Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Hamilelikte Düşükler
Yeşilex Propolis Sıvı Ekstraktı 150 ml.
80,00 TL
Ürün Fiyatı

3325
Adet Satıldı

İncele
Hemen Al

Hamilelikte Düşükler

Hamilelikte Düşükler Hakkında Bilinmesi Gereken Herşey

Hamilelik Hakkında A dan Z ye bilinmesi ve dikkat edilmesi gerekenler , % 100 bitkisel hamileliği destekliyici ürünlerimiz hakkında herşey aşağıda makalemizdedir..


Hamilelikte Düşük Düşüğün Nedenleri Ve Alınabilecek Önlemler

Düşük yapmak sanıldığından çok daha yaygın bir şeydir: Kabaca her beş hamilelikten biri, çoğunlukla da ilk üç ay içinde, düşükle sona erer. Doğal olarak bu, büyük sarsıntı yaratan bir olaydır.
Düşük konusu, sanki içinde bir ayıp taşıyormuşçasına, çok eski dönemlerden beri söz edilmesi yasak bir konu., bir tabu haline gelmiş, sözü edilse bile kapalı kapılar ardında, fısıltıyla konuşulan bir şey olmuştur. Oysa, son derece yaygın bir olaydır. Düşük, çocuğun "yaşanabilir", yani doğup, yaşamını sürdürebilir duruma gelmesinden önce, hamileliğin sona ermesi durumudur. Çoğunlukla 28 hafta olarak belirtilmekle beraber, hastanelerin özel bebek bakım birimlerinin uzmanlık bilgileri ve becerileri sayesinde, 24 haftanın altına düşmüştür. 24. haftadan sonra hamileliğin sona ermesi, "düşük" değil, "ölü doğum" diye adlandırılır.
Birçokları bildirilmediği, hatta bazılarının farkına bile varılmadığı için, kaç hamileliğin düşükle son bulduğunu kesin olarak söylemek imkansızdır. En yaygın tahmin, beş hamilelikten yaklaşık birinin ilk 14 hafta içinde sona erdiği ve bu bebeklerin çoğunun, ilk on hafta içinde kaybedildiğidir. İlk 14 haftadan sonra, düşük olasılığı iyice azalır ve yaklaşık 300'de 1'e iner.

Düşüğün Nedenleri Ve Alınabilecek Önlemler:

Araştırmalar, döllenmiş yumurtanın herhangi bir şekilde kusurlu olduğunu düşünmekle birlikte, düşüğün tam olarak neden kaynaklandığını belirlemek genellikle son derece güçtür. İhtimallerden biri, bebeğin normal bir biçimde gelişmemiş olmasıdır. Düşük, doğanın bu sorunu çözüme bağlama biçimidir. Genellikle, anne ile babanın yapılarında, düşüğe yol açabilecek yada normal doğum yapılmasını önleyecek bir durum yoktur. Çoğunlukla rastlantısal bir olaydır ve hamile kadınların çoğu, yalnızca bir kez düşük yaparlar. Bununla birlikte düşüğe yol açan nedenlerden birkaçı belirlenmiştir.

Spiral (dölyatağı içine yerleştirilen doğum kontrol aracı) kullanırken istemeden hamile kalan kadınlarda, düşük olasılığı çok yüksektir.
35 yaşın üstündeki kadınlarda, büyük bir ihtimalle kadınların yaşı ilerledikçe yumurtaları da yaşlandığından, düşükler daha çok görülmektedir.
İkiz bebek bekleyen hamile kadınlarda -bazılarında ikizlerden biri düşüp, öbürü yerinde kalmakla birlikte- düşük yapma olasılığı daha yüksektir.
Stres ve güvensizlik, düşük olasılığını arttırmaktadır. Hamileliğinizin özellikle ilk aylarında her gün bir köşeye çekilip dinlenmeniz ve kafanızı dinlendirmeniz çok iyi olur.
Hamilelikleri esnasında Sigara yada içki içen kadınlarda, düşük yapma olasılığı daha yüksektir.

Düşük Nasıl Oluşur ?

Düşük genellikle, kanamayla başlar ama hamileliğiniz sırasında karşılaşabileceğiniz bütün kanamalar, bebeğinizi kaybetmek üzere olduğunuz anlamına gelmez. Kan, genellikle dölyatağının (rahim, uterus) içinden gelir. Fakat dölyatağı boynunun (cervix) yüzeyinden ve idrar yollarında bir enfeksiyon (sistit) olması durumunda boşaltım sisteminizden gelebilir. Kanma durumunda hemen yatağınıza yatmanız ve doktorunuzu çağırtmanız gerekir.
Doktorunuz, hamileliğinizin ayrıntılarını ve olağandışı belirtileri öğrenmek isteyecek, söz gelişi mide krampı, adet sancısını andıran bir ağrı duyup duymadığınızı soracaktır. Düşüklerde bu tür ağrıya çok sık rastlanır. Bu noktada, içeride olup bitenleri anlamak zor olabileceğinden, dölyatağı boynunuzun açık mı yoksa kapalı mı olduğunu görmek ve "dış gebelik" diye adlandırılan bir durumun bulunup bulunmadığını anlamak için, parmakla muayene etmek (tuşe yapmak) isteyebilir. Dış gebelikte, dölle3nmiş olan yumurta, dölyatağı borularından birine yerleşip, burada gerektiği gibi büyüyemediğinden, karnınızın bir yanında şiddetli biçimde sancılara yol açar.

