Alışveriş Sepeti
Okuduğunuz makale ile ilgili aklınıza takılan sorular için uzman kadromuz hizmetinizde.

Sorunuzu sorun, uzman kadromuz sorunuzun cevabını hemen e-posta adresinize göndersin.
Uzmana Sor
Çocuklarda Kansızlık Tedavisi
Hastalığınız hakkında merak ettiklerinizi uzmanımıza sormak için tıklayın, hemen cevaplasın.
Çocuklarda kansızlık tedavisi için neler yapılmalı? Sorusuna yanıt olarak çocuklarda kansızlık tedavisi için şifalı bitkiler ve çocuklarda kansızlık tedavisi hakkında faydalanacağınız bilgiler bu makalede yer almaktadır.

Kansızlık hastada hemoglobin değerinin yaşa ve cinse göre olması gereken değerden düşük olması demektir. Tüm dünyada ve ülkemizde kansızlık nedenleri arasında en sık demir eksikliği anemisi görülmektedir.

1- DEMİR EKSİKLİĞİNE BAĞLI ANEMİ

Demir eksikliği anemisi en fazla Süt çocukluğu döneminde, 2. Ve 3. Sıklıkta ise okul çağı ve ergenlik öncesi çağda rastlanmaktadır. Çocuklarda demir eksikliğine yol açan nedenler besinlerle yetersiz demir alımı, hızlı büyüme nedeni ile demir ihtiyacının artması ve kan kaybıdır.

Besinlerle Yetersiz Demir Alınımı

Çocukların anne sütü yerine demir desteği olmayan mamalarla beslenmesi (pirinç unu ile mama) ve inek sütüne 1 yaşından önce başlanması ve çocuğun günde yarım litreden daha fazla süt içmesi demir eksikliği anemisi gelişmesinde en önemli nedenlerdir. Anne sütü ve inek sütünde demir miktarının az olmasına rağmen anne sütündeki demir inek sütündeki demire göre daha iyi emilmektedir.

Erken doğan ve doğum ağırlığı düşük olan bebeklere 2. Aydan itibaren, zamanında doğan bebeklere ise 4. Aydan itibaren demir eksikliği anemisinden korumak için düşük miktarlarda (1-2 mg/kg) demir ilacı başlanması önerilmektedir. Demir eksikliği anemisinin önlenmesi için anne sütünün en az 6 ay süre ile verilmesi, 1 yaşına kadar demirden zengin mamalar ve ek gıdalar ile beslenme önerilir.

Daha büyük çocuklarda özellikle hazır gıdalarla beslenme alışkanlığı, rejim yapmak amacı ile eksik gıda alımı, çocuğun vejeteryan olması, ya da sosyo-ekonomik durum bozukluğu nedeni ile hayvansal gıdaların alınamaması demir eksikliği anemisine yol açacaktır.

Ülkemizde özellikle kırsal bölgelerimizde bile beslenme alışkanlıklarının değiştiği, evlerde tarhana çorbası, bulgur pilavının yerini her 3 öğünde patates kızartmasının aldığı dikkatimizi çekmektedir. Patatesde demir miktarı çok yetersizdir. Bu da demir eksikliği anemisinin ülkemizde son yıllarda daha da artmasına neden olmaktadır.

Artmış demir ihtiyacı

Özellikle düşük doğum ağırlığı olan bebeklerde, zamanından erken doğan bebeklerde, adölesan devresinde ve gebelik ve emzirme dönemlerinde olmaktadır. Gebelikte hafif demir eksikliği olması anne karnındaki bebeği etkilememekte, ancak orta veya ağır demir eksikliği olan annelerin bebeklerinde demir eksikliği anemisi gelişebilmektedir.

Kan Kaybı

Erişkin hastalarda kan kaybına çocukluk yaş grubuna göre daha fazla rastlanmaktadır. Özellikle mide ülseri veya barsak kanserleri nedeni ile barsaklardan kanamalar olmaktadır. Bu duruma çocuklarda nadir olarak rastlanmaktadır.

