Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Yüksek Tansiyon Belirtileri
Hastalığınız hakkında merak ettiklerinizi uzmanımıza sormak için tıklayın, hemen cevaplasın.

Yüksek Tansiyon Belirtileri

   " Yüksek tansiyon belitileri ve bitkisel tedavi yöntemleri hakkında bilgiler. "

 

    Yüksek tansiyon belitileri ve bitkisel tedavi yöntemleri hakkında bilgiler bu makalede yer almaktadır. Yüksek tansiyon belirtileril ile ilgili tüm açıklamaları bu makalede inceleyebilirsiniz...

Yüksek tansiyon (hipertansiyon) te­rimi atardamarlardaki büyük kan basın­cının 150 mmHg (mm cıva basıncı), küçük kan basıncının ise 90 mmHg’ye eşit ya da daha yüksek olduğu durum­larda kullanılır. Tansiyonu uzun süre­lerle bu değerlerin üstüne çıkan birey­lerde beyin, böbrek, kalp ve damar has­talıklarının daha çok görüldüğü ve ge­nellikle tansiyonu normal olanlara oranla yaşam süresinin daha kısa oldu­ğu kanıtlanmıştır.
Büyük kan basıncı (büyük tansiyon) kaç olursa olsun, küçük kan basıncı (küçük tansiyon) 90 mmHg ya da daha yüksekse sistemik yüksek tansiyon söz konusudur ve tedavi edilmesi gerekir. Son istatistiklere göre normalin üst sını­rına yakın küçük kan basıncının (85-89 mmHg) bile bir risk etkeni olduğu anla­şılmaktadır.

Küçük (diyastolik) tansiyonun yük­sek olmadığı, yani 90 mmHg’nin altın­da kaldığı, yalnız büyük (sistolik) tansi­yonun yükseldiği durumlarda sistolik yüksek tansiyon söz konsudur. 70 yaşın altındaki kişilerde küçük tansiyon 90 mmHg’nin altında kalırken büyük tansi­yon 160 mmHg ve daha yüksekse teda­vi edilmesi gerekir. 70 yaşın üzerinde tedaviyi başlatacak büyük tansiyon de­ğeri 170 mmHg ve daha üstüdür.
Hipertiroidizm, aort kapak yetmez­liği ve atar-toplar damar bağlantılarında büyük tansiyon yüksek olmasına karşın ilaç tedavisi gerekmez. Bu durumlarda asıl hastalık tedavi edilmelidir.Yüksek tansiyon günümüzde hâlâ beyin damarlarındaki tıkanıklık ve ka­namalar açısından başlıca risk faktörü­dür. Ayrıca, Kolesterol ve sigara alışkanlığının yanı sıra miyokart enfarktü­sünün başlıca nedenleri arasında yer alır; kalp ve dolaşım yetmezliği olan ki­şilerin yüzde 75′inde bu hastalıklara ne­den olduğu bildirilmiştir. Ayrıca tansi­yon yükselmesinin damar duvarında ka­lınlaşma gibi belirgin değişikliklere yol açarak tıkayıcı damar hastalıkları, anev­rizmalar ve böbrek yetmezliği gibi bir dizi doku bozukluklarına neden olduğu kanıtlanmıştır.Son 35 yıl içinde yüksek tansiyonun ilaçla tedavisinde dev adımlar atılmış olmasına karşın, yukarıda belirtilen ol­gular güncelliklerini korumaktadır. Gü­nümüzde fazla yan etkisi olmayan, bu­na karşılık son derece etkili ilaçlar var­dır. Son yıllarda bu tedaviler sonucunda kan basıncının düşürülmesiyle kalp ve damar hastalıklarına yakalanma ve bu hastalıklardan ölme oranının belirgin ölçüde azaldığı kanıtlanmıştr.



Bu teda­vilerin yüksek tansiyonlu hastaların tedaviden sonraki yaşanılan üzerindeki etkileri incelenmiş ve özellikle felç, kalp ve dolaşım yetmezliği ile böbrek yetmezliğinin ortaya çıkma sıklığının azaldığı, buna karşılık, söz konusu ilaç­ların yüksek tansiyonlu hastada miyo­kart enfarktüsü ya da anjina pektoris gi­bi kalp kasının yeterince kanlanamama-sına bağh hastalıkların önüne geçilme­sinde daha az yararlı oldukları belirlen­miştir.Bu ilerlemelere karşın, en son ista­tistiklerin de doğruladığı gibi, yüksek tansiyon hâlâ ölüme neden olabilmekte­dir. Bunun nedeni bazen hastanın ih­malkârlığı nedeniyle hekim kontrolün­den geçmemesi ve hastalığa tanı kona-mamasıdır. Bazen de tanı konduktan sonra hekimin önerdiği ilaçların gere­ğince kullanılmaması ya da uygun oJ-mayan ilaçların seçilmesi ve daha sık­lıkla muayene edilen kişinin kalp ve da­marlarının yapısı nedeniyle tedavi yetersiz kalır.Kuramsal olarak, daha iyi sonuçlar elde etmek mümkün olduğundan, kalp ve damarlarla ilgili komplikasyonların önlenmesindeki bu başarısızlıklar, sü­rekli bir tedavi uygulamanın gerektiğini vurgular. Yüksek tansiyon tehlikesi olan hastanın doğru saptanması, öte yandan hastaya verilmesi gereken ilaç­ların seçiminde etkili bir düzenleme ya­pılması gerekir.

