Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Hastalığınız ile ilgili sormak istediğiniz soruyu tıbbi ve aromatik bitkiler uzmanlarımıza buradan sorabilirsiniz.

Sorduğunuz sorunun cevabını uzmanlarımız en kısa sürede size dönerek cevaplayacaktır.
Uzmana Sor
psikolojik nefes darlığı nasıl geçer
psikolojik nefes darlığı nasıl geçer
Hastalığınız İle İlgili Uzmanımıza Soru Sormak İçin Tıklayın

Astım, çocuklarda ve erişkinlerde en sık rastlanan kronik hastalıkların başında gelir. Tüm yaş gruplarında görülmesi, çevresel faktörlerden çok etkilenmesi, tedavi ile kısa sürede düzelmelerin elde edilmesi ve hasta yakınlarını da etkilernesi nedeniyle popüler bir hastalık olarak yerini hep korumuş, insanoğlunun tarih boyunca sürekli yeni tedavi şekilleri aradığı bir hastalık olmuştur. Astım tüm yaş, cins ve ırklarda ortaya çıkan. örülme sıklığı gittikçe artan küresel bir halk sağlığı sorunudur. Gelişmiş ve gelişmekte olan pek çok ülkede, özellikle çocuklarda olmak üzere tüm yaş gruplannda astımlı hasta sayısı artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü dünyada 100-150 milyon kişinin astım hastası olduğunu, bu sayının giderek arttığını ve astım nedeniyle yılda 180 bin kişinin öldüğünü bildirmektedir. Bugün elimizde çok etkili ilaçlar mevcut olmasına karşın hastalığın karakteri ve sık tekrarlaması, hekimlerin hastalanna çoğu kez hastalıklannın özelliklerini yeterince açıklamaması, hastanın tedavisini düzenli ve etkili bir şekilde uygulamaması nedeniyle astım tedavisinde başansızlıklar yaşanmakta, hastalar bilimsel olmayan yöntemlere başvurmaktadırlar. Günümüzde astım tedavisinde solunum yoluyla kullanılan ilaçlarla çok iyi sonuçlar alınmaktadır. Ancak bu yolla ilaç kullanımı kolay kabul edilmemekte, zorluklar yaşanmaktadır.Yıllar içinde gelinen nokta oldukça umut vericidir. Hem hekimler hem hastalar ilaç kullanımına yeterince ilgi göstermiş, hastalığın kontrol altına alınması kolaylaşmıştır. Tüm bu umut verici gelişmelere rağmen daha etkili bilimsel tedavi arayışlan devam etmektedir. Her astım hastası kendi hastalığı hakkında yeterli bilgi sahibi olmalıdır. Hekimi ile birlikte kendisi için en doğru tedavi planını uygulamalı, karşılıklı güven ve sorumluluk ile bu iletişim devam etmelidir. Bu iletişimin sağlıklı şekilde devamı, tedavinin etkinliğini artıracak. hastanın farklı arayışlar içine girmesine gerek kalmayacaktır.