Çocuklarda inek sütü verilmesi veya inek sütü ile yapılan mamalar nedeni ile sıklıkla demir eksikliği gelişmektedir. İnek sütünde demir içeriği az olmasının yanında barsaklardan kanamaya da yol açması demir eksikliğine neden olmaktadır. İlk 1 yıl içinde çocuklara inek sütü verilmemesi önerilmektedir. Özellikle çocuk günde yarım litreden fazla süt içiyorsa ve fazla miktarda süt içtiği için normal gıdaları almıyorsa o çocukta demir eksikliği anemisi görülmektedir.

Ayrıca uzun süreli aspirin ve diğer Romatizma ilaçlarının kullanımı da barsaklardan kan kaybına neden olabilmektedir. Çocuklarda doğuştan olan mide barsak anomalileri de kan kaybına neden olmaktadır.Barsak kurtlarından kıl kurdu ve solucanlar demir eksikliğine yol açmazlar, ancak kancalı kurtlar barsaklardan kanamaya neden olarak demir eksikliğine neden olmaktadır.

Doğuştan kanamaya eğilimi olan hastalarda (hemofili hastalığı gibi), sık sık kanamalar nedeni ile demir eksikliği görülmektedir. Kızlarda adet kanamalarının uzun sürmesi ve çok miktarda olması demir eksikliği anemisi gelişmesine yol açar.

Demir Eksikliğine Bağlı Kansızlıkta Görülen Belirtiler

Kansızlık hafif derecede ise çocukta hiçbir belirti olmayabilir, ancak yapılan laboratuar incelemeleri sonucunda teşhis edilebilir. Eğer kansızlığı fazla ise renginde solukluk, çarpıntı, baş ağrısı, huzursuzluk, halsizlik, çabuk yorulma ve iştahsızlık gibi belirtiler görülebilir.

Toprak yeme, buz, kağıt gibi normalde yenmemesi gereken şeylerin yenilmesi demir eksikliği anemisinde sıklıkla görülmektedir ve PİKA olarak adlandırılmaktadır. Uzun süreli demir eksikliklerinde tırnakların kaşığa benzer şekilde içe çökmesi, ağız köşelerinde çatlamalar, dilin üzerinin düzleşmesi, ağrılı olması ve yutkunma zorluğu daha çok erişkin hastalarda dikkati çekmektedir.

Demir eksikliği olan çocuklarda oturma, emekleme ve yürüme gibi motor gelişmede gecikme, davranış bozuklukları, öğrenmede güçlük ve bağışıklık sisteminde azalma sonucunda enfeksiyonlara yatkınlık gözlenmektedir. Yine özellikle süt çocukluğu döneminde demir eksikliği varsa ağlarken katılma nöbetleri görülebilir.

Eğer kansızlık aile tarafından fark edilmeden uzun süre bu şekilde devam ederse Kalp Yetmezliği gelişebilir. Çocuk bu durumda zor nefes alma, ileri derecede halsizlik gibi belirtilerle doktora gelebilir.Demir Eksikliğine Bağlık Kansızlığa Tanı Koyma ve Karıştığı HastalıklarDemir eksikliği teşhisi doktor tarafından hastanın hikayesi, muayenesi ve belirli laboratuvar testlerinin yapılması sonucunda konulur.

Demir eksikliği en sık akdeniz anemisi taşıycılığı ile karışabilir. Akdeniz anemisi hastalığı ise hem anneden hem babadan bozuk genin geçmesi sonucu iki tane bozuk gen taşıyan çocuklarda oluşan bir hastalıktır, 3-4 haftada bir devamlı kan verilmesi ile tedavi edilmektedir. Eğer çocuk anneden veya babadan bir tane bozuk gen almışsa o zaman Akdeniz anemisi taşıyıcılığı söz konusudur.