NEDENLERİ

Oluşum mekanizması bakımından iki tür yüksek tansiyon vardır: Birincil ya da esansiyel ve ikincil. Birincil yüksek tansiyonun nedenleri tam olarak bilin­memekle birlikte, hastalığın oluşumun­da kalıtım, ruhsal açıdan çabuk etkile­nen heyecanlı kişilik, şişmanlık gibi ba­zı etkenler saptanmıştır, tkincil yüksek tansiyon aşağıdaki hastalıklardan sonra ortaya çıkabilir: Böbrek dokusu ve böb­rek atardamarlarında yerleşen hastalık­lar (akut ve kronik böbrek iltihabı, poli-kistik böbrek), böbreküstü bezinin ka­buk bölümündeki hastalık nedeniyle kortizon ya da aldesteron hormonları­nın fazla salgılanması sonucu görülen Cushing hastalığı ve Crohn hastalığı, böbreküstü bezinin iç kısmının (medul-la) tümörü (feokromositom), aortun kalpten çıktığı bölgedeki darlığı, kafa içi basıncının artması.Yüksek tansiyonla basınç reaksiyo­nu arasındaki ayrımın da yapılması ge­rekir. Yüksek tansiyon terimi kan ba­sıncının sürekli olarak bazı sınırların üzerinde kaldığım belirtirken, basınç reaksiyonu tansiyonun heyecanlanma ya da kan içine ilaç şırınga edilmesi gi­bi bir uyaran nedeniyle geçici olarak yükselmesidir. Yükselmeye yol açan uyaranın etkisi kaybolunca tansiyon normale döner.

GÖRÜLME SIKLIĞI
Yüksek tansiyonluların tümü tanı kona­cak biçimde tıbbi kontrolden geçmemiş olduğundan ve yüksek tansiyon değer­lendirme ölçütleri her yerde aynı olma­dığından yüksek tansiyonun dağılımını kesin olarak saptamak olanaksızdır. Hekime başvuran erişkinlerin yaklaşık yüzde 25′inde yüksek tansiyon vardır ve bunların yüzde 9O’ı esansiyel (birincil) tiptedir.

TANI
Tanı konması için kan basıncı 20 dakika dinlenmenin ardından ölçülmelidir; bir­birinden farklı zamanlarda yapılan üç ayrı ölçümde de kan basıncı yüksek çı­kıyorsa yüksek tansiyon tanısı konabilir.
Kan basıncı ölçümlerinde pek çok kısıtlama ve hata olasılığı vardır.
Bunların başında hastanın muayene­ye ve hekime olan tepkisi gelir. Burada tansiyon heyecan nedeniyle tepkisel olarak yükseldiği halde, kişiye yanlış­lıkla yüksek tansiyon tanısı konur.

Son yıllarda bu yanlışlıklardan ka­çınmak için günlük etkinlikleri engelle­meden kan basıncının otamatik olarak kaydedilmesini sağlayan birçok teknik geliştirilmiş ve uygulanmaya başlamıştır. Böylece elde edilen 24 saatlik tansi­yon değerleri, yüksek tansiyonun or­ganlarda yol açtığı zararları tansiyon aleti ile elde edilen değerlerin ortaya koyamadığı kadar belirgin olarak sergi­ler. Bununla birlikte, kan basıncının di­namik olarak monitörle izlenmesinin tanı açısından üstün olduğuna ilişkin bir kanıt elde edilememiştir. Bu neden­le bu yöntem yalnız bazı seçilmiş yük­sek tansiyon olgulanyla sınırlı kalacak biçimde uygulanmaktadır; bunlar kan basmcı sık sık değişen hastalar, yüksek tansiyon ile organlardaki örselenme arasında bağlantının tam kurulamadığı olgular, sık sık tansiyonu yükselenler ile tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi istenen olgulardır.
Olguların büyük bir bölümünde dik­katli bir ölçümle yüksek tansiyon tehli­kesi olup olmadığı belirlenebilir; gere­kirse hasta kan basıncını evde kendi kendine de ölçebilir.

İkincil yüksek tansiyonun nedenleri­ni saptayabilmek için genel bir muaye­ne yapılması önemlidir. Özellikle kol ve bacak atardamar nabızlarının kolay­ca alınıp alınamaması, atardamarlardaki nabız vuruş şiddetinin birbirinden farklı olup olmaması, böbrek atardamarları­nın karından stetoskopla iyice dinlen­mesi gereklidir. Ayrıca idrar tahlili ya­pılır ve kanda üre, ürik asit, kreatinin, sodyum ve potasyum gibi elektrolitle­rin düzeyi belirlenir.

