Şifa Market
Anasayfa Dini Bilgiler Tıbb-i NebeviSağlık ve AktüelHerbalistlerAlternatif TıpBurçlarBitkisel ReçetelerŞifalı Dualar
Bitki SözlüğüHastalıklarİsimler SözlüğüŞifalı TaşlarMucizevi BitkilerRüya TabirleriYemek Tarifleri Şifa Forum
Tansiyon Hastalıkları

Tansiyon Hastalıkları

 

 

Tansiyon Hastalıkları ve Tedavi Yöntemleri

 

 

Tansiyon Hastalıkları Hakkında Açıklamalar ve Bu Hastalıklarda Kullanılan Bitkisel Ürünlerle İlgili Tedavi Yöntemleri. Okumak İçin Aşağıdaki Linke Tıklayınız

 

 

 

 

 

 

 

  TANSİYON NEDİR? NASIL ÖLÇÜLÜR?

 Bedenimizde trilyonlarca hücre vardır. Bunlar mükemmel bir işbölümüyle çalışırlar. Ama çalışabilmeleri için yakıta ve oksijene gereksinimleri vardır. Bu yakıtı, hücrede oksijenle yakıp, çalışabilmeleri için gerekli enerjiyi sağlarlar. Sonra bu yanmadan arta kalan artıkların ve açığa çıkan karbondioksitin hücreden uzaklaştırılması gerekir. İşte hücrenin gereksindiği yakıt ve oksijenin hücreye taşınması, oluşan artık ve karbondioksitin hücreden uzaklaştırılması işini kan üstlenir.

 Kanla hücre arasında az önce söylediğimiz alışverişin yapılabilmesi için, tüm hücrelerin kanla temas etmesi gerekir. Bu yüzden, nasıl ki, dallar incele incele tüm yapraklara kadar ulaşıyorlarsa, kan damarları da benzer biçimde damarlarla tüm hücrelere kadar uzanırlar.

 Ne var ki, kanın hücrelere kadar bir kere gitmesi yetmez. Sürekli yeni yakıtın, taze oksijenin hücrelere taşınması, artıkların da sürekli uzaklaştırılması gerekir. Yani bunun için kanın sürekli hareket etmesi gerekir. Bu işi, doğumdan ölüme kadar hiç durup dinlenmeden kalp üstlenir. Bir kaç dakika bile dursa, bizim için tam bir felaket olur.

 Kalp, akciğerden gelen temizlenmiş, bol oksijenli kanı hücrelere kadar, atardamarlarla pompalar. Kirlenmiş kan ise toplardamarlarla yeniden kalbe taşınır. Yani kalp her atımda, önce kanı pompalar, sonra da kanın yeniden kalbe dolması için istirahate geçer. Bu durmadan tekrarlanır. Öyle ki, kalp her dakikada 70-80 kere pompalar bekler; pompalar bekler...

 Tansiyon dediğimiz şey, kanın damar duvarını zorlamasıdır . Kalp kanı pompaladığında, atardamarların duvarı daha fazla gerilir; bekleme sırasında ise bu gerginlik daha azdır. Yani iki farklı tansiyon vardır. İlki pompalama sırasında, daha fazla olanı. Biz buna büyük ya da sistolik tansiyon diyoruz. İkincisi, kalbin istirahati sırasında, daha düşük olanı. Buna da küçük ya da diastolik tansiyon diyoruz.

 Kanın damar duvarına ne kadar basınç yaptığı, bir civa sütununu ne kadar yükseltebildiğiyle ölçülür. Diyelim ki 120 mm yükseltebiliyorsa 120 mmHg ya da 12 cm Hg olarak söylenir. Hg, civanın kimya dilindeki kısaltımıdır.

 Kan basıncı çeşitli aletlerle ölçülür. En bilinenleri civa sütunlu olanlardır. Ama yay sistemli ölçümler de geliştirilmiştir. Son yıllarda, elektronik ölçme tekniğinin kullandığı araçlar, basit kullanımları nedeniyle, çokça satılır olmuştur.


  TANSİYONUN NE ÖNEMİ VAR?

 Tansiyonu, kanın damar duvarını zorlaması diye tarif etmiştik. Tansiyon ne kadar yüksekse, damar duvarı o kadar çok zorlanır. Yani o kadar çok bozulur. Öyle bir kaç ayda değil ama uzun yıllar bu zorlanma devam ederse, damar duvarı sertleşmeye başlar. Damar duvarı sertleştikçe tansiyon daha da yükselir. Tansiyon daha da yükselince, damar duvarı da daha çok bozulur. Bu böylece, giderek daha kötüye doğru devam eder. Damar duvarının bu bozulup sertleşmesine, “damar sertliği” ya da “aterosklerozis” denmektedir.

 Peki damar duvarı sertleşip bozulunca ne olur? Ne yazık ki çok kötü olur. Çünkü, en başta hücrelerin iyi çalışıp işlerini yapabilmeleri için kanın gerekli yakıt ve oksijeni; sonra açığa çıkan karbondioksit ve artıkları damarlarda taşıdığını söylemiştik. Damarlar bozulunca bu taşıma işlemi bozulur, hücreler de görevlerini yapamaz hale gelir, hatta ölürler. Tıpkı, su ve borular olduğu halde, boruların içlerinin tıkanıp, suyun artık akamaması gibi...

 Vücudun her yerinde damar olduğu için vücudumuzun her yeri etkilenir. Ama bazı yerler, daha da çok etkilenir.

 En başta kalbi besleyen damarlar (yani koroner damarlar) etkilenir. Kalbi besleyen damarlar birden tıkanırsa, “kalp krizi” dediğimiz durum ortaya çıkar. Kalp Krizi o kadar ağır bir hastalıktır ki, kriz geçirenlerin dörtte biri hastaneye bile yetişemeden ölür. Dörtte bir kadarı da hastanede, doktorların müdahelesine rağmen hayatlarını kaybederler.