Taşıyıcılar hiçbir belirti göstermezler, ancak yapılan kan incelemeleri sonucunda hemoglobin düzeyinin olması gerekenden 1-2 gram altında olması ve diğer bazı testlere bakılması ile tanı konulur. Eğer bu tanı gözden kaçacak olursa, çocuk veya erişkine yanlışlıkla demir eksikliği tanısı konulup devamlı demir ilacı kullanması önerilecektir. Gereğinden fazla kullanılan demirin yan etkileri olacaktır.

Bunun dışında uzun süreli enfeksiyonlar ve hastalıkların seyir sırasında görülen anemiler (böbrek hastalıkları, romatizmal hastalıklar, inflamatuvar barsak hastalıkları, kanser gibi) demir eksikliği anemisi ile karışmaktadır.

Tedavi

Demir eksikliği anemisinin tedavisinde ağız yolu ile verilen demir ilacı kullanılmaktadır. Bebeklerde damla veya şurubu, daha büyük çocuklarda tablet veya drajeleri kullanılır. İlacın aç karnına ve öğünler arasında alınması önerilir. Birlikte C vitamini içeren limonata veya portakal suyu ile birlikte verilmesi verilen demirin barsaklardan emilimini artıracaktır.

Süt ile birlikte verildiği durumlarda ise demir emilimi azalır. Bir yaşından küçük bebeklerde günde 1 kez kahvaltıdan 30 dakika önce verilmesi ile yan etkiler çok azaltılabilir. Daha büyüklerde 2-3 dozda verilmesi önerilmektedir. Genellikle rahatlıkla tolere edilebilir. Bazı vakalarda yan etkiler görülebilir.

Demir ilacının alımından yaklaşık 1 saat sonra bulantı kusma, mide ağrısı, karın ağrısı olabilir. Bu durum ilacın yemekten hemen sonra alınması ile geçer veya azalır. Eğer semptomlar devam ederse doz miktarı azaltılır veya tablet, draje veya sıvı formüllerden bir diğerine geçilir. Bazı hastalarda ishal veya Kabızlık yapmaktadır.

Demir ilacı alındığı sürece özellikle damla veya şurup kullanıldığında dişler geçici olarak siyaha boyanabilir. İlacı verirken dilin arkasına doğru verilmesi dişlerin boyanmasını azaltacaktır. Yine ilacın alındığı dönemde çocukların kakasının koyu renk çıkacağı bilinmelidir.

Eğer hastada doz azaltıldığı halde kusmaları veya karın ağrıları oluyorsa, hastanın altta yatan bir barsak hastalığı varsa, verilen ilaç emilemiyorsa, hastanın kronik olan kanaması ağızdan verilen demir ilacıyla karşılanamıyorsa o zaman demir ilacının enjeksiyon şekli kalçadan yapılabilir. Bu mutlaka doktor tarafından önerilmelidir.

Kalçadan yapılan demir ilacına karşı ani allerjik reaksiyonlar gelişebilir, iğnenin yapıldığı yerde ağrı, renk değişikliği olabilir. İlacın kalçada derin bir şekilde ve özel bir teknikle (Z palsit) yapılması önerilir. Ayrıca son yıllarda damardan kullanılan demir preparatları da seçilen vakalarda kullanılmaktadır.

Hastanın hemoglobin seviyesi yaşına göre normal düzeye gelince demir ilacı depolarının dolması amacı ile yaklaşık 4-8 hafta daha yarı dozda devam edilir. Eğer çocuğun beslenmesi düzeltilir, demirden zengin gıdalarla beslenmesi sağlanırsa demir eksikliğinin tekrar etmesi önlenecektir.Çocuklarda demir eksikliği anemisi dışında daha nadir olmak üzere folik asit eksikliği ve Vitamin B12 eksikliğine bağlı anemiler de gelişebilmektedir.