TEDAVİ

Belirti ve yakınmaların az ya da çok ol­masına bakılmaksızın tüm yüksek tan­siyonluları tedavi etmek gerekip gerekmediği tartışması şu çözüme bağlanmış­tır: Küçük kan basıncı 90 mmHg’nin (mm cıva basmcı) üstünde olan tüm hastaların tansiyonu 85 mmHg düzeyin­de tutulacak biçimde tedavi uygulanma­lıdır.
ikincil yüksek tansiyonda tedavi ön­celikle temelde yatan hastalığın tedavi­sine yöneliktir; birincil yüksek tansi­yonda basıncın kontrol altına alınmasıy­la ve basıncm normale inmesiyle sorun çözülemezse komplikasyonlann tedavi edilmesi gerekir. Birincil yüksek tansi­yonun tedavisinde genel önlemlerin ya­nı sıra ilaç tedavisi uygulanır. Genel ön­lemler kısaca şunlardır: • Beslenme – Bazı istatistikler sanayi­leşmiş toplumlarda nüfusun yansından çoğunun fazla kilolu olduğunu göster­mektedir. Bu durum genellikle yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve damar sert-liğiyle birlikte görülür; öte yandan tek başına da kalp ve dolaşım sistemi has­talıkları için bir risk faktörüdür. Bu ne­denle yüksek tansiyonlu, şişman hasta­nın normal kilosuna getirilmesi büyük önem taşır. Hafif ya da orta derecede yüksek tansiyonlu hasta, çoğu zaman yalnızca kilo vererek kan basıncını nor­mal değerlere düşürebilir. Verilen her kilo için diyastolik (küçük) kan basıncı­nın 2-3 mmHg azaldığı saptanmıştır.Özellikle hayvansal kökenli doymuş yağlar (tereyağ, içyağı) az kullanılmalı­dır. Bu maddeler aşırı miktarda alınırsa kandaki kolesterol düzeyi artar; buna bağlı olarak yüksek tansiyon ve öteki kalp ve dolaşım sistemi hastalıklan açı­sından risk yükselir. Sebzeyle beslenen topluluklarda çok az kişide yüksek tan­siyon görüldüğü gözlenmiştir.Besinlerle aşın tuz alımı da engel­lenmelidir. Tuz kendi başına güçlü bir damar büzücüdür ve tansiyonu düzenle­yen bazı sistemleri etkiler. Ama yapılan son araştırmalar tuz kısıtlamasının bü­tün birincil yüksek tansiyon durumla­rında etkili olmadığını göstermektedir. Sonuç olarak tuz kısıtlamasına yanıt ve­ren ve vermeyen birincil yüksek tansi­yon çeşitlerinden söz edilebilir. Son za­manlarda dikkatlerin odaklaştığı bir başka nokta ise potasyumdur. Potas­yumca biraz zengin bir diyetin henüz tam olarak aydınlatılamamış mekaniz­malarla tansiyonu düşürdüğü gözlen­miştir. Kahve de kan basıncında birkaç saat süren 5-20 mmHg’lik yükselmelere yol açtığından kısıtlı miktarda alınmalı­dır. Aşın alkol alımı da zararlı olabilir, aşın alkol alındığında sempatik sinir sisteminin uyanlmasına bağlı olarak uzun süreli yüksek tansiyon görülür.Sonuçta, yüksek tansiyonlu hasta peynir ve öbür süt ürünleri de içinde ol­mak üzere çok az hayvansal yağ ve tuz tüketmeli, bol meyve ve sebze yemeli­dir. Gerekenden çok kalori almamalı­dır.
• Hareketsiz yaşamla savaş -

Yüksek tansiyonlu kişiye önerilen yüzme, yürü­yüş, jogging, bisiklet ve kayak gibi sporlar izoTonik tiptedir. İzometrik eg­zersizler (ağırlık kaldırma) önerilmez. Tansiyonu sürekli yüksek olan kişi, önerilen egzersizleri uygularsa, sistolik ve diyastolik kan basıncıyla, kalp atım hızının düştüğünü görecektir.Gevşeme teknikleri – Sanayileşmiş toplumlarda çok yüksek düzeyde olan ruhsal gerilim tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle son yıllarda tansiyonun düşmesinde yararlı olduğu saptanan gevşeme tekniklerinin kullanı­mı gündeme gelmiştir.
• Sigara dumanından uzak durma -Tek bir sigaranın dumanının tansiyonda 15-20 dakika süreyle ani ve birkaç mmHg’lik yükselmeye yol açtığı kanıt­lanmıştır. Aşırı sigara içen kişinin sü­rekli yüksek tansiyon tehlikesiyle ne öl­çüde karşı karşıya kaldığı kolayca anla­şılabilir.Birincil yüksek tansiyonun tedavi­sinde yalnızca deneyimler sonucunda seçilen bazı ilaçlar kullanılır. Sabit bir tedavi tablosu yeğlenmemekle birlikte, kan basıncını düzenleyen mekanizma­lar hakkında kazanılan bilgilerin yardı­mıyla değişmeyen bir tedavi planının uygulanmaya sokulabileceği düşünül­mektedir.