Astım Nedir? Aleıjen, enfeksiyon, egzersiz, soğuk hava ve Sigara dumanı gibi bazı uyaranların solunum yollannda kas spazmı, ödem ve salgı artışına neden olduğu bir solunum sistemi hastalığıdır. Bu olaylar hava yollannda daralma veya büzülmeye neden olur. En sık görülen belirtileri; öksürük, göğüste tıkanıklık hissi, Nefes Darlığı ve hınltılı solunumdur. Hiçbir yakınma olmadığı durumlarda bile, havayollannda, iltihabidurum sözkonusudur. Sıklıkla belirtiler aniden başlar, giderek artan şekilde devam edebileceği gibi kendiliğinden de gerileyebilir. Astımın görülme sıklığı, ülkeden ülkeye, hatta aym ülke içirıde bölgeden bölgeye farklılıklar göstermektedir. Isı ve nemirı yoğun olduğu ortamlarda görülme sıklığı artar. Asya ve Afrika'nın bazı bölümlerinde yüzde 1 civannda olan astım sıklığı,Yeni Zelanda ve Avustralya'da yüzde 20-30 gibi yüksek rakamlara ulaşmaktadır. Değişen yaşam koşullan, çocukluk döneminde geçirilen hastalıklar, modem yaşam şekli, kapalı ortamlar, sigara ve diyet alışkanlıklan gibi bazı faktörler son yıllardaki artıştan sorumlu tutulmaktadır. Ülkemizde astım ortalama yüzde 5- 10 oranlarında görülmekte, artış eğilimi göstermektedir. Şehirler ve bölgeler arasında belirgin farklılıklar gözlenmekte, şehirlerde, sahil bölgelerinde sık görülmektedir. Çocukluk çağı astımı genellikle 5 yaşın altında başlar ve erkek çocuklarda kız çocuklara nazaran daha sık görülür. Ergenlik dönemirıde ise cirısiyet farkı aza1ır ve erişkirı dönemde kadınlarda biraz daha fazla görülür.

Astım Atağı Nasıl Gelişir?

Bir astım atağı sırasında normal hava akımı kısıtlamr, nefes almada güçlük ortaya çıkar. Akciğerlerimizdeki bronşiyal tüplerin etrafım saran kaslar, nefes darlığı olduğunda kasılmaya başlar, ek olarak havayollan dokusundaki iltihap nedeniyle ortaya çıkan ödem havayollannı daraltır. 'Bronkospazrn' olarak adlandınlan bu durum, hınltı ile kendirıi gösterir. Ödem, iltihap ileri düzeyde ise akciğerlerdeki bezler aşın salgı üreterek darlığa katkıda bulunur. Bu durum sık tekrarlandığında hava yollarında kalıcı doku değişiklikleri meydana gelir. Astımlı hastalar bu durumu çeşitli şekillerde tanımlamaktadırlar: Göğsümün üzerine bir fil oturuyor, boğazıma yapışan iğne gibi şeyleri bir türlü çıkaramıyorum, göğsümde sürekli miyavlayan bir kedi yavrusu var .. gibi. Belirtileri Nelerdir? Öksürük: Genellikle kuru , irritasyon (tahriş) öksürüğü şeklindedir. Hastalar tarafından boğazıma birşeyler yapışıyor, iğneler batıyor, bir türlü çıkanp atamıyorum şeklirıde ifade edilmektedir. Diğer astım belirtileri ile birlikte olabileceği gibi tek belirti olarak da bulunabilir. Başka bir nedeni olmaksızın belli kokulara maruz kalındığında, bazı ılaçların kullanımı da, belli ortamlarda ya da egzersiz sonrası ataklar şeklinde ortaya çıkan öksürük astımı düşündürmelidir. Atakların ağırlığına göre hastalar bazen koyu, yapışkan içinde küçük partiküller, parçalar bulunan :ıalgam çıkarabilirler. Gece kudan öksürükle uyanma sık örülen bir durumdur. Nefes Darlığı: Öksürüğe neden lan hemen her durum, nefes dalığına da yol açabilir. Nefes darlığı günün her saatinde görülebileceği gibi sıklıkla sabaha karşı ortaya çıkar. Neden olan faktör ortadan kalktığında ya da nefes açıcı ilaçlar kullanıldığında nefes darlığı ortadan kalkar ve hasta rahatlar. Hırıltılı (hışıltılı) solunum:Bronşlarda meydana gelen daralma kulağımızla da duyabileceğimiz bir sese neden olur ki bu durum sıklıkla ağır ataklar sırasında görülür. Uykuda bile görülebilen bu durum hasta ve hasta yakınlan tarafından kedi miyavlaması, göğsünde tırmalama hissi, kuş cıvıltısı şeklinde tanımlanmaktadır.

Risk Faktörleri Nelerdir?