2- VİTAMİN B12 EKSİKLİĞİNE BAĞLI ANEMİ

Vitamin B12 en fazla hayvansal gıdalarda bulunur ve başlıca vitamin B12 eksikliği nedenleri alımındaki eksiklik, emiliminde bozukluk ve doğuştan metabolik hastalıklardır. Yetersiz vitamin B12 alımı en sık vejetaryenlerde görülmektedir. Vejetaryen olmayanlarda da yanlış beslenme veya sosyo-ekonomik nedenlerle eksik beslenme sonucunda da bu eksiklik ortaya çıkmaktadır.

Çeşitli nedenlerle annesinde vitamin B12 eksikliği gelişen bebeklerde anne sütünde bu vitaminin eksikliği olacaktır. Bu annelerin bebekleri ek gıdalar almıyor ve sadece anne sütü alıyorlarsa vitamin B12 eksikliğine bağlı kansızlık yanında çeşitli nörolojik bozukluklar da geliştirmektedir. Başını ilk zamanlar tutmaya başlayan çocuk sonraları tutamaz veya otururken oturamaz hale gelir. El ve kollarında titremeler de gelişebilir. Erken tanı konulup tedavi edilmesi ile tamamen normale dönerler.

Ergenlik döneminde de rejim nedeni ile sıkı diyet uygulandığında bu vitaminin eksikliği görülebilir. Bu vitamin eksikliği çocuğun dengesinde bozukluk, el ve ayaklarda uyuşma, yürümede ve elleri kullanmada zorluk, karıncalaşma ve hafızasında bozukluklara neden olabilir.

Belirtiler

Hastalar solukluk, halsizlik, sinirlilik, kuru ve ağrılı bir dil, yürümede bozukluk ve ishal ile doktora başvurmaktadır.

Tedavi

Tedavide vitamin B12 enjeksiyon veya ağız yolu ile verilir.

3-FOLİK ASİT EKSİKLİĞİNE BAĞLI ANEMİ


Folik asit yiyeceklerde yaygın olarak bulunmasına rağmen pişirme işlemi sırasında çabucak parçalanmaktadır. Yüksek oranda folik asit içeren yiyecekler karaciğer, böbrek, portakal suyu ve ıspanaktır. Ayrıca keçi sütündeki folik asit miktarı çok düşüktür. Yine vitamin B12 eksikliğinde olduğu gibi yetersiz alınır veya emilimi bozuk ya da ihtiyaç artmışsa folik asit eksikliğine bağlı anemi ortaya çıkabilmektedir.

AKDENİZ ANEMİSİ (TALASSEMİ)

Talasemi Major (Akdeniz Anemisi Hastalığı) erken çocukluk çağında başlar ve çok ciddi bir kalıtsal kan hastalığıdır. Talasemi majorlü çocuklarda gelişen kansızlık sonucu sık sık kan verilmesine ihtiyaç gösterirler.

Talasemi Taşıyıcılığı (Akdeniz Anemisi Taşıyıcılığı) olan kişide hemoglobini olması gerekenden 1-2 gram düşük olsada genellikle sağlıklıdır. Türkiye de her 100 kişiden 2 kişi Akdeniz anemisi taşıyıcısıdır. Bu oran Antalya, Muğla, Konya, İskenderun gibi illerimizde %8-10 lara kadar çıkmaktadır. Talasemi taşıyıcısı olan kişiler bazen demir eksikliğine bağlı anemisi olduğu zannedilerek gereksiz yere demir ilacı kullanırlar.

Kan testleri ile kişinin taşıyıcı olup olmadığı kolayca anlaşılmaktadır. Eğer anne veya babadan biri taşıyıcı olursa çocuklardan hiçbiri Akdeniz anemisi hastalığı olmayacaktır. Ancak her çocuk da talasemi taşıyıcılığı olma olasılığı %50 dir. Eğer talasemi taşıyıcısı olan 2 kişi evlenecek olursa her çocukta Akdeniz anemisi hastalığı ortaya çıkma olasılığı %25 dir.

Talasemi majörlü çocuklar (Akdeniz anemisi hastalığı olan) doğumda normaldir, ancak 3 ile 18 ay arasında (genellikle 5-6 ay) kansızlıkları başlamaktadır. Gittikçe renkleri solar, rahat uyumazlar, yemek yemek istemezler ve kusarlar, gelişimleri bozulur. Karaciğerde ve dalakta büyüme nedeni ile karın şişliği ile doktora gelirler.

