Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Ülserin Yan Etkileri
Ülserin Yan Etkileri
Konu ile ilgili uzman kadromuzun tavsiye ettiği ürünü görmek için tıklayın
Ülserin Yan Etkileri :

Sindirim sisteminin herhangibir yerinin iç yüzünde oluşan yaradır. En çok oniki parmak barsağında (duodenum) ve daha az sıklıkla mide de oluşur.

Gastrit nedir?

Gastrit midenin mukozasının bir çeşit iltihabıdır. Halk arasında mide üşütmesi yada ülser başlangıcı diye bilinir. Gastrit çoğunlukla hafif şiddetde bazan da ağır kanamalı bir hastalık şeklinde kendini gösterebilir. Tedavide ve diyet açısından ülser için bahsedeceklerimiz kısmen gastrit için de geçerlidir.

Peptik ülser hastalığı; ister MİDE ÜLSERİ (gastrik ülser) olsun ister 12 PARMAK BARSAĞI (duodenal ülser) olsun son yıllara kadar ömür boyu süren bir hastalık olarak bilinir ve öyle kabul edilirdi.

Günümüzde Histamin 2 reseptör antagonistleri (H2RA) ve proton inhibitörleri (PPİ) diye de bilinen H-K ATPaz inhibitörlerinin tedavide kullanılmaya başlanmasıyla peptik ülserin klinik ülserin klinik seyri değişikliklere uğramıştır. Tüm bunlara ek olarak Helicobacter Pylori'nin keşfi ve peptik ülser hastalığı patogenezindeki yerinin de ortaya konulması sonucu bu hastalık bir ölçüde yavaş yavaş da olsa tedavi edilebilir hatta şifa sağlanabilir duruma gelmektedir.

Mide ülseri nedir?

Gastrik ülser (mide ülseri); peptik ülser hastalığının komponentlerinden biridir ve kanama, perforasyon, pilor tıkanması gibi komplikasyonlarıyla ölüm nedeni olmaya devam etmektedir. Son yıllarda peptik ülser konusunda yapılan çalışma sonuçları dikkate alındığında; hemen hemen tüm mide duodenum ülserlerinden Helicobacter Pylori adlı bakterinin %80'inden ve steroid olmayan antiinflamatuvar ilaç (NSAİ) kullanımının %10'undan sorumlu olduğu görülmektedir.

Bu nedenle tedavi stratejilerinde ve rejimlerinde önemli değişiklikler olmaktadır. Mide asidini baskılamaya yönelik olan nüksler ile komplikasyonları önleyemeyen eski tedavi yaklaşımları giderek yerini tam iyileşmeye yönelik tedavi rejimlerine bırakıyor. Eski tedavi rejimleri mide de asit salgılanmasını azaltarak ya da Mide mukoza savunmasını güçlendirerek etki ediyordu. Asidin baskılanmasıyla belirtiler ortadan kayboluyor ve mukozadaki yaralar iyileşiyor, mukoza savunmasını güçlendiren prostaglandin analogları gibi ilaçlar da NSAİD'ların neden olduğu akut mide ülserlerinin iyileşmesini hızlandırıyor ya da önlüyordu.

Fakat bu etkiler ancak bu ilaçların alındığı sürece oluyor kesince kısa sürede nüksler görülüyordu. Buna karşın varsa Helicobacter Pylori infeksiyonunun eradike edilmesi ülserojen ilaçların tedaviden kaldırılması gibi tedavi metotları nedenleri ortadan kaldırdığı için tam iyileşmeyi hedeflemektedir. Buradan yola çıkılarak geçtiğimiz günlerde Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) çeşitli antibiyotiklerle antisekretuvar ilaçların birlikte kullanıldığı çeşitli tedavi rejimlerini onayladı.

Bu yeni tedavi rejimleri selim mide ülserlerinde tam iyileşmeyi sağlayabilmektedir. Ancak bugün için bilindiği kadarıyla bir mide ülserinin selim olup olmadığını anlamak ne yazık ki her zaman kolaylıkla mümkün değildir. Bu yüzden bazı mide ülserlerinin başlangıçta kanser ülseri olduğuna yönelik endişeler haklı bir şekilde hala sürmektedir. Bu nedenle tüm şüpheli mide ülserlerinden hatta tüm mide ülserlerinden biyopsi alınıp histopatolojik incelemenin yapılması gerekmektedir

Duodenum ülseri nedir?

Duedonum ülseri denildiği zaman hastalar arasında peptik ülser akla gelir. Çoğu hasta midemde ülser var dediği zaman duodenum ülserini kasteder. Bilindiği gibi duodenum ülseri bulunan hastaların büyük çoğunluğunda kronik bir duodenal ülser eğilimi bulunduğunu gösteren çok sayıda kanıt bulunmaktadır.