 Kalpten sonra en çok etkilenen ikinci organ beyindir. Beyindeki damarların tıkanması ya da bazen yırtılıp kanamaları yüzünden “felç” oluşur.

 Üçüncü sırada alt üyelere yani uyluk, bacak ve ayağa giden damarların tıkanması vardır. Onlar tıkanınca “gangren” denilen ve tıkanan yerde çürümeye neden olan, o yüzden de kesip çıkarılmalarını gerektiren hastalık gelişir.

 Damar sertliğinin çokça etkilediği ve bizim için önemi fazla olan iki organ daha vardır. Bunlar göz ve böbrektir. İlki körlüğe, ikincisi idrarın atılamamasına kadar gidebilen kötü sonuçlar doğurabilir.

 Yukarıda sıraladığımız hastalıklar, günümüzde insanların ölüm nedenlerinin yarısını oluşturmaktadır. Yani, günümüzde, her iki kişiden biri, Damar Sertliği yüzünden ölmektedir. Bu yüzden, son zamanlarda tıp, damar sertliğine bağlı hastalıklar konusunda seferber olmuştur. Bu hastalıkların nasıl önlenebilecekleri ve bu hastalıkların nasıl daha iyi tedavi edilebilecekleri son zamanların en önemli çalışma konusudur.

 Tansiyon, zarar vermek için bazen yıllarca damarların bozulmasını beklemeyebilmektedir. Damarda önceden var olan bir baloncuk (anevrizma), tansiyon yükselince patlayıp, anî ölüme neden olabilmektedir. Ya da, kalp pompası bir başka nedenle bozulmuşsa, yükselen tansiyon, kalp yetmezliğini ölüme götürebilecek kadar kötüleştirebilmektedir.

 Ama tansiyonun zararı, başta da söylediğimiz gibi, daha çok damarları bozması yoluyladır. Tansiyon, damarı, yıllar içinde yavaş yavaş ama kararlı bir şekilde bozar. Sonunda, yukarda saydığımız kötü sonuçlara ve ölüme kadar götürür. Bu yüzden tansiyona “sinsi katil” denmektedir. Sinsi katil denmesinin bir nedeni de, farkına varılmayabilmesidir. Tansiyonu olanların çoğunun hiç bir şikâyeti yoktur. Farkına bile varmazlar...


  TANSİYONUN NORMAL DEĞERLERİ NEDİR?

 Nasıl herkesin boyu farklı farklıysa, tansiyonu da farklıdır. Nasıl, kısa birine ya da uzun birine “anormal” demek kolay değilse, normal tansiyonu tarif etmek de zordur. Üstelik yaşa ve kiloya göre de çok büyük değişiklikler gösterir. Yaş ve kilo arttıkça, genelde tansiyon daha yüksektir.

 Bu durumda, tıpkı boyda olduğu gibi, belli bir yaştakilerin ortalama tansiyonunun ne olduğuna bakılabilir. Ama son yıllarda, daha çok, tansiyonu kaç olanların, ne kadar sağlıklı olduğuna bakılmaya başlandı. Yani Damar Sertliği olanların tansiyonlarıyla, sağlam olanların tansiyonları karşılaştırılmaya başlandı.

 Sonuçta, tansiyon ne kadar artarsa, tansiyona bağlı hastalıkların ve ölümlerin o kadar arttığı görüldü. Önceleri büyük tansiyonu 165, küçük tansiyonu 95 mmHg dan daha yüksek olanların tedavisinin gerektiği düşünülüyordu. Ama şimdi, bu sınırlar daha aşağı indirildi; 140 ve 90 olarak. Yani büyük tansiyonu 140 ve/veya küçük tansiyonu 90'ın üstündekilerin yüksek tansiyonu olduğu kabul ediliyor ve bunlara HİPERTANSİYON HASTASI deniyor.

 Ama bazı tıp merkezleri ve bazı doktorlar, bu sınırların daha da aşağı çekilmesini istiyorlar. Şeker hastalığı ve Böbrek Hastalığı gibi Damar Sertliği için riskli hastalıkları olanlarda, bu sınırlar şimdiden aşağı çekildi. Bu tür riskli hastalıkları olanlarda tansiyonun 130/85'in altına inmesi isteniyor.


 Önlemeyi önemseyenler, bununla da yetinmiyorlar. Haklı olarak, tansiyon ne kadar düşükse, Damar Sertliği ve buna bağlı hastalıkların daha az görülmesi gerçeğine bakıp, tansiyonu normal sınırda gözükenlerin bile, tansiyonlarının daha da düşürülebilmesini tartışıyorlar.


  TANSİYON SORUNUYLA NASIL BAŞETMELİ?

 Tansiyonu normal bile görünse herkesin dikkat etmesi gereken şeyler var. Çünkü, daha önce de söylediğim gibi, tansiyon ne kadar düşükse, tansiyonun yol açtığı sorunlarla karşılaşma riski o kadar azalıyor.

 Burada sayacaklarımız, tansiyonu yüksek olanların da dikkat etmesi gereken şeyler. Çünkü, bunlara dikkat edilirse, tansiyon hastası birinin ilaç kullanmasına gerek kalmayabilir. Ya da ilaç kullansa bile, daha az ilaç yeter hale gelebilir ve tansiyonu daha iyi düşürmek mümkün olabilir.


  KİLO ARTTIKÇA, TANSİYON HASTALIĞI RİSKİ ARTAR.

 Gerçekten de, kilo ne kadar fazlaysa, tansiyon da o kadar artmaktadır. Doktorların, araştırma laboratuarı gibi kullanıp, yıllardır izledikleri Framingham kasabasındaki araştırmalarına göre, kiloda her yüzde 10'luk artış, tansiyonu 7 mmHg artırmaktadır. JNC dediğimiz örgütün 1993'te yaptığı çalışmalara göre, balıketi ya da toplu dediklerimizde risk, normal kilolu olanların 2 ile 6 katı daha fazladır. NIH denilen örgütün 1998 yılında yaptığı çalışmada ise, normal kilolu erkek ve kadınlarla, şişman erkek ve kadınlardaki yüksek tansiyonlular karşılaştırılmış ve şişmanlarda daha çok tansiyon hastası olduğu görülmüştür. Aşağıda bunu grafik halinde gösterdim.