Başlıca tedavi hastaya 2-4 hafta aralıklarda düzenli kan vermektir. Bir yandan vücutta yıkılan kan hücreleri bir yandan dışarıdan sık kan vermektir. Bir yandan vücutta yıkılan kan hücreleri bir yandan dışarıdan sık kan vermekle vücutta demir birikimi olacak ve başta kalp ve karaciğer olmak üzere bir çok organa zarar verecektir.

Günümüzde bu fazla demiri ortadan kaldırmak için küçük pompalarla desferal isimli ilaç deri altına gidecek şekilde iğnelerle takılır. 8-10 saat sürede ilacın gitmesi sağlanır ve haftanın en az 5 günü üst üste uygulanır. Kullanım zorluğu nedeni ile uyum zorluğu olmakta ve hastalar düzenli kullanmamaktadır. Ayrıca ömür boyu kan transfüzyonları ve demir bağlayıcı ajanların kullanılmasının maliyeti çok yüksektir.

Talasemi Major Hastalığı Nasıl Önlenmektedir?

Hastalığın eradikasyonu için hastalığın insidansınnı yüksek olduğu bölgelerde, evlenecek olan çiftlerin talasemi taşıyıcılığı açısından taranmaları ve taşıyıcı saptananların eğitimi, genetik danışma ve prenatal tanı (doğum öncesi tanı) hakkında bilgi verilmesi önemlidir. Konferanslar seminer ve kongreler ile insidansın yoğun olduğu bölgelerdeki halk ve tıp mensupları bilgilendirilmelidir.

Akdeniz anemisi hastalıklı çocuk doğumları, taşıyıcıların bulunması ve taşıyıcı olduğu bilinen gebeliklerde hamileliğin ilk döneminde doğum öncesi tanı bölümlerine başvurması sağlanmakla önlenebilir.Son yıllarda anneden alınan koryonik villus örnekleri DNA analiz yöntemleri ile akdeniz hastalığı açısından incelenir. Bu yöntem gebeliğin 9. ve 10. Haftalarında yapılmaktadır.

