da tercihen ilk 8 hafta içerisinde yapılmalıdır. Safra yolu atrezisinin Safra yollarının hangi kısımlarını içerdiği tedavinin belirlenmesinde önemlidir. Ekstrahepatik tutlumun düzeyine göre Bilioenterik anastomoz yapılabilir.

KOLEDOK KİSTLERİ: Koledokta doğumda var olan genişlemelerdir. İlk defa 1700 lü yıllarda tanımlanmıştır. Farklı tipleri vardır. Koledok kisti olan hastaların ortalama %50 si yaşamın ilk 10 yılında karın ağrısı, sarılık ve karında kitle ele gelmesi şikayetleri ile doktora başvurmaktadırlar. Koledok kistleri içerisinde zamanla taş gelişimi, kanser gelişimi olabilmektedir. Tanı Ultrasonografi ile kolaylıkla konulabilir. Koledok kistinin tipine göre cerrahi strateji belirlenmektedir.

SAFRA YOLU HASTALIKLARI

Safra yolu hastalıkları belirtileri çeşitli nedenlerle tıkanan safra yollarına bağlı gelişen sarılık ve buna bağlı komplikasyonların gelişmesi ile olur.

KOLEDOK TAŞLARI (KOLEDOKOLİTHİASİS)

Safra kesesi taşı olan hastaların ortalama %8-15 inde bulunur. Ekstrahepatik tıkanma sarılığının en sık nedenidir. Yaşın ilerlemesi ile bu oran dahada artar. Koledok taşlarının çoğu safra kesesinden sistik kanal yolu ile koledoka düşmektedir. Taşlar direk koledok içerisindede gelişebilir. Bunlara primer koledok taşları denilir. Bir hastanın safra kesesi alınmışsa koledokta saptanan taşa primer koledok taşı diyebilmek için ameliyattan sonra en az 2 sene geçmiş olmalıdır. Klinik belirtileri tamamen sessiz olabilecegi gibi sarılık, kolanjit, kolanjiohepatit, karaciğer abseleri ve pankreattit gibi komplikasyonlara neden olmaktadır. Bu belirtilerin nedeni safra akımının kısmen veya tamamen durması sarılık gelişmesi ve buna enfeksiyonun eklenmesi ile karakterizedir. Hasta sarılık , ateş , üşüme, titreme ve karın ağrısından şikayetçidir.Tanı usg ile %98-99 varan oranda konulabilmektedir. Şüphede kalınan vakalarda ERCP ve PTK işlemleri uygulanabilir.Tedavide koledok taşı olan hastada kolanjit gelişmiş ise tedavsi serum ve geniş spekturumlu antibiotik uygulanmasıdır. Hastaların %75-80 bu tedaviye cevap verir. Cevap alınamayan hastalarda tablo zamanla dahada ağırlaşır. Acil ameliyat yada safra yolu dekompresyonu gerekir. Bu sağlanamazsa ölüm kaçınılmaz olur. Son yıllarda dekompresyon için ön planda ameliyattan daha çok ERCP tercih edilmektedir. Safra kesesi taşı olan hastalarda Usg ile ameliyat öncesinde (Preop) koledokta taş saptanan hastalara ERCP yapılması gerekmektedir. Preop koledokta taş saptanmayan fakat sonradan taş oluşan veya taş saptanan hastalarda ERCP ile başarı ile tedavi edilebilir. Preop taş saptanan hastalarda günümüzde laparoskopik safra kesesi ameliyatı sırasında sistik kanaldan girilerek taşlar çıkartılabilir. Laparoskopik koledok açılıp taş çıkarıldıktan sonra kapatılabilir.

SAFRA YOLLARININ BENİNG DARLIKLARI

Oldukça nadir görülen uygun tedavi yapılmadığında hastanın ölümüne neden olabilen safra yolu hastalığıdır. %90 dan fazla nedeni ameliyatlarda safra yollarının yaralanmasıdır. Sıklık sırasına göre Safra kesesi, koledok ve mide amliyatlarından sonra görülür. Koledokolithiasise bağlı sarlıklar oldukça nadirdir. Tekrarlayan kolanjitlerin sekeli olarak darlıklar oluşabilir.