Yapılan birçok araştırmada, astım hastalığının oluşmasında ailesel yatkınlığın önemli roloynadığı gösterilmiştir. Bu yatkınlık gerıler aracılığı ile taşınmaktadır. Alerjik kişilerde astım görülme riski alerjik olmayarılara göre 10-20 kat daha fazladır. Alerjik nezle, egzema gibi alerjik hastalıklan bulunarılarda yüzde 40-50 oranlannda astım görülmektedir. Ebeveyrılerden herhangi birinde astım bulunması, çocukta astım görülme sıklığını yüzde 20 - 30'lara, her ikisinde astım bulunması ise, yüzde 60 - 70'lere taşımaktadır. Duyarlılığın oluşmasında ve astırnın ortaya çıkmasında çok önemli olan yaşamın ilk yıllannda karşılaşılan çevresel faktörler çok önemlidir.Yoğun bir alerjen teması, ev içi sigara içimi, atmosfer kirliliği, sağlıksız ısınma koşullan, nemli ve kapalı ortamlarda yaşanması, astım ve diğer alerjik hastalıklar yönünden riski artırmaktadır. Astım Tedavisi Tedavisiz bırakıldığı zaman astım genellikle iş ve okuldan uzak kalmaya, günlük aktivitelerde kısıtlanmaya, uykusuz gecelere, acil servis ve hastane yatışlarına ve bazı hastalarda ölümlere neden olmaktadır. Halbuki astım uygun tanı, iyi tedavi ve etkin bir takiple kontrol edilebilir ve astıınlı hastalar tamamen normal bir yaşama sahip olabilirler. Astım tedavisinde en önemli olan hasta eğitimidir. Bunu tetikleyicilerden kaçınına ve ilaç tedavisi izlemektedir. Astıınlı hastalar bu kronik akciğer hastalığının temel özelliklerini iyi bilmelidirler. Ev içi ve dışı ortamda alerjenler, ilaçlar ve mesleki nedenler gibi tetikleyicilerden kaçınına tedavinin temel ilkelerindendir.

Astım, çok değişken bir hastalıktır. Hastadan hastaya, aynı hastada saatten saate değişebilir. Bu nedenle tedavide temel kural hastalığın ağırlığına göre ilaç doz ve çeşidini ayarlamaktır. Amaç, en az ilacı kullanarak en etkin tedaviyi uygulamaktır. Astımla ilgilenen hekimlerin sık kullandığı bir deyim, 'astımın kontrol altında olması' deyimidir. 'Tamamen tedavi olması' deyimini kullanmak doğru değildir. Çünkü, günümüzde sahip olduğumuz ilaçlar ne kadar etkili olurlarsa olsunlar hastalığı tamamen ortadan kaldıramamaktadırlar. Ancak ilaçların düzenli ve doğru kullanımı, neredeyse kür denilebilecek sürelerde belirtilerin olmamasını veya azalmasını sağlamaktadır. Normal ilaçların yanı sıra sprey türü ilaçlar tüm dünyada uzun yıllardır çok yaygın olarak kullanılan ilaçlardır. Bebek, çocuk, yaşlılar, gebeler, kalp, karaciğer, böbrek hastalan gibi ilaçların yan etkilerine daha duyarlı kişilerde -yan etkileri az olduğu için- özellikle kullanılması gereken ilaç formlanndan biridir. Rahatlatıcı bu ilaçlar havayollannın çeperini saran ve nöbet sırasında kasılan kaslan gevşeterek havayollannı genişletirler. Ağız içine püskürtülen formlar (inhaler) çok kısa sürede etki eden etkili ilaçlardır.

En Çok Bu Yazılar Okunuyor
Sizin İçin En Son Bunları Yazdık
Yorumlar Konuya Yorum Yapın

Konu ile ilgili düşüncelerinizi paylaşın.

psikolojik

nefes

darlığı

nasıl

geçer