Kan basıncını düzenleyen pek çok mekanizma olmasına karşın, en önemli ve uzun süreli etkiyi sağlayan, damarla-nn büzüşmesini ve dolaşımdaki kanın hacmini düzenleyen sistemdir. Kan ba­sıncı kalbin damarlara pompaladığı kan miktan ile-arteriyollerin (küçük atarda­marlar) duvarlarındaki direncin bir ürü­nüdür. Bu düzenleme sisteminde, böb­rekte ve böbreküstü bezinin kabuk bö­lümünde odaklasan iki merkez vardır. Bunlann arasındaki dengenin bozulma­sı iki farklı mekanizmayla yüksek tansi­yona yol açar ve uygulanması gerekli tedavi her iki durumda farklıdır. Bunla­rın aynı anda etkili olması ise daha kar­maşık bir yüksek tansiyon biçimine ne­den olur. Yüksek tansiyon, vücutta aşın su ve sodyum tutulmasına bağlı anor­mal bir sıvı birikiminden kaynaklanı­yorsa; tedavide idrar söktürücü ilaçlar kullanılır; yüksek tansiyon damar bü­züşmesine bağlıysa, bunu önlemeye, çözmeye yönelik ilaçlar öncelik kaza­nır. Ara biçimlerde ise her iki tür ilaç birden kullanılır.
Tansiyonun düşürülmesi gereken bazı özel durumlan da ele alalım

• Yüksek tansiyon ve yaşlılar – Bir zamanlar yaşlılarda doğal bir olgu ola­rak kabul edilmiş olsa da, yüksek tansi­yon damarlardaki yaşlılığa özgü deği­şiklikleri hızlandırır. Yaşlılarda sürekli ve sabit yüksek tansiyonun etkilerinin en çok görüldüğü organlar beyin, göz, kalp ve böbrektir. Damar sistemindeki değişikliklere bağlı olarak bu organlar­da işlev bozukluğu görülür. Vücutta güç harcadıktan sonra ortaya çıkan de­ğişiklikleri değerlendirirken, tansiyonun aynı koşullarda sağlıklı kişilerde de yükseldiği unutulmamalıdır. Yaşlı has­taların tedavisinde amaç, sistolik kan basıncının 170 mmHg’nin, diyastolik kan basıncının ise 90 mmHg’nin altına düşürülmesidir. Yaşlılarda tedavi, başka hastalıkların da varlığı nedeniyle genç­lere göre daha zordur.
Ani tansiyon düşüşleri beyin dolaşı­mında zaten var olan yetmezliği kötü-leştirdiğinden, bu durumun önlenmesi gerekir. Tedavinin aşamalı ve “yumu-şak” bir tansiyon düşürücüyle başlanıp sürdürülmesi önerilir.
Yaşlılarda yalnızca sistolik tansiyo­nun yükselmesi de sık görülür. Sistolik tansiyon yaşla birlikte yükselir.

Bu du­rum, aortun ve başlıca atardamarların esnekliğinin azalmasına ya da yok ol­masına bağlıdır. Yaşlılarda sistolik kan basıncı 170 mmHg’nin üstünde, diyas­tolik basınç 90 mmHg’nin altında ise başlangıçta olabildiğince düşük dozda idrar söktürücülerle tedaviye başlamak gerekir.
• Yüksek tansiyon ve şeker hastalığı-Yüksek tansiyon şeker hastalarında, şe­ker hastalığı olmayanlara oranla iki kat sık görülür. Erişkin tip şeker hastalığı olanlarda yüksek tansiyonu açıklamak için birçok varsayım ortaya atılmıştır. Şişmanlık her iki hastalıkta da görülür. Şeker hastalarında tansiyonun kontrol altında tutulması böbrekteki örselenme-yi yavaşlatır ve hastalığın gidişini dü­zeltir.

• Yüksek tansiyon ve gebelik – Gebelikte yüksek tansiyon tek basma ya da gebelik eklampsisi tablosunda vücutta sıvı birikimiyle birlikte ortaya çıkabilir. Bu durumun özellikle dölüt için olum­suz sonuçlan olacağından, tansiyonun dikkatle kontrol altında tutulması gere­kir.
• Yüksek tansiyon ve çocukluk – Ço­cuklukta yüksek tansiyon oldukça en­der görülür. Tansiyonun normal değer­lerin dışında olması iç salgı hastalıkları­nı, böbrek hastalıklarını ve aort damarı darlığını düşündürmelidir; ruhsal ne­denler ya da yanlış ölçüm gibi teknik nedenler de rol oynayabilir. Genellikle sorun kilo vermeyle düzelirse de, ço­cuklarda ve gençlerde görülen yüksek tansiyon olgularının çok büyük bir bö­lümünde sorunun başka bir hastalıktan kaynaklandığı ve bu nedenle tanıya yö­nelik bir araştırma ve özgül bir tedavi gerektiği unutulmamalıdır. • Yüksek tansiyon ve böbrek yet­mezliği – Böbrek hastalığının ağırlaş­masını önlemek için tansiyonun dene­tim altında tutulması gereklidir. Hekim tansiyonu düşürecek ilaçları seçerken ve dozlarım ayarlarken dikkatli olmalı ve böbrek işlevleri üzerinde olumsuz etkisi olacak maddeleri kullanmaktan kaçınmalıdır.


 
TEDAVİNİN, SURESİ

Tansiyonun düşürülmesi gereken en düşük nokta tartışılmaktadır. Son çalış­malar tansiyonun 85 mmHg’den daha aşağı düşürüldüğünde miyokart enfark­tüsü nedeniyle ölüm tehlikesinin arttı­ğını belirtmektedir. Bu olay 55 yaşın üstünde ve sigara içen erkeklerde daha belirgin görünse de, tansiyonu düşüren tedavinin tipiyle bağlantılı değildir. Bu varsayım üzerinde farklı görüşler ileri sürülmektedir; hatta, bazılarına göre bunun bilimsel bir temeli yoktur, ula­şılması gereken tansiyon düzeyi, yan etkilerin ya da hastalığa bağlı olan be­lirtilerin ortaya çıkmadığı en düşük düzeydır.
Hekimin karar vermek zorunda kal­dığı bir sorun da tedavinin süresidir. Genel olarak tedavi yaşamboyu sürme­lidir. Genellikle ilacm kesilmesinin ar­dından hemen tüm hastalarda tedaviden önceki tansiyon değerlerine dönüş izle­nir. Bununla birlikte, tansiyonun dene­tim altında tutulduğu uzun bir dönem­den sonra, temkini elden bırakmadan, kullanılan ilaçların dozu ya da sayısı azaltılabilir.