 

 

 Bu yüzden Yüksek Tansiyon sorunuyla karşılaşmamak ya da varsa yoluna koyabilmek için, belki de ilk yapılması gereken şey, insanların kilo almamaları ya da kilosu fazla olanların zayıflayabilmeleridir. Bunu nasıl başarabileceğiniz, dr pozitifin temel uğraşı alanıdır. Bununla ilgili bı sitede pek çok bilgi bulabilirsiniz...

  DAHA İYİ TANSİYON İÇİN, DAHA ÇOK HAREKET GEREKİR.

 Daha çok hareket, hem kiloyu azaltmamıza katkı sağladığından, hem de, kiloyla ilgisi olmadan, doğrudan doğruya, tansiyonun düşmesine ve yükselmemesine yardım eder.

 Bu amaçla, hem günlük yaşantımızda daha hareketli olmalyız. Mesela, asansör yerine merdiveni kullanmak, uzak olmayan yerlere araba yerine yürüyerek gitmek, evde televizyon karşısında pineklemek yerine parkta gezinmek gibi.

 Hem de, düzenli Spor veya egzersiz yapmalıyız. Her sporun tansiyona yararı aynı değildir. Hatta bazıları zarar da verebilir. Mesela tansiyonu olanların ağırlık kaldırmadan kaçınmaları gerekir. Herkesin kolayca yapabileceği şey, tempolu yürümektir. Üstelik doktor kontrolü bile olmadan yapılabilir. Aksi halde, sağlık sorunları olanların doktor kontrolünden sonra Spor yapmaları ve vücutlarını alıştırarak, kısa süreli ve hafif egzersizlerden uzun süreli ve yoğuna geçmeleri tavsiye edilir.

 
  TANSİYON KONTROLÜNDE TUZUN AZALTILMASI ÇOK ÖNEMLİDİR

 Tansiyon konusunda en çok konuşulan mineral sodyum yani sofra tuzunun esasıdır. Hem tansiyonu yüksek birinde tansiyonun düşmesi, hem de tansiyonu normal birinin daha düşük değerlere sahip olması ya da tansiyonunun yükselmemesi için tuzun kısıtlanması gerektiği çok eskiden beri bilinmektedir. Buna rağmen toplumlar, ihtiyaçlarının çok çok üstünde, 5-10 kat daha fazla tuz tüketmektedir. Buna biraz da, eskiden yalnızca yüksek tansiyonluların az tuz yemeleri gerektiği ama normal tansiyonluların dikkat etmelerine gerek olmadığı inancı katkıda bulunuyordu. Ama şimdi, bunun herkes için gerekliliği kabul edilmeye başlandı.

 Bir araştırmada daha sonra söz edeceğimiz DASH diyeti yapıp, tuzun kısıtlanmasıyla, yüksek tansiyonlularda 12, tansiyonu normal olanlarda 7 mmHg kan basıncı düşüşü sağlandı. Oysa aynı diyeti yapıp tuzda kısıtlamaya gitmeyenlerinki yalnızca 2-3 mmHg düştü.

 Bu yüzden, günde 2.4 g'dan daha az sodyum yani 6 gr'dan daha az sofra tuzu tüketilmesi salık verilmektedir. Bu da yaklaşık bir çay kaşığı kadar tuz demektir. Ama Kalp Yetmezliği varsa, bu yarı yarıya azaltılır.

 Tuzu azaltmak için, tabii ki, en başta yapmamız gereken şey, yemeklerin daha az tuzla yapılması ve sofrada yemeklere tuz eklemekten kaçınılmasıdır.

    Bazı hekimler, yemeğin tuzsuz yapılıp, sofrada tuz eklemenin daha az tuz almaya yardım edeceği kanısındadır. Özellikle sıcak yenen tahıllarda (pilav, makarna...) bu çok işe yarayabilir.
    Tuzluğun deliğinin küçük olması da yardımcıdır.
    Tuz yerine, tatlandırıcı olarak baharat, limon, sirke, yoğurt kullanılabilir.
    Hazır yiyeceklerde sodyumu (tuzu) azaltılmış veya tuzsuz ürünler tercih edilebilir.
    Et olarak konserve ve tütsülenmiş (füme) ürün tüketiminden kaçınmalı; tazeler yeğlenmelidir.
    Tuzlanarak hazırlanan salam, jambon gibi besinler, konserveler, hazır çorbalar, hazır karışımlar, salamuralar (turşu, zeytin vb), hardal, ketçap gibi çeşnilerden olabildiğince uzak durmalıdır.

 Ancak herkes tuz kısıtlamasına aynı ölçüde yanıt vermemektedir. Tuz kısıtlamasına yeterince yanıt vermeyenler hayli fazladır. Bu durum, “tuza direnç” olarak adlandırılır. Tuza direnç, yüksek tansiyonluların %30-50'sinde, normal tansiyonu olanların %15-25'inde görülmektedir. Üstelik bunlarda tuzu artırmak da tansiyonda yükselme yapmamaktadır.