Bu Makaleler İlginizi Çekebilir
Bunlar İlginizi Çekebilir
Yorumlar Konuya Yorum Yapın
  • Bedri Keskinküçük bebeklerde kansızlık nasıl giderilir
  • Şifa MarketYaşından dolayı lütfen doktor kontrolunde devam ediniz. İyi günler
  • Yeliz Taştanmerhabalar benim 8 yaşında oğlum lenf kanserine yakalandı acaba tedavi yardımcı olabilecek bitkiler hangileridir ? Bu konuda yardımcı olabilir misiniz . En kısa sürede cevabınızı bekliyorum . Teşekkür ederim . iyi çalışmalar.
  • Diğer Makaleler
  • Çikolata Kisti Bitkisel Tedavi
  • Nefes Darlığı Bitkisel Tedavi
  • Bitkisel Koku İle Tedavi
  • Dikkat Eksikliği Tedavisi
  • Bartolin Kisti Bitkisel Tedavi
  • Kalp Kapağı Tedavisi
  • Epilepsinin Bitkisel Tedavisi
  • Yağ Bezesi Tedavisi
  • Kist Tedavisi Bitkisel
  • Ameliyat Öncesi Değerlendirme
  • Burun Eti Tedavisi
  • Bağırsak Enfeksiyonu Tedavisi
  • Nezle Tedavisi
  • Tırnak Batması Bitkisel Tedavi
  • Kas Tutulması Tedavisi
  • Yağ Bezesi Bitkisel Tedavisi
  • Çatlaklar Tedavi
  • Ağız Mantarı Tedavisi
  • Melanin Tedavisi
  • Parkinson Tedavisinde Kullanılan İlaçlar
  • Takıntı Hastalığı Tedavisi
  • Böbrek Kisti Bitkisel Tedavisi
  • Karaciğerde Kitle Tedavisi
  • Çocuklarda Kansızlık Tedavisi
  • Otizm Tedavi
  • Rahim Ağzı Yarası Bitkisel Tedavi
  • Anestezi
  • Antral Gastrit Tedavisi
  • Polip Tedavisi
  • Okb Tedavisi
  • Rahim Kisti Tedavisi
  • Candida Mantar Hastalığı Tedavisi
  • Kondilom Tedavisi
  • Fil Hastalığı Tedavisi
  • Karaciğer Büyümesi Nasıl Tedavi Edilir
  • Hpv Bitkisel Tedavi
  • Anoreksiya Tedavisi
  • Üveit Tedavisi
  • Göbek Fıtığı Tedavisi
  • Bipolar Bozukluk Tedavisi
  • Sinir Sıkışması Bitkisel Tedavi
  • Huzursuz Bacak Sendromu Bitkisel Tedavi
  • Soğukta Oluşan Yaralar
  • Vasküler Girişimsel Radyoloji
  • Sedef Hastalığı Tedavisi
  • Karaciğerde Yağlanma Tedavisi
  • Bel Fıtığı Tedavisi
  • İçin Bitkisel Tedavi
  • Safra Kesesinin Tedavisi
  • Nasır Nasıl Tedavi Edilir
  • Bağırsak Parazitleri Tedavisi
  • Sülükle Tedavisi
  • Su Çiçeği Tedavi
  • Ağız Yarası Tedavisi
  • Emes Hastalığı Tedavisi
  • Rahimde Mantar Tedavisi
  • Kas Romatizması Tedavisi
  • Kabakulağın Tedavisi
  • Kas Ağrısı Tedavisi
  • Felçli Hasta Tedavisi
  • Kulak Mantar Tedavisi
  • Hepatomegali Tedavisi
  • Ayak Yanmasının Tedavisi
  • Reflü Tedavisi
  • Kalp Büyümesi Tedavisi
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk Tedavisi
  • Kalp Deliği Tedavisi
  • Anevrizma Tedavisi
  • Fistül Tedavi
  • Kalp Yetmezliğinin Tedavisi
  • Sivilce Tedavisi Kesin Çözüm
  • Hiperkalsemi Tedavisi
  • Ayak Burkulması Tedavi
  • Reflü Tedavisi
  • Bartholin Kisti Tedavisi
  • Reflü Tedavisi
  • Fibromiyalji Bitkisel Tedavi
  • Hamilelikte Mantar Tedavisi
  • Kırmızı Leke Tedavisi
  • Hamilelikte Reflü Tedavisi
  • Soğuk Alerjisi Tedavisi