Bugüne kadar hastalığın doğal seyrini inceleyen çalışmalar hastaların çoğunda ülsere eğilimin kaybolmadığını göstermektedir. Bu hastalarda yıllar içinde semptomatik ya da asemptomatik alevlenmeler gelişebilmekte ve çoğu yaşamlarının büyük bir bölümünde duodenal ülser tekrarlaması açısından risk altında kalmaktadır.

Son zamanlarda peptik ülser konusunda elde edilen yeni bilgiler şunu göstermiştir ki; hemen hemen tüm mide ve duodenum ülserlerinden Helicobacter Pylori infeksiyonunun ve NSAİD kullanımının sorumlu olduğu şeklindedir. Helicobacter Pylori bulunmadan önce duodenum ülseri bir asit peptik hastalık olarak kabul edilmekteydi. Bu yüzden ‘no asit no ülser' deyimi sıkça kullanılırdı.

Artık bu hastalığı; katkıda bulunan ve varlığı şart olan bir kofaktör olan aside bağımlı, infeksiyöz bir sürecin bir parçası olduğunu biliyoruz. Bu nedenle günümüzde ‘no asit no ülser – no Helicobacter Pylori no ülser' tanımlaması giderek popüler olmaktadır.
Ülser zaman içinde kanserleşir mi? Helikobakter pilori mide kanserine sebeb olur mu?

Oniki parmak barsağı (duodenum) ülseri hiçbir zaman kansere neden olmaz. Başlangıçta iyi huylu olan mide ülserleri de kanserleşmez. Bununla birlikte mide ülserlerinin bir kısmı başlangıçtan itibaren kanser ülseridir. Bu nedenle şüphelenilen bu tip ülserlerden endoskopik biyopsi alınarak incelenmesi gerekmektedir. Son yıllarda Helikobakter Pilori 'nin uzun dönem tedavi edilmemesinin ve midedeki varlığının devam etmesinin de Mide Kanseri risk faktörlerinden biri olduğu bildirilmektedir.

Bir grup Japon araştırıcının yaptıkları ve bir Amerikan tıp dergisi olan New England Journal of Medicine 2001;345:784-789 ‘da yayınladıkları araştırmada şu sonuca varmışlardır: 1) Mide kanseri Helikobakter pilori infeksiyonu bulunan hastalarda gelişmekte (%2,9), ancak infekte olmamış hastalarda gelişmemektedir. 2) Helikobakter pilori ile enfekte olan hastalar arasında, intestinal metaplazi, esas olarak korpusu tutan gastrit veya her ikisininde birlikte olduğu ve eşlik ettiği ciddi atrofi bulunan hastalar mide kanseri yönünden yüksek risk altındadırlar.

Geçtiğimiz yıllarda da Dünya sağlık örgütü (WHO) ve dünya kanser araştırma enstitüsü Helikobakter piloriyi mide kanserinin bir numaralı risk faktörü olarak kabul etmişlerdir.

Ülser ile sigara arasında bir ilişki var mıdır?

Ülser sigara içenlerde daha çok görülür. Bundan başka ülser hastalarında oluşan kanama, ülserin delinmesi ve mide çıkışının daralması sigara içenlerde daha sık oluşur. Sigara içimi ülser tedavisini güçleştirir ve nüks olasılığını arttırır.

Süt içmenin ülsere faydası var mıdır?

Fazla olmamak ve sık içmemek kaydı ile süt alınabilir. Ancak eskiden sanıldığının aksine sık ve çok miktarda süt içmek ülser ve gastrit iyileşmesini sağlamaz. Sütün içerdiği peptidler ve kalsiyumun mide asit salgılanmasını güçlü bir biçimde uyardığı için günümüzde ülsertedavisinde yeri yoktur .

GASTRİT VE ÜLSERE KARŞI YAPILMASI GEREKENLER

Peptik ülserin ve gastritin tedavisinde ilaç kullanımının yanında iyileşmeye ve nükslerin daha az oluşumuna da katkıda bulunabilen bir çok genel önlem vardır. Bunların başlıcaları şunlardır.

GENEL TEDAVİ ÖNLEMLERİ:

Uzun süre aç kalmaktan sakının.
Az miktarda ama sık ve düzenli yiyin.
Yemekten sonra en az 2-3 saat yatağa girmeyin.
Yiyecekleri yavaş yiyip, iyi çiğneyin.
Çok sıcak yada çok soğuk yemeyin.
Stresden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışın.
Dar ve beli sıkan giysiler giymeyin.
Fazla kilolarınızdan kurtulun.
Sigarayı azaltın, mümkünse bırakın.

En Çok Bu Yazılar Okunuyor
Sizin İçin En Son Bunları Yazdık
Yorumlar Konuya Yorum Yapın

Konu ile ilgili düşüncelerinizi paylaşın.

Ülserin

Yan

Etkileri