 
 Tablo: Çeşitli besinlerdeki sodyum (tuz) miktarı

BESİN GRUBU
   

SODYUM(mg)

Tahıllar ve tahıl ürünleri
   

 

½ su bardağı tuzsuz pişmiş tahıl, pilav,makarna
   

0-5

1 su bardağı hazır tahıl gevreği
   

100-360

1 dilim ekmek
   

110-175

 
   

 

Sebzeler
   

 

½ su bardağı taze veya dondurulmuş, tuzsuz pişirilmiş
   

1-70

½ su bardağı soslu konserve ya da dondurulmuş
   

140-460

¾ su bardağı konserve domates suyu
   

820

 
   

 

Meyveler
   

 

½ su bardağı taze veya dondurulmuş veya konserve
   

0-5

 
   

 

Az yağlı veya yağsız Süt ürünleri
   

 

1 su bardağı süt
   

120

1 su bardağı yoğurt
   

160

45 gr sade peynir
   

110-450

45 gr işlenmiş peynir
   

600

 
   

 

Kabuklu kuruyemiş, tohum ve baklagiller
   

 

1/3 su bardağı tuzlu yer fıstığı
   

120

1/3 su bardağı tuzsuz yer fıstığı
   

0-5

½ su bardağı kuru ya da dondurulmuş, tuzsuz pişirilmiş baklagil
   

0-5

½ su bardağı konserve baklagil
   

400

 
   

 

Et, balık ve kümes hayvanları
   

 

90 gr taze et, balık, kümes hayvanı
   

30-90

90 gr suda saklanmış, tuzsuz ton balığı konservesi
   

35-45

90 gr suda saklanmış, ton balığı konservesi
   

250-350

90 gr yağsız, fırında kızartılmış jambon
   

1020

[Yukarı]

 
  TANSİYONU OLANLAR ALKOLLÜ İÇKİLERİ DE AZALTMALIDIR.

 

 Az miktarda alkol almanın etkisi konusunda, tıp dünyasında farklı görüşler vardır. Kimileri diğer her şey aynı olduğunda, az alkol almanın, daha az kalp hastalığına yol açtığını söyler. Bu, genelde kabul edilen bir düşüncedir. Tansiyonda da benzer düşünceler varsa da kalpte olduğu kadar taraftar bulmamaktadır. Ama ortak kanı, bu görüşler doğru bile olsa, başka zararları nedeniyle, içmeyen birine, daha az kalp hastası olacağı düşüncesiyle, alkol almasını teşvik etmenin doğru olmadığıdır.

 Buna karşılık hem tansiyon, hem de kalp için, kadınlarda 1-2, erkeklerde 2-3 kadehin üstündeki alkolün, zararlı olduğu ve miktar arttıkça bu zararın da giderek arttığı, herkes tarafından kabul edilmektedir.


  TANSİYONA ETKİLERİ TARTIŞILAN DİĞER ŞEYLER

 Tansiyona etkisi en fazla tartışılan şeylerin başında bazı minrealler gelmektedir. Üstünde en çok durulanlar potasyum, kalsiyum ve magnezyumdur. Ama tuzdan yani sodyum mineralinden farklı olarak, bu minerallerin azaltılması değil, arttırılması tavsiye edilmektedir.

 Bunlardan potasyum, daha iyi bir tansiyon için, daha fazla alınması gerektiği konusunda, herkesin üstünde anlaştığı bir maddedir. Günde 3.5 gramın üstüne çıkılması önerilmektedir. Sodyum ne kadar düşük, potasyum ne kadar fazlaysa, tansiyon o kadar iyi olmaktadır. Gerçekten de, bir çalışmada, potasyum alımını yalnızca yarım gr kadar artırmanın, Felç riskini %40 azalttığı gösterilmiştir. Ama, bunu potasyumlu tuzlar alarak başarmak tavsiye edilmemektedir. Doğru olan şey potasyumdan zengin besinlerle bunu başarmaktır. Bunun içinse, bol sebze-meyve tavsiye edilmektedir. Özellikle, 100 gr'daki potasyum açısından, kahve, kuru baklagiller, fındık, marul, maydanoz, ıspanak, patates, enginar, muz, havuç başta gelen besinler olarak sayılabilir.

 Kalsiyum için tavsiye edilen miktar günde 800-1200 mg, magnezyum için 280-350 mg'dır. Bu minerallerin en yoğun olduğu besinlerse Süt ve Süt ürünleridir. Ayrıca kalsiyum için pekmez, susam, fındık, fıstık, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve kurutulmuş meyveler; magnezyum için ıspanak, kuru baklagil, ekmek, badem, fıstık sayılabilir.

Daha az yağ ve daha çok lif tüketmenin, kilo vermenin ötesinde, tansiyona yarar sağladığı iddia edilmektedir. Gerçekten de, yalnızca bitkisel besinlerle beslenenlerde (vegan), her türlü besinle beslenenlere (omnivor) göre, - tuz tüketimleri anlamlı farklı olmasa bile- daha az tansiyon yüksekliği görüldüğü bildirilmiştir. Buna karşılık bir çalışmada günde 3,7 gr balık yağının yaşlılarda, hafif bir tansiyon düşmesi sağladığı yayımlanmıştır. Kimileri Kahve gibi, kafeinli içecekleri de az tüketmeyi önermektedir.


  YÜKSEK TANSİYON İÇİN TANIMLANMIŞ KAPSAMLI BİR DİYET: DASH DİYETİ

 Tıp çevrelerinde tansiyona yönelik diyetlerden en bilineni DASH diyetidir. Adı, yüksek tansiyonu durdurmaya yönelik beslenme yaklaşımı karşılığı, İngilizce Dietary Approaches to Stop Hypertension kelimelerinin kısaltımından gelmektedir. 


DASH diyeti, şu ana kadar saydıklarımızın bir toplamı gibidir.

    Doymuş yağlar ve Kolesterol başta olmak üzere yağların azaltıldığı,
    Tuzca fakir,
    Potasyum, magnezyum ve kalsiyumdan zengin bir diyettir.