SONUÇLAR
Tansiyonu düşürmeye yönelik tedavinin başarısız olması, ilaçların uygun olma­yışından çok, hastanın tedaviye yeterin­ce uymaması ya da gerçekçi tedavi he­definin saptanıp kararlılıkla bu hedefe ulaşılmaya çaJışılmamasından kaynak­lanır.
Günümüzde kullanılan tansiyon ilaçlarının farklı etkileri ve etki meka­nizmaları vardır. Böylece hastaların hemen tümünde tansiyonun normale düşürülmesi mümkün olur. Yüksek tansiyonun nedenlerine ilişkin bilgiler hangi ilacın ya da hangi ilaçların bir arada kullanılmasının daha etkili ola­bileceğini saptamak için yeterli değil­dir. Bunun sonucunda yüksek tansiyo­nun tedavisi deneyime dayanır ve et­kili bir tedavi programı karmaşık ola­bilir.İlaçların birlikte kullanımı, farklı dozajları olması, tedavinin uzun sürme­si ve büyük bir olasılıkla pahalı olması nedeniyle çoğu zaman etkili bir tansi­yon tedavisini uzun zaman sürdürmek güç olabilir.

Erken tam ve tedaviye zaman geçirmeden başlamak çok Önemlidir; orta derecede yüksek tansiyonu olan, kalp ve dolaşım sistemi komplikasyonları olmayan hastalar basit tedavi program­larıyla çok daha kolay denetim altına alınır.Son olarak, hastaya uzun süren te­davinin ne kadar önemli olduğu anlatıl­malıdır; hastanın bilgilendirilmesi, özellikle belirtilerin görülmediği kronik hastalarda çok Önemlidir. Bu hastalar kendilerini iyi hissetseler de yüksek risk taşıdıklarını ve ilaçlarını sürekli ve düzenli alırlarsa riskin çok azalacağını bilmelidirler.Öte yandan hastalıkları ya da teda­vileriyle ilgili olarak nevrotik davran­mamaları gerekir. Ayrıca hastanın evde tek başına tansiyonunu Ölçmeyi öğren­mesi de gerekir; böylece tansiyon teda­visini sürdürmesi kolaylaşır.Birincil ya da esansiyel yüksek tansiyon
Nedenin belirlenemediği durumlarda yüksek tansiyon böyle adlandırılır. Yüksek tansiyonlu hastaların çoğunluğunda (yüzde 85-90) görülür. Belirgin ailevi özelli­ği vardır; çevresel, sinirsel, hormonal ve damarlarla ilgili etkenlerin de farklı öl­çüde etkisi olabilirse de, bunlardan hiçbirinin kesin sorumlu olduğu kanıtlanma­mıştır. Öteki etkenler arasında aşırı tuz alımı, duygusal gerginlik ve şişmanlık yer alır. Bu etkenlerin kalıtsal yatkınlığı olan kişilerde yüksek tansiyonun ortaya çıkmasına neden olduğu ya da önceden var olan yüksek tansiyonu ağırlaştırdığı sanılmaktadır.

İkincil yüksek tansiyon
Başka bir hastalık tansiyonun yükselmesine neden olur. Yüksek tansiyona neden olan hastalıklar şunlardır:

• Böbrekteki iltihaplar (glomerülonefrit, piyelonefrit). Renovasküler yüksek tansiyon böbrek atardamarının daralmasına ve buna bağlı olarak böbreğe giden kan akımının azalmasına bağlıdır. Bunun sonucunda böbrekte renin hormonunun yapımı ve salgılanması artar, bu da anjiyotensini etkinleştirerek yüksek tansiyo­na yol açar.• îç salgı hastalıkları. Bazı tiroit bezi hastalıkları orta derece yüksek tansiyona yol açar. Özellikle bazı böbreküstü bezi hastalıklarında da (feokromositom, Cus-hİng hastalığı, hiperaldosteronizm) yüksek tansiyon görülür.• Sinir sistemi hastalıkları. Bazı beyin tümörleri yüksek tansiyona yol açabilir­ler.

• Arteriyoskleroz (damar sertliği). Yüksek tansiyon sonucunda oluşabilmesinin yanı sıra, yüksek tansiyonun nedeni de olabilir. Özellikle böbrek atardamarının daralması renovasküler yüksek tansiyona, büyük atardamarlardaki sertleşme de sistolik yüksek tansiyona yol açar. Bazı ilaçların (kortikosteroitler, doğum kont­rol hapları) ya da besinlerin (meyankökü) alınması da yüksek tansiyona yol açar.