Sklerozan Kolanjit; Nedeni bilinmeyen kronik inflamasyonla seyreden koledokta özellikle ekstrahepatik safra yollarında nadirende intra hepatik safra yollarında darlığa neden olan safra yolu hastalığıdır. Ülseratifkolit gibi inflamatuar barsak hastalıkları ile birlikte görülebilir. Post operatif safra yolu darlıkları hemen ameliyat sonrasında bulgu verebildiği gibi aylar sonrada ortaya çıkabilir. Sklerozan kolanji daha sinsi ilerler. Halsizlik iştahsızlık gibi nonspesifik bulgularla ilerler. Safra yollarının bu iyi huylu darlıklarının hayati tehlike yaratan başlıca komplikasyonları kolanjiohepatitler ve kronik striktür ile bilier siroz gelişmesidir. Bunun sonucunda karaciğer yetmezliği ve Özefagus varis kanamaları gelişip hasta kaybedilebilir. Diğer nadir darlık nedenleri oddi sfinkterinin gevşemesini engelleyen striktürler, safra yollarına dıştan bası, karın içi abselere bağlı yapışıklıklar olabilir. Tanı amaçlı sıklıkla ERCP ve PTK kullanılmaktadır.Tedavi tıkanıklığa neden olan safra yolunun çıkartılıp safra yolu devamlılığının ya yeniden safra yolu ile yada tıkanıklık olan bölgenin üzerinden ince barsağa yapılan anastomozlarla safra akışının sağlanmasıdır.

SAFRA YOLU TÜMÖRLERİ

Bening tümörler: İnflamatuar sürece cevap olarak geliştikleri düşünülmektedir. Bunun nedeni taş, stür materyali, T Tüp olabilir. Genellikle safra yollarının en alt kısmına yerleşir.

Papillom: En sık rastlanan bening tümördür. Ampulla vateride yerleşir. Polipoid yapıdadır.

Multiple papillom ve Papillamatozis: En nadir görülen tiptir. Tekrarlama ve öalingleşme olasılığı diğerlerine oranla yüksektir.

Kistik papillom: Nadir kistik lezyonlardır. Genellikle intra hepatik safra yollarını tutar. Bening safra yolu tümörlerinin belirtisi genellikle yoktur tesadüfi saptanırlar. Belirti veren olgularda sarılık, ağrı, kolanjit en sık eşlik eden durumlardır. Tanıda sıklıkla ERCP-PTK kullanılır. Tedavisi lokal olarak bu bölgenin çıkartılmasıdır.

Maling tümörler:

Safra yolu maling tümörleri genellikle geç evrede tanınırlar. Nadir rastlanılan tümörlerdir. Tanı konulduğu anda birçok hastada hayati damarsal yapılar tümöral doku tarafından tutulmuş olmaktadır. Nedeni bilinmemektedir. Ülseratif kolitli ve sklerozan kolanjitli hastalarda maling safra yolu tümörü gelişme olasılığı yüksektir. Koledok kiistleri papillamatozis varlığıda maling tümör gelişimi için risk oluşturmaktadır.Belirtileri sıklıkla kilo kaybı, sarılık karın ağrısı ve kaşıntıdır. Kolanjit sık görülen komplikasyondur. Tanıda ERCP-PTK-BT ve MRMRCP kullanılmaktadır. Hastalara kür şansı veren tek işlem cerrahidir. Cerrahiye uygun hasta sayısıda çok azdır. Cerrahi strateji tümöral dokunun yerleştiği anatomik bölgeye göre değişir.

 

ETİKETLER: Safra kesesi, safra kesesi hastalıkları, safra kesesi sorunları, safra kesesi tedavisi, safra kesesi bitkisel tedavi, safra kesesi hastalık, bitkisel tedavi, bitkilerle safra kesesi

 

Müşteri Hizmetleri | Garanti ve İade Şartları | Teslimat Şartları | Gizlilik Taahhüdü ve Güvenlik Politikası | İletişim | Ana Sayfa

Copyright © 2009 Şifa Market | www.sifamarket.com
0224 224 55 92 (pbx)