Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Saç Boyasının Anne Sütüne Etkisi
Saç Boyasının Anne Sütüne Etkisi
Konu ile ilgili uzman kadromuzun tavsiye ettiği ürünü görmek için tıklayın
Saç Boyasının Anne Sütüne Etkisi :

KİMYASAL SAVAŞLAR DÜNYAYI ZEHİRLEMİŞTİR

Vietnam savaşında, düşman askerleri saklanamasın diye ağaç yapraklarını döken Agent Orange’yi havadan püskürtenler, aynı zehri yıllar sonra balık olarak sofralarında bulunca haklı olarak endişelenmişlerdir. Yani insanlar kendi yaptıklarını temizlemeye uğraşmaktadır bugünlerde.

ANNE SÜTÜNE GEÇENLER

Birçok kimyasal madde, düşük molekül ağırlıklı ve yağlı dokuları seviyor ise anne sütünde birikebilir. Zenobiyotik (xenobiotic) olarak da bilinen bu maddelerin anne ve çocuk sağlığı üzerine muhtemel etkileri takip altındadır. Daha çok organoklorik pestisidler, poliklorinat bifeniller (PCP) ve dioksinler incelenmektedir.

Bir çok zenobiyotik süte geçmesine rağmen anne sütünün bebeklikte başlayıp yetişkinliğe kadar uzanan besinsel, bağışıklığı destekleyen, nörolojik ve anne çocuk arasında kurduğu duygusal bağ avantajları onu vazgeçilmez yapmaktadır. Önemli olan anne sütünden vazgeçmeden neler yapılabileceğidir.

EMZİRME ANNE İLE BEBEK İÇİN VAZGEÇİLMEZDİR

Her annenin bebeğini emzirmekle ilgili bir hikayesi vardır. Kimi bebeğini emzirmeye alışıncaya kadar yaşadığı heyecandan bahsedecektir, kimi ise böylesine bir sevgi yaşamadığından. Anne sütünün hem kimyasal, hem besinsel hem de duygusal anlamda bebek için en mükemmel beslenme yöntemi olmasının yanında, bilim adamlarının dikkatini son zamanlarda, küçük ama can sıkıcı bir sorun çekmektedir.

SÜT DE KİRLENEBİLİR

Çevre kirliliğine bağlı olarak küçük dozlarda kimyasal madde anne sütüne geçmektedir. Peki nasıl? Basitçe şöyle anlatılabilir. Çevreyi kirleten kimyasal maddelerin bir kısmı doğada yok olmadan kalabilmektedir. Havaya, suya ve toprağa yayılan bu maddeler oradan bitki ve hayvanlara geçerler. Bunların yenilmesiyle de kendilerini insan vücudunda bulurlar. Ne şansızlıktır ki, girdikleri gibi vücuttan atılacaklarına yağlı dokulara bağlanıp birikirler. Yağ, anne sütünün önemli bir kısmını oluşturur; dolayısı ile yağda biriken bu kimyasallar anne sütüne de katılmış olur.

NELER YAPILABİLİR?

Yapılması gerekenlerin başında, sorumluluğunu bilen toplumsal bilince sahip bireyler olarak çevresel kirliliğe karşı durmaktır.

Doğada parçalanamayan atıkların çoğalmaması için, pazardan marketten alışverişi file ile yapıp naylon poşet kullanmamaktır.

Ulaşımda toplu taşımayı tercih edip tek kişinin seyahat ettiği arabalar yüzünden atmosfere yayılan egzoz gazlarını arttırmamaktır.

Petrol, kömür yerine rüzgar gibi güneş gibi temiz enerji kaynakları kullanılsın denildiğinde ciddiye almaktır.

Ulusal sanayileşmeyi tamamlamak adına üzerinde yaşadığımız ekolojik sistemi artık yaşanamaz hale getirmek görülebilecek en kötü kabustur.

Solunamayan bir hava, içilemeyen bir su, yeşermeyen bir ağaç! Global ekonomi tüketmek üzerine kurulmuş olsa da aslında tüketilen tek şey yerine tekrar konulamaz dünyamızdır.

Çocuklarımızın, hatta bizim, dünyamızda mutluluk ve sevinçle yaşayabilecek bir yer bulabilmemiz ancak daha az tüketmekle mümkündür.

BİRÇOK KİMYASAL ATIK BEDENİMİZDE YILLAR İÇİNDE BİRİKİR

Anne sütüne geçebilen kimyasal maddelerin bir çoğundan korunmanın en önemli yolu yiyip içtiklerinizden geçer. Fakat bu sadece emzirme sırasında yenilip içilenler anlamına gelmemektedir. Çünkü birçok kimyasal atık bedenimizde yıllar içinde birikir, atılmaları da aynı şekilde yıllarca sürebilir.