Bu amaçla,

    Hayvansal yağlar ve kırmızı et azaltılır,
    Azalan kalori, -posadan zengin- taneli tahıl ve karbonhidratlarla telafi edilir,
    Potasyum, magnezyum ve posa kaynağı olarak bol sebze ve meyve tüketilir,
    Protein ve kalsiyum, potasyum, magnezyum kaynağı olarak az yağlı veya yağsız Süt ve Süt ürünleri tüketimi artırılır,
    Protein, posa, potasyum, magnezyum kaynağı olarak yağlı tohumlar ve kuruyemiş ile baklagiller arttırılır.
 

 

 

 

 

 

Tansiyon hastalıkları hakkında bitikisel bitkisel tedavi yöntemleri için tıklayınız

 

 

Etiket :  tansiyon, tansiyon hastalıkları, tansiyon tedavisi, tansiyon neden cıkar, hiper tansiyon, yüksek tansiyon, tansiyon düşürücü bitkiler

Yorumlar Yorum Yazmak İçin Tıklayın

Konu ile ilgili düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Diğer Makaleler
 Acı Ağaç (Quassia) Acı badem
 Acı çidem çayır safranl, sonbahar nerkisi, gizçiğd... Adaçayı (Saueg)
 Ağaç çileği, Dağ çileği, Ahududu (framboise)... Ağaç çileği kaynaması
 Ağaç çileği şurubu Ağız Hastalıkları
 Akçiğer Hastalıkları Akciğer Hastalıkları Belirtileri
 Akciğer Hastalıkları Koah Akciğer Hastalıkları Nelerdir
 Akciğer Hastalıkları Tedavisi Akdiken, Ekşi muşmula, Barut ağacı, Yenişen (aubep...
 Akgünlük (Lüban, Olibanum) Akıl Hastaları
 Akraba Evliliği Akraba Evliliği Genetik Yönü
 Akrosiyanoz Alfa 1 Antitripsin Yetmezliği
 Alternatif Tedaviler Altını Islatanlar İçin (Yataga İşemeyi Önleyici)...
 Alyuvarlar (Eritrositler) Amber kabuğu - (cascara sagrada)
 Amel Anason - (Anis veit}
 Anjin 3 Ansefalit
 Antihistaminikler Ardıç - (Genevrler)
 Ardıç katranı ağacı  Ardıç tohumu
 Aromaterapi Arpa (Orge)
 Arpa (Orge) Arpa (Orge)
 Arpa (Orge) Arslan ağzı -Kurt ’ağzı (Linaire - muflier)...
 Arslan dişi, yabani marul, kara hindiba (Plssenlit... Asabi Kusumlar
 Asılbent (benjoln ) Aşırı Susuzluk Hissi (Polydipsia)
 Asistoli’de Tedavi Aslan pençesi(alchemilla)
 At kuyruğu, Zambak otu, Tilki kuyruğu (Prelede cba... Avuç Kabarmaları
 Ayak Hastalıkları Ayak Taban Hastalıkları
 Ayak Tabanı Hastalıkları Ayak Tırnağı Hastalıkları
 Ayı’lık kökü - (Chiendent) Ayni sefa, Gece sefa (Souci)
 Ayuverda Ayva (Coing )
 Az Terleme Bacak Hastalıkları
 Bacaklarda Oluşan İstiska Bağ Doku Hastalıkları
 Bağ Dokusu Hastalıkları Bağ Hastalıkları
 Bağırsak Hastalıkları Bağırsak Hastalıkları Belirtileri
 Bağırsak Hastalıkları Nelerdir Bağışıklık ve Aşılanma
 Bahar Hastalıkları Bakla (feve )
 Bakteri Hastalıkları Bakteri Hastalıkları Nelerdir
 Bal (Miel) Baldıran (çlgue)
 Barsak Hastalıkları Baş Ağrısı Hastalıkları
 Baş Yaralanmaları Başlıca Öksürük Nedenleri
 Bayan Hastalıkları Bayılma – Şok - Şuur Kaybı - Kalp Nöbeti
 Bebek Hastalıkları Bebek Pekliği
 Bebeklerde Cilt Hastalıkları Bebeklerde Göz Hastalıkları
 Bebeklerde Kas Hastalıkları Ben Hastalıkları
 Beriberi Hastalığı Beyin Cerrahi Hastalıkları
 Beyin Damar Hastalıkları Beyin Hastalıkları
 Beyin Hastalıkları Belirtileri Beyin Hastalıkları Nelerdir
 Beyincik Hastalıkları Beyni Geliştirmek Beslemek
 Boğaz Hastalıkları Boğmaca öksürüğü 3
 Boşaltım Sistemi Hastalıkları Boşaltım Sisteminin Hastalıkları
 Boyun Hastalıkları Bronş Hiperreaktivitesi Ölçümü
 Bronzlaşma Tehlikesi Buğday 2
 Bulantaya Karşı Bulantı
 Bulantı 2 Bulaşıcı Çocuk Hastalıkları
 Bulaşıcı Göz Hastalıkları Bulaşıcı Hastalıklar
 Bulaşıcı Hastalıklar 2 Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma
 Bulaşıcılık (Sirayet, Epidemi) Burun Hastalıkları
 Buruntularda 4 Çam fıstığı 2
 Çam kaynatması  Çam (Pin - Sapin)
 Çam tomurcuğu, çam palamutu, kozalak Can sıkıntısı
 Can Sıkıntısı 1 Can Sıkıntısı 1
 Can Sıkıntısı, Neşesizlik Çatlaklar 2
 Çavdar otu, Çavdar mahzumesi (ergot de seigle) Çay (The)
 Çene Eklemi Hastalıkları Çene Hastalıkları
 Centaniye ıslatmasın Centeniye (Gentian)
 Ceviz (Noıx) Çiçek ve suçiçeği 2