Kan basıncını belirleyen başlıca etkenle:
Kan basıncı birbiriyle ilişkili birçok etkenin dengesinden kaynaklanır. Kan basıncını kalp, damarlar ve kan kütlesi belirler. Basıncı düzenleyen etkenler bunların üzerinde etki gösterir.Geniş anlamda basmç, belirli bir zaman biriminde kalbin sol karıncığın­dan pompalanan kan hacminden ve çevrel damarların kan akımına karşı direncinden kaynaklanır. Kalbin atımı, kalp kasının kasılma gücü ve kalp atim hızına bağlıdır.Damarın direnci çapıyla ters orantılıdır. Bu nedenle basınç büyük Ölçüde çevrel arteriyollerin (küçük atardamarlar) büzüşmesinden kaynaklanır. Basıncı düzenleyen etkenler en başta çevrel arteriyoller üzerinde etkili olurlar.Çevrel direncin artmasında kanın akışkanlığının az da olsa önemi vardır. Kanın akışkanlığı azalınca (sıklıkla alyuvar sayısının artışı nedeniyle) damar çaplan aym kalsa da direnç artar.

Kanın akışkanlığı suyunkinden 2,5kat azdır. Kan hacmi kan basıncını belirleyen başka bir etkendir.. Plazma hacmindeki artma ya da azalma, uygun bir biçimde dengelenmezse kan basıncında değişikliklere yol açar.

 

Tansiyon hastalığı tedavisine yardımcı %100 Bitkisel Ürünlerimize Ulaşmak İçin Tıklayınız...

 

Etiketler : tansiyon, tansiyon hastalığı, yüksek tansiyon, zararları, belirtileri, nedenleri, çeşitleri, hastalıkları, nelerdir, nedir, tansiyona, tansiyonun, tedavisi, tansiyonu, aletleri, tedavisine, bitki, bitkiler, şifalı, şifa, yardımcı, kürler,



Bu Makaleler İlginizi Çekebilir
Bunlar İlginizi Çekebilir
Yorumlar Konuya Yorum Yapın

Konu ile ilgili düşüncelerinizi paylaşın.