  • Kas Erimesi Ve Tedavisi
  • Safra Reflüsü Tedavisi
  • Vazomotor Rinit Tedavisi
  • Kalp Tedavileri
  • Karaciğer İltihaplanması Tedavisi
  • Cilt Kızarıklığı Tedavisi
  • Uyuz Hastalığı Tedavisi
  • Göz Hastalıkları Ve Tedavileri
  • Menisküs Yırtığı Tedavisi
  • Böbrek Kisti Bitkisel Tedavi
  • Omuz Fizik Tedavi
  • Kemik Çatlaması Tedavisi
  • Kadın Hastalıkları Mantar Tedavisi
  • Miyalji Tedavisi
  • Boğaz Enfeksiyonu Bitkisel Tedavi
  • Bitkisel Ben Tedavisi
  • Burun Polipleri Bitkisel Tedavi
  • Lupus Bitkisel Tedavi
  • Böbrek İltihabı Bitkisel Tedavi
  • Sosyal Fobi Bitkisel Tedavi
  • Tedavi Kılavuzları 2
  • Cerrahi Tedavi
  • Perioperatif Tedavi
  • Genel Cerrahide Nükleer Tıp
  • Gıs Kanama
  • Zehirli Mantarlar
  • Kalp Tedavisi
  • Sinüzit Tedavi
  • Kabızlık Tedavisi
  • Astım Tedavisi
  • Depresyonun Tedavisi
  • Diz Tedavisi
  • Anemi Tedavisi
  • Nasır Tedavisi
  • Grip Tedavisi
  • Kurdeşen Tedavisi
  • Grip Tedavisinde
  • Romatizma Tedavisi
  • Varis Tedavisi
  • Kanser Tedavisi
  • Omurilik Tedavisi
  • Farenjit Tedavisi
  • Kolesterol Tedavisi
  • Kolit Tedavisi
  • Mantarın Tedavisi
  • Migren Tedavisi
  • Akciğer Tedavi
  • Mantar Bitkisel Tedavisi
  • Böbrek Tedavisi
  • Menopoz Tedavisi
  • Vitiligo Tedavisi
  • Anksiyete Bozukluğu Tedavisi
  • Akne Tedavisi
  • İştahsızlık Tedavisi
  • Egzama Tedavisinde
  • Boyun Ağrıları Tedavisi
  • Kemik Erimesi Tedavisi
  • Alerji Tedavisi
  • Bronşit Tedavisinde
  • Kas Hastalıkları Tedavisi
  • Menopoz Tedavi
  • Parkinson Tedavisi
  • Depresyon Tedavisinde
  • İnme Tedavisi
  • Baş Ağrısı Tedavisi
  • Hemoroit Tedavisi
  • Alerji Tedavi
  • Kas Ağrıları Tedavisi
  • Astım Tedavi
  • Mantar Hastalıkları Tedavisi
  • Kas Erimesi Tedavisi
  • Boğaz Enfeksiyonu Tedavisi
  • Mantar Bitki Tedavisi
  • Trigliserit Tedavisi
  • Sedef Tedavisi
  • Parkinson Tedavisinde
  • Tik Tedavisi
  • Kemik Tedavisi
  • Bitkilerle Tedavisi
  • Boyun Tedavisi
  • Kanser Tedavi
  • Bacak Tedavisi
  • Bacak Ağrıları Tedavisi
  • Nasıl Tedavi Edilir
  • Bel Tedavisi
  • Kas Hastalığıtedavisi
  • Varis Bitkilerle Tedavi
  • Kemik Erimesi Tedavi
  • Egzama Bitkilerle Tedavisi
  • Östrojen Tedavisi
  • Faranjit Tedavisi
  • Sinüzit Bitkilerle Tedavi
  • Kemik Tedavi
  • Prostatit Tedavisi
  • Uykusuzluk Tedavisi
  • Siroz Tedavisi
  • Parkinson Hastalığı Tedavisi
  • Diz Kireçlenmesi Tedavi
  • Ödemin Tedavisi
  • Sinüzit Tedavisinde
  • Baş Ağrıları Tedavisi
  • Prostat Tedavisinde
  • Kalp Krizi Tedavisi
  • Safra Kesesi Taşları Tedavi
  • Ms Tedavisi
  • Kalp Yetmezliği Tedavisi
  • Mayasil Tedavisi
  • Kist Tedavisi
  • Dermatit Tedavisi
  • Kurdeşen Hastalığı Tedavisi
  • Diyabet Tedavisi
  • Erken Menopoz Tedavisi
  • Yüz Felci Tedavisi
  • Korku Tedavisi