Anne sütü ile beslenme her bebeğin hakkıdır ama anne sütünü sağlıklı tutmak da bizim görevimizdir. Genel olarak hamile olan, hamile kalmayı planlayan yada süt veren anneler için şu tavsiyelerde bulunulabilir:

Sigara içmeyi bırakınız; en iyisi hiç başlamayınız.

Alkolden uzak durunuz.

Ev ve bahçede böcek ilacı kullanmaktan kaçınınız.

Boya, tiner, su bazlı olmayan yapıştırıcılar, mobilya cilaları, egzoz gazı, oje yada saç boyasından uzak durunuz.

Kuru temizleyicilerden ve yeni kuru temizleme yapılmış eşyalardan kaçınınız.

Hayvansal yağların olmadığı dengeli bir beslenmeyi tercih ediniz.

Kılıç balığı, köpek balığı, kalkan balığı, ton balığı, somon gibi derin su balıklarından ve kirli bölgelerden yakalanan yerel balıklardan etlerinde yüksek oranda kurşun ve PCB bulunabileceği için kaçınınız.

Ve mümkünse doğal olarak üretilmiş organik gıdaları tercih ediniz.

Aşşağıda göreceğiniz Yeni Saç Boyaları ,bitkisel organik saç boyaları ,Organics Saç Boyası Renk Kataloğu,doğal organik bileşenleri ve yan etkisiz kombinasyonlarıyla hizmetinize sunulmuştur...Doğal boyaları kullandıktan ve mükemmel sonuçlarını gördükten sonra dilediğiniz saç modelini yapabilir ve güzelliğinize güzellik katabilirsiniz.Toptan alımlar için irtibat telefonları linki tıkladığınızda çıkacaktır.

HENNA PLUS 07 Orta Sarı

Ürünümüzün Tanıtımı

Açık sarıdan koyu sarı‘ya kadar olan saç renginde uzun ömürlü kalıcılık ve bakım sağlar.

Ekstra canlılık ve mükemmel kına parlaklığı: Nemlendiren bitkisel içerik, Vitamin B kompleksi, Vitamin A ve kına saça parlaklık ve canlılık katarken, saçın yapısının bozulmasını önler.

Eşsiz UV saç koruyucusu: Saçı ve saç rengini uzun süre korur, rengin akmasını önler. Uzun ömürlü sonuçlar verir ve renk canlılığını muhafaza eder.

Kutunun içerisindeki talimatları dikkatlice takip ediniz!

-HENNA PLUS Orta sarıdan orta koyu kahve‘ye kadar olan saç renginde uzun ömürlü kalıcılık ve bakım sağlar.

Ekstra canlılık ve mükemmel kına parlaklığı: Nemlendiren bitkisel içerik, Vitamin B kompleksi, Vitamin A ve kına saça parlaklık ve canlılık katarken, saçın yapısının bozulmasını önler.

Eşsiz UV saç koruyucusu: Saçı ve saç rengini uzun süre korur, rengin akmasını önler. Uzun ömürlü sonuçlar verir ve renk canlılığını muhafaza eder.

-Lady in Color'un kendini kanıtlamış olan renkler formülü sayesinde siz, beYaz saçlarınızı mükemmelşekilde örten yoğun renkleriyle dayanıklıllık sağlıyorsunuz.Nemlendirici takım ve içeriğindeki Badem Yağı, saçınıza parlaklık, dinçlik ve yumuşaklık vermekte, Fiksaj için kullanılan balsam ise içerdiği iltihaplanmayı önleyenetkisiyle şifalı otlar özü, özendirici ve saçları sağlamlaştırıcı rol oynamaktadır.

Farklı bir saç rengim olsun diyen ,aynı zamanda herhangi bir yan etki görmekte istemeyen bayanların sıklıkla tercih ettikleri boyalar genellikle minimum amonyak ve kimyasal ihtiva eden boyalardır.Bunun yanında son dönemlerde üretilmeye başlanan bitkisel saç boyalarıda müşterilerinin beğenisine sunulmuş ve en az kimyasal saç boyaları kadar başarılı olmuştur.

En Çok Bu Yazılar Okunuyor
Sizin İçin En Son Bunları Yazdık
Yorumlar Konuya Yorum Yapın
  • Katmer LivaneliHocam kolay gelsin bu makaleye okuyordum hamileyimde iki haftaya kadar doğum bekliyoruz..Peki Kına yakmakta da bir zarar varmıdır acaba? Kına sonucta tamamen bitkisel olmuyormu ? benmi yanlış biliyorum Boya değilde kına yaktıgımızda ne gibi etkilerle karşılaşırız?
  • Saç

    Boyasının

    Anne

    Sütüne

    Etkisi