 Ciğer Hastalıkları Belirtileri Cildiye Hastalıkları
 Çilek (Fraise) Çilek haşlaması
 Cilt Hastalıkları Çeşitleri Cilt Hastalıkları Kaşıntı
 Cilt Hastalıkları Nelerdir Cilt Hastalıkları Resimleri
 Civan perçemi - Kandil çiçeği, binyaprak otu Çoban düdüğü - İnsan kulağı - Çadır çiçeği çiçeği ...
 Çoban püsülü (Houx) Çocuk Düşürmek 2
 Çoçuk Hastalıkları Çocuk Hastalıkları Nelerdir
 Çocuk Hastalıkları Uzmanı Çocuk Pekliği
 Çocuklarda Cilt Hastalıkları Çocuklarda Göz Hastalıkları Tedavisi
 Çölyak Hastalıgı(Glutene Duyarlı Enteropati) Çördek otu, zufa (Hysope)
 Çörek otu, siyah susam (nigella) Çöven, sabun otu (Saponnaire, savonniere)
 Çuha çiçeği, bahar çiçeği (Primevere) Dahiliye Hastalıkları
 Daktiyosistit Dalak büyümesi 3
 Dalak Büyümesi 4 Dalak Hastalıkları
 Dalak otu, yer palamutu mayası otu Damar Hastalıkları Belirtileri
 Damar Hastalıkları Nelerdir Damla Hastalığı Ve Perhiz
 Dar Giysiler Giymemek Depresyon Doğal Tedavisi
 Deri Hastalıkları Deri Hastalıkları Çeşitleri
 Deri Hastalıkları Nelerdir Deri Pencere Testi
 Dermatoloji Hastalıkları Dil Hastalıkları
 Diltiazem Diş Hastalıkları
 Diş Hastalıkları Nelerdir Dişeti Hastalıkları
 Diz Hastalıkları Diz Kapağı Hastalıkları
 Doğumsal Kalp Hastalıkları Doğumu Kolaylaştırmak Ve Sancıları Dindirmek İçin...
 Doğumu kolaylaştırmak ve sancıları dindirmek için ... Döküntülü Bulaşıcı Hastalıklar
 Döl Yolu Akıntısı (Beyaz Akıntı) Dolama Şiri Pençe Çıbanlar
 Dolaşım Sistemi Hastalıkları Dolaşım Sistemin Hastalıkları
 Donma Donmuş Bir Kazazedeye İlk Yardım
 Dudak Hastalıkları Duyu Organları
 Duyu Organlarında ve Bezlerde Tüberküloz Düzenli Fiziksel Egzersiz
 Eklem Hastalıkları Nelerdir El içi (avuç) kabarmaları
 Elektrik Kazaları Ellerde Titreme
 Elleri yumuşak tutmak için 2 Elma Hastalıkları
 Endokrin Faktörler Endokrin Hastalıkları
 Endokrin Sistem Hastalıkları Endokrinoloji Hastalıkları
 Enfeksiyon Hastalıkları Enfeksiyon Hastalıkları Nedir
 Enfeksiyon Hastalıkları Nelerdir Enfluenza ve Pnömoni
 Entropyon ve Ektropyon Enzim Metotu
 Enzimler Ergenlik, Sivilceler
 Ergenlik, sivilceler 2 Ergenlik Sivilceleri 5
 Erişkin Hastalar için Tedbirler Erişkinlerde Ayırıcı Tanı
 Erkek Hastalıkları Erkeklik Organı Hastalıkları
 Etki Mekanizması Filebit
 Fıtık Fizik Muayene 4
 Gastroenteroloji Hastalıkları Gaz Zehirlenmesi
 Gece Körlüğü Gelişme Bozuklukları
 Gen Hastalıkları Genel Ağrılar
 Genel Cerrahi Hastalıkları Genel Nezle
 Genetik Hastalıkları Genetik Hastalıkları Nelerdir
 Genital Bölge Hastalıkları Gırtlak Hastalıkları
 Gırtlak Tüberkülozu Göbek Hastalıkları
 Göbek İltihabı Göbek Uru
 Göğüste Oluşan İstiska Göz Hastalıkları
 Göz Hastalıkları Belirtileri Göz Hastalıkları Hastanesi
 Göz Hastalıkları Nedir Göz Hastalıkları Nelerdir
 Göz Hastalıkları Tedavisi Göz Kapağı Hastalıkları
 Göz Kapak Hastalıkları Grip 13
 Grip Hastalıkları Grip öksürüğü ve balgam sökmesi 2
 Hafif Peklik 3 Hamilelik Olayı
 Hastalığın Çıkış Sebebi Hastalık Hikayesi
 Hastalıklardan Korunma Ve Sağlıklı Yaşama Hastalıktan Kalkanların Terlemesi
 Hastalıktan kalkanların terlemesi 2 Hava Değişimi
 Haya Şişmeleri Hayvan Deri Ve Döküntüleri
 Hayvan Isırmaları Hayvan Isırması
 Hematoloji Hastalıkları Her Derde Deva İçin
 Heyecandan ileri gelen spazmozlar Homeopati
 Hücre Bölünmesi Kromozomlar ve Kadın Erkek Arasınd... Hücrenin Organelleri
 Hunnak Hunnak 2
 İç Hastalıkları İç Hastalıkları
 İç Hastalıkları Doktoru İç Hastalıkları Kitabı
 İç Hastalıkları Kitapları İç Hastalıkları Nelerdir
 İç Kulak Hastalıkları İdrar Hastalıkları
 İdrar Kesesi Hastalıkları İdrar Yolları Hastalıkları
 idrar Yolları Hastalıkları 2 İdrar Yolu Hastalıkları
 İhtilaç-Çırpınma- Aşırı Refleks İhtilama Karşı Önlem
 ihtiyarların baş kirleri 2 İlaçlar ve Sağlığımız
 İlk Yardım İçin Ecza Dolabı İlkyardım
 İltihaplı Vakalar Imızganma