Düşük Tehdidi :


Dölyatağı boynunuz kapalıysa (kapalı olması gerekir) ve kanama dışında, ortada bir sorun bulunduğunu gösteren başka belirtiler yoksa "düşük tehdidi" diye adlandırılan durumla karşı karşıya olabilirsiniz. Bu durumda size uygulanabilecek hiçbir hastane tedavisi bulunmadığı için, doktorunuz evde kalıp yataktan kalkmadan dinlenmenizi önerecektir. Bu dinlenme esnasında yeni bir belirti ortaya çıkması durumunda da, hemen yeniden doktorunuzu çağırmanız gerekir. Doktor ayrıca kanamanız durur durmaz her şeyin normal olup olmadığını anlamak için, bir ultrason taramasından geçirilmenizi isteyecektir. Kanmama durduktan sonra, çalışan bir kadınsanız yeniden işe dönmeden önce, iki-üç gün daha dinlenmeniz gerekir.
Dölyatağı boynunuz açılmışsa, kanama çoksa yada herhangi bir kuşku varsa, doktorunuz, hastanede çok daha güvenli durumda olacağınıza karar verebilir. Hastaneye yattığınızda da, yeniden muayeneden ve belki bir ultrason incelemesinden geçirilirsiniz. İnceleme çocuğu kaybetmiş olduğunuzu yada ölmüş olduğunu gösterebiliyor. Her iki durumda da size, D ve K (dilatasyon = genişleme, kürtaj = kazıma) diye adlandırılan uygulamanın yapılması gerekir. D ve K, dölyatağında kalan herhangi bir dokunun çıkarılması için yapılan basit bir ameliyattır. Genel uyuşturma altında uygulanır ve hemen ertesi gün evinize dönebilirsiniz, ama çalışıyorsanız işinize bir haftalığına ara vermeniz istenir. D ve K uygulanmazsa, kanamanız bir süre daha devam edebilir ve enfeksiyon kapma tehlikesi ortaya çıkabilir.
Ender karşılaşılan bir durum olmakla beraber, bebek hiçbir hiçbir kanamaya yol açmadan ve düşük olmadan dölyatağı içinde ölebilir. Buna "eksik düşük" veya "tamamlanmamış düşük" adı verilir. Bu durumda, dölyatağının büyümesinin durması dışında, kesin hiçbir belirti bulunmayabilir ve dölyatağınızın bu durumu, ancak ikinci bir hamilelik sırasında yapılan muayenelerde fark edilebilir. O zaman bir D ve K geçirmenize ve hatta gebelik ilerlemişse, erken doğum yapmanızı sağlayacak uygulamalara karar verilebilir.

Üstünüzdeki Etkiler :

Bir düşüğün etkileri, hamileliğin ilk döneminde gerçekleşmiş de olsa önemlidir. Hamile kaldıktan sonra, hele bu ilk ve dört gözle beklenen bir hamilelikse çok farklı hissedersiniz. Hamilelik sırasında salgılanan hormonlar, bütün kadınları etkiler. Ayrıca doğumu bekler duruma girmişsinizdir. Planlar yapar, bebeğin odasını hazırlar, bebeğinizin kime benzeyeceğiniz düşünmeye koyulursunuz. Düşük bir anda, bütün bunları ezip geçer ve kendinizi ruhsal açıdan yıkılış durumda bulursunuz.
Bebeğini yitiren her kadın, kendi tarzında acı çeker ve acıyla birlikte öfke, suçluluk, kendinden nefret etme duyguları da baş gösterir. Bazı kadınlar bu "kayıp" duygusunu çok şiddetli hisseder, kendilerinden bir parça ölmüş duygusuna kapılırlar. Bu duyguların üstesinden gelmeye çalışmanın en iyi yolu birileriyle - eşinizle, yakın bir arkadaşınızla yada doktorunuzla- paylaşmaktır. Daha önce düşük yapmış bir yakınınız varsa, onunla konuşmak da çok iyi gelebilir.

Eşinizin Acısı :

Eşiniz de benzer duygular yaşayabilir. Düş kırıklığı, suçluluk yada bir çocuk babası olamadığı için yetersizlik duygularına kapılabilir ve size ayrıca destek olması gerektiğini hissettiği sırada, kendi duygularını dile getirmeyi ayda sıkıntısından kurtulmayı güç bulabilir. Düşük her ikiniz için de son derece sarsıcı bir deneyim olduğundan ve ilişkinizde belirli bir gerginlik yarattığından, bu dönemde çok güç de olsa birbirinize karşı çok daha olmayı denemeniz gereklidir.

Uzmana Görünmek :


Üç düşük geçirmişseniz yada düşük yapmadan önce hamile kalmakta herhangi bir güçlük çekmişseniz bu konuda uzmanlaşmış bir hastaneye yada kliniğe başvurmanız gerekir. Uzmanlar, önceki hamileliğinizin bütün ayrıntılarını ve neyin ne zaman olduğunu öğrenmek isterler. Birkaç düşük yapmış bazı kadınlarda, bağışıklık tedavisi uygulamak gerekebilir. İnsan bedeni, hastalıktan korunmak için "yabancı" malzemeyi -başka bir kişiden gelen her şeyi- reddeder. Döllenmiş yumurta da, hem anneden, hem de babadan gelen hücrelerden oluştuğu için, beden bazen bu yumurtayı da reddedebilir. Uygulanabilecek başka tedavi yöntemleri de vardır.
Bütün bunlar bir yana, hamileliğinizin ilk aylarında düzenli doktor muayenelerinden geçmeniz, normal, başarılı bir hamilelik geçirmenize çoğunlukla yeterlidir.



En Çok Bu Yazılar Okunuyor
Sizin İçin En Son Bunları Yazdık
Yorumlar Konuya Yorum Yapın

Konu ile ilgili düşüncelerinizi paylaşın.

Hamilelikte

Düşükler