Diğer Makaleler
  • Tansiyonu Ne Düşürür
  • Tansiyon Neden Yükselir
  • Tansiyonu Yükselten Yiyecekler
  • Tansiyon Bitkisel Çözüm
  • Tansiyonu Yükseltmek İçin
  • Tansiyon Düzenleyici Bitkiler
  • Tansiyonun Tedavisi
  • Hipertansiyonun İlaç Dışı Yöntemlerle Tedavisi
  • Tansiyon Nasıl Düşürülür
  • Düşük Tansiyon Tedavisi
  • Tansiyon Düşüklüğü Belirtileri
  • Tansiyonu Düşüren Gıdalar
  • Tansiyon Nasıl Yükseltilir
  • Limon Tansiyonu Düşürürmü
  • Panik Atak Tansiyon
  • Tansiyonu Dengeleyen Besinler
  • Tansiyon Düşürmenin Yolları
  • Tansiyona İyi Gelen Bitkiler
  • Tansiyona İyi Gelen Yiyecekler
  • Tansiyonda Dengesizlik
  • Yüksek Arteryal Kan Basıncı (Yüksek Tansiyon) Da Müdavi Beslenme Ve Hayati Rejim
  • Hipertansiyon 2
  • Hipertansiyonun Sebebi Nedir?
  • Ortostatik Hipotansiyon: Nedir Ve Önlemler
  • Tansiyon
  • Göz Tansiyonu Tedavisi
  • Düşük Tansiyonun Tedavisi
  • Tansiyon İlacı
  • Tansiyon İlaçları
  • Yüksek Tansiyonun Düşürülmesi
  • Tansiyon Düşmesi Belirtileri
  • Küçük Tansiyon Nedir
  • Tansiyon Düşürmek İçin
  • Yüksek Tansiyonun Sebepleri
  • Dijital Tansiyon Aleti
  • Çocuklarda Tansiyon
  • Tansiyon Yükselmesi Tedavisi
  • Çocuk Tansiyonu
  • Bitkilerle Tansiyon Tedavisi
  • Düşük Tansiyonun Zararları
  • Tansiyon Dengesizliği
  • Tansiyonu Ne Çıkarır
  • Tansiyonda Nelere Dikkat Edilmelidir
  • Tansiyondan Kurtulmanın Yolları
  • Göz Tansiyonu Tedavi
  • Tansiyonun Bitkisel Tedavisi
  • Tansiyon İçin Bitkisel Çözüm
  • Hipertansiyon Bitkisel Tedavi
  • Hipertansiyon Bitkisel Tedavisi
  • Tansiyon 5
  • Tansiyon 6
  • Tansiyon Dengeler
  • Hipotansiyon 2
  • Yüksek Tansiyon Nelere Yol Açar?
  • Tansiyon Pnömotoraksı
  • Tansiyon Tedavisi
  • Tansiyonu
  • Tansiyonun
  • Düşük Tansiyon
  • Tansiyon Düşüklüğü
  • Tansiyonun Belirtileri
  • Tansiyon Düşmesi
  • Tansiyonun Düşmesi
  • Tansiyon Nasıl Düşer
  • Tansiyon Nedenleri
  • Tansiyonun Nedenleri
  • Tansiyonu Düşüren
  • Tansiyon Yükselmesi
  • Tansiyonun Yükselmesi
  • Tansiyonun Sebepleri
  • Tansiyon Değerleri
  • Tansiyon Düşürme
  • Tansiyonu Düşürmek
  • Küçük Tansiyon
  • Yüksek Tansiyon Belirtileri
  • Düşük Tansiyon Belirtileri
  • Düşük Tansiyonun Belirtileri
  • Düşük Tansiyonun Nedenleri
  • Düşük Tansiyon Nedenleri
  • Gebelikte Tansiyon
  • Hamileliktetansiyon
  • Braun Tansiyon
  • Braun Tansiyon Aleti
  • Braun Tansiyon Aletleri
  • Omron Tansiyon
  • Omron Tansiyon Aleti
  • Omron Tansiyon Aletleri
  • Normal Tansiyon
  • Tansiyon Ölçme
  • Tansiyon Neden Yükselir
  • Tansiyon Düşüklüğü Tedavisi
  • Tansiyon Düşmesi Tedavisi
  • Tansiyon Hastalığı
  • Tansiyon Kaç Olmalı
  • Tansiyon Neden Düşer
  • Tansiyon Ölçümü
  • Tansiyon Yüksekliği
  • Tansiyon Nasıl Ölçülür
  • Tansiyon Düşürücü
  • Düşük Tansiyon Sebepleri
  • Düşük Tanisyonun Sebepleri
  • Düşük Tansiyon Nedir
  • Yüksek Tansiyonun Nedenleri
  • Yüksek Tansiyon Nedenleri
  • Yüksek Tansiyon Sebepleri
  • Yüksek Tansiyonun Tedavisi
  • Yüksek Tansiyon Tedavisi
  • Normal Tansiyon Değerleri
  • Tansiyonun Normal Değerleri
  • Tansiyon Cihazı
  • Tansiyon Ölçme Aleti
  • Tansiyon Düşüren Bitkiler
  • Tansiyonu Düşüren Bitkiler
  • Tansiyon Bitkisel Tedavi
  • Yüksek Tansiyon Nedir
  • Tansiyon Belirtileri Nelerdir
  • Tansiyon Düşüklüğünün Nedenleri
  • Yüksek Tansiyonu Düşürmek
  • Yüksek Tansiyon Düşürmek
  • Yüksek Tansiyon Tedavi
  • Düşük Tansiyon Tedavi
  • Tansiyon Yükselten Yiyecekler
  • Gebelikte Tansiyon Düşüklüğü
  • Tansiyon Cihazları
  • Tansiyonun Zararları
  • Sarımsak Tansiyon
  • Tansiyon Düşürücüler
  • Tansiyon Şifalı Bitkiler
  • Yüksek Tansiyon Bitki
  • Tansiyonda Bitkisel Tedavi
  • Yüksek Tansiyon Bitkisel
  • İdeal Tansiyon
  • Kalp Tansiyonu
  • Tansiyon Ölçüm Cihazı
  • Tansiyon Ölçme Cihazı
  • Tansiyon Dengeleyici
  • Konuşan Tansiyon Aletleri
  • Konuşan Tansiyon Aleti
  • Acura Tansiyon Aleti
  • Acura Tansiyon Aletleri
  • Tansiyon Holter
  • Tansiyon Holteri
  • Tansiyon Ölçme Cihazları
  • Tansiyon Ölçüm Cihazları
  • Tansiyonu Ne Yükseltir
  • Yüksek Tansiyonun Zararları
  • Tansiyon Neden Çıkar
  • Yüksek Tansiyon Hastalığı
  • Tansiyon Düzenleyici
  • Tansiyon Nasıl Dengelenir
  • İdeal Tansiyon Değerleri
  • Yüksek Tansiyon Beslenme
  • Yüksek Tansiyonda Beslenme
  • Tansiyon Holter Cihazı