 İmpetigo İnce Bağırsak Hastalıkları
 İnfeksiyon Hastalıkları İnsan Isırmaları
 İntaniye Hastalıkları İnterstisyel Akciğer Hastalıkları
 Irk İskelet Sistemi
 İskelet Sistemi Hastalıkları İskorbüt
 Ispazmoz (Kasılma) İsteri (Korku Hastalığı)
 İsterik Hallerde İstibra
 İstirhada İyonizan Radyasyonla Zedelenme
 İzmir Kadın Hastalıkları Kabus
 Kabus Hastalığı Kadın Hastalıkları Akıntı
 Kadın Hastalıkları Doktoru Kadın Hastalıkları Hastanesi
 Kadın Hastalıkları İstanbul Kadın Hastalıkları İzmir
 Kadın Hastalıkları Kanama Kadın Hastalıkları Kist
 Kadın Hastalıkları Miyom Kadın Hastalıkları Nelerdir
 Kafatası Kırığı Kafatası Siskinliği
 Kalça Ağrısı Kalça Şişmesi
 Kalın Bağırsak Hastalıkları Kalın Barsak Hastalıkları
 Kalp Damar Hastalıkları Kalp Hastalıkları Belirtileri
 Kalp Hastalıkları Çeşitleri Kalp Hastalıkları Nelerdir
 Kalp Hastalıkları Tedavisi Kalp Kapağı Hastalıkları
 Kalp Kapakçığı Hastalıkları Kamış Akıntısı
 Kan Dolaşımı Hastalıkları Kan Hastalıkları
 Kan Hastalıkları Belirtileri Kan pislenmesi
 Kanama Periyotları Kanser Hastalıkları
 Kapak Hastalıkları Kara kabarcık (Şarbon) 2
 Karaciğer Hastalıkları Nelerdir Karın Hastalıkları
 Karında Oluşan İstiska Karminatif
 Kas Hastalıkları Kas Hastalıkları
 Kas Hastalıkları Belirtileri Kas Hastalıkları Nelerdir
 Kas Hastalıkları Tedavisi Kasık Ağrısı
 Kasık Biti Kasık Fıtığı Bitkisel Tedavi
 Kasık Yanması Kasılma
 Kaşıntı Hastalıkları Kaşıntılı Deri Hastalıkları
 Katran (Goudron) Katran merhemi
 Katran şurubu Kazıklıhumma (Küzaz, Tetanus)
 Kbb Hastalıkları Kemik Hastalıkları
 Kemik Hastalıkları Nelerdir Kemik Hastalıkları Tedavisi
 Kıl Bitmesini Önleyici Kırık-Çıkık-Burkulma
 Kırık (Kesr) Kış Hastalıkları
 Kızamık 6 Kızıl
 Kızıl 2 Kızıl Hastalığı
 Kızıl Hastalığı 2 Kolon Hastalıkları
 Koltuk Altında Şişlik Konjenital Kalp Hastalıkları
 Konnektif Doku Hastalıkları Köpek Hastalıkları
 Korkulu Rüya Görmek Korkuyu Giderici 2
 Koroner Kalp Hastalıkları Kromozom Hastalıkları
 Kulak Hastalıkları Kulak Hastalıkları Nelerdir
 Kurdeşen 5 Kurdeşen 7
 Kurdeşen (Ürtiker) Kuru Nezle
 Kusma 3 Kusmalı, çarpıntılı boğmaca öksürükleri
 Laparoskopik Cerrahi Laparoskopinin Riski ve Yan Etkisi
 Lazer Lenf Bezleri İltihabı
 Lenf Hastalıkları Lenf ve Lenf Damarları
 Leunorrhee (Seyelanı ebyaz) - Beyaz akıntı Lipoprotein (a)
 Lösemi Bitkisel Tedavi Makat Çıkması
 Makat Hastalıkları Mal-i Hulya (Phantom, Hayal)
 Malt Mantar Zehirlenmesi
 Meditasyon Meme Ucu Çatlaması
 Meme Zafiyeti Menopoz 14
 Mesane Hastalıkları Metabolizma Hastalıkları
 Mide Bağırsak Hastalıkları Mıde Hastalıkları
 Mide Hastalıkları Belirtileri Midede Oluşan İstiska
 Mikroplar Nasıl Bulaşır Mikroskop Altında İnsan
 Mongolizm Muammıt Kanamalar
 Muannit kanamalar Muayene Bulgularının Önemi
 Musiki Tedavi Müzmin rahim iltihapları
 Müzminciğer Ve Göğüs Hastalıkları Nefes Borusu Hastalıkları
 Nefes Borusu Hastalıkları 2 Nefes Borusu İltihabı
 Nefrit Nefrit 2
 Nekahat devresinde kuvvetlendirici olarak Nekahat Devresinde Mukavvi Olarak
 Neşvünema, Büyüme Geriliği  Nezle 5
 Nezle 5 Nezle 6
 Nezle 7 Nezle 8
 Nezle (Zükam, Gravedo) Nifedipin
 Nikrisitlerde Nikristen Şikayeti Olanlar İçin
 Nöroloji Hastalıkları Ofiyaz 2
 Omurga Hastalıkları Omurilik Hastalıkları
 Onkoloji Hastalıkları Orta Kulak Hastalıkları
 Ortopedi Hastalıkları Palamut şurubu
 Pankreas Hastalıkları Parkinson Hastalığı
 Parmak Şişliği Peklik 4
 Peklik 6 Psikiyatri Hastalıkları
 Radyasyon Zedelenmesi Özeti Rahim Ağzı Hastalıkları
 Rahim Hastalıkları Nelirtileri Raynoud Hastalığı
 Refleksoloji Reflü Hastalığı
 Romatizma Hastalıkları Romatoloji Hastalıkları
 Ruh Hastalığı Çeşitleri Ruhi Bunalım
 Ruhi bunalım 2 Saç Derisi Hastalıkları
 Saç Derisi Hastalıkları Saç Hastalıkları Tedavisi
 Saçlı Deri Hastalıkları Safra Kesesi Hastalıkları
 Safra Yolları Hastalıkları Safra Yolu Hastalıkları
 Salgı Bezleri Tıkanması Şarbon
 Sarı Humma Şehveti Artırır
 Şehveti Azaltır Sekte
 Sekte 2 Servisit
 Ses Hastalıkları Sese Güzellik Vermek İçin
 Sezaryenle Doğum Sıcak Çarpması
 Şiddetli Kusma Şiddetli Sancılarda
 Şiddetli Sancılarda 2 Şifalı Bitkiler 1
 Şifalı Kaplıcalar 3 Sindirim Hastalıkları
 Sindirim Sistemi Hastalıkları Sindirim Sisteminin Hastalıkları
 Sinir Hastalıkları Sinir Hastalıkları Belirtileri
 Sinir Hastalıkları Nelerdir Sinir Hastalıkları Tedavisi
 Sinir Sistemi Hastalıkları Sinir Sistemi Hastalıkları 2
 Sinir Sisteminin Hastalıkları Sinir ve yüz ağları
 Sinüs  Şiropraksi
 Şişkinlik (Vücutta) Sıtma 2
 Sıtma 3 Sıtma 4
 Sıtma 6 Sıtma 7
 Sıtma (Bataklık Humması, Malaria) Sivilce (Besre, Pock)
 Siyah Hastalık Soğuk AIgınlığı
 Soğuk Algınlığı Ve Üşütme Soğuk, korkudan ileri gelen adet kesimi
 Soğuk Su İle Tedavi Solucan Düşürme
 Soluk Borusu İltihabı Solunum Hastalıkları
 Solunum Hastalıkları Nelerdir Solunum Sisteminin Hastalıkları
 Solunum Yolları Hastalıkları Solunum Yolu Hastalıkları
 Spasmoz Spasmoz 2
 Spasmoz (Teşennuç) Spazm
 Spazm Çözümü Su Toplanması 2
 Suda Boğulma Kazaları Sülük
 Sülük 2 Sürekli Terlemeye Karşı
 Susuzluk Sütü fazlalaştırmak için
 Sütü kaçırmak için 2 Tansiyon Hastalıkları
 Tatlı badem Tenasül Guddeleri Şişmesi
 Tenasül Guddelerinde İltihap Ter Kokuları
 Ter kokuları 2 Ter Kokusu 1
 Ter Kokusunu Önlemek Ter Salgısı
 Terleme  Terleme 2
 Terleme Hastalıkları Terlemeler
 Terletici Terletici 2
 Terletme Terletme 2
 Testis Hastalıkları Tetanos
 Tetanos Thromboangitis Obliterans (Buerger Hastalığı)
 Tıkalı Gözenekler Tıkanıklık İç Organ
 Tırnak Hastalıkları Tırnak Hastalıkları Resimli
 Tiroid Bezi Hastalıkları Tiroid Hastalıkları
 Tiroid Hastalıkları Belirtileri Tiryakilik
 Titremek(İhtizaz, Trepidation) Toksoplazmos
 Toplar Damar Hastalıkları Toplardamar Hastalıkları
 Topuk Hastalıkları Trafik Kazaları
 Tüberkülozun Yan Etkileri Tükrük Bezi Hastalıkları
 Tükürük Artar Tükürük (Büzak)
 Tükürük İfrazı Tükürük Salgısı
 Tümörler Tutukluk
 Umumi Ağrılar Umumi intanlar
 Üre Üriner Sistem Hastalıkları
 Usandırıcı Kokuları Gidermek Üstünlükleri
 Üşüme Üşütme
 Uyku Hastalıkları Üzüntü-Keder (Gamm-Hemm)
 Vajen İltihapları Verapamil
 Verem 5 Verem (Sell, Tuberculosis)
 Virüs Hastalıkları Virüs Hastalıkları Nelerdir
 Vitamin Eksikliği Hastalıkları Vücudumuzu Tanıyalım
 Vücudun Savunma Sistemleri Vücut Dinçliğini Sağlamak
 Vücut Kırıklığı Vücut Yaralanmaları
 Vücuttaki Kırmızı Benekler Vücuttaki Kırmızı Benekler 2
 Weil Hastalığı Wilson Hastalığı Tedavisi
 Yabancı Madde Yutulmuş İse Yangın Tehlikesini Önlemenin Yolları
 Yapay Solunum Yaraları Kireçlendirmek İçin
 Yarık Damak Yaşlılık Hastalıkları
 Yatağa işeme Yaygınlığı ve Maliyeti
 Yaz Hastalıkları Yemek Borusu Hastalıkları
 Yeni Doğan Bebeklerde Hemoliz Yeni Doğan Tetanosu
 Yenidoğan Hastalıkları Yolculuk ve Sağlık İçin Alınacak Ön Tedbirler...
 Yumurtalık Hastalıkları Yüz Ağrıları
 Yüz Ağrıları 2 Yüz ağrıları 3
 Yüz Hastalıkları Zatürree
 Zayıflama Hastalıkları Zehirlenmek
 Zehirlenmeler 2 Zehirlenmeler 3
 Zehirlenmelerde Zehirlenmelerde 2
 Zehirli Hayvan Isırmalarında Zühnevi Hastalıklar

Bu sitedeki açıklamalar sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir. Ürünler ilaç değildir, tıp ve sağlık profesyonellerinin tavsiye ettiği ilaçlar ile eşdeğer değildir. Ürün bilgileri ambalajlardaki açıklamalardan ve üreticilerin tanıtım broşürlerinden alınmıştır. Üreticilerin ürünleri hakkında verdiği bilgilerden ve yazım hatalarından kaynaklanan sorunlardan ve şikayetlerden sifamarket.com sorumlu değildir. Ürünlerin kullanımı ve sağlık sorunlarınız için öncelikle bir sağlık uzmanına, hekime, eczacıya danışınız.

%100 Güvenli Alışveriş

Copyright © 2013 Şifa Market. Tüm hakları saklıdır.