  • Diz Ağrıları Tedavisi
  • Panikatak Tedavisi
  • Sülüklerle Tedavi
  • Bağırsak Tedavisi
  • Kıl Dönmesi Tedavisi
  • Mantar Hastalığının Tedavisi
  • Alerjik Astım Tedavisi
  • Mantar Hastalığı Tedavisinde
  • Kurdeşen Bitkisel Tedavisi
  • Sinüzit Bitkisel Tedavi
  • Sülük Tedavisi
  • Bitkilerle Mantar Tedavisi
  • Menisküs Tedavisi
  • Sinüzit Tedavisinde Bitkisel
  • Hiper Tansiyon Tedavisi
  • Mantar Ve Tedavisi
  • Vajinit Tedavisi
  • Gut Tedavi
  • Deviasyon Tedavisi
  • Çikolata Kisti Tedavisi
  • Yumurta Kisti Tedavisi
  • Sinir Tedavisi
  • Sera Tedavisi
  • Guatr Ve Tedavisi
  • Alerjik Rinit Tedavi
  • Hpv Tedavisi
  • Zatürre Tedavisi
  • Kıl Kurdu Tedavisi
  • Lipom Tedavisi
  • Uçuk Tedavisi
  • Kistin Bitkisel Tedavisi
  • Grip Ve Soğuk Algınlığı Tedavisi
  • Kronik Sinüzit Tedavisi
  • Fibromiyalji Tedavisi
  • Zatürre Tedavi
  • Damar Hastalıkları Tedavisi
  • Kıl Kurdu Bitkisel Tedavi
  • Bebeklerde Reflü Tedavisi
  • Sinüzit Ve Tedavisi
  • Mide Ülseri Tedavisi
  • Sinüzit Nasıl Tedavi Edilir
  • Faranjit Bitki Tedavisi
  • Emes Tedavisi
  • Tümör Tedavisi
  • Bronşit Nasıl Tedavi Edilir
  • Yumurtalık Kistleri Tedavisi
  • Bel Soğukluğu Tedavisi
  • Vertigo Hastalığı Tedavisi
  • Karaciğerde Kist Tedavisi
  • Kalp Kapakçığı Tedavisi
  • Kron Tedavisi
  • Prostat Hastalığı Tedavisi
  • Epilepsinin Tedavisi
  • Böbrek Tedavisinde
  • Damar Tedavisi
  • Akdeniz Ateşinin Tedavisi
  • Eklem Kireçlenmesi Tedavisi
  • Manik Depresyon Tedavisi
  • Vajinadaki Mantar Tedavisi
  • Kulak Çınlaması Tedavisi
  • Sarılığın Tedavisi
  • Ülser Tedavisi
  • Sinir Tedavi
  • Nefrit Hastalığı Tedavisi
  • Ateş Tedavisi
  • Ortodontist Tedavisi
  • Karaciğer Yetmezliği Tedavisi
  • Genital Mantar Tedavisi
  • Konka Tedavisi
  • Karaciğer Tedavisi
  • Ağrı Tedavi
  • Sigaranın Tedavisi
  • Kulak Çınlama Tedavisi
  • Varis İçin Bitkisel Tedavi
  • Kalp Hastalığı Tedavisi
  • Ağız Yaraları Tedavisi
  • Halsizlik Tedavi
  • Kekeme Tedavi
  • Kekeme Tedavisi
  • Kekemelik Tedavisi
  • Kekemelik Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler
  • Yumurtalık Kist Tedavisi
  • Raşitizm Tedavisi
  • Çil Tedavisi
  • Koah Tedavisi
  • Böbrek Yetmezliği Bitkisel Tedavisi
  • Bağırsak Kurdu Tedavisi
  • Boyunda Kireçlenme Tedavi
  • Adet Düzensizliği Bitkisel Tedavisi
  • Obsesyon Tedavisi
  • Sistitin Bitkisel Tedavisi
  • Uçuk Tedavisinde
  • Kıl Kurdu Nasıl Tedavi Edilir
  • Mantar Hastalığı Bitkisel Tedavisi
  • Ağız Yaraları Tedavi
  • Erken Menopoz Bitkisel Tedavi
  • Atopik Dermatil Tedavisi
  • Abse Tedavisi
  • Miyomun Bitkisel Tedavisi Nedir
  • Depresyon Ve Tedavi
  • Siroz Hastalığı Tedavisi
  • İltihaplı Romatizma Tedavi
  • Nodüler Guatr Tedavi
  • Reflü Tedavisi Nedir
  • Ms
  • Çocuklarda

    Kansızlık

    Tedavisi