  • Kalp Tansiyonu Nedir
  • Tansiyonu Nasıl Düşürebilirim
  • Tansiyon Tedavi Yöntemleri
  • Kulak Çınlaması Tansiyon
  • Büyük Tansiyonun Düşmesi
  • Tansiyon Düşürücü Meyveler
  • Tansiyona Ne İyi Gelir
  • Tansiyona İyi Gelen Şifalı Bitkiler
  • Tansiyonda Bitkisel Tedavi Yöntemleri
  • Tansiyona Bağlı Baş Ağrısı
  • Tansiyonda Baş Ağrısı
  • Tansiyona Bağlı Burun Kanaması
  • Tansiyonda Burun Kanaması
  • Tansiyonda Normal Değerler
  • Tansiyonda Beslenme
  • Tansiyondan Burun Kanaması
  • Tansiyondan Kurtulma
  • Tansiyondan Korunma Yolları
  • Tansiyondan Nasıl Korunulur
  • Tansiyondan Kurtulma Tedavisi
  • Diz Ağrısı Tedavisi
  • Tansiyon Düşüklüğünün Tedavisi
  • Hiper Tansiyon Tedavi
  • Yüksek Tansiyonun Tedavisi Nedir
  • Yüksek Tansiyon Bitkisel Tedavisi
  • Tansiyon Bitkisel Tedavisi
  • Yüksek Tansiyonun Bitkisel Tedavisi
  • Tansiyon Tedavi Yöntemleri Nelerdir
  • Tansiyon Yükselmesi Tedavi
  • Tansiyon Tedavisi
  • Tansiyon Tedavisi
  • Düşük Tansiyon Bitkisel Tedavi
  • Tansiyon Ve Tedavisi
  • Tansiyon Hastalığı Tedavisi
  • Tansiyon Yüksekliği Tedavisi
  • Antihipertansif İlaçlar
  • Tansiyon Düzenleyici İlaçlar
  • Kalp Hastalığıkları
  • Soğan
  • Sarımsak
  • Sarımsak 3
  • Sinameki
  • Sinameki
  • Ravolfiya
  • Helile
  • Kan Basıncı (Alçak)
  • Kan Basıncı (Yüksek)
  • Tansiyon 2
  • Yüksek Tansiyon
  • Tansiyon 3
  • Yüksek Tansiyon Tedavisinde Mevcut Yaklaşımlar Ve Onların Kısıtlamaları
  • Tansiyonda
  • Basınç
  • Basıncın Yükselmesi
  • Basınç Düşmesi
  • Tansiyon 4
  • Tansiyon Düşüklüğü 2
  • Tansiyon Düşüklüğü 3
  • Tansiyonu Düzenleme
  • Yüksek Tansiyon 2
  • Tansiyon (Artar)
  • Tansiyon Düşürür
  • Tansiyon Yüksekliği 2
  • Tansiyon 7
  • Tansiyon 8
  • Yüksek Tansiyon Tedavisinde Yaşam Alışkanlıklarını Değiştirmenin Rolü
  • Tansiyon 10
  • Hiper Tansiyon
  • Tansiyon Düşüklüğü 4
  • Tansiyon Yüksekliği 3
  • Yüksek Tansiyonu Anlamak
  • Yüksek Tansiyona Karşı Şifalı Otlar
  • Hipertansiyon 3
  • Tansiyon 11
  • Tansiyon 12
  • Yüksek Tansiyonun Belirtileri Ve Teşhis
  • Yüksek Tansiyonun Sebepleri 2
  • Tansiyon Düşüklüğü 5
  • Tansiyonda 2
  • Yüksek Tansiyonun Tedavisi 2
  • Tansiyon 13
  • Hipertansiyon 4
  • Tansiyon Düşüklüğü 6
  • Hipertansiyonda İlaç Tedavisi
  • Hipertansiyon 5
  • Hipertansiyonun Sebepleri
  • İlaç Tedavisi
  • Yaşlılarda Hipertansiyon Tedavisi
  • Yaşlı Hipertansif Hastalarda Tansiyon Düşürücü İlaç Seçimi
  • Tansiyon İçin Düzenli Egzersizin Faydası Nedir?
  • Gençlerde Hipertansiyon
  • Hipertansiyon Tedavisinde Başarısızlığın Nedenleri
  • Tansiyonu Yüksek Olanlara Öğütler
  • Hipo Tansiyon (Düşük Tansiyon)
  • Hipertansiyon 6
  • Tansiyon 14
  • Hipertansiyonun Organlara Verdiği Zarar
  • Yüksek Tansiyon 3
  • Tansiyon Ve Nabız
  • Tansiyon 15
  • Tansiyon Düşürücü 2
  • Hiper Tansiyon (Yüksek)
  • Tansiyon Bitkisel
  • Tansiyon Nedir?
  • Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon) Nedir?
  • Tansiyon Nasıl Ölçülür?
  • Yüksek Tansiyonla Başa Çıkabilmek Için Ne Yapmalı?
  • Egzersiz Ve Yüksek Tansiyon
  • Tansiyon İçin Nasıl Bir Egzersiz Programı Uygulanır?
  • Tansiyon İçin Egzersiz Uygulanırken Dikkat Edilmesi Gereken Konular
  • Tansiyon İçin Aerobik Egzersizler
  • Tansiyon İçin Esneklik (Germe) Egzersizleri
  • Tansiyon İçin Kuvvetlendirme Egzersizleri
  • Tansiyon İçin Günlük Yaşamla İlgili İpuçları
  • Tansiyon (Yüksek Tansiyon)
  • Tansiyon (Yüksek Tansiyon) Nedenleri
  • Tansiyon (Yüksek Tansiyon) Görülme Sıklığı
  • Tansiyon (Yüksek Tansiyon) Tanı Tedavi
  • Tansiyon (Düşük Tansiyon)
  • Tansiyon (Düşük Tansiyon) Birincil (Esansiyel) Hipotansiyon
  • Tansiyon (Düşük Tansiyon) Ortostatik Hipotansiyon
  • Tansiyon (Düşük Tansiyon) Sonuçlar
  • Tansiyon Ve Nabız
  • Yüksek Tansiyon
  • Yüksek Tansiyon
  • Hipertansiyon
  • Yüksek Tansiyonu Kontrol Altında Tutan Yiyecekler
  • Yüksek Kan Basıncı (Tansiyon)
  • Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)
  • Hipertansiyon
  • Tansiyon Düşüklüğü
  • Şeker Ve Yüksek Tansiyon
  • Alkol Ve Yüksek Tansiyon
  • Çay Ve Kahvenin Tansiyona Etkisi
  • Sigaranın Tansiyona Etkisi
  • Doymuş Yağların Tansiyona Etkisi
  • Tansiyon Yükseltici Yiyecekler Ve İlaçlar
  • Yüksek Tansiyonu Dengelemek İçin Yapılacaklar
  • Yüksek

    Tansiyon

    